Hayallere Kurşun İşlemez


Topu bulamazsa bile, kutu kolaların üstüne basarak maç yapan çocuklardan biriydi Tophaneli Veysel. Ancak o kutu kolaya dokunuşlarıyla bile farkını belli ediyordu. Amatör kulüp Beyaoğlu Yeniçarşı’nın hocası onu beğendi, kulübe çağırdı. Henüz 11 yaşındaydı ve artık futbol onun eğlencesi olmaktan çıkmış en büyük hayaline dönüşmüştü.

Kulübün antrenmanları Halıcıoğlu’nda yapılırdı. Veysel oraya gitmek için önce Şişhane’ye yürür, kendisini Halıcıoğlu’na bırakacak bir araba bekler, kimseden hayır gelmeyeceğini anlayınca, yürümeye devam ederdi. Aslında, o taşlı, çamurlu toprak sahaya çıkmadan önce yeterince yoruluyor, antrenmanını yapıyordu Veysel. Ama yine de çok mutluydu. 16 yaşında, Tophane’de arkadaşlarıyla yürürken başına gelen derde kadar…
Kimin, neden ateş ettiği belli değildi, vurulmuştu! Veysel, Tam Saha Dergisi’ne o günleri şöyle anlatıyor:

Tophane’de olur böyle şeyler… Okul çıkışında üç arkadaş yürürken kim olduğunu bilmediğimiz birisi artık ne sebeple olduğunu bilmiyorum ama bize ateş etti. Dizkapağımdan vuruldum. Hemen hastaneye kaldırdılar. Doktor benim yanımda anneme, “Bu çocuk artık yürüyemez” deyince annem çok kötü oldu. Bende de çok ciddi olamamak gibi bir durum var. Her olaydan gülecek bir şey çıkartırım. Orada da annemler feryat figan ağlarken ben yine gülüyordum. Doktorun “Artık yürüyemez” sözlerini duyunca, “Böyle olmayacak, başka bir hastaneye gidelim” dedim. Gittiğimiz hastanede ortopedi mütehassısı bana MR için gece randevusu verdi. Gece yeniden hastaneye gittik ve MR çektirdik. Doktor sonuçları görünce, “Mucize gibi bir şey, dizkapağına sanki hiçbir şey girmemiş gibi” dedi. Mermi girip çıkmış ama bağlarda veya kemikte hasara yol açmamış. 1.5 ay sonra maça çıkıp, üç gol attım.
Kurşun, ne onun hayallerine işlemişti ne de hayat neşesine. “Yürüyemez” demişlerdi ama o koşmayı tercih etti. Çok kısa bir zaman sonra Beylerbeyi kulübüyle profesyonel oldu. Ancak asıl Eskişehispor’a geldiğinde kendi tabiriyle “futbolcu olduğunu” hissetmişti. Forvet başladı, hocalarının yönlendirmesiyle önce stopere, sonra orta sahaya geçti; nihayetinde milli takıma çağırılacak kadar sağ bek oldu. Şimdilerde ise yine İstanbul’a dönüyor. Üstelik artık antrenmanlara gitmek için yürümek zorunda kalmayacağı bir kulübe, hem de büyük bir kulübe geliyor. Galatasaray’a...

2 yorum:

asvalttaicenler dedi ki...

Konunun disinda olucak fakat Cenk Tosun transferinden sonra Pektemek'in yerinde olsam evimi umraniyeye tasirdim..

diyagonelpaslar dedi ki...

veysel yetenekli bir oyuncu.

türkiyede maalesef yetenekli oyuncuyu görmek bazen biraz gecikiyor.hem kulüplerinde oynamaları hemde büyük takımların radarına girmesi zaman alıyor.

veysel 23 yaşında eskişehirde banko oynamaya başlamış.26 yaşında galatasaraya geldi.29 oluncada yaşlandı damgası vurulması muhtemel.

avrupada götzeler reusslar ramseyler 19-20 sinde banko oynamaya başlıyorlar.bizde teknik adamlar formayı veremiyorlar maalesef bu yaşlarda.

düşünsene bilal kısa gibi bir yetenek 30 unda parladı.bizde cevherler var fakat bu cevherleri parlatacak dahiler (teknik adamlar)yok.yada çok azlar.

veysel 21 yaşında 281 dakika 22 yaşında 914 dakika(transfermarkt.de verileri)görev alabilmiş eskişehirde.19 ve 20 yaşındaki verileri bile yok.enteresan tabi.