Dripling Soslu Xavi: Maxime Lopez


Aslında bir orta sahanın çok iyi pasör olması nadir rastlanan bir şey değil. “Mücadeleci orta saha” kavramı demode kaldığı ve bu tip “Veli Kavlakların” artık vasat takımlarda bile yer alamamaya başladığı dünyada iyi pasörlük orta sahalar için kaçınılmaz bir özellik oldu. O pasörlüğünün üzerine dripling yeteneği ekleyenler ise fark yaratıyor ve 50 milyon euro barajını anında aşıyorlar. Bunun en iyi örneği de RB Leipzig’den Liverpool’a geçecek olan Naby Keita. Burada bahsedeceğimiz Marsilya’nn 97 doğumlu oyuncusu Maxime Lopez de benzer karaktere sahip bir oyuncu.

Marsilya alt yapısında yetişen Maxime Lopez, geçen sezon 30 maça çıkmıştı. Bu sezon rotasyon stratejisinde daha çok Avrupa Ligi’nde ilk 11 düşünüldü ve gelişiminde ilerleme kaydettiği çok açık. Özellikle son Braga maçında orta sahayı neredeyse tek başına domine etti. Top neredeyse, o da orada… İsmail Köybaşı’nın gol atan oyuncuyla yakınlığı gibi bir şey. Orta sahada yarattığı pas opsiyonları takımının sağlıklı hücum çıkışları yapmasını sağlıyor.

Maxime Lopez en başta çok iyi bir pasör. Sadece basit paslardan bahsetmiyorum, koşusunu gösteren takım arkadaşlarına attığı uzun toplarda da çok başarılı. Bir futbol maçının en güzel görsel efektlerinden olan ters kanada uzatılmış paralel paslar konusunda da iyi. Ancak onun fark yaratan asıl özelliği, yazının başında bahsettiğim gibi sadece pasör değil aynı zamanda driplingçi bir orta saha oluşu. Tarzı Xavi’yi çok andırıyor hatta onun daha sık top süren versiyonu diyebiliriz.


Fransa’da İspanyol bir baba ve Cezayirli bir anneden dünyaya gelen Maxime, gelecekte o pas ve dripling özelliklerini geliştirerek koruması gerekecek. Hele bir de üstüne şut özelliğini geliştirirse tadından yenmez… Yaşına göre aldığı süre ve sorumluluk fazlasıyla yüksek. O yüzden ulaşacağı seviyenin ne olacağını görmek çok da uzun sürmeyecek gibi.

Hiç yorum yok: