Denge Soslu Tosic: Enzo Roco





Zago – Ronaldo – Ahmet Yıldırım üçlüsü sonrasında kısa bir Sivok – Zapo, Sivok – Ferrari serabı, ama genel olarak büyük bir boşluk… Beşiktaş, 3 yıl öncesine kadar stoper konusunda baya karın ağrısı çekiyordu. Ancak Rhodolfo – Ersan sonrasında gelen her tandemde belli bir kalite vardı. Hatta kalitenin ötesinde bu bölgedeki satışlarla önemli bir para da kazanıldı; toplamda 30 milyon euro’ya yakın bir stoper satışı, bizim lig için pek alışıldık bir şey değil. Football Manager oynarken gerçekleşmesi bile baya aşırı bir iyimserlik.

Şimdi sırada yeni bir deneme var, bonservisiz şekilde transfer edilen Enzo Roco. Peki, Roco o başarılı stoperler arasına mı girecek, yoksa Franco, Milosevic, Alexis gibi kısa zamanda elden çıkarılması gereken oyuncular listesine mi katılacak? Bakalım.

Nasıl bir oyuncu?


Enzo Roco 191 boyunda, haliyle hava toplarında epey etkili. Gerçi her uzun oyuncunun hava toplarında iyi olması beklenemez ama Enzo gerçekten iyi. Boyunun yanı sıra sıçrama zamanlaması yerinde, ayrıca size’lı bir oyuncu. İngilizce tabir kullanmayayım dedim ama onun yerine “geniş bir stoper” desem, sanki maç içinde dürüm söyleyen birini tarif edecekmişim durur. Neyse.
Şu da bir gerçek, hava toplarında her iyi olan oyuncu, her hava topunu karşılayacak diye bir şey de yok. Önemli olan doğru pozisyon almak ve topun düşeceği yerde, rakip hücumcudan önce avantajlı şekilde yer edinmek. Roco, sezgi ve pozisyon bilgisi anlamında etkili. Haliyle o hava topları avantajını net şekilde hissettiriyor.
“Sezgi” kritik bir nokta, çünkü Roco’nun en belirgin özelliği yavaşlık ve o sezgileriyle yavaşlığını da tolare edebiliyor. Şöyle ki futbolda özellikle defans oyuncusuysan “çabuk düşünmek” fiziksel olarak çabuk olmaktan daha kritik. Alexis bunun için iyi bir örnek. Oldukça çabuktu, ama yetmedi. Her şeyden önce fiziksel ve taktik savunma açısından bölgeyi doldurmak önemli. Enzo Roco, bu bakımdan “Dikkat, stoper var” uyarısını veriyor rakip hücum hattına.

Yine de kolay oyundan düşen bir oyuncu olduğunu söylemeliyiz. Tek hamle yapma şansı olduğundan, o müdahalelerde net olamayınca kırık diş gibi bir görüntü oluşturuyor. Hızına güvenmediği zamanlar, bazen savunma arkasına atılan toplarda, pek de çizgiye dikkat etmeden ofsayt taktiği yapmaya çalışıyor. Bu negatif özellikleri, çok göze batmasa da bir anda gol yedirtebilecek tipte.

Takımdaki rolü ne olur?


Beşiktaş savunmasında varlığını hissettirmesi için, iyi bir takım savunmasına ihtiyacı var Enzo Roco’nun. Bir önceki sol stoperler Ersan ve Tosic gibi, kendi kurallarını sahaya koyarak bir şeyler yapmaya çalışan bir oyuncu değil. Zaten atletizmi buna izin vermiyor. Ama orta sahasını savunmasına yakın tutan bir yapıda, iyi bir takım resmi içerisinde “iyi stoper” izlenimi verecektir.

Instagram’da kendisini tanıtırken “Oyun kurmada iyiyim” mesajını vermiş. Topla birlikte çıkarken veya orta saha bölgesine kadar olan mesafeye kadar uzun top atarken sahiden de iyi sayılır. Ancak “baskı altında” kalana kadar… Meksika Ligi takım boyunun bir hayli uzun olduğu, savunmayla hücum hattına metro seferleri düzenlendiği bir lig. Orada topla çıkmak da kolay, baskı altında olunmadığı için düşünüp düşünüp uzun top yollamak da. Ama burada daha çabuk düşünmek ve karar vermek zorunda. O yüzden artı gibi gözüken oyun kurma özellikler, burada pek işlemeyebilir. Hatta topla çıkmak aslında olumlu değil, olumsuz bir özellik olarak göze çarpar. Çünkü o çıkışlarda top kaptırmak, aniden geride bir eksikle yakalanmak demek.

Pepe ile birlikte iki adet uzun topu seven stoperi olacak Beşiktaş’ın. Topu yere indiren ve takımın en geriden doğru şekilde oyun kurmasını sağlayan son stoper Marcelo’ydu Beşiktaş adına. Orta sahada iki stoper arasına girecek, İtalyanların regista dediği “pasör 6” rolünü üstlenecek bir oyuncu, ataklara sakinleştirici etkisi yapacaktır.

Pepe takımda kalacak olursa, Enzo Roco’ya ciddi katkı sağlar. Bedavadan Real Madrid stoperliği kursu… Tosic bile 32’sinden sonra oyununu, pozisyon almayı net şekilde olgunlaştırdı. Sonuç olarak Roco, Beşiktaş’ın takım kalitesini artıran bir oyuncu olmayacak. Ancak Tosic’ten devraldığı sol stoperliği biraz “denge” sosu katarak idare edebilir.  Ona göre daha yavaş bir stoper olmasına rağmen ayakları daha yere basıyor. Ve asla Milosevic gibi gelir gelmez ıvır zıvır odasına kaldırılacak bir stoper de değil. Bedava ve 25 yaşında oluşuyla, bu sezon Şampiyonlar Ligi gelirlerinden mahrum kalacak Beşiktaş için “denemeye değer” kıvamında.

Hiç yorum yok: