2003 Ruhu ve Bilinmezli Orta Saha



2003 yazında yapılan Konfederasyon Kupası’nda, milli takıma adına en çok keyif aldığım maçlar oynanmıştı. Aslında başarıya pek aç değildik, daha bir yıl önce dünya üçüncülüğü gelmişti. Ama o takımın farklı bir havaya sahipti. Tuncay, Okan Yılmaz, İbrahim Üzülmez, Gökdeniz gibi yeni isimler vardı. Takım hep bir “arayış” içindeydi. Sahada sürekli olumlu anlamda isyan halinde, hareketli, bilinmez bir takımdı o milli takım. Öyle ki, 3-2 kaybedilen Fransa’nın altın takımına karşı bile şahane futbol oynamışlar, Henry’e son dakikalarda korner bayrağı dibinde topu tutup, zaman geçirmeye zorlamışlardı. Galiba o “korner direği dibinde zaman geçirme” hareketinin de ilk çıkış anı, o andı.

Bugünlerde milli maç arası denen şey, futbolseverler için epey eziyet. Sadece milli takımın artık eskisi gibi tat vermiyor oluşundan değil, Avrupa liglerinden iki hafta uzak kalmak asıl dert. Hele ki şu sıralar Watford maçları bile başka bir seviyede oynanırken, kimse gelecek adına pek de ışık vermeyen, Mehmet Topal önderliğindeki hareketsiz orta sahalı milli takım maçına zaman ayırmak istemiyor elbette. Ama dün gece farklı bir şey oldu. İsveç’e karşı oynanan futbol, hem milli takıma ilgiyi geri getirdi hem de bu boşluk döneminde çiçek gibi bir maç izlemiş olduk.

Bu oyun, Oğuzhan – Akbaba orta sahasıyla oynanır


Aslında takım, Rusya maçında da gayet “sevimliydi”. En azından sahadaki çabayı, milli takım formasını giyme heyecanlarını görebiliyorduk oyuncularda. Ama bugünün futbolunda “istedik, olmadı” tabiri pek işlemiyor. Sahaya oyuncuları doğru şekilde dağıtmak, mücadeleyi sonuca çevirecek asıl şey. Yani Okay Yokuşlu ve Mehmet Topal’ın aynı anda sahada olduğu bir düzende, mücadeleniz sadece formayı ıslatır. Oyun anlamında bir geri dönüşü olmaz. Çünkü ikisi de topu verdikten sonra hareketini sürdürmeyen, rakip ceza sahasına girişlerde eksik olan oyuncular. O nedenle ikisinden biri her zaman fazlaydı. Rusya karşısında da öyleydi, İsveç karşısında da öyle… Ne zaman ki sahaya Emre Akbaba girdi, her şey daha anlamlı oldu. Sahadaki mücadele de Oğuzhan da Cenk Tosun da…



Çünkü Emre Akbaba oyuna girince, milli takım orta sahası daha bilinmezli hale geldi. Okay, iki stoper arasına girip topu oyuna ilk sokan oyuncu oldu; Oğuzhan ve Emre Akbaba kenarlara açılıp, gezgin bir rol üstlenerek İsveç’in çakılı savunma düzenini alt üst etti. Ceza sahası içine koşu atan bir orta saha eklenince, Cenk Tosun’un “kilit pas atabilen satrfor” özelliği de kullanıldı. Akbaba’nın attığı ilk golünde olduğu gibi… Yani aslında Okay ve Topal’ı aynı anda kullanmak, hücumda olduğu kadar savunma açısından da zaaf. Çünkü rakibi ne kadar iyi tehdit edersen, kendi kalende o kadar az tehdit görürsün. Galiba artık gelecekte Okay’ın derinde “pasör 6” modelini üstlendiği, Oğuzhan ve Emre Akbaba’nın serbest 8 rolünü alacağı bir üçlü orta saha değişmez hale gelecektir.

Çalhanoğlu yerine Yunus Mallı?


“Şimdi diyeceksiniz ki Çalhanoğlu’nun attığı gol, geri dönüşte çok kritikti. Yunus Mallı oyuna girince 3-2 oldu diye biraz popülist mi bakıyoruz?” Ama hayır, Çalhanoğlu yerine Yunus Mallı’yı görme nedenim farklı. Hakan Çalhanoğlu, artık bir kenar oyuncusu. Ama hiçbir zaman dripling konusunda etkili olmadı, karşısında hiç rakip olmasın yine 20 metre topu sürüp, bitirici vuruş ya da pas çıkaramaz. Aynı zamanda Babel, Mandzukic tarzı santrfor özellikli bir kenar forvet de değil. O yüzden attığı golde olduğu gibi etkili şutları çok çok sık yapması lazım. Ya da orta sahaya yanaşıp, ortada fazlalık yaratarak pas örgüsüne katkıda bulunmak zorunda… Hakan, ne bu gollerden sık atıyor ne de o pas örgüsüne katılıyor. O da aslında Okay – Topal orta sahasının hareketsizliğine hareketsizlik katıyordu. O nedenle, kanalları daha fazla zorlayan Yunus Mallı’yı sol forvette daha sık kullanmak gerekebilir.

Gelecekte Abdulkadir Ömür’ün de o serbest 8 rolü rotasyonuna katılacağını; Cenk, Cengiz, Okay, Çağlar, Yunus gibi yurt dışında oynayan isimlerin her geçen gün, bugününden daha iyi olacağını düşünürsek, milli takım için yeniden umutlanabiliriz galiba… Şahsen ben, uzun zaman sonra “milli takımın bir sonraki maçı ne zamanmış?” diyerek baktım. Ekim’deymiş. Okay, Oğuzhan – Emre Akbaba orta sahası, gelecek ay görüşmek üzere.

Hiç yorum yok: