Severdim Şubat’ı eskiden. Ben doğmuştum bu ayda evvela, ilk sempatim böyle başlamıştı. Hem çocukluğumuzda bol bol kar da yağardı bu ayda, tıpkı geçen günlerde olduğu gibi. Okullar tatil olur, sobanın başında hayatın gerçeklerinden uzak, sadece güzel şeylerin seni ilgilendirdiği günler geçirirdik.
Ama büyüdük artık, büyüdükçe hayatın gerçeklerine daha da yaklaştık. Artık Şubat’ı pek sevmiyorum, hatta şehrin beyaz olmasını da… Çünkü bu ayda babamı kaybettim, bundan 1 hafta önce, Şubat’ın 10’unda. Akciğer CA denilen olay Ocak’ta belirdi, önce tüm tadımı eritti sonra da babamı. Hangi doktora gitsek, raporu okuyup kafasını sağa-sola iterek kapattı. Okuduğum tüm evreler gerçekleşiyordu, babam bizden gidiyordu. Ama yine de konduramıyordum, ne hastalığı ne de o sonu. Öyle ki, geçen Cuma bu hastalığa iyi geldiği söylenen birkaç bitki çayı aldım, içirdim de… “Çam kokusu iyi geliyormuş baba” diyip, odasını o kokuyla buharlaştırdım. Gözlerimin içine bakamıyordu, durumunun farkındaydı. Ama üzmemek için ses etmiyordu, “atlatırım” diyordu hep. Ama bir baktım ki, son günlerde iğne deliğinden çıkan nefes, artık daha da azalmış. Baba diyişime cevap veremiyordu, ama yüzünde korku yoktu. Sanki artık hem kendini, hem de bizi üzmemeye karar vermişti. Kollarımda dünyayı ve bizi terk etti. O kötü durumda bile isyan etmediği, hep şükrettiği Allah’ın yanında artık. İnşallah artık acı çekmiyordur…
Babasını kaybeden zaten beni anlar, hala babası yanında olanlara tavsiyem ise; kıymetini bilmeleri, sonrasında sadece keşkeler kalıyor çünkü. Bir de, içiyorsa sigarayı bıraktırmanızı… Babam bırakalı 10 yıl olmuştu, ama uzun süre kullanınca tahribat kalıyor diyorlar. Ya da olacağı varmış, bilemiyorum. Ama şu bir gerçek ki, “Allah sabrını veriyor” durumu gerçek. Yoksa yaşanmaz zaten. Çocukluğumdan beri korktuğum, etrafımdaki insanlar babasını kaybederken hep kafamda “yoksa bir gün…” diye geçirdiğim, bazen rüyalarımda yaşadığım ve uyanıp gerçek olmadığını anladığımda çok sevindiren durum, başıma geldi. Çok üzülüyorsun, aklına geldikçe eriyorsun, sanki sırayla beraber yaşadığın her sahne gözünün önüne geliyor; bu durum hiç geçmiyor. Ama zamanla daha az acıtıyor…
Hem içimi dökmek, hem de 1 aydır neden ortalıkta gözükmediğimi anlamanız için paylaşmak istedim, biraz kendimi toparlayana kadar mola… Sonrasında dönerim elbet, babam da hayatıma devam etmemi, üzülmememi isterdi zaten. O değil de, herhalde hayatımda ilk kez önemli bir Beşiktaş maçını izleyesim gelmedi, bizimkiler gayet temiz iş yapmış. Özetleri izlerken forvet görmedim, “heh en güzeli zaten” dedim. Galiba hayatıma devam etmeye orada başladım… Görüşmek üzere, bilenlerden babama bir Fatiha alırsam sevinirim. Artık isteyebileceğim tek şey bu.
Kim Düşecek?
-
Ankaragücü taraftarı bana kızmasın ama artık Ankaragücü için küme düştü
diyebiliriz. Bu durumda Bank Asya için 2 bilet kalıyor. 2 bilete de 5 aday.
Samsu...

















