Maç Öncesi : Rapid Wien - Beşiktaş

Schuster yine açıklamalarında “yorgunluk” sebepleriyle bazı değişiklikler yapacağını belirtmiş. Bu gibi bir durumda mutlaka santrafor değişir. Yani Bobo’nun yerine Nobre’yi görmemiz mümkün… Son maçta en çok yıpranan oyuncu Quaresma’ydı aslında. Bence O’nu da bu maçta risk etmeyecektir. Haliyle, yeniden bir B Planı olarak “baklava” düzeni ile karşılaşabiliriz… Ernst, Schuster’in “yorgunluk” kategorisine sokmadığı bir oyuncu, bu artık belli oldu. İki maç sonra milli ara var. “Biraz daha dişini sık” diyecektir… Guti, sakatlık falan derken bir hafta dinlendi; bu maçta oynar… Şayet baklava düzeni ve de ortasaha “son maçtaki gibi” kalır ise, Guti’yi “forvet arkasında” görür, geçmişe nazaran ilk kez kaleye bu denli yakın oynadığı bir maç izleyebiliriz... Real Madrid dönemlerinde Guti’yi sıkça bu şekilde kullanmıştı Schuster.

Sağbek yine Hilbert kalacaktır, zaten baklava ortasahayı öngörüyorsak, başka seçenek de yok aslında. Hilbert zaruri bir durum… Solbekte sıra İsmail’de. Ankaragücü maçında yine baklava düzeni vardı sahada ve İsmail’e çok yük binmişti hatırlanırsa. O maçın altından kalkan İsmail için yeni bir test olacaktır. Nobre’nin yardımcı forveti rolünde ise Holosko’yu göreceğiz yüksek ihtimalle. Holosko’nun formda olduğu dönemler, Nobre’ye bir hayli “yardımcı” olduğunu hatırlarız, hem Ertuğrul Sağlam hem de Denizli döneminde… Şayet sağa yakın olarak, “ikinci forvet” rolünde oynarsa Holosko, arkasına da Guti’yi aldığı taktirde; sezon başından bu yana verim alınabileceği en iyi rolü üstlenmiş olur… Zapo – Ferrari, Helsinki maçında olduğu gibi bu maçta da tandemi paylaşacaklardır. Zaten Rapid Wien’in çift santraforlu 4-4-2’sini göz önünde bulundurursak; en doğrusu da bu olacaktır… Bu maçta Toraman’ın sürati değil, Ferrari’nin pozisyon ve hava hakimiyeti gereklidir. Rakibin geçmiş maç özetlerini kestim biraz youtube’dan, çoğunlukla kanatlardan geliyorlar. Gollerin %70’i falan kenardan gelen akınlardan gerçekleşmiş. Aston Villa deplasmanında buldukları 3 gol, yine aynı şekilde… Salihi diye Arnavut bir forvetleri var; Vedat Ağabey’in tabiriyle “topu kucağına versen 10 metre götüremez”. Ancak, cezasahası içinde imkan tanırsanız, tehlikeli olabilir. Keza Hesselink için de aynı durum geçerli… Beşiktaş, geçmişte olduğu gibi “derin bir savunma” anlayışına sahip olsaydı, çekineceğim bir maç olurdu. Ancak, çizgi savunmada çözüm üretemeyecek santraforlarla karşı karşıyayız… Şayet, yine Antalyaspor maçında olduğu gibi mücadeleci ortasaha 3’lüsü sahne aldığı takdirde, o çizgi savunmanın işi iyice kolaylaşacaktır. Rakip uzun oynamak zorunda kalacak, o topları da Zapo ve Ferrari rahatlıkla toplayacaktır diye düşünüyorum. Rakip santraforlardan her hangi biri o topları indirse bile, hızlıca hareketlenip kaleye inecek bir ikinci forvetleri yok gibi…Kısacası; galibiyet bekliyorum. Bu maçta alınacak bir galibiyet, takımı moral ve güven olarak 2. yapar zaten grupta. Ayrıca Beşiktaş mevcut puanıyla, Şampiyonlar Ligi olası torba sıralamasında, 3. kategorinin sınırlarında geziyor… Bu sene alınacak her galibiyet, puan açısından da çok önemli.

5 yorum:

Cartalete dedi ki...

Atakan Kurt'a göre (ki genelde tutar 11'leri) Toraman bekteymiş, Hilbert sağ öndeymiş, Quaresma Bobo oynuyormuş.

Yani kimseyi dinlendirmiyor Schuster, AL'ye ciddi önem veriyor. Hatta, Toraman'ı beke çekmesi ve Hilbert'i önüne koyması; Rapid Wien'in tek düze hücum aksiyonlarına (kanatlar) bir önlem almaktır.

Yaptığım kadro; rotasyon kadrosuydu. Rotasyonu bir kenara bırakacaksak, bence gayet doğru bir 11 olmuş;

Toraman Zapo Ferrari Üzülmez
......Necip Ernst Guti
...Hilbert..Bobo..Quaresma

Gökhan dedi ki...

ben bu maçı trabzon maçıyla birlikte düşünüyorum ve iki maçta bir galibiyet bir beraberlik alacaksak beraberliğin bu maçta gelmesinin daha iyi olduğunu düşünüyorum.

bir üstteki yorumundaki kadroya göre rotasyona yönelmemiş schuster, umarım trabzon maçının sonlarında yorgunluk yaşanmaz. o maçın pazartesi değil de pazar olması da ayrı bir hata ya neyse.

yine de bu kadroyla savunma anlamında pek sorun yaşamayız gibi duruyor, illa ki bir şekilde gol buluruz zaten.

benim tercihim bu maçta ismail, aurelio, bobo, trabzon'da da üzülmez, necip, nobre olurdu. kadıköy'de yüksek gerilim, tecrübe falan derken aurelio'nun oynaması mantıklıydı ama artık bir yerden başlatmak lazım necip'i de. önemli olsa da fb deplasmanına göre daha düşük atmosferde olacak trabzon maçı iyi bir başlangıç olabilirdi. gerçi belki yine oynar da, bu maç necip'i oynatırsa bu sefer trabzon'da aurelio'yu oynatır diye tahmin ediyorum.

Cartalete dedi ki...

Evet, Schuster galiba "rotasyon" hamlelerini Trabzon'a karşı yapacak...
Aslında çok mantıksız değil. 6 maçlık bir lig burası, normal lig ise 34 hafta, telafi edilebilir...

Bir de Avrupa Ligi'nde her galibiyet, direk "sıralama" konusunda etki sağlıyor. Bir galibiyet demek bile, 1-2 sıra atlamak demek...

bora dedi ki...

Gokhan, herseyi de ama tek forvet olarak Trabizon maci icin Nobre deme :) Eger bu takimda illa biri tek forvet olacaksa o Bobo olmali, o konuda su an icin yedegi yok...

Eger rakip Cartalete'nin yazdigi agir iki forvet ile oynayacaksa bence o riske girilebilirdi fakat Schuster duran toplari dusunuyor olabilir. Bence bundan dolayi Hilbert'e bekte sans vermeyebilir. Aslinda onu bekte daha ciddi bir rakibe karsi gormekte fena olmazdi hani...

Cartalete dedi ki...

Beşiktaş (4-3-1-2): Hakan; Hilbert, Toraman, Ferrari, Üzülmez; Aurelio, Ernst, Guti, Tabata; Quaresma, Bobo.

Baklava, Avrupada "A Planı" olma yolunda :) Güzel güzel...

Sistemi tutturduk da, kadroyu tutturamadık. Dinlendirme falan yok.