11/11 Sezonu ve Portekizliler

Üç yeni yabancı ve “yeni transfer” dedirtecek sakatlık dönüşleri vesaire... Beşiktaş yeni bir sezona giriyormuşçasına heyecanlı bu aralar, üstelik yapılan transferler “devre arası iyi oyuncu gelmez” klişesine karşı gelir cinsten. Gaziantepspor maçı sonrası bahsettiğimiz gibi; bir takımda yaz sezonunda dahi bu denli değişiklik olmazdı, ancak Beşiktaş bu değişimi Ocak’ta yaşayacak. “Yeni sezon” esprisi de buradan geliyor…Hali hazırda elde maaş yükü ağır olan yabancılar dururken, bir de sezon arası olmasına rağmen bu yükü ağırlatacak oyuncuların transferi “maddi anlamda” bir handikap oluşturacaktır. Ama şöyle de bakabiliriz; Beşiktaş’ın bu kadrosu, önümüzdeki yaz transfer yapmadan bir sonraki sezona girebilir rahatlıkla. Zaten geçtiğimiz günlerde Yıldırım Demirören de aynı şeyden bahsetti. Eldeki oyuncuları tuttuktan sonra, transferi düşünmüyoruz gibisinden…
Bu durumda, gelen bu oyuncularla 1.5 yıllık transfer sezonunu kapattı diyebiliriz Beşiktaş için. O zaman “devre arası hovardalığı” gibi gözüken maliyetleri makul görülebilir fazlasıyla. Zaten bonservis anlamında bir yük yok, sadece Simao için 900 bin Euro cepten çıkmış. Asıl mesele; bu oyuncuların kontratını bitmeden sahip olabilmek için, yarım sezonda ödenecek maaşlarında yatıyor. Simao ve Almeida’nın yarım sezonluk maaşları 5 milyon Euro’ya yakın. Bunun 2.5 milyonu, zaten oyuncuların yarım sezonluk maaşına eşit. Bu durumda 2.5 milyonluk bir fazlalık var ki; bu da Simao ve Almeida’nın sene sonu serbest kalmaları nedeniyle, ellerinin güçlü olmasından kaynaklanıyor. Nasıl ki; aynı sebeple komik denecek bonservislerle bu oyuncular alınıyorsa, aynı sebeple oyuncuya verilecek “hava parası” bir o kadar artıyor. Yani bu 2.5 milyonu da, aslınla onların “bonservisi” olarak düşünebiliriz. 5.5 milyon Euro’ya Simao ve Almeida’ya sahip oldu Beşiktaş bir bakıma… Ki bunun 2 milyon Euro’luk kısmı da fona ait. Bu fon olayı, oldukça risksiz gözüküyor. Sadece ileride olası bir kâr payını azaltıyor ki, Beşiktaş’ın maddi olarak şuan asil ihtiyacı olan “az riskli gider” ve "daha az nakit çıkışı" durumudur… Bir de Almeida transferinin asıl mevzusu, bu fon şirketiyle bir iş birliğinin başlamış olmasıdır. Scout sistemine de sahip olan bu şirketler, geleceği olan oyunculara yatırım yapıyor ve kulüplerle ortaklık kuruyor oyuncu üzerinden. Bu durumda ilgili kulüp, hem "iyi ve aç" oyunculardan faydalanıyor hem de gelecekte cebinden para çıkmadan "para kazanma" şansını elde ediyor... Fernandes için de sene sonunda aynı “fon taktiği” uygulanacak sanırım…Para pul mevzusundan, beni asıl ilgilendiren konuya gelelim; yani bu oyuncuların topla yapacaklarına… Quaresma “kâşif atalarına” özenerek keşfettiği Beşiktaş’a kazanmıştır bu oyuncuları, bu işte aslan payı onun hiç şüphesiz… Aralarında sadece Simao için “hadi canım” sendromu yaşadım, Atletico Madrid’in onu kolay kolay bırakacağını sanmıyordum. Ama oldu, “sonuca etki” hususunda bana göre Quaresma’dan bile daha bir yıldız olan Simao Beşiktaş’a geldi. Beşiktaş’ın “golcü özellikli bir kanat” mı, yoksa “kanat özellikli bir forvet” mi daha büyük ihtiyacıydı, o bir tartışma konusudur elbet… Bence kısaca “kenar forvet” diye tabir ettiğimiz; fizik, koşu, son vuruşlar olarak forvet özellikleri taşıyan; golcülük vasfıyla, takımın “sonuç alma” yükünü hafifleten; bununla beraber kanat özellikleri taşıyan bir oyuncu asıl ihtiyaçtı. Bu blogda da adından bahsettiğimiz “Huseklepp” örnek olarak verilebilir… Trabzonspor’da Burak da, son dönemde böyle bir rolle fark yaratıyor.

Ancak gelen oyuncu, ikinci seçeneğin özelliklerini taşıyor. Yani, golcü özellikleri de olan bir kanat oyuncusu. Ama bu kategorinin en iyilerinden biridir Simao… O nedenle kendime çok fazla itiraz hakkı veremiyorum. Genelde Simao’nun “düz bir kanat oyuncusu” olduğu konusunda hafif bir yanılgı var. Aslında Simao; iki tarafa da çalım atabilen, sadece “sıfıra inme” güdümünü taşımayıp, içeri de kat eden ve son vuruş, uzun şut konularında da direk iş bitiren bir oyuncudur. Benfica’da merkeze daha yakın ve daha serbestti. O nedenle gol sayısı da daha fazlaydı. Ancak Atletico Madrid’de 4-4-2’nin kenarlarında oynadı her zaman. Ayrıca, beklerini de pek çıkarmayan bir 4-4-2’iydi bu. Yani merkeze yaklaşma ihtimali düşüktü Simao’nun.

Beşiktaş’ta ise 4-3-3’ün kenarında oynayacak ve arkasında mutlaka hücum çıkışları yapan bir bek bulacak. Simao, bu durumda kendini bol bol içeride görebilecek… Uzaktan şutlara çok başarılı olmasının yanında, kaleciyle birebir kaldığı durumlarda da genelde “temiz bitiren” bir oyuncudur kendisi. Hani rastgele şut atmaz, açıya ve kalecinin durumuna göre gol vuruşu yapar. Yani kısaca “temiz” bitirir… Ama beni asıl ilgilendiren konu “duran toplardaki” başarısı… Malum, son dönemde frikikleri cümle içersinde bile kullanamayan bir Tabata’ya sahipti Beşiktaş. Yanılmıyorsam bu forma altında en son Delgado’yu frikikten gol atarken gördük, bir Trabzonspor maçıyla… Aradan neredeyse 3 sene geçti. Artık, Valdes’in kapattığı köşeye plase yapan Simao geliyor duran topların başına. Sadece “direkt frikiklerde” değil elbet, kalenin uzağındaki duran toplarda da etkili kesmeler yapabilecek bir oyuncudur. Zaten Atletico Madrid formasına da, bu tarz iki asistle veda etti geçen hafta… Simao ile frikiklerde artık “daha fazla heyecanlanacak”, penaltılar ise “daha az korkacaktır” Beşiktaşlı.“Sırf Ronaldo’ya geriden top aldırması için bile, Almeida sahada olmalı.” Dünya Kupası döneminde Portekiz için böyle bir cümle kurmuştum. Ronaldo o turnuvada direk santrafor gibi oynuyordu çoğunlukla, Almeida’nın sahada olmasıyla birlikte bariz bir performans artışı yaşıyordu. Daha doğrusu topla geride daha çok buluşuyor ve daha etkili olabiliyordu… 4-3-3’lerin hücum hattında; ya sürekli alan değiştiren ve toplu & topsuz süratli oyuncularla, hangisinin merkezde görevlendirildiği belli olmayan bir esnekliğe sahip olunur; ya da orta forvette “komple forvet” denen, fizik olarak güçlü, ancak hareketlilik anlamında merkeze bağımlı, hava toplarında etkili, sırtı dönük oyunda kuvvetli bir oyuncunun etrafına, iki yaratıcı kenar forvet adamı yerleştirilir. Schuster sene başında ilk seçeneği istiyor gibiydi, ancak Almeida transferiyle birlikte Beşiktaş, komple forvetli 4-3-3 oynamak zorunda kalacak gibi görünüyor. Süper Lig’de gol bulma çabası, çoğunlukla “fiziki mücadeleye” dönüşüyor ve rakipler de genelde kalesine yakın savunuyor. Bu durumda Almeida’lı 4-3-3, bu lig için daha uygun diye düşünüyorum.

Almeida güçlü bir fizik yapına sahip ve haliyle yeterli çeviklikte değil. Ancak önüne atılan toplarda gayet süratli bir şekilde hareketlenebiliyor. Yani çevik olmamasına rağmen asla “yavaş” bir oyuncu değil… Uzun şutlarda oldukça başarılıdır, sol ayağına güvenir. Genelde kaleciyle birebir pozisyonlarda da; plaseden ziyade “şut atar”, İlhan Mansız misali… En önemli özelliği hava ve kafa hâkimiyetidir. Hava hâkimiyeti olan oyuncu çoktur elbet, ancak buna “kafa hâkimiyetini” eklemeyen fakat havadan etkili zannedilen oyuncular vardır. John Carew gibi… Almeida ise ikisine de sahip; hem oldukça yukarı sıçrayabiliyor, hem de topun “istediği noktaya” gitmesi adına darbeli ve isabetli vurabiliyor… Bu komple forvet stili ve yaşı sebebiyle her zaman alıcı bulabilecek bir oyuncudur, zaten o nedenle 2 milyon Euro’yu peşinen ödeyen yatırım fonu bu riski değer görmüştür…Hilbert takımın önemli bir dişlisidir artık. Portekizliler’in uğruna, Schuster’in keseceği isim Sivok olacak gibi görünüyor lig maçlarında… Zaten böyle bir seçim, her yabancının sağlıklı ve hazır olması durumunda yapılacaktır ki; böyle bir durumda hücum hattının bu lig için oldukça güçlü kalacağını ve topun savunmaya en asgari şekilde geleceğini düşünebiliriz. O nedenle bu yerli tandemi zorlayıcı unsurlar azalacaktır. İlk yarının son döneminde; hem hücum olarak zayıftı Beşiktaş, hem de böyle bir savunmaya sahipti. Liderle farkın açılması da sürpriz olmadı haliyle… Bir de; Quaresma – Simao gibi kanat oyuncuları ve Ali Kuçik, Nihat gibi “yerli” ikinci forvetler varken, 4-4-2 de seçenekler arasında olacaktır büyük ihtimalle. Ya da biz ona 4-2-4 diyelim, Quaresma ve Simao’nun bağlasan durmaz hücumsal yetenekleri sebebiyle…

Gelelim yeni transferlerin Avrupa Ligi’ndeki durumuna: Öncelikle kuralı açıkça ifşa edelim; bir oyuncu daha önce aynı turnuvada oynadıysa, aynı sezonda her hangi başka bir takımda listeye dahil edilemiyor. Yani bu sezon Avrupa Ligi’nde oynayan Simao’nun üstüne bir çizgi çekin… Ayrı turnuvada (Şampiyonlar Ligi) oynamış oyuncular ise Avrupa Ligi’nde oynayabiliyor, fakat ancak bir tane seçim hakkı oluyor. Almeida ve Fernandes arasında seçim yapılacak. Bobo’nun sağlık durumu, bu seçimi netleştirir bana göre… Bobo Kiev maçlarında oynayabilecek duruma gelirse, Fernandes yazılır. Bobo’nun sakatlığı ciddiyse, Almeida yazılır mutemelen…Fernandes yazılırsa, “sahte 7” rolünde oynayabileceğini düşünüyorum. Ki böyle bir kadro daha sağlıklı duruyor… Almeida ile birlikte daha net bir 4-3-3’e döner Beşiktaş ve Porto maçlarında olduğu gibi sağa Nihat’ı yerleştirmekten başka şansı kalmaz. Malum Holosko sakat, yine tek alternatif Ali Kuçik… Sezer Öztürk muhabbeti var, öyle bir transfer olursa listeye eklenen 3. isim Sezer olabilir. Sezer de sahte 7 oynayabilecek bir oyuncudur… Almeida – Fernandes’ten biri, Sivok ve “olursa” bir yerli transfer listeye eklenen 3 oyuncu olur Avrupa Ligi yolunda. Yeni bir yerli gelmezse, Onur Bayramoğlu bu listeye kapağı atar kanaatindeyim. Hele de Almeida tercihi yapılırsa, ortasahadaki alternatif anlamında Onur seçimi önemli olur…Ferrari’nin yürürken atan adalesi, Avrupa Ligi’ne saklansın… Her iki Rapid Wien maçında da çok başarılı oynadı. Muhtemelen sezon sonuna kadar da kalacak, Avrupa Ligi'ndeki durumu kendisine piyasa da sağlayacaktır… Ligde Ersan, Kiev ve (inşallah) sonrasında Man City karşısında ise Ferrari. Aurelio’nun da aralarına gireceği bir Sivok – Ferrari tandemini oldukça merak ediyorum… Böyle bir üçlü sayesinde Hilbert ve İsmail’e de sınırsız “çıkış” izni verilebilir…

11/11 Sezonuna giriyor Beşiktaş böyle bir transfer bombardımanıyla. Olur da, en azından Şampiyonlar Ligi hakkı kazanılırsa; gelecek sezon sadece “potansiyel yerli oyunulara” göz dikilsin. Bir de Ersan ve" form durumuna göre"Fernandes’in satın alma opsiyonuna tabi… Onun dışında “fon bulduk diye” zırt pırt yabancı değiştirmeye gerek yok artık. Daha kim gelecek ki? Unutmadan; Bobo kalsın, aksi düşünülmesin...

Hayırlı olsun.

Konu ile alakalı: Sahte 7 Fernandes

20 yorum:

isaac newton dedi ki...

aklımdaki tek soru sezonun ilk maçı ne zaman? sanırım bu her şeyi anlatıyor :)

abi ellerine sağlık mükemmel bir yazı olmuş

ederlezi12 dedi ki...

Abi transferler ilk açıklandığı zaman bir yetkili - adını hatırlamıyorum - Almeida UEFA Avrupa Ligi'nde forma giyecek demişti .

Şu an için Almeida Fernandes'den daha gerekli gibi duruyor .

Yazı oldukça keyifliydi . Ben de ilk dizilişteki gibi bir kadro bekliyorum lig maçlarında.

Özellikle Simao etkisini fazlasıyla hissettirebilir .

İlk 3 hata İstanbul'da olan maçları kazanırsak bir seri neden olmasın . Biraz daha dikkat ü daha fazla özgüven ile alınacak seri galibiyetler en azından Şampiyonlar Ligi şansı için bizi fazlasıyla ümitlendirebilir.
Bobo kesinlikle kalmalı diyorum ben de . Bu takım seneye Şampiyonlar Ligi'nde inşallah oynar , oynamalıdır.

Cartalete dedi ki...

isaac newton;
Gayet net anlatıyor :)
Teşekkürler.

ederlezi12;

Şubat 13 - Mart 13 arası bir aylık dönemde herşey ortaya çıkar. O dönemki maçlarına bak, aynı şeyi düşünürsün :)

Bukan dedi ki...

Mustafa senin yazını bir de almanya ligini bilen Borges'in yazısını okudum. Borges sene başında Hilbert ile ilgili ne dedi ise çıkmıştı. Sen ile Borges arasında yorumları kafamda karşılaştırdığımda senin Almeida bakışın daha olumlu bu sefer Borges yanılır senin dediğin doğru çıkar umarım :) Benim hoşuma giden kısmı ise takımda gitmesi gereken lüzumsuz 6 7 adam var bu transferlerden sonra 3 4 gidiyor seneye de geri kalanlar giderse ve yetenekli 2 3 Türk takviyesi ile takım taş gibi olur.

Bobo konusunda da Metin Tekin'den sonra en sevdiğim Beşiktaş'lı oyuncu isterim ki jübilesini bizde yapsın. Eğer olurda Galatasaray ile Fenerbahçe'ye giderse sene sonunda o zaman evlat acısı gibi koyar

Cartalete dedi ki...

Aslında Borges'in Almeida'nın futbolculuğuna pek lafı yok, ayrıldığımız bir nokta da yok. Çok gol kaçırdığına dem vurmuş, ben onu daha bir teknik anlamda özet geçtim; "kaleciyle birebirken şut atar" diyerek.

Bu, bir oyuncunun yeterli "gol vuruş" ustası olmadığını gösterir. Mesela Simao için kullandığım temiz gol vuruşları, Almeida'da yoktur. Simao, kaleciye ve açıya göre kafasında bir vuruş belirler ve plase yapar. Almeida ise genelde bam - güm vurur :)

Borges bu transferin fonla alınmasına karşı çıkmış. Aslında bu fon anlaşması "ayağınız alışsın" anlaşmasıdır. Yoksa 2 milyon Euro için fonu devreye sokmak pek mantıklı değil.
Ama ilişkiler sıcak tutulursa, örneğin belki 7-8 çekecekleri Fernandes için uygun seçenek olacaktır fon. Daha ilerleyen dönemlerde, 10-15 istenen genç yetenekler için mesela... Di Maria gibi vesaire. Di Maria da Benfica'ya fonla gelmişti mesela.

Hep isteriz, Beşiktaş'ın scout sistemi olsun diye. O biraz zor ama "scout sistemiyle" çalışan bir fonla ortak iş yapmak, Beşiktaş'ın hayrına olacaktır ilerleyen dönemde.

Gökhan dedi ki...

yazılarını özlemişim diyebilirim, bir solukta okudum.

yazıda değinmişsin gerçi de, ben de simao yerine daha golcü bir oyuncu olsa 433'ün kenarlarından birinde daha iyi olur diye düşünüyordum, ama dediğin gibi golcü olmasa da çok iyi futbolcu olduğu için simao, bunu kafaya takmıyorum fazla.

bobo'yla ernst'in sözleşmelerinin bir an önce uzatılmasını bekliyorum, fernandes çok iyi çıkarsa ve satın alınırsa ernst belki biraz gözden düşebilir ama yine de 2 yıl daha kalmalı derim.

ligdeki kadronda da muhtemelen hilbert'i hücum yönü güçlü diye tercih ettin sağ bekte ama benim tercihim sivok'u oynatmak olurdu, mecburen de hilbert yedek olurdu. hoş, schuster'in toraman'ı sağ bek oynatacağını sanmıyorum ama elimde olsa ligde geri dörtlüyü toraman-sivok-ersan-ismail yapardım.

avrupa için de almeida'nın fernandes'ten daha öncelikli olmasını tercih ederim. bobo'nun hem sakatlık sorunu var hem de sözleşme yenilenmeyecek olursa ne kadar kafası burada olur bilinmez, bobo dışındaki forvetlere de zaten güvenilmez.

fernandes'in olduğu bölge için aurelio-ernst-gut, yedekte d necip var zaten elde. tabi almeida avrupa'da oynarsa, sağ açık olarak da hilbert'i koyup yine sağ bekte toraman oynasın derim.

fernandes yerine almeida listeye yazdırılır ama hilbert de sağ bek oynarsa sağ açıkta kim oynar onu hiç bilmiyorum :)

Cartalete dedi ki...

Yaptığım kadrolar biraz Schuster penceresinden bakış ve tahmin, kendi düşüncelerimden ziyade. Yoksa ben de Sivok ve Hilbert'in savunmada olacağı bir 11 arayışında olurdum. Ama sonuca varmak biraz zor olurdu tabi :)

Hücumcuların 3'ü de yabancı olunca planlar bozuldu bu anlamda. Yoksa Sivok ve Hilbert yazılıyordu rahatlıkla.
Bobo'nun Türk olması da bir çözümdü...

Şimdi durum değişti, değişen bu durum Serdar Kesimal'i daha de değerli kıldı Beşiktaş için bana göre.

Sene sonunda Serdar Kesimal'i savunmaya yerleştirirse Beşiktaş, Serdar - Ersan'la oldukça uzun vadeli bir yatırım yapmış olurdu. Kontenjan konusunda da eli çok rahatlardı.

Ernst'in kaderi, Hamit'ten gelecek cevaba bağlı gibi sanki. Hani Fernandes'in takımda kalacağını hesap edersek, "Ernst'e 2 milyon vereceğimize, 1 daha verip Hamit'i bağlayalım" gibi bir düşünceye sahip olabilirler. Bu da kontenjan açısından takımı rahatlatır. Guti sonrası için de alternatifler hazırlanmış olur.

Ama bence de Ernst, 1-2 sezon daha alternatif için bile kalmalıdır bu takımda.

rivaldo dedi ki...

Simao transferi bence en çok quaresma için gerekliydi.Genelde q7 nin bulundup kanat üzerinden oynadığımızda q7 çok top kaybı yapıyordu, hemde maç içerisinde çok yıpranıyordu.Simao ile birlikte hem daha geniş alanlar bulabilir hem de simaonun koşuları ile birlikte gol bölgesine daha yakın olup skor üretebilir.Birde quaresma da eksik gördüğüm pas tercihleri,son vuruş tercihi, takım oyunu ve rakibe baskı gibi konularda simao gibi bu konuların üstesinden gelmiş bir oyuncuyla kendini geliştirebilir.Böyle bir durum quaresmayı nani,di maria (hatta ronaldo:))gibi oyuncular statüsüne çıkarabilir.
Fernandes

rivaldo dedi ki...

Fernandesse bence ernstin sözleşmesi için belirleyici unsur olabilir.Sonuçta ernst yüksek tempoyla oynayan bir oyuncu ve yaş bu konuda ciddi bir handikap.Eğer Fernandes yeteri kadar iyi oynar ve bonserivisi de alınırsa ernst(ne kadar sevsemde) gidebilir.Beşiktaşın yavaş yavaş ilk 11 de olmayacak yabancı oyunculardan kurtulması gerek.Yedek kulübesi için necip ve onur ikilisi yeterli bence, kaldı ki birde sezer transferinden bahsediliyor.Birde Fernandesin oynadığı maçlarda Aurelio değilde Necip tercih edilebilir.Hatta guti sıkça dinlendirilerek necip-ernst-fernandes gibi rakibi bunaltabilecek bir ortasahada kullanılabilir.
Almeida inönüde sıkça ıslıklanabilir gibi geliyor bana.Aslında ceza yayı ya da penaltı civarında çok iyi şutlar çıkarabilir, süpriz gollerde atabilir ama birebirde çok fazla gol kaçırabilir.Ama simao ve q7 kanatlarıyla iyi besleneceği ve iyi bir gol yüzdesi yakalarsada avrupada piyasa yapabileceğini düşünüyorum.Zaten Almeida da hep 1. sınıf olması beklenen bir forvetti.Şu fon olayında da bence bu adamların bağlantıları ve mourinho faktörüyle almeidanın olası bir real madrid transferi(devre arasında bildiğim kadarıyla pereze takıldı transfer) etkili olmuş olabilir.Bir de jorge mendes var tabi.Bu adamın ikiyüze yakın pscoutu olduğunu okumuştum.Beşiktaşında avrupaya sıkça gidebilecek bir takım olduğunu düşündüğümüzde, genç ve yetenekli oyuncuları getirebilir takımımıza, bu da demirörenin sözleriyle örtüşen bir durum.
Son olarak dün altyapıda görevli biri radyoya konuktu.Caner turpun daha önce armenia bielefeldde lisansı çıktığı için sözleşmesinin geciktiğini,hasanınsa sezon bitmeden profesyonel olacağını söyledi.Kadirin golünüde baya övdü.(maçı kaydetmişler 15 ocakta bjk tv açıldığında yayınlanacakmış.)Okay ve muhammed demirde takip ettikleri oyuncularmış.

Ekrem M.Sc dedi ki...

Avrupa'da Almeida tercih edildigi takdirde sagda Nihat oynamaz bence, Ekrem iyilesip sag beke gecer, Hilbert on tarafta degerlendirilir.

erenn dedi ki...

suskunluğu güzel yazıyla bozmuzşun, ellerine sağlık..

takım için artık söylenecek birşey kalmadı, çok bira - çok sigara - bol kahkaha eşliğinde güzel maçlar izliycez kanaatindeyim.. lakin CL için fazla bir umut bekleyemiyorum zira kusursuz bir trabzon ve CL maçlarından sonra oynadığı tüm maçları neredeyse kazanan, ikinci yarıda daha zor gol yiycek bi bursa var..

hakkımızda hayırlısı..

Cartalete dedi ki...

Rivaldo;

Okay haberin büyük bir müjde oldu benim için :) Geçen yaz izlediğim u17 turnuvasından bu yana adını sayıklıyordum. Çok iyi bir potansiyel...
Caner Turp'un kategorisine göre maliyeti olacakmış bu sebeple, ama yine de imzalamaktan vazgeçmemeliler. Kadir'in golüne övgüleri duymuştum, merak ediyordum. O maçın tekrarının olması da iyi bir haber oldu :)

Ekrem M.Sc;

O da bir ihtimal tabi ki. Ama Hilbert'in bekte kalması takım adına daha hayırlıdır. Sezer-Tabata takası doğruysa, sağ önde Sezer olacaktır.

erenn;

Aslında ben de Bursa'yı Trabzon'dan daha tehlikeli görüyorum. Çünkü bu yarışta tecrübe edindiler... Kusursuz gözüken Trabzon'da ise "baskı arttıkça" sıyırma olasılığı olan futbolcu adedi fazla. Ama takım yapısı bakımından çok şanslılar şampiyonluk için. Gelen Polonyalılar da derinlik katacak kadroda. Bakalım...

tannhauser dedi ki...

sanırım ernst'le iki yıl daha anlaşma yapılmış. maaşı 500,000 euro düşürülmüş. bence bobo için de brezilya'dan dönüşü bekleniyor. sağlık kontrollerli vs yapılıp öyle masaya oturulacak. romantik bir şekilde bobo'nun kalmak için çaba göstereceğine inanıyorum.

sağ bek'te hilbert oynar tartışmalarına da şöyle bakıyorum. az önce biraz kurcaladım, henüz erhan güven'in bir yere gittiği yok. antalya filan ilgileniyormuş. olursa şifo'nun beşiktaş'a en büyük güzelliği olur ama olmazsa tandemde sivok, sağ bekte erhan oynar abicim :) schuster bu, ne yapacağı belli olmaz. bence yönetime gıcıklık olsun diye oynatıyor bu adamları. gözlerine sokmak için, alın işte elimdeki malzeme bu demek için. sağ bekte erhan'ın oynatılacağı konusunda şaka yapıyorum elbette ama bir yanım da "ya olursa" diyor. o yüzden erhan'ın transfer haberini quaresma'nın transfer haberini bekler gibi bekliyorum.

Cartalete dedi ki...

Şuan yabancılardan da net bir şekilde gönderilen yok. Alınanlardan ziyade, gideceklerin en makul seçeneklerle gitmesi, Beşiktaş'tan maaş & alacak talep etmemeleri önemli.

Erhan bu kadroda kelebek - at muhabbeti gibi olur ama beni de korkutmadın değil şimdi :)
Hele şu kampa gidecekler belli olsun bakalım da...

Adsız dedi ki...

Ferrari ve Rıdvan da kam kadorsunda yokmuş.Rıdvan muhtemelen toparlanana kadar bir yere kiralanır.Fakat erhan güvende giderse, sağ bek de kim oynayacak.6 yabancı kuralı yüzünde hilbert oynayamayabilir.Çünkü oynarsa ernst ya da fernandes kesik yer.Tek dileğim oğuz gerçekten iyidir ve kampda(eğer giderse) formayı kapar ya da en azından alternatif olabilecek seviyededir ve kadroda kalır.

Adsız dedi ki...

"Werder Bremen'in eski yıldızı Hugo Almeida, yeni transfer olduğu Beşiktaş'ın taraftarlarınca Atatürk Havalimanı'nda delilik seviyesinde karşılanırken; Alman kulübünün yeni transferi Denni Avdic, Bremen Havalimanı'nda taksi bulmak için uzun uğraş verdi."

Almeida transferi güzelde iki kulüp arasındaki düşünce faklılığı her yönüyle belli oluyor.Bu arada Denni Avdic fena bir adam gibi durmuyor.Sizi haklı çıkarır umarım.

Adsız dedi ki...

Doğukan nasıl bir futbolcu biliyormusunuz?Bildiğim kadarıyla solbek ama canerin arkasındaydı.Resmi sitedeki resimlerde muhammedin yanındaki oysa fizik olarak muhammedden bile ufak duruyor üstelik 92 li.Buna rağmen kampa alındıysa yetenekli olmalı.

Cartalete dedi ki...

Evet, Caner'in sakatlığıyla bir alt yaş kategorisinden yükseldi bu sezon. Ben izlemedim ama futbol bakışına inandığım insanların çok olumlu referansları var. Hatta kamp kadrosuna dahil olmadan söylenmişti. Bakalım, solbeke de bir alternatif şart...

"Saklı yetenekler" kategorisindeki isimler bir bir piyasa buluyor. Denni Avdic de gitti. Aslında havalimanından çok, transfer mantığındaki farklılık can sıkıyor. Almeida'dan kazandıkları para ile yeniden "geleceği olan" bir isme yöneldiler. Yeni bir Dzeko patlaması yaşanabilir.

enorton dedi ki...

Öncelikle bence gelen 3 yıldız yok, 1 yıldız ve 2 iyi futbolcu var. Fernandes ve Almeida yıldız sayılmazlar bence ama Simao o gerçek bir yıldız. Q7 ve Guti den daha büyük katkı yapacağına inanıyorum. Çok hazır, şuanda geldiği takımda banko oynayan son maçta 3 asist yapan bir futbolcu aldık, guti ve q7 gibi yılda 4-5 maç oynayan değil... Burası önemli bence...

Öbür taraftan sene başından beri herkesin dilinde olan şey Schuster bize farklı bir futbol oynatmak istiyor düşüncesi. Bu da Luce döneminden beri gelen kontrollü savunma ağırlıklı futbol yerine önde basan, sürekli topa sahip olan ve sürekli hücumu düşünen bir futbol yapısı. Görüldü ki Beşiktaşın elidekilerle bunu oynamak imkansız, o yüzden 3 yeni oyuncu daha alındı. Ama bakıyorum da özellikle Almeida Schuster in sene başında istediği hızlı, kısa boylu, araya kaçan forvet değil. Oysaki o böyle birini istemişti ve yokluktan dolayı Q7 en uçta oynamıştı bazı maçlarda. Acaba diyorum Almeida kenarda, q7 en uçta bir diziliş de görebilir miyiz hocadan :)

Fantaziye girmezsek q7-Almeida-Simao üçlüsü kağıt üstünde çok iyi gözükse de istediğimiz futbolu oynamamız için bence yeterli değil. Çünkü bu 3 lü ön alanda ne kadar pas yapacak merak ediyorum. Kaptırdıkları toplardan sonra adamlarını ne kadar kovalayacaklar? Buna 60 dan sonra oyundan düşen Guti ve Mehmet A. yu da eklersek iş daha da karmaşıklaşıyor.

Beşiktaş'ın en büyük sorunu ise sakatlık herkesin bildiği üzere. İlk yarıda tüm oyuncularımız sakatlandı, bu bir rekor olsa gerek. Ben kondisyonerin kovulmasını beklerdim ancak olmadı henüz. Eğer aynı ekip, aynı antreman,masaj metodu devam edecekse ilk yarıda 20 küsür sakat veren Beşiktaşın ikinci yarıda sakat vermeyeceğini düşünmek çok fazla iyimser olur. Bunları da hesaba katmak lazım.

Daha takımı sahada görmedik tabiki ama hocanın ilk yarı performansı üstüne tahmin yapacak olursam bu takım en iyi ihtimal 3. olur :( İnsallah yanılırım...

Adsız dedi ki...

bu takim icin sezon sonu en iyi transfer bence Selcuk Inan olur. henüz takimi ile kontrat imzalamamis ve bizde bu saatden sonra oyuncu ile görüsmelere girebiliyoruz.
hem gelecek sezon bazi maclarda gutinin yoruldugu anlarda devreye girebilen, hemde ön libero pozisyonunda yaslanan aurelio ve ernstin alternativi olur. ayrica yabanci yerli oyuncu olarak yabanciya yer acmis olur.

suan türkiye bazinda nuri sahinden sonra transfer edebilecegimiz en iyi oyunculardan biri. adi gecememisi benim anlam veremedigim bi durum. insallah olur.

bunun yanina birde hamiti transfer edebilirsek ( ki gelecegini tahmin etmiyorum ama olursa ) sezon sonu transfere bile ihtiyacimiz kalmaya bilir ve seneye muhtesem bi kadroya sahib olabiliriz.

yani ilaa selcuuk illa selcuuk :)