Kayıp

Dün 38 dakika boyunca “sonucun ne olacağını bilmeden” izliyordu maçı Beşiktaşlı. Bu dakikadan sonra ise, her ne kadar kendine itiraf edemese de; maçın Beşiktaş adına kayıp bir maç olacağını biliyordu.

Sahada Guti haricinde herkes takım oyuncusuydu Beşiktaş’ta. Takım iyiyse, bireylerde iyi gözükür; takım kötüyse bireyler de kötü gözükürdü. Ve genel olarak kötüydü sahada Beşiktaş, dar kadroyla alınan üç kritik galibiyet sonrası, bir zihin boşalması yaşamışlardı. Hilbert’in maç sonu; “Erken sevindik, maç 11’e 11 oynansa dahi kazanabilmemiz güçtü.” gibi bir açıklama yapması da bunu doğruluyordu. Galatasaray, CSKA, Bursa, Eskişehir dönemecinden bu eksik, neredeyse tek bir 11 seçeneği olan kadroyla kayıpsız geçmek, aslında bir hayalden ibaretti. Ancak takımın yüksek motivasyonu, taktik oyunuyla bu maça kadar kazanarak gelindi. Eskişehir maçındaki dirençsiz kaybın da üzüntüsü, buradan ileri geldi sanırım. Hayal kırıklığının tam tarifiydi…

Maçın 38. dakikasına kadar, Guti varlığıyla tehdit unsuruydu. Yine harika bir lob derin pasla, Ali Kuçik’i kaleyle burun buruna bıraktı, Kuçik iyi vuramadı. Sonrasında kendi top saklama becerisiyle fauller kazandırdı, onlardan birinde topu Necip’in kafasına süzdü… Ancak O’nda da bir haller vardı, bana göre son derece saçma bir kuralla atılmasına rağmen, Guti’nin kırmızısı kaçınılmazdı. Fiziki bir yorgunluk, düşme hâkimdi. Sağlıklı düşünemiyor, çabuk sinirleniyordu. Hafif bir faul sonrası, rakibe salladığı tekme buna işaretti.Beşiktaş’ın ortasahası bu maçı alacaksa “direnciyle” alacaktı. Ancak takımın genel afallaması, ortasahayı da etkiledi. Mesafeler çok açıldı, ortasahanın işi zorlaştı. Necip, en önemli eksiği olan “savruk faullerle” erken bir sarı kart aldı, sonrasında toplara sakınarak girdi. Bu da ortasahadaki en dirençli savaşçının, silahını elinden almak gibiydi… Ernst’in standardının altında oynadığı bir günde, Aurelio da her zamanki gibi savunmanın arasına giriyordu. O savunma, forvet oyunculardan uzak olunca arada oldukça büyük bir boşluk oluşmuştu. Tüm bunların üzerine Guti’nin de kırmızı kart görmesi eklenince; maç zamanla, arkasına iyi bir seyirci desteği almış ve moralli oynayan Eskişehir’in olacaktı.

İbrahim Üzülmez, “Bu sezon belki de en isteksiz oynadığımız maçtı.” demiş. Kişi kendisini iyi tanır tabi, belki de isteksizlerin en başında o vardı. Üst üste 3 pozisyon saydım, solbek kademesizliğinden verilen üç net pozisyon. Birinde Ersan çizgiden çıkarttı, diğerinde Cenk Batuhan’ın şutunda açıyı iyi daralttı, üçüncüsünde top çatala gitti… Hilbert’in sağbekteki ters kademelerini överken, solbekte sıradan kademeleri bile alamayan bir bekin var olduğunu düşününce; diğer savunmacıların iyi oyunu tamamen anlamsızlaşıyor. Ersan dün sol stoper olduğu kadar, ayrıca bir sol bekti. Kötü bir takımda, ancak birer takım oyuncusu olabilecek futbolcuları ayrı ayrı suçlamak istemem. Ancak burada söz konusu olay, bir sol bekin “asli görevini” yapmaktan kaçınması ya da yapamamasıdır. O zaman işler değişir…

Saygı duymak başka, gereksiz övgü ve korumacılık başka olaydır. İlk golde topa en son kayan Necip diye, “adamını kaçırdı” diyen spikerler ve buna uyan Beşiktaşlılar var… Yarım sezondur A Takım oyuncusu olarak bakılan 19’luk bir gence inanmamaya başlamak; 37 yaşına kadar hiçbir zaman iyi bir solbek olamamış adama, sadece koşu devamlılığı var diye sürekli gereksiz övgülerde bulunmak var… Bunlar benim canımı sıkıyor açıkçası, umarım yarın bir gün tribüne yansımaz. Necip’e, Ali’ye pozitif ayrımcılık devam eder. Hadi hiç "yıldız" olamadılar diyelim, kadro oyuncusu olarak dahi çok büyük kazanç sağlarlar Beşiktaş’a. Bugün “kadro oyuncusu bile” olamayacak futbolculara, 10 milyon Euro’ya yakın maaş ödüyor Beşiktaş…Devre arasından itibaren; vasat, hatta vasat altı ama “maliyetli” oyunculardan kurtulmak ve Beşiktaş’ın çehresini değiştirecek, topu bomba sanmayacak oyuncuları zamanla kazanmaya başlamak gerek. Bunun için de iyi bir planlama yapılması şart. Her iyi oyuncu, iyi transfer demek değildir…

Holosko, son iki, üç haftaya kadar “kurtulmak gerek!” denecek oyuncu kategorisindeydi. Geçen sezon yaşadığı tarak kemiği kırığı, onu bu hale düşürmüş, bir sakatlık fobisi getirmişti. Tam toparlanmışken, yine aynı sakatlığı geçirdi maalesef… Artık iflah olması güç, tam da tekrar piyasa yapmıştı. Ertuğrul Sağlam onu çok istiyordu… Şimdi ancak, Sivok’dan boşalan derin dondurucudaki yerini alabilir.

Necip de sakatlanmış, 1 ay yok… Guti de cezalı olacak Gaziantep maçında. Elde kalan sağlamlarla bir 11 yapılacak, o 11 şimdiden belli aslında. Başka da seçenek yok zaten… Nobre ve Quaresman'ın oynayabilecek duruma gelmesi önemli. Alternatif sıkıntısı açısından, Hasan Türk’ün hemen yarın profesyonel yapılıp, A Takım’la çalışmaya başlaması gerekiyor.

Eskişehirspor 2 - Beşiktaş 0

42 yorum:

Adsız dedi ki...

Şuan kadro için kaleciler hariç 14 oyuncumuz var.Muhtemelen bu 14 oyuncu rapid, antep ve şeker maçlarında olacak.Bence hazır a takıma alınmaları düşünülüyorken oğuz ve furkana şans verilsin.Oğuz oynarsa hilbertde önde kullanılabilir.Hatta hücum alternatifi olarak volkan ve profesyonel yapılıp hasanda denenebilir.Geçen yıl Atınç ın profesyonel olması böyle bir durumdan dolayıydı.Şimdi aynı şansı Hasan yakalayabilir belki.Volkan nasıl bilmiyorum ama şu an bu kadroyla tek çaremiz hızlı iki tane gerçek kanat oyuncusu ile kontraataklara dönmemiz.Tabi biz böyle düşünsekde olası bir mağlubiyette bu çocuklarada tepki verilir.Ama en azından formalite gibi duran rapid maçında bu çocuklar test edilebilir.Taraftardaki genel kanıda gençlerin oynaması yönünde.Aslında tek ihtiyacımız olan bir gencin çıkıp direk skora etki ederek altyapıya olan güveni arttırması.

suspicious1903 dedi ki...

19 yaşında adamları bu kadar oynatırsan , hem de inönü dışında, arkasında destek de olmayınca 1-2 hatadan sonra afallarlar. necip de aynı ali kuçik de. hem siz utanmıyor musunuz takımın ilk yarı boyunca atağa sadece sol taraftan beraber paslaşıp çıkmaya çalışmaya! ilk yarı niye sadece sen hata yapıyosun ali ve necip ? holosko üzülmez gibi topla alakasız yerlerde dursanıza o zaman hatalar da size sayılmaz. necip golden önce topun önüne atlıyosun az daha kesecektin. sonra tüm suç sana atılıyor. bak abin üzülmez var mı pozisyonların içinde. hem de kendi bölgesi olmasına rağmen. ali senin haddine mi guti ile verkaça girip, son anda adamın önüne geçememek , çıkarsın böyle 45. dakikada oyuna erhan abin girer.

Adsız dedi ki...

Her yeri yara bere içinde yine de iyi direnen takım sonunda yıkıldı...artan sakatlıklar, yorgunluk bu tablonun kaçınılmazlığını haber veriyordu, tek umut en az hasarla devreyi kapatmak ,biraz soluklanıp, yaraları sarmaktı ama olmadı.

Aşırı yük, zorlanma ve bunun neden olduğu istikrarsızlık...Bu senenin ilk yarısı bu üç kelime tasvir edilebilir sanırım...öneleme ,Fener,Bursa,Porto, Rapid maçları gibi yüksek motivazyonla oynanan ve zaman zaman çok umut veren performansların hemen yanıbaşında sivas,kasımpaşa,eskişehir gibi bitap, dağınık, sıradan bir takım görüntüsü...Bunun nedenleri üzerinde kafa yormalı...aşırı yüklenme ,sıkışık fikstür,onun tetiklediği sakatlıklar elde bir...Takımın yaş ortalamasının yüksekliği de unutulmamalı ama antereman programında gerekli ince ayarların yapılamaması da bir etken mi? bilemiyorum doğrusu...Sonuçta üç kulvarlı yükü bu bünyenin kaldıramadığı açık...

ortaya çıkan tabloyu önümüze koyup gerçekçi yeni hedefler belirlemek en iyisi...lig uzaklaştı gibi, avrupa macerasının önü ise kabul edelim ki çok güçlü, çetin engellerle döşeli...Belki de en yılın geri kalanını gelecek için tahsis edilen bir hazırlık ,olgunlaşma süreci olarak değerlendirmek...yapılacak transferleri, gidecekleri gelecek yılı düşünerek planlamak...Kısa vadeli, sansasyonel, yaşlı oyuncular yerine sistemin uzun süreli ihtiyaçlarını gözeterek yapmak...gelecek planlamasında yer bulamayacak oyuncularla vedalaşmak...Gençlere fazla yüklenmeden,bekleniyi abartmadan yavaş yavaş şans vermek...Bu durumu bir kayıp değil, bir hazırlık dönemi gibi görmek...Mevcut yönetimden bu konuda umutlu musun derseniz ne yazık ki hayır...Son transfer haberleri bile yeterli...Bobo dan çok bir fazlası olmayan Almeida, yaşı otuzu geçmiş simao..arabayı atın önüne koyan girişimler gibi...Boşta, alınabilecek ,ses getirecek oyunculara yönelmek, eksik mevkiye oyuncu yerine, transfere göre takım yaratma çabası...tribünlere bir parmak bal çalıp, eski tasla, eski hamama geri dönmek...umarım yanılırım..umarım
siyah beyaz ölüm yaşam

fztmurat dedi ki...

Dün akşam ki maçtan sonra tüm yorumlara baktım,herkes NECİP ve ALİ KUÇİK'e sallıyor...Bir durun lütfen..Bunlar dahah yeni yeni forma giyiyorlar..Basit birşey mi bu çocukları bir anda bitirmek..Napalım maçı kaybettik..Ama sahada iki tane A2 takımdan çıkmış 2 oyuncu var..İ.Toraman necip ile dalaşmış..Toraman önce kendine baksın defansta iyi oynuyormuş gibi..Yaptığı hatalardan ben sıkıldım..Kendi hatalarını görmeyip birde genç oyunculara saldırması hoş birşey değil..Zaten kendisi iyi defans olsa A MİLLİ TAKIMDA direkt oynar...Neyse konuyu saptırmayım..Dün beşiktaş çok kötüydü..ERNST,AURELİO,GUTİ,ÜZÜLMEZ,TORAMAN HEPSİ KÖTÜYDÜ..Ama NECİP'E kimse saygısızlık edemez..O kötülerin iyisiydi..NECİP-ALİ KUÇİK bunlar bizim değerlerimiz...Onları desteklemeliyiz...Maçı kaybedelim ne olacak..Belki bu senede şampiyon olamayacağız...Ama gençleri kazanıyoruz...Böyle eleştirmek olmaz..Destekleyelim...Yarın birgün HASAN TÜRK,SAMET BÜLBÜL..Belki bunlarda kadroda olacak..Hep destek tam destek..

borasahin dedi ki...

Adsiz -siyah beyaz ölüm yaşam-, size katiliyorum.

Artik ligde sampiyonluk sansinin kaldigini sanmiyorum. Goruntuye gore baraj 75 puanin altinda olmayacak. Kalan 18 mactan 3 puan alsaniz dahi 81 puan ediyor, evet bu sekilde sampiyon olmak hatta SL'ne gidebilmek mumkun ama gercekci bakarsak ikinci olmak bile pek olasi gorunmuyor.

Avrupa Ligi'ne gelirsek, bu takimin herhangi bir sampiyonluk sansi oldugunu dusunmuyorum. Almeida, Simao ve Fernandes gelse dahi bu fikrim degismeyecek. Mevcut oyuncularla 2 tur gecip ceyrek finali yakalamak bence (cok) buyuk basari olur. Simao, Almeida, Fernandes gelse dahi ceyrek finalin otesini gorebilecegimize dair herhangi bir isik gorunmuyor; yani bu oyuncularla ve bu oyuncularsiz arasinda, gidilecek nokta baglaminda, buyuk bir fark olacagini dusunmuyorum. Dolayisiyla bence bu transferlerin bir kismi artik iyice anlamsizlasmistir.

Ikinci olarak Schuster'in TR Ligini, Turk futbolcu karakteristigini, yabanci kisitlamasini vs. anladigini dusunmuyorum. Kadro muhendisligi konusunda cok ciddi sikinti var. Besiktas kulubu 2 tane 18'e dahi alamadigi yabanci oyuncuya buyuk paralar veremez, zaten bu kuralin amaci genc yabanci oyuncu transferlerinin onunu acmak, o yuzden A2'de oynayabiliyorlar. Uzun vadede 8 tane yabanciya gore hesap yapmak en dogrusu. Avrupa'da oynayacak takim ile ligde oynayacak takim arasinda buyuk bir fark olmamali, olmasi cok sacmadir, bu durumda Avrupa'da nereye kadar gidecegi belli olmayan bir seruvene milyonlar dokerken ayni oyuncularin ligde yedek kalmasi hatta bazen 18'e dahi girememesi sacmaligin daniskasidir.

borasahin dedi ki...

Bu takimin birinci eksigi 4.3.3'un on uclusunde Q7'nin tersinde yer alacak bir uzak forvet. Oncelikle bu tarz bir oyuncunun transfer edilmesi lazim. Simao dogru isim degil. Q7 ile benzer yapida, on uclunun solunda daha efektif, zaten Atletico'da da oyle oynuyor. Eger Q7 olmasa idi, 31 yasinda olmasina ragmen oyunu surukleyecek biri olmadigindan kabul edilebilirdi, ama su anda oyle birsey soz konusu degil, o yuzden bence en gereksiz transferlerden biri hatta birincisi belki de. Bu takimin solbek, sagbek, stoper, orta saha sorunsali ortadayken Q7'nin yedeginde Simao'nun olmasi tam bir kepazelik olur! Bu takimin yerli kalitesini arttirmalari gerekiyor. Garanti bir yerli oyuncu soyle dediginde cevap veremiyorsun! Belki Cenk ve Ersan olur ama onlarin da futbollarini bir ust boyuta cikarmalari gerekiyor. Ersan iyi goruntu ciziyor ama kendinden kucuk ve hareketli oyuncular karsisinda yetersiz kaliyor tespitim dogru gibi duruyor, ikinci golde Sezer'in aldatici kosusunu yedi, bazi pozisyonlarda arkasina adam kacirdi filan, yani zamana ve gelistirilmeye ihtiyaci var.

Almeida'yi tanimiyorum ama Bobo'dan daha iyi olacagini dusunmuyorum, hatta Bobo gibi ne verecegi belli olan risksiz bir yatirim yerine "uyum saglarsa" performansi en fazla Bobo kadar olacak birine yatirim yapmak ne derece dogrudur! Zaten Almeida'yi aliyorsan Bobo'yu gondermen lazim, iki cambaz bir ipte oynamaz diye bosuna dememisler. Ikisi ayni takimda kalirsa, bu sefer niye birini oynatmadin diye sorgulanacak. Simao,Guti,Fernandes,Q7;Bobo,Almeida'dan olusan 6 yabancili takim gercekten ilginc olur! On taraf Mercedes, arka taraf Tofas Sahin, boyle is mi olur yahu!

Fernandes transferini de orta sahada butun kombinasyonlar denenmedigi icin dogru bulmasam da yine de Almeida ve ozellikle Simao transferinden daha anlamli buluyorum. Bu takimin orta sahasinda bir sikinti olabilir, zaten ben de sezon basinda orta sahaya 1 tane daha yabanci alinmasi gerektigini dusunuyordum, ama bazi genc oyuncularin cikisi, Schuster'in yeterince kombinasyon denememesi (4.2.3.1 gibi) ve dahasi on alandaki buyuk sikintidan dolayi siranin buraya gelmedigini dusunmekteydim. Tekrarlarsam bu takimin oncelikle net bir uzak forvete ihtiyaci var, ikinci olarak orta sahada dogru kombinasyonlar bulunur, sonrasinda da duruma bakilir. Fernandes transfer edildikten sonra orta sahadaki efektif opsiyonlar aramaya devam edilirse kendi acimdan bu transferi yanlis bulmam. Uzak forvet almayacaklarsa Almeida ve Simao gereksiz. Ara transferde 8, 9 oyuncu degistirilmez.

Ze1903 dedi ki...

Dünkü maçtan dolayı bende kızgınım Necip'e ama topa en son kayan o olduğu içinde değil bile bile o adamı boş bıraktığı için.19 yaşındaysan ve taraftar formayı kapman için gözünün içine bakıyorsa o adama iş işten geçince değil ilk gördüğün anda basacaksın(üstelik opozisyonda üzülmez'de işaret etti,ona rağmen yapmadı).Bu yaşta ve bu konumda bu kadar gamsız davranamıyor olmasını beklerdim.İş işten geçince yaptığı depar yerine ilk başta bassaydı ve golü yinede yeseydik canı sağolsun derdim.

Hiçbir zaman Necip'in çok büyük oyuncu olacağını düşünmedim ama bencede takım için opsiyon olacak bir oyuncu olabilir ama umarım birdaha bu tip hareketler yapmaz.Sakatlığı içinde geçmiş olsun diyorum...

Cartalete dedi ki...

Ze1903;

Haklısın, Necip orada Veysel'i takip etmediğinden hatalıdır.
Ancak öncesini de hatırlamak gerek; hafızam beni yanıltmıyorsa Necip pozisyon öncesinde hücuma katılmış ve orada top kaybı yapmıştı. Topu kaybettiği oyuncuyu kovalayarak, tekrar pozisyona doğru depar attı. Yani önce bir hücum koşuşu, sonra da defans koşuşu yaptı üst üste. Kesilmiş olma ihtimali güçlü.
Burada Üzülmez'in, Burhan'a basması için o kadar açılmasına gerek yoktu, içte pozisyon almaya devam edebilirdi. Top Burhan'a gelse dahi, çizgde olacaktı ve Necip aldığı pozisyonla ikisini birden kontrol edebilecekti.

Ancak Üzülmez Burhan'ı aldı ve koşu yapan Veysel, iki kez depar atmış Necip'e kaldı. O da pozisyon almayı sürdürdü, adamı takip etmedi. Son anda papuçun pahalı olduğunu gördüğünde, can havliyle atladı.

Mesele Necip'i hatasız göstermek değil elbet. Ancak bu gibi durumlarda, ilk ateşe atılanların genç oyuncular olması "bunlardan da bi halt olmaz" gibi bir kanıya varılması beni rahatsız eden.

Üzülmez bu pozisyondan önce iki kere daha içeride pozisyon almadı ve gol olan pozisyonlardan daha netleri kaçtı. Necip'in hataya ortak olduğu pozisyon ise gol oldu.

Geçmiş emsal alınırsa; Necip'in böyle lakayıt bir oyuncu olmadığını hatırlarız. Üzülmez'in ise bu tip "içte pozisyon alamayan solbek" hataları sebebiyle bir çok gol yedirdiğini...

Güzel katılım ve yorumlarınız için herkese teşekkürler.

borasahin dedi ki...

Valencia Angulo'yu Uzulmez'in arkasina kacirdigi gunden beri Uzulmez iki tip oyuncuyla bas edemez:

1. Burhan gibi, Angulo gibi, Mehmet Eren gibi bire bir oynamayip savunma arkasina kosu yapanlar.

2. Elano gibi genelde topu ayagina isteyipte direk olarak rakibini gecmeye calismayanlar, daha ortada pozisyon alanlar.

Schuster Ismail'i o yuzden Elano'ya tercih etmistir; cunku Elano'yu taniyordu.

Angulo, Burhan, Mehmet Eren gibilerin Uzulmez karsisinda ne kadar etkili olacagini bilmiyordu sanirim. Kayseri maci? Ismail oynasa ne degisirdi, cok da emin degilim.

Uzulmez'in basarili olabilecegi hucumcunun bire bir oynamasi lazim. Kim mesela Volkan Sen, kim mesela Serdar Ozkan. Uzulmez anca bu tip oyunculara karsi basarili olabilir. Duzeyi nedir derseniz 37 yasindan dolayi eskisi gibi degil. Mesela Valencia ve Oberan (ManU'daki kel Fransiz) karsisinda atletizm'den dolayi sikinti yasadi ama bazi noktalarda basarili da oldu. 7, 8 sene onceki hali tabii cok daha iyiydi. Bu demek degil ki her bire bir oynayanin benzer stili var, trick'le oynayanlar var, Arda benzeri bize ozgu calim uzmanlari, Figo benzeri bir bosluk bulmaya bakanlar. Kime, ne kadar basarili degisken bir konu.

Uzulmez bir bek degil, box to box player'dir.

Adsız dedi ki...

Bobo nun ısrarla gönderilmeye çalışılması ve yerine ortaya çıkan isimler tam anlamıyla yeni bir transfer skandalıyla daha karşılaşacağımızın habercisi...Bobo gerek yaşı, gol ortalaması, gerek forvet için aranan unsurların pek çoğuna sahip olması göz önüne alındığında Avrupa da baş altı kategorisinde yer alabilecek bir oyuncudur bana göre..Fransa kluplerinin ısrarla istemesi de bunun ispatıdır.Geldiği günden beri performansı dikkate alındığında belki de Beşiktaşın en verimli transferidir.(oynamayan ferrari yıllık 3,5 milyon şaka gibi.)..Onun yerine adı geçen isimlerin ondan fazlası yok bence; uyum sağlama, ek bonservis bedeli gibi faktörleri saymıyorum bile...Haa eğer bir level üstü bir forvet istiyorsanız durum değişir...Örneğin Asamoah Gyan bu sene sunderland a 13 milyon sterline taransfer oldu..yaklaşık 21milyon dolar..Ya da fernonda lorente ,ki bence en iyilerden biri,için konuşulan bonservis bedeli 30 milyon sterlindir...onun için Bobo nun kıymetini bilmessek çok yanarız arkasından tıpkı Luce gibi..Simao ya gelirsek ; bence tabatadan sonra yeni bir trasfer rezaleti olur...Hem yaşı hem de oynadığı mevki itibariyle..querasma nın bir gömlek altı bir oyuncuyu onun yedeği olarak trasfer etmek hem de çok daha acil sağ bek, sağ uzak forvet gibi ihtiyaçlar varken akıl karı değildir ...Feranandez içinse aynı şeyleri söylemeyeceğim...Tek korkum müzmin sakatlığı yoksa takıma çok yararlı olacağını, 8 milyon gibi bedelin de o ayarda bir oyuncu için çok uygun olduğunu düşünüyorum..Ben yine de devre arası yerine trasfer için sezon sonunun beklenmesinden yanayım...siyah beyaz ölüm yaşam

Adsız dedi ki...

Bence transfer ve revizyon devre arasında yapılmalı.Beşiktaş bir şekilde bu seneyi ilk 5 de bitirir.Şampiyonluk ise oldukça uzak.En azından önümüzdeki yıl için Schutere uygun oyuncularla kurulu yeni bir takımın planlaması yapılmalı.Mesela önüzmüzdeki sene ortasaha için ernste güvenemeyiz.Yazın yapılacak bir transferde ciddi bir araştırma ekibimiz olmadığı için sorun olabilir.Mesela Fernanndes muhtemelen önümüzdeki sene için ideal bir oyuncu olmasına rağmen bu dönem kiralanarak hem uyum süreci hızlanır hem de takıma ne derece yararlığı olduğu görülür ve ona göre bonservisi alınır.Aynı zamanda cenk-ersan-ismail-necip iskeletide iyice oturtulmalı takıma.Simao ise yaşı nedeniyle bence olmamamalı.(sözleşmesi bitiyor ama bir kewell etkiside yapabilir.)Bence almanya, ingiltere gibi liglerden yine bir kanat oyuncusunu opsiyonlu kiralayabiliriz.Mesela bu blogda nürnbergli bir oyuncunun yazısı vardı.O tarz bir oyuncuyu çok daha göze batmadan alabiliriz.

borasahin dedi ki...

Adsiz,

Ikinci bile olmasi mumkun gozukmeyen, UEFA'da tur atlamasi sansina bagli dolayisiyla onumuzdeki sene icin maddi kaynaklari azalmis bir takimin pahali bir revizyon yapmasi mumkun degil. Hangi parayla Almeida, Sabrosa ve Fernandes'i transfer edeceksin ve hangi parayla elindeki oyunculardan kurtulacaksin? Bu ulkede yabanci oynatma serbestisi mi geldi? Elindeki oyuncuyu cop yapmanin bir mantigi var mi? TS'nin basarisinda yabancilarin katkisi nedir?

Benim sahsi fikrim soyle: Bir takimin 6-8 tane kendi duzeyine gore birinci sinif iskelet bir kadrosu olur, gerisi taktik oyunculardan olusur ve teknik direktorun mac tercihine gore oynar ya da oynamaz. 6+2 yabanci kisitlamasi varsa su sekilde bir dagilim olur: 4 (birinci sinif yabanci) + 4 (taktik oyuncusu) veya 5 (birinci sinif yabanci) + 3 (taktik oyuncusu). Yerliler icin 1-4 birinci sinif oyuncu, gerisi taktik oyuncudur. Kombinasyonun nasil olacagi kadronun geri kalani ile ilgili.

Bu takimda henuz birinci sinif bir Turk oyuncusu var mi, bence yok? Soyle dersen bulmakta zorlanirsin, su anda bir iki aday var, en yakinlar Cenk ve Ersan. Ben Cenk'i daha onde goruyorum, Ersan ile ilgili suphelerim var. O yuzden Schuster'in oyuncu gelisimine katki koymasi lazim. Yoksa bu is olmaz. 18 tane yabanciyi henuz oynatamiyorsun. Bu takimin "yabanci kalitesi degil yerli kalitesinde" sorun var. Q7-Bobo-Guti-Ernst hangi takimda boyle bir dortlu var? Yerlilere bakiyorsun, bulamiyorsun. Ernst'i taktik kadroya alsan, Uzulmez birinci sinif oyuncu olarak karsina cikiyor.

Revizyon yapilmali ama yavas yavas, ozumsenerek. Mesela Bobo'yla sozlesme yenile, Fernandes'i hadi kiralik aldin, bir de bulabiliyorsan Q7'nin tersine uzak forvet al, isi bitir, o da yerli olmak zorunda. Yabanci uzak forvet bile alman anlamli degil, hangi yabanciyi oynatacaksin? Fernandes yerine de Hamit gibi bir tercih yapman cok daha mantikli olurdu, sene sonu ayrilacak belli, Bayern onu dusuk bir bonservise birakir. Dedigim gibi bir yabanci orta saha oyuncusu cok da mantiksiz olmaz ama birinci oncelik degil, diger seyler yapilirsa ekstra olarka dusunulebilir.

M.A.F dedi ki...

Herşey bitti mi? Havlu attık mı?

Cartalete dedi ki...

Bence bitmedi, bugün Trabzon kazanırsa şampiyonluk zorlaşır. Ama 2.lik şampiyonluk kadar önemlidir bence. Bu sene alınan puanlarla play-offlarda seri başı da olacak Beşiktaş muhtemelen, CL'ye kapak atılır.

2.'likteki rakipler Bursa ve Fenerbahçe. Fenerbahçe kazansa bile 6 puan oluyor. İnönü'de maç var, daha çok su akar bu dereden.

Simao'ya para verip devre arası almak anlamsız. Çünkü Avrupa Ligi'nde de oynatılamayacak. Sırf yarım sezon Türkiye'de oynatmak için bonservis verilmemeli.

Ancak sene sonu için, bedelsiz el sıkışılırsa bence o kadar da anlamsız transfer değil. Simao çok iyi bir oyuncu, gerekli zamanda taktiksel olarak Quaresma'yla paylaşırlar kenarları. Gerekli zamanda birbirinin alternatifi olurlar.

Şuan gayet atıl adamlara maaş ödüyoruz. Onun yerine bedelsiz bir Simao'yu, 2 milyon Euro'ya falan bağlamak bence akıllı iş olur gelecek yıl için.

isaac newton dedi ki...

gelecek yıla bırakılırsa portekize dönme ihtimali doğabilir. benfica tekrar almak isteyecektir simao'yu.

bence bu yıl için de almak mantıksız olmaz kısa vadede zarar edilsede. kadro kalitesi arttıkça ikinci olma sansımızda artacaktır. böylelikle CLye gitme sansımız dolayısıyla da ordan gelecek yüklü bir gelir olacak. yani şimdi vereceğimiz 2 milyon gelecek yıl 10milyondan fazla bir miktara dönüşebilir.

Adsız dedi ki...

Simao nun gelişi avrupa liginde oynamasa bile avrupa ligine katkı sağlar.Ligde q7 oynadığında takım o tarafa çok yükleniyor.Bu hem rakip için kolay önlem alınabilir bir durum hemde quaresmaya gerektiğinden fazla yük biniyor.Simaonun gelişi ile iki kanatında etkili olabilmesi, ikisininde süpriz zamanlarda skora etki edebilmesi lig maçlarını daha rahat kazanmamızı sağlar.Böylelikle Avrupaya hem daha moralli hemde quaresma,guti gibi oyuncuların daha dinç çıkmasını sağlayabiliriz.Hem bu şekilde takım daha dengeli olur ve bence bir takımın kadro yapılanmasındaki en önemli kısım oyuncu kalitesindeki dengedir.

Adsız dedi ki...

Birde Schuster rotasyondan dolayı oldukça eleştirildi.Eğer Fernandes ve Simao gelirse rotasyonun aslında ne kadar önemli olduğunu hepimiz görürüz.Bence bu iki oyuncu hem quaresmanın hem de erns-aurelio-necip üçlüsünün performansını arttırır hemde bobonun kanatlara boş yere indiği pozisyonları minimuma indirir.Böylece bobo gol bölgesinde daha çok bulunabilir.

Cartalete dedi ki...

Eğer sembolik bir bonservis verilecekse, ikiniz de haklısınız newton ve adsız.

Beşiktaş zaten, a takımının kalitesi yüzünden zirveden uzak kalmadı; alternatifsizlikten buralara geldi. Quaresma'dan başka ezber bozacak bir kenar oyuncusu daha yok.

tannhauser dedi ki...

ikinci yarı erhan güven oyuna girdiğinde bir an olsun inancımı yitirdim. erhan güven şu anda beşiktaş formasını giyen açık ara en anlamsız oyuncu. tek tek düşündüğünüzde "şu adamın şu yönü kötü, bu yönü kötü ama..." diyebiliyorsunuz. erhan güven'in sonuna koyabileceğiniz bir "ama" yok. savunmada birebir oynarsa adam kaçırıyor, alan savunması yaparsa poziyon hatası. hücuma çıkarsa top süremiyor, doğru adama pas veremiyor. bir mucize olur da doğru adamı bulursa öyle bir pas atıyor ki pozisyonu öldürüyor. hırsı yok. böyle devam eder. yine de benim için mantığın olmadığı bir alan beşiktaş. sonuçta siyah beyaz formalar sahada. maç başlayınca tekrar inanıyorum. son dakikalarda bile efsane geri dönüşleri filan düşünüyorum. ikinci yarıda sadece bir kez mantıklı düşündüm. dakika 75 filandı sanırım. "bu takımı bu maçta kim kurtaracak?" sorusuna iki cevap uydurabildim. ya "hilbert'ten insan üstü bir performans" ya da "ersan'ın hücuma kalktıkları anlarda gerçekleşecek ufak çaplı bir iki mucize"... yine de inanmaya devam ettim.

bu maça kadar şampiyonluğa ihtimal verecek kadar saf bir taraftarım işte... bundan sonra sene başındaki oyunumuza tekrar görmek için izleyeceğim maçları. önde basan topla oynayan bir beşiktaş'ı izlemek için yıllardır bekliyorum. şampiyonluk kaybedilmiş (işin aslı trabzon'da kaybedildi şampiyonluk ya neyse). bu saatten sonra ikincilik için çaba göstereceğiz, onu bari başı dik yapalım.

sahaya beşiktaş formalı on bir tane maymun da çıksa hayat beşiktaş...

albayrak dedi ki...

Rüştü Reçber, Erhan Güven, Zapatocny, Ferrari, Fink, Yusuf,
Tabata, Holosko, Nobre, Fatih...Bu oyuncuların hepsine Türkiye Liginden taliplerin çıkacağına hemfikiriz galiba. Bjk takımı bu oyunculara maaş olarak toplam 13 milyon Euro ödüyor yıllık olarak. Tahminim 4-5 milyon arası da bir bonservis geliri de elde edecektir BJK bu oyuncuların satışından. BJK'ın devre arası ve sene sonu kadrosuna katacağı 4 oyuncunun (stoper, ortasaha, sağ açık ve santrafor)alacakları yıllık ücret 13 milyonu geçmezse finansal olarak bir gerileme söz konusu olmayacak. Bu operasyon yapılabilirse finansal pozisyon kötüye gitmeyeceği gibi kadro kalitesi cok artacak, kadro şişkinliğinin azalmasıyla gençlerin de önü açılacaktır. 4 oyuncu yabancı olsa dahi 10 yabancı hakkı ihlal edilmeyecektir.Burada önemli olan bu operasyonu sağlıklı bir şekilde gerçekleştirebilmektir. Yani takımın yapısına,Schuster'in sistemine uygun 4 oyuncuyu kadro kadroya katabilmek; bu arada da eldeki oyuncuları en karlı bir şekilde devre arasından itibaren elden çıkarabilmektir. Eğer siz Fernandesi alıp Tabatayı yollamaz, Almeidayı alıp Nobre ve Fatihi yollamaz, Simaoyu alıp Holoskoyu elden çıkartmazsanız şampiyon olup olmadığınız önemi kalmaz. Çünkü zaten batmışsınızdır. Şampiyonlar ligi gelirleri dahi bütçe açığınızı kapatmaz, ilave olarak kadro şişkinliği elinizdeki gençlerin önünü kapatacağı için bu değerlerinizi de kaybedersiniz. Şu an için umudum Simao, Almeida, Fernandes gibi bana göre doğru oyuncuların alınacağına dair haberler(tabii maliyetleri de önemli).Hemen hemen Yusuf,Fatih, Fink, Ferrarinin yollanacağının kesinleştiğini bir ortamda ,3 yabancı almak için 10 yabancı hakkını delmemek için Holosko, Zapo ve Tabata'dan ikisinin yollanmasının şart olduğu düşünülürse hemen hemen revizyonun önemli bir kısmı yapılmış olur. Sene sonu Rüştü, Nobre, Erhan ve tahmini Holosko yerine bir de stoper katılırsa tahminim söyle bir kadro bizi bekleyecektir...

------------Almeida----------------
------------(Bobo)-----------------
Q7----------------------------Simao
(Ali Küçik)-----------------(Nihat)
------Fernandes--------Guti---------------(Necip)--------(Onur)-------
----------------Ernst--------------
---------------(Aurelio)-----------
İbo------Sivok--------DC----Hilbert
(İso)---(Ersan)-----(Tor)- (Rıdvan)
---------------Cenk-----------------------------(Hakan)---------------

borasahin dedi ki...

Beyler,

Futbolda buyuk konusmamak lazim ama sampiyonluga havlu atilmistir, acik ve net bir sekilde ortada, hele ikinci yarinin basinda TS'da herhangi bir sikinti gorunmezse %99 bitmis demektir.

Ikincilige gelirsek, o da su iki maca ve daha dogrusu Bursa'nin tarafsiz sahalarda ne yapacagina bagli. SL'i de bitti, son iki mactan 6 puan alir ve Volkan, Sercan problemlerini cozerlerse ikinci yari Bursa'dan cikis bekliyorum, goruntuye gore sampiyonluk icin TS ile cekisecekler, ikinciligin en buyuk adayi olarak gorunuyorlar.

Antep'i yenebileceginizin garantisi var mi? Mac net sekilde ortada hatta Antep'in sansi daha bile fazla olabilir, dolayisiyla Bursa ilk yariyi 10 puan farkla kapatirsa ikincilik de yatar. (TS ile 15 puan olabilir)

Dusunun Kayseri'inin Cangele'si olsaydi su an icin ikincilik sansini bile konusamiyor olabilirdik.

Schuster kalite de sorun var diyor ama bu takimin kalitesi soyledigi kadar dusuk degil, bence kendisinde sorun var. Yonetim de Schuster ile ayni fikirde ki, kalite sorunu, 18 tane yabanci oynatabilecegini dusunup transfere baslamislar. Bindik bir alamete gidiyoruz kiyamete durumu var!

Eger Schuster bu kadar transferden sonra ikinci yarida isik vermeyen ya da kazanmayi basaramayan bir takim yaratirsa yonetim bazinda isi zor olabilir.

Simao-Q7-Almeida'dan verim bekleyenler Euro 2004 Portekiz'e baksinlar. Simao-Figo-Postiga arkalarinda da Deco-Maniche-Costinha oynardi, onlarin arkasinda da Miguel-Andrade-Carvalho-Valente oynardi. On alanda disjointed bir havalari vardi; cunku Simao ve Figo birbirlerini tamamlayan yapida oyuncular degiller ve olamazlar da, ne zaman ki Ronaldo girer isler o zaman biraz daha degisirdi, ama tabii o zamanlar 19 yasinda oldugundan bugunki gibi etkili degildi.

Transferlere artik anlam vermekten vazgectim; cunku hicbir maddi dayanagi kalmadi, artik ne cikacak ona bakmak lazim :)

Adsız dedi ki...

BJK Nevzat Demir Tesisleri’nde ilk yarısı 0-0 sona eren mücadelede siyah-beyazlılarımızın tek golünü 85. dakika KADİR ARI attı.
A2 deki yeni yapılanma başlıyor galiba.Sene başından beri oldukça iyi giden u-18 takımımız yavaş yavaş a2 ye geçiyor.Üstelik bu çocukaların çoğu 94 lü yani normalde u-17 takımında oynamaları gerekiyor.Muhammed Demircide a2 idmanına çağırılmış.Birde kural gereği a2 de oynayan oyuncular alt yaş katagorilerine dönemiyor.Şuan ki u18 takımımızda erkut,furkani,kadir,burak ve cankurt gibi u-16 şampiyonu kadronun yanında biri gurbetçi 4-5 tane bu yıl yapılan transfer var.Bu oyuncular beni ençok heyecanlandıran oyuncular ve giderek a takıma dahada yaklaşıyorlar.
Peki hasan,cumali,atınc gibi 93 lü oyuncular da kiralık mı gidecek.Sizin bu konuda bir bilginiz varmı?

Cartalete dedi ki...

Simao ve Almeida da borsaya bildirilmiş.

Almeida'ya sevindim, bana göre gayet net bir santrafor. Ve bu ligte maç çevirmek için, net santraforlara ihtiyaç oluyor.

Simao'nun masrafına göre değerlendirmemi yapacağım.

Gidenler de; Fink, Ferrar, Tabata olur heralde. Holosko da donar.

Adsız;

Evet, Atınç ve Cumali kiralık verilecekmiş. Ali Kuçik de bunların arasındaydı. Artık bir alt jenarasyon çıkıyor yukarı. Kadir Ari gayet potansiyel bir oyuncu söylenenlere göre, ben henüz izlemedim.

Hasan Türk kalır muhtemelen.

Cartalete dedi ki...

Kesin olmamakla beraber;

İkisinin toplam bonservisine 3.5 milyon Euro verileceği söyleniyor.
Şaka gibi bir rakam.

borasahin dedi ki...

Cartalete,

Bazen seni anlamakta gercekten zorlaniyorum :) Almeida demek Bobo'ya s.ol git demektir. Umarim Bobo FB ya da GS'den birine gider de golleri siraladigi zaman belki Demiroren farkina varir diyecegim ama Tabata transferinden pisman olmayan adamdan birseyler beklemek cokkkk zor!

Bence berbat otesi bir transfer politikasi izlenmesine ragmen ve Schuster'i de bunlara dahil etsem de (suprizden teknik, aralara kacan, hizli bir forvet degil 1.91 boyunda oyuncu cikti!!! Bakalim daha neler cikacak) yine de bekleyecegim, belki bizim goremedigimiz birseyleri goruyorlardir. Hatta psikolojik durumuma bagli olarak yaz transferlerini de bekleyecegim ama hala goruntude birsey yoksa o zaman Schuster de hala buradaysa ki umarim olur saydirmaya baslarim :)


Adsiz dostum,

Bence bu kadar altyapiyi dusunmeye gerek yok, bu oyuncularin 10'da birinin bile kadro yapabilecegini sanmiyorum. Orhan bence akilli cocukmus, zaten oyununu gelistirmek icin yurt disindan bir menejerlik sirketiyle anlasmis, bizim macta oynarsa altyapinin en hazir oyuncusu oldugunu belgeler, eski dost Kurtulus ile...

Bugun yabanciyi serbest biraksalar altyapiyi kapatir bunlar, sus diye tutarlar. Ama gicik FIFA, UEFA ha bire home grown player gibi seyler ortaya atiyor, nereden cikartiyorlar!

Adsız dedi ki...

mustafa abi yeni bir kadro kur görelim,ben çok uğraştım türkiye ligi için illa erns ve hilbert kadro dışı kalıyor.el at bakalım şu işe :)

Cartalete dedi ki...

Bora;

Bobo olayı farklı tabi.

ZAten yıllardır yol vermeye zemin arıyorlar. Bi sakatlandı, hemen rapor çıkartırlar "bu adam 1 sene oynayamaz" diye, yok pahasına kaybederiz.

Bence Almeida'ya rağmen Bobo kalmalı. Ancak Bobo üst üste oynayınca sıkıntı yaşıyordu. Bonservisine fazla bayınılmamış bir Almeida transferine hayır diyemem, Bobo'nun kalması şartıyla.

Ancak Bobo giderse, yine tek bir santraforun üzerine kalacak işler. Almeida da o kadar istikrarlı bir oyuncu değil bildiğim kadarıyla.

Cartalete dedi ki...

Hilbert'i kesmem, onu söyliyim :)

Fernandes - Ernst ve Simao - Quaresma'yı dönüşümlü oynatırım ben olsam.

Hilbert Sivok Ersan İsmail
Guti Aurelio Fernandes (Ernst)
Nobre Almeida Quaresma (Simao)

Bu kadroda Sivok'un yerine maçına göre Toraman'ı sokar, Simao'yu koyar. Ya da sağbekte Ekrem veya Oğuz oynar (Oğuz devre arası kampına katılacak)

Juventus son maçlarda; skoru getirmek için 4-2-4 gibi bir düzeneğe geçiyordu.

..........Del Piero
Krasic...Iaquinta...Pepe

gibi

...........Guti
Simao..Almeida...Quaremsa

Şu tarz bir hücum hattına zor dayanılır bu ligte. Ama arkası nasıl şekillenir bilmem :) En uygunu Fernandes ve Necip bence savaşmak bakımından. Toraman da Hilbert'in yerine beke geçince yerli statüsü dengeleniyor.

Eskişehir maçında, takımın sağ stoperi, sağ bekinden daha teknikti. Ama hala Toraman bekte denenmiyor, belki Sivok'un dönüşüyle o da olur.

Ben de işin içinden çıkamadım itiraf ediyorum :)

Neyse UEFA'daki takımım belli en azından.

Cenk
Hilbert Sivok Ersan İsmail
Guti Aurelio Ernst
Fernandes Almeida Quaresma

Fernandes sahte 7 burada...

borasahin dedi ki...

Cartalete,

Almeida'yi zerre tanimiyorum, tanimakta istemezdim ama Besiktas'a geliyorsa mecbur kalacagiz...

Zaten bu transferle Bobo'yu yok pahasina kaybettin, sakatliga filan gerek yok. Adama s.ol git dedin, bonservisi sezon sonunda bitiyor, simdi niye sozlesme yapsin ki? Ben Bobo'nun yerinde olsam yapmam, duruma bakarim, elimi sallasam ellisi durumu, yonetim sozlesme yapmadim diye oynatmazsa beklerim...

Insan kaynaklari yonetimi diye birsey vardir. Diyelim sen bir sirkette mudursun, ayni gorev alaninda at kosturan ikinci bir mudur olur mu, ister misin? :) Bobo ve Almeida ayni takimda olmaz. Tevez varken Drogba'yi transfer etmek gibi birseydir. Iste en yakin ornek City. Adebayor gelmeden once neydi, simdi ne? Jo, Cruz hepsi ortada. City yonetiminden hic farklari yok.

Bu transfer tamamen Bobo'ya goz dagi vermek icin yapilmistir, alternatif yaratmak icin filan degil.

Bobo tek kalsin demiyorum, yedegine birinin bulunmasi lazim. Nobre'nin katkisi yaninda aldigi para ile Bobo'nunki saka gibi.

Bir Besiktas'li durusu varsa onu simgeleyen Bobo, Feyyaz kadar olmaz tabii ama bana onu hatirlatiyor, 20 sene sonra gelen mirascisi gibi...

Bu arada Bobo'nun kalacagini hic sanmiyorum ama gitmeden once bir ders vereyim derse Almeida'dan daha iyi performans vereceginden de suphem yok.

Adsiz,

Cok ugrasirsin, bosu bosuna kadro yapma.

Cartalete dedi ki...

Sağlam bir Bobo varken, üzerinde veya dengi bir yabancı santrafor transferi yapılsa dediğin de haklısın da; Bobo da sakat be abi..
ve durumu hakikaten net belli değil. Sezonu kapama ihtimali var. Söylenenler doğruysa tabi..

Bu durumda santrafor transferi yapılmazsa, bu son haftalardaki filmi ikinci yarı boyunca izleriz.

O nedenle, sözleşmesi bittiği için makul bir bonservis fiyatıyla bitirilmiş Almeida transferini ben olumlu buluyorum.

Ancak o kadar ıskarta adam varken, kalkıp Bobo'yu silmek çok büyük hata olur. Üstelik yerli olma ihtimali de varken.

Bobo'yu göndermek her şekilde yanlış, Almeida transferi doğru ama bana göre.

borasahin dedi ki...

Peki hic iyilesmeyecek mi? Geldiginde ne olacak? Yarim sezonluguna mi Almeida geliyor? O zaman insan kaynaklari yonetimini nasil yapmayi dusunuyorsun?

Eger illa birini ariyorsan, yarim sezon icin TR'den Bobo yerine bir alternatif bulabilirsin. O parayi da cebine kor, yarin bir gun daha gerekli bir yere aktarirsin.

Taktiksel sebepleri gectim, bari bu transfer isini ilk yari bitince netlestir. Ligi Bursa'nin 10 puan gerisinde bitirirsen ikincilik bile cok zor, hayal gibi. UEFA desen 3 oyuncuyu birden oynatamiyorsun galiba, hatta 1 ya da 2'si oynayabiliyor, anlamsiz...

Adsız dedi ki...

rıdvan toraman ersan ismail
Fernandes Guti Ernst
Quaresma Almeida simao

buna ne dersiniz ? :)altı kaval üstü şeşhane :D

ama sanırım bu kadrolar hiç kurulamayacak gibi sakatlıklardan dolayı.yani hiç bi zaman hepsi birden sağlam kalamayacakmış gibi geliyo bana.

Cartalete dedi ki...

Bütün kelle adamları kullanacağım dersen, bence tek çare Toraman'ı sağbek yapmak ve Ernst'i kesmek :)

Toraman Sivok Ersan İsmail
....Fernandes..Necip
Simao.....Guti....Quaresma
..........Almeida

Fernandes ve Necip ikili oynayacaklar, mesafe geniş olduğundan Aurelio'ya nazaran daha uygun buluyorum ligde.
Bu takım kolayca 4-2-4'e döner. Çok efektif bir takım olur diye düşünüyorum.

Ama bu transferlerin asıl anlamı, iyi adam yönetimi yapılırsa kadronun genişlemesi adına olacak.

Quaresma bütün yarı boyunca kritik dönemeçlerde yoktu, Simao sene başında elde olsa iş buraya gelmezdi.

Bora;

Aslında ben de "potansiyel bir genç santrafor" istiyordum alternatif olarak, Bobo modeli... Çünkü bakınca yerli santraforlar arasında direk sonuç verecek biri yok gibi.

Ancak bizim yönetimden öyle başarılı bir transfer beklemiyordum, geleceği olan bir oyuncuyu 2-3'e bağlamak gibi. Bobo da kazara oldu zaten.
O yüzden eğrisi doğrusu misali, Almeida gibi bir oyuncuyu kabul edilir maliyetle almak da birşeydir.

Adsız dedi ki...

daha önce de yazdım bu ara trasferleri kesinlikle yanlış buluyorum...Almeida nın bobo dan daha iyi olduğunu düşünmüyorum..yönetim bobo yu göndermek için adım attı..Yabancı sınırlamasını unutup trasfer yapmak büyük hata..üstelik simao gibi hem yaşlı hem de querasmanın mevkinde oynayan bir adam almak akıl karı değil...Bir tek, o da kiralık olduğu ve potansiyeli olduğunu düşüncesiyle fernandez olabilirdi..O da ciddi bir sakatlık riskini göze almak demek...Eldeki yabancıları satmak için üzerine para verecek bir klup intihar ediyor demektir...Demirören klubü mali olarak bitirip el koymayı planlıyor bence...Bu herşeyden önemli...Yazık oluyor..siyah beyaz ölüm yaşam

borasahin dedi ki...

Iyi oyuncu geldi, ohh ne guzel demek veya onu anlamlandirmaya calismak benim tarzim degil, transfer ihtiyaca gore yapilir, yoksa ben de sol bek pozisyonuna Coentrao ya da Fucile'yi istiyorum, aslinda acil ihtiyacta sayilir, yonetim beni de duyar mi acaba, onlar da Portekiz'den, yabanci memleket degil, su Jorge Mendes mi nedir, gestitude diye bir sirketi varmis sanirim, Mourinho filan da bagli diyollar, ayrica Porto'nun futbolcularinin haklarini aliyormus galiba, oraya bi bagli olsalar, belki olur da ama tabii yonetim bize kariyeri dususte oyuncu lazim derse bilinmez :)

Yonetimin transfer politikasi benim acimdan berbat gorunuyor, ama su an itibariyle dar cercevede anlamlandirmaktan vazgectim, yoksa gelen oyuncularin kotulugunu isteyecegiz yahu, biraz daha genis capli dusunmeye karar verdim, sonuclarindan haberdar ederim :)

Bu arada bu transferler yarim sezon ya da 1 yil sonra iyi cikmazsa, onay veren arkadaslarin eger o zamana kadar yasar da burada olursak hatirlarini sorariz. Bakalim yazin kac yabanci gelip gidecek...

Cartalete dedi ki...

Benim de tarzım değil, oh ne güzel gibi de bir tavrım yok :) Ama anlamdırmaya çalıştırmasak ne olacak ki? Sinir olduğumuzla kalacağız.

Bir mantık yürütüp, bu yönetimin o mantığa uyacağını beklemek insanı mutsuzlaştırıyor. Kendimden biliyorum.

O yüzden ben bıraktım artık akıllı hamleleri, kendimce bişey öneririm; genelde farklı bir plan çıkar karşıma. Gerçek olan odur, onun üzerinde konuşurum. Yine de heyecanla beklerim "bakalım ne olacak?" diye. Şuan durumum bu. Olumlu tarafından bakıp, anlam yüklüyorum. Yapılanları doğru gibi göstermeye çalışmıyorum.

Adsız dedi ki...

trasfer yapıyorsunuz ve bunların sadece biri avrupa da oynayabilecek..üstelik şampiyonluk şansı çok azalmışken... üstelik içeride yabancı sınırlaması varken...üstelik yabancı kontenjanınız taşarken..ne denir böylesi durumlarda...komik mi trajikomik mi? siyah beyaz ölüm yaşam

julian-kerem dedi ki...

Cok guzel tartisma donmus. An itibariyle bu uc transfer kesinlesti gibi. Ayrica Simao Avrupa'da kesin olarak yok. Diger ikisinden de birini tercih etmek gerekiyor. Yani ki bu transferler sadece Turkiye'de basarili olup Sampiyonlar Ligi'ne kalmak, ve onumuzdeki sene icin takim kurmak bazinda yapildi. Bu durumda Fink, Zapo, Ferrari, Tabata, Holosko ya Ocak'ta ya sene sonunda yolcu. Tekke, Erhan, Ekrem, Yusuf da ayni sekilde.
Bobo icinse Bora Sahin erken konusuyor olabilir. Bobo'nun tabii ki talibi cikar ama ona 2 milyon euro veren olur mu bilmiyorum. Hatirlarsan onceki yaz Lugano elinde bonservisiyle 2 ay gezdi dondu geldi imzaladi. Figer'e karsi yapilacak baska bir sey yok. Besiktas'tan hava parasi istedigine eminim. Yonetim de elini kolunu baglamamak icin santrofor aldi. Ustelik Bobo tum iyi ozelliklerine ragmen takim islemediginde kolay gol atan forvet degil. Belki Almeida derman olur. Bana kalsa Emenike'yi isterdim. Genc, golcu, ayagina hakim, son vurulari iyi, hizli, sert, hersey var. Ama istesen Karabuk dunyalari ister, yurt disindan getirmek daha makul finansal acidan. Besiktas cok ciddi bir temizlige girismeli kadroda. Arkasindan da mutlaka Turk oyuncu kalitesi artirilmali. Cunku bir arkadasin da yazdigi gibi takim onde 6 kaliteli yabanci, geride 5 kazma Turk'e dogru ilerliyor.

ederlezi12 dedi ki...

Ben de genelde eleştiririm yöntii.AMa bu bir zaman sonra eleştiren kişi için -en azından benim için - can sıkıcı bir hal alıyor . Sosyal hayatımızda da böyledir . Beklentimiz dışında gelişen olaylara ter -negatif tepkiler genelde veririz . Ben de artık yei gelişmeleri , hamleleri olumlu yönde anlamlandırmaya , yorumlamaya çalışıyorum .

Yeni transferlerden 1 i UEFA da oynayabilecekmiş . İşin can sıkıı tarafı bu ama gelecek senelerde de bu oyuncular oynayacak sonuçta.

Bukan dedi ki...

İnsanları anlamak güç bu klüp öyle yabancılar gördü ki takımda oynamadan yollandı.Takımda maça etki eden 3 adam var Guti Queresma Bobo bu adamlardan ikisi sakat birinin ise yaşı malum. Peki bu sene bitti diye çöpe mi atılacak. Gelen adamlardan 2 tanesinin yaşı 24 26 diğeri ise 31 yaşında nerden baksan 2 3 sene rahat oynar. Ve Beşiktaş takım olmak istiyorsa bir an önce olmalı ondan sonra yok sistem oturmadı yok uyum süreci diyoruz. Bu 6 ay içinde bu adamlar uyum sağlarsa gelecek sene başından itibaren oturmuş bir takım olacak. Genç yeteneklere gelince de Türkiye'de bu alt yapısız sistemde oyuncu yetişmesi çok zor. Çünkü alt yapıda gerekli taktik teknik bilgi verilmiyor ki. Ayrıca 1 sene önce minibüse binip bir sene sonra Ferrari'ye binen 20 yaşındaki 10 futbolcudan 9 sapıtıyor :) O yüzden yabancı transferi şart zaten sakatlık ceza derken 6 değil 10 yabancı bile yetmiyor nerde ise. Yerlilerde ise düşünün Sercan Volkan Şen fiyatına takım kuruluyor. Yerli kalitesi dersek te İsmail Köybaşı Rıdvan Necip Onur Aurelio Üzülmez Toraman Ekrem Cenk Ersan olmak üzere bayağı oyuncu var şanssızlığımız sakatlıklar bugün Rıdvan veya Ekrem bunların yanına gönderilmese idi Serdar Kurtuluş Erkan Zengin ile olayı rahatça döndürebilirdik.

Adsız dedi ki...

Peki yeni transferlerden biri oynayabilecek derken, kadroda sadece bir değişiklik yapabileceğimiz anlamına mı geliyor bu? Onur yine mi yok Avrupa Liginde?

Cartalete dedi ki...

Onur yine olmaz, normalde 3 değişiklik hakkı var diye biliyorum ben. 1'e düştü diye iddia ediliyor, araştırmadım.
Ama her ihtimalde Onur'un kadroya dahil edilmesi güç.