Ufukta Almeida Göründü…

Aslında üzerine maç yazısı da, analiz de yapılmayacak bir karşılaşma oldu. Ve korkarım ki bu maçların sayısı artarak devam edecek, özellikle de deplasmanlarda… Hedefsiz kalınınca durum böyle oluyor işte; yine bir İnönü maçında seyirci gazıyla ağza bal çalınır, sonra yine bol bol puan dağıtılır Anadolu sermayesine.

Maçtan 15 dakika evvel Gaziantep son saniye golüyle yenilmişti; aslında o kadar da hedefsiz maç değildi bu. Kazanılsa 4. ile puan farkı 4’e inecek, lig sıralaması açısından da Avrupa Ligi şansı sürecek, haliyle kupa olmazsa olmaz durumuna gelmeyecekti. Ama artık öyle; öncesinde yabancı stoperlerin toptan yalan olduğu Antep kupa maçı “dönülmez akşamın ufku” durumundadır artık. Artık bu kadronun, elde kalan ve çok da cazip gözüken tek kupayı da alamadan sezonu sonlandırması ayıp olur zaten…Çıkan 11, isim olarak idealdi. Sahadaki görüntü bir taktik ürünümüydü, yoksa genel olarak boş vermişlikten mi kaynaklandı bilemiyorum ama; Toraman’la Almeida arası, minibüs tarifelerinde “indi-bindi” olarak yer alırdı yani… Ne Portekiz Çetesi geri koşup alan savunması yapıyordu, ne de savunma 4’lüsü öne çıkıp takımı ileri itiyordu… İkisi birden olmayınca ortada önemli bir boşluk oldu. Orta sahadaki 3’lüden ise kimi yorgun, temposuz; kiminin maç pek umurunda değil; kimi ise bir önceki maçın adamlarından biri olmanın kredisini yiyordu.

En azından dönen topları rakibe yedirmeyip, tekrar takımına atak şansı tanıyan Necip de olmayınca; ortaya tamamen “yalan bir futbol” çıkmış oldu. Pozisyon verilmesine verilmiyordu; zaten Sivasspor da aynı model oynuyordu. Ancak Beşiktaş’ın gol bulma şansı; ya uzun topların ufukta gözüken Almeida’yı bulmasıyla doğacaktı, ya da Quaresma ve Simao’nun bireysel olarak yapacakları driplinglerle…Bunlardan birinde Quaresma savunmayı gafil anında yakaladı, Almeida’ya güzel bıraktı fakat kaçtı… Zaten ceza sahasına yapılan ortalarda; top daha ayaktan çıkmadan Sedat Bayrak Almeida’yı bir şekilde ortadan kaldırıyordu. Simao desen, adamın çekilen formasını biz ekran başından görüyorduk; 3 metre önündeki Bünyamin Gezer görmüyordu falan… Daha sonra Sivok’un Cihan’a sadece “dokunan” eli radara yakalanınca, işler tamamen zorlaşıyordu… Ve sonuç kaçınılmaz oldu.

Manasız, anlamsız bir maç daha sadece kaybedilerek son buldu. Şimdi buradan “e bari bir iki genç oyuncu göreydik?” desek, onlara Messi muamelesi yapıyor gibi gözüküyorum anladığım kadarıyla… Şimdi Aurelio’nun bölgesinde Furkan’ı, Ekrem’in 45 dakikada bir sefer düzenlediği kanatta Oğuz’u, solda Hasan Türk’ü akarken görsek fena mı olurdu? Sonuç bundan kötü olmazdı, belki gelecek planlarında düşünülecek bir iki isim cebe konurdu ama… Şimdi elde avuçta yine aynı tartışma, heyecansızlık ve sonuç var.

35 yorum:

Gurbet Kartalı dedi ki...

Toramanın yerine Atınç olsaydı mesela, Hiç olmazsa kornerlerde hava üstünlügü bizde olmazmıydı? 60. dakika falan 10 kornerimiz vardı ve bu kornelrden sadece sivokun üstten dısarı giden bir poziyonunu hatırlıyorum ben o kadar... Acaba bosvermislik, sadece oyunculardamı yoksa tayfur hocayadami sadece kupayi alin gerisi önemli degil denmis?

Cartalete dedi ki...

Şimdi bakıyorum da herkes Atınç'ı Cenk Tosun'un karşısına yazıyor... Atınç'lık maç bu maçtı; hem önem hem de rakip açısından. Sadece uzun top oynadı Sivas.

Hem çok şey farketmezdi, hem de Sivok Antep'e saklanırdı. Yanlış planlama.

rivaldo dedi ki...

Her maç farklı defolarımız ortaya çıkıyor aslında.Bunları iyi analiz edip düzenlemek gerek sezon sonuna kadar.

Bence en önemli sorun kadro uyumsuzluğu.Daha doğrusu oyun tarzı ile kadronun uyumsuzluğu.Dün oyunu kanatlara indirmeye çalıştık mesela.Sürekli yan toplarla atak yaptık.Fakat yan topların etkili olabilmesi için Santrafor dışında kanat forvetin ve iki ortasahanın cezasahasına girmesi gerek.Dün Almeida çoğunlukla tek başınaydı, hatta o da kanatlara çıktığında boş cezasahasına yapılan ortayı bile gördük dün.(Bir neymar değilki kendi ortasına gol atsın)

Aynı şekilde dönen top olayını aurelio ve fernandes necip kadar yapamıyor.Eğer bu sistemde oynayacaksak Necipin görevini necibe yakın yapabilecek bir alternatif olmalı.Birde tabi bariz bir şekilde görülen uzak forvet olayı var.Simao biraz daha yakın ancak yeteri kadar iyi değil bu konuda.İki kanat birbirini tamamlayıcı olmayınca hücumlarda ciddi kopukluk yaşanıyor.

Fernandesi ben beğenmyorum.Bu gbb maçında da böyleydi.Teknik, güçlü ancak çok hantal.Koşmaz, uursamaz bir havası var.Bu tip oyuncuları ben genel oarak beğenmiyorum zaten.Almeida da bize uygun bir oyuncu değil.Almeida skorer kanat ve forvet arkası oyuncularına sahip bir takım için ideal fakat gol yükünün santraforda olduğu bir takım için vasat bir oyuncu.Birde boyuna rağmen hava toplarında topa sıçramak yerine kendini yere atıyor sürekli.Faul almaya çalışıyor.Biraz kendine güvensiz sanki.

Tayfur hocanın yerinde bende olsam, elime fırsat geçmişken sezon sonuna kadar genç oyuncuları oynatıp risk almak yerine sürekli ideal 11 ile başarılı olup seneyede kalmak isterdim.Yönetimin bu konuda bir talebi olmadıkça tayfur hocanın genç oyuncuları deneyeceğine inanmıyorum.Ama dediğim gibi bu konuda eleştiremem hocayı.Gerçi geçen yıl fener maçından sonra rıdvan ve necip oynamaya başladığında daha iyi sonuçlar almıştık.

borasahin dedi ki...

Oncelikle Sivas macini seyremedigimi ifade edeyim.

Schuster de o yanlis planlamalardan yeterince yapti Cartalete birader ;-)

Atinc'i Cenk'in karsisina yazmak gercekten riskli, hem de boylesine onemli bir macta, fakat su anda stoper oynayabilecek kim var: Aurelio, Erhan Guven, Necip, Ernst, bir de CV'sinde stoper oynadi yazan Fernandes. Hic biri tam bir stoper sayilmaz. Aurelio Sivas macinin yakaladigim 30 saniyelik ozetin ozetine gore sanirim stopere gecmis, nasil oynadi bilemiyorum ama (goruntuye gore Enaramo'ya eskortluk yapiyordu) zorunluluk Atinc ya da Furkan tercihini getirebilir. Aurelio'nun stoper oyunu bana pek guvenli gelmedi.

Adsız dedi ki...

ben oguzun fizik olarak haazir mi degil mi bilmiyorum ama artik ekremle olmaz defansi cok ama cok kötü. o golde orda yerde yatisini anlamadim hakem foul vermemis sen ne diye orda yatiyorsun?
fernandes de cok riskli oyniyor topu aliyor ve bekliyor 2 kisi gelince zidane gibi dönmeye calisiyor bazen oliyor bazen olmiyor, topu kaybetigi yer de müsait yer degil.
ismaili cok begendim güzel calimlar yapti.
100% futbolda erhan güveni stoper olarak oynatcakmis tayfur hoca diyorlar ayntalyada stoper oynamis diye bana sorarsaniz atinc cenki tutamaz ama furkan olabilir.

---------------Cenk---------------
Hilbert--Toraman--Furkan--Ismail
----------Necip--Ernst----------
Quaresma-----------------Simao
----------------Guti---------------
---------------Bobo------------

ne dersiniz?

Adsız dedi ki...

Bir dün almeidanın kaçırdığı pozisyona bakıyorum, bir de bugün cavaniye.Bizim ne zaman olacak böyle bir golcümüz?

Toprak dedi ki...

Kupa maçında savunmanın göbeğinde bence Aurelio-Toraman ikilisi oynatılacak. Tecrübesi itibariyle.

Ama...

Gençlerden biri oynatılacaksa da bu Atınç değil Furkan olmalıdır bence. Çünkü Antep'in boy ortalaması kısa ve hızlı oyunculardan oluşan bir yapısı var. İnönü'de de daha çok kontratak futbolunu benimseyecekleri için uzun ama daha ağır Atınç'ı kullanmak pek akıllıca olmaz.

Furkan da bu maçta kendini kanıtlarsa seneye kesinlikle kadroda olur. Erhan veya Aurelio yerine ya da 4.stoper olarak bence zaten kalmalı da..

________________Cenk_______________
Hilbert___Furkan___Toraman___İsmail
________Ernst__________Necip_______
___Quaresma_____Guti_______Simao___
______________Almeida______________

borasahin dedi ki...

Devre arasi transferlerinde ne kadar yanlis yapildigi simdi daha net bir sekilde ortaya cikiyor. Halbuki bunu zamaninda "detaylariyla" dile getirmistik, bizi dinleselerdi bugun burada olmazdik ;-)

Bu takim "daha topsuz oyun basarisizligina gelmeden toplu oyundaki uyumsuzlugundan" dolayi Schuster doneminde kaybetmistir. Isim isim bakildiginda ideal kadro su'dur:

Cenk / Rustu; Ibrahim Toraman (sag bek) - Sivok / Ferrari - Ersan, Ismail; Necip - Ernst, Guti / Fernandes; Simao (sol on) - Almedia - Quresma (sag on)

Alternatifler: Ekrem, Aurelio, Nobre, Nihat, Bobo, Hilbert, Erhan Guven

Guti - Fernandes vs. kullanimina bagli olarak orta saha kurgusu biraz degisebilir ama netice itibariyle bu kadrodan uretken bir takim ortaya cikmaz. Yapabilecegi sey orta sahada double pivot kullanarak, savunmada defans hattini orta saha cizgisine cikarmak yerine macina gore ve hatta macin icinde degisebilecek taktiklerle genel anlamda saglam durmak ve bireysel becerilerle atabilecegi bir golun pesine dusmek olur. Evinde seyirci gazi ile daha surekli bir baski uygulamak mumkun. Deplasmanlarda da geride saglam durdugun surece skor anlaminda geriye dusmek acisindan pek sorun yasamazsin. Enisonu yine kisir bir takim olursun. Aslinda Schuster'in Nobre denemesi birbirinden cok kopuk oynayan Simao, Almedia ve Q7 uclusunun yeterince uretken olamadigini kabul etmesinin kanitidir ve bence dogru bir uygulamadir. Nobre dogru isim degildir onu demek istemiyorum, kast ettigim Almedia arkasindaki oyuncunun skor yapmasi gerektigini gormesidir. Sezer'i de onun icin istiyordu sanirim. Schuster'in planlama disinda (topsuz oyunu gectim, toplu oyundaki tercih yanlislari affedilir gibi degil) genel oyun plani, mac ici yorumlari vs. gercekten irrite ediciydi.

Tayfur'a gelirsek Kayseri maci yorumu genel olarak bence dogruydu. Bu takimin direnc noktasi olusturmak anlaminda en kilit oyuncusu su anda Necip. Dolayisiyla o olmayinca ve bir de ustune Sivok kirmizi kart alinca deplasmandaki ve cikistaki bir Sivas maci icin bence 0-0 iyi sonuctu ama olmamis, yine Ekrem'in bolgesinden gol gelmis. Aurelio tercihini elestiriyorum. Niye mesela Furkan oynamaz? Aurelio sene basinda bence dogru bir transferdi fakat zaman icinde Necip'in formaya isinmasi ve kendisinin eski gucunde olmadigi gorulunce terazi Necip yerine degismistir, hatta Aurelio'nun dusen cizgisi onun yerine de bir oyuncunun gerekli oldugu gercegini ortaya cikarmistir. Mesela genc bir oyuncu icin paratoner gorevi gorebilir ayni Necip'e gordugu gibi. Bu bolgeye transfer yapmak yerine eger elde genc oyuncular varsa su anda degerlendirme zamani. Boylelikle transfer gerekli mi gereksiz mi ortaya cikar.

Bu mac icin Atinc'i tercih etmemesi anlasilabilir.

Ayrica bu kadro bu oyuncularla seneye de uretken bir takim olmaz. Sampiyon ya da basarili olamaz demek istemiyorum; eger ideal tertip olarak kalacaksa iyi yedekler alinir ve teknik direktor katkisi alirsa potada olabilir ama direk olarak basari garantisi (son dakikaya kadar potada olmak) vaat etmiyor. Basari garantisi ancak on alandaki bir duzenleme sonucu gelebilir. Simao ve Q7 olacaksa Guti'nin pozisyonuna baska biri lazim. Raul gibi, Van Deer Vart gibi. Ya da kenar pozisyonlardan birine uzak forvet oyununu bilen skor yapabilecek bir oyuncu gerekli.

Yonetim belki on alan icin hicbir transfer de yapmayabilir. Muhammet bir ihtimal onumuzdeki sezonun ikinci yarisindan itibaren Guti'nin pozisyonunu icin farkli birseyler vaat edebilir.

Adsız dedi ki...

@borasahin
Ben ön tarafa bir transfer yapılacağını düşünüyorum.Hatta bence bu transfer guti ye alternatif değilde onun yerine olabilir.Hem ispanyolbasını ciddi anlamda gutinin gideceğini söylüyor, hem de 35 yaşındaki gutiye güvenilmeyeceğinin farkındadır yönetim.

Cartalete dedi ki...

Katılıyorum Bora.

Aslında Fenerbahçe de aynı düzende oynuyor. Dia da Topuz da uzak direk koşusu yapacak isimler değiller. Ancak hücumsal anlamda iki belirgin fark var. Birincisi; Fener'in Beşiktaş'a göre duran toptan gol bulma şansı çok daha fazla.... Mesela, son iki derbide ilk gollerini duran topların sonucunda atıp, kritik 6 puan aldılar.

İkinci fark ise, forvet arkasındaki Alex'in, gol kralı olabilecek kadar golcü konumunda olması... Yani o pozisyondaki Guti'nin 5 golü varken (4'ü penaltı) Fener'de Lugano'nun 6 golü bulunuyor. Bu iki farkı ortaya koyacak en net istatistik budur herhalde.

Alex mi Guti mi tartışması değil sadece bu; sistem ve gerekisimleri. 4-2-3-1 sistemi forvet arkasında Alex'i zorunlu kılıyor.

Ben sene başında Guti analizi yazarken; onu forvet arkasına koymuş fakat sol forvette Delgado'yu yazmıştım. Orta forvette de Nihat vardı... Böylece skor yükünü dağırız diye öngörmüştüm ancak İBB maçı bu iki adamı da moral olarak ıskartaya çıkardı.

Schuster'in de yüzdeli oynayacak golcü arzusu, takımın bu düzeniydi aslında. Guti skorer değildi ama mükemmel bir servisçiydi...

Yapılacak iş belli; bu takım özverili oynasa bile yeterince verimli olamıyor. Guti'yi B Planı'nda düşünmek ve uzak forvetli oyuna geçmek şart görünüyor. Simao ve Quaresma birbirinin yedeği olabilir. Zaten Simao fazlaca maliyetle gelmedi. Quaresma da takımını bol bol yalnız bıraktığını bu sene test ettik... Ancak diğer köşede mutlaka golcü vasıflı bir kanat oyuncusu şart. Beşiktaş alt yapısında U18 takımı, A2'ye göre daha golcü mesela. Burada da en büyük fark; A2'nin kanatlarında net kanat oyuncuları oynarken, U18'in sağında Cihan Şimşek'in olması. Ve diğer tarafta Tevez model bir sol fovet olan Ali İhsan'ın varlığı...

Gerekirse Bobo - Almeida'dan birini uzak forvetle değiştirmek lazım. Yada Guti ben gidiyorum derse onun yerine de uzak forvet alınıp; net 4-3-3'e geçilebilir...

Şimdilik bu kadar:)

rivaldo dedi ki...

@Cartalete

Bence u18 in daha fazla gol atması rakiplerle alakalı:)U18 liginde 10 golün üzerinde fark olan maçlar oluyor.

Ama uzak forvet artık çift santrafor olmayan sistemlerin bir gereği.4-2-3-1 gibi bir sistem şuan için en ideali.Bu sistemde eğer direk kanat oyuncularınız varsa fenerbahçedeki gibi forvet ve 3 lünün ortasındaki oyuncu çekecek(dia ve topuzun 3 golü var toplam) ya da uzak forvete uygun oyuncularla almanya daki gibi eşit dağılacak.Birinci durum için alex gibi, borasahinin dediği gibi van der vaart gibi, kaka gibi oyunculara ihtiyaç var ve bu oyuncular son derece sınırlı sayıda.O yüzden ikinci sistemi tercih etmeliyiz.Bunun içinde simao(quaresma) kanadının tersine fazla teknik olmasına gerek olmayan ideal fizik(boy ve kafa hakimiyeti), gol koşusu ve hıza sahip bir oyuncu yeterli.Hilbertin bir üstü gibi.Mesela sen bahsetmiştin nürnbergdeki schieber.

Ne almeida ne de bobo bu işi yapabilecek oyuncular değil bence.Şuanki takımda bu pozisyona uygun tek oyuncu hilberttir fakat oda orda oldukça vasat.Öyle bir oyuncu hem almeida hem de bobonun performansını arttırır.

Bu arada bank asyayı takip ediyor musunuz? Bu gün erkanı izleme için açtım mersin-rize maçını adem büyük iki gol attı.Sorunlu bir oyuncu ama gol vuruşları çok iyi.Biraz daha takım oyununa uyar ve maç içinde istikrar sağlayabilirse çok büyük potansiyel var gibi.Ben o altaypıdayken pek takip etmiyordum.Siz ne düşünürsünüz?

BJK4EVER dedi ki...

Tabata dururken Delgado nasil gider anlamiyor. Oysa ki senede en az 8-9 gol atabilen, Guti'ye alternatif olabilecek, kanatta da Quaresma'ya alternatif olabilecek iyi bir oyuncu idi. Onlibero oynata oynata onu da koreltti Schuster. Saglam bir Delgado bu takima kulubeden bile cok sey verebilirdi. Aslinda ayni sey Holosko icin bile gecerli.

Cartalete dedi ki...

Rivaldo;

Elbette genel u18 seviyesinin de bunda katkısı var. Ancak U18 takımı, A2'ye nazaran daha bilinçli oynuyor ve sistem olarak tamamen trend 4-3-3. Sonuç bulma bakımından daha verimli.
Mesela seneye Ali İhsan'la Cihan, hatta Emre Çıkra A2'ye yükselirse; bu sezondan daha skorer bir takıma dönülür diye tahmin ediyorum :)

Adsız dedi ki...

Şu adam hakkında ne düşünürsün Cartalete.Sözleşmesi sezon sonunda bitiyor.

http://www.youtube.com/watch?v=YjvNOwsu_1g

Cartalete dedi ki...

Palermo'nun zarar ettiği tek forvet :)

Luca Toni sonrası gelmişti 10 milyon Euro'ya, hem yeterli patlamayı yapamadı hem de dünya futbolunun bu santrafor tipini terketmeye başladığı döneme denk gelmişti.

Tarz olarak Almeida'dan çok farklı oyuncu değil. Kafa toplarında ve son vuruşlarda etkili tipik İtalyan striker. Ama Beşiktaş'ın ihtiyacı bu tip bir oyuncu değil bana göre...

tearkan dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Cartalete dedi ki...

tearkan ;
Son paragraftaki bazı kelimelerin, olayı futbol tartışmasından öte kişisel münakaşaya götürebilir. Ben bu tarz sohbeti sevmiyorum, zamanında forumlardan da bu sebeple uzaklaşmıştım.
Yani "kafan mı güzel" gibi deyimler kullanılmadan da, pekala karşıt görüş sunulabilir. Genellikle "adsız" olarak bu tip yorumlar geliyor ve onaylamıyorum; ancak senin bu yorum sayfalarında tanınan biri olman ve yazının ilk başlarındaki genel analizin işleri değiştirdi.
Bu şekilde tartışma olmasın lütfen, BJK4EVER'ın dan da ricam aynı tarzda karşılık vermemesi...
Delgado olayına gelirsek;
Futbolu profili hakkında net olarak bilgi sahibi olmadığım zaman istatistikler önemlidir benim için. Onun dışında tamamen oyuncunun özelliklerine ve oynatılıp - oynatılmadığı mevkilere göre yorum yaparım.
Delgado'nun iyi bir futbolcu olduğuna inanlardanım ve bunun aksini de düşüneceğimi sanmıyorum :) Çünkü kafamda canlandırdığım bölgede hiç bir zaman oynamadı ve o nedenle hiç bir zaman Delgado'nun yeterli verim vermediği konusunda tatmin olamadım.
Aslında zamanında çok yazdım, artık olmuş bitmiş... Ama kısaca değinecek olursam; Delgado'nun oyuncu profili net bir şekilde ikinci forvet ya da sol forvet gibi bölgelere yatkındı. Asla bir ortasaha değildi... Cezasahasında fırsat yakaladığı zaman çok yüzdeli oynayan (net pozison kaçırdığını hatırlamam) uzaktan iyi şut atan, içe dışa çalım yapabilen ve yine içe hareket edip, etrafındaki oyuncuları pozisyona sokabilen bir oyuncuydu. Tüm bu tanımlar onu 2. forvet veya sol forvet yapar... Ancak Yusuf'un aldığı sol forvet süresinden 1 saniye bile alamadı. Sadece Schuster'e yıkılmaz, Delgado'nun doğru kullanılmayışı; taa Ricardinho transferinden itibaren onun 4-2-2-2'nin sağına koymakla başlar...
Delgado 4-3-3'ün soluda oynasaydı, her sezon 10 golü rahatlıkla geçebilirdi diye düşünüyorum. Bu sezon kadroda kalsa ve Quaresma'nın yokluğunda sol forvette devam etse idi, Beşiktaş zirveden bu denli uzaklaşmazdı ilk yarıda.
Tabi bunlar artık afaki kalıyor. Kağıt üzerinde Delgado'nun bir sezonda 10 golü bulamadığı yazıyor... Ancak dediğim gibi; futbolcu özelliklerini bildiğim biri için bu istatistik yeterince geçerli değil. Di Natale de 3-5-2'nin kanatlarında oynadığı zaman 8-9 gol arası atıyordu koca sezonda. Ne zaman ki Udinese 3-4-3'e geçti ve Di Natale öndeki üçlüde yer aldı; rahatlıkla krallığı oynayan bir oyuncuya dönüverdi... Bu tip örnekler çoğaltılabilir.

Holosko da bu takım içersinde "kenar forvet" tabirine en uygun oyuncuydu. Ancak sakatlık sonrası ayağına vida takılmış, bu onu olumsuz etkiledi. Taraftarla arasının günden güne bozulması, onu sahada gezinen bir hayalete çevirdi. Ancak kendisi, topsuz oyunda bek kademesi alabilecek kadar özverili bir kenar forvetti. Takım oyununa çok yatkındı. Hücumsal olarak biraz toparlasa, takımın değişmezlerinden biri olurdu 4-3-3'de. Çünkü halen elde onun gibi net bir kenar forvet yok...

Veysel dedi ki...

Rivaldo

dunku macın son bolumlerını ızlemıstım baktım 2 gol atmıs Adem Buyuk dedım bı bakım bızden sonra ne yapmıs dıye ve aslında istatistiği ıyı bı oyuncu bank asyada baya gol atmıs bu sezonda mersınde 11 macta 8 gol atmıs aslında istatistik olarak gayet ıyı gecen sezonda bolusporda 27 macta 11 gol atmıs ama Manisasporda sans bulamamıs orası dusundurucu ve bu sezon Manisasporla olan sözlesmesi bitiyor

BJK4EVER dedi ki...

Cartalete zaten Delgado ile ilgili herseyi aciklamis, aynen dusuncelerimi soylemis. Bir ara Ertugrul hoca doneminde 4-2-3-1'de oynuyorduk ve sezona Delgado forvet arkasi olarak baslamisti ve her mac gol-asist yapiyordu. Sonradan yine o sistemden vazgectik ve sacma sapan yerlerde oynadi bu adam. Oysa ki kale onunde etkinligi cok yuksek, top kontrolu ve gol vuruslari teknik olarak iyi ve cok sogukkanli, ki bu gollerini ben Ankaragucu, Hacettepe, Antalya, Bursa maclarinda hatirliyorum. Ayni zamanda en azindan 4-3-3'te sol kanatta oynasa cok rahat adam eksiltip iceri girip kaleye yonebilirdi di, tipki Messi, Robben, Ribery gibi. Cunku bu yonu de var.

Holosko icin de ayni sey gecerli. Uzak forvet rolune Nihat ile birlikte uygun iki oyuncudan biri ve en uygunu hatta ve su ana kadar bazen sac bas yoldurtsa bile her sene 8-9 gol atan bir oyuncuydu.

Seneye ben Holosko'nun tekrar donmesini isterim acikcasi.

borasahin dedi ki...

Hilbert'in uzak forvet oyunuyla ilgili suphelerim var, olumsuz goruslerim daha agir basiyor gibi. Noat Samisa bir iki mac yorumunda kosularindan bahsetmisti ama onun disinda pek goremedik, takim mi rakip mi yoksa kendisinin beceriksizligi mi cok net degil, ayrica bu bolgedeki oyuncunun skor da yapmasi gerekiyor, Hilbert ne kadar uretkenlik sergileyecek, o da bir muamma. Yine de bence Almeida / Bobo arkasi bir Hilbert denemesi fena olmazdi. Iyi bir Holosko'yu tercih ederim. Buca'ya guzel bir gol atmis. Bence onumuzdeki sezon +lardan biri icin dusunulebilir, TR'de piyasasi da var.

Cartalete Fener ile ilgili yorumlarina genel olarak katiliyorum. FB'yi pe takip etmiyorum ama gordugumden anladigim ve de ustune oyuncu tiplerine bakarak kafamda olusturdugum senaryolara gore :) bir anlamda Dunga Brezilya'sina da benzetilebilir. Mehmet Topuz arka direk kosusu yapan ya da topu aldiginda cizgiye inen bir oyuncu degil, onun gorevi topsuz oyunda baski olusturmak, Gokhan'in ileri cikmasini saglamak, ciktiginda da defansif anlamda bir koruma yaratmak. Dia delici olarak gorevi yapiyor. Brezilya'dan farkli olarak FB'nin skor yuku soldan oyuna giren Robinho'dan degil, ortadan oyuna giren Alex'den geliyor. 5 kisi ile hucum edip (Alex, Niang, Dia, Santos ve Gokhan) 5 kisi ile koruyan bir takim dusunulebilir (Emre-Selcuk-Topuz). Bir yanda 4.3.3'e yakinsayabilir, bir yanda 4.3.1.2'ye. O yuzden bence FB'nin oyunu bizim 4.2.3.1'den biraz da olsa farkli. Biz de iki tane ceza sahasina girmeyen kanat oyuncusu var, orta saha karakterleri de yok, gerci Simao Guti'nin pozisyonu icin dusunulebilir ama topsuz oyunda alanini kapatmak disinda birsey beklemek hayalcilik olur. Bizim oyun tarzimiza en benzeyen takimlar seyredebildiklerim icinde Atletico Madrid ve Bayern bence. Atletico'da Simao ve Reyes kenarlarda, ortada Forlan ve Aguero. Guti - Bobo / Almeida ikililerinden cok daha tehditkar ve delici bir ikili. Bayern'de Robben, Ribery kenarlarinin ortasinda Muller ve ismini simdi hatirlamadigim bir forvetleri var.

Eger on alan sabit kalacaksa bu takimin potada olabilmek icin 3 sey yapmasi lazim:
- Defansif organizasyonu mumkun olan en ust duzeye cikarmak, genel strateji ve personel anlaminda
- Yedek kadronun alternatifli ve etkili bir hale getirilmesi. Acilimi; en az 1 tane oyunu skor yonunden etkileyecek bir oyuncu ve defansif direnci arttirmak gerektiginde, mesela cift dortlu hat kurmak, nitelikli personel.
- Ciddi teknik direktor katkisi.

Ancak bunlar olursa potada olabiliriz seklinde bir ongorum var. Bir de Mami onumuzdeki sezonun ikinci yarisinda takima hafiften katki saglayabilirse ihtimal daha da kuvvetlenir.

Yok on alan degisecekse, o zaman sizlerin de belirttigi gibi iki secenek var:

1. Direk Guti'nin pozisyonuna forvet karakterli bir orta saha ya da orta saha karakteri de olan bir ikinci forvet. Mutlaka skorer olmali. Skorerlik baglaminda ortalama, penetre ozelligi olan bir 10 numara bile tam olarak is gormeyebilir, cunku servis yapilacak oyuncu da pek mevcut degil.

2. Q7 ya da Simao'dan birinin yerine uzak forvet.

Her halukarda kulubende 2 milyon Avro uzeri para verdigin 2 oyuncu (muhtemelen) bulacaksin, tebrikler!

tearkan dedi ki...

haklısın abi. ben yorumu sileyim de sana ve burayı okuyan diğer insanların ortamlarına sıkıntı olmasın.

delgado konusunda tam anlamıyla kendisinden verim alınamadığı konusuna ben de katılırım; ancak bu konuda onun da çok çaba gösterdiğini düşünmüyorum. sene başında schuster'in onu denediği bölgede schuster sonradan guti'yi oynattı mesela. hem de 34'lük aurelio'yla beraber. o adamın gösterdiği özverinin yarısını görmedim ben şahsen delgado'da. ne schuster döneminde, ne de daha öncesinde.

benim tepki gösterdiğim şey sanki daha öncesini bilmiyormuşuz gibi bu adamı 3-5 maçla schuster'in körelttiğinin iddia edilmesi. zaten o yüzden hepimizin izlediği bir oyuncu hakkında sadece istatistik vermekle yetindim. yüzeysel bir bakışa karşılık kendimce yüzeysel bir yaklaşım.

mevcut kadroda holosko'nun oynamak istediğimiz sistemdeki kenar forvet tanımına en yatkın oyuncu olması holosko'nun iyi olduğunu ve kalması gerektiğini mi gösterir, yoksa kadronun ne kadar çarpık bir şekilde kurulduğunu mu?

Cartalete dedi ki...

Bora;

Hilbert'ten uzak forvet olmaz, ben saha söyleyeyim :) NoatSamisa'yla geçenlerde bu konuda muhabbetimiz oldu. Helsinki'ye attığı golün fazla etkisinde kaldı bence. Daha sonra Hilbert'in "uzak direk" koşusu örneğini görmedik.

Hilbert öndeyken; klasik bir kanat adamı izledik hep. Hatta iyi bir savunacı olmasına rağmen, savunma katkısında bile vasat kalan bir kanat... Seneye sağbek olarak A Planı'nda tutulsa sesim çıkmaz, ki bence para harcanacağına öyle olmalı. Bence çok iyi bir sağbek, ama o kadar.

Juanfran vardı hatırlarsınız. Ara ara 4-4-2'nin solunda oynardı; o bile klasik kanat bölgesinde oynamasına rağmen daha fazla "uzak forvet" örneği sunmuştur.

tearkan;

Anlayışın için teşekkürler öncellike.

Guti ile Delgado çok farklı. Guti; yaşı ilerlemiş, temposu ve fiziki gücü düşmüş bir ortasahadır. Delgado ise ezelden beri hücumcuydu.

Delgado hiç bir zaman topa basıp, çevre kontrolü yapan, basit oynayan, "al ver" yapan bir oyuncu olmadı.

Delgado direk sonuç adamıydı. Topu alınca direk dikine oynar; tek pas ya da bir çalım sonrası şut denerdi. Bu da onu, ortasaha oynarken sık top kaybı yapan bir görüntü içine soktu...

Aynı şey Alex'in başına da geldi aslında. Aragones çift forvet oynatmak uğruna Alex'i ortasahaya yakın oynattı ve hem kendisi hem de Fener dağıldı o aralar...

Beşiktaş'ın transferleri öyle birşey ki; giden yabancıların %80'lik kısmı aranır halde. Yani gelen, gidenden çok farklı olmuyor genelde.

Holosko iyi bir taktik forvet. Elde varsa ve onun daha üst modeli birileri yoksa, kullanılmalı. Ve Beşiktaş'ta da şuan halen öyle biri yok. Yanlış olan da bu zaten... Bari'ye 1 milyon küsüre transfer olan Huseklepp Beşiktaş'a gelse, bugün Holosko diyen çıkmazdı. Ama olmuyor, kimsenin yeri dolmuyor doğru şekilde.

Yani son sorunun cevabı: b şıkkı. Kadronun ne kadar çarpık şekilde kurulması :)

borasahin dedi ki...

Evet Hilbert onde oynadiginda bek savunmasi da kotu, hic dikkat etmiyor. Yalniz bence ortalama bir bek; bizim takimin en iyi sag beki, ona suphe yok ama genel anlamda cok iyi diyemem. TR Ligi icin oldukca iyi bir bek olarak kabul edilebilir.

Goruntudeki yabanci kontenjani savunma icin 1 tane hak birakiyor ve o isim de kesinlikle lider karakterli sag ve sol stoper olarak oynayabilen biri olmali. Aslinda formulasyon basit: Ernst - Necip orta sahasinin yedegi bir Turk olmali. On alandan azaltilan yabanci hakki da savunmaya kullanilmali. Bu durumda Hilbert sag bek icin ilk aday olur ve bence de ekstra transfere gerek yok ama kaliteli bir sag beke Fucile gibi, Kiew'in sag beki gibi hayir diyemem :) Ama boyle birseyin olacagini da sanmiyorum yani on alandaki yabanci sayisini azaltmak pek mumkun olmayacak gibi gorunuyor.

Hilbert +9. olarak kalabilir.

Cartalete dedi ki...

Ben mevcut kadroyla "zirve yarışına" katılma yollarından birini daha önerebilirim, Bora'nın söylediklerinin dışında :)

O da; halen çoğu İtalyan takımının kullandığı ve 100. yılda Beşiktaş'ın da oynadığı 3-4-1-2 varyasyonları...

Mevcut savunma, set oyununda bile patlar vaziyetle. O nedenle böyle bir sistem, güçlü bir ortasahanın yanında kademeli bir savunmayı da beraberinde getiriyor.

Böyle bir düzende uzak direğe koşu yapan rakibi bile yine bir stoper karşılıyor. Yani topsuz oyunda 5'li bir savunma oluyor kolaylıkla.

Hücumda ise, yetenekli adamların yapacaklarına bakılıyor ki; zaten şuanda da aynı şey geçerli ne oynarsak oynayalım :)

.....Furkan Sivok Ersan
Hilbert Ernst Necip İsmail
.......... Guti
.....Bobo ... Quaresma

gibi mesela.

rivaldo dedi ki...

@Cartalete
Ben ortaya ferrariyi yazardım, sakat olmadığını varsayarsak.Hem kademe anlayışı hem de süpürücü özelliği daha iyi sivoka göre.Aslında 3 lü defansa çok uygun bir takımımız var.Hilbert ve İsmailde yazdığın bölgelerin ideal özelliklerine sahipler.Bielsa gelsede şöyle taktikleri görsek diye içimden geçirmiyor değilim:)

Ama genel olarak tüm yorumlara bakıldığında yine çarpık kadrolaşma ortaya çıkıyor.Aynı anda guti,simao ve q7 nin sahada olmasını sağlayabilecek bir sistem yok gibi.Aslında gutinin cv sinde 44 maçta 19 gol attığı ve forvet oynadığı bir sezon yazıyor.İkinciforvet rolünde sandığımız kadar kötü olmayabilir.

borasahin dedi ki...

Q7'nin ikinci forvet olmasi konusunda cekincelerim var. Soyle bir dusunuyorum da Q7'nin bu sezon attigi ve jeneriklik olmayacak bir tane golu hatirlamiyorum. Bir de Semih Senturk'un attigi gollere bakiyorum, simdiye kadar ki futbol hayatinda bu sezon Q7'nin attigi kadar jeneriklik golu ancak atmis olabilir. Aradaki farki bulmak ve neden olmabilecegi sorusunun cevabi okuyucuya exercise olarak birakilmistir ;-)

borasahin dedi ki...

Cartalete birader, gerci yazdigini tam okumamisim, yargisiz infaz yapmisim, ozur :)

Dedigin gibi yetenekli ayaklara bakiyor fekat dortlu savunmayi tercih ederim. On alanda bir fazla oyuncu bulundurabiliyorsun. Bir de bu takimin da alternatifli bir yedek kadro ve teknik direktor katkisina ihtiyaci var.

Cartalete dedi ki...

Sorunla varmak istediğin noktayı anladım :)

Şöyle kendimden örnek vererek cevaplandırayım; futbol oynarken kolayca çalım atabilen bir tip değildim. Çabuk ve kolay belini döndüren bir yapıya sahip olmadığımdan, topu iyi atsam bile devamını getirip adamı eksiltemiyordum.

Ancak rakibi baya baya girdaba sokacak ters hareketlerle bunu başarabiliyordum. Mesela Baggio'dan esinlendiğim, sırtı dönükken havadan gelen topu, geri çapraz şekilde istop ederek, arkadaki savunmacıyı boşa çıkartmak gibi. Nadirdi ama olunca da mahallede 1 ay anlatılacak cinsten çalımlar oluyordu :)

Quaresma'da da taktik hücum bilgileri yok. Off the ball denen, savunma arkasına sarkma, cezasahası içi dönen top takibi, stoperden önce pozisyon alma meselesi falan... Hiç biri yokken nasıl gol atacak bu adam? Zor olanı yapacak, ya bir kaç çalım sonrası şut ya da alakasız pozisyonda harika trivelarla falan. :)

Rivaldo;

Ferrari tam oranın adamı zaten, Genoa'da da o bölgedeydi. Hatta Beşiktaş'a transfer olunca, Genoa o boşluğu dolduramadı.

Ancak 3 ay içersinde iki kez, ısınırken adale sakatlığı yaşayan bir adamla planlama yapılmaz. O yüzden ben umudu kestim.

rivaldo dedi ki...

A2 takımının bugünkü maçı ne zaman yayınlanır biliyor musunuz?
http://www.tff.org/Default.aspx?pageID=29&macId=89384
Burada oldukça ilginç bir 11 çıkıyor.Oğuz ve Caner stoper oynamıştır muhtemelen.Kadir ve erkut da 11 de başlamış.Güzel maç olmuştur.Muhammed le furkan yok kadroda.

Cartalete dedi ki...

23:05'de bakmak lazım, genelde o saatlerde oluyor.

BJK4EVER dedi ki...

@tearkan

Birader sen Schuster yuzunden kizdin da, asil amacim Schuster'e laf atmak degildi. Cunku bu adami sadece Schuster degil, Tigana, E.Saglam, M.Denizli, hepsi koreltti. Bu adamdan verim almasini bilen biraz Tigana, biraz E.Saglam idi. Schuster'i soylememin nedeni bu seneden bahsediyor olmamiz ve Delgado'nun su anki sorunlara bir nebze care olabilme ihtimalidir.


Birde taktiksel olarak derin mevzulara daliyoruz da, bu seneki negatif sonuclar bize de etki etti bence. Guti, Simao gibi oyunculari yetersiz olarak (oyuncu tarzi/taktiksel olarak olsa bile) gorur olduk. Bana gore hedef Turkiye ligi ise seneye bu takim hic transfer yapmadan, sadece Ersan'i ve Bobo'yu tutarak bile sampiyon olabilir bence. Yeter ki adam gibi winner bir antrenor gelsin, takimi motive edebilsin, sakatlik ve disiplinsizliklere care bulunsun, momentum'u ele gecirelim.

rivaldo dedi ki...

Yarın galiba maç.Söyleyen kişi bjk tv muhabiri.

http://www.google.com.tr/search?tbs=mbl%3A1&hl=tr&source=hp&q=be%C5%9Fikta%C5%9F+a2&btnG=Ara

Adsız dedi ki...

Benim anlamadığım bir nokta var. Simao ve Guti nasıl birbirinin alternatifi oluyor. Yani neden Simao, Guti'den daha iyi olup onun yerine oynuyor? Çok güzel frikik atıyor, fakat pas konusunda yardırmıyor hatta geriye koysan oynayamaz, kaybolur. Pozisyonları farklı değil mi bu adamların? Fakat katıldığım bir nokta var. Simao ve Guti aynı anda oynayamaz çünkü fiziken bitik bir takım oluyoruz. Fakat Guti neredeyse stoper bile oynayabiliyorken hiç geriye gelmeyen Simao nasıl Guti yerine oynayacak? Samimiyetle soruyorum çünkü futbol bilgim çok az. Mantığıma da oturtamadım haliyle.

borasahin dedi ki...

Cartalete,

:)

Ben de mesela 14 yasina kadar senin biraz tersindim :) Tabii neyin referans alindigi onemli. Bir yerde Maradona olan obur tarafta Nartallo olabilir :) O yuzden bundan sonrasini referans almayin.

Atacagim golun mutlaka jeneriklik olmasi lazimdi. Kale dibinde bekleyip gol vurusu yapmayi sevmezdim, mutlaka bir calim, varyete ve uzaktan vurulmus sut olmasi lazimdi. Obur turlusunden hoslanmazdim. Golun mutlaka farkli olmasi lazimdi. Tanju'yu sevmezdik o yuzden.

Q7 de oyle. O yuzden Q7 ile Dia arasinda uretkenlik acisindan buyuk fark yok :) En azindan bu sene oyle. Ikisi de delici oyuncular ama verimlilikleri dusuk. Q7 estetik goller atar, Dia gorev adamidir. Uzayip gider...

O yuzden Q7'nin ikinci forvet olarak is yapabilecegini pek tahmin etmiyorum. Bu takimda Q7 varsa en buyuk asset'in o'dur. Takimi ona gore kurgulaman gerekiyor. En cok verimi nasil alirim, en mutlu nasil kilarim, en suslu sekilde nasil parlatabilirim ki karli olarak satabileyim... Ayrica bunlari yaparken takimin kazanmasi da gerekiyor. Cozmesi zor bir problem ama zoru basarmazsan degeri olmaz ;)

Toprak dedi ki...

________________Cenk_________________
Bosingwa___Sivok_____Ersan_____İsmail
________Necip___________Ernst________
___Quaresma____M.Ekici____Simao______
_______________Almeida_______________

Yedekler: Rüştü, Toraman, Ekrem, Furkan, Guti, Tunay, Bobo.

3 transfer yeter. Ama gönderilecek adam çok.