Güzel Olan Tek Şey: Kazanmak!

Carvalhal’in, dersini çalışan bir teknik direktör olduğu kesin. Bursaspor'un son maçlarında en etkili oyuncusunun sağ forvetteki Turgay olduğunu düşünürsek, bugünkü “bek Egemen” hamlesini, “hoca maçları izliyor” olarak yorumlayabiliriz. Ancak sadece rakibi değil, arada Beşiktaş’ın eski maçlarını da izlemesini tavsiye ederim… Böylelikle; ‘Ekrem’den belki başbakan bile olur ama sağbek olamaz’ gerçeğini o da görecektir. Bunun yanında, Beşiktaş’ın Ernst – Necip tercihi dışında ikili ortasahayı hiçbir zaman beceremediğini de…

Eğer o maçları izleyip de, bu kanılara varmadıysa kendisi; çalışıp çabalasa da, 8 ayrı dershaneye gitse de, yine de matematikten geçemeyen umutsuz vakalar kategorisindedir. Hiçbir mantıklı izahı yok çünkü, bana “imkan varken neden Ekrem, Hilbert’e tercih edilir?” diye bir soru sorulsa, direk boş bırakırım. Her hangi bir şıkkı sallamam bile… Hücumu yok, defansı desen her sol kanat akınında kendisin yerde görüyoruz. Gerçekten inanılmaz bir durum…

Geçelim ortasahaya. Beşiktaş’ın birçok sorunu var, ama en büyüğü “durağan” oynaması. Beşiktaş çok yavaş oyun kuruyor ve buna rağmen sağlıklı pas oyununu gerçekleştiremiyor ve de hücumda çoğalamıyor. Bursaspor ise aksine, hem hızlı oynuyor hem de hızlı çoğalıyordu ileride. Kırmızı kart gerçekten imdada yetişti… Ama bu kart, sadece Bursaspor’un gol bulma ihtimalini düşürdü, Beşiktaş’ın hücumları adına bir şeyi değiltirmedi…

Çünkü hem durağan oynanıyor hem de ortasahada pres yapılmıyordu, zaten yapacak adam da yoktu… Beşiktaşlı oyuncular, ancak ve ancak topun kendisine geldiğini gördüğünde hareketleniyor. Bunun bir bilgisayar oyununda görsem, bug var der oynamam o derece… Bu durum, Beşiktaş’ın sağlıklı atak girişimlerini kısıtlıyor. Orada adam olarak fazla olsa (bir Necip, Ernst gibi bir oyuncu eklense) en azından pres gücü artar ve ters anda top kapmalarla hücum şansı yakalanır. Mesela son oynanan Bursaspor maçını hatırlayın, Beşiktaş çok iyi bir takım oyunu koymuş ve maç boyunca pres yapmıştı. Holosko’nun golü de öyle gelmişti…Yine her zamanki gibi, rakip kaleye gitmek adına tek seçenek vardı: Simao ve Quaresma’nın driplingleri… Simao’ya kötüydü diyemem, maçta baya dayak yedi. Çokça faul kazandırdı, maçın en güzel pozisyonunu hazırladı (Edu’ya pas). Ancak Quaresma tek kelimeyle berbattı… Aldığı her topu zorladı, bir kez etkili oldu uzaktan şutuyla. Onun dışında yine bariyerlere çarpıp durdu. Topu kaptırıp, üzerine fauller yaptı. İki sarı kart da öyle geldi… Maç 1-0, basit oynayıp oyunu açmak yerine rabonaya kalkışıyorsun ve patlıyorsun. Bunu üzerine, sarı kartının olduğunu bile bile rakibe makas atıyorsun… Ondan sonraki arma öpüşüne de tav olmam şahsen artık. Her hangi bir gole ya da ona da gerek yok, takımına katkı yap öyle öp... Eğer Guti disiplinsizlikten dolayı 18’lere alınmıyorsa, Quaresma’nın cezadan sonra bir müddet oturması gerek. Yoksa çok samimiyetsizlik olur ortada…

O kırmızı kart, Bursa’nın gördüğü kırmızı karttan daha çok yaradı Beşiktaş’a, orası ayrı… Çünkü Beşiktaş’ın rakip kaleye gitme konusunda tek seçeneği Quaresma kalmıştı ve saçmalıyordu. O çıkınca, otomatikman o seçenekler arttı ve daha çeşitlilik geldi. Bir de, saygıları sonuna kadar hak edecek; teknik heyet dahil olmak üzere, ortasahadaki boşluktan rahatsız olacak tek bir isim çıkacaktı sahneye: Sidnei…

Santrafor sokup, kanata alan; kanat sokup, ortasahaya alan, kısaca ne yaptığı belli olmayan hocasından çok daha önemli bir taktiksel hamle geldi Sidnei’den. Ortasahayı doldurdu, hem top aldı hem de topsuz oyunda pres yaptı. Öyle bir anda, yine önde basarak topu aldı ve faul kazandırdı. Sonuç: Sivok’un çıkması namümkün kafası ve gol. Hani ha uzay boşluğuna vurmuşsun kafayı, ha oraya…O momentumla ikinci gol geldi Holosko’nun nefis uzak direk koşuşuyla… Nasıl ki Holosko trivela bir vuruşla topu köşeye gönderemez, Quaresma da o dakikada savunmayı uyutan koşuyu yapamaz işte… Ama gerçekçi bir futbol ortamında, fanteziden daha çok bu tip koşular gereklidir. O yüzden, kenarlardan en azından birinin forvet stilli olması gerekir diye ağlıyoruz buralarda… Holosko, nam-ı diğer Casper… Ama bugün Bursa’nın Chucky’si oldu, zaten Beşiktaş’a gol vedasını da yine bir Bursa maçıyla yapmıştı… Umarım bu gol ona “kara büyü” etkisi yaratır ve yeniden insan suretine dönüştürüp, aynı zamanda önemli bir futbolcu olduğunu hatırlatır. Lazım olacak çünkü daha fazla…

Kısaca; genel anlamda iyi ve güzel olan tek şey kazanmaktı. Kazanılan ortamı düşünürsek “muhteşem” de diyebiliriz… Ama bireysel olarak saygı ve sevgileri hak eden isimler yok değildi. Liste başı Sidnei’dir… Sonra İsmail, Sivok, Rüştü ve “golü yeter” deyip Holosko’yu yazabiliriz… O golden sonra evin içinde istemsiz ve amaçsız bir koşuya başladım, Carvalhal de aynısını statta yapmış. Bıraksalar, Yalova’da falan kesişirmişiz… O zaman ilk yapacağım şey, “ağbi bi ekmek parası…” demek olurdu, cüzdanını çıkarıp vereceğinden eminim. Çünkü ancak böylesine hayırsever, nur yüzlü, şıh model bir adam; böylesine basiretsiz futbola rağmen, bu kadar zor bir deplasmandan kazanarak çıkar…

Cüzdanını hacıladıktan sonra birkaç da tavsiyem olurdu tabi: “Quaresma’nın cezasıyla, o bölgeye Holosko ya da Edu’dan serpiştir. Bak gör hayat daha güzel olacak… “Geride de olsan, eksik de kalsan, sel de olsa, yangın da çıksa; ortasahayı tahliye etme gözünü seveyim…” “Mustafa Pektemek’ten kenar forvet olur da, direkt kanat oyuncusu olmaz. Olsa bile, forvet olduğu kadar olmaz hiçbir zaman. Kısaca: yazık ediyorsun…” “Birisi sana belli ki –Bu Ekrem, Gökhan Gönül’ü kesecek adam ama bakma Avusturya’yı tercih etti…- falan demiş belli ki ama seni çok fena yemişler hocam…

34 yorum:

Efe Kazanc dedi ki...

ellerine saglik, butun yaziyi gulerek okudum :)

suspicious1903 dedi ki...

abi allah aşkına rüştü deme :) nolur deme :)

bi de quaresma artık iyiden iyiye bıktırdı.. 1,5 senede önemli hiç bir maçta yoktu. ya sakat , ya berbat.. sonra arma öp , 1235167351762 kere kaybettiğin topun arkasından 1 kez koşup kazan , tribünlere oynuyor adam sadece. pazar günü yine tezahüratlar yapılacak quaresma'ya.

egemen de burada mağdur olduğu için artık taraftar tarafından iyiden iyiye sahiplenilir.

--------------cenk-------------
hilbert--sidnei--egemen--ismail
-------------ernst-------------
--------necip-----guti---------
holosko-------------------simao
-----------pektemek------------

bu 11 çıksın pazar, guti rezil oynamadığı sürece şov olur.. bir kanat , diğeri forvet özellikli .. tadından yenmez. biz de rahat maç izleriz.

Sarp Dirican dedi ki...

yazın her zamanki gibi çok iyi ve eğlenceli. Söyleyeceklerim şunlar: Ferguson bir şekilde Ronaldo ve Nani'yi ehlileştirdi. Onların daha efektif ve basit oynamasını sağladı. Bu da onların bireysel yeteneklerini kollektif oyun içinde bir yere koymasını sağladı. Quaresma için böyle bir ehlileştirme nasıl sağlanır veya Ferguson nasıl yaptı ? Yolu nedir sence ?

Ilyas dedi ki...

belliki baya bir kizmisin Carvalhale, haklisinda. Egemen - Pektemek degisikligi kesinlikle dogru, takdir ettim, ama sonrasi tamamen sacmalikti, hangi gerekceyle Fernandes cikti anlamadim.
Holoskonun girmeside dogru, ama en büyük hatayi Ekrem ile yapti -normalde Spikerleri hic sevmem, sacmalamaktan baska isleri yok, ama bugün cok dogru bir sey söyledi "Ekrem niye hic ayakta durmayi denemiyor? Her posizyonda bir eli yerde"- Allah affetsin, uzun zamandir en cok küfürü ona ettim bu Aksam, zamaninda Nobre gitsin diye beklerdim, artik onun gitmesini bekliyecem, gitsin dondurmasini satsin Besiktasa daha faydasi olur!
Yabanci kontenjanindan Hilberti oynatmiyorsan, cikar Eduyu oynat Pektemeki, hic olmazsa Tanjuyu oynat kazan cocugu.
Edu hakkindaki optimizmini maalesef paylasamiyacam, sirti dönük iyi oynuyor ama cok da sacmaliyor bazen, yani Pektemeki bastan oynatsa daha iyi olacak bana kalirsa.
Quaresma kesinlikle ceza almasi lazim, cok düsüncesiz haraket etti bugün.
Sidnei gönlümde taht kurdu, sadece üc lig macini oynandi ve iki macta Besiktasi ayakta tutan Sidneidir, cogu orta saha oyuncusundan daha yumusak bilegi var, bir pozisyonda sag kanatta mükemmel adam gecti, arkadan tepik yedi, hakem görmemezlikten geldi, hakemler bugün tam fiyaskoydu, MHK iyilestirelim diyor, ama hersey berbatlesiyor, bu kadar cifte standart görmedim.
Bu mac Ismaili elestirenlere kapak olsun, herkesi susdurdu.

Neyse önemli olan üc puan. Quaresmanin kirmizi karti, Holosko ve belkide ümit ederimki Burak Kaplana sans olabilir.

Bukan dedi ki...

Maçta o kadar kötü idik ki nerde ise pozisyonumuz yoktu. Ve Carvalhal Fernandes'i çıkarınca kafayı yedim. Ekrem konusuna gelince ilk gol onun eseridir kornerin başlangıcında saçma sapan bir şekilde kendi etrafında dönme hevesinden topu kaybedip kornere sebebiyet verdi. Bu takımda Aurelio iyi bir yedek olur Ernst varken oynamalı yanında Necip önünde Fernandes bu üçlü asla bozulmamalı bir de hocada Veli takıntısı var onu çözemedim normal bir topçu ekstra bir özelliği yok ama her maç oynuyor çözemedim. Sidnei için ise bir ara Fernandes gibi idi orta sahada. Ekrem yerine Hilbert Ernst Necip'in geri dönmesi ve ilerde simao veya queresmanın arada dinlendirilmesi ile takım daha iyiye gidebilir.

aquila dedi ki...

yine klasik oyuncu performansları izledik. rüştü ve yan toplardaki tereddütleri; ekrem ve bekteki yetersizlikleri; q7 ve hücumdaki bencillikleri... en çokta q7 ye kuruldum bu maçta. ilk yarıda solda isonun akıp gitmesini ve edunun birkaç koşusunu görmezden gelmesi, ikinci yarıda top ayağına gelince hiç kimsenin boş koşu yapma gereği duymamasına neden oldu. statik oynamak zaten genlerimizde varken bu durumu iyice körükledi. deplasman maçlarındaki halleri herkesin malumu olmuşken carvalhalinde bu duruma çözüm bulmasını dilemekten ötesi de afaki kaçar.

tabi bide olumlu performaslar içinde, bu takımın underrated oyuncular listesinde bir numaralı ismi sivok'tur benim için. gol sevincini en çok ona yakıştırır oldum:))

Adsız dedi ki...

Eskişehir maçından sonra "ben hala carvalhal'den umutluyum" demiştin. ne diyosun artık umudumuzu keselim mi?
Genellikle senin yazılarında ne olursa olsun olumlu tespitler bulur cımbızla çeker umutlanırdım, bugünkü yazıdan sonra moralim bozuldu.
Rakibe çok kolay pas yaptırıyoruz, bunun çözümü yok mu çok merak ediyorum. 3 orta sahayla oynarken de durum değişmiyor.

ihsan dedi ki...

Yazı ve gelen yorumlar çok iyi ama bana kalırsa Bursa'nın hakkını da yiyoruz. Adamlar 10 kişi bile kalsalar prese, alan daraltmaya, topla hızla çıkmaya devam ettiler. Ertuğrul Sağlam klası. Şansa gelen 2 golle galip geldik. Ama bunlar futbolun doğasında var zaten. Pazartesi günü Ankaragücü'nün pozisyonu yokken, berabere kalacaktık neredeyse. Carvahal'e yine birşey diyemeyeceğim. Ama artık 11 yazarken Cenk, İsmail, Necip 3'lüsü hiç bozmamaya baksın. Pektemek de olursa alâ olur. Yazı çok keyifli. Sıkıntının üstüne gelen galibiyet yazıların böyle oluyor genelde Mustafa Abi :)

Cartalete dedi ki...

Efe Kazanc ,

Eyvallah :)

suspicious1903 ,

Son dakikadaki boşa çıkıştan başka bir falsosu yoktu yahu Rüştü'nün. Turgay'ın şutu çıkmazdı, çıkardı. Bu artısıyla listeye girdi, bu maçta iyi oynayanlar listesine girmek pek zor değildi zaten.
Kadro nefis...

Sarp Dirican,

Bu saatten sonra taktik futbol öğretmek zor. Zaten bunu yapmadığı için buraya geldi Quaresma, ben de dahil onu izleyen herkes farkındaydı o eksiğinin. Ona rağmen istedim, ama bir zaman sonra can sıkıyormuş gerçekten.

Ilyas,

Gözüm artık "futbolcu" arıyor benim. Saçmalasa da, futbolcu gibi saçmalayan adam arıyor. Edu da onlardan biri, Holosko da... O yüzden bu iyimserliğim.
Hocaya kızgınım ama bir yandan da hak veriyorum. Egemen - Pektemek değişikliliği sağlamdı evet, ilk yarının bitmesini bile beklemedi takdir ettim...

Bukan,

Fernandes pek iyi değildi ama çıkışı yanlıştı evet, giren Veli'nin de pek orada olmadığı görülmüştü çünkü. Ki, 2'li ortasahadan biri yani oyun kurucu olması için fazla heyecanlı.
Yalnız Fernandes de umursamaz oynadı, canımı sıktı epey...

aquila ,

Kesinlikle Sivok'un gol sevinçleri, görsek efekt dalında oscar adayıdır Beşiktaşlı için :) Gole sevindim, Sivok'u o halde görünce volume'u yükselttim...

Adsız ,

Yok, kesinlikle kesmeyelim. Şöyle bir şey var; bir insan herhangi bir adresi ararken yanlış sokağa girebilir, şakacı birine yolu sorabilir, ama sonunda bulur. Önemli olan bu çabayı göstermek. Carvalhal'de ben çaba görüyorum, o yüzden bu adamla birşeyler olacak, o belli... Hızlı bulsa güzel olur tabi :)

ihsan ,

Bursa'nın hakkını verdim biraz: "hızlı atak yapmalarına rağmen, hızlı çoğalıyorlar." "Kırmızı kart, imdada yetişti..." bunlar örtüğü övgü sözleri işte :) İyi takım, lafımız yok.
Uzun zamandır böyle bir gol sevinci yaşamamıştım, o moral yazıya yansımış olabilir keyif açısından, doğrudur.

bu arada ceyhun,

Öyle şeyler paylaşmasak daha iyi, illegal sonuçta full maç olayları.

Bjk_KnightS dedi ki...

yaa benim tek bir konuda guvenim olustu hocaya. geldiginde takım yan toplarda iyiymis. bunun uzerine calısacaz demisti. simdi yan toplarda iyiyiz. artık baska seylere de calıssak. mesela normal gol atmaya, mac ici paslasmaya, sadece dribling atarak gole gidilmeyecegine ...
ama cidden hala ekrem inadından dolayı inadımı artırıyor. Bugun ernst'i de oynatabilirdi. yoksa adamda Alman düşmanlıgı mı var...

Server dedi ki...

Tün BJK Blogları takip etmeye çalışıyorum ve hayretler içerisinde kalıyorum. Blogların hali bu ise tribünden falan hiç şikayet etmeyelim..

Aramızda hakkaten ekrem'in yerine Hilbert'i, Mehmet yerine Ernst'i falan koyunca işin çözüleceğini düşü,nen arkadaş var mıo gerçekten? Gerçekten Bşiktaş'ın sorunu oyuncu seçimleri mi?

Dünkü Bursa'dan bana 1 tane, sadece 1 tane oyuncu söyleyin Beşiktaş'ın ilk 11 oyuncu olur diye. Futbol takım oyunudur. Dün gece kadroda messi olsa ne olur takım oyunu yok.

Bunun suçlusu da kesinlikle Carvalhal değildir. Adamın 1 ayda yaptıkları bence beklentilerin fersah fersah üzerinde. Dersine çalışıyor, varyasyon yapıyor, zorluyor.

Bri takım mantalitesi 1 ayda oluşmaş, bizim gibi toplama takımlarda zaten hiç oluşmaz. Takımın çok köötü oynadığı doğrudur, ilk maç sonrası blogumda yazdığım üzere ilk 4'e girmesi başarı olur. Ama sorumlu kesinlikle Carvalhal değildir ve olmayacaktır.

Metin dedi ki...

1- Takım olmayı hala beceremedik, 90 dk boyunca rezelet bir futbol oynadık

2- Hocanın takımla ilgili tespitleri %50 doğru %50 yanlış - egemen- pektemek değişikliği doğru ama değişiklik sonrası pektemek in kaleye en az 30 m uzak oynaması. fernandes-veli değişikliği. Kimse bana Veli'den orta saha olacağını anlatmasın.

3- o forma öpme numaralarını artık yemiyoruz Q7 cim..

4- Her halükarda bu takımın sağ beki Hilbert'tir. Kısa ve net.

5- Orta saha boşaltma sendromu Schuster'le başladı, Carvalhal'le devame diyor. Kaeceiyi oyundan çıkar stoper çıkar ama orta hsahadan adam çıakrarak sonuca gidilecğeini kimse bana anlatmasın.

6- 90 dk boyunca söven yemyeşil bursanın beybeyaz oğlanlarına verilecek cezayı çok merak ediyorum. acaba bu kadar leşilğin üzerine 5 maçlık cazları da eklenecek mi? yoksa dokunulmazlıkları devam mı edecek?

enorton dedi ki...

Carvahal'e tepki oldukça fazla buna şaşırdığımı söylemeliyim. Çünkü biraz sakin kafayla düşününce adam aslında bizim son 1-2 yıldır sürekli buralarda yakındığımız denemeleri yapıyor. İsmail Sol önde oynar mı, egemen sol bek olur mu, Simao dan forvet arkası olur mu, Toraman sağ bek oynasa vs. Bu denemeleri yaptıkça bişeyleri gördüğünü düşünüyorum. Ben umutluyum açıkçası...

Ekrem Hilbert olayına gelince, geçen yıl tüm bloglarda, forumlarda herkes hilbertin çabasını takdir ettikçe ikinci yarının başlamasıyla yabancı kontenjanının etkisiyle de Schuster Erhan güveni ya da Ekremi tercih eder oldu. Yine Teyfur hoca banko Ekremi oynattı. Bizim göremediğimiz bişey var sanırım :)

Geçen gün de bahsetmiştim İsmail'in ofsayt bozma huyu devam ediyor 40.dk da onun ofsaytı bozmasıyla Turgay karşı karşıya kaldı. Biraz daha dikkat etmeli ya da uyarılmalı. Onun dışında özellikle ikinci gol pası muhteşemdi, 2 asistle maçın kahramanı oldu kendisi.

Sivok ve özellikle Sidnei çok iyiydi, son 10 dk ortasaha gibi oynayıp, sağdan ve ortadan bindirmeler yapmasını hayranlıkla izledim. Diğer kahraman da oydu...

Genel olarak ben takımdan umutluyum, hocanın gol sonrası sevinmesi bile yeter. Schuster gibi kulubede kulak memesini okşayan adamlar istemiyorum kenarda... Hiç olmazsa adam çabalıyor, gayret ediyor ve aynen bizim gibi maçı yaşıyor. Evet belki tecrübesiz, belki yetersiz ama biz bundan önce çok tecrübeli, çok yeterli hocalar da gördük...

North dedi ki...

İsmail dün iki goldeki güzel ortası hariç, sahanın en kötü oyuncularından biriydi bence. Ne hucuma destek verdi ne de defansta başarılıydı. Çok bait ortaları bile yapamadı. Özellikle iki poziyonu hatılatmak isterim. İlk yarıda defansın arkasına Q7'nin (hani herkesin pas vermiyor bencil oynuyor diye eleştirdiği Q7) attığı mükemmel pasta ofsayta yakalanması. Ve ikinci olarak ta yediğimiz golde, kolayca çalım yiyip rakibe orta yaptırması ve zaten o ortada gol oldu.

Adsız dedi ki...

Çoğunluk Quaresma'nın takımdan kopuk genelde takım oyununa zararı dokunduğunu bildiği halde zamanında o bölgede Niyazi'leri falan gördüğü için bağrına basıyor.Bazen beni de çıldırtıyor ama o günler aklıma gelince sakinleşiyorum.İyi bir takım içinde aşırı bireysel oyununa rağmen Querasma’nın faydası olacağına inanıyorum.Dün gol çabamız ver Querasma’ya ve Simao’ya bakalım ne yapacaklar üzerineydi ancak Bursa buna kolay önlem alıp her topu aldıklarında alanlarını iyi savundular.Takımdan yardım göremeyen bu ikiliden Simao daha akil olduğu için sindi fakat Querasma Dinamo Kiev verdiği tepki vererek “eeeeh” dedi ve kırmızıyı aldı.Dün her hareketiyle aksayan Ekrem’in kulakları baya çınlamıştır ama sanmıyorumki kendiside bek oynamaktan memnun olsun.Yıllarca Üzülme konusunda yaşadığımız şaşkınlığı her gelen hocanın Ekremi bek oynatmasıyla yaşamaya devam ediyoruz Beşiktaşlının kaderi bu demekki.

Egemen değişikliği çok akıllı bir hamle iken Fernandes-Veli değişikliğine diyecek bir şey bulamıyorum.Baskılı oyunun yolu ortasahadan geçerken buraya kökeni kanat olan oyuncu almayı aklım almıyor.Son 2 senedir en zevk aldığımız oyunlardan biri geçen sene İnönüdeki Busa maçıydı ve bunun temel nedeni ortasahada çok iyi iş çıkaran Aurelio-Ernst-Necip üçlüsüydü. Aurelio-Ernst-Necip-Fernandes dötlüsünün 3 ortasahada yer almalı diye düşünüyorum.Hazır gaza gelmişken bende bir kadro yaparak yazıyı tamamlayım


Cenk
Hilbert Sidnei Egemen İsmail

Ernst(Aurelio)
Fernandes Necip
Guti

Querasma
Pektemek

mehmet

selo dedi ki...

Ben ısrarla söylüyorum.
Ekrem ve İsmail'in beklerde olduğu her maçta bu sıkıntılar ortaya çıkar. İsmail maçın sonunda 2 tane harika pas verdi ama bütün maç solda kimseye yardım etmedi. Simao ve Quaresma da doğal olarak saçmalamaya başlıyor bir verkaça gelicek adam yok. Yada orta sahada Fernandes veya Aurelio yaklaştı kanatlara bu seferde göbek boş kalıyor. Bu takımda orta saha Ernst Necip Fernandes olmalıdır gerisi detay. Bektede Ekrem yapamıyor.Toraman bile 100 kere daha iyi en azından savunmayı yapıyor.

forma-aşkı dedi ki...

Maç öncesi yorumumda sadece kazanalım başka da bir şey istemiyorum demiştim,öyle de oldu..Sadece kazandık.Son yıllarda izlediğim,hatta belkide izlediğim en kötü Beşiktaş'dı.Rakip 10 kişi bırakın baskı yapmayı,1 tane bile pozisyonunuz yok..Orta sahayı 10 kişi olan rakip,yürüyerek geçiyor..Carvalhal ne yapıyor,kurtarıcıyı sokuyor,Veli Kavlak..Yedekte kim var Orta sahada pres yapan,topla oynayabilen iki isim Ernst ve Necip.Simao-Holosko değişikliği bana göre 60.ncı dakikalarda yapılmalıydı,belkide daha önce.Carvalhal Necip ve Ernst'i sakat olmadığı sürece aynı anda sahaya sürmezse özellikle deplasmanlarda daha çok kahroluruz.Cartalete Egemen konusunda sana katılmıyorum..Nasıl Toraman'dan sağ bek olmazsa Egemen'den de sol bek olmaz..Durağan bek anlayışı olmamalı artık şu takımda.Carvalhal bana fazla ümit vermiyor,ama golden sonraki sevincide,sevincime sevinç katıyor,orası ayrı..Fernandes konusunda hala susuyorum,çünkü hala destekçileri çok ama bana göre Quresma'dan daha fazla kendine oynuyor,maç içinde hep saklanıyor,ne bir pres,ne takım için bir özveri..Ankaragücü maçında topu reklam panosuna vurmuşmuş da hırslıymış..Yahu adama faul yapılınca çıldırıyor,o da o anlardan biriydi o 2 dakikayı çok iyi izleyin..Neyse,umarım ben yanılırım..Sidnei kesinlikle 11 oynamalı artık..Carvalhal,Hilbert'i denemeli kesinlikle kötünün iyisi durumunda.İsmal için çok sevindim.İyi şeyler yapınca daha da iyi oluyor,oyunda etkinliği artıyor,bunu hep yapmalı.

yilmaz dedi ki...

geçen seneki 11'e kaliteli bir bek(kalite derken maicon olsun demiyorum, mesela yakın örnek zickler), bir de kaliteli yerli forvet olsa yetecek kadroyu abuk subuk oyuncularla doldurup, bir de elimizdekileri de tasfiye ettik, yetmiyomuş gibi guti, hilbert, holosko hatta toroman'ı 18'e almadık.

bu kadar skandal bir takım yönetimi olamaz. daha teknik direktöre gelmedim bile...

ozy dedi ki...

Queresma'nın bireysel oyunundan bende sıkılmaya başlasamda fazla eleştirlmemesi gerektiğini düşünüyorum. Öncelikle adamın ne olduğunu baştan beri biliyorduk, ikincisi ve daha önemlisi Queresma oyundayken takım kitlenmiş şekilde oyunun yönünü ona doğru çevirip oradan zorluyor. Varyasyonlu bir hücüm planında etkili olabilecek Q7 tek ve çözülmesi kolay bu planda haliyle işlemiyor.

Bjk_KnightS dedi ki...

YÖNETİM çok kötü. orası kesin. onlardan dolayı t direktore soz bile kalmıyor. adam 500 bin euro alıyor ve o parayla takıma duran toptan gol atmayı ogretti. daha ne...

ozy dedi ki...

Şunu eklemek isterim:
Quaresma bu takımda oynayacaksa sistemde 4-4-1 +1 'e dönülüp Quaresma'ya serbest rol verilmeli zira sabit bir rol verildiğinde yapmadığı yada yapamadığı şeyler takımın dengesini bozuyor.

Cartalete dedi ki...

Bjk_KnightS ,

Ernst'in idman eksiği sebebiyle oynamadığı söyleniyor ki haklılık payı vardır. Ama Necip oynardı yani...
Yok canım ne alman düşmanlığı olacak :)

Server ,

Beşiktaş'ın gerçek sorunu oyuncu seçimleri olmayabilir, ancak sorunlardan biri de o... Hilbert bek olursa, ortasahaya bir oyuncu eklenirse hayat bayram olmaz, ama bugünden daha güzel olur. Çok hücumcu oynatmanın Beşiktaş'a geri dönüşü olmadığı kesin.
Hocanın çalışkan bir insan olduğunu ve gelecekte birşeyler çıkarabileceğini her zaman düşünürüm, yazarım; ancak bazen zamanında denenmiş ve olmadığı görülmüş seçeneklerle bu yola giriyor, can sıkıntım ona.

Metin ,

Maddelerin hepsine katılıyorum. 5. maddede belirttiğin küfür sürpriz birşey değil, olması doğal. Ancak İnönü'de "s" harfini duyar duymaz ses kısan Lig TV; Kasımpaşa maçından sonra burada da gayet son ses şekilde bu küfüleri dinletti. O daha vahim bir durum.

enorton ,

Arada kızsam da, vardığım nokta aynı benim de: hocadan umutluyum...

North,

İsmail iyi değildi bence de. Ancak böylesine hiçbirşey yapılamayan maçta, salt iki asist bile çok şeydir... Ayrıca, aslında İsmail'in "ön kanat" bölgesini beceremediği yeni bir gerçek değil.
Boş alanda süratlice kaleye inmez, pozisyon yakalasa dahi gol vuruşu yapamaz. Mesela geçeneki Fener maçını hatırlayın Kadıköy'deki, güzel bir pozisyon yakalamasına rağmen vuramamıştı bile. Keza bugün de arka direkte bir top yakaladı, degaj gibi şut çekti. Stili farklı onun... Onun yeri solbektir ve genelde bu değiştirilmemelidir bence.

Cartalete dedi ki...

Mehmet ,

Erkan'ları, Niyazi'leri ben de yaşadım. Ancak şuan kadro o kadar da vahim değil; sadece takım oyuncusu adı altında sıfır yeteneksiz oyuncular değiller bence. Hem takım oyunu içinde kalacak hem de tabela değiştirmede yardımcı olacak oyuncular var. Edu da, Holosko da, Pektemek de öyledir bence. Tabi Quaresma'yı kullanmaya devam etmek gerek ama mümkünse Simao ile değişimli, yine mümkünse genelde İnönü'de...
Ben bu kırmızı kartı da "ehh yeter artık" ilişkisiyle bağdaştıramıyorum. Orada bariz bir lakaytlık var. O zaman Sivok falan da, "eeh yeter yahu, yağmur altında burda defans yapıyoruz 10 kişiye bir pozisyon bulamadınız" diyip, kafayı top yerine adama vurup atılsaydı.

selo ,

İsmail konusunda tekrar etmeyeyim, ama bek oynar bence her türlü. Sağbeke düzgün bir savunmacı koyarsın, ortasahayı dinamik tutarsın olur biter. İyi yapılandırılmış bir takım, ofansif bir beki ve de bireysel oynayan "bir oyuncuyu" kaldırabilir.

yilmaz ,

Onca yabancının arasında en azından bir adet kaliteli sağbek olmalıydı bence de, değiştirirdi takımı. Ama Hilbert de iyi bir bektir bence, o da düşünülmüyor.

ozy,

Geçen sene, ilk yarının sonlarında Schuster onu öyle kullanıyordu. En başarılı maçlarını da orada çıkarmıştı, Gençlerbirliği deplasmanı mesela... Quaresma'nın her zaman bu şekilde takım oyununa sorun çıkartan bir oyuncu olduğu gerçek. Ama şu da bir gerçek: Quaresma geçen seneki ciddiyete sahip değil maalesef.

Ilyas dedi ki...

her oyuncunun kötü bir günü vardir, Quaresmada dün berbat oynadi, cezasinida ceker insallah, ama herzaman bu kadar kötü olacak diye birsey yok, Ankaragücü macinda mesela cok güzel oynadi, iki üc maclik ara onada iyi gelecektir.

Bazi insanlar Ismaile cok kötü takmislar, ne yaparsa yapsin elestiriliyor. Tabiki süper oynamiyor, ama en azindan üstüne koyuyor
@North golde calim yiyen Egemendi

Carvalhal deniyor, iyi, ama birazda Tanjuyu sag bekte denese iyi olur, yerde sürünen bir bek istemiyoruz artik, Hilbertinde defansif yönü zayif!
Oguz Ceylani Siirtspora göndermek neden daha hala anlamis degilim.

Bu arada bir kac blogda Bursaspor taraftarini övmüsler, niye anlamadim, hic dinlememisler anlasilan, 90 dakika boyunca küfür ettiler, bestelerimize tecavüz ettiler, Holoskonun golünden sonraki yüz ifadeleri ondan cok cok ama cok tatmin ediciydi, gecenin en iy karesi, o yüzden Bursa karsisinda nasil oynanirsa oynansin, kazanilsin yeter...

Adsız dedi ki...

Bir Teknik Direktör maça yanlış kadro ile başlayabilir bunu yeryüzünde yapmayan hoca yok önemli olan maç içinde bu hatasını görüp değiştirmesi.Hocanın dün yaptığı tüm hamleler doğruydu ve sırf bu nedenle benden geçer not aldı.Fernandes-Veli değişikliği bana göre olması gerekendi.Veli nedense basit oynadığı için pek tutulmuyor taraftarlar arasında ancak Veli sahanın her yerine koşu yapıyor ,durağan bir oyuncu değil ve Fernandes gibi sabit ,durağan oyuncu yerine onun oyuna dahil olması Sidnei'nin ortasahaya gelmesine neden olmuştur.Ekrem sağbek yada solbek değildir bunu hepimiz biliyoruz.Antepte açık oynuyordu bu adam ve bizdeki en ii maçı fb'yi 3-0 yendiğimiz maçta sol açıkta göstermiştir.Bu nedenle ona hiç kızmıyorum.Orda oynatanda suç var.Bu takımın daha ii oynaması için sahadaki yerli oyuncu sayısının artması gerekior özellikle de deplasmanlarda aksi halde böyle maçlar çok yaşarız..

Adsız dedi ki...

Sidneiden sag bek olur mu?

Adsız dedi ki...

Carlos hocayı beğeniyorum; teknik-taktik bilgisi, hatalarını farkedip düzeltme çabası ve hırsı gayet iyi.

Tabi hataları devam ediyor; bunlardan en önemlisi ise H.Almeida'nın yokluğunda Pektemek gibi santraforu sol-açıkta oynatıp santrafor mevkisinde Edu gibi vasat bir adamda ısrar etmesi. Simao'nun da forvet arkası oynaması bence tuhaf. Tabi Carlos hoca Simao'yu bizden iyi tanıyordur ama sonuçta verimsizlik de ortada.

Çok sevdiğim Quaresma artık kabak tadı veriyor. Umarım bir sonraki maçta doğru bulunur ve ileride Holosko-Pektemek-Simao gibi bir üçlü oynatılır.

Not: Buna artı olarak orta alanda da Necip-Ernst-Fernandes oldu mu taş gibi takım olur, asıl o zaman tadından yenmez.;)

balticman

Adsız dedi ki...

alıştığımız şekilde kötü oynayan takımımızı her kaybedilen maçın kaybetme unsuru kabul edilen ismail in 2 asistiyle mucizevi bir galibiyet alması ve sidnei nin ortasahadan oyun kuma çabası sevindirdi tek beni.. yoksa ekremin her pozisyonda yerde olması, edunun saçma pasları, quaresmanın bencilliği, ortasahanın dirençsizliği, pektemekin girdiğinde sağ ikinci yarı sol kanat başlaması hoş değildi bence..ortasahadaki dirençsizlik,temposuzluk necip-erst ikilisinden en az birinin oynamamasından kaynaklanıyordu diye düşünüyorum.. birde bazı yorumlarda takım oyunundan bahsetmişler..takım oyunu için egosu olmayan topçu gerekir..bir hareketi yapamayıp düşünce kendine yediremeyip gidip rakipe şuursuzca dalan , kaptırdığı topun arkasından bakan, 75 dk kendine 15 dk takıma oynayan, kendi cezasahasının önünde topla 5 tane adamın içine girip çalım atmaya çalışan ve buna rağmen adına besteler bestelenen adamlarla takım oyunu oynanmaz... quaresma ya kaptanlığın verilmesinide yanlış buluyorum.. bu kadar sorumsuzca, bencilce hareketler sonucu takımı yanlız bırakan adamdan kaptan olmaz.. ha birde carvalhal i bende beyeniyorum.. en azından başkalarının cesaret edemediği şeyleri deneyerek öğrenmeye çalışıyor..birde gol yedikten sonrada bir yudum su içmesine hastayım :d

Adsız dedi ki...

Arkadaşlar, yorumlarınçoğunda Edu'ya atıp tutuyorsunuz ama böyle yaparak hata yapıyorsunuz. Örneğin; Ankaragücü maçında gol dışında ilk yarıda 2 pozisyonu var. Kaleci Özden, Jorge Camposvari 2 top çıkardı. Onlar olsaydı şimdi 3 golü olan, adına methiyeler düzülen bir adam olucaktı. Yapmayın böyle. Zaten her tülü engel çıkaranlara bir de siz içten engel olmayın, bekleyin biraz daha oynasın.. Herkes başımıza Crujff olmuş kardeşim yahu :D

Adsız dedi ki...

inanin kotu seyler yazmak istesemde elim gitmiyor.Kazanan her zaman haklidir. Ancak bir eksiklik varki takimimizda oda basbas bagiriyor; Guinti ve cisse.Hatirlayanlar bilir sampiyonluk yasatan onemli karakterlerdir bu ikisi takim icinde.
Bugun bu iki futbolcunun bize gecmiste verdiklerini verebilecek birisi henuz cikmadi takim icinde.

herkes sag beke takmis durumda. Lakin bugun sorunlarimiz ana nedeni orta sahada vizyonu olan oyuncumuz olmamasidir. Yalnizca bu nedende oturu daha cok kosmak ve yorulmak zorunda kaliyoruz.

Ernst-Necip-Fernandes- 3lusu orta sahanin belli gorevlerini yerine getirmekte muhtesem ancak esas gorevleri olan oyun kurmakta cok acemiler. Burda fiziksel performansin yaninda kadro secimlerinde vizyona dayali bir tercih yapma gerekliligi doguyor. Soyleki;

-Ernst,Necip; top hakimiyeti ve vizyonu zayif ancak direnci ve presi guclu bir duo iken
- Fernandes,Necip; top hakimiyeti yuksek ancak direnci ve vizyonu zayif bir duo
(Bu 3luye Veli kavlakta dahil edilebilir server nickli arkadasin dusuncelerine burda sonuna kadar katiliyorum.Veli nin sonradan girdigi maclarda takim bir hareketleniyor.)
simdi burda temel eksik oyunu iyi okuyup belli bir tempoyu dayatarak pozisyonlar yaratmak. Maalesef elinizde bu durumda bir GUTI varsa kullanmak zorundasiniz.Cunku oyun oyle bir yere geliyorki siz ekremin oyun zekasina mahkum oluyorsunuz.(Quaresmada mahkum oluyor.)

Bir saldiri planimiz yok top hareket ederken.Yani gorunurde var gibi dursada aslinda orta sahayi gectikten sonra adam eksiltme adam kacirma hucum pres kanatlara inme gibi futbolun temel guzelliklerini yerine getiremiyoruz her zaman.

Guti gecici ancak muhtesem bir cozum olabilir. Alves 'in bu anlamda takima ne verebilecegi soru isareti. Eldekilerle konusursak Alvesin Gutinin yerini almasi sart. Fernandes gutinin yerini alamaz.

Quaresma bu takimin degismez bir oyuncusu degil. 60.dakikalarda oyuna girebilir ya da cikabilir.cunku efektif olmadigi zaman,tikandiginda sacmaliyor ve varligi yoklugundan daha zararli hale geliyor.

Carvalhal kendisininde bir parcasi oldugu bu Portekizlesme sendromundan takimi kurtarmali,ayaga hizli ve tempolu,ne oynadigini bilen bir takim olusturmali.

Herkes cok umutsuz Ben bu sene sampiyonlugun en onemli adayi oldugumuzu dusunuyorum.Biraz sabir sart! Bir galibiyet serisi yakalabilirsek moral/guven kazanir cocuklar.

Erhan H.
saygilar.

isaac newton dedi ki...

en azından 85 dakikalık oyunun sıfır denecek kadar kötü olmasına ragmen sonunda bu kadar tatmin olduğum çok az maç hatırlıyorum hatta yok sanırım. taktik teknik konularına girmeden ertuğrul dahil bütün bursa stadının surat ifadesini görmek o oyuna rağmen çok iyi geldi. :)

Cartalete dedi ki...

Değerli yorum katkılarınız için hepinize ayrı ayrı teşekkürler.
Hem yazıda, hem de bazı yorumlara dönüşlerde tüm anlatmak istediklerimi dökdüğümü düşünüyorum. Kendimi tekrar etmemek için, son yorumlara dönüş yapmadım.

Ama orada ilginç bir soru var, ona değineyim biraz. Sidnei'den sağbek olur mu?

Bence olur ihtiyaç dahilinde. Kendisinin bir maçını izleyerek rapor yazmıştım hatırlanırsa. Fiziğine rağmen orta karar hıza ve iyi bir tekniğe sahip, o yüzden önde basan takımlar için idealdi. İki haftadır Beşiktaş savunması önde basıyor ve Sidnei çok faydalı oluyor. Bence bu tip savunmalarda, topla iyi ilişkili olan stoperin, bek oynamasıyla arasında pek uçurum yok. Man United'da bir dönem, her stoper bek de oynuyordu mesela.

İhtiyaç olursa denenebilir ama şuan kendisinin stoper performansından memnunum, Pektemek'le açılacak kontenjan Hilbert'le değerlendirilmelidir bence.

Adsız dedi ki...

Cartalete

Sizce Simao Sabrosa'nın son maçlarda forvet arkasında oynadığı mevki 10 numara mı yoksa 9,5 mu Bence 9,5 yani trequartista (R.Baggio mevkisi dersek daha çok kişi anlar herhalde). Sizce bu mevkide Simao nasıl oynuyor, daha önceki takımlarında böyle bir mevkide oynarken izlediniz mi onu? Aslında özellikleri bu mevkiye çok uygun değil mi? Öyleyse verimsizliğinin aslında oynadığı mevkinden ziyade genel formsuzluğundan kaynaklandığını söyleyebilir miyiz?

Teşekkürler.

balticman

Cartalete dedi ki...

Simao, Benfica dönemlerinde zaman zaman forvet arkası oynuyordu hatırladığım kadarıyla. Hatta Anfield'da Liverpool'a uzaktan yolladığı bir gol var, o maçta da böyle bir pozisyondaydı.

Aslında o mevkide çok kötü değil. Kenardaki halinden daha da etkili gözükebiliyor. Aslında ana sorun, ortasahanın öyle bir sisteme uyumsuzluğu. Fernandes de, Aurelio da 2'li ortasahayı kaldıracak tipte adam değiller. O yüzden Simao'nun alanı çok fazla büyüyor, hem forvete uzak kalıyor hem de ortasahalara.

Bir diğer sorun da Simao'nun cezasahası etkinliği. 4-4-1-1 gibi oynayan takımların ana özelliği, forvet arkasındaki adamın ciddi şekilde 2. forvet oyununu oynayabiliyor oluşu. Gerçek bir Baggio, Totti, kısaca İtalyan 9.5 numarası gerekli yani :) Beşiktaş'a gelmiş geçmiş oyuncular arasında buna örneği Pancu olarak verebiliriz. Simao öyle topun düşdüğü yeri sezecek, gol noktasına koşu yapacak biri değil gibi.

İşte bu sebeple Carvalhal, Pektemek'i kenardan cezasahasına sokmaya çalışıyor. Aslında peşinen mevki değişseler böyle durumda daha iyi.

Sadet: kenar forvetli 4-3-3'ü tercih ederim, Simao da bu yapıda delici rolü görebilir.