Valencia Keşfi Fernandes

Normal şartlarda iyi denecek 11’lerden biriyle sahadaydı Beşiktaş. Necip, Ernst, Fernandes ve önlerinde Veli. Topu bilen ortasahaların hepsi sahadaydı… Aynı şey Orduspor için de geçerliydi; Emre Özkan’a hak ettiği değeri vermesiyle dikkatimi çeken Metin Hoca’yı, bu maçla iyice takdir ettiğimi söylemeliyim. Resmen büyük takım sistemiyle oynuyor, özellikle ortasaha seçimleri ilginç… Rahat bırakıldığı zaman, iyi top yapacak bir takım vardı karşıda. Ancak, ilk cümlede değindiğim gibi; Beşiktaş için şartlar normal değildi. İki ortasahası daha yeni sert bir Avrupa maçından dönmüş, diğeri ise sakatlıktan henüz çıkmıştı…

Hafta içinde, Quaresma’nın kendini mumyaladığı fotoğraflar görülmüştü hatırlarsanız. Sanırım aynı şeyi Necip de yapmış… Galatasaray maçında bıraktığı yerden, aynı tempo ve dirençle devam etti. Onun bu durumu, direkt olarak maçı Beşiktaş’a çeken etken olacaktı… Çünkü geçmiş maçlara nazaran, bu kez oldukça önde pres yapılıyor; Orduspor’un ortasahası, üçlü forveti tamamen anlamsız kılınıyordu. Bununla beraber hücumda da oldukça değişkenlik vardı… Almeida bile bu hareketliliğin içinde oldu. Bazen solda pozisyon aldı, Holosko merkeze geçti, Veli ortasahaya yanaştı, Fernandes sahte 7 gibi takıldı, Hilbert sağ bek olduğu kadar sağ açıktı, Necip zaten her yerdeydi vesaire… Derken tipik bir Premier League golü geldi. Dolaştırılan top, Veli ile şutlandı; çarptı girdi… Fırsatını bulmuşken, deneyeceksin zaten. Direk olmasa da çarpar girer, ya da korner olur, bir şey çıkar… Lampard’ın 3 golünden biri bu tarz.

Aslında gözlerim Pektemek’i aradı o ilk yarıdaki akışkan oyunda… Ki Almeida, bu kadar hareketli geçen, sürekli etrafında koşu yapan adamlar bulmasına rağmen; yine uzun şutlarla gole yaklaştı. İkinci yarıda da, net bir pozisyonu yokuşa sürdü. Fernandes, o pası heba etmesiyle Almeida’yı mahkemeye verse, tek celsede alır tazminatını yürür… Fernandes demişken; bugün Beşiktaş’taki en etkin, enerjik oyununu ortaya koydu bana göre. Kupa finalinden bile daha iyiydi… Topu eveleme-geveleme işini, geçmişe nazaran çok asgari ölçüde yaptı. Tüm gollük pozisyonlarda parmağı vardı. Topsuz oyunu ise asıl şaşırtıcı tarafı… Hiç oyundan düşmeden savunma yaptı maç boyunca, hatta farklı iki adama aynı anda pres yaparken bile gördüm… Fernandes, bu oyunu 40 maçta 30 oranında oynasa; Valenica’nın zamanında kendisine ödediği yüklü bedelin de ötesinde sayarım… Ne olduysa, iki maçtır biraz; bu maçta tamamen Valencia’nın keşfettiği o kara çocuk vardı sahada. Devamı gelir umarım.Necip riske edilmedi mi, yoksa “presten, alan savunmasına geçiş” manasında mı kenara alındı bilemedim… Sanırım taktiksel değişim yaşanacağı içindi. Toraman’ın oyuna girişiyle, Beşiktaş topun arkasına geçip bekledi. Hoş, Orduspor pek cezasahasına sokulamadı ama; bu çekingenlik golü yedirtti bir şekilde… O dakikadan sonra işler çok zorlaşacaktı, açıkçası maçtan da umudum azalır gibiydi. Derken, yine tam dakikasında bir Fernandes duran topu geldi. Aslında o dakikada sahada olmaması gereken Ernst; kaleye sırtı dönük olmasına rağmen, cepheden gelen topu yere vurdurarak köşeye yolladı… Ki, gole sevinecek hali de kalmamıştı garibimin.

Aslında oyuna hamlelerde yine sıkıntı vardı, ama neyse. İzlanda’da Neymar aramayalım… Perşembe turu büyük ölçüde alıp, Pazartesi ligin iyi takımlarından birini yenmek önemli bir sonuç başarısıdır. Ayrıca, ilk yarıdaki önde baskı & değişken hücum varyasyonları ve zamanla oturan savunma disiplini umut verici… 2 gün sonra yine ligin iyi takımlarından Manisa ile maç var, Pazar İBB, Perşembe Stoke City… Aradaki bir maça kıymak (rotasyon yapmak) lazım rasyonel düşünüp… Çünkü bu takımın böyle periyoddan sağlam çıkması olanaksız değişiklik yaşanmadığı takdirde. Gerçi Hilbert’i bıraksan, Antalya’dan İstanbul’a depar atarak dönecek… Sivok’a pazuband da yakıştı, hiç top şişirmeden maçı bitirmesi de… Holosko, “çok şey yapmak isteyen, ama bir türlü sonuca bağlayamayan” tavrıyla bile faydalı. Son fotoğraf şuna işaret ediyor; Spartacus dizi setine göndersek, adaptasyon sorunu çekmez gibi ama lazım burada işte…

14 yorum:

Ilyas dedi ki...

ilk basta güzel bir yazi oldugunu söyliyeyim, mactan sonra heyecanli bir sekilde bunu beklemistim :)

Ilk yaridaki yaridaki oyun cok hosuma gitti diyebilirim, ikinci yariya biraz zayif baslayip, ikinci golden sonra acildik yine.

Emre Özkan cok hosuma gitti, cok rahat oynadi. Ciddi bir alternatif olabilir, ama bana kalirsa kendi acisindan Orududa kalsa daha mantikli, belliki ilk XI'de yeri hazir, iyide oynuyor, Orduda iyi gidiyor, bence kalsin. Bize gelse Burak ve Mehmet yüzüne bakilmadigi gibi onunda yüzüne bakilmaz, dedigin gibi ne CC nede yönetim onun aslinda bizim futbolcu oldugunu bilmiyordur, Spikerler bile bizden kiralik oldugunu bilmiyorlardi.

Bizim oyunculara gelecek olursak, Almeida gecen maclara göre daha fazla kosmasina ragmen yine kendisinden biktirmaya deva ediyor, inanin tiksiniyorum artik. Mustafaya aylardir formsuz diyorlar, Almeida haftalar süren sakatliktan sonra direk ilk XI'e yaziliyor, hicbirisi form morm sormuyor. Cok büyük hata. Mustafa'yla Besiktas cok daha fazla is yapar.

Necip'e gelecek olursak, bu mac kendisi Sabrilesme yolunda ilerliyor diyenlere cevap olsun. Insan bu kadarmi enerjik olur,helal olsun, genelde Türk genclerde fizik olarak zayif olma problemi vardir, onda tam tersi, utanmasa tün karsi takimi bir kere dagitacak, ama... Fernandesle oynamasi iyi oluyor, bakiyorum baya birseyler bakmis, fizigini nasil kullanmasini, ara paslari vesaire. Veli ile birlikte cok canli bir orta saha olusturuyorlar.

Ernst'e gelecek olursak, 90 dakikalik futbolcu degil arkadas, son yirmi dakika resmen emergency energy ile oynadi, bir metre önündeki topu oynayamaz hale geldi, allahtan su kafasi var, insanin öpesi de geliyor valla...
Ama CC acilen bunu görmesi lazim yoksa Genclerbirligi facialari 2.0 gelebilir yakinda, benden söylemesi.

Mustafaya cok yazik ediyorlar. Spiker "Mustafa iceri cekiyor, ama CC kendisine kanatlarda kalmasinda uyariyor" dediginde bir kendimden gectim, su CC anlamakta zorluk cekiyorum, madem kanat oyuncusu istiyordun niye Burak'i degilde Mustafa'yi soktun?!
Buraki bu macta bile göremiyorsak hayatta görmeyiz, gelecek mac Q7 dönüyor, yakinda Simao reyisde döner ozaman bak sen.

neyse yeter bu kadar :)

gökhan dedi ki...

hocam, hemen her yazıda almeida'ya dokunduruyorsun ama artık dokundurmaktan fazlası lazım sanki. olay gol kaçırmak falan değil, herkes kaçırır. ama bu adamın hiçbir faydası yok. ofsayttayken el kaldırıp pas ister, takımın boyunu sürekli uzatır, ayağına pas atılır topu tutamaz, hiçbir topa hareketlenmez, boyuna rağmen hava toplarında etkisiz. takımın en yetenekli adamı sırf buna çalışır, doğru düzgün golü yok daha. üstüne yetmezmiş gibi afra tafra eksik olmuyor. tabi bu tavır necip'e, ernst'e... ben edu oynarken daha mutluydum. nobre'yi dahi arar oldum.

sezon başında mustafa formda olursa almeida'yı keser diyordum, adam oynadığı her maçta iyi performans verdi buna rağmen forma bulamıyor. carvalhal birçok yerden sempati toplamasına rağmen şu q7-simao-almeida üçlüsüne dokunmaması sinirlerimi zıplatıyor. quaresma yine toparladı, simao'da son maçlarda iyidi ama almeida bu şekilde giderse işimiz yaş. mourinho çok istiyordu ya hani, keşke alsada kurtulsak.

herşeye rağmen özellikle zorluğu yüksek maçlarda gösterilen performans insanı umutlandırıyor. sağlam bir takım olduk gibi. şu fiziksel sıkıntıları da atlatabilsek (devre arası bir orta saha transferi?) playoffta iş yaparız gibi.

BenYaptımOldu dedi ki...

Şu nazik dönemeçte asla ve asla futbol beklemiyorum ben. Kalan 2 zor görünen lig maçından 6 puan ve bir üst tur için, anti futbola bile razıyım ama sadece bu periyod için elbette :D.. manisa ve Belediye maçları aslında nazik görünse de artık en azından mücadele açısında forma girmiş bir orta saha düzeneğimiz var diyebilirim. Defansımız zaten tamamdı. Sırada ufak tefek rütuşlara ihtiyaç duyan forvetimiz kaldı. umuyorum Almeida bu maçtaki şutlarından birini ya Manisa'ya ya da Belediye'ye isabet ve afiyetle gönderecek. Aslında şu formuyla tek başına "serbest takılan" Quaresma bile yetecektir ya neyse :D.. Ben bambaşka bir hususa değinmek istiyorum.. CENK :( Yahu son iki maçtıe yenmemesi gereken goller yemekte.. Tamam Rüştü abini örnek al da kurtardıklarını al be Cengo, yediklerini değil!Aynı Rüştü yemeleri bunlar.. Sanki bir kulağı çekilse mi ne dersin Mustafa???

Cartalete dedi ki...

Ilyas,

Eyvallah. :) Emre Özkan konusunda, dikkat edersen "seneye gelsin alternatif olsun" diyemedim... Aslında mantıklı olanı o. Ki, solbek yok adam akıllı elde. Zamanı da geldi, 23 yaşında artık. Ama işte, adama da kıymak istemiyorum. Dediğin gibi, gelip suratına bakılmama ihtimali de var... Ama solbek alternatifliğine ihtiyaç da var, çıkıp arasan memlekette solbek yok. Hasan Ali desen; "Necip, Veli + bir miktar para pls" der Hurma. Pek genç yetenek de yok, ümit milli takımın en zayıf halkası solbek.

Kaldı ki, bugün ben de Emre'nin bizim çocuk olduğunu bilmesem "alalım" derim. Adam bizim, dönsün gelsin diyemiyorsun rahatlıkla. Neyse, Mustafa Topaloğlu gibi tek konu üzerinden 80 cümle kurdum :)

gökhan,

Aslında Almeida konusunda genel tavrım belli diye fazla derine inmedim. Genel kesimin elinde olsa, cami avlusuna bırakacağı Edu'yu tercih ettim çoğunlukla. Hakikaten, Edu'nun suçu ne?

Zaten bahsettiğin Portekiz 3'lüsü geri dönerse, bugünün ilk yarısını yaşamamız olanak dışı.

Cartalete dedi ki...

BenYaptımOldu,

Tel Aviv'deki maçta top çok sert gitti de, bu golde ben de rahatsız oldum açıkçası. Lakin, kulak çekilerek düzeltilecek bir durum değil bu bence. Aksine, olumsuz bir uyarı güvenini yitirmesine neden olur. Kaleci yetiştirmek için iki temel kural var: güvenmek ve beklemek. Rüştü 37 yaşında bu tarz hatalı goller yiyebiliyor, normaldir. Zamanla hata oranının düşmesini beklemek gerek.

BenYaptımOldu dedi ki...

Tamam katılıyorum ama Rüştü yaşı kaç olursa olsun zaten bu tarz golleri yemesiyle meşhur bir kaleci ( Bkz: Panathinaikos, 3-4 Fb maçı vs..) Cenk'ten beklediğim, onu Beşiktaş'ımıza kazandıran Rüştü abisinin bu hatalarını tekrarlamaması sadece. Umuyorum Rüştü gereken uyarıları yapar. Bekleyelim görelim..

alper dedi ki...

Dünkü galibiyet güzel oldu.Bu kritik dönemde aldığımız bir buçuk puan iyidir.Bu hafta memleketimde Beşiktaşım.Yiğit İncedemir 13 haftada 8.sarı kartını görüp cezalı duruma düştü.Yerine büyük ihtimal Bekir Ozan oynayacaktır.İlker şu ara formda bir kaleci.Ömer Aysan Bursadan ayrılalı beri en iyi sezonunu geçiriyor yaklaşık 3 yıldır.Akaminko-Hüseyin Tok ikilisi uyumlu bir ikili.Ama beşiktaşıma yüksek toplarda gol atma konusunda Akaminko bir Kalabane değil.:)Korner ve duran toplar o bağlamda pek sıkıntı olmaz takımımız adına.Sol kanat hücüma yeterince iyi çıkmasada Klukowski yerine Ferhat tercih edilir büyük ihtimal.Mehmet Güven-Bekir Ozan-Murat Erdoğan üçlüsünün önünde Simpson-İsaac-Y.Gökoğlan oynar.Dengeli ve geçen yıldan beri aynı kadroyla oynayan bir manisa ile oynayacağız.Son zamanlarda ortaya koyduğumuz dirençli ve topu bilen 3 lü orta sahamız ile Manisaya üstünlük sağlayacağımızı düşünüyorum.Bu maç özelinde Q7 yi sağ kanatta oynatırım ben olsam.Solda Ömer Aysan ve pır pır Gökoğlan kaşrısında İsmail'in zorlanacağını ve yalnız kalacağını hesaba katarak o kanatta bir Veli beklentim var açıkçası CC den.Her türlü güzel bir maç olacaktır.Manisanın sağ ve bizim sol kanadımız arasında geçmesini beklediğim bu müsabakada uzak forvet koşularını ülkemiz şartlarında iyi yapabilen bir Simpson sezon başı formunda olmasada tehlikeli olabilir.Dikkat.Yiğit Gökoğlan ve İsmail Köybaşı kapışmasını izlemek zevkli olacak ve ilginç enstantaneler verecektir hepimize.İddaa da Beşiktaşımız lehine verilen 2,00 lık galibiyet oranı çok değerlidir değerlendirin.4 haftadır sahasında puan kaybetmeyen Manisamız için kaybetme zamanı..

ozy dedi ki...

Bence macın en dikkat cekici ismi Egemen'di.. Topu oyuna sokarken hiç hata yapmadı ve hep olumlu pas kullandı.
Macın en kötüsü ise Veli'ydi. Veli'nin çizgi'de değil önceki haftalarda olduğu gibi sol içte oynaması lazım.
Ayrıca bu takıma hızlı ve gol becerisi yüksek bir forvet lazım. Bunu Almeida yapamıyor, Pektemek yapabilir mi emin değilim..

Basar dedi ki...

Ben birşeyi merak ediyorum. Bu Almeida için özel bir anlaşma filan mı var? Bu güzelim takımın oyununu bozan adam her maç 90 dakika sahada. Mahalle maçlarında topun sahibi çocuk misali... (ki onun bile en azından top getirerek maça bir katkısı oluyor!)

ozy dedi ki...

Bu arada Fernandes saha içindeki oyunundan bağımsız sırf duran toplardaki ortaları için bile takımda olmalı.. Sezon başı onun da olduğu maçlardaki yüksek sayıdaki duran top golümüz o olmayınca cok azalmıstı. Özellkle Türkiye Ligi için cok önemli bir özellik.

Batistuta35 dedi ki...

Fernandesin duran topları oldukça değerli ama ayağında bazen çok fazla top tututor bu da beni sinir ediyor ara ara.Gerektiğinde hızlı pas tek top oynamayı düşünse sistem içinde çok değerli olur.Sıkışık maç takviminde hocanın rotasyon yapmaması can sıkıcı bunun üstüne sürekli almeidayı kullanması daha da can sıkıcı.Adamın hava topu özelliği var dedik o bile yokmuş deve gibi boyuna rağmen.Onun dışında ordu-manisa-ibb periyodunda puan kaybetme ihtimalimizin en fazla bu maç olduğunu düşünüyordum neyse ki kayıpsız geçildi.Dinlenmiş ve formda bi Q7 manisa maçını aldırır ortasahaların biraz dinlenmiş olması kaydıyla da ibb maçı simaonun dönmesiyle de galibiyetle geçilir diye düşünüyorum ya da umuyorum bilemedim hangisi:D

Adsız dedi ki...

Fernandes'in iki sezondur giydiği uzun kollu formaları bulabileceğimiz bir mecra var mıdır? Ya da elinde geçen sezonun uzun kollu formaları olan bir arkadaş?

Yorumun başlıkla ilgili olmadığının farkındayım, en azından bir yer gösterebilirseniz sevinirim.

Pamukk dedi ki...

ankara kartal yuvasında varmış netten sipariş edilebiliyor uzun kollu formalar

Cartalete dedi ki...

Manisa'da İncedemir'in oynamayacak olması nefis... Çocuk resmen Britanyalı defansif ortasaha. Manisa'ya karşı yaşanan puan kayıplarında rolü büyüktü, Bekir Ozan'la aralarında meridyen farkı var.

Kaleci İlker de, twitterda eksiklerden yakınıyor. Quaresma da yardırmaya devam ediyormuş, 4-5 gol atmış çift kalede.