Bitti...


Dram, gizem, suç ve komedi türündeki sezon nihayet bitti. Ülke sınırları içersinde önde oynamayı ve ‘topun kaybedildiği yerde pres’ olayını en iyi beceren takım şampiyon oldu. Yıllık toplamda 10 milyon Euro alan hücum hattıyla, 10 kişilik rakibine kontratak girişimi dahi yapamadan 4. olan Beşiktaş’sa; dört senedir kendisinin beceremediğini, Bursa’nın ‘prestij ötesi’ bir maçla başarmasıyla (üstelik 4-0’lık bir skorla) Avrupa Ligi’ne katılmaya hak kazandı.
Beşiktaş, ‘Demirörenizm’ akımıyla boğuştuğu son sezonunu da böylelikle atlatmış oldu. Artık ‘resmi Beşiktaş açılışı’ olmaya başlayan Temmuz ayıyla birlikte, yepyeni bir kulüp mantığı, oyuncu bazında yepyeni yüzler ve özlem duyulan umutlarla yeni sezona gireceğiz. Bu uğurda izlenmesi gereken yolu kendimizce “Şanlı Beşiktaş’a Dönüş” başlığıyla uzun uzadıya yazmıştık. Aynı şeyleri tekrara gerek duymamakla birlikte, Trabzon maçında da “pahalı arzusuz ‘topçu’lar” ile “ucuz arzulu ‘futbolcu’lar” takasının sebepleri daha da güçlendi diyebiliriz.

Duyduğum kadarıyla yeni yönetim de bu yolda ki aksi bir yol da Beşiktaş’ın mali durumlarını gözetirsek mümkün gözükmüyor… Yani aslında bu bir strateji değil, bir gerekliliktir. Bu bağlamda Quaresma, Almeida, Fernandes üçlüsünün Euro2012 kadrosuna alınması da ‘yüksek maliyetli oyuncuların elden en makul şekilde çıkışı’ konusunda gayet hayırlı bir gelişme olmuştur.

Artık fikrimizle, kalemimizle ve de tribündeki sesimizle; yeni Beşiktaş’ın tekrar “Beşiktaş!” olabilmesi için güçlü duracağız, ateşten gömlek giyenlere serin bir ortam sağlayacağız. Başka çare yok… Açıkçası önümüzdeki sezon, yakın dönem için benim en heyecanla beklediğim sezon olacak. Varsın yine kader 4.lük olsun ama Beşiktaş gibi olsun, Portekizçiflikspor ya da menajerlerin pilot takımı olarak değil…

30 yorum:

Cartalete dedi ki...

Şu "fikrimizle destek" meselesini biraz açayım:
Yeni yapıya maddi-manevi uygun olabilecek yabancı, yerli, özellikle gurbetçi oyuncular konusunda önerisi olacakların da bu dirilişte epey katkısı olabilir. Mesela yorumcular arasından Almanya’dan olan İlyas, Tolga Ciğerci’den çok önceden bahsetmiş Enes isimli arkadaşlarımız, henüz fark edilmemiş geleceği olan gurbetçiler konusunda bilgi verebilirler… Türkiye genelinde genç oyuncular hakkında oldukça bilgi sahibi olan Rivaldo, borasahin gibi dostlarımız, ve daha adını saymadığım ya da yorum olarak katılmasa da, okuyucu olan sessiz çoğunluktan bu konuda isim önerileri olabilecek arkadaşlar; bana cartalete@gmail.com adresinden mail atarak ulaşabilirler. Belki (büyük ihtimalle) o isimleri, yetkili insanlara iletme fırsatımız olabilir…

enorton dedi ki...

Bilic önümüzdeki 3 sene için Rusya'da olacakmış. Ralf Rangnick ismi dolaşmaya başladı. Ne düşünüyorsun? Çok küçük bir umut olsa da düşünmesi bile mutlu ediyor insanı :)

Cartalete dedi ki...

Rangnick'le ilgilendiğimiz bir gerçek. Düşünülen yapıya uygun bir hoca gibi gözüküyor. Özellikle Hoffenheim'da yaptıkları çok iyiydi, tempolu futbol oynatıyordu ve en önemlisi oyuncularda mutlaka bir level atlama oldu. Edu'ya ŞL'de iş yaptırdı mesela...

Bu arada oyuncu önerileri gelmeye başladı, teşekkürler. Dikkate alınacak, bilesiniz.

Bjk_KnightS dedi ki...

twitter'dan da sana yazmıştım klube danışman ol diye. cidden bu işi yaparsan çok büyük hayra girersin :D

ayrıca oyuncudan once t direktor de öner bari de önce elimizde ki oyunculardan (özellikle altyapı) maksimumu alabilecek bir hoca olsun...

delSolar dedi ki...

Beana Türkiye´de Rangnick tarzi adamlar basarili olamaz gibime geliyor, bizim ligin dinamikleri baska. Hatta jurgen klopp bile gelse o bile yapamaz diyorum. Bu hocalar sistem hocalari yani Türkiye´ye ters. Hatta Klopp gelse ne bicim adam bu , esofmanli, sapkali, sakalli diye elestiride bulunma gafletine bile girerler. Klopp dedim de, dortmund nasil siir gibi top oynadi bayern macinda.

En mantikli karar Serpil Hamdi Tüzün´ün hamuru ile yogrulmus eski bir futbolcumuzu T.D yapmak. Bu Samet, Ziya bile olur. Inanin Ragnick´ten daha basarili olurlar. Her ne kadar Tüzün´ün hamuru ile yogrulmamis olsa da icimizdeki Sifo sevgisi de bambaska tabi.

P.S; ohh be Bilic felaketinden kurtulduk desenize:) Su adamin neyinde isik görüyorlar anlamiyorum, küpesinde mi?

delSolar dedi ki...

ayrica Rangnick´te burn-out sendromu vardi, düzelmis mi?

ramon sanchez pizjuan dedi ki...

Bu sezon da burnumuzdan geldi vallahi. Benim gelecek sezon için en büyük ümidim İbrahim Altınsay. Saçma sapan transferler olmaz bu sene. Takımın başına da ortalama futbol zekası olan birisi geçerse, gelecek sezon başlayacak değişim sağlıklı işler.

Benim sıkıntım, boğazına kadar pisliğe batmış bu ligde Beşiktaş'ın kimi, nasıl heyecanlandıracağı! 1 yıldır şike aşağı, şike yukarı, tapeler, mapeler derken kimseye bir ceza çıkmaması ülkede oynanan futbolun samimiyetine ve adaletine büyük balta vurdu. Bundan sonra nasıl forma tanıtımlarını bekleyip, transferler için sabahları edecek taraftar merak ediyorum.

Emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler!

tannhauser dedi ki...

33 yıllık ömrümde takip ettiğim en berbat sezondu. sezon başında bir çok arkadaşım kirlenmeden dolayı bu sene maç izlememe kararı aldılar. bir iki hafta sonra caydılar. ben ilk maçtan son maça kadar her dakikayı izledim. biraz da kendimi aptal gibi hissederek, kahrederek. ayrıca çocukluk sevinçlerimin üstüne şikeyle, teşvikle yatan galatasaray'a olan nefretim tekrar su yüzüne çıktı. artık o iki takımı rakip olarak görüp heyecanlanamıyorum bile.

bir takımı kurarken harcının ana maddesi neyse, onu bol bol kullanman lazım. bizim temel maddemiz paraydı, tek atımlık barutumuz vardı. onu atıp "beşiktaş sevgisi"yle oynamasını bekledik oyuncuların. olmadı. bu anlamda bu sezon kadromuzdaki oyuncular için iyi bir turnusol görevi gördü. iş ahlakı ya da beşiktaş aidiyeti ile, tüm sezon mücadeleyi bırakmayan oyuncular (bana göre) şunlardı: egemen, veli, ernst, necip, cenk, rüştü, ismail, hilbert, holosko, sivok, ekrem, pektemek, tanju, edu, aurelio. (çok az süre alanları yazmadım). fernandes kontenjanını ayırıyorum, son zamanlarda gazetelerde çıkanları bilemiyorum. esasında kötü bir kadromuz yok fakat iş ahlakı olmayan "yetenekliler" sürekli pozitif ayrımcılık gördü. bunun haricindeki konular tamamen ikincildir. ha denilebilir ki, bu ortamda eldeki oyuncuları oynatacak bir teknik direktöre sahip olsaydık işler başka olurdu. seneye takımda kimler olacak bilmiyorum ama iş ahlakı olmayanlar olmasın yeter.

planck dedi ki...

Futbolcu tavsiyesi almaları çok sevdirdi beni. Ben beşiktaş maçları haricinde pek maç izleyen, haliyle futbolcu tavsiye edebilecek konumda olan birisi değilim ama elimizdeki insan kaynağının her şekilde kullanılması gereken bu dönemde çok doğru bir hareket. Sen zaten baya takiptesin, her ne kadar gsli olsa da borges'ten de fikir alınabilir :)
Peki başka forumlarda gördüğümüz gurbetçi tavsiyelerini yorumlarını da gönderebilir miyiz? Yani kendi izlemediğimiz, sadece karşılaştığımız tavsiyeleri. Tabi bu şekilde aynı insanın tavsiye ettiği futbolcu listesi 15 farklı kişiden gelebilir. Ama belki eğer tavsiyeler bir yerden alındıysa, link ve yazara referansla bu yöntem de işe yarayabilir?

rivaldo dedi ki...

Bu sezonla birlikte Demirören kalıntılarının da yavaş yavaş yok olacağını düşünüyorum.Şu ana kadar yeni yönetim tamamen söylemleriyle örtüşen uygulamalarda bulundu.Bundan sonrada böyle olacağına olan inancım tam.En azından orda saygı duyduğum ve taraftar olarak inanabileceğim insanlar olmasını bilmek güzel.

Ralf Rangnick gerçekten düşünülen, en azından uygulanması gereken sistem için doğru birisi.En azından bunu daha önce başarmış olması önemli bir referans ki transfer ettiği Demba ba, Gustavo, ibisevic, Eduardo,Rafinha gibi oyuncular Hoffenheima ciddi bir ekonomik kazançta sağlamış.HAstalık durumunu bilmiyorum ama eğer dönmeyi düşünüyorsa iyi bir projeyle ikna edilebilir.Kendisi Gustavo kendisine sorulmadan Bayerne satıldığı için istifa etmişti.Burdaki yönetim tarzıyla sorun yaşayabilir.

Sizden ve sizin gibi futbolu iyi derecede takip eden insanlardan yönetimin yararlanmak istemsi çok yerinde olmuş.2 sene önce böyle bir olay olsa belki Chicharito bizde oynuyor olurdu :).Benim ricam Yasin Öztekin haberleride dolanırken Erkan,Sezer ve Furkanı bir hatırlatsanız:).

Cartalete dedi ki...

planck,

Olabilir, ama en azından referans alınacak insanların o isimleri izleyip de yazmış olması iyi olur. Zaten tekrar gözden geçirilecekler, hani bu hedef belirlemek gibi olacak bizim yaptığımız.

rivaldo,

O zaten ilk prensip. :) Ancak diğer kulüp takımlarının genç kategorilerinden gözüne çarpanlar varsa, bekleriz.

planck dedi ki...

herhalde artık seneye bir italyan golcümüz olur :)

Cartalete dedi ki...

İtalyanlar pahalı maalesef. Yoksa Ciro İmmobile için kendimi kulüp binasına zincirlerdim. :)

ceyhun dedi ki...

villareal'in küme düşmesiyle borja valero iglesias transferin gözdesi olur ortasaha oyuncusu arayan takımlar için. fernandes iyi bir rakama satılırsa takımı onun kadar organize edebilecek bir oyuncu valero. kaldı ki fernandes'ten daha da iyi tek top oynuyor. bence üzerinde durulması gereken bir seçenek. daha önce fabian ernst'i izleyip böyle bir oyuncuya ihtiyacımız var diyordum, transferinin bunun üzerine gerçekleşmesi çok şaşırtmıştı beni. valero'yu da ne zaman izlesem aynı düşüncede oldum. umarım göz önünde bulundurulur. fernandes-ernst ikilisinden valero-ernst ikilisi daha uyumlu olur. villareal'in iyi oynadığı dönemin en etkili oyuncularındandı.

genç oyuncu önerisi yerine aklıma gelen buydu, söyledim ve ruhumu kurtardım:)

planck dedi ki...

Mümkün müdür bilemiyorum tabi ama italyadan udinese gibi bir takımla birkaç oyuncu için coownership anlaşması yapsak, en azından defansta ekrem ilerde holosko yerine çok daha sağlam ve genç alternatiflerimiz olabilir?

ramon sanchez pizjuan dedi ki...

ilk transfer gerçekleşti, hayırlı olsun. futbolculuğunu bilmiyorum ama yüzü temiz, formanın da hakkını verir umarım. önceki senelerde ortasahaya yapılan transferler gibi, kaybolup gitmez.

http://altligler.blogspot.com/2012/04/yetenek-avcisi-salih-ucan-bucaspor.html

Cartalete dedi ki...

Bana gelen isimlerde en çok adı geçen oydu zaten. :) Ama kulüp kendisinden haberdardı, umarım kesindir. La Masia'dan fırlamış gibi bir çocuk, harika bir oyun zekasına sahip.

Batistuta35 dedi ki...

Şu büyük liglerde küme düşen takımların topçularına da bakmak lazım. Misal Yakubu. Yaş kaç bilmiyorum ama hala iş yapar.İspanyada villareal,düşerse almanyadan berlin özellikle tunay yoklanabilir.

Unknown dedi ki...

eğer salih transferi doğruysa gerçekten çok iyi bir transfer diyebilirim. bucasporun maçlarını izleme imkanı bulduğum zamanlar sahada ilk dikkat çeken oyuncuydu salih.tip olarak fellaini'ye benziyor saçlar falan :) bileklerine hakim ve ileri katedebilen aynı zamanda çok iyi pas atabilen bir genç kendisi. eğer ki transfer olursa faydalı olacağını düşünüyorum.

planck dedi ki...

Salih alındıysa 3 sene sonra telegolde başlar mami ve salih beraber oynar mı geyikleri :)

Unknown dedi ki...

-ekrem-

mustafa kardeşim senden bir ricada bulunabilir miyim? belki burası yeri değil bir futbol blogu ama aslolan beşiktaş ve armadır sence de bundan eminim.

eğer yönetimle temas kurma, fikir alışverişinde bulunma imkanın oluyorsa basketbolda ergin ataman hoca ile devam ve kadronun korunup güzel takviyeler yapılması konusunda görüş belirtirsen çok sevinirim. ayrıca hentbol takımımıza da gerekn değerin verilmesi gerekiyor artık.

son olarak ise basında çıkan bielsa, tunay torun gibi isimler gerçekten gündemde mi? bir bilgin var mı?

şimdiden teşekkürler, kolay gelsin..

Cartalete dedi ki...

Şöyle, biz sadece fikir veririz; kendileri değerlendirmeye alırlar. Ancak muhabir gibi bilgi koparmaya çalışmak olmaz. Duysam da birşeyler, yansıtmam açıkçası.

Basketbol konusunda aynı şekilde düşünüyorum. Bu kadro, her zamanki gibi 1 yıllık olmamalı... Müthiş bir sinerji yakalandı, yabancıların hepsi iyiy. Fırsatımız olursa aynı şekilde tavsiyelerde bulunuruz elbette.

Unknown dedi ki...

-ekrem-

cevapladığın için çok teşekkürler mustafa. senin gibi birisinin fikir verenler arasında olması yeni sezon için umutlanmaya yetiyor. güneşli günlerin gelmesi dileğiyle.

ramon sanchez pizjuan dedi ki...

Salih transferini lig tv'de görüp, buraya yazdım ama ortada daha netleşmiş bir şeyler yok. Ama üstünde herkes hem fikir, sağlam bir kumaş umarım seçimini doğru yapar.

Hazır yönetime sesimizin gitme ihtimali doğmuş sag kolondaki bloglarda ilginç bir yazı ilişti gözüme. Malum kulüp kaynak arayışında, üye sayısını arttırmak vs. çeşitli projeler üzerinde çalışıyor. Sevilla forma arkasındaki numaraya belirli bir bedel karşılığında taraftarın fotoğrafını yerleştirmiş. Bence muazzam bir olay. Türkiye'de buna bir engel var mı bilmiyorum ama 100.yılda çıkan bir formada kulübe hizmet etmiş birçok insanın isminin yazılı forma vardı. Bu da bir benzeri sayılabilir.

Bir sene boyunca 20 forma numarasına, bedeli ödeyen taraftarların fotoğrafları rastgele dağıtılsa ve abartı fiyat olmayacak şekilde yapılsa, hem güzel bir gelir, hem bizlere müthiş hatıra ve onur olur. Umarım yetkili kişilere iletilebilir bu durum.

İlgili yazı:
http://sihirlikrampon.blogspot.com/2012/05/formanda-ter-olmaya-geldik-gercekten.html

pascal dedi ki...

bir umudumuz sensin cartalete abi, anlıyor musun... :)

Uğur dedi ki...

Bir iki hafta önce Erkut'un sözleşmesiyle ilgili bişeyler yazmıştım, yeniden haberler çıkmaya başladı, babası da konuşmuş falan. komplo teorisi mi dersiniz ne dersiniz bilmem ama sanki bu işin içinde Seyit Ateşin parmağı var gibime geliyor.

planck dedi ki...

Erkut kesin gitti mi gerçekten?

Cartalete dedi ki...

Bilmiyorum ama hazır alt yapıdan ciddi sayıda oyuncuya şans verecek olan bir yönetim gelmişken, 3-5 fazla koparmak için aradan sıyrılmak isteniyorsa Erkut açısından, pek hoş bir durum değil.
Ama dediğim gibi olayın aslını astarını bilmiyorum.

tannhauser dedi ki...

erkut'la ilgili internette dolaşan tüm haberleri okudum da geldim. bunlardan çıkarımım şu yönde.

eski yönetim bir anlaşma yapar, eski anlaşma henüz bitmediği için bu anlaşma yönetimler (yd-orman) tarafından savsaklanır. erkut'un babası (aynı zamanda da menajeri sanırım) para-para-para diye düşünüp durur. yönetimden kimse adamı aramaz. yönetimin düşüncesine göre erkut gibi bir sorun yoktur, beş yıllığına beşiktaş'tadır. eses yönetimi bu boşluğu görür. menajer-babayla temasa geçer. kendi açılarından işlerin nasıl yürüyeceğini anlatır. hemen para almaya başlayacak, a-takımda beşiktaş'a göre daha çok yer bulup vitrine çıkacak, ersun hoca faktörü filan... paranın yüzü sıcaktır. eses babayı hukuki sorun olmayacağı konusunda ikna eder. (oyuncu sözleşmesinin son altı ayında istediği futbolcuyla görüşebilir kaidesi).

şimdi ortada garip bir durum var. erkut beşiktaş'la beş yıllık sözleşme imzalamış. bu konuda yapılması gerekenler beşiktaş yönetimi tarafından yapıldıysa erkut olduğu gibi kalır. ama yapılmadıysa (sözleşmenin tff'ye bildirilmesi, sözleşme imzalanması karşılığı ödenmesi gereken paradan bahsediliyor, onun ödenmemesi filan gibi) o zaman erkut gider.

bana göre ortada hem yönetim zafiyeti hem de para hırsı olduğu açık. yönetim sorununu pas geçiyorum, o konuda yd döneminde nasırlaştık artık. para hırsı baba kaynaklıysa sorun olmaz. ama erkut da babası gibi parayı öne alıyorsa zaten beşiktaş'a faydası olmaz. en azından sözleşmesi içinde üçe-beşe satılsın isterdim.

bu arada beşiktaş aşkıyla oynasın düşüncesinde değilim. bazı haberlerde erkut'un ağzından "para başarıyı değil başarı parayı geitirir. bunu biliyorum" gibi ifadeler okudum. gerçekten bu bilinç varsa çocukta kapısının önünde yatılsın. parayı değil başarı ve kazanmayı düşünmeli oyuncu. beşiktaş'ı düşünsün bile demiyorum. doğru bir şekilde kendini düşünsün yeter.

altyapı oyuncularıyla bir fırsatım olsa, her ay serdar özkan, batuhan karadeniz vs belgeseli hazırlar, onları izletirim.

pascal dedi ki...

her seferinde söylemeyi unutuyorum, bir oyuncu önerim olacak.bolusporda alp ergin diye bir adam var.yetenekli ama tam yaşını bilmiyorum.sağ açık, sol açık, sağ bek, sol bek, orta saha her yerde oynattılar onu geçen sene.yani bizdeki ekrem dağın daha dinamik hali.yönetimin takip etmesini isterim, hazır bank asyaya yönelmişken.