Julien Escude ve Sonrası

Stoperler kendi aralarında ikiye ayrılır; çabukluğu, cengâverliğiyle caydırıcı olanlar ve aklıyla savunma yapanlar. Bunlardan birini iyi yapan stoper “iyi stoperdir”, ikisini birden yapanlar ise “çok iyi”… Borsaya bildirilen Escude de “aklıyla savunma yapanlar” kategorisindedir, hani modern futbolda artık daha revaçta olan kısımdan… Zaten Sevilla da stoperler için çok zor takımdır, zira savunma önünde bir süpürücü kullanmadan; klasik 4-4-2 oynarlar genelde. O nedenle rakipler; sıklıkla Sevilla savunmasına karşı direkt olarak yüzleşiyor ve o savunmayı kısa sürede “kendi başlarına çözüm üretme” durumunda bırakıyor. Escude, böyle durumlarda “taktik savunmasıyla” ciddi şekilde fark yaratıyordu izlediğim maçlarında.
Topa değil de, “alana ve adama” odaklıdır Escude; sezgileri iyidir, topun gideceği yeri önceden tahmin eder ve orada olur. Böylece, pozisyonlarda son anda yetişip “cengâverce!” kayarak topu kornere atmaktansa, zaten orada olduğundan tehlikeyi daha kolayca savuşturur. Göze batmadan, işini yapar… Rahmetli Vedat Ağabey’in bu tarz stoperler için kullandığı bir tabir vardı; “top gelmeden önce adama telefonla haber geliyor sanki...”

Bir diğer özelliği ise koşul ne olursa olsun “ayağa oynama” hevesi. “Bamgümcü” değildir… Bilhassa sol ayağından çıkan top, büyük ihtimalle bir takım arkadaşıyla buluşur. Zaten genel olarak topa yatkın ve soğukkanlı bir oyuncu gibi gözüküyor. Mesela bir pozisyon hatırlıyorum; rakibiyle birlikte hava topuna çıkmış, ondan seken topu alelacele bir hamle yapmaktansa; göğsüyle topu sol bekine indirmişti gayet sakince…

İzlediğim kadarıyla Escude böyle bir oyuncudur. Ama bir de işin “mescude” tarafı var; stopere gerek var mıydı, varsa yabancı mı olmalıydı, maliyeti, yaşı vesaire… Borsaya henüz detaylı açıklama düşmedi ama bonservis verilmeyeceği ve kendisinin yıllık 800 bin Euro’ya yakın ücret alacağı söyleniyor. Eğer bonservissiz olduğu doğruysa yaşına, maaşı doğruysa yabancı oluşuna (o tarz bir yerli stopere –ki öyle biri yok- minimum 2 milyon verilirdi) pek itiraz edilemez. Zaten Escude gibi, fizik olarak savunma yapmayan stoperlerin 23 ile 33’ü arasında çok fazla fark olmaz. Fazla maddi külfet altına girilmeden, önemli bir bölge La Liga tedrisatlı, uluslar arası bir oyuncu ile kapanmış olunur. Şöyle bakmak lazım, Ernst’in de maaşı 800 bin olsaydı da bir iki yıl daha kalsaydı, fena mı olurdu?

Bizler her ne kadar “stopere gerek yok” desek de; Beşiktaş’ta Egemen sonrası orada bir kırık diş oluşacağı çok belliydi. Toraman ve yaşları, tecrübesi itibariyle Atınç, Berat ve Sezer tam olarak güvenilmez. Ersan’ın ise iyi döneminin üstünden iki diz sakatlığı ve 1.5 sene geçti. Açıkçası adam bolluğu olsa da orasının nasıl doldurulacağı soru işaretiydi. Ve savunma bölgesi de öyle “idare edilecek” bir bölge değil. Beşiktaş’ın gelecek yıl en azından yarışta kalması için, kolay gol yemeyen bir takıma bürünmesi gerekiyor; zaten bir şekilde atacak ve maçlar (ki her bir galibiyet de 750 bin demektir ayrıca) kazanacaktır. Birkaç gün önce yazdığımız Briegel’li 99/00, Kezman’ın golüyle şampiyonluktan olunan Tigana’lı sezonlarda olduğu gibi.

Tabi bir de “Beşiktaş yarışta kalmak zorunda mı?” sorusu var. Bir alt yapı dilencisi olarak, şahsen genelde gençlerle yoğunlaştırılmış; ligde “artık olduğu kadar” dedirtecek bir yapıya razıyım. Ancak genel resme bakarsak, bunun çok sağlıklı bir yol olmayacağını ve o gençleri kazanmanın aksine “kaybetme” noktasına gelineceğini görebiliriz. Sağlıklı olan; en azından ilk 4 yarışında kalmış, maç kazanması tesadüf olmayan bir takım yapısında, birer ikişer genç oyuncu serpiştirmek. İyi bir sofraya sunulan ara sıcaklar gibi…

Türkiye’de savunman iyi olduktan sonra maç kazanman, haliyle bir şekilde yarışta var olman çok zor bir şey değildir. Hazır hücumda Pektemek oynayacakken ve orta sahadan bir yerli fazlası olacakken; tandemde çift yabancı fırsatı doğmuştu. Sivok – Escude ile uluslar arası standartta ve “geçiş dönemini” iyi idare edecek bir yapı oluşturuldu diye düşünüyorum. Geçiş dönemi diyorum çünkü; ben şuan yönetimin halen daha büyük dertlerle uğraştığını ve önümüzdeki 1-2 yıl boyunca “scout sistemi” olayının ortaya çıkmayacağını, bu tarz fırsat transferiyle “nefes almaya” çalışılacağını düşünüyorum. Ve tahminin, Escude ile biraz nefes alınacağıdır. Beşiktaş’a gelen üçüncü Fransız, ilk ikisinde maya tutmuştu...

28 yorum:

SYLPHYSTERIA dedi ki...

biri pascal ama diğer fransız kimdi ya? düşün düşün kafayı kırdım

Cartalete dedi ki...

Cisse. Onu önce ben de hatırlamadım açıkçası, ama twitterdan uyarı geldi. :)
O da Escude gibi aklıyla savunma yapıyordu o yüzden "yumuşak" denip pek sevilmemişti ama çok faydalıydı. Ernst'in onunla performans yükseltmesi tesadüf değildi.

planck dedi ki...

İlk maçlara baktıktan sonra aynı şeyi ben de düşündüm, sağlam bir iskelet kurduktan sonra araya 2-3 genç serpiştirmek onları kaybetmemek ve kazanmayı öğrenmeleri adına en iyi yol olucaktır.

Escude anladığım kadarıyla ronaldonun 4lü defansta oynayabileni :) Hilbert-Sivok-Escude-Tanju tr ligi için gayet yeterli olurlar. Ama defansta 3 yabancı kullanıyorken artık kaleye yabancı biraz lüks olur gibi, bilemedim.

SYLPHYSTERIA dedi ki...

heh cisse.. çok yaşa mustafa :) dediğin gibi maliyetler doğruysa bence de çok iyi transfer. şahsen ben bırak koca bi sezonu, bir maç bile katlanamam toraman eziyetine. tandem güzel oldu ve ben aynı senin gibi en mütevazi kadro ile en umulmadık şekilde iyi işler çıkaracağımızı umuyorum. ve en güzeli; bu sene attığımız gollere çok ama çok sevinicez :)

Cartalete dedi ki...

planck,

Ki serpiştirlecek ve nispeten hazır ve potansiyel gözüken oyuncular da ön tarafta daha çok: Hasan Türk, Muhammed, Mertcan Aktaş, Erkan Kaş...

O yüzden savunmayı tecrübe ve kaliteyle doldurmak mantıklı oldu. Önde Fernandes ve Almeida gözüküyor sadece yabancı olarak. Böylece arka tarafa 4 yabancı hakkı doğuyor, kaleciye de yer kalıyor.

Bence hala en büyük lüks, maaşıyla da oyun tarzıyla da Almeida...

SYLPHYSTERIA,

Öyle olacak, en azından kaybettiğinde can sıkmayacak bir takım olabilir bu sene Beşiktaş.

Bjk_KnightS dedi ki...

Almeida'nın piyasası varken niye satmadılar anlamadım. Eneramo bile gelse yerine onun yaptığı işin çoğunu yapardı ve hem maaş hem bonservis olarak kar ederdik. Yönetim çok acemice hareket ediyor. Ama en azından iyi niyetliler. Demirören acemi değildi ve kötü niyetle hareket ediyordu mesela son zamanlarda.

Escude'nin gelmesi iyi oldu ama hoca Toraman'ı röportajlarda bu kadar göklere çıkarırken ona mevki bulmaması zor görünüyor. İnşallah takıma sadece abilik yapar ama saha dışında.

Defans bence de sağlam oldu ama sol bekte muhtelemen uğur boral oynar. Hoca hücumcu bekler kullanacak gibi görünüyor. Ama ben tanju'nun oynamsını tercih ederim. Son maçlarda performansı gitgide yükseliyordu.
McGregor transferi ise benim için hala ? ama yine de Cenk kafa olarak büyüyene kadar idare eder sanırım.

BJK4EVER dedi ki...

Defans full yabanci ve tecrubeli oyunculardan olustu da bu orta saha ve hucum hatti ve bu sistemle pozisyon bulmamiz ve gol atmamiz cok cok zor.

box2boxMC dedi ki...

Escude transferi sonrasi Toraman'dan bahsetmemissin. Bu transferle bence taktikte degisecek. Fernandes defans onu degil orta 3 lunun ortasinda yer alacak, Toraman'da en faydali yer olan defansin onunde oynar herhalde. Hucumcu bekleri kullanarak atak yaparken orta sahayi 5 lerken Toramanda daha geride kalip defansi 3 leyecek sanirsam. 4-1-3-2 den hallice 3-5-2 yi bol bol sahada girursrk sasirmam. Ayrica Toramanin yerine Sivokta oynayanilir o bolgede.

e.t. dedi ki...

box2box tam yazdıklarını yazmayı düşünüyordum ki, son yorumda hepsinden bahsetmişsin :)

ancak bunun yanında, hilbert'i öne atıp toraman'ın sağ bek oynadığı maçlar da göreceğiz galiba özellikle derbilerde.

denildiği gibi savunma bu kadar 'akıllanmışken' 3'lü ortasaha ile savunma arasındaki yine savunma ağırlıklı bir oyuncu ara ara genç oyuncuların ortasahada daha cesurca denenmesini kolaylaştırabilir.

ben hala almeida ve fernandes'i kadroya yazmaya çekiniyorum. sanki bi şekilde gidecekler gibi.

ayrıca, olcay'dan türkiye ligi için fazla umutluyum; veli ve necip konusunda ise çoğunluğun aksine beklentiyi karşılayacakları kanaatindeyim. asıl şüphelerim mcgregor ve uğur boral için.

besiktasjk dedi ki...

Herkese selamlar..

Sahsi fikrim eger Toraman'a illa yer bulunacaksa Hilbert - Toraman - Escude - Ugur seklinde olmasi ve önlibero pozsiyonunda Sivok'un denenmesi.. Şöyle kaba bir hesap yapacak olursak;

Fernandes bu yil defanstan top almayla ugrasmasin hucuma ve gole yakin oynasin isteniyor.

Peki, savunma ve ileri uçla arada pas irtibatini saglayacak ayagi temiz, soguk kanli ve cift yönlü bir oyuncuya ihtiyacimiz oldugu kanisindayim. Toraman'in önliberoda cok sırıtmadan oynayabildigini biliyor olsak DA, oradaki pas trafigini ve baglantiyi kurmasinda bi sorunla karsilasilabilecegini dusunuyorum. Bu pozisyonda Sivok daha temiz oynayabilir, pas akışında daha olumlu be top kaptirmalarinda daha hizli geri kazanimlari olan bir oyuncu. Sivok turkiyeye gelmeden once de Onlibero pozisyonunda zaman zaman oynamis ve basarili olmus bir oyuncuydu..

Bu aciklamadan sonra suan itibariyle öngördügüm örnek kadro:


----------------McGregor-------------
Hilb.-----Torm.----------Escd--Ugur(Tanju)
-----------------Sivok--------------------
Olcay--------Fernd.---------??Burak
----------Almeida-------Pektemek


Bu kadroda tabi bazi degisikler olabilir, ismail dönene kadar sol tarafta bazi denemeler yapilacak diye dusunuyorum.

Fakat su takimda Almeida'nin kalmasi bence en gereksiz planlama diye dusunuyorum. Samet Aybabanin Pivok santrafor gibi yararlanma dusunceleri var diye dusunsem de yabanci kontenjanini Almeida gibi bitirici ozelligi cok sıkıntılar iceren bi santrafore rol verecek olmasi beni en cok dusunduren nokta.. Sahsi kanaatim satilmasi yonunde.

Emre Senkartal

planck dedi ki...

Emre, katılmıyorum toraman konusunda. Sahada defansif anlamda hata yapma olasığı görece yüksek, alan savunmayı beceremeyen bir adam varsa onu kaleden olabildiğince uzakta tutmak lazım. Sivok gibi adamın varsa o defansta oynar, toramanı hiç oynatmazsın takım için daha bile iyi olur.

Bir de bu adamı kaptan yaptılar, hırçın bi şekilde onu bunu fırçalıycak maçta, ben Tv'den seyrederken rahatsız olucam umarım sahadakiler sabırlı olurlar.

Mami bu sene ahmed hassanlığa soyunabilir, 60dan sonra girip goller asistler yapabilir, formayı da söke söke alır :) Takımda hatta ülkede gol atmayı asist yapmayı onun kadar, çok kolay bişeymiş gibi gösterebilen adam yok.

martin mystere dedi ki...

pascal öyle bizden olmuş ki önceki iki fransız'ı üstteki yorumları okuyana kadar tigana ve cisse olarak düşündüm:)

box2boxMC dedi ki...

Toraman sevmeyen cok ama eger 4-1-3-2 deki 1 sadece defansif oynayip, top kapip, kaptigi topu en yakinindakine vermekle gorevli olacaksa bu isi en iyi Toraman yapar bence. Gonul isterki Aurelio bi kac yas daha genc olsun o oynasin ama su an icin en iyi alternatif Toraman. Forvete de Cassano tarzi birini bulurlarsa takim is yapar.
Yanliz genclestirme olayida yalan oldu. Zaten Hasan Turk ve Muhammed bu sene zorlayacaklardi takimi. Samet kendini saglama almak icin idareten transferler yapmaya basladi. Su kadroyla 2. Olmasindansa direk 3-4 gencle 4. Olsa daha cok puan toplardi.

Atakan Uslu dedi ki...

escude solbek oynayabiliyor mu acaba?

ceyhun dedi ki...

beşiktaş'ın en ihtiyaç duyduğu şey iyi bir muhammed ve iyi bir oğuzhan bu sene. Diğerleri ikincil meseleler. Keşke iki sene büyük olsalardı.

Bu arada nuri real'de düşünülmüyor sanırım, bu takımda taktik olarak ihtiyaç duyulur mu diye düşünüyordum ki oğuzhan ve hasantürk'ten çok farklı bir yapısı yok. Sanırım gerek yok. Sesli düşünüyorum resmen:)

BJK4EVER dedi ki...

Orta sahada Toraman'a o kadar negatif bakmiyorum. Toraman ikinci toplari cok iyi topluyor, kendinde beklenmeyecek sekilde ileriye iyi cikiyor, top suruyor. Toraman'in en buyuk sikintisi top teknigi ve belirli bir seviyede paslari atamamasi, ama onlibero onun icin en ideal mevki bence. Sagbek icin fazla statik ve agir, stoper icin fazla sarsak/heyecanli. Klasik onlibero oynayan bir takimda bence oynar. Zaten su an onun icin tek alternatif form durumu berbat olan Necip. Sagbek veya stoper oynamasindan cok Toraman'in onlibero oynamasini tercih ederim.

Cartalete dedi ki...

Escude'nin rakamlar açıklandı, rahatladım. Daralan maaş ortalamasının ilk semeresini aldık. Normal şartlarda Escude denince aklıma "kulübüne 2, kendisine 2.3 garanti para" gibi bir şey canlanırdı.
Şimdi max 1.2 alacak.

Aybaba'nın kafasında yerli stoper oynatmak olsaydı, Escude'ye dadanmazdı bence. Sivok-Escude bozulmaz gibi. Ama ben de herkes gibi Toraman'ın futbol şubesi başkanlığına soyunmasından korkar haldeyim; denildiği gibi en tolere edileceği yer süpürücü orta saha. Diğer 3 oyuncu yaratıcı karakterde olacaksa, sorun olmaz.

Galiba en nihayetinde sistem 4-1-3-2 olacak; Fernandes forvet arkasına geçecek ve savunma önünde süpürücü kullanılacak. Burada Toraman şans bulabilir, tam ideal bölgesi sayılmasa da Hasan Türk'e de pek şaşırmam.

BJK4EVER dedi ki...

Hasan Turk seyrettigim kadariyla iyi pas yapan, teknik kapasitesi oldukca iyi, oyun zekasi da iyi bir oyuncu. Bence sol ic oynamasi daha mantikli olur.
Aslinda orta sahada kalite ve tecrube eksik olsa da oyuncu cesitliligi baya var. Pas oyunu icin Oguzhan-Fernandes-H.Turk gibi bir uclu kurabiliriz, dinamiklik istiyorsak Necip-Fernandes-Veli olabilir, biraz daha hucuma katki istiyorsak Burak Kaplan ve Muhammed kullanilabilir, yani secenek gercekten fazla. Umarim Samet Aybaba bu sansi iyi kullanir ve patlama yapmasi gereken/beklenen oyuncular o patlamayi yapar.

Bjk_KnightS dedi ki...

Aynen orta sahada bir bolluk var. Ama bu bolluğa rağmen veli ve necip oynarsa yandık demektir. Yaa herkes bu veli'yi çok beğeniyor ama ben hiç ısınamadım. Tek özelliği tüm maç koşmak. O zaman Sabri de süper oyuncu.

tannhauser dedi ki...

savulun, kendimce veli'yi savunacağım. biraz da uzun olacak. ben basket oynadım, futboldan ziyade dolayısıyla örneğim basketboldan olacak. abicim her takım sporunda savunma yapmak insanı bitirir. konu basketbol olunca daha da beterdir bu durum. sürekli konsantrasyon, olası bir penetreyi engellemek için koordineli çalışma filan. bizim takımda ufuk diye bir arkadaş vardı. bu ufuk'un komik bir atış stili vardı, doğru düzgün top süremezdi. hücum katkısı zayıftı. ama mükemmel bir savunmacıydı. gorilden hallice kollarıyla dar ederdi içeriye akmaya çalışanları. işte savunma yaparken arkanda ufuk varsa, daha az yorulurdun. böylece hücum yapmak, hücum yönetmek için daha fazla enerjin kalırdı. beğenelim ya da beğenmeyelim veli'nin beşiktaş'taki temel görevi budur ve bu görevi de layıkıyla yerine getirir. ha gönül ister ki ekstraları olsun, o attığı şutlar kaleyi bulsun, kaleciden dönse de pektemek'in önüne düşsün. komple hücumlarda kanata aksın, isabetli ortalar yapsın (ki orjinal bölgesi de sol kanattı sanırım). ama eldeki bu. eldeki yaratıcı orta sahanın daha diri kalması için enerjisini verecek başka bir eleman olmadığı sürece veli candır.

box2boxMC dedi ki...

O diiil de şu Q7 meselesi nasil sonuclanacak cok merak ediyorum. Gorunen o ki Q7 elde kalacak. Ferrari gibi gonderip bi ton tazminat verecegimize City' nin Tevez'de yaptigini yapip takima kazandirmali bence. 2li forvette de basarili olacagini dusunuyorum. Forvette oynadigi 3-4 mactada iyi performans gostermisti.

Yanlis anlasilmasin, Q7 takimda kalsin demiyorum hatta bonservissiz bile verilebilir ama adam gitmiosa hicbiyere faydalanacaksin kardesim.

BJK4EVER dedi ki...

Quaresma 4-1-3-2'deki 2'den biri olamaz mi?

Cartalete dedi ki...

Quaresma her türlü oynar; Pektemek'le ikili olarak. Bu sistemde Almeida - Pektemek'e göre daha ideali olur, bir nevi Cassano gibi takılır Quaresma da; bunlar kağıt üstünde hep. Az dilenciliğini yapmadık zamanında ama Quaresma ile Beşiktaş arasındaki büyü, maya bozuldu bir önceki sezonun Ocak ayında. Üzerine Portekizli doldurmalar, kaptanlığı ipotek ettirilmesi, rahat etsin diye ona uygun hoca getirilmesi vesaire.
Bu da onu takım üstüne çıkardı ve zamanla takımdaki diğer oyuncular arasında sevilmemeye başlandı.

Bir de Quaresma bu abi, sakatlanırsa (ki bu ligde sakatlanmaması imkansız) yine 2 ay sonra dönecek ve eski formunda olmayacak. Yani ondan alacağımız verim maksimum 2 ay olur, geçtiğimiz sezonlarda olduğu gibi. O yüzden değişime değişim demek için bence koşulsuz şekilde ondan kurtulmak gerek; At. Madrid'in Reyes'e yaptığı gibi. Orada da Reyes, kulübün %51 hisse sahibi gibi takılıyordu.

Quaresma'nın öyle sokakta kalacağını da sanmam, mutlaka "dur gelsin iki Quaresma izleyek" diyen birileri çıkıp, alacaktır

box2boxMC dedi ki...

Dünkü Eskisehir ve Kayseri maçlarini izledikten sonra Tello ve Bobo'nun şu takimda olsalar çok net sinif atlatacagini dusunuyorum. Tüp kafanin portekiz sevdasina yok yere elden cikardigi guzel adamlar. Fernandes-Tello ortasahada sahane ikili olurlardi. İleride de Pektemek-Bobo herkese hareketli, araya kacan forvet nasil olur gosterirlerdi. Ahh ah..

Bjk_KnightS dedi ki...

Zaten su parasızlıkta kayseri Bobo'yu alabilirken biizmkiler almadı. Cidden acemi bu yönetim. Almeida'dan iyi oynardı yine

tearkan dedi ki...

cisse deyince aklima hucumda hic yok diye elestirilmesi, onun da bu elestiriler uzerine ben benden isteneni yapiyorum, istesem gol de atarim deyip sonraki mac cikip bi tane sallamasi geldi. hatta ceza sahasi disindan tingir mingir bi gol atmisti.

Cartalete dedi ki...

4-2'lik Kasımpaşa maçı, Serdar Özkan sağbek oynamıştı. :) 2-4-4'dü o maçta sistem resmen.

tearkan dedi ki...

konu besiktas olunca googleden hallicesin yemin ediyorum:)