Filip Holosko


Holosko’nun formuna, özverisine istinaden birkaç saatlik saygı duruşum sonlandı; artık ufak ufak maç notlarını düşeyim. Gol yollarına girme ve bolca skor katkısı verme işi şampiyonluk sezonu günlerindendi… Ancak bilhassa bu maçta, ilk geldiği yarım devrelik dönemki dripling özelliğini de konuşturmaya başladı. Müthiş bir çizgi yakalamış durumda. Sahiden saygı duyulası, çok acayip bir geri dönüşe imza attı. 
Maça başlanan 11, aslında “doğru” 11’lerden biriydi. Lakin takımda birçok oyuncu aynı derecede “doğru” oynamıyordu. Oğuzhan’ın bile bolca yanlış kararlar aldığı bir maçtan bahsediyoruz… En başta savunma şekli açısından bir kararsızlık vardı. Ön taraf önde basıyor, arka taraf kendini derinlere atıyordu… Hal böyle olunca oluşan boşluklarda Antalyaspor zaten skoru yakalamıştı. Holosko’nun Pancu’vari “uyandırma golü” de pek etkili olamadı…

Zira maç boyunca Antalyaspor’un gol bulma şansı, Beşiktaş’tan daha fazlaydı doğrusunu söylemek gerekirse. Zaten Şifo’nun öğrencileri de; son dakikalarda bile kendilerini yerlere atmak yerine, topu hızlıca oyuna sokup 3. golü atma peşindeydiler.

Bireysel olarak kim daha kötüydü karar veremiyorum, ama bana göre Veli’ydi. Çünkü ben evvela “saklanan” oyunculardan hiç haz etmiyorum. Orta sahada topa sahipken hiç pas opsiyonu oluşturmadı. Mücadele direncinden de pek eser yok, Toraman tek başına kaldı o konuda. Oyuncu çok  hata yapsın, ama saklanmasın…

Mesela Olcay benim için asla maçın en kötüsü olmaz. Zira bugün bence bir nebze kıymeti anlaşıldı. Onun “gezgin” oyunu, orta sahanın da rahat top dolaştırmasını sağlıyor; rakip savunma dengesini bozmasının dışında. Samet Hoca da hakkında bu yönde açıklamalarda bulunmuştu zaten, koruma maksatlı olaraktan…

Batuhan son pozisyonda topu kenara açsa iyiydi, bunu elbet hocası ona tekrar dikta edecektir. Ama ben geçmiş maçlara nazaran daha hareketli gördüm kendisini. Takımca kötü oynanan bir maçı, tek bir oyuncunun üstüne yıkmak olmaz. Ayrıca ben o son pozisyonda Almeida’nın top kontrolüne takılı kaldım. Müthişti…

Bir oyuncu aynı sezonda iki farklı yere transfer yapamıyor, yapsa da oynayamıyor bildiğim kadarıyla. Aksi taktirde Ömer Şişmanoğlu’nun transferiyle alakalı Ocak ayında görüşmelere başlanılması gerekir. Net şekilde kenar forvet tarifi, üstelik de yerli. Söylenene göre Kayserispor’dan 400 bin Euro’luk satın alma opsiyonuyla kiralamış Antalya. İsabet de olmuş… Zira Beşiktaş gitse, “bir sıfırı unutmuşuz orada” denirdi. 400’e alıp, 1.400’e bıraksınlar; ben razıyım…

Ligde kırmızı görenin cezasını orada çekmesi, maçların açık kanaldan verilmesi, bazı bazı genç oyuncuların sahne alması dışında benim için çok esprisi yok bu kupanın. Zaten son alınan kupada çıkan söylentilerle daha da bir soğudum… O nedenle bu elenmeyi çok kafaya takmıyorum; şu takım olamama görüntüsü lige yansımasın yeter.

31 yorum:

Çetin Kuzu dedi ki...

güzel yazu eline sağlık ama bir oyuncu aynı sezonda iki takıma transfer yapamıyor diye bir kural yok, bunun birçok örneği var. sezon başı ve ara transfer olmak üzere 2 transfer yapabilir.

böyle bi engel olsa sezon başı bi takıma transfer olup dikiş tutturamayan birçok oyuncu boşta kalır sezonu boş geçirirdi zaten.

Cartalete dedi ki...

Bir yerden öyle aklımda kalmış ama haklılık payın yüksek. Kiralama oluyor da, iki kez bonservisi bir yere geçmiyor sanırım. Neyse, tam emin değilim bu konuda. :)

can dedi ki...

"Bir sezon icinde iki farkli takimda maca cikan oyuncu baska takima transferi gerceklesse bile bir dahaki sezona kadar oynayamaz" seklinde o kural.

Cartalete dedi ki...

Evet şimdi oldu. Ömer, Kayseride maç oynayıp Antalya'ya geçseydi; Beşiktaş alsa bile oynatamazdı. Durum bu sanırsam.

Kayseri'de maça çıkmadığına göre; "400'e al, biraz kar et ver" teklifi sunulabilir.

Yavuz dedi ki...

FIFA'nin ilgili kuralina gore bir oyuncu bir sezonda en fazla iki takimda forma giyebilir. Bunun istisnasi sezon takivimi farkli olan ligler arasinda 3. transferi yapabilir. Misimovic orneginde oldugu uzere. Almanya ve Turkiye'de sezon takvim ayni fakat Rusya'da Aralik-Mart arasi ara veriliyor. O nedenle Misimovic ayni sezon icerisinde 3. takimda oynayabildi.

FIFA Regulations on the Status and Transfer of Players, Madde 5.3

Cartalete dedi ki...

Teşekkürler arkadaşlar.

can dedi ki...

Bu arada cartalete, yazilarini keyifle takip ediyorum. Ellerine saglik.

Hazir kupadan elenmis, mecburen lige yogunlasacakken: Bu sezonun kadro yapilarina ve istatistiklerine bakiyordum da iki sey aklima takildi.

Birincisi maclarin son 15 dakikasinda en az gol atan iki takimdan biriyken (2 gol), ayni aralikta yedigimiz 9 golle acik ara en cok gol yiyen takim olmamiz. Maclarin koparildigi son 15 dakikalik bolume ait atilan-yenilen gol orani sampiyonluga oynama iddiasindaki hic bir takimda (FB, GS, TS, Bursa)ekside degil. Bizde ise -5. Bu orani -6 ile gecebilen sadece ligin dibindeki Mersin.

Buna ilaveten uc buyuklerin kadrolarindaki oynayabilir durumdaki (sakatlik veya suresiz kadro disi ile sezonu kapatmamis) caylak olmayan (1. ligde veya muadili bir yabanci ligde en az bir sezon oynamis oyuncu sayisi)oyuncu sayisini kiyasladigimizda kalecileri disarda birakirsak Galatasaray'da 23, Fener'de 20, bizde ise sadece 13 oyuncu mevcut oldugunu gorebiliriz. Oyuncu kalitesini hic hesaba katmadan bile nasil bir kadro zafiyeti icinde oldugumuzu anlamak cok kolay. Bu da ozellikle mactan dusen oyuncularin degistirilmesinin, taktiksel hamlelerin, ve oyunu tutabilecek tecrubenin gerekli oldugu son bolumde kaybettigimiz yaklasik 13-15 puana maloldu.

Bu durumdan kimin sorumlu oldugunu bir kenara birakirsak devre arasinda, en azindan kulubeyi zenginlestirecek bir kac oyuncu almamiz gerekliligi acik. Sorun bunu yapip yapamayacagimizda dugumleniyor. Aybaba bugunki mactan sonra takimin yorgunlugundan sikayet etti. Takim ikinci yarida daha da yorulacak, sakatliklar, cezalar daha da artacak. Eger en azindan kulubeyi zenginlestirecek dogru hamleleri yapamazsak butun emekler ve su ana kadar bu takimda gelistigini gordugumuz butun guzellikler bosa gidebilir. Bu da kalbimizi kirar dogrusu.

can dedi ki...

Yukarida 9 gol yedigimizi yazmisim, 7 olacakti.

box2boxMC dedi ki...

Gorununen o ki bu senenin en buyuk hayal kirikligi Veli Kavlak. Herkes Ugur a yuklensede Veli nin yaptiklari ve yapamadiklari oyun duzenini bozuyor. Ugur un hatalari ise cok fazla olmasina ragmen bireysel hatalar. Bahsettigin Veli nin kacamak oyunu Necip i de olumsuz etkiliyor. Hatirlarsan gecen sene Necip Veliyle birlikte kacamak oyunda zirve yapmislardi. Ama bu sene Necip Fernandes, Oguzhan, Toraman la birlikte oynadikca bambaska bir kimlige burundu.
O kadar bariz yapilmasi gereken hamleler varki, toraman in ortasaha oynamasi, ugur ve velinin oynamamasi gibi ama Samet bu hamleleri yapmadigi surece bu kadar umut veren bi sezonu cope atmis olacaz. Gecen senede 2-3 mac denenen q7 nin serbest oynayacagi 4-4-1-1 tatigiyle bambaska yerlerde olabilecekken ne hallere dustuk. Bu sene 1-2 dokunusla bambaska yerlerde bitirebiliriz ligi.

Basar dedi ki...

Dün inşallah eleniriz diye dua ettiğim bir maçtı. Bu maçı kazansak, ikinci yarı fazladan 6 maç oynayacaktık. Bu kadro darlığında son derece gereksiz maçlar olacaktı. İlk 8 takım olduğu için artık gençlere de fazla yer verebileceğiniz maçlar değildi (dünkü Antalya maçı gibi) Sakatı, cezalısı...

Kupa maçlarında bir hayırlı olay daha oldu, fenerbahçe üst tura çıktı. Şimdi 2 kupada minimum 8 ilave maç oynayacak. Mutlaka ve mutlaka puan kayıpları yaşayacak. Puan sıralamasında önlerine geçmek için çok uygun bir ortam oluştu diye düşünüyorum.

Tabi bu varsayımın gerçekleşmesi için ligin son 2 maçından mümkünse puan kaybetmememiz lazım.

Dünkü yenilgiyi kısıtlı kadronun bıkkınlığına ve Eskişehir'e kaybedilen 2 puana bağlıyorum. Umarım Gençler maçında bu psikoloji bırakılmış olur.

utaman dedi ki...

Maçı 20-45 dk aralığında takip edemedim. Zaten genel olarak maçla ilgili de yazmayacağım. Çok önemli bir maç değildi bence de. Zaten şu turda çekilebilecek en zorlu rakibi deplasmanda çektiğimiz an şansımız yüzde 50 nin altına düşmüştü.

Maç önemli değildi dedim. Benim için Erkan, Hasan ve Muhammed olsaydı önemli olurdu. Maçlar zorlaştı diye bu gençler oynamayacaksa kupanın da bir esprisi yok. Zaten kupa ligde geri düşersen son anda bir can simidi vazifesi görüp uefaya çıkmayı sağlayan bir araç.

Samet Hoca'ya da bu maç özelinde bir eleştiri getirmeyi düşünmüyorum(Gençler neden yok haricinde). Şimdi çıkıp dese ki ben Uğur'un önde ne yapacağını merak ettim(Erkan da denenebilir); Veli'yi ısındırmaya çalışıyorum(Bir Hasan vardı ne oldu ona); geçer akçe nedenler olabilir.

Bunun haricinde değinmek istediğim bir iki nokta var. Birincisi Batuhan konusu. Dünkü maç özelinde konuşmayacağım. Zaten dün son yaptığı anlamsız vuruş haricinde gayet faydalı ve hırslıydı. Yaptığı yanlışlar hepimizin bildiği şeyler. Şu halinde bile çok bir düzelme kaydetmiş sayılmaz. Yalnız Batuhan henüz 21 yaşında. Kişiliği tam oturmamış. Parayı bulup şımarmış da olabilir. 16 yaşında kim bulsa parayı böyle olurdu; psikologdan destek almadığı sürece. Eğitim şart tabiki. Bu durumda bir numaralı suçlu o değil.

Burada Batuhan'la ilgili problem zaten kişiliği değil bence. Futbola odaklanamaması ve tembelliği. Ya değilse oynayan tüm futbolcular melekti de Batuhan şeytan değil. Kişilik üzerinden yapılan eleştiriler anlamsız o yüzden. Başarılı olsaydı genel anlamda bahsedilen konu kişiliği olmazdı. Örnek Burak Yılmaz.

Asıl değinmek istediğim konu ise yapıcılıktan uzak tamamen yıkmak üzerine kurulmuş futbol düzeni ve taraftarlık anlayışı. Günah keçilerimiz var bizim, futbolun tüm kusurlarını onlara yıkıyoruz. İki sene boyunca Holosko eleştirildi her platformda. Yok şöyle kötü böyle faydasız. Gelinen noktada biz hata yaptık özür dileriz diyen var mıdır? Almeida berbat topçuydu. Sihirli değnek değdi o zaman.

Bir önceki yazında sen de değinmiştin Mustafa ve çok yerinde bir yazıydı. Önce elindekinin kıymetini bil, ona değer katmayı öğren. Futbolcu almak basit iş illaki alınır. Olcay denince aklına sadece kaptırdığı toplar, atamadığı goller gelmesin. O pozisyonlara nasıl girdiği, nasıl pas opsiyonu oluşturduğunu da gözden kaçırma. Ben şimdi şuraya harcadığımız değerleri yazsam buradan fizana yol olur.

Neticede umarım Batuhan hatalarını düzeltir, kendini futbola verir başarılı olur da bir kez daha hep beraber ders alırız. Küçük bir ümit işte, yoksa daha olası duran şey, başka günah keçileri bulup adam asmaca oynamaya devam etmek. Asıl ümitsiz vaka Batuhan değil burada.

"Hurdaya çıkardığın hurdalığa gider"(Cartalete)

hmm dedi ki...

dün izlediğim kadarıyla ana sıkıntı takımın boyunun uzamasıydı ki yazıda da değinilmiş.

Antalya gibi kısa pas oyununu oynayabilen bir takıma karşı alanı daraltmaz da savunmayı gömerseniz her antalya hücumunda geri koşmak zorunda kalırsınız. ortasahanın dili çıkmıştı son dakikalarda. Geniş alanda ne toramanın top çalma becerisinin ne de necip'in enerjisinin faydasını görebiliriz. antalyanın hızlı hücumcularından korkup savunmayı derinde kurmak inşallah hocanın taktiği değildir de oyuncuların hatasıdır. hoca böyle istediyse çok vahim.

batuhan oyuna girdikten sonra fizik olarak kısmen toparlandığını gösterdi aslında. çektiği ilk şut da çok etkiliydi. ama o son dakikada attığı şut çok gereksiz ve kritikti.

batuhan benim türkiyede izlediğim en büyük potansiyelli forvetlerden biri. Bir de Burak'ı beşiktaşta ilk izlediğimde bu potansiyeli görmüştüm. bakalı onun futbola odaklanması ne kadar sürecek?

Ulas dedi ki...

Batuhan bence de diri gozuktuydu önceki maclara gore ama ozellikle son pozisyonda yaptigi yanlis tercihten ihale ona kaldi. Gelecek yabanci, kenar veya ikinci forvet tarzi olursa kadroda kalmasinda yarar var yine de. Ömer konusuna katiliyorum. Istatistiklerinden dolayi dikkatimi cekmisti. Hatta bir iki hafta evvel soracaktim Holosko’ya alternatif olmasi acisindan gorusunuz nedir diye. Bonservisi Kayseri’de diye :) vazgecmistim sormaktan.

Emre Özkan’in beli hic dönmuyor, devre arasi kampinda S.Kurtulus gibi ön liberoda alternatif olarak denenebilir belki ama sol bekte olmayacagi belli oldu bana kalirsa. Sag bek, sol bek, stoper veya kaleci bu takimin savunma hattinda direk oynayacak bir tane yerli oyuncuya cok ihtiyaci var.

Eralp Türkmenoğlu dedi ki...


Söylenecek fazla bir şey yok. Ancak bu takımın taktiksel şablonunun da ötesinde en büyük artısı mücadele etmekten vazgeçmemesidir. Bir yazında sen de yazmıştın sanıyorum bu takım mücadele etmezse hedefine ulaşamaz diye. Bu isteksizlik ile Ankara'dan puan çıkmaz. Kısacası bu sene için kupadan elenecek olmamızın bizi asıl hedefe ulaştırmada yardımcı olacağını düşünüyordum ve istediğim oldu.

Yeterli derecede Türkiye Kupası var müzemizde. Seneye duble yaparız sağlık olsun.

neverlong dedi ki...

Takımın temel problemlerinden biri, Fernandes varken dahi, top tutamak ve pas yapamamak. Sürekli dikine oynuyoruz ve buna mecburuz da çünkü diğer türlüsünü yapamıyoruz. Bu durum bize şimdiden bir kaç puan kaybettirdi.

Bence bu maçta Veli-Toraman'lı ortasahadan ziyade Hasan-Necip-Oğuzhan'lı bir ortasaha, ve hatta ileri üçlüde Muhammed'i de kullanarak pas yapan takım olmaya dair bir şey denenebilirdi, denenmesi gerekirdi.

yeronda dedi ki...

Uzun uzadıya bir analiz yapmak bende isterdim ama sadece ve sadece Cenk Gönen hakkında birşeyler yazmak istiyorum.Cenk Gönen bundan sonra formaya talibim filan diye açıklama yapmasın lütfen.kimsede Cenk Beşiktaşın 1. kalecisi olmalıdır filan demesin.Daha kaç tane saçmasapan gol yemesi gerekiyor rüştünü ispatlaması için?Sabır sabır bir yere kadar.Bukadar sezon oldu 1. kaleci olarak sahaya çıktığı maç hiç azımsanacak ölçüde değil ama hala aynı yerleşim hataları,hala saçmasapan kaleden çıkışlar.cidden yeter.

Samet Hocanın altını çizdiği bir noktadan da bahsedip yorumu bitireyim.Galatasaray kendi sahasında ikinci lig takımı olan 1461 Trabzon ile,Fenerbahçe kendi sahasında ikinci lig takımı göztepe ile beşiktaş ligde bir altındaki takımla deplasmanda kupa elemesi oynuyor.zaten statü gereği deyip niğdespordan tutunda bu maça kadar neredeyse türkiye kupasına ilk defa katılan 3.lig takımı kadar kupa eleme maçı yaptık.El insaf!

neyse kupa önemli değil.çok ta üzülmedik.bir turnuva daha çekildi aradan rotasyon daha fazla zora girmeden.Holoskoyu ayrıca mücadelesi için tebrik edeyim bende.Herkese selamlar.

utaman dedi ki...

Cenk konusu açılmışken o konuyla ilgili de birkaç cümle söylemek istedim. Cevap niteliğinde anlaşılmasın söylediklerim.

Bizde spesifik olarak Cenk ya da Mcgregor problemi yok bence. Yıllardır Beşiktaş'a gelip de performansını yükselten üzerine koyan bir kaleci görmedim ben. Hakan Arıkan da çok şey vaat ediyordu geldiğinde. Rüştü bile performansından çok şey kaybetti burada. Hiçbir zaman alabileceğimiz maksimumu alamadık. Kaleci eğitimiyle ilgili bir sıkıntımız olduğu açık. Cenk çok yetenekli bir kaleci. Dünkü maçın ikinci yarısında bu yeteneğinden birkaç örnek sundu zaten. Yalnız buradaki problemlerden biri şu ki futbolcu eğitimi oynatmakla olmuyor. Arka planda illaki ekstra çalışmalar yapmak gerekiyor. Hatta taraftar baskısını kaldırması için bazı futbolculara danışman gerekiyor. Yani bir futbolcuyu aldık parasını da veriyoruz oynasın bir zahmet anlayışı eksik bir anlayış. Cenk şu haliyle üst düzey bir kaleci olmayabilir ama şundan eminim kaleci antrenörü iyi bir takımda olsaydı üst düzey bir kaleci olurdu. Mesela Mcgregor iyi bir kaleci. Ama henüz takıma çok şey vermedi. Çünkü sorun şu ki biz kaleciden bir şeyler alma ve ona bir şeyler katma konusunda iyi değiliz. En azından geçmiş tecrübeler buna işaret ediyor.

Hazır, tüketicilikten sıyrılıp, bir şeyler üretmeye başlamışken kaleci konusunda da gelişme kaydetsek güzel olur.

beagle dedi ki...

Her hafta kaçan fırsatlara daha çok üzülüyorum. Kolej takımı ile fırtına gibi esmek çok olasıydı. Ama genel kanıda ve hocada çok acil değişmesi gereken tespitler var:

1- Bu takım sahada en az 2 top tekniği yüksek adamı olmayan bütün maçlarda ya puan kaybetti ya da duran topla kurtuldu. Elimizde bu tanıma uygun adamlar Oğuzhan,Fernandez,Muhammed,Burak biraz da ileri dönük oynarken Hasan veya sağ taraftaki Necip. Samet Hoca ısrarla Toraman-Veli veya Necip-Veli ikilisi ile işi sağlama almaya çalışıyor. Sağlama aldığı tek şey puan veya maç kaybı.

2- Futbolcular hem çok şeyi biliyorlar, hem de hırslılar. Takım, sistem umutsuz olduğunda saçma zorlamalara başlıyor ve gördüğümüz kartlar havada uçuşuyor. Hoca taktik hatası olduğunu hiç anlamıyorsa gördüğümüz 2 veya 3. sarı kartta artık anlamalı ve düşünmeli.

3- Elinizde Tüfek varsa ateş edersiniz, dipçiği ile saldırmazsınız. Oğuzhan gol ve şut eksiğinden dolayı bize verildi. Zatn o saha görüşü, paslar ve vücut çalımlarının yanında bir de golü olsa 10 milyonlar uçuşuyor olurdu. Takımın orta saha merkezinde oyundan düşmeden oynayan ve ilerideki hızlı adamlara süper pas atan yeteneğini, iki önlibero kullanıp forvet arkasına doğru dayayınca ondan verim alamazsınız. Hoca bunu 2 maçtır yapıyor ve Olcay ve Uğur Boral yerin dibine giriyor. Benim 2 hazırlık maçında gördüğüm birşeyi hocanın yarım sezonda görmemesi inanılmaz. Dün Oğuzhan rakip ceza alanı önünde hem hazır olmadığı bir fiziksel mücadele içinde kaldı, hem az pas dağıttı hem de karavana şutlar attı. Halbuki Veli yerine orta saha merkezde olsaydı ve önünde Hasan veya Muhammed olsaydı Oğuzhan çok daha etkili olurdu, kanatlarımız da... Önceki maç 4 gol attığımız akıma karşı az gol pozisyonu bulunmasının bir sebebi de budur... Samet Hoca Muhammed veya Hasan'ı kazanacaksa Oğuzhan varken oynatmalı. Yoksa takıma ve o gençlere yazık olacak...

4. Transfer sezonu geldi, kaleci dahil her yere isim yazılıyor. Sadece sıyıran Sivok. Bu takımın birinci sorunu STOPER sorunudur ve net isimle Sivok'tur. Sivok ve Escude yıllık 2,5 Milyon Euro maaşları ile Fikret Orman ve Samet Aybaba döneminin en büyük faciasıdır. 4-4-2 gibi bir sistem oynayacak takım maksimum 1 önlibero kullanabilir. Stoperlerin hareketli ve fiziksel açıdan güçlü olup rakip hızlı çıkarken orta sahaya yakın yerlerde ilk fiziksel teması verip rakibi yıldırması, yavaşlatması hatta ilk topları kazanması gerekir. Son maçta yenen 2 golde Sivok gediğinin bariz göstergesidir. Zaten bol bol adam kaçıran Sivok bu iki golde arkadayken fizik temas koymama ve önündeki toplu adamı durduracak bir müdahele yapamama zaaflarını ortaya koymuştur. Önünde Sivok ile Casillas'ı getirseniz perişan olur...

Bu maddelerden ilk 3 ü sanırım herkes tarafından yavaş yavaş kabul görüyordur. Ama Sivok konusu hala her kafa golü attığında tekrar sıfırlanan ve homurdananların susturulduğu bir hal aldı. 30 senelik futbol hastası olarak söylüyorum ki Solbek,kaleci, forvet vb hiçbiri Stoper sorunu hallolmadan çözülmeyecektir. Egemen plus bir stoper geldiğinde orta saha 1 önliberoya iner, ikinci forvete veya Fernandez'in/Muhammed'in fantezi oyununa yer açılır. Tabiki Orta ikili Necip Oğuzhan olma şartıyla veya Toraman-Oğuzhan + Ferno/Mami/Hasan çözümü uygulanabilir... Sanırım eldeki kadronun başka da oluru yok. Veliyi 100 maç daha ikinci önlibero tadında oynatsak bu iş bu şekilde çözülmez...

tibet kutman dedi ki...

fazladan maça hiç gerek yok...eğer şampiyonluk yarışından uzak kalmış olsak, gençler açısından ve uefa bileti için asılmamız gerekirdi ancak bence gereksiz maç trafiği olacaktı...iyi oldu diyebilirim elenmemiz...

cenk konusuna gelirsek...aslında geçen sezon en çok kızdığım oyuncuların başında geliyordu...sadece sene başında mcgregor alındığında madem feda sezonu, gençleşiyoruz şiarıyla başlıyorsak cenk'e iyi bir antrenör tahsis edilip kaleye konulsun demiştim...başkaca da hiç arkasında durduğumu anımsamıyorum...

geçen sene, hiç aklımdan çıkmıyor 2-2'lik fenerbahçe maçı...kale arkasında tam hizadaydım ve cenk barajı kurduğunda, yanımdaki arkadaşımla ''baraj hatalı'' diye kendimizi yırtarcasına bağırıp çağırırken on saniye sonra baroni tam da o boşluktan golü attı...halbuki müthiş kurtarışlar yapmıştı maç boyu...ancak temel futbol bilgisinden yoksun bırakıldığı ve kendisini hiç geliştirmediği için o maçı elleriyle teslim etti...

utaman'ın söylediklerine kesinlikle katılıyorum...antrenör sorunu olduğu aşikar ama yetenekli bir kaleci olmasına karşın fundamentalini hiç geliştirmedi...neredeyse 1,5 sezon ilk on birde oynadı...yan toplarda berbat diyebilirim...barajı kurdurmayı hiç öğrenemedi ve topu oyuna sokma konusunda rüştü'den çok daha acınacak durumda...sadece refleksleri iyi...rüştü de böyleydi...kaleyi bırakır gider, yan toplarda gereksiz yumruklar, hiçbir degajı istediği yere atamazdı...ama karşı karşıya kaldığında da belki de eline kimse su dökemezdi...cenk gibi...bu noktada da alex'in aykut hoca hakkındaki ifşaatı akıllara geliyor...'bu ülkede antrenmanlar oyuncunun gelişimi için yapılmıyor'...

ospina, bir milyon euro fark yüzünden alınmadı diye duymuştum...eğer öyleyse, YD mantığı tersine de olsa halen hakim gibi kulübe...ücreti ne olursa olsun alalım demekle ucuz olsun da kim olursa olsun arasında pek fark yok sanırım :)

mustafa dedi ki...

Schuster Döneminde hatırlarsanız Sezon devam ederken İspanyadan bir kaleci antrenörü getirtmişti Hoca.
Hatta o dönem performanslarında artış olmuştu Rüştü ve Cenk in.

Rüştü ve Cenk in yaptığı hataların birbirine benzemeside zaten ortaya koyuyordu durumu.

Neden Avrupa klüpleri bizim gelecek vadeden gençlere 16sında talip oluyor diye sorulmuyor ne yazık. 16 sında talip olunan Batuhan , Hasan Türk , Erkut , Muhammed gibi isimlerin bizde sadece maç oynarak pişmesi ve kendini geliştirmesi bekleniyor ve eksikleri giderilmemiş , eğitilmemiş gençler bir iki maç oynadıktan sonra bunlardan bişey olmaz damgası yiyip tutuyor diğer takımların yolunu ne yazık.


Jig§aW dedi ki...

abi veli nin takımı sabote ettiğini düşünüyorum. çok mu ağır konuştum bilmiyorum, sen nasıl açıklarsın bu durumu. izlerken tahammül sınırlarımı zorluyor. samet hoca hakkında tam olarak müsbet görüşlerini söylemekten kaçındığını düşünüyorum. niyet mi okudum acaba :)

Cartalete dedi ki...

Zaten çok fazla teknik direktör kararlarına odaklı yazmam, genelde de beklerim önce. Samet Hoca konusunda hala bekleme konumundayım ama artıları daha fazla nazarımda.

Bu arada genel olarak durumun makul karşılanmasına sevindiğimi söylemiliyim.

Basar dedi ki...

Yeni yazıyı alalım lütfen :) Zor geçecek Gençler maçını aldır bize :)

Şu iddiacıları da görelim, 1-0 olsun bizim olsuncuları görelim. :)

d.amokachi dedi ki...

Holosko gerçekten müthiş bir geri dönüşe imza attı. Zaten kendisinin ne kadar iyi bir Beşiktaşlı olduğunu bilmeyen varsa öğrensin arabasının içi siyah beyaz bu adamın. Zor bir Gençler maçı bizi bekliyor. Ankaradaki Beşiktaşlılar gelin maça destek verin biz İstanbuldan 10 kişi gidiyoruz. Gerekirse Gençler tarafına gireceğiz bu maçta yalnız bırakmayacağız Karakartalı! Lütfen hakemlere dikkat diyorum maçlarda. 7 tane sanırsam sarı kart gösterdi bize olacak iş değil. Verdikleri hiçbir kararda standart yok. Telekom ve Kadıköyde hatta onların deplasmanlarında bile bu kadar kolay kart çıkmıyor. Akhisar maçında 10 dakikada 3 sarı kart çıkaran Özkahyayı göreceğiz pazar günü. Herkes açsın gözünü destek versin bu takıma full dolsun stad son 2 maçta bu takım şampiyon olacak inşallah!

box2boxMC dedi ki...

Sene basinda 2 zayif halka olarak Ugur ve Holosko'yu diyordum ama Holosko hepimizin agzina tikti lafi. Zamaninda Bjk ye geldiginde Tr nin en iyi yabancisi olarak gelmisti ve o sene firtina gibi esmisti. Sonra sakatliklar filan acaip bi form dusuklugu ve s*ktir git holoskoya kadar varan surec. Bu formunu devam ettirirse biz her hafta saygi durusunda beklicez holoskoyu.

box2boxMC dedi ki...

Hocam bi sorum olacak sana; Hasan Turk'un bu kadar dislanmasinin belli bir sebrbi var mi? Sezonun ilk macinda ilk 11 baslatacak kadar guvendigin ve sonrasinda da gorev verdigin 5-10 dk lik surelerde gep isik sacan bi adama neden boyle sirtini donersin? Bilmedigimiz bisey mi var?

Cartalete dedi ki...

Bilemiyorum, şahsim fikrime göre sıra gelmiyor. Hocanın Veli'den umudunu kesmiyor oluşuyla 5. opsiyon oldu orada Hasan. Ama bu hafta sonu 11de olmalı bana kalırsa.

beagle dedi ki...

@box2boxMC

Benim fikrim Samet Hoca gençlerden yetişmelerinden çok maç kurtarmaları beklentisinde ve maçı kurtaramayan veya sahada çok geniş alan kaplamayan gençlere çok çabuk küsüyor.(bu tanıma sadece Necip uyabiliyor bir de sayarsanız Veli)

Bir de önceki yazımda söylediğim konu var. Ayağı top yapan tek adam olarak bir genci azılı birinci lig oyuncularının ortasında yanında sakar oyuncularımızla bırakıyor. Sonra da küsüyor, kesiyor :) ...

meteturan79 dedi ki...

Şu adam kayırma olayı can sıkıcı olmaya başladı SA'nın. Sırf o keşfettiği diye bide başımıza Volkan Şen'i saracak şimdi. 1-2 sene için BJK değil Sametspor olacaz.

Kesin Hasan Türk' te de böyle bi olay var. Adam çok net ben futbolcuyum diyordu oynadığı dakikalarda.

@Cartalete
Geçen gün açıklanan yeni yönetim yapılanmasında socut ekibinde gönüllü socutlarıda kullanacaz dediler. Var mı bu konuyla ilgili bir girişimin ya da bağlantın?

Cartalete dedi ki...

Volkan Şen işi benim de canımı sıkılıyor.

Var evet, direkt bağlantı olmasa da.

ozy dedi ki...

Cartalete,
Omer'ı kayserispor'da defalarca izlemis biri olarak sunu net soyleyebilirm kis asla buyuk takım oyuncusu olamaz. Bu sezon gorundugunun aksıne son vurusları cok kotu ve oyun zekası cok yetersızdır.
Fızık kalıtesı dısında onemli bir ozelliği olmadıgını rahatlıkla soylerim