Uyandırma Veli'si


Şu şans denen, özellikle bu seneki Beşiktaş sayesinde daha da bir varlığına inandığım şey; ilk kez Beşiktaş’ın lehine işledi şu maçta ve net skorla galibiyet geldi. Aslında Samet Hoca da bu sezon ilk kez; “kendi şansını arama!” yolunu seçiyor ve erken bir hamle yapıyordu. Ersan çok kötü diye değildi aslında o hamle; sahada kötü olan çok şey vardı ve takımı bir şekilde “dürtmek” gerekiyordu. 
Haliyle o kötülerden, sarısının da olması ve Toraman’ın stoper de oynayabiliyor oluşu nedeniyle Ersan seçildi ve bu bana göre doğruydu. Veli hamlesi, en başta “uyandırma servisi” anlamını taşıyordu takım adına. Hoca, sahada olup bitenden memnun olmadığını bu şekilde iletiyordu ve mesaj da yerine ulaşacaktı. Takım hareketlenecek, Veli’nin “sonradan giren adam” morali ve güveniyle yaptığı nefis asist, işin ekstrası olacaktı.

Holosko için böyle pozisyonlarda “gol olur” hissini yaşamak güzel… Lakin o özgüveni, bencillikle harmanlamamak lazım. Boştaki Oğuzhan’ı görüp, 4-1’le maçı bitirmek lazım… Neyse, tek kusuru aldığı sorumluluk olsun şu sıralar. “Keşke o özgüvenden biraz da Olcay nasiplense de, şu İnönü tedirginliğini atsa…” diye düşünürken mükemmel bir aşırtma geldi kendisinden. Lamela’nın sahada top sektirdiği 2-1’lik Konya maçında Ahmed Hassan’ın bir golü vardı çaprazdan; o günden bu yana İnönü’nün gördüğü en klas lob vuruş denebilir…

Şu sıralar aşırı dozda Roma maçı izlediğimden, ağzımda bir “c’e solo un capitano!” tezahüratı takılmış duruyor. Bugün o sözleri bana göre maçın adamı olan İbrahim Toraman’a atfettim… Takımı ayakta tutan etkenlerin başını çekiyordu. Ayrıca bugün Necip de, nihayet hücumsal bazda gayet etkili oldu. Oğuzhan’la yaptığı 2’ye 1’ler lezizdi…
Bugün Uğur Boral’ın savunma anlamında en iyi maçtı diyebilirim. Bir de Muhammed meselesi var… Bana göre sağ çizgide aldığı topta yaşattığı 5 saniyelik sahne; onu bu şekilde daha sık kullanılması adına ışık verdi. Mesela Hugo sakatlanınca Holosko’yu en uca atıp, Muhammed’i sağa çekmek; takımı daha etkin kılabilirdi.

Prosinecki’yi severim, çocukluğumda Pepsi’den çıkan oyuncu kartlarından aşinayım en başta… Kayserispor’a enjekte etmeye çalıştığı oyun anlayışı da gayet güzel. 4-2-3-1’i bu denli akıcı ve ön alanda oynayan takımı nadiren görürüz. İkinci yarıda ciddi bir çıkış yakalayacaklarını tahmin ediyorum. Mouche’nin sol dış dokunuşu ise gecenin golüydü…

Beşiktaş 3 – 1 Kayserispor

(Holosko, Sivok, Olcay; Mouche)

65 yorum:

tibet kutman dedi ki...

maçı özetten izleyebildim, o sebepten hiç ahkam kesmeyeceğim :)

ancak cartalete, maçın adamı konusunda sana katılmam mümkün değil gibi...şimdiye kadar yabancı kontenjanını gereksiz doldurduğunu düşünsem de açıkçası mcgregor bu gece haksız çıkartarak çok sevindirdi beni...müthişti...

bir de dikkatimi çeken, özet izledim gerçi ama, ikili mücadelelerde hiç iyi değildik sanırım...çok hızlı ve topluca çıkmaya çalışırken fazla boş alan bırakıyoruz ve özellikle olcay çok top kaybı yapıyor...

ben yine bedavadan kaybettiğimiz 2 puanlara yanıyorum...en az 3-4 puan farkla liderdik, çok yazık oldu...

Cartalete dedi ki...

Evet McGregor de bugün ekstra işler yaptı, o notu düşmeyi unutmuşum.

gundelikci dedi ki...

olcay'ın golü güzel ama daha da güzel olanı topu almeida'ya aktardıktan sonra, sol kanatta sıkışacak topa öyle güzel bir golcü koşusu attı ki bana tüm maçlarda kaçırdığı golleri unutturdu.
bir de bilmem katılan olur mu ama bu kadar ceza sahasına toplu gezi düzenlediğimiz maçların farka gitmeme sebebi ön direğe koşacak forvet eksikliği. almeida bu sene bir çok pozitif katkı veriyor ama pasör için zor, kendine kolay ikinci direğe koşuyor sürekli

Cartalete dedi ki...

Zaten Hugo, 1. vasifesi dışında her şeyi çok iyi yapıyor.

planck dedi ki...

Toraman ve Sivok ikinci yarı gol de dahil tehlikeli pozisyonlarda ofsaytı bozdular, çizgi savunma hiç yapamadılar. Toraman ortasahada her zaman için daha iyi, ilk müdaheleyi iyi yapıyor ve yapamadığı zaman da arkasında adam oluyor en azından.

McGregor daha önce dediğimiz gibi Runje efekti gibi her maç daha iyiye gidiyor, maçlara eli demeye başladı.

Necip de Toraman da Veli de top çalmada, adam bozmada gayet başarılılar ama alan savunmasında da o kadar başı buyruklar. Takım sadece enerji ile savunma yapmaya çalışıyor, haliyle enerji azaldığı zaman savunma içeri gömülüyor. Burada tabi oyuncular kadar hocanın da taktiksel olarak hatası var. Tamam takım çok koşuyor çok mücadele ediyor ama bu takım haftada bir maç temposunu bile bu mantelite ile zor kaldırıyor. Toplu ve hızlı hucüm edemedikçe topu ayakta tutamıyoruz, bu yüzden enerji azaldığı zaman hem gömülüyoruz hem de oyunu tutamıyoruz. Kısacası daha akıllı oynamamız, enerjimizi mantıklı kullanmamız gerekiyor. Yoksa seneye 3 günde bir maç temposuna girince perti çıkar takımın.

tibet kutman dedi ki...

bir de cartalete, maç yorumları içerisinde alakasız gibi duracak ve gerçi muhtemelen yapacaksındır ama hazır ilk yarı bitmişken, kapsamlı bir değerlendirme bekliyorum senden...yeni yönetim, quaresma meselesi, samet aybaba, yeniden yapılanma, kapalı tribün sorunu başta olmak üzere bir somut durum tahlili fena olmaz bence...

böyle derin futbol bilgisi olan 'güzel' beşiktaşlı arkadaşlarla birlikte değerlendirsek uzun uzadıya...ne dersiniz, hoş olmaz mı ? :)

Cartalete dedi ki...

Olabilir elbette.

Eralp Türkmenoğlu dedi ki...



Ben sölemiştim demeyi hiç sevmem ama bir önceki başlığa golü atacakları yazmıştım. Hatta Veli'den de bir çıkış gelebilir demiştim.

Müneccim miyim?

Asla. Sadece bizim ve rakibin oyun yapıları bu varsayımlarım için fazlasıyla ipucu vermekteydi.

Samet hocam ilk defa kaliteli, winner bir teknik adam gibi davranarak maçı aldı! Artık onun da "Ben de bu maçı aldım" diyebileceği bir maç var. İnşallah bu formu ikinci yarıda devam eder çünkü ikinci yarı fikstüründe bu taktiksel dokunuşlara daha fazla ihtiyacımız oalcak. Sağolasın hocam.

Bir teşekkür de Mc Gregor'a. Sanki Samet hoca gibi onun da bu takımın resmen bir parçası olduğunu ilan ettiği bir maç oldu çok kritik kurtarış ve defansı yönetmesiyle.

Necip ile beraber özellikle ikinci yarının ilk 20 dakikası rakibin orta sahasını resmen "yok eden" Veli eğer bu tarz pasları atmaya devam ederse orta sahada Oguz-Ferdi alternatifi aramaya gerek kalmayacaktır. İkinci yarıda bir ara baktım sahada 20-25 kırmızılı formalı var gibiydi. Kaleci Ertuğrul yakın planları aslında herşeyi açıklıyor. O çaresiz gözlerde gizliydi maçın şifresi.

Bu maçla alakalı herşey güzel ama aklıma takılan bir şeyi paylaşmadan geçemem.

İç saha dış fark etmeden skor avantajı ( en az 2 fark ) edinemezsek bu stoper ikilisi ile Mc Gregor her hafta haftanın futbolcusu adayı olacaktır. Kayserispor'un sadece Bobo'ya indirgenmiş hücum hattı ile çok sıkıntı yaşamadılar ama orta sahanın onlara destek vermediği her maçta diken üstünde olacağımızdan kuşkunuz olmasın. Oysa sağlam center back ikilisi o kadar iyi pozisyon alırlar ki onların duruşları domino taşları gibi 2. ve 3. bölgelere de yansır. Ersan'ın daha 26. dakikada çıkma sebebi tamamen bu mevzudan dolayıdır zaten. İnşallah Samet hoca bu konuya da el atar devre arası antrenmanlar ile.

2-

Not: Sinan diye bir genç forvet alınacakmış. Çıplak gözle daha fazla izleyen varsa ve fikirlerini paylaşırsa şimdiden teşekkürler.

tearkan dedi ki...

sezon başından beri belki de ilk kez şans yanımızdaydı ve çok daha iyi oynadığımız maçlarda puan kaybetmişken bu maçta skor bakımından rahat bir galibiyet aldık.

holosko iyi hoş da bencil kelimesi isminin yanında çok sakil durur haberi olsun. oğuzhan'a vermediği pas hiç yakışmadı.

veli'nin bariz düşüşünü de göz önünde bulundurunca performansı sevindirdi; fakat ara ara eli kolu rahat durmuyor. birisi beşiktaş'ın da, taraftarının da bu yolla gelecek faydayı benimsemeyeceğini kendisine söylemesi lazım.

gözlemlediğim kadarıyla beşiktaş rahat pozisyona girdiği, bol gol attığı için ön tarafa transfere gerek yok şeklinde ciddi bir yanılgı oluşmaya başladı taraftarda. pektemek'in ne zaman ve nasıl döneceği belli değil. (allah muhafaza ersan ve ismail'in başına gelenleri düşününce gerekirse sezon sonuna kadar da dönmesin) alternatif anlamında sıkıntımız var. hocanın oyuncu değişikliklerini eleştirince kenarda messi var da hoca mı oyuna almadı diyen adamla çok gol atıyoruz, forvete ihtiyacımız yok diyen aynı adam üstelik. enteresan. illa nene ya da muadili bir transfer yapılsın değil derdim. holosko ile dönüşümlü oynayabilecek, onun bu form durumundayken kenara itilmesine neden olmayacak genç ve yerli bir alternatif gayet iyi olabilir. antalya'daki ömer ilk akla gelen isim oluyor bu durumda.

sol bek için hoca yabancı transferi bu bölgeye olmayacak dedi. gökhan süzen iyice ön plana çıkıyor bu durumda; ama bence madem belediye'ye bakıyoruz ekrem'i alsak çok daha iyi olur bence.

yapılacağını düşünmüyorum; ama diğer takviye orta sahaya olmalı bana kalırsa. defansın önünde toraman'ı kullandığımız bölgeye ayağı yere sağlam basan, orayı iyi kapatan bir oyuncu transferi gerekli bana göre. beşiktaş'în iki farklı öndeyken dahi oyunu tutmakta yaşadığı sıkıntıya da ilaç gibi gelecektir bence bu tarz bir takviye. ne hasan, ne necip ne de veli o bölgenin adamı değiller maalesef.

Martin Wörns dedi ki...

Ne yazık ki maçı izleyemedim, kaçırdığıma üzülürken, skoru ve maç içi olayları duyunca daha çok üzüldüm. Maç sonu yorumlarında Sivok maçın hakkı beraberikti demiş, bu değerlendirmeden de şansın ilk kez yanımızda olduğu görünüyor. Ama artık olmalıydı, Eskişehir maçının acısı da kısmen çıktı diyebiliriz.

Kısa özetlerden gördüğüm kadarıyla Mc Gregor çok iyi maç çıkartmış. Her yabancı kalecide görünen kötü başlama sorununu yaşamıştı şimdi kalitesini sunmaya başladı. Çok kötü son vuruşlar yapan Olcay'ın golü de ayrıca sevindirdi. Veli "effect" ise hiç beklenmeyen şekilde gelmiş. Sezona çok iyi başlamış ama sonrasında moralsizleşmiş ve formsuzlaşmıştı. Bu kısa performansı moral açısından da çok iyi oldu. Koşu kalitesi yüksek bir Veli'ye ikinci yarıda çok ihtiyacımız var.

Bende bir ilk yarı değerlendirmesi yazısı bekliyorum. Devre arası transfer dönemi meseleleri, çözülmesi gereken taktiksel sorunlar vs. de altına bolca tartışılabilir.

30 benim psikolojik sınırımdı. Devre mutluluk verici bir yerde noktalandı. Gs'de bir puan kaybı yaşarsa (gerçi Ts çok kötü görünüyor. Ama toparlanmak için asılıp farklı bir görüntü çizebilirler) tablo güzelleşir.

Ekrem35 dedi ki...

maçın adamı konusunda mcgregor ve toraman kapışır ama ben mcgregor'ı bir adım öne koyuyorum çünkü ilk yarıda karşı karşıya kurtardığı pozisyon çok kritikti diye düşünüyorum.

veli mücadelesinin dışında verdiği ince paslarla göz doldurdu ve şaşırttı açıkçası. necip ilk yarıda çok güzel paslar attı. bu maç daha iyiydi bence.

batuhan'da da bir gelişme var gibi. en azından hızlanmış diyebiliriz sanki biraz. epey bir adamını kovalayıp topu kazandığı pozisyonda alkışı kaptı zaten tribünlerden.

defasımızın arasına çok kolay ara pası atılıyor sanki. yani pes oynasak bu kadar kolay geçmez o paslar ama rakiplerin her üçgene bastığı an karşı karşıya kalıyor oluşları çok büyük sorun.

mustafa "mika ojala"yı hiç izledin mi? istatistikleri fena durmuyor ama sadece buna bakarak yorum yapmak son derece yanlış olur.

helldoradotcom dedi ki...

Bu maci gulec, caliskan ve dolayisiyla cok guzel adam OLCAY'a armagan ettim ben. Takim onun varligiyla daha bir guzel! Oguzhan yine peynirimiz, ekmegimiz oldu. Samet Hoca'ya da kredisini verelim, kosarak TV'nin basina gecirten bir takim izlettirdi bize ilk yari. simdi en zor donem geldi: beklemek.

cakmaktas dedi ki...

Su ana kadar hic bir yerde rastlamadim, kimsenin dikkatini de cekmis olmayabilir. Fakat maci canli stattan izleyince daha da net bir sekilde ortaya cikiyor: Almeida nin ergenligi. Ozellikle 2.gol oncesi kornerin olusumunda olcay sagdan cizgiye kadar indi arka direge orta yerine baska bir tercihde bulundu. Almeida diregi falan dovdu.Anlik sinirlenmeye eyvellah ama olayin sonrasi var. O korner atisinda ceza sahasi icine bile girmedi, ne tesadufse onun ceza sahasi icine girmedigi kornerde gittik gol attik. Sevinmeyi gectim suratini asti ve oylecene takimin yanina kosmadan orta saha cizgisine yurudu. Bu emrah triplerinin bir ozru yok. Muthis isteksiz oynuyor, benim icin ozellikle su canli izledigim ilk lig macinin ardindan birincil transfer hedefi hedef santrafordur

Bjk_KnightS dedi ki...

MAçla ilgili değinmek istediğim birkaç nokta var.
İlk olarak Almeida'nın Olcay'a gösterdiği tepki. Öyle bir tepki gösterdi ki acaip sinir oldum. Çünkü bu takım onun her maç kaçırdığı 4-5 gol pozisyonuna toplam o kadar tepki göstermiyor. Yaptığı çok ayıptı. Şu anda takımın en çok gol atan oyuncu olsa da ben ona bir türlü ısınamadım. İnşallah devre arasında bonservisi için teklif gelir de gider. Bu kadar pozisyon bulan takımda bence M.Akyüz bile oynasa o pozisyonda çok gol atar. Ama Almeida giderse o pozisyona gerçek! bir forvet alınabilir.
İkinci olarak Hilbert'e. Baskı altında zaten güel orta açamıyor. Onun farkındaydık ama bu maç bomboş 2 pozisyonda topu öyle kotu kullandı ki yuh dedim. Borcunu alamayınca senetlerini icraya yollamasını da düşününce sezon sonu sözleşmesi bence uzatılmamalı. Ve devre arası ya da seneye için sağ bek için oyuncu düşünülmeli.
3.Ersan son maçlarda biraz alarm veriyordu. Bu maç oyundan erken alınması kendini toparlamasına yardım eder inşallah. Çünkü ona bu takımın yıllarca ihtiyacı var.
4.Veli oyna girerken maçı gitti olarak gören biri olarak bu maç ki performansı beni çok şaşırttı. Hem asist olarak hem de takım oyununa katkısı çok güzeldi. İnşallah diğer maçlarda da bu maç gibi oynar.
5. Batuhan'ın bir pozisyonda geri koşup topu kapması var. Her ne kadar basit olsa da Batuhan'dan bunları görmek şaşırtıcı. Eskisi gibi ben süperim, nasıl olsa oynarım havalarından oynamak için kendimi ispatlamam gerekiyor'a dönmüş demektir biraz. Belki bu Beşiktaş'a çok yarar sağlamaz (çünkü hala seviyesi iyi değil) ama kendine çok yarar sağlar.
6. Sinan transferi bence mantıklı. 18 yaşında olan ve 17 yaşındayken Süper lig'de 3 maçta 2 gol atmış bir oyuncudan bahsediyoruz. Bu sene çok gol atamasa da 200-300bin TL'e göze alınabilecek bir risk bence.

Basar dedi ki...

Dunku mac cok enteresan oldu. Acikcasi, bolum bolum degerlendirilmesi gereken bir mac oldugunu dusunuyorum.

Macin ilk bolumunde orta sahanin beynimde yarattigi algi, pofidik kelimesi oldu. Hep yaraticilik sikintisindan dem vururuz ama esasen orta sahamizin gercek anlamda direnc gostermede zayif oldugunu dusunuyorum. Bunun sebebi de oyuncularin pozisyon alma bilgisinin zayif olmasi ve gercek anlamda 2 yonlu bir orta sahaya sahip olmamamiz. Ne Toraman, ne Veli ne de Necip kardesimiz bu yaraya merhem olabiliyor. Bize kesinlikle Cisse tarzi bir oyuncu lazim.

40-60 arasi, ligin en cok ve en rahat gol atan takimi hortladi ve 3 guzel gol bulduk. Bu 3 gol buldugumuz 9. mac oldu ve bu ahengi bozmamak gerekir. Dunku mac bana Nene gelirse Holosko'nun kesik yiyecegini ve 8 gol 4 asist ile ilk yariyi kapatan bir adamin kesik yememesi gerektigini dusundurttu. Bu rakam, saniyorum ki Simao+Quaresma'nin bir yari performans toplamina esittir. Kariyerli Nene'nin Simao performasi gostermesinden cok korkarim!

Yukaridaki arkadaslarim da yazmis Almeida esas gorevi disinda herseyi iyi yapiyor diye. Evet top saklama, alan bosaltma konusunda cok faydali. Kendi kendime 2 soru sordum, sizlerin de fikirlerini almak isterim. Mac icerisinde arada Almeida sola, Olcay saga, Holosko forvete gecse veya zaman zaman Pektemek-yeni transfer forvete, Olcay saga, Almeida sola gecse faydali olur mu? Ne dusunuyorsunuz?

Macin 3 devresi de bir klasigimiz olan, one gectikten sonra gomulme, panik ve telas ile gol + baski yeme perdesi oynandi.

Dun uzun suredir ilk defa 4. perdeyi de gorduk. 78'den sonra topa basma, oyunu tekrar ileri yikma ve gol pozisyonuna girme safhasi gerceklesti ki bu da bana ikinci yari icin umut verdi.

Mactan cikarttiklarim: Nene transferine gerek yok. Besiktas'in ahengini bozmayacak ve defansif yonunu guclendirecek 2 oyuncuya (solbek ve cift yonlu orta saha) ihtiyaci var. Birde hucum yuzdemizi yukseltecek, genc Semih, Ahmet Hassan etkisi yaratacak bitirici, yedek bir arkadasa ihtiyacimiz var. Bu oyuncularin hicbirinin cok kariyerli olmasi gerekmiyor. Olcay kadarkarakterli ve iyi niyetli olmalari yeterli. Bu baglamda, gurbeten, bank asyadan veya sezon sonu sozlesmesi bitecek olan oyunculardan 3 guzel kardesimizi takima kazandiracaklarina inaniyorum.

Herkese simdiden cabuk gececek bir devre arasi ve iyi yillar diliyorum.

Celal Abbas dedi ki...

Ankaragücünden Yapılan Son transfer Sinan Kurumuş haberini okuyunca Şunu Düşünemeden edemedim. Ya Kapanma Noktasına Gelmiş ,Belkide Kapanacak yada Yakında Amatör Kümeye düşecek Ankaragücü Bu İçler Acısı Haliyle Bir Sürü Genç oyuncu piyasaya Sürerken Başta 4 Büyükler olmak üzere diğer Süperlig takımlarının hiç Genç oyuncu çıkaramaması gerçekten üzerinde düşünülmesi gereken bir durum değilmidir.

Anlı şanlı Hocalarımız diyorlar ya Altyapı yetersiz şu bu diye. Ankaragücü bu imkansızlıklarla bu genç oyuncuları çıkartıyor ve siz neden satın alıyorsunuz.

Demekki Asıl Neden ALtyapı falan değil. Suçu ALTYAPI ya atıp sorumluluktan kurtuluyorsunuz. Ankaragücü bu imkansızlıklarla sizden nasıl daha iyi altyapısı varki bu oyuncuları piyasaya sürüyor söylermisiniz. Ankaragücü bunu yapabiliyorsa sizlerde hayli hayli yapmalısınız. Ankaragücü Aslında Diğer Kulüplere Acayip Bir Tokat Atıyor ama anlayana. Sinirlendim biraz gene ama Ne yapayım elimde değil. Düşünsenize Anakaragücünden gidip 18 yaşında çocuk alıyorsunuz. ya Sizin Altyapınızdaki genç çocuklar ne düşünüyorlar peki. Onlara Umutmu veriyorsunuz Yoksa umutsuzluğamı sürüklüyorsunuz iyice.

Altyapıdaki o çocukların Ankaragüxünden gelen o çocuktan ne eksiği varki. hatta artıları vardır. Anakaragücünden Gelen Çocuğun Tek artısı Fırsat bulması ve ona Mecburen güvenilmesidir. Bu "Fırsat Bulma " Ve "Mecburen Klübün Güvenmesi" bu iki seçenk bu çocuğu piyasaya Çıkarttı bu çocuğu. Kimse Altyapı yetersiz Falan Demesin Lütfen. Artık Ankaragücü bu yalanı Tokat gibi yüzümüze vuruyor.

Amacım Ankaragücünden Gelen Sinan kardeşimize tepki değil. Ülkemizdeki bu durumu Bu oyuncu üzerinden anlatmaya çalıştım dilim yettiğimce.

BJK4EVER dedi ki...

Siz de farkinda misiniz bilmiyorum, ama ben ciddi anlamda bir pirpir forvet eksikligi hissediyorum. One gectigimiz maclarda oldurucu darbeyi vuramadigimiz icin Eskisehir, Bursa gibi maclarda puan kaybi yasadik. Ki bu macta da 3-1'den sonraki 5 dakikadaki baskiyi atlatamayip 3-2 olsa skor macin 3-3 bitmesi hicten bile degildi. Bu macta yine kazandik, ama 4. golu cok fazla alan olmasina ragmen atamadik. Bu sorun kadro icerisinden cozulur mu bilemem. Kadir Ari bu tip bir forvet ama tecrube ve kalite olarak yeterli mi tartisilir. Muhammed de pasor gorevini yerine getirebilir, ama fiziksel olarak yeterli mi tartisilir. Oguzhan veya Necip saga, Holosko forvete, Erkan sola Olcay saga vs gibi opsiyonlar mumkun, ama hoca hic bu tur durumlarda Holosko'yu forvete surmeyi denemedi. Acikcasi savunmamiz iyi degil. Savunmamizi duzenlemek icin de sogukkanli, tecrubeli yerli bir onlibero gerek, cunku hem Veli hem Necip hem Toraman asiri heyecanli oyuncular ve bu bize zarar veriyor. 4 yas genc bir Aurelio veya bir Ernst bize faydali olabilirdi belki, ama onlar da yok. Bizim ihtiyaclarimizi karsilayacak bir defansif oyuncu olmadigina gore bir kontra atak forveti de alinabilir bence. Her halukarda devre arasinda minimum 2 tecrubeli, ucuz oyuncu bize cok katki saglar, zamaninda Yusuf ve Ernst'in ve gecen sene Necati'nin sagladigi gibi. Benim aklima gelen oyuncular da Sinan Kaloglu, Necati Ates ve belki Adem Buyuk, Deniz Baris, Hurriyet Gucer.

Shibby dedi ki...

Herşey iyi güzel de keşke üçüncü golde Veli(sanırsam) topu elle kesmeseydi. Bu tarz şeyler yakışmıyor bize.

tearkan dedi ki...

eklemeyi unutmuşum; bir de medyadanın beşiktaş'a karşı hadsiz ve küstah tavrı konusunda da artık bir tepki gösterilmesi gerekiyor. lig tv spikeri çıkıp samet hocaya değişiklikler konusunda akıl vermeye kalkabiliyor. mc gregor çıksa da cenk girse oyuna, o da şans bulsa diyor. (ömründe hazırlık maçları ve sakatlıklar haricinde kaç kere kaleci değişikliği yapıldığını görmüş acaba) aynı mc gregor için taraftar kendisine tepkili, maç kurtaran kaleci değil diyor. almeida'yı hiç çekinmeden diline doluyor. geçen hafta gençler maçının ikinci yarısında holosko'nun defanstan seken şutu almeida'nın önünde kaldı ve almeida ceza sahasının hemen dışından gayet düzgün ve o pozisyon için oldukça iyi bir vuruş çıkardı. top direğin hemen yanından dışarı çıktı. melihin yorumu; almeida bunu da kaçırdı. bu hafta da, holosko'nun pozisyonunda, almeida olsa sence gol olur muydu keh keh keh şeklinde üstüne vazife olmayan bir yorum yaptı.

rıdvan dünkü maç yorumunda samet hoca'nın eski dönemlere yaptığı bir gönderme olan menemen yeme konusuna anlamadan, dinlemeden 'gereksiz, sen bu toplara girmeyeceksin' vs diye akıl vermeye kalkan yorumlar yaptı. benzer yorumları adını, sesini duyduğunda hazır ola geçtiği terim için de yapabilse keşke.

Basar dedi ki...

@Celal Abbas
Sinan fenerbahçe altyapısında yetişmiş

Eralp Türkmenoğlu dedi ki...

Tearkan;

Çok haklısın ama eleştirilerin eksik. Örneğin başta Beşiktaştan ekmek yiyen ama resmen ikili- üçlü oynayan hain gazetecileri de katman gerekiyor. Hatta sen vermemişsin ben isim de vereyim. Mesela başta rakibin başkanına kadro veren rezil Ömer Güvenç, Demirören döneminin sırtlanı İsmail Er. Öte yandan bize belatı çalışan sürekli programlara çıkartıp Beşiktaşımızın şu anki duruşuyla hiç alakalı olmadıklarını ve 8 senelik sürecin mimarları gibi o döneme olan özlemlerini yaptıkları yorumlarla defalarca ispatlayan Sinan Engin, Kaya Çilingiroğlu tarzı bir takım şahıslardan nasıl korunacağız?


İşte burayı dingonun ahırına çevirenlerin yaptıklarına karşı verielcek en büyük cevap o şahsiyet yoksunu gazetecileri ve herkesin bildiği diğerlerini bir daha tesislere almamaktır.

Bir devrin değişmekte olduğunu ve geçmiş yönetimin hırsızlıklarını ortaya çıkarmakla eşdeğerdir Beşiktaş yanında görünüp arkadan vuran bu asalakları camiadan bile uzak tutmak.

Ama zor. Biliyorum.

Bu yüzden yaramı deşme değerli dostum tearkan..

Cartalete dedi ki...

Pek yetişti sayılmaz, çocuk yaşta ayrılmış. Asıl seviyeyi Ankaragücü'nde atlamış yani. Biraz özetlerden izledim, ilginç bir oyuncu. Hem boy var hem de çabukluk.

BJK4EVER dedi ki...

Mehmet yildiz da kadro disi kalmis alirsak muthis faydali olur....

Emir Eri dedi ki...

@ celal aynı olayları son iki yılda sakaryaspor ve kocaelisporda yaşadı ve hala yaşıyorlar. mecburen güvendiğin adamlar çıkıp kendilerini kanıtlamak için ellerinden geleni yapıyorlar. altyapılarda mükemmel mi eğitim alıyorlar almıyorlar; bkz bu sezon sakaryadan aldığımız şuan adanademirde oynayan berat Çetinkaya ve dün gece kayserinin sağ bek mevkiinde oynayan salih dursun.. her ikisi de son 2-3 yılda 25-30 arası maç oynayıp, bir anda kendilerini süperligde buldular ve hala hazır olmadıkları bariz şekilde gözüküyor ama şuan tolere edilebilecekleri takımlarda oynuyorlar.. şimdi burada bir nokta var dikkat edilmesi gereken; pilot takım uygulaması. trabzonun 1461 takımı esasında trabzonun bir mahalle takımının (değirmenderespor) evrilmesi ve trabzonun bünyesine katılmasıyla yaratılmıştır. oyuncuların pek çoğu trabzonspordan kiralıktır, velhasıl kelam, diğer liglerde de on civarı Trabzon takımı vardır ki bu takımlarda trabzonspora altyapı görevi görüyor şuan.. yani birkaç yıl içinde Trabzon yetiştirdiği oyuncularla daha fazla ön plana çıkacak. bizim bir pilot takımımız var mı istanbulda veya başka bir şehirde?? Rizespor mu bizim pilot takımımız olmalı?? olsun şayet oluyorsa ama birçok altyapı oyuncumuz orada direkt oynasın o zaman, 2 sezon 3 sezon 18-19 yaşındayken o liglerde oynasınlar, pişsinler, sonra ibb, Karabük, elazığ gibi takımlarda hatta kayseride antalyada kiralık oynasın ve 20 yaşına geldiklerinde oyun karakteri kazanmış olarak a takıma gelsinler.. bence şuan ki a2 ligi uygulaması çok yetersiz..

Martin Wörns dedi ki...

Mehmet Yıldız çok kötü durumda hocam. Karabükspor'u sürekli takip eden arkadaşlar da koşmaktan aciz olduğunu söylüyorlar. Geçen seneye kadar bence de tek forvetin gerektirdiği tüm özellikleri taşıyan değerli bir yerli oyuncuydu. Ama, hem yaşlandı hem de sanırım profesyonellik sorunları var ve yaşından ağır bir fiziksel düşüş yaşamış. Bence, Batuhan'dan fazlasını yapamaz bu haliyle.

Cernat'ta ayrıldı. Hatta bizimle bile bir kaç yerde adı anıldı. İlk başta iyi bir Fernandes yedeği olabileceğini düşündüm. Ancak o da bu seneyi çok kötü geçirdi ve 33 civarı yaşlarda. Tekrar toparlanmaları zor. Karabük bu akşam ve Arena'da izlediğimiz hızlı oyun şablonunu bu iki oyuncuyu planlamadan çıkarttıktan sonra oynamaya başladı.

Sinan geçen sene dikkat çekici maçlar oynamış. Çok genç yaşı, takip ederek ilgilendiğimiz varsayıyor ve olumlu buluyorum. Batuhan ortalama bir yedek olabilse uç için daha fazla transfere gerek yok diye düşünürüm ama bundan emin olamıyorum. Almeida'nın yedeği yabancı da olabilir. (Yabancının rotasyonu yabancı olabilir fikriyle.) Potansiyeli de olan bir yedek bulsak- düşük yıllık ücretli yerine olur. Bir ara Kim Ojo falan ismi geçiyordu ve takımda da böyle bir fikir var gibiydi. Ama, Batuhan kalacak ve şans verilmeye devam edecekse gereksiz olur tabi.

Totti dedi ki...

Maçtaki en önemli iki nokta Samet Aybaba'nın oyuna ilk yarıdaki müdahalesi ve McGregor'un maçı getirmesi. İkinci yarı 3-0 sonrası gol yiyeceğimiz aşikardı o aralar yine bir hamle bekledim hocamızdan ama gelmedi maalesef. 80 sonrası ileride top tutmak adına çok güzel paslaşmalar oldu. Eskişehir maçı ders olmuş. Ancak on dakikalık Kayseri baskısına karşı takımın bu kadar edilgen kalması ve top çıkartırken başta Veli olmak üzere saçmalaması yine düşündürücüydü. Tvde görülmemiş olabilir cakmaktasın dediği olay beni de şok etti. Adam resmen halısahadaymış gibi küstü. Olcay sevinmeye giderken önce özür dilemek zorunda hissetti kendisini. Holosko'ya ben de kızdım Ozzy'e vermediği pastan ötürü ama özetlerde gördüm ben de öyle vururmuşum.
Sinan'ı kupa maçında biraz seyretmiştim. İlhan Mansız stili deli dolu bir forvet haline gelme potansiyeli var gibi. Yine de Furkan'ı görmeyi tercih ederim ikinci yarıda kulübede.

EC dedi ki...

Takim su an icin dogru yolda ve emin adimlarla.. Evindeki bulguru en iyi sekilde cevirerek 9 yilin getirdigi bonkorlukten arinarak, amabazi arkadaslarin dedigi gibi medya icind coreklenmis cok sayida yilan var.. Futbol Turkiye de sadece futbol degil, insanlar acligini, teroru, issizligini unutuyor.. O nedenle su satilik medya ve icerisindeki o yilanlarin FB ve Aziz Yildirim dan kurtulmak la gecen zamanlarinin sonuna gelindiginde oklar, kameralar, spot isiklari hemen BJK ye donecektir.. Unutmayin su an BEsiktas duzene karsi comak sokmakta, parali,sukseli baskan sisteminin aleyhine yurumektedir.. O parali ve sasaali medya patronlari, cemaatle iliskili zenginler mutlaka el atacaktir.. FB d olay sadece Aziz yildirim olayi degildir, asil sorulmasi gereken soru, Aziz den sonra kim gececektir o dumenin basina ve hangi yone dogru meyil alacaktir FB gemisi.. BJK liler bu medyanin yalanlarina inanmamalidir.. O Besiktasli gecinenler aslinda en buyuk tehlikedir... Son cumle ise; BJK bize bu ilk yarida en heyecanli maclari yasatti.. Tesekkurler tum Payi olanlara.. ECO Luksemburg

BJK4EVER dedi ki...

@Martin Worns

Ne yalan soyleyim Anadolu takimlarini cok iyi takip etmiyorum. Mehmet Yildiz gecen sene de dusus yasamisti, ama ligin 2. yarisinda muhtesem bir performans sergilemisti. Tekrardan oyle bir cikis yapacak gucu var mi bilemem, ancak tecrubeli oyunculara ihtiyacimiz var, ozellikle kulube icin, maalesef Batuhan, Erkan Kas, Mehmet Akyuz'le olmus iste. Cernat da teknigiyle on plana cikan oyuncu, ilerisi icin fayda saglamaz ama 6 ay boyunca iyi bir kulube oyuncusu ve alternatif olabilir. Su anda genc bir kadromuz var, ama oyle veya boyle sampiyonluk yarisina girdik bir sekilde. Hic olmazsa 2. olmak hayati onem tasiyor bizim icin. Onumuzdeki 5 aylik donem icin 2-3 tecrubeli oyuncu almak bence mantikli olacaktir.

turkkant dedi ki...

Transferle ilgili fikrimi söylemek istiyorum.

Bence sonuç alması zor bir ara transfer dönemi. Ön üçlünün daha iyisini bu bütçelerle zor buluruz.

- Holosko: 8 gol 4 asist.
- Olcay: 5 gol 2 asist.
- Almeida: 9 gol 6 asist.

Yani forvetlerden gerekli verimi almışız. Defansif anlamda da yetersiz değildiler. Haliyle öne direkt oynayacak transferin gelip bu üçlüden daha fazlasını yapacağı şüpheli. Olcay'dan iyisi bulunur, ama Türk bulmak zor; yabancı da her zamanki rotasyon sıkıntısını yaratacaktır. E zaten ilk yarıdaki sıkıntımız gol atmak değildi. Buraya en fazla alternatif oyuncu alınabilir. Ozan ipek'le Olcay'ı yedekleyebiliriz, ama öne tek transfer yapacaksak, bu aynı zamanda ileri uçta da oynayabilecek bir oyuncu olmalı.

Defansta en sıkıntılı bölge sol bek. Ama buraya yabancı transferi de zor gözüküyor. Türk de bulmak zor. İsmail varken çok ekstra bir oyuncu almak da lüks. Yani defans takviyesi işi de zor. Gökhan Süzen de oyuncu yapısı olarak direkt bir sol bek değil. Yani Uğur Boral'dan farklı bir performans çıkar mı emin değilim.

Ben olsam Alper Potuk'a parayı basarım. Nene'ye verecek 6-7 m. euromuz varsa, bu paranın biraz fazlasını senelerce faydalanabileceğin Alper'e harcarım. Alper orta sahaya kademe atlatır. Son maçlarda çektiğimiz alternatif sıkıntısını da ortadan kaldırır. Hatta o zaman gerektiğinde Oğuzhan-Fernandes ikilisinden birini sol forvet olarak da kullanabilirsin.

Bence şu an Beşiktaş Escude hariç tüm yabancılardan üst seviye verim aldı. Haliyle yabancı transferinin marjinal faydası düşük olur. Mesele doğru yerli transferinde.

Martin Wörns dedi ki...

Cernat'ın formsuzluğu sanırım eşinin rahatsızlığından dolayı kafasını sahaya verememesinden kaynaklanıyormuş. Zaten, ülkesine dönmek için ayrıldığı söyleniyor.

İlgisiz ama, şu Ts-Gs maçını izlerken şu kısıtlı kadromuzun değerini tekrar anladım. 4-3-3 oynamaya çalışan Ts'nin hücum hattı cinnetlik. Olcan-Halil-Henrique, boştaki adama pas atmayı bile beceremiyorlar. Adrian ve Sapara'da iyi pasör olmalarına rağmen hiç ileri gitmiyorlar. Çok ağır görünüyorlar. Bu takımda, sol bekleri Emerson ve Zokora dışında bizim takımda ilk 11 oynayabilecek oyuncu yok. Serkan Balcı'nın adam markajı anlayışı hala formadan çekmenin ötesine geçememiş. Gs'de üretkenlikten uzak oynadığından maça hala ortaklar bir yandan ve zor görünse de umarım puan alırlar. Sezon başında kadromuza Ts vs.den kötü yakıştırmaları yapılıyordu. Hayli büyük haksızlık.

box2boxMC dedi ki...

GS'nin 3 puan gerisinde FB nin 3 puan önünde bitirdik ilk yarıyı. Başta Samet Aybaba emeği geçen herkesin eline sağlık. Şu kısıtlı kadroyla büyük başarı bence.
Şu puan durumunda kim olsa heveslenir şampiyonluk için ama o iş o kadar da kolay değil. Başta SA nın böyle bir tecrübesi yok.

Transfer konusuna gelince, yönetimin yerinde olsam transfere harcayacakları parayı futbolculara prim olarak verseler daha iyi olur. Zaten hırsıyla oynayan takım iyicene kendini paralar. Aşağıdan gelen gençlerinde önü kesilmemiş olur.

Basar dedi ki...

Ben bugün 2. bir transfer haberi duydum. Yine 2. ligden genç bir oyuncu almışız. Şimdilik takım adı vermek istemiyorum, eğer haber doğruysa büyüsü kaçmasın (Eto bitmiş gibi hissettim kendimi :)

Bu arkadaşları umarım rotasyona sokma şansımız olur.

Bu arada, Sinan Kurumuş ile ilgili yazın var mı Cartalete?

tannhauser dedi ki...

@turkkant: söylediklerine kelimesi kelimesine katılmamak elde değil. sonu belirsiz, macera transferler yapıp takımı futbolcu çöplüğüne çevirmenin hiç alemi yok. o durumdan daha yeni kurtuluyoruz. özlenen beşiktaş tarzı transfer yapılacaksa, baş üstüne. hatta alper potuk'a da para vermeyelim. onun da bir handikapı var, samet hoca sanırım hasan türk'ü a takımda tutacakmış. alper hasan'ın gelişimine ket vuracaktır. rekabet bir yerde güzel ama böylesi değil. 8-9 mio yuro harcanan bir alper'le hasan'ın kafa olarak bile rekabet edebilmesi mümkün değil. onun yerine giunti sırf hasan'la takılmak için geri gelsin :) öyle lise çıkışına filan gitsinler. hasan şu anda en çok eksikliğini çektiğimiz mevkiye doğru evrilebilirse -ki çok da uzak değil oradan sanki- hem kendisi hem de beşiktaş için müthiş kazanç olur.

malum forumun ergenlerine yönelik anketler düzenlesin yönetim. anket sonuçlarının tersini uygulasın, başarı gelir.

hiç ses etmedim şimdiye kadar ama bu nene transferi, ilk söylenti çıktığından beri hiç içime sinmedi. gelip iyi oynasa da büyük resimde beşiktaş'a zarar verecekmiş gibi bir his var içimde. aslında his değil, mantıklı gerekçelerim var da zaman yok şimdi hepsini sıralamaya :)

görüşmek üzere.

oguzk dedi ki...

Diğerleri kötü olduğu için üstte kaldığımız fikrine tahammül edemiyorum.Yine klasik olarak köşe yazarları Beşiktaş'ı övüyor övüyor ve sonuna bir ama ekliyor."Ama Galatasaray ve Fenerbahçe çok kaybetti o da yukarıda tuttu." Sanki onlar başka ülkenin takımlarına karşı oynuyorlar, rakipler aynı, lig aynı, Gs-Ts maçına bakınca kalitesizlik akıyor üstelik.Transfer önerim Sol Bek ve Orta saha olacak.Almeida'ya birşey olmamalı Pektemek dönene kadar tabi.Furkan Yaman ne kadar etki eder acaba son 5 dk'lık ısınma turlarına başlasa

Eralp Türkmenoğlu dedi ki...

@basar

Bahsettiğin oyuncu sağ bek mi? :D

BJK4EVER dedi ki...

@turkkant

Istatistiksel olarak bakarsak dogru evet, ama ozellikle Olcay'in kacirdigi inanilmaz goller de var, Almeida'yi da listeye ekleyebiliriz. Net pozisyonlari kullanamadigimiz icin Trabzon, Eskisehir, Bursa maclarinda puan kaybettik, bu pozisyonlarda kaliteli bir oyuncu olsa bu an 6 puan fazlamiz olurdu. Bu kadar iyi bir hucum takimi yaratmisken forvet hattina bitirici kaliteli bir eleman cok fayda saglar bence.

Orta sahaya oyuncu gerektigini dusunmuyorum. Toraman, Veli, Necip, Oguzhan, Fernandes, Hasan Turk ve Muhammed, 7 oyuncu var 3 kisilik bolge icin, hatta Olcay ve olasi hucum elemani da o bolgeye kayabilir. Hem kalite hem derinlik anlaminda orta sahamiz yeterli bence. Senin bahsettigin hem Oguzhan hem Fernandes'in oynamamasi zaten 17 macta 1 defa olur, onun icin de transfere gerek yok. Zaten onerdigin elemanin bonservis fiyati 5 milyon euro'dan basliyor, kendi alacagi para haric, ki eleman FB'nin onerdigi parayi begenmeyip reddetmis, dusun artik. Ona verecegimiz bonservis parasiyla Nene'yi 2 yilligina aliriz. Nene transferine biraz tereddutlu yaklasan arkadaslari anliyorum, ama Nene'nin dusunceleri onemli. Arkadas 3 milyon euro'dan asagi gelmiyorsa harbiden gelmesin, ama 1.5 yillik bir kontrat ve max 2.5 milyon euro maas ile gelecekse buyursun gelsin, yonetim pazarlikla zaten oyuncunun tatil yapip para kazanmak amacli mi yoksa futbol oynayip kupa kaldirma amacli mi gelmek istedigini anlayabilir zaten.

Basar dedi ki...

@BJK4EVER

Bu düşüncene belki Trabzon maçı için katılabilirim. Olcay ve Almeida karşı karşıya kaçırdılar. O maçın geniş özetini de dün izledim, yediğimiz gol kesinlikle hakemin karar hatasından geldi.

Eskişehir ve Bursa maçlarında 4 puanı, oyunu tutamadığımız için kaybettik. Bu sıkıntı birçok maçta kendini gösterdi. Oyunu tutma tarafında çok ciddi sorunlarımız var. Bu yüzden Nene yerine o kalitede çift yönlü oynayabilen bir orta saha takımı çok daha fazla rahatlatır.

Ligin en çok gol atan, maç başı 2,3 ortalama ile oynayan takımın önceliğinin ve konsantrasyonunun forvetten farklı bir bölge olması gerektiğini düşünüyorum.

Not: Almeida ile Sow tarzı bir takas yapabileceksek başımın üstünde yeri var fakat Nene transferi takıma kesinlikle ilaç olmaz. Aksine bozmasından da çok korkarım.

turkkant dedi ki...

Bu arada, yönetimin transfer performansı da bence vasat.

Mcgregor olmasaydı, daha az puan toplamazdık. Cenk'i de görmüş olurduk.

Escude fiyasko. Uğur Boral eh. Batuhan fiyasko. Olcay iyi, ama müthiş transfer diyemeyiz. İyi bir Beşiktaş'ın ilk 18 oyuncusu olur. Yoklukta Abdurrahman çelebi misali...

Bir tek Oğuzhan. O da sanki biraz 'acemi şansı'.

BJK4EVER dedi ki...

@Basar

Oyunu tutamadigimizi ben de biliyorum, ki belirttim zaten, ancak oyunu tutamayan bir takim oyunu tutamiyorsa girdigi pozisyonlari degerlendirip fisi cekecek. Biz fisi cekemedigimiz icin o sikintilari yasadik, bir Nene olsa o fisi rahatlikla cekebilir acikcasi. Bu saatten sonra orta sahaya oyunu tutacak bir oyuncu almamiz zor bence.

@turkkant

Ben maliyet acisindan degerlendiriyorum oncelikle. Ugur Boral iyi kotu 15 mac solbeki idare etti ve sadece 700.000 euroya alindi, kotu transfer degil bence.
Escude de alindi alternatif olarak, buyuk paraya degil, ancak stoperlerin, ozellikle Ersan'in boyle bir cikis yapacagini kimse beklemiyordu. Belki Sivok'tan sonra gereksizdi diyebiliriz, ama bu transfere de kotu diyemem.
McGregor gereksizdi bence, Cenk'e bu sene guvenilmesini beklerdim, isterdim, ama McGregor da bedavaya geldi zaten.
Batuhan icin de ayni sey gecerli, o maliyet karsiliginda o risk alinirdi, ikinci yari neler getirir bilemiyoruz. Ki piyasada o paraya alinacak daha kaliteli bir forvet de yok zaten.
Olcay ve Oguzhan zaten belli, yoruma gerek yok. Bence yonetim transferde kotu veya vasat degildi, az paraya iyi is cikardilar, haklarini yememek gerekir.

oguzk dedi ki...

Basar'a katılıyorum. Bir Ernst etkisi gösterebilecek bir ortasaha oyuncusu ve bir sol bek yeterli transferlerdir.Gol atmakta zorlanmıyoruz hücumda çoğalma konusunda sıkıntı çekmediğimiz için.Fakat oyunu tutabilecek bir ortasaha olsa idi oyunu biraz daha soğutur Muhammed gibi gençleri formaya alıştırmak için rölanti zamanlarımız bile olabilirdi

Basar dedi ki...

Baştan peşinen söyleyeyim, birazdan yazacağım yorumu kesinlikle kimseye sataşmak için yazmıyorum... Lütfen kelimelerime alınmayın ve kırılmayın. Sadece aklıma başka bir kelime gelmiyor.

Kalede Cenk olsa fark etmez diyen arkadaşlarımı romantik ve duygusal buluyorum. Zira aynı romantik hislere sezon içerisinde ben de kapıldım!

McGregor kaleyi ciddi ciddi kaplamaya başladı. İlk yarı alışma devriydi, önündeki defans dörtlüsü tam oturmadı ve iki adet açık orijinli bek ile oynadı. SOn maçlarda maça etki eden, bize puan kazandıran bir kalecilik yapmaya başladı. İkinci yarı çok daha iyi form gösterecektir. Biraz Runje'ye benzetiyorum ben performansını ki çok şükür ona yapılan hata tekrar etmedi.

Cenk ise kupa maçlarında da bir kere daha net olarak gözüktü ki konsantrasyonu zayıf ve inişli çıkışlı bir kaleci. Belki daha zamana ihtiyacı var ama ne olursa olsun şu an Beşiktaş'ın 1. kalecisi olacak konumda değil.

Olası bir Nene transferi ile kalede değişiklik yapılırsa çok zarar göreceğimiz düşüncesindeyim.

Basar dedi ki...

Hayatım futboldan Noat Samisa benim düşüncelerimin aynısını dile getirmiş. Bugün ekşibeşiktaşta yayınlanan yazısını okudum. İzninizle aşağıya koyuyorum. Bu arada, artık burada da otoritemiz Cartalete'den bir ilk yarı değerlendirmesine ve bu konunun enine boyuna tartışılmasına ihtiyaç var.

"Eğer sözü geçen bu hücum oyuncusu Nene ise, Beşiktaş’ın böyle bir oyuncuya sahip olması ligi sarsabilir. Böyle bir potansiyeli var Nene’nin, her ne kadar aynı şekilde soyunma odasını karıştırma potansiyeli olsa da. Aksi halde yüksek maaşlı bir transfer gereksiz olur. Olcay ve Holosko’yu yedekleyecek ekstra bir adam, yüksek potansiyelli bir genç oyuncu da takıma birkaç puan fazla kazandırabilir. Zira Samet Hoca neredeyse ideal bileşimi buldu, bu kadro galiba maksimumunu oynuyor ve kazanıyor. Planı değiştirecek işler yapmaktansa arada bir arıza çıkaran parçalara yama yapmak daha mantıklı. Çünkü takım 12.5 kişiyle oynadı ilk devreyi, Veli ve biraz Batuhan kulübüden katkı gelmedi. "

"Bana göre, takımın üç transfere ihtiyacı var. Biri sol beki iyileştirecek bir yerli oyuncu, böylece Uğur Boral artık Olcay’ı yedekleyebilir. Diğeri ekstra hücum oyuncusu, maksimum 2 milyon euro verilerek bu tip oyunculardan bi’ dolu bulunan Hollanda, Belçika ve Fransa’dan ekleme yapılabilir. Holosko ve Almeida yedeklenir, kulübede umut verici olarak oturur. Diğeri de skor elde edildiğinde takımı rahatlatacak, oyunun temposunu düşürecek bir savunma önü oyuncusu. Takımın daha çok top kazanabilmesi gerek. Bu doğrultuda Eiffel Kulesi’nin altında “önlibero lazım” diye bağırsanız, çağrıya ilk cevap vereni almak bile bu sorunu çözebilir."

turkkant dedi ki...

@Basar

Benim de Cenk konusunda soru işaretlerim var; ama bu sezon denemeyeceksek ne zaman deneyeceğiz? Feda sezonu en doğru zamandı kaleciliğini test etmek için. McGregor Runje performansı gösterebilir, ama Runje'de Beşiktaş'ın kalecisi değildi bana göre. Bir Muslera buluyorsan tamam, Rüştü'nün dediği gibi 30 yaşında bir kaleciyle günü kurtarmaya gerek yoktu.


Nene bu sezon fayda sağlasa da, artısı eksisini düşünelim. Nene girerse ya Olcay ya Holosko çıkacak. Her durumda bir uyumsuzluk söz konusu. İkincisi, 32 yaşında hadi savunma filan alınır da ofans oyuncusu alınmaz. Örnek Forlan'ın Inter performansı(!).

Bu yönetim eskisinden farklı bir şey yapma niyetindeyse, Nene'leri Nene olmadan bulsunlar...

Basar dedi ki...

@turkkant Nene konusunda tamamen aynı fikirdeyiz. Yukarıda da yazdım zaten.

Cenk'i bırak bu sezon, zaten geçen sezon baya bir denedik. Geçen sene 1. kalecimizdi diyebiliriz. Bence yetileri 1. kaleciliğe değil yedek kaleciliğe daha uygun.

box2boxMC dedi ki...

@turkkant
Cenk bundan önceki 2 sezonda 60 ın üzerinde ilk 11 başladı. Çok iyi performans gösterdiği maçlarda oldu ama bariz Cenk'in hatasıyla kaybettiğimiz 10'un üzerinde maç olmuştur. Cenk önüne gelen ilk fırsatı değerlendirememiştir. McGregor transferi doğru bir hamledir. 2 sene Mc Gregor oynar ondan sonra Cenk'e sıra gelir, 2. şansını değerlendirirse alır kaleyi.
Herkes Mc G yi kötülüyor ama bariz hatasından dolayı maç kaybettiğimizi hatırlamıyorum. Kötü oynadığı maçlar olmuştur ama Cenk gibi loser bi kaleci değil bence. Ha tamam Volkan ya da Muslera gibi winner bi kalecide değil ama iş görür bence.

Yabancı sol bek+cenk < ugur boral+Mc Gregor


Övünç dedi ki...

nene konusunda genel görüşe katılmıyorum.

an itibari ile bizim sorunumuz birincil derecede 2 kanattan birine yerleşecek bir hücum oyuncusu değil , zira bizim sorunumuz hücum değil.

evet orada bir genişliğe ihtiyacımız var ama zaten hasarlı olan takım savunması , işin savunma boyutu ile o kadar da ilgilenmeyen , 32 yaşında , büyük ihtimalle overpaid olacak bir adam ile direkt dibe vurur gibi geliyor bana .

hücuma gitmeden geriden oyun kurabilecek sabır ve yeteneğe sahip , aynı oranda koşup mücadele eden xabi alonso tarzı bir oyuncu gerekir ki 4-2-3-1'de yer alan 2 linin birincil görevi defansif olsun ve bu şekilde nene ile kazanacağımız ofansif çeşitlilik ve kaybedeceğimiz defansif katkı dengelensin.

işin mali boyutuna baktığımız da 32 yaşında bir adama senelik 2.5m € bağlamak makul değil ayriyetten gecikecek ilk taksitte arıza yapacak bir yapıya sahip olduğunu düşünüyorum ben nene'nin.

bu transfer denge bozar bence.

Martin Wörns dedi ki...

Sanırım Nene meselesi yavaş yavaş takımın gündeminden düşüyor. Bu sevindirici. Yönetim şimdiye kadar yanlış-doğru bir çok iş yaptı ancak tamamen sözleşmedeki rakama odaklı gelen oyuncuyu ayırt edecek ve sıcak bakmayacak hassasiyetleri var. Çalışma tarzında vurguyu buraya yapıyorlar açıklamalarında.

McGregor-Cenk meselesinde ben artık tamamen McGregor'un oynaması gerektiği fikrine ulaştım. Her yabancı kalecinin ilk dönemi sorunludur keza hem mental olarak takımın havasına girmek hem de defans ile uyum içerisinde olmak zaman alır. Arkadaşlar, Runje örneğini vermişler ki bence Beşiktaş seviyesinde bir kaleciydi. Aynı şekilde Cordoba'nın ilk zamanlarını da anımsamanızı öneririm. Hatta hazırlık maçlarının birinde AEK ile oynamış ve onun büyük hatalarıyla (sanırım 5-1 ya da 5-2 idi.) yenilmiş ve kaygılanmıştık. Ligin ilk 10 haftasında da hiç güven vermiyordu ve bol bol berabere kalıyorduk. McGregor bu ligin iyi kalecilerinden olacak potansiyele sahip ve bunu yavaş yavaş ortaya koymaya başladı.

Yabancı kontenjanı odaklı bakışa da hak veriyorum. Kalede yerli oyuncu oynadığında sol bek transferi rahat kafayla yapılır. Fakat, Cenk kalecilik için en önemli mental özelliklerin çoğunda zayıf. Maçtan kolaylıkla kopabiliyor ve bu sorun Refleks ve Birebirde çok iyi olan özelliklerini gölgeleyerek iyi bir kaleci olmasını engelliyor. Hala umut var ama iyi bir kaleci antrenörü ile çalışması lazım. Bizim takımı ise teknik kadro anlamında çok iyi görmüyorum. (Belki de tanımadığımdandır.) Oynadığı bir kaç maç onu ilk 11'de düşünme opsiyonunu tamamen sildi. Samet hoca'da gelir gelmez Ospina-Mc Gregor falan diyerek bir kaleci hamlesi yapmakla haklı gibi görünüyor.

box2boxMC dedi ki...

dostum merhaba, cenk-mcgregor için yaptığım yorum yayınlanmamış da merak ettim, ulaşmadımı yoksa sen mi yayınlamadın?

tearkan dedi ki...

sezonun ilk haftalarında gol atabilmek için ferdi’nin kullandığı duran toplara bakan bir takım görünümündeydi beşiktaş ve forvet bölgesine yapılacak bir transferi elzem olarak görüyordum. fakat takımın sonrasında gösterdiği performans bu düşüncemi değiştirdi açıkcası. artık o bölgede holosko tarafına yapılacak bir alternatif transferinin yeterli olacağını düşünüyorum. burada da sıkca dillendirilen ömer şişmanoğlu veya benzeri bir transfer mesela. sol beke yapılacak transferle birlikte uğur da olcay alternatifi olarak öne kayabilecek. almeida’nın yerinde oynayabilecek de batuhan var. bunlar yeterli olacaktır beşiktaş için. forvet transferine ilişkin düşüncem değişmiş olsa da nene konusunda yorumlarda genelin belirttiği kadar olumsuz değilim; çünkü nene ciddi anlamda fark yaratabilecek ve gerçek anlamda çok yönlü bir oyuncu. hani ekrem dağ gibi çok yönlü gözüken; ama fm tabiriyle o bölgelerde ancak sarıyla oynayabilen, 'either' (yine fm tabiriyle iki ayağını da kullanabilen) görünümlü 'neither' bir adam değil. yine de kendisine ödenecek ücret makul sınırlar içerisinde kalmayacaksa, ön tarafın bu performansını düşününce, o riskin alınmasına gerek yok.

sol bek konusunda uğur’a karşı öyle bir antipati oluştu ki sahada olmasa bile yediğimiz golü ona bağlayacak noktaya geldik. gerçi haksız da değiliz. defans anlamında lig tv özetlerinden dahi farkedilebilecek defoları var uğur’un. çok uzağa gitmeden son kayseri maçına bakalım mesela; yediğimiz golde kaleye en uzak defans oyuncusu uğur. bildiğin hafif tempolu koşuyla izliyor golü de zaten. ardından bisesvarın bir pozisyonu var. hani toraman önüne yatıp açısının biraz kaybolmasına neden oluyor ve sonrasında mcgregor kurtarıyor. işte o pozisyon sonrasında toraman’ın tepkisine bir bakın derim. önceki haftalardan birinde lig tvnin maçın hikayesi videosunda yine uğur’a gidince gelmiyorsun diye tepki gösteriyordu. sol bek için ekrem ekşioğlu bence düşünülmesi gereken bir seçenek. 1,5 yıllık sözleşmeyle gelsin; bu sezonu götürür, seneye de ismail kendini bulana kadar o bölgeyi idare eder.

orta saha konusundaysa oyunu tutmamızı sağlayacak bir önlibero ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. eldeki oyunculardan necip, hasan, veli o bölgeyi götürebilecek oyuncular değil maalesef. üçü de esasında o bölgenin oyuncusu değiller zaten. o bölge için kadronun en ideali stoperden bozma toraman. ayrıca bu oyuncuların hepsi ‘hamleli’ oyuncular. pozisyon alarak rakibin hareket yönünü ya da pas kanallarını kaparatak topu kapabilen oyuncular değiller. bunun sonucunda yapılan bir zamanlama hatası bize faul ve kart olarak ya da oyuncunun mevkisini kaybetmesiyle pozisyon olarak dönebiliyor. dolayısıyla beşiktaş’ın orta sahada defans önünü kapatacak, defanstan aldığı topları olumlu kullanarak takımı ve oyunu rahatlatacak ve bu sayede öne geçtiğimiz maçları kontrol alınta tutabilmemize katkı sağlayacak bir oyuncuya ihtiyacı var. aksi halde daha fazla gol bularak maç kazanmak pek mümkün olacak gibi gözükmüyor ilk yarının beşiktaş’ı için. attığımız kadar yeme potansiyelimiz de var çünkü. oynadığımız maçların sonuçlarına bakacak olursak; ligde ordu maçı dışında, üç ve daha fazla gol bulamadığımız hiçbir maçı kazanamadık. iki maçta üç gol atmamız da yeterli olamadı hatta. bu veriler ışığında, kazanmak için en az üç gol bulmak gerekiyor. gerçi üç gol attığımız bazı maçlarda dahi kendimizi sıkıntıya sokmayı becerdik. mesela ilk yarısını 3-0 bitirdiğimiz akhisar maçında ikinci yarı yediğimiz golle acaba dedik. kayseri maçında ilk yarı 2-0 bitmesine rağmen lan erken bi gol yersek sıkıntı olur düşüncesi vardı çoğumuzda. tam aksine erken bir gol attık; fakat yine de 3-1 oldu sıkıntıya girdik. eskişehir maçında 3’ü bulamadık mesela ve puan kaybettik. bu doğrultuda geride bu kadar defosu olan bir takım için çok gol atıp işi bitiririm demek pek geçerli bir argüman değil.

tearkan dedi ki...

misal yine eskişehir maçından devam edecek olursak; 82’ye kadar 2-0 gelmiş bir maçta kalan (uzatmayla beraber) 10-12 dakika için bir tane daha atalım düşüncesi mi, yoksa iç sahada 2-0’ı bulan büyük takım oyunu rölantiye alıp (amiyane tabirle rakibi uyutup) maçı götürsün düşüncesi mi daha mantıklı gelir? (bakın daha güzel demiyorum, daha mantıklı diyorum)

özetle sol bek, ön libero ve forvet alternatifi devre arasında kadroya katılması gerektiğini düşündüğüm transferler. bunun yanında sivaslı erman kılıç’ın sözleşmesi sezon sonunda bitiyor. http://www.tff.org/Default.aspx?pageID=30&kisiID=290774

geçen sezon istediğimizde sivas’ta kalmayı tercih etmiş ve sözleşmesini 1 yıl daha uzatmıştı. bu sefer ikna eder ve önümüzdeki sene için imza attırırsak iyi bir alternatif kazanmış oluruz.

Cartalete dedi ki...

box2boxMC ,

Onaylama kısmında atlamışım. Epeydir bir rahatsızlık var; ateş, mateş... o yüzden konuya da dahil olamıyorum, dikkatsizlikler de oluyor. Kusura bakılmasın.

Basar dedi ki...

Sanıyorum genel bakış açısı aynı. Hem biz yorumcular hem de diğer bloglarda aynı bölgelerden dem vuruluyor. Solbek, önlibero (çift yönlü orta saha) ve forveti yedekleyecek bir oyuncu.

Bu kadar insanın gördüğünü hoca da mutlaka görüyordur.

Ben Hasan Türk'ün mutlaka kiralık gidip pişmesinden yanayım. Hatta Erkan da aynı şekilde oynayacağı bir takımda süre almalı.

Algılayamadığım 2 olay var. Birincisi Tanju Kayhan. Tanju geçen yıl birçok maçta süre aldı ve vasatın üstü performansa sahipti. Bu yıl ne oldu da dışlandı anlayamadım gitti.

İkincisi ise Rıdvan Şimşek. Bu kardeşimiz Mustafa Denizli zamanında baya bir süre almış ve Türk futbolunun yeni Gökhan Gönül'ü olacak hissiyatı yaratmıştı. Ayağını kırdıktan sonra ne oldu anlayamadım, ne Schuster ne Carvalhal ne de Aybaba onu kullanmadım. Bu gerilemenin nedenini bilen var mı? Rıdvan 21 yaşında ve hala çok genç. Onu da kiralık vb. pişirsek? Eski formuna ulaşamaz mı? Nedir sorunu?

Basar dedi ki...

Rıdvan'ı da yazmışken şu yazıyı da hatırladım:

http://www.milliyet.com.tr/Yazar.aspx?aType=YazarDetay&ArticleID=1107541&AuthorID=112&b=Ismi%20gibi%20bir%20cocuk&a=Ugur%20Meleke&ver=66

Bir şekilde geri kazanabilsek, İsmail-Rıdvan inanılmaz iyi kanat beklerimiz olur.

Tabiki benim yazdıklarım romantik düşünceler ama bu çocuğa gerçekten ne oldu?

Eralp Türkmenoğlu dedi ki...


Sevgili Basar eğer bu kadar teknik adam onu düşünmemmişse sıkıntı sanki oyuncuda gibi.

Aklıma tek seçenek geliyor Rıdvan ile alakalı.

Mesleğine saygı duymuyor ve profesyonel yaklaşmıyor işine. Kişisel çalışmalar yapmak ya da belki büyüklerinden tavsiye almak varken hani kaba tabirle goygoy yapıyor bu yaşta.

Onu sahada çıplak gözle izlemiş biri olarak evet üst üste 5 maç şans verilmedi ama sıkıntısı zihinsel. Kendini oyunun tamamına veremiyordu. Kopuyor oyundan ve mevkisinin asıl işlevlerini yerine getirmek dışında ekstra çalım ekstra şeyler yapmaya çalıyordu. Oysa bunları da layıkıyla yapamıyordu. Eğer idmanlarda da böyle idiyse ben de TD olsam onu düşünmezdim.

İnşallah bu zihinsel durumları aşıp kendisini mesleğine odaklarsa hala umut var bence. Çünkü daha 21 yaşında.

Samet hoca bile onu düşünmemişse aynaya baksın ve ben bu formayı ne kadar istiyorum diye düşünsün. Sonrasını isterse başarır ve o formayı alır zaten.

Bjk_KnightS dedi ki...

Artık Rıdvan laflarını bırakalım bence. Eğer o mevkide M.Akgün'e yer veriliyorsa Rıdvan çok kötü durumda demek ki. Tanju ve Burak konusunda ise haklısınız. Bence futbol yetenekleri harici konular nedeniyle bu durumdalar. Sezon başında kiralık veya takas kullanılacaklarmış. Kabul etmemişler diye okumuştum bir ara. Bu nedenle olabilir. Belki devre arasında kiralık gidip kendilerini ispatlarsa dönerler. Yoksa zor gözüküyor.
Nene konusunda bende 2.5m euro'dan yüksek herhangi bir rakama alınmaması taraftarıyım. Beşiktaş'ın maks vereceği maaş aralığı bu düzeylerde olmalı.
Erkan Kaş ve Muhammed'in sözleşmeleri daha yenilenmedi. Yakında yenilenir inşallah. Erkan, muhammed, hasan türk kiralanmalı oynayabilecekleri bir takıma.

beagle dedi ki...

Rıdvan konusunda bir iki yorum yapmak isterim. Bugünün futbolunda rakip takımlar fizik olarak çok ilerledi. Savunmada 1.60larda bir adam oynatma lüksü bence yok. Hem duran toplarda sorun hem de sıklıkla gereken ters kademede kafa topunda sorun. Adam Roberto Carlos veya en azından Recep Çetin etkisi yaratmadığı sürece bu mümkün değil.

Rıdvan özelinde oynadığı maçlarda hızı ve çalımları iyi olsa da çok büyük fundamental eksikleri görüldü. Yani kademe, top kontrolü hatta götürdüğü topu kullanma gibi konularda çok eksik. Hiçbir mevki işini iyi yapamıyor diyebilirim. Zaten bu yüzden kiralık bile gitse oynayamıyor fazla. Hala genç, bir iki yönünü geliştirirse 2.lig seviyesinde bir topçu olabilir. Ama süper lig onun için bu dakikadan sonra çok zor...

oguzk dedi ki...

Fizik gücün yanında,topu ayağından en doğru zamanda çıkarmaları için gençlere bir antrenör-eğitmen artık her ne isimde olursa başına dikerdim.Geliştirilebilir bir yön ve oyuncu gelişiminde büyük katkı yaratacağını düşünüyorum.1.60 lık kanat savunmacısı bana da çok garip geliyor.Hatta her türlü savunmacıyı garipserim. - büyük cannavaro sen ocak dışısın boşver -

Bjk_KnightS dedi ki...

Savunma oyuncusunda fiziki özellikler tam olacak. Olmadığı zaman olmuyor bir türlü. Fiziki özellikleri sağlam oyuncu diğerlerini bir türlü kapatıyor. En kötü ihtimalle Akaminko gibi bir şey çıkıyor ortaya. Sağ bek konusunda 2.ligden biri konuşuluyordu. O ne oldu acaba. Bugün forvet için mircoglu diye bir oyuncu gördüm. Biraz araştırdım. Sağlam oyuncuya benziyor. Alınıp Almeida'ya yol verilse Almeida'dan daha yararlı olur bana göre. Adamın Champ. liginde 4 golü var 6 maçta. Bu bile yeter. Fiziki sağlam. Hatta karşı karşıya gol bile atıyor...

Martin Wörns dedi ki...

Mitroglou haberini bende gördüm ama pek ihtimal vermiyorum. Çok kaliteli bir oyuncu, yaşı da genç. Oly onu bizim radarımıza girecek kadar ucuza bırakmaz. Eski zamanlar olsa 4-5 milyon euroya alınabilir derdik ama ikinci bir santrafora ciddi bonservis ödememiz mümkün olmaz sanıyorum.

Bjk_KnightS dedi ki...

Mitroglu'nun sözleşmesi sezon sonunda bitiyor. 2m euro'ya alınabilir bence. Ve Almeida'yı elimizden çıkarrsak direk as forvet olarak değerlendirilebilir.

~Poseidon~ dedi ki...

Nice mutlu senelere beyler. Bu sene Beşiktaşımın olsun.

Basar dedi ki...

Beşiktaş'ın solbek transferini, Cartalete'nin de yarı sezon değerlendirmesini sabırsızlıkla bekliyoruz :)

Herkese iyi seneler!

Eralp Türkmenoğlu dedi ki...


Eğer matematiğimi yanıltma gibi özel bir durum yapmazsa CArtalete yazısı bekleyenler Beşiktaşımıza dair yazıyı 18 Ocak gece yarısı buradan görebilir!

:D

oguzk dedi ki...

İlgi bekliyorum her gün girip en üstte "Uyandırma Veli'si" görüyorum ! İyi seneler :)

Cartalete dedi ki...

İlk fırsatta dönüyorum :) İyi seneler.