Derbi Öncesi: Galatasaray – Beşiktaş



Puan açısından telafisiz bir derbi olmayacak, zira oldukça değişkenli bir lig izliyoruz. Ancak Beşiktaş için sönük bir derbi daha yaşamak, özgüven açısından telafisiz sonuçlar doğurabilir. Çünkü Beşiktaş’ı ligde zirveye taşıyan şey; 3-3’lük Galatasaray maçıyla tutuşup, Trabzonspor maçının o son dakikasıyla alev alan “Beşiktaşlının takıma, takımın ise kendine inanması” durumudur aslında… 

Pazar akşamı Beşiktaş yenebilir, yenilebilir; ama kısacası “Beşiktaş gibi” oynayacağı bir maç olsun, dileğim bu. Psikolojik olarak yenilmesin, yeter yani… Örnek verecek olursam; Schuster zamanında içeride 1-3 kaybedilen Porto maçında ben yenişmiş gibi hissetmedim. Eldeki kadroyla en doğru 11 çıkmış, en doğru oyun oynanmış, herkes elinden geleni yapmıştı. Bireysel hatalar, Hulk, Falcao derken üç oldu; yapılacak bir şey yoktu… Yakın tarihten bir diğer örnek: 3-0’lık Fenerbahçe maçı. Ceza sahasına giremeden kaybetmek… 13-0 gibi gelmişti o maç bana...

Çünkü biliyorum ki bu maçta Beşiktaş kendi kendisini sindirmez ve herzamanki coşkusuyla bir oyun oynarsa; Galatasaray'a oldukça ters gelecektir. Bilhassa orta sahada...Dentinho da kadrodaymış; Alper Öcal'ın dediğine göre büyük maçları severmiş... Bence ona 11'de ihtiyaç var; sahte 9 pozisyonunda... Zira Holosko - Olcay kanatlarına dokunmamak gerek, Beşiktaş'ın hücum dengesi bozuluyor öyle durumlarda. Dentinho, tekniği ve oyun görüşüyle topu orada tutar, doğru yölendirir; patlayıcı gücü de var...
Neyse, iki yazımı paylaşarak meramımı daha geniş anlatmış olayım:

Derbi öncesi Beşiktaş analizi; Beşiktaş'ın Yıldızı: PRES!

25 yorum:

yeronda dedi ki...

aklımda birkaç soru dolanıp durdu bu maçı düşünürken.sonra tablo netleşti aslında.fernandesin sahada olması elzem dedim kendime.zira fernandes yokken oğuzhan ortalıkta hiç görünmüyor.bunun açıklaması oğuzhanın oyundan kaçmasında değil fernandesin orta sahanın tüm elemanlarını üstüne çekmesinde yatıyor.böylece boşluk bulan oğuzhan fiziki mücadeleye çokta bulaşmadan etkili olacağı bölgeye rahatça ulaşıyor ve etkili oluyor.fernandesin olmadığı orta saha varyasyonlarında güçsüz kalışının eski deyimle "iyot gibi ortaya çıkmasının" nedeni bu faktör bence.kendi aralarında pas trafiği beşiktaşla oynayan her takımın hocasının dikkatini çekiyor ama fernandesin "ortasahada bir pivot santrafor" misali birkaç rakip ile boğuşurken boş kalan bölgeye deplase olan oğuzhanın ters bir pasla gardı düşen rakibin karşısında oyun vizyonunun genişliğini ortaya koyabilmesi durumunu dile getiren hocayı ben henüz görmedim.belki de bana rastlamadı.
bu sebepten fernandes nekadar oynayabilecekse okadar sahada kalmalı.fernandesin olmadığı,oğuzhanın ise yeterli gücü ve verimliği gösteremediği bir beşiktaş orta sahası üretkenlik bakımından fazlasıyla kısır kalıyor.presin altını çizmeni anlıyorum fakat pres karşısında etkili bir şekilde ayakta kalıp topu karşı sahaya ulaştırabilen Galatasaray ortasahamızın topu kazanmak adına her maçta bolca yaptığı hamleleriyle ceza sahasına doldurma amaçlı duran top kazanacaktır.defans bölgemizin ve kalecimizin bu toplarda nekadar kötü olduğunu çok maçta gördük.bu duran toplardan en çok gol atan takıma karşı pres amaçlı hamle bize pahalıya patlayabilir.topun bizde kalmasını sağlamak zor olacak ama bunun için mutlaka fernandes sahada olmalı.
Galatasarayda ise melo çok kritik bir futbolcu.şeref bey stadındaki ilk maçta melonun kampta takımla birlikte olmayıp miamide nba maçlarını takip etmesinden dolayı formsuzluğu ve aslında isteksizliği göze çarpmıştı.fakat üstünden bukadar maç oynayıp gelen takımda banko oynadığı göze alındığında istim üstünde olduğunu söylemek gerek.melo müthiş bir teknik yada inanılmaz bir sürat demek değil benim için.melo maçı kazanmak için en doğru şeyi yapan adam demek.yerde yatmak gerekiyorsa yerde yatmak,kart görmek gerekiyorsa kart görmek,maçı germek gerekiyorsa maçı germek,arka yada ön direğe koşu yapmak gerekiyorsa onu yapmak,seyirciyi hareketlendirmek gerekiyorsa seyirciyi hareketlendirmek…daha bir çok örnek verilebilir.çoğu zaman sahada en çirkef adam olmasına rağmen asla kırmızı kart görmeyen bu adam maçı kazanmak adına takımını da ayağa kaldıran bir motivatör.yani tam bir fatih terim oyuncusu.ayrıca pozisyon alma konusunda ki başarısı da ayrı bir yazı konusu olabilir.onun pozisyon alma dolayısıyla top kapma konusunda Selçuk inanı çok rahatlattığı ve selçuğun performansını arttırdığı da bir gerçek.sayıca üstün olmamıza rağmen ortasaha bölgesinde oyuna hakim olamayışımızın nedeni bu olabilir bu takım karşısında.
Daha fazla uzatıp okunması sıkıcı bir yazı yazmak istemiyorum.hakem oyunları olacaktır.şimdiden bütün arkadaşlara sabırlı olmaları temennisini vereyim.kaybetsekte bir kaybımız olmaz.zira bu Galatasaray daha şampiyonlar liginde 2 maç yapacak ki bu ortalama bir ay (4 maç) ligde kayıp yaşaması ihtimali demek.turu geçeceklerini de varsayarsak puan kaybetme ihtimalleri çok yüksek.kaybetsek problem olmaz.yenersek önemli bir artı olur.

Övünç dedi ki...

beşiktaş ne zamandır böyle kritik maçları kazanamıyor.ben yine pek inanmıyorum kazanacağımıza ama 25 tl'yi 4.00 orandan basmayı da ihmal etmedim :)

beşiktaş bu aralar sık sık yaptığı gibi oyunun kontrolünü , kontrolsüz bir şekilde (mesela chelsea'nin guss hiddink 'li dönemdeki meşhur kontrollü rakibe kontrol vermeden bahsediyorum ) galatasaray'a verirse maç başlamadan biter.

bununla birlikte beşiktaş kadro kalitesi itibari ile gerek ibb'den , gerek karabük'ten onların uyguladığı taktikleri çok daha kaliteli uygulayabilecek bir takım.rakibin zaafları belli.nereden nasıl gol yediği ortada.yeter ki arkaya adam kaçırmayalım ...

kazanmak , kaybetmekten çok bizim artık 1-2 maçı gol yemeden kapatmamız gerekiyor.bu da özgüven adına kritik bence.hele ki şu maçı gol yemeden geçersek baya bir şey değişebilir.

Basar dedi ki...

Dostum maç kadrosu kurmamışsın, derbi totemi mi? Şahsım adına ağır fark yeriz, parçalarlar, tarihi fark olur

Cartalete dedi ki...

Yok yapmadım ama sen yapıyordun galiba :) Yapma, totemi bile güzel değil.

Son fikrim: Holosko, Olcay kanatları bozulmasın, Dentinho 11'de başlasın false 9 mevkisinde.

gökhan dedi ki...

schuster dönemi demişken, bir bursa maçımız vardı. orta sahada aurelio-ernst-necip, sahte 9 guti, kenarlarda da holosko ile ali kuçik. galiba porto deplasmanında da benzer bir diziliş kullanmıştık. şartlar neredeyse aynı aslında. ben de holosko-olcay kanatlarına dokunulmaması gerektiğini düşünüyorum. fernandes oynayabilecek durumdaysa orta sahada oynasın, sahte 9'umuz da oğuzhan olsun maçın başında. çünkü fernandes'in sonradan girip maçı kurtardığına şahit olmadık pek. o yüzden onunla başlamak daha mantıklı geliyor bana. pili bittiğinde de dentinho girer oyuna.

ha asıl dileğim aybaba'nın oğuzhan'ı kesmemesi. öyle bir hava yaratıldı bir süredir. bu adamı kaybetmekten çok korkuyorum, eğer kesik yerse sıkıntı olabilir.

tannhauser dedi ki...

istanbul'da kar başlamış, beşiktaş'ın beyazıdır inşallah. bir de bu akşam kırmızı formayla çıkmayacağız sanırım. ben bayağı sıkılmıştım. şu saatten sonra öyle bir ruh hali çöktü ki isimlerin, tekniğin, taktiğin hiçbir önemi yok. bu akşam bir şeyler olacak ve bizim hayrımıza olacak. içim içime sığmıyor. haydi ulan beşiktaş, izin ver de bu gece inleteyim apartmanı.

Bjk_KnightS dedi ki...

burada sene başında Almeida'yı en çok eleştirenlerden biriydim ve gitmesini en çok isteyenlerden biri de. şu anda takımın taktiği onsuz olmayacak bir taktiğe devşirildi. Ve katkısı artırıldı. Artık olmazsa olmaz gibi görülüyor ama bence olmaması da hayırlı olacak bize. Her ne kadar yararı çok da olsa zararı da çok takıma. onun için olmamasının da artıları olacak. dentinho forvette oynarsa ve topu ileriye şişirerek oynamak yerine ayağa oynamayı seçersek o zaman herkes almeida'nın oynamamasına sevinecektir herkes. ama dentinho'nun ilk 11 de oynamayacagını düşününce de bence orta sahayı bol tutmakta basarılı olabilir. almeida yerine 1 orta saha koyup pas trafigini artırmakta çok yararlı olur. Cunku Gs 2 orta sahayla oynuyor ve oraya 4 orta saha koymak cok büyük bir artı olur. ayrıca ben gökhan süzen'in bu macla baslamasını düşünüyorum. eboue'de yokken sol kanata dinamizm olur.
mcgregor
hilbert sivok ersan g.süzen
toraman
necip oğuzhan
holosko ferdi olcay

böyle bir sistemde forvet koymazsın ama arkadan her an ceza sahasına girecek 5 oyuncuyla gs'nin cok zeki olmayan defans oyuncularını gecebiliriz cok kolay. ve bence böyle bir kurgu da cok büyük bir üstünlük saglayabiliriz.

Bu macta oguzhan ilk 11 cıkmaz diyolar. diyenlerin aklına sasıyorum. eger oyle birsey olursa Aybaba'nın da aklına sasarım

yeronda dedi ki...

McGregor, Mehmet Akgün, Sivok, İbrahim, Gökhan Süzen, Necip, Veli, Fernandes, Hilbert, Olcay ve Holosko.

oğuzhan yok.sağ beke akgünü yazmış.hilbert sağ ön.veli ve stoper toraman hariç takım tamam olmuş gibi.

KCKF dedi ki...

Hoca değişiklik yapıp risk almış. Oğuzhan geçen maç kötü diyorlar, bilmiyorlar mı Oğuzhan yokken, bu takım Fernandes'le de muhteşem değildi. İkisi beraber oynayınca en azından birisine boş alan kalıyor ve takım oynamaya başlıyor.

Kadro hoşuma gitmedi. Umarım en az 1 puan çıkarırız.

Cartalete dedi ki...

Hoca Oğuzhan'ı kesme yolunu yapmıştı zaten açıklamalarla. Sevmedim bu 11'i ben. Hayırlısı.

Beki, öne kaydırma işini bir bırakamadık gitti.

beagle dedi ki...

Bizi öyle bozdular ki maç kadrosu yazan taraftarlar bile 2 önlibero üzerine bekten bozma forvet falan koyuyor artık. Christoph Daum denen sözde dahi "Kadıköy deplasmandır, beraberliğe yatacağım" dediğinden beri bunun dışına 2-3 adam çıkabildi. Scala ve Rıza. Schuster çıkmış kopmuş gidiyordu ki Aurelio'yu verdiler eline, Necip-Ernst ikilisini bozup batırdı bir çuval inciri. Bir de tabi Ernsti o yeteneksizliği ile ileri dönük kullandılar. Halbuki Necip çok daha esnekti ofansif hareketlerde...

Neyse 10 yıldan uzun süredir devam eden bu tablonun sonucu son 18 deplasman derbide 1 galibiyet olmuş. Bu küçük takım istatistiği değil, ezik takım istatistiğidir... Hala Veli, Hilbert gibi adamların isimleri savunma dışı mevkilerde dolaşıyor. Ne güzel ki Cartalete Dentinho'yu oraya yazmış, Oğuzhan'ı koymuş, yani maçı kazanmak için en azından bir senaryomuz olsun diyor. Bizim taraftarda sanki ooo çok riskli havası var. Başka dille yazayım "Abi 18 maçtır duman oluyoruz o risksiz sistemlerle aloooo!!! Bu arada güvenle Fb'den 3 fark yedik geçen yarı, onu da unutmayın. Herhalde 1970'lerdeymiş Samet'den önce FB'den 3 fark yemeyi başaran"

2 saate kokusu çıkar, Samet ne yapacak? Oğuzhan'ı kesecek, Dentinho'yu yanına alacak. Fernandezi şu formsuz haliyle tek umut sürecek, denenmiş, yetenek eksiği tescillenmiş Hilbert'i sağ açık koyacak, holoskoyu stoperlere yedirip, merkezde Veli ve Necip çıkıp benden günlük küfürünü yiyecek ve gene ikinci yarıya kadar maçı kapatacağım...

Ya da belki Beşiktaş formaları dağıttığını hatırlayacak, Necip'e önliberoyu emanet edip, Fernandez, Oğuzhan, Dentinho ile maça çıkıp, kazanmak için bir şans deneyecek. Karşında maça 4-4-2 çıkacak bir takım varken pas dağıtıcın oğuzhanı yedek tutar ya da stoperlerin ve melo'nun göbeğine forvet arkası koyarsan, o çocuk bir şey yapamaz, suçlu da kendi değildir. Bir sene boyunca gözünün önündekileri göremeyenindir.

Beşiktaş 1 e 4 veriyormuş herhalde :) Veli ile güvenli günlere devam. Seneye 1'e 10 vermeye başlarız...



Eralp Türkmenoğlu dedi ki...

Değerli kardeşim;


"Burada artık yazma" diyorsan bunu bana söylersen sevinirim.

En azından daha medenice.

Rahat ol halden de anlarım.

Seni rahatsız etmem.

Sevgiler..

Cartalete dedi ki...

Fly like an eagle nickini kullanırken gayet medenice o durumu söylemiş, “böyle saçma oldu, madem öyle yayınlama!” demiş ve daha sonra farklı bir nickle geri gelmiştin. Bir önceki yorum sayfasında da “lütfen o sözünü tut” derken gayet açık olduğumu düşünüyorum. Ha, şimdi de “sen neden bahsediyorsun? Fly?” falan diyebilirsin. Ziyanı yok.
Burada fikre müdahaleden çok “yeni fikir” görmek istediğimden, bir kez daha buraya yazmamanı, başka bir nick altında geri dönmemeni rica ediyorum sevgili arkadaşım. Bu da asla kinden falan değil, sadece prensipten. Sevgiler.

BJK4EVER dedi ki...

Yazik, gercekten yazik. Karabukspor bile GS'ye karsi 4 ofansif adamla cikip duman edebiliyor, biz birakin o gucu, o cesareti bile bulamiyoruz. Sonra mac kaybedince feda falan filan kendimizi kandiririz. Boyle sacma sey mi olur arkadas yahu?

Eralp Türkmenoğlu dedi ki...

Kimseye bir saygısızlık yapmadıgıma emin olsam da blog sahibi prensipleri !! :) nedeniyle eyvallah.

Ama lütfen paranoya yapıp ta her yeni yorum yapanın ne demek istediğini daha da iyi algıla ve tükaka etme olur mu? :)


Diğer tüm arkadaşlara saygılarımı sunuyorum.

yeronda dedi ki...

kadro üzerinden oldukça ümitsiz gördüm sizleri arkadaşlar.ben okadar ümitsiz değilim.tamam bende olsam veli yerine oğuzhanı,toraman yerine ersanı oynatırdım ama çıkan kadronun okadar da kötü olmadığını düşünüyorum.tek korktuğum (aklıma gelen başımıza gelmez umarım) hamle zamanında hatalar yapan ve düpedüz sert oynayan velinin sahanın kendi alanımızı kapsayan son 3te 2sinde galatasaraya duran top kazandırması.toramanın da topa odaklı stoper performansı sonucu alanı boş bırakması.yoksa akgün ve gökhan süzene emanet edilen kanatlar yakın zamana kadar toraman ve uğur borala bırakılıyordu ki akıllara zarar performanslar gördük.ayrıca hilbertin sağ ön olarak alman milli takımında ve stutgartta oynadığını asıl mevkisinin bu olduğunu unutmamak gerek.içe kat eden bir kanat olmayacak belki ama riera ile emre çolağı fazlasıyla zorlayacağı kesin.sadece sıfıra inse bile keseceği toplarda olcay ve holosko hatalı hamle zamanları ve tercihleri olan danyi zor durumda bırakabilir.üstelik holoskonun önde oluşu topu şişirmeden oynamamızı sağlayacak.bu durum bile kısmen bir avantaj olabilir.şişirdiğimizde gs stoperlerinin ribauntları rahatça toplamasına ve topu hızla selçuğa atıp hızla topun kendi ceza sahamıza inmesine neden olabilirdi.

ben umutluyum sizde umutlu olun.

ayrıca;

http://www.youtube.com/watch?v=m2Ee8n19g9s

BJK4EVER dedi ki...

Umitsiz olmak icin neler olmasi lazim acaba? Holosko solbek, Cenk forvet, MCGregor solacik, Veli stoper olursa mi umitsiz olmamiz gerekir? O detay diye gordugumuz seyler galibiyet ve maglubiyet arasindaki farki belirliyor. Trabzon macinda Almeida'yi 45 dakika solacikta oynatip cope attik, 2 puan gitti. Belediye macinda Olcay ve Oguzhan'i cikartip takimin hucum gucunu sifirladi, Toraman'i ortaya almayarak 15 mactir verdigimiz bosluklara care bulamayip golu yedik, 2 puan gitti. Eshisekir, Bursa, Antep maclarinda skoru tutmamizi saglayacak degisikleri yapmadi hoca, 5 puan daha gitti. Bunlarin hepsi ciddi mantiksiz antrenor hatalari ve toplamda 7-8 puan fark ettiriyor. Bu tur detaylar sonucta maca direkt etki ediyor. Insallah yanilirim, insallah haksiz cikarim ama 11'iden hic umudum yok arkadas. Ama insallah yanilirim.....

borasahin dedi ki...


Kadroyu hic begenmedim, yine olmadik macta olmadik islerin pesindeyiz, bir de ustune hicbir use yaramayan Necip-Veli ikilisi ortada, Toraman stoperde, yillardir rakip takim adina yildiz oldugu pozisyonda, hadi bakalim :(

Gecen macta Necip'i elestirmistim ama yorumlar arada kayboldu. Necip'in IBB'den yedigimiz ilk golde buyuk bir hatasi vardi, 20 metre gerisindeki Holmen 20 metre onunde pozisyonu golle bitirmisti -> Necip jogging temposunda geri donerkene... 2. gol kombine bir hatanin sonucu. Bence Necip pozisyon bilgisi anlaminda Ugur Boral'dan cok farkli degil. Holding midfielder pozisyonuna yazacagim son isim olur, hatta satmayi dusunurum.

Samet hoca sag olsun Oguzhan'i ileri atip onu da bitirdi. Oguzhan, Veli ve Necip su anda hicbir uzmanligi olmayan box-to-box sinifinda degerlendirilebilecek oyuncular.

Veli kolaya kacip kosu temposuna guvenerek isi sadece chasing'e donderdi.

Necip ozguven kazanip topla hareketlerinde gosterdigi potansiyeli biraz realize etti ama pozisyon bilgisi anlaminda bir gram ilerlemis degil.

Oguzhan bunlarin icerisinde fiziken en bitik gozukeni olmasina ragmen en etkilisi. Bir kere Necip kadar kuvvetli degil, ama daha cok kosuyor. Bu noktada Veli kadar olmasa da ona yakin. Bir deep-lying playmaker degil, ama oyunu kesinlikle digerlerine gore cok daha dogru baslatiyor. Oyun gorusu digerlerinin kat be kat onunde, top onun ayagina geldiginde oyun basa bir sekil aliyor. Driplingle bos alanda top tasiyabiliyor. Amma velakin bir 10 numara degil. Mesela Fernandes kadar topla iyi degil, dar alanda etkinligi henuz sinirli. Oyunu sogutmasini simdilik yeterince beceremiyor olabilir. Yine de savunmaya daha yakin oynayan oyuncunun yanina yazacagim ilk isim ne Necip ne de Veli olur, Oguzhan'i yazarim. Veli holding midfielder pozisyonunu icra ederse bir slot alir. Necip Oguzhan'in yedegi olur. Ikisi de iyi bir ikili olmuyorlar, cunku Necip belli metrekarenin disina cikmiyor, bu durumda Oguzhan daha ileride pozisyon almak zorunda kaliyor ve etkinligi dusuyor. Fernandes-Necip'de bu yuzden yeterince efektif olmuyor, Necip rakiplerin Fernandes'e odaklanmasini avantajina ceviremiyor. Anyway...

Bu savunma - orta saha butunlesmesi sorunu gecen sene de vardi, mesela buradaki Braga maci delik desik oldugumuz maclardan biridir, hala devam ediyor, bir turlu dogru orta saha rotasyonunu bulamiyoruz. Aslinda eldekilerin icinde en verimlisi Tor-Oguzhan-Ferno ama onu da Aybaba henuz yeterince berrak olarak gorebilmis degil. Eger gorse bugun kontraatak planinda oyunu dogru baslatmanin anahtar oldugunu gorur ve Oguzhan'i oynatirdi. On alanda Selcuk'a baskiyi Veli'yle yapabilirdi: savunma onunde Tor, savunma-hucum baglantisini kuran Oguzhan, ve Selcuk takip eden Veli gibi. En onde Olcay'i dusunur, Holosko'yu saga yerlestirirdim. Solda ya Suzen ya da Fernandes'i tercih ederdim. Suzen Sabri'yi daha iyi takip edebilir. Fernandes burada oynarsa risk almis oluyorsun. Ama rakip adina da bir risk olurdu. Mesela Fernades-Olcay merkezi ve movement'lari uzerinden Holosko'yu kacirabilirdin. Savunma merkezinde Sivok-Escude ya da oynayabilecek durumdaysa Ersan'i dusunurdum.


BJK4EVER dedi ki...

Ilk yari sonunda fisimiz cekildi Samet Aybaba ve abuk subuk sacma aptalca oyuncu secimleri sayesinde. Normal sartlarda ikinci yariya iki degisiklikle baslamamiz lazim, ama bu ezik korkak antrnenor eminik ki 65'e kadar oyuncu bile degistirmeyecek. Oyuncu degistirsse de Holosko ve Fernandes cikar, Oguzhan ve Dentinho girer. Korkak herif.

Basar dedi ki...

Bu maç fener maçı gibi olur, onda solda tavşan çıkmıştı bu maçta ise sağda! 1 pozisyon için 3 pozisyon değişmiş. Formsuz Fernandes'i oynatmak da cabası... Bakalım ikinci 45de Oguzhan-Dentinho aynı anda alma cesaretini gosterecek mi hoca? Bu maç da İbb maçı gibi fener maçı gibi hocanın hatasıdır!

Cartalete dedi ki...

Hugo yokken kim olsa zaten ezilecekti uç forvette. Boşu boşuna elli adamın mevkisi değişti, sağ forvet Holosko'dan olundu...

Neyse, kafayı toparlayıp maç yazısına döker, orada konuşuruz.

Basar dedi ki...

İnsallah yanilirim ama bu maçla birlikte düşüşe geçip rüyadan uyanacağımızı düşünüyorum. Samet Hoca bu yıl bize umut aşıladı, büyük takım olduğumuzu hatırlattı (2 derbi hariç), vasat oyuncuların verimini çok yukarılara taşıdı... Ama malesef hoca onümüzdeki yıl bizi bir üst seviyeye tasiyamayacak. Sezon sonu kendisine hersey için tesekkur etmemiz lazım.

Övünç dedi ki...

abi inan herşeyi geçtim ama yarım saat 10 kişi oynayan rakibine karşı tek şut atamayacak kadar maçtan kopuk bir takım olmasını ben sindiremiyorum.

koşarsın , mücadele edersin , rakibi zorlarsın , direkten döner, kaleci kurtarır , hakem ofsayt sayar birşeyler olur hepsini anlarım , denedik derim ama bunu ben kabul edemiyorum.

Böyle birşey olmaz.FB maçında da aynı şeyi yaşadık burada da böyle.Bu iş maalesef Samet Aybaba ile olmaz.Bu sene feda senesi eywallah ama isterse 2045'te 100 milyon €luk tkaım kur derbi kazanamayan ve kazanamayacağı günler önceden belli olan bir takım hiçbir şart ve koşulda başarılı olamaz.

Geçenlerde bir yazını okumuştum 2000 Beşiktaş'ı ile ilgili , türk futbol tarihinin en iyi takımı 96/00 GS'sine nasıl kafa tuttuğunu.

Beşiktaş yerleşemiyor , Beşiktaş pas yapamıyor diye kızıyoruz ama Beşiktaş mücadele etmiyor demiyorduk.Bu maç mücadele bile edemedi resmen takım.Sahada ayakları titreyen adamlar vardı yahu.

Poyraz Fırat dedi ki...

Boşuna konuşacağız, konuştukça kahrolacagiz. Ya hu hataları görür duzeltme yoluna gidersin de Doğruları niye bu kadar çabuk unutursun onu anlamıyorum. Yemin ediyorum td doğru işler yapmasaydi zamanında bu kadar uzulmezdim yaptığı yanlışlar için.

tibet kutman dedi ki...

'biz demiştik' ukalalığı yapacak yahut da polemik üslubunda yazacak değilim, sakın yanlış anlaşılmasın ama görüyorum ki, bu blogda samet hocayı her daim savunan arkadaşlardan da kral çıplak nidaları yükselmeye başlamış...beşiktaş'ın bugünü için üzücü olsa da uzun vadede sevindirici saydığım bir gelişme bu...

samet hocanın beşiktaşa getirdiği takımdaşlık duygusundan ötürü teşekkürlerimizi sunmakla birlikte; bu takımı yönetecek kalibrede olmadığını ve mutlaka taktiksel bilgisi olan bir hocanın en kısa zamanda getirilmesi gerektiğini yazdığımızda, bu eleştirilerin 'insaf ve vefa' sınırını zorladığı yönünde bazı arkadaşlardan cevaplar gelmişti...sanırım güneşin balçıkla sıvanmayacağı gibi bu taraftarın da sadece koşarak ve yaldır yaldır hücum ederek mest edilemeyeceği, en azından ciddi rakipler karşısında sefilleri oynadığımız gün gibi ortaya çıktı...

almeida yok diye üç formda oyuncunun mevkisi değişiyorsa ve oğuzhan kenarda tutulup formsuz fernandes üzerine kadro kurularak faul yapmaktan başka hiçbir özelliği olmayan veli kavlak galatasarayın bunaltıcı orta sahasının karşısına sürülüyorsa ciddi bir mantık hatası ve en hafif tabiriyle taktiksel zeka açısından amansız bir sefalet var demektir...madem almeida sakat ve tek forvet olarak pivot ihtiyacın var, batuhan neden denenmedi, anlayabilmiş değilim...olcay'ın çıkartılıp dentinho'nun sahaya sürülmesi sizce neydi ? biz quaresma-guti-simao-fernandes gibi yıldızları aynı anda izlemiş taraftarız, sneijder girdi diye, misilleme yaparcasına 'bak bizim de cambazımız' var demek zorunda mıyız ? gerçekten anlamadım bu gereksiz ve ciddiyetsiz hamleyi...olcay sakatlandı mı ya da aksıyor muydu ki ?

benim için tek sevindirici husus; gökhan süzen'in henüz uyum sağlayamadığı ortada olsa da, artık sol kanat kabusu yaşamayacağımızı görmüş olmaktı...

ayrıca son olarak; elbette mustafa dostumuzun insiyatifdir, eralp türkmenoğlu'nun neler yazdığını filan bilemem ama üzüldüm...eralp, yorumlarını ve futbola bakışını çok takdir ettiğim arkadaşlardandı...

sevgiler...saygılar...