Oğuzhansız Plan

Toraman cezalı, üzerine Oğuzhan üç hafta sakat… Söylenenlere göre Necip de yarın oynayacak durumda değilmiş. Federico Giunti’nin de MR sonucu bekleniyormuş. Miroslav Karhan’ın da baldırda ödem oluşmuş. Şaka değil, sahiden işin eski topçulara uzama ihtimali var gibi. Spor haberlerini okumaya çekinir oldum.
Neyse. Oğuzhansız günlerde Beşiktaş’ın puan ortalamasının yarı yarıya düşmesi bir yana, ciddi şekilde oyun lezzetini de kaybediyor. “Beşiktaş her an gol atabilir” ile “Beşiktaş her an yiyebilir” gibi bir his farkı var, onunla ve onsuz maçlarda… Hadi bu maçı atlattın, sonrasında Sivas deplasmanı ve Fenerbahçe derbisi var.
O nedenle yarın “günü” değil de Beşiktaş’ın önünü daha umutlu gösterecek bir çözüm bulunmalı. Bununda yolu, tıpkı Oğuzhan gibi edinilmiş yeteneklere sahip bir başka oyuncuya yönelmekten geçer: Muhammed Demirci.

Topla olan yeteneklerini geçtim, Oğuzhansız günlerde onun oyun zekasına, çevre kontrolüne ve “topsuz kararlarına” çok ihtiyaç olacak. Zira en uçta Niang var, Almeida değil… Niang, daha kontrollü hücum eden, ayağa oynamayı beceren takımların içersinde Niang olur. Ki bunun ilk sinyallerini de vermişti.
İşte Muhammed –o ilk süre aldığı Samsun maçında bile gösterdiği üzere- Fernandes’in etrafında yaratacağı pas opsiyonlarıyla, oyunu açmasıyla ve hatta hücuma derin pas olarak aktarmasıyla, maçın kilidini direkt veya dolaylı yoldan kırabilecektir. 
Şu sıralar ne durumda olduğunu anlatmaya gerek yok sanıyorum, bir altta A2 derbisinde neler yaptığı mevcut. Tabi aynı etkiyi Süper Lig düzeyinde göstermeye de bilir ama olabilir de… Denemeden göremeyiz. Her zaman üzerinde durduğumuz gibi; böyle oyuncular genç ağırlıklı, savruk takımlar içersinde değil; ideal takımın tek çileği olarak (başka tanım bulamadım) sahaya atıldığı vakit bir şeyleri değiştirebilir, göze batabilir.
Velhasıl, yarın Beşiktaş Oğuzansız’dır ama “Muhammedli” olabilir! Tam zamanıdır…

34 yorum:

veysel karakus dedi ki...

Bu kadro cok iyi olabılır ama tahmınımce samet aybaba su kadro ıle maca baslar

Mcgregor(Cenk)
Hilbert Sivok Escude(Ersan) Emre Ö
Fernandes Veli Olcay
Holosko Niang(Sinan) Gökhan

Gökhan veya Olcay yer degıstırede bılır ben kalede Cenk süprizini bekliyorum acıkcası yabancı kontenjanı ıcın kalecı degısıklıgı yapabılır acıkcası gonlumdende bu gecıyor uzun suredır formadan uzak kaldı Cenk belkı sans bulursa ıyı bı konsantrasyon ile guzel performans sergılerse belkı sezon sonuna kadar bıze bı kac mac kazandırır ılk transfer oldugunda rustu ıle rotasyonlu oynamıstı gayette ıyı performansı vardı bence sonradan tamamen kaleyı alınca konsantrasyon eksıklıgı yasadıgını dusunuyordum bu sezonda sadece kupa maclarında macları onemsemeyen bı takımla maclara cıkınca gerılemeye basladı tekrar cıkıs ıcın takımında onemseyecegı bı maca cıkması gereklı dıye dusunuyorum ama su var samet hoca dusunurmu bıde senın kadronla cıkılırsa macı bılemem ama muhammedı kazanabılırız bence bu sezon lıgde kayserı macında oynamıstı 1-2 dk ama az sureye ragmen almeidaya bı pas cıkarmaya calısmıstı eger o pası savunma onlemeseydı belkı muhammed suan daha cok sure alabılırdı ve oguzhan ve ferdının olmadıgı maclarda ne yapacaz dıe dusunmezdık ınsallah antep macında oynar hazır ınonude mac kımse kotu oynasa bıle mamıye kızmaz hatta ıyı seyler yaptıgında alkıs felan bıle gelır

Bjk_KnightS dedi ki...

cenk'te sakat. Necip'te sakat. Oğuzhan'da sakat. 1 haftada 3 sakat daha eklendi. Ne güzel yaa. Hala bizim kondisyonerlerimiz gelişmeye devam etsin. Ön libero'da veli'nin performansını ben beğenmiyorum. ofansif olarak son maçlarda iyi performans gösteriyor ama defansif olarak iyi değil bence. Onun için ön libero da Hasan Türk'ü koymalı. Oğuzhan yerine de veli oynar. Senin dediğin gibi Muhammed'in oynaması kimseyi üzmez ama ben ilk 11 başlayacağını düşünmüyorum. Gökhan'ın ilerde oynatılmasına karşıyım. Sol beke iyice oturması için oynamaya devam etmeli orada.
Ama anlamadığım Hasan Türk kayboldu yine. ama tabii hazırlık maçlarında ki performansı da buna işaret ediyordu. Senin çok değindiğin savruk takım örneği ama Hasan Türk koşmuyordu. Yani bu yaşta bir orta saha koşmuyorsa kafamda ???leri oluşur. Biraz daha fazla istemeli formayı ve biraz daha ısırmalı. Bakalım bugün görecek miyiz bunu.
Ayrıca ben Necip'in de mental olarak ön liberoya uygun olduğunu düşünmüyorum. Zamanında Serdar kurtuluş sağ beke çekilerek çok büyük zarar verildi ona (bülent uygun geçen hafta onu ön libero oynatmış) ama ben necip'in de sağ beke geçirilmediği için ona zarar verildiğini düşünüyorum. teknik fizik mental olarak oraya daha uygun bence. Siz ne dersiniz merak ediyorum. Ama bu konuda şunu da rahat söyleyebilirim. Eğer sağ beke geçerse Gökhan gönül'den daha yüksek performans göstereceğini düşünüyorum.

benim ideal kadrom
mcGregor
necip sivok escude g.süzen
i.toraman
holosko fernandes oğuzhan Olcay
Niang

zacca dedi ki...

Muhammed ve fernandesli bir ortasaha elazığ'daki ilk 40 dakika felaketini yaşatır bize .. muhammed'in şu fiziksel yapısı ile göbekten ziyade kenarlarda kullanılması daha mantıklı aksi takdirde ortasaha direnci yine başka baharlara kalır .. necip oynamıyorsa hasan türk oynasın top bizde kalsın .. Sir samet'in kadrosu ;

McGregor - Hilbert Escude Sivok Emre - Olcay Veli Hasan Gökhan Fernandes - Holosko olacaktır ..

Cartalete dedi ki...

Ben Muhammed'in koşu temposu olarak Oğuzhan'ın çok altında olacağını sanmıyorum. Savunma öne taşınır da ön alan presi yapılırsa, zaten orta sahanın o kadar geri koşular yapmasına gerek kalmayacak.

Aksi halde Antep önde baskı kuracak taraf olursa, dirençli orta sahanın pek bir anlamı kalmaz.

Ama Gökhan'ın kanatta değil de orta sahada oynatılacağı bir formül de mantıklı olabilir.

Martin Wörns dedi ki...

Kadro önerine katılıyorum. Niang ilk 11 başlayacak düzeyde mi bilmiyoruz ama olduğu durumda artık tek opsiyon Muhammed.

Niang oynamıyor ise, Muhammed, Holosko'nun yerine geçebilir. Bende her zaman orada daha fazla verim verir düşünesi uyandırmış bir oyuncudur. Olcay-Muhammed-Holosko olabilir.

Her ne olursa olsun bu eksiklerle üst grupta kalma şansımız zorlaştı. Günün asıl meselesi amatör teknik kadronun tartışılması olmalı. Kondisyoner meselesini daha önce bir çok kez gündeme getirmiştik. Bugün bir yerde ağırlık çalışmalarının Koch dönemine göre çok daha az olduğuna yönelik haberler de okudum. Samet hoca, revizyona yönelmezse kendi ayağına sıkar. Ben kaleci antrenörü konusunda da aynı fikirlere sahibim, bilhassa Cenk gibi bir potansiyelin heba edilme ihtimaliyle birlikte. Mc'in de performansı kendi kariyer ortalamasının altında ve uyum evresini geçmeye başladı artık.

Ekrem35 dedi ki...

dün trtspor'da ali ece ve mustafa doğan'ın olduğu programa (adını unuttum programın) tamer kıran konuktu. sakatlıklar ilgili gelen soru üzerine yaptığı açıklamada şunları söyledi: " antremanlarda meydana gelen sakatlıklar sonrası antreman sahası ile ilgili araştırma yapmaya başladık. antreman sahamız yapıldığı günden beri hiç değişikliğe uğramamış. bununla ilgili çalışıyoruz. bir fizyoterapist daha ekledik kadromuza. şu an 4 kişi oldu. bu son fizyoterapist futbolcularımıza özel bir program hazırladı. örneğin bir futbolcumuzun karın bölgesi zayıf ise o yönünü güçlendirmeye yönelik ekstradan bir program daha yapılıyor. her futbolcumuz için bu yapıldı." bir de yanlış anlamadıysam bir kondisyoner daha ya alınmış ya da alınacakmış. en azından bir inceleme, çalışma, düzeltme girşimi var. umarım daha sağlıklı bir sonuç doğurur bu çalışmalar.

KCKF dedi ki...

Vay be, vay arkadaş. Bu kadar olmaz.

Övünç dedi ki...

yani o golün geleceği o kadar belli ki.

tamam kulübe de birşeyler yapacak bir durum yok ama bu ne abi ?

bu kaç oldu ya ? böyle maç verilir mi ya ?

yazık günah .

Emir Eri dedi ki...

sezon başından beri aynı senaryoyu kaçıncı defa izliyoruz?? levent Erdoğan'ın bize en büyük kazığı olan samet Aybaba ile bu iş olmuyor olmayacak da.. sezon başından beri oyuncularımız sürekli sakatlanıyor tek nedeni bu takımın adam gibi çalıştırılmaması.. bugün maçın 30.dakikasında takım bariz şekilde yorulmuştu, ayaklar gitmemeye başladı, sürünmeye başladı.. sanki oyuncuların hepsi devre arasında gelmiş maç eksikleri varmış gibiydi.. uyumsuz ve vasatın altında oynuyorlardı.. ilerleyen dakikalarla birlikte iyice ayyuka çıktı bu durum ve nihayetinde yine son dakikada golü yedik.. peki puppet Aybaba ne yaptı?? 75.dkya kadar bekledi, izledi.. ben bu kadar aciz bir adam görmedim hayatımda.. yakışmıyorsun bu takıma, fener maçından sonra görüşmemek dileğiyle (o maçtan sonra kovulacağına o kadar eminim ki..)...

bacon1903 dedi ki...

Ligin en kotu 2 takimina karsi oynanan bu oyun hic umit vaat etmiyor.Ben ilk yaridaki tempolu istekli oynayan bjki goremiyorum bu futbolcular ne zannediyor???Bu takimin sampiyon olamayacagini en iyi bjk taraftari biliyor.Ama o istek cosku yok 2.yari basladi baslayali kotu oynuyoruz.Samet hoca gorevini yerine getirdi bence umut vaat eden bir takim var gerisini bir ust klasman hocaya birakmali bence lucescu sezon sonu icin anlasilmasi gereken hocadir.Gerci sampiyon basketbol takimina sponsor bulamayan yonetimden lucescuyu bjka getirmesini istemek!

zacca dedi ki...

Sir samet'in takıma televizyondan izleyen bir taraftar kadar katkısı var veya yok .. Takım pozisyon verince çıkın demekten ibaret ise bu teknik direktörlük biz mühendis,doktor,memur olarak çürüyoruz sektörde .. 90+1 de oyuna Sinan'ı sokmak gibi hadiseler Sir Samet'in hala Gençlerbirliği,Bursaspor günlerinde kaldıgının bir göstergesidir .. Kolej takımı, menemen güzel şeyler bunlar ama işler bir yerde tıkanıyor, olmuyor ..
Aslında herşeyi Sir'e atıp kolayına kaçmak ta yanlış olur .. Bu ülkede 13 şampiyonluk görmüş bir takım rakip 10 kişiyken skoru korumanın baskısını hissediyorsa, o kadrodaki futbolcularda da sıkıntı vardır .. Feda sezonudur kabul ama bu acemiliğin acıklaması feda olmamalı ..

i feel like nick cave dedi ki...

cartalete kusura bakma da hayal goruyorsun
ne aybaba muhammed'le baslar hele hele fener karsisinda
ne de besiktas orta sahasi top tutabilir topal-baroni-belozoglu orta sahasi karsisinda
devre arasi cok lazimmis gibi 2 forvet alindi orta sahada ernst gibi zokora gibi takima guven veren, pas yapabilen ustelik rakibi de bozabilen bir orta saha almak varken
necip'ten hicbirsey olmaz bunu artik gormemiz lazim veli keza
sirf kosuyorlar diye onlarin yerine oguzhan'i harcayacak aybaba top yapan en ``ozel`` adamimizi da kaybedecegiz tek korkum o
oguzhani, muhammedi kazanalim varsin 3 sene daha sampiyon olmayalim

Cartalete dedi ki...

Hayal görmüyorum da, hayalimi yazıyorum. Doğrudur.

Arkadaşlar maçı izleyemedim, o yüzden yazı olmayacak. Kazansak tekrarını falan bulur dökerdim bir şeyler de şu halde gerek yok.

Basar dedi ki...

Samet aYbaba'nın da artık FEDAkarlık yaparak, VEDA etmesinin zamanı geldi!

Yanına her dönemin zararlısı Levent Erdoğan'ı da alsın lütfen!

atuka turkkan dedi ki...

Devre arasında yanlış transferler yapıldığını ve takımın ikinci yarı düşüşe geçeçeceğini söylemiştik.

Transferden başlayalım. Çok kaliteli kumaş olsa da Niang hazır değil. Ara transferde ya hazır oyuncu alınır ya da genç - hazır değilse de sabredelim seneye meyvesini alırız mantığıyla. Düzgün bir santrafor alınsaydı belki şu an hala potadaydık. Ligden düştükten sonra Niang olsa ne olacak? Sinan'ın önünü tıkamaktan, onun tecrübelenmesini önlemekten başka ne işe yarayacak?

S. Aybaba'nın Beşiktaş'ı şampiyon yapabilecek kalibrede bir hoca olmadığı belliydi. Aslında şansızlığı şansı oldu. Bazen underdog olmak 11'e-10 etkisi yapar. Stres azalır, takım kenetlenir, rakipler ciddiyetsizliklerinden puan kaybeder vs vs... Ama kritik maçlar gelince pıslarsın.

Üzücü olan takımın gelecek adına pek umut taşıyacak bir potansiyeli olmaması. Gelecek vadeden Oğuzhan biraz da Necip dışında 23 yaş altı elle tutulur bir oyuncu yok. Muhammed, Hasan Türk, Sinan vb. hepsi muamma...

Öyle de böyle de 3.lükten fazlası zor. Keşke 33'lük Niang'larla, Dentinho gibi cambazlarla, yaşı geçmiş Escudelerle, ikinci sınıf İskoç kalecilerle, Uğur Boral'larla vakit kaybedeceğimize 23 yaş altı transferle ilerde umut verecek bir Beşiktaş seyredebilseydik.

Eğer bugün Fener Trabzon'u yenerse, sezon Fener maçında biter. Sonrasındaki kaos ortamını umarım iyi geçiririz.

bacon1903 dedi ki...

Pek birsey kacirmadin karabuk ibb bursa eskisehir ve daha niceleri gibi one gecince ne yapip edip yakalanan bjk klasigi bu sefer abartilisi ne yazikki turkiye liginin su anda en kotu oynayan 3 takimindan birine hemde 10 kisi kalmisken rakip hakemin yuzune yalvararak bitir su maci diyen bjkli oyuncular degil sadece butun bjk camiasi!!!Yediden yetmise butun bjklilar o golun gelecegini anladi ama samet hocamiz hala ilk pozisyonlari gol oldu diyor ya yapma hoca allahinini seversen cenk tosun 2 tane net pozisyonu gol yapamadi.Neyin yarim pozisyonu sanki biz maci seyretmiyoruz.Samet hoca iyi seyler yapmistir allah ondan bin kez razi olsun.Bu takima avrupa bileti alsin sonra da yolu acik olsun.O oyun istikrarini saglayamadigimiz gibi malmo valerenga maclari gibi maclarin tekrarini bir sezonda 6 kez izlemek artik aci veriyor insana hafiften aliskanlikda yapiyor ya orasi cok kotu.

beagle dedi ki...

Uzatmayayım, bu takım atamıyor da tutamıyor da. Gene aynı ligin en çok gol atanı hikayesine dönmeyelim. İhtiyacın olduğunda baskı kurup gol atamıyorsun, zaten rakip kaleyi açsa vurabilecek oyuncun yok. Duran top ve açık alan golleri ile buraya kadar gelinmesi bile mucize.

1- Sivok savunmacı değil. Gene onun bölgesinde, gene tek adam rahatça savunma arkasında. Ligin en iyi stoperi diyenler için 12 maç üstüste gol yenmesi hala kanıt olmuyorsa ben ne yapayım. Sivok'un bir adamı başarıyla tuttuğunu gösteremez kimse.

2- Gol vuruşu çalışma + özel yetenektir. Şu anda kullanılan ilk 15-16 futbolcuda bu yok. Kaleci ile karşı karşıya gol atabilecek kim var denirse belki Muhammed belki Furkan derim.(Niang belirsiz). Bu futbolcu topluluğu kazanma serisi yapamaz, kupa alamaz.

Atamayan ve tutamayan bir takımı kuranlar, menemeni pişirenler ve yiyenler bu işten hep beraber sorumludur.

Feda sezonunda artık oyuncu yetiştirilsin!!! Nasılsa puan alamayan bu takımın forması derhal "potansiyeli olan" ve "topa vurabilen"genç ofansif oyunculara ve sert defans oyuncularına verilmelidir.

helldoradotcom dedi ki...

Muhammed'i dun stadtan canli izleme firsati buldum. 88. dk'ya kadar elimden geldigince onu izledim. Ozet: Kabiliyeti var ama abartilacak bir durum degil. Kisiligi maalesef olumsuz yonde gelismis, quaresma abisinin kotu yanlarini almasini bilmis. top kapmakla falan alakasi olmadigini tum kosularini refakatci formatinda yaptigini gordum. Tek ve en pozitif hareketi (88. dk'ya kadar izledigim kadariyla tabiki) sag kenarda aldigi topu ortadaki fernandes'e yerden pasiydi. Hizli ve net bir pasti. Onun disinda bence bu seviyelerin oyuncusu degil, iyi niyetini de gormedim ayrica kusura bakmayin. Ozetle bir Necip degil yani!
Not: O yasta adamin garip sac/sakal modeli, formasinin altindan sarkan uzun beyaz tshirt'u oldumu soguyorum. (yaslanmak boyle birsey olsa gerek)
Dun hazir olmasa da Niang'i ve sol bek Gokhan'i begendim. Olcay gol de kacirmis olsa sahanin en iyilerindendi. Top kapma becerisi ve istegi cok yuksek. Nitekim herkesin ekestirdigi karsikarsiya kacirdigi golde de kendi kisisel kapmisti topu.

nkonrat dedi ki...

İyi bir futbol takımı oluşturmanın temelinde savunma güvenliğini sağlamak vardır. Öncelikle defansta ve omurgada yer alacak oyuncularınızı belirler ve onlara sürekli şans vererek birlikte oynama alışkanlığını kazandırırsınız. Yani bir futbol takımı defans hattından başlayarak kurulur. Çünkü bunu başarmak hem daha kolaydır hem de takımın istikrarlı bir şekilde gelişmesinde anahtar rol oynar. Defansınız ve iskeletiniz sağlamsa hücuma daha güvenli çıkar yeni varyasyonlar deneyebilirsiniz. Zaman geçtikçe de taşlar yerine oturur ve ortaya skor avantajını sağlayıp sonra da bunu koruyabilen bir takım çıkar.

Samet Aybaba’nın Beşiktaş’ı temeli sağlam olmayan bir binaya benziyor. Sürekliliği olan bir omurga oluşturulamadı. Elinde Escude gibi yıllarca La Liga’da oynamış bir stoper varken onu takıma kazandıramamak bir teknik adam acizliğidir. Orta sahada çapa görevini yapacak oyuncular içinde en iyisinin Toraman olduğu açıkça görülmüşken hocanın hala arayış içinde olmasını anlamak çok zor. Solbekte Uğur oynarken savunma zaafiyetini ona bağlıyorduk. Ama Uğur gitti, savunmadaki uğursuzluk bitmedi. Çünkü eğreti bir binanın bir tarafını düzeltsen bu defa başka bir yerinde sıkıntı yaşanır.

Aybaba’nın artı hanesine yazılan en önemli özellik takımın çok gol atması idi ama bu durumun onun eseri olmadığı artık açıkça görülüyor. Üst üste alınan mağlubiyetler sonrasında Oğuzhan’ın hasbelkader takıma girmesi Fernandes’in teknik becerisinin daha çok ortaya çıkmasına ve Holosko ile Olcay’ın çalışkanlıklarının verimli hale gelmesine imkan verdi. “Headless chicken” örneğindeki gibi sağa sola koşuşturmaktan başka bir şey bilmeyen takıma ihtiyaç duyduğu şuur Oğuzhan’la geldi ve oyunun hücum yönünü iyi oynayan bir takım ortaya çıkmış oldu. Yani bu artı özellik tamamen tesadüfe ve bazı oyuncuların kimyasının uyuşmasına bağlıydı. Demem odur ki, sağlam bir savunma hattı oluşturmak gibi görece daha kolay bir işi başaramayan bir hocanın takımına iyi hücum etmeyi öğrettiğini düşünmek fazla iyimserliktir.

Ulas dedi ki...

Sevgili beagle,daha onceki ve bu son mesajinla alakali Sivok konusuyla ilgili aciklama yapma geregi hissettim. Sivok icin en degerli dememin sebebi gorecelik. fb'de bekir-egemen-yobo üclusunden ikisi oynuyor, gs’de de semih-dany. Bu oyuncularin cok ust duzey stoper olduklarini dusunmuyorum. Keza Trabzon veya diger anadolu takimlarinda da cok sivrilen, seneye kesin transfer yapar denilen bir stoper de goremiyorum. Önceki mesajimda da dedigim gibi Sivok en iyi savunmaci olmayabilir. Ama attigi goller ve gecen hafta I.Toraman’in golundeki gibi yaptigi asistler sebebiyle bana gore ligteki en degerli stoper. Zamaninda bizde Ronaldo, fenerde de Luciano veya Lugano’nun yaptigi gibi Sivok’un bu skor katkisinin takima cok deger kattigini dusunuyorum.
Ama senin de dedigin gibi 12 mac ustuste gol yiyen bir takimin savunmasi icin iyimser konusmak mumkun degil. Daha da ilginc bir istatistik, ligin 22. haftasi bitti, 3 golden az atip kazanabildigimiz tek mac Ordu maci.
Savunmayi toparlayacak bir lider eksikligi var, bireysel cok hata yapiliyor ve orta saha cok kosmasina ragmen takimin boyuna da bagli olarak savunmaya yardim konusunda yetersiz. Ama dunku mac onceki maclardan farkli olarak cok buyuk sanssizlikti bence. Maalesef onceki karsilasmalar bize bu sanssizlik luksunu vermiyordu ve o yuzden gereginden fazla keyif kacirdi.

i feel like nick cave dedi ki...

cartalete evet haklisin hayalini yaziyorsun ki aynisini benim gibi bircok besiktasli da dusluyor ama aybaba'nin kapasitesi bu malesef

Martin Wörns dedi ki...

Takım son 30 dakikalarda 13 gol yemiş, Karabük ve G.Antep maçları 10 kişilik takımlara karşı bile oyunun son bölümlerinde fizik üstünlük kurulamadığını gösteriyor. G.Saray yine 10 kişiyle bizi fizik olarak ezmiş, kalesine bile yaklaştırmamıştı. Bu kadar geri dönüş imkanı tanıyan ve büyük kısmını son bölümlerde yaşayan bir takımın psikolojik ve taktiksel etmenlerden daha fazla açıklamaya ihtiyacı var. Defansif yerleşim hataları açık fakat dikkat ederseniz bunlar genellikle oyunun son bölümlerinde tehdite dönüşüyor. Takım sadece Eskişehir, Karabük, İBB ve Antep maçlarını göz önüne getirirsek ilk bölümlerde fazla pozisyon da vermemiş. Hücum ritmi rakibi sindirmeyi başarıyor. Ancak takım skor ne olursa olsun maçın 60. dakikasından sonra oyundan düşmeye başlıyor. 2 farklı önde olunan maçlarda dahi bu kadar stres altında kalınmasının nedeni bu. Ortalama bir kadro bile, 2 farklı öne geçtiğinde daha derli toplu durabilmeyi becerir. Biz galibiyetleri ancak bu oyundan düşme dönemlerinde ekstra katkı ve kontraataklarla farkı açabildiğimiz, 3.golü atabildiğimiz durumlarda alıyoruz. Aksi durumda yakalanıyoruz. Dikkat ederseniz takım yakalandıktan sonra ki kısa bölümlerde de oyunu rakip yarı alana yıkacak refleks gösteremiyor. Çünkü fiziken bitmiş oluyor. Defans bloğunun oturtulamaması, orta saha-defans kurgusundaki sorunları reddetmek mümkün değil. Ancak, bunlar temposunu koruyabilen takımda bu kadar vahim sonuçlar vermezdi. Esas değişken kondisyonda yatıyor. Ve tüm bunlar takım sadece ligde mücadele ederken oluyor. Geçen yıl, bildiğiniz üzere inanılmaz bir maç temposu altındaydık ve doğal çöküntüler yaşamıştık. Ancak, teknik adamlığı eleştirilse de Carvalhal iyi bir kondisyon ve fizyoterapi bilgisine sahipti hatta bu alanda uzmanlaşmış çalışmaları vardı. Takımı kısmen ayakta tutabilmişti. Birde şu takımı geçen senenin temposu içinde düşünün. Tahayyül etmek dahi zor.

Kondisyon sorunu iki temel meseleyi içeriyor. Birincisi, sakatlıkları da doğrudan etkilediğini düşünüyorum, takımın profesyonel kondisyoner ekibine sahip gibi görünmemesi. Devre arası da hiç verimli geçirilmemiş. Ağırlık çalışmalarına yönelik sorunları sağdan soldan okuyoruz. Kondisyoner, modern futbolda neredeyse teknik adamın taktik yeteneği kadar mühim bir konu. M.Denizli-S.Morrone dönemini hatırlayın. Koch bence kısmen köhnemiştir ama şimdi mumla aranıyor. Takım net olarak iyi çalışmıyor, çalıştırılmıyor.

İkincisi, takım zaten az olan gücünü verimli kullanmayı hiç bilmiyor. Bu da teknik ekiple ilgili bir konu. İyi çalışmayan ve üst düzey kondisyonu olmayan bir ekip dahi olsanız yine de bu ligin şartlarında bu hallere düşmemeniz gerekir. Ama biz o kadar amatörüz ki 40 dakika EPL temposu yapıp sonra çöküyoruz. Samet hocanın istediği tempolu oyun yapısını maçın yüzde 50'sinde iyi düzeyde diğer 50'sinde de idare eder şekilde sahaya yansıtsanız bahsi geçen maçları rahatlıkla kazanırsınız. Ancak yine Samet hoca farkında mı bilmiyorum ancak takımın genel kondisyon durumu bunun çok gerisinde. Yani takım 30-40 dakika ligin üstüne çıkan, keyif veren bir tempoya sahip oluyor. Ancak bunu yaparken kendi ayağına da sıkıyor gücünün yetmeyeceği son yarım saatin temellerini atıyor. Yani ne total kondisyonumuz iyi ne de mevcut kondisyonumuzu oyuna yayışımız profesyonel. YÜklemelerde, maç içi güç kullanımları da çok amatör duruyor ve coşku düşmanınıza dönüşüyor.

Esas mesele budur. Kaleci antrenörlüğü makamı ile ilgili de bir o kadar şey söyleyebilirim. Ama o bunun yanında geri planda. Bu mesele köklü biçimde çözülmeden hiç bir plandan-yapılanmadan verim alınamaz. Samet hoca, mevcut kondisyon ekibinde ısrar ediyor ise tüm eksilerin doğrudan sahibidir ve günah onda aranmalıdır. Ya da onunla da konuşarak yeni bir organizasyona gidilmelidir. Yönetimin futbol komitesinin transfer vs.den de önce bugün birinci meselesi bu olmalıdır. Çünkü, bu vasıtayla takım ortaya koyduğu potansiyelinden hiç bir sonuç alamamaktadır.

beagle dedi ki...

@ulas
Dostum asıl hedefim senin yorumun değildi. Güntekin Onay geçen hafta maç sonu Rıdvanla beraber Sivok'un hızlı, sert ve ligin en iyi stoperi olduğu konuşmasını yaptılar. Şaşkınlıktan dilimi yutuyordum.

Senin gerekçelerin gayet mantıklı. Özellikle tek santraforlu bir sistemde ekstra gol yaratacak bu tip bir oyuncu tercih olabilir. Bana göre ise, Sivokun savunma açığı 2 ön libero ile kapanmaya çalışılıyor ve gene de gol yeniyor. Onunla uğraşılacağına Sivok'un yerine Zago, Lugano tarzı birini koyar, ileri de ikinci santraforunu rahatlıkla oynatırsın.

turkkant dedi ki...

Ben Beşiktaş'ın çok gol yemesinin Sivok veya diğer stoperlerle alakalı olduğunu düşünmüyorum. Bir ara da herkes Toraman'a sarmıştı. Toraman'sız maçları da gördük... Bence en son suçlanacaklar stoperler.


Bana göre bol golün 3 sebebi var.

1. Sistem. 4-3-3, 4-2-3-1'e nazaran daha ofansif bir sistem. Kanat oyuncuları daha bir forvet, haliyle defansa dönüşlerinde sistem gereği üçlü orta sahanın eksik kapaması lazım. Ancak Oğuzhan-Fernandes ikilisi defansif anlamda bu katkıyı yapamadılar (aslında çok gol atmanın bir bedeli çok gol yemek). Fernandes iç oyuncusu gibi değil, forvet arkası gibi oynuyor. Şu anki Oğuzhan yumuşak, pres özelliği pek olmayan bir oyuncu. E Necip de tek ön liberonun olmazsa olmazı pozisyon alma becerisine sahip olmayınca... Yani aslında 3 orta saha da 4-3-3'deki rollerini tam yapamıyorlar.

2. Bekler. İki bek de orta saha oyuncusundan devşirilmiş bek. Haliyle pozisyon hatası yapabiliyorlar. Özelikle sol beklerin (Uğur Boral-Gökhan Süzen) fiziksel devamlılıkları, çabuklukları Hilbert seviyesinde olmayınca (Keza Olcay Holosko kadar atlet değil) soldan pozisyon bol verdik. İki kanat arasında ciddi bir fizik kalite farkı var. Sağ adeleleri gelişmiş, sol kolu cılız bir insan hayal edin, işte o Beşiktaş.

3. Kaleci. Gelen giriyor. Biz sezon hatırlarım Fener savunması inanılmaz pozisyon verirdi, Rüştü her maçta kalesinde devleşirdi. Her maç Rüştü olmasa muhabbetleri yapılırdı. McGregor vasat bir kaleci ve kötü sezon geçiriyor. İyi ve formda bir kalecimiz olsaydı eminim 5-6 gol az yemiş, 3-4 puan fazlamız olmuş olurdu.

oguzk dedi ki...

Bence sorun ne savunmada ne McGregor'da.Devamlılık ve konsantrasyon sorunumuz var.Öne geçtiğimizde oyuncularımız hayallere dalıyor gibiler.Şampiyonlar liginde olmayı falan hayal ederken Beşiktaş kanserinin dürtmesiyle irkiliyorlar fakat son dakika olunca dönüşü olmuyor tabi.Kadro sorunumuz olduğunu düşünmüyorum fakat orta sahalarımız - Fernandes dahil - o takımı yönetip nefes aldırma tempoyu ayarlama gibi etki gösteremiyorlar. Şöyle sıkışık bir orta sahada uzun bir pasla oyunu rahatlatıp tempoyu azaltıp oyuniçinde aktif dinlenmeye biraz da olsa zaman ayrılamıyor.Sonra çok iyi birşeymiş gibi vaay Olcay 13 km koşmuş helal olsun deniyor. Oğuzhan ve Almeida benim için yerleri doldurulamaz oyunculardır bu Beşiktaş'ta.

turkkant dedi ki...

EkşiBeşiktaş'da Gürcan Ulusoy çok güzel bir yazı yazmış.

İki paragrafı özellikle vurucu:

"Beşiktaş devre arasında Niang ve Dentinho ikilisine, çok iyi bir gence yapacağı yatırımı yaptı. Birilerinden de çıkıp "bu ne şimdi?" demesini beklerdim. Beşiktaş Tomas Sivok'un sözleşmesini uzatması için 900.000 / 1300.000 Euro bandında 3 ay pazarlık yaptı. Ne oldu, refaha mı kavuştuk? Sen eğer bu transferleri yapıyorsan, tribün de eleştirir. Uçan kuşa borcun olduğu sezonda, çıkartıp kısa vadeli 2 oyuncu için, uzun vadeli bir oyuncudan vazgeçiyorsan, kusura bakma, kısa vadede eleştirilirsin."

"Beşiktaş'ta geleceği olmayan oyuncunun Beşiktaş'ta bugünü de olmasın."



beagle dedi ki...

turkkant'a bekler maddesinde katılıyorum. Ancak diğer iki maddeye farklı bakıyoruz.

- Takım senenin çoğunda bu golleri Necip-Veli önlibero ikilisi ile yedi. Olcay ve Holosko'nun da kendi ceza alanımız önüne kadar geri geldiklerini ve bu sebeple oynadıklarını düşünürsen goller adam azlığından veya merkezden değil toplam savunmacı kalitesinin düşüklüğünden yeniyor. Öyleki Veli'nin oluşturduğu kuru kalabalıkta rakibe kim müdahele edecek karmaşası bile gollerin bazılarına sebep oluyor.

- McGregor bir Schmeicel değil. Ancak çok temiz yer tutuyor ve temel özellikleri sağlam kaleci. Ayrıca süper kurtarışlar da yaptı sadece lafı edilmiyor. Stoperler stoper olmadığı için darbe yememiş sağlam durumda forvetler kaleciyele karşı karşıya kalıyor. Rüştü'nün anlamsız çıkışları olsaydı bu sene 2-3 maç fazla kazanmış ama çoktan bir sürü maçı eksik adamla oynamış ve küme düşme potasında yerleşmiş olurduk.

Adam gibi stoperimiz olmadan o kadar uzun zaman geçti ki stoper eleştirme ve değerlendirme unutuldu bence. Tartışmaya şurdan başlayalım, Egemen'in şu an elimizdeki stoperlerin hepsinden iyi olduğunu kabul ediyor muyuz? Benim cevabım eksikleri olmasına rağmen açık ara elimizdekilerden etkili olduğu yönünde.

Bu arada Recep Akkemik A2 maçında 4, Furkan ise döndüğü kürkçü dükkanında 2 gol attılar. Feda(???) senesinde daha 1 dakika forma görmediler, tek suçları renklerinin beyaz olması herhalde...

Övünç dedi ki...

Abi yenilen goller de en çok bireysel hata Uğur Boral'dan geldi.Bariz bir şekilde temposu inanılmaz düşük , pek çok pozisyonda fizik olarak yerlerde süründüğü için bireysel hatalar yaptı.Bir de ara ara çıldıran Fernandes'in sorumsuzlukları ve laubalilikleri var.

Onun dışında şu hata yaptı bu hata yaptının hiç birine katılmıyorum zira oyuncular değişiyor ama yapılan hatalar hep aynı.

Sahaya bu kadar rezil bir şekilde yerleşip , hemen hemen hiç bir pas açısını kapatamadan pres yapmak durumunda kalan bir takım da bireysel olarak birini suçlamak çok büyük hatadır.Elazığspor gibi hatta ligin en kötü top oynayan takımı Gaziantep gibileri bile bütün orta sahayı 2 pasta ekarte edebiliyorken sebep ortada bence.

http://www.hizliresimyukle.com/MW5
http://www.hizliresimyukle.com/MW9
http://www.hizliresimyukle.com/MWF
http://www.hizliresimyukle.com/MWc
http://www.hizliresimyukle.com/MWd
http://www.hizliresimyukle.com/MWr

Buyurun size yediğimiz gollerden bir demet.

Seneryo hep aynı , ters kanada bek arkasına atılan uzun top , arka direk koşusu ve bomboş pozisyonda atılan goller.

Tek forveti savunan 4 Beşiktaş'lı görüyoruz.

Rakip 10 kişi , yapabileceği en iyi şey doldur boşalt ile arkaya sarkma ve siz her daim o uzun topu gönül rahatlığı ile yapma imkanı veriyorsunuz.

Hani hatalardan ders alıyorduk ? Hani futbol şansı ? Hani tek pozisyon verip gol yemeler ?

borasahin dedi ki...

Abi yenilen goller de en çok bireysel hata Uğur Boral'dan geldi. [...] Fernandes'in sorumsuzlukları ve laubalilikleri var.

Buna tam olarak katilmiyorum, yenilen gollerde Boral'in hatasi kadar Necip'in, Olcay'in vs. hatalari var. Zaten G. Suzeng eldi degisen birsey yok, olay bir oyuncuyla ilgili degil, genel problem var. Bunlarin detayli analizini burada yapmistik. Antalya maci bu konuda derslik. Tekrar tekrar seyretmek lazim. Onde yapilan sayisiz pozisyon hatalari gol olmadigi icin kimsenin gozune batmiyorum. Ama "Seneryo hep aynı , ters kanada bek arkasına atılan uzun top , arka direk koşusu ve bomboş pozisyonda atılan goller" %100 dogru tespit. O yuzden Antalya macini seyrettikten sonra burada uclu savunmadan bahsetmistim, cunku surekli cokluk icinde yokluk cekiliyor. Antep'in attigi golde Ersan hava topu mucadelesini kaybediyor, sonra beklerin arkasina iki oyuncu sarkinca Sivok iki arada bir derede kaliyor ve cabuklugu bunu kapatmaya yetmiyor.

Bu takim cok net olarak dogru calismiyor. Bahsi gecen kondusyon sorunu yine ortada... Bence bireylere gelmeden once bunlara bakmaliyiz, senin de belirtmis oldugun gibi...

Övünç dedi ki...

Abi belirttiklerim net bireysel hatalar.Uğur Boral'ın kaç defa koşmak isteyip koşamadığını gördüm , adamın gitmeye mecali yok.Az buçuk top oynamış olan adamlar zaten ne demek istediğimi anlamıştır.

Diğerleri için istersen Melo'yu koy istersen Sneijder'i koy , Kuyt'ı koy ne bileyim Amrabat'ı koy , Meireles'i koy sonuç değişmez.Necip ve Olcay'dan örnek verdiğin için bu isimleri söyledim.

Necip hata yapıyor , Olcay'da yapıyor ama takım bütünlüğü olmadığından tolere edilemiyor.

http://hizliresimyukle.com/MyJ
http://hizliresimyukle.com/MyW
http://hizliresimyukle.com/Myb

1. pozisyonda yine 3 kişi pas açısını kapatmadan topa dalıyor , top sola veriliyor ve net pozisyon geliyor , 2. resimde 10 numara tabir edilen bölgeyi savunmadaki acziyetimiz görülüyor , ortadaki bomboş adama atılan topla bek orada ne yapıyor bilmiyoruz oyundan düşüyor , stoper bekin adamına koşup yerini kaybediyor ve mis gibi çerçeveyi karşıdan gören pozisyon , 3. resimde sivok önde baskı yapıyor ama resme göre Beşiktaş sağ alt kısımından geliyor , yani kimsenin olmadığı bir pas açısından , Veli 'nin kontrolsüz presi geliyor , kontrol ettiği adamı bırakıp gelişi güzel prese gidiyor ve baaam yine 10 numara bölgesine atılan tek topla 3 oyuncumuz oyundan düşüyor.

Bu her maç istisnasız 4-5 defa oluyor.Kimi takım yetenekli oluyor 3 tanesini atıyor kimi yeteneksiz oluyor hiç atamıyor bknz Elazığ.

İyi ki Avrupa'da değiliz diyorum ben içten içe.

Yani düşünün bundan çok daha derli topluyken Kharikiv'den 4 yiyen takımı ne yaparlar oralarda ...

Uygar Yılmaz dedi ki...

Bu takımda tek eksik şudur:

Defans - orta saha ve ofansta YERLEŞİM idmanı yapmamak.

Eğer pozisyon alma antrenmanları yaparsanız şanssızlık bahane olarak kalır. geçerliliği ancak tek tük maçlarda olur.

Ama yapmazsanız bunun en geçerli izahı bu eksiklik üzerine hala çalışmalar yapmayan ve bunu göremeyen TD ve stuff yetersizliğidir.

Bunun çözümü de umuyorum sene sonunda olacaktır.

planck dedi ki...

Teknik ekibe göre sorun belli olmadığı veya şanssızlık, konsantrasyon eksikliği gibi şeyler olduğu için seneye bu konularda herhangi bir iyileşme beklememek gerekiyor. Sakatlıkların azalması gibi bir durum da beklenmemeli. Hocanın futbol ufku bu kadar, gerçekleri kabul edip kendimizi fazla hırpalamadan bu sezonu bitirmek en iyisi olacak bence. Seneye de en kötü ihtimalle Ersunla anlaşılsın bence.

Atakan Uslu dedi ki...

http://www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&v=f3YaE5wnNgo
Burada A2 takımımızın son maç özeti var. İlk goldeki Hakan Şükür tarzı ve ikinci goldeki Muhammed Demir'in manyak top kesişi çok hoşuma gitti.

Basar dedi ki...

Samet Bey son dakikalardaki yenilen golleri, şanssızlığa yani rastlantıya bağlıyor. Sokak ağzı ile söylemek gerekirse bu golleri yemek kaderimiz!

Yani konsantrasyon problemimiz yok, yani yerleşim problemimiz yok, yani kondüsyon problemimiz, yani laubaliyet problemimiz yok... Sadece şanssızız!

Samet Bey, şanssızlık, rastlantı veya kader olarak adlandırdığınız bu gol ilk defa yenmiyor. Artık kaçıncı kere öne geçip berabere kaldığımızı sayamıyorum.

Aynı şekilde, bu kadar çok adele sakatlığı yaşanması da şanssızlık, rastlantı veya kader olarak adlandırılamaz.

Bu işlerde sorumlu var. Bu sorumlu da siz ve hemşeriniz kondüsyoner ekibiniz.

Takım, karbon kopya goller yediği için sizin takımı iyi çalıştırmadığını ortaya çıkıyor.

Takım son dakikalarda gol yediği için muhtemelen kondüsyonu zayıf veya fazla idmandan yorgun.

Takımda bu kadar çok darbe dışı sakatlık olması yine takımın iyi çalıştırılmadığını gösteriyor.

Kısaca, eğer ortada bir şanssızlık varsa, o da suçu bir hafta oyunculara bir hafta şansa diğer hafta kadere atan bir teknik direktörümüzün olmasıdır.