Gel Siyahla Beyaz Olalım


Şu erken biten sezonlar en güzel tarafı, tribünlerde biraz da “tepki” amaçlı olarak nostaljik tezahüratların yapılması. Bugün çocukluğumda en sevdiğim tezahüratı duydum, bir tuhaf oldum; seninle şampiyonluklara koşalım, haydi bastır Kara Kartalım…
Golleriyle çok manidar bir maç oldu. “2 bin liraya sol bekte ben koşayım?” dediği için sürgün yiyen Emre, bu kez parayla alınan Gökhan Süzen’i sabrıyla kesiyor, ilk golde büyük katkı sağlıyor. Oğuzhan’a aldığı süre yetiyor, 2013’de ilk kez süre alan Erkan Kaş, 120 saniyelik oyunda asist yapabiliyor… Bunun karşılığında sezonun –kiralık olmasına rağmen- en pahalı transferi, halı sahada maçı eken adamın yerine kösele ayakkabıyla giren eleman gibi; maç var demişler gelmiş. Dentinho…

İlk golde Niang'a da parantez. Sanki adamı övmek için zorluyormuşum gibi olacak ama o golde bile keramet var. Çünkü eminim herkes ofsayt sandı, zaten gol sesi de zayıf çıktı. Böyle durumlarda pozisyon almasını bilmek önemli, zeka her şeyden hızlıdır. Gerçi daha sonra aradığımız kişiye ulaşılamadı...

Gerçi ortada hala bir takım yok, 1. haftada ne yapılamıyorsa, 31. hafta da o yapılamıyor. Üzerine Oğuzhan da kesik yiyince, orta saha sadece Veli'nin koşarak sağlık sporu yaptığı bir alana dönüşüyor. İlk yarıda o boşluk, uzun toplarla Almeida'nın kafasına doğru şişirilerek aşılıyordu. Şimdilerde ise plansızlık, apaçık ortada. "Şafak 3" demekten ve ummaktan başka çare, söz yok...

(Küme düşen takımı 3. yaptım mevzusunu lütfen açmayın, kaldıramıyorum.)

42 yorum:

Övünç dedi ki...

Ben daha çok aldırma Kartal aldırmayı duydum

"başın öne eğilmesin aldırma kartal aldırma
en büyük sen değil misin
aldırma kartal aldırma"

zorla başımızı öne eğiyorlar.

İmren Öztürk dedi ki...

Açıkçası Dentinho bu maçta niye beğenilmedi anlayamıyorum 70 ten önce oyuna sokulmayan bi adam bu sürekli 15 20 dklık performansını değerlendirdiğimizden, medya sürekli bizim kafamıza Beşiktaşın elinde patladı mantığında haber yapmaya çalıştığından bi önyargı oluşmuş duurumda diye düşünüyorum bugün ilk 11de başlamasına sevinmiştim ilk defa gerçekten izleyebilme şansımız oldu ve fernandese,oğuzhana ve olcaya holoskodan çok daha faydalı olucağını gördüm insiyatif almaya çalışıyo topu ileri oynamaya çalışıyo bişeyler yaratmaya çalışıyo dinamik bi oyuncu holosko gibi yalnız kanattan yardıran bi tip değil bugün çok kanat oyuncusu gibi oynamadı gerçi ama artıları eksileri zamanla daha çok belli olcak ben bugün pozitif şeyler gördüm.
Bence de hala verilen parayı haketmedi ama iyi bi kamp dönemiyle gelecek seneye iyi bi futbolcu izleyebiliriz bence (krasicin de çok farklı durumda olmamasına rağmen gazetelerde görememizde ayrı tabi)

Cartalete dedi ki...

Karşıt görüşe saygı duyarım elbet, ancak medya yönlendirmesiyle gaza gelecek son insanlardan biriyim hatta tüm blog okuyucu, yorumcularını katarak "biriyiz" diyebilirim. :)

Bence sakatlıkla çok alakası yok, öyle olsa Pektemek döner dönmez yardırmazdı. Mesele insiyatif almak, kimse kendisinden hat trick yapmasını beklemiyor. Ama "ben seneye kalıcıyım" demek için bir çabası yok, bu açık.

sayz'ın usu dedi ki...

açıkçası ben de _biraz_ @imren gibi düğşünüyorum pozitif şeyler kısmına katılmasam da en azından negatif şeyler yoktu dentinho adına sahada diye düşünüyorum. şu küme düşen takım mevzusundan sonra bu bence _saygısızlık_tan sonra hala samet hoca bu takımın başında kalabilirse 3 maç sonra yönetimi de sorgulamak gerekir sezon sonunda!

ayrıca şeref tribününde yaşanan şeylerden sonra tamer kıran'ın da istifa etmesi şart oldu. jobla tribüne inip taraftar dövmek ne demektir? nasıl bir terbiyesizlik, ahlaksızlıktır? beşiktaş'a yakışmayan adamlar bunlar... nerde altınsay'lar nerde bu herifler anlamıyorum ki!

Ekrem35 dedi ki...

3 dakika ve erkan kaş. bana yetti diyebilirim. o 3 dakikaya oğuzhanla yapılan güzel verkaçlar, kanattan sıfıra inme çabaları ve takıma korner kazandırma, oğuzhan'a asist yapma gibi bir çok şey sığdırdı bu çocuk. ve bunu ne yazık ki ligin bitmesine 3 hafta kala son dk.da yapabildi samet aybaba yüzünden. yazık gerçekten üzülmemek elde değil.

s.a'nın açıklamaları yenilir yutulur cinsten değil. sırf bu açıklama bile görevine son verilmesi için yeterli bence. ayrıca " en önemli 3 kaptanından biriyim" derken atom karınca rızayı, şifo mehmeti falan unuttu galiba diye düşünüyorum. (çok içine girmeden ucundan değinmek ihtiyacı hissettim bağışla cartelete )

Barbudos dedi ki...

"Çalışıyoruz, mücadele ediyoruz. Takımımızı bir yere götürmeye çalışıyoruz. Sezon sonuna kadar bize destek olmalılar, sonra zaten yapılması gerekeni biz yaparız"(NTVspor) açıklaması, Aybaba'nın sezon sonu kendi insiyatifiyle görevini bırakacağına dair umutları yeşertmiştir nazarımda(umarım yanılmam).Hocanın taraftardan çok istediği ve farkında olamadığı halde bugüne kadar fazlası ile aldığı ''saygı''yı kendisine bu kez, gerçekten hak edeceği bir şekilde almasına sebep olacak onurlu bir hareket olacaktır.

Martin Wörns dedi ki...

Emre Özkan gelecek sezonlarda ilk 11'e doğrudan yazılacak kapasitede olmasa da rotasyonda iş görecek, sırıtmayacak bir oyuncu. Aybaba'nın sırf para vererek aldırdı diye Uğur Boral'dan kötüsünü gösteren Gökhan Süzen'e formayı vermesi bugün tekrardan üzdü. Bence alternatif sol bek olarak Emre tutulmalı, Gökhan Süzen'in ise kadroda geleceğini olduğunu düşünmüyorum.

Kötü sezonun karı Oğuzhan ve Olcay oldu. Potansiyel olarak Oğuzhan elbette çok önde. Aybaba'dan kurtulduktan sonra önünün daha da açılacağına inanıyorum. Olcay'da bence bugünkü kötü futbolda olumlu işler yapan ender adamlardandı. Skora katkısını da formüle eklediğimizde maliyetine oranla önemli bir değer kazandığımızı söyleyebilirim. Bugün iki pozisyonda olağan halinde göremediği pas opsiyonlarını görmesi ve çok iyi kullanması ile gelişmeyi sürdürdüğünü de düşündürdü.

Pektemek her topla buluştuğunda kalitesini belli ediyor. Umarım sakatlıklar yakasını bırakır ve fit haliyle bir sezon geçirdiğini görebiliriz. Erkan Kaş'ın da Olcay ile birlikte bölgesini kapatabileceğini düşünmeye başladım. Dönme şansı olan Köybaşı, yerleşim bozukluğu olan savunmaya karşın kısmen kendine gelen Ersan ile birlikte yerli iskeletin diğer öğelerini oluşturuyorlar. Kötü bir iskelet değil, yabancı kontenjanının doğru kullanılması ve elbette teknik kulübenin ve oyun felsefesinin yapılanması ile yeni bir başlangıç için zemine sahibiz.

Şimdi kritik olan darmadağın durumdaki yönetimin yeni süreçte umut verici bir kadroyla yeniden gelmesi olacaktır. Bu seneden alabileceğimizi minimize eden mevcut anlayış sürdüğü müddetçe ise Oğuzhan'da dahil tüm umutlarımızı kaybetmemiz olasıdır.

Son söz Fernandes'e. Yeteneklerini biliyoruz. Ya sözleşmesini uzatıp, yeni teknik kadroyla uyumlu, geleceğini burada gören bir sayfa açması sağlansın ya da piyasası varken ne kadar ediyorsa gönderilsin. İkisine de soğuk bakmam. Şu haliyle takımın sinir bozucu parçalarının başında geliyor.

gundelikci dedi ki...

ben de istiyorum, kendisi istifa etsin aybaba ama 4 yıllık mukavele falan diyerek göz dağı mı vermeye çalışıyor anlamıyorum. bu konularda son derece romantik bir taraftar olarak gerçekten eski kaptanla(onun günahları onun kalsın) tatsız ayrılmak istemiyorum. her sene sezon bitmeden hoca göndermek istemeyen bir tutum sergilemek istiyorsa yönetim, bunu da yine aynı romantizmle destekliyorum. gerçekçi bakacak olursak yeni yönetim ne ara futbol komitesi oluşturup hoca getirecek ve Fikret Demirer'in hazırladığı listeyi hoca gözden geçirecek, olası sportif direktör de cebinde bir liste tutuyordur illa ki, tüm bu olaylar temmuz'u bulur gibi duruyor. O zamana da oyuncu kalır mı tartışılır. şimdi başlasalar var olan hocanın ardından iş çevirmiş olacaklar, o da ne kadar etik olur?
bir de cartalete'ye sorayım dün birkaç forumda yayımlanan Altınsay'ın maili gerçek mi?

yönetimden gideceğini hissedenler son günlerde çok karıştırıyor ortalığı, bugün maçta olanlar da bunun uzantısı gibi bana kalırsa. Fikret Orman henüz oluşmamış kongre desteğini riske etmemek için kangren isimlere tahammül etmek durumunda kalıyor gibi.

Durum büyük bir çıkmaza gidiyor gibi, bir karar alınmalı ve aksiyona geçilmeli.

bir de cartalete sana bir mail atmıştım hafta içi, cevap gelmeyince yoruma sıkıştırayım dedim=)

beagle dedi ki...

Maç mı yorumlasak bilemedim. Notlar:

- Emre 30'u beklemeden 25. dakikada Samet Aybaba'yı oyundan çıkarttı. Çektiği şut son 10-15 maçtır tek iyi uzak şutumuz herhalde.

- Gölge savunma Sivok iş başındaydı. Dentinho rakiple kendi gol çizgimize, kale alanımıza doğru bir bölgeye kadar mücadele ederken sağbek Hilbert ve sağ stoper Sivok yardım etmeden izliyorlardı. Adam çizgiden top çıkardığında belki de solbek emre özkanın 3-4 adamımızın bir adamı durduramayacağını hissedip sağ stoper pozisyonuna kadar (yaklaşık 20 metre) yol almış olması sayesinde topa vuran adam rahatsız oldu. Yoksa gölge savunma izlerken golü yiyordu. Hatta bir pozisyonda Hilberte basarlerken Sivok sağ taç çizgisine çıktı. Bu aklıevvele stoper oynamayı öğretmek için çok geç de milletin onun ne olduğunu görmesi ve gelecek sene de takımı yakmaması için çok geç değil.

- Maç sonunda Erkan Kaş ve Oğuzhan oynarken Beşiktaş olduğumuzu hissettik. Sorun demek ki kadroda değil, seçicide. Onun sahada görmek istediklerinde. Olcay Veli birarada merkezde iken biraraya gelmiş kazmalık katsayısı sebebiyle top yapamıyorduk.

- Fikret Orman yönetimi taraftara copla saldıran adamlar parodisi ve Samet devam edecek evelemesi sonrası bence ağır tehlikede. Ericson olayından başlayıp, Demirörene yaranmakla devam eden süreçte coplar da çıkınca öyle bir kabak tadı verdiler ki bence stad projesinin son imzasıyla dönemin en büyük icraatini bitirmiş olarak ayrılma dönemi geldi. Gelecek sene için hiçbir ışık görünmüyor. Benim gibi "iktisata önem verenler" bile gitse daha iyiye geldilerse Fikret Orman için fazla küfür yemeden çekilme zamanıdır.

Serdar Adalı yeterince dinlenmiştir herhalde.

planck dedi ki...

Evet, İsmail + Emre ve Olcay + Erkan ile oyuncu değilde antrenör transferi yaparak 5 sene götürebiliriz bence. 5 yabancı sayısına ineceğimizi ve türkün sol kanat ile imtahanını düşünürsek bence fena durmuyor.
Ayrıca evet ikna oldum, oğuzhan futbol olarak fernodan daha kakı sağlıyor takıma, 2 sene içinde skor olarak da o katkıyı yapacaktır. Bu yüzden fernoyu satıp alperi alıp oğuzhan necip alper 3lüsünü ortasahaya yerleştirebiliriz. Rotasyon için de elimizde hasan türk, mertcan, mami, malesef veli, belki toraman gibi alternatifler de var. pektemeki de banko sayarsak, 433 için 6 türk kontenjanını doldurmuş oluyoruz, sağ açık/bek + 2 stoper + kaleci yabancı olabiliyor. Ersanı da oynatırsak aslında fazlamız bile var ama bence rahat bir şampiyonluk için iki italyan alıp gelmek lazım stopere.

Neyse, bu kadro mühendisliği olaylarından önce yönetim mühendisliği kısmı var işin ama malesef bu kısım işin kadro kısmından çok daha ümitsiz geliyor bana. Bu arada bu altınsayın maili hikayesi nedir, forumları takip etmediğimden kaçırmışım.

Uğur dedi ki...

@beagle
Serdal Adalı konusunda sana katılamıyorum. (başkan adaylığı konusunda adını zikrettin herhalde)
bence kendisi şu meşhur "3 temmuz sürecinde" mağdur olmuştur bence de ama yargı tarafından tamamen aklanmadan BJK ile anılmamalıdır. Ayrıca kendisi şu an TJK başkanı, bildiğim kadarıyla yeni şeçildi, yani onun da pek niyeti yok gibi.

enorton dedi ki...

Bugün kendisini Beşiktaş'ın 3 efsane kaptanından biri olarak gören şahsın açıklamalarını görünce tam da bugün için sene başında Denizli olsun diye dua etmiştim. Sahadaki kısır futbol, şapkadan tavşan çıkarmalar hepsi boş. Beşiktaş'ın hocası olan insan Beşiktaş'a yakışacak. Duruşuyla, konuşmasıyla vizyonuyla herkeste saygı uyandıracak. Taktik teknik futbol daha sonra geliyor benim için. Maç sonu açıklamalardan sonra futbolla ilgili yazacak birşey yok. "28. Hafta görüşürüz" - "Gizli hedefimiz", "Beşiktaş'ın portfoyunde Manchester United galibiyeti olmalı" - "Küme düşecek takımı 3. yaptım" vs vs vs vs :(

planck dedi ki...

Adalı klübe profesyonellik getirmeye niyeli bir görüntü çizmedi hiç, neden isteyelim ki adalıyı? yeni kuerejmalar mı isiyoruz, doymadık mı transfer şampiyonu olup, 17de 17 gazlarına gelip borç yapmalara?

Basar dedi ki...

Yönetim istifa! Ne Demirören'den hesap soracağınız var ne de farkınız var!

Numaralı tribünde eli coplu, takım elbiseli adamlar dolanıyor! Ha Demirören kapalıyı dövdürmüş ha siz numaralıya ei coplu adam salmışsınız!

Beşiktaş'ı tuttuğum için kendimden nefret ediyorum!

beagle dedi ki...

At işinden benim de biraz midem bulandıysa da Adalı denince ben 2 milyona Fernandezi, 700-800 bine simaoyu gene bir hesaplı modelle Almeidayı alan adamı görüyorum. Hatta Ersan'ı almama kararı veren adamı görüyorum.(Haksız mıymış?)

Önceki transferlerin herbiri 8-10 milyonlu Tabata, Holosko vb olduğunu hatta Ülkere Delgado için anormal paralar ödendiğini düşünürsek Demirörene rağmen alım performansı çok başarılı biriydi Adalı.

Feda sezonunu tattık gördük, takım kaybedilen puanlar ile büyük paralar ama daha çok prestij ve taraftar kaybediyor. Orman'ın transfere harcayacağı 10 milyon Euro'yu Adalı harcasa çok farklı olur görüşündeyim. Keşke Ormanla birlikte çalışsalar ama tek birini seçeceksem o artık Dentinho'yu kiralamaya 3 milyon Euro harcayan, Ericsonn'a durduk yerde paralar veren Orman yönetimi değil.

herstreamingmind dedi ki...

Adı lazım olmayan sözde teknilk direktör Dentinho ve Süzen'e dilenip eşek yüküyle para döktürene kadar Emre+Erkan'ı sahaya sürseydi şimdi en azından sığınacak bir iyi işi + seneye kullanacağımız 2 gencimiz olurdu. Seçimleriyle heba ettiği bu seneyi kendi adıma helal etmiyorum hele ki dünkü hezeyanlardan sonra. Erken ve Emre'nin sözleşmeleri bitiyor sene sonu umarım malum kişinin onlar hakkındaki fikirleri referans alınmaz.
Not: Lütfen kimse "ama eski kaptanımıza adı lazım dememek lazım " falan demesin. Dün maç sonu söylediklerinden sonra bu takımın taraftarından saygı namına bir şey isteme hakkı kalmadı çünkü o bu camiaya saygı göstermedi. Kendisi sadece son kalan maçta değil bundan sonra Beşiktaş'ın sahasına herhangi bir takımla geleceği her maçta yuhalanmayı önemli ölçüde garantiledi bence.

Cartalete dedi ki...

Dentinho'ya takık gibi görünüyorum biliyorum ama adamın hücum anlamında yaptığı tüm pozitif işlerin tamamını, Erkan Kaş 3 dakikada yapmadı mı yahu? :)

Bu arada sene başında Almeida'yı okutup, bedavaya Eneramo'yu alaymışız iyiymiş gerçekten.

enorton dedi ki...

Eneramo'yu alsaydık 10 hafta önce skaatlıktan sezonu kapatmış olurdu.

BJK4EVER dedi ki...

Seneye abuk subuk aciklamalar, kadrolar yapmayacak mantikli, winner bir teknik direktor ve 3-4 iyi takviye ile sampiyon oluruz. Iyi takviye dedigim de 10-15 milyonluk adamlar degil, Holmen, Sinan Bolat, Hugo Viana, Batalla, Eneramo bile olur.

turkkant dedi ki...

Geri dönüp bakınca sene başı operasyonunu irdelemek için yeterli zaman geçti.

Q7'nin şu saatten sonra gitmesi kaçınılmaz gibiydi, o yüzden o olaya girmeyeceğim. Demirören şımarıkça para savurma modelinin sembolü yapıldı ve bir şeye düşmanlık üzerinden ülke şekillendirmedeki gibi takımdaşlık q7 antiteziyle yaratılmaya çalışıldı. Ama işte bir Dentinho kiralık parasıyla tasarrufu çöpe attık.

Ernst de keza yaş olarak da performans olarak da düşüşteydi, ona da birşey demiyorum.

Egemen'den 2 m. euro mu tasarruf ettik? Şimdi bu sene arayacağımız stoper, Escude'nin parasını üstüste koyun, ortada bir tasarrufun olmadığı görünecek. İstikrarlı, kaliteli Türk oyuncu buldun mu kaçırmayacaksın. Egemen, Bobo (15 gol), Tello (10 asist), Burak Yılmaz (19 gol)... Bu dört oyuncu şu an kadroda olsaydı, başka şeylerden konuşuyor olurduk... Yok oyuncu artistleşti, gitmek istedi geyiklerini de kabul etmiyorum, sen büyük takımsan oyuncunu idare etmeyi bileceksin, yoksa işte Q7 kaka, ferdi adam geyikleri bir senede tersine döner.


Aynı hata bu sene de Hilbert'de yapılacak gibi. Hilbert, Sivok, İ. Toraman, Egemen gibi ne vereceği belli, senede 30-40 maç istikrarlı oynayan oyuncuları elinden kaçırmayacaksın. Adam fizikli, kondisyonlu, disiplinli, uyumlu, yaşı daha 28, 3 asist, 3 gol atmış, Gökhan Gönül dışında istatistikte yakın sağ bek yok ligde. S. Kurtuluş 5 sezonda üç gol atmamıştır. Bakalım bu aptallığı yapacak mıyız? Geçen hafta kitapçıda Beşiktaş yönetiminden bir tanıdığa rastladım (isim vermeyeyim, ama 4-5 isminden biri), Hilbert'i sakın yollamayın dedim, bana, bence de, ama Beşiktaş iyi yönetilmiyor, dedi. Temel fıkrası gibi!

turkkant dedi ki...

Bu seneyle ilgili de,

Ligi yüzde doksan üçüncü bitireceğiz. Başarılı değiliz, ama başarısız da denemez. sene başında takım kalitelerine bakılsa, Beşiktaş'ın normali üçüncü olmak olurdu, S. Aybaba'dan fazlasını beklemek de hayalcilik zaten.

Sorun ligdeki yer değil, herkesin söylediği gibi, gelecek açısından bir omurga oluşturamamak. Oğuzdan ve Olcay dışında gelişim kaydeden oyuncu yok. Necip gene bir ileri bir geri, diğer gençler zaten ortada yok. Ben Olcay ve Oğuzhan'ın durumunu da sorguluyorum. Oğuzhan zaten kondisyon yüklemesiyle bu topu oynardı. Mesele savunma pozisyonu almayı öğrendi mi, şut becerisi gelişti mi, ikili mücadele kalitesinde artış oldu mu? Hayır, hayır, hayır... Olcay da beni düşündürüyor, bazı oyuncuların mucize seneleri olur, kalitelerin çok üstünde performans gösterirler. Mehmet Yıldız, Uğur Boral filan tipik örnekler... Ama potansiyelleri üst seviye olmadığı için sezonlar geçtikçe yerinde sayar ya da geriye giderler. Olcay konusunda böyle şüphelerim var.

Bu sene aslında ne bekliyorduk?

Gökhan Süzen alınacağına Erkan Kaş'ın, milne zamanının savunma üçlüsü antrenörlerimiz tarafından etkili bir sol beke evrilmesini.

Veli illetini seyredeceğimize, Hasan Türk'ün Necip'in ilk yılları gibi yavaş yavaş orta sahada alternatif oyuncu olmaya başlamasını.

Necip'in ön libero pozisyonunda artık ben buranın adamıyım diyebilmesini. Aurelio vari pozisyon alma bilgisi, kısa pas becerisini filan geliştirmesini.

Oğuzhan'ın merkez orta saha oyunsu olma yolunda şut, pas, savunma, her alanda kendini geliştirmesini.

Dentinho'ya para döküleceğine Muhammed'in kanat forvetlerde yavaş yavaş görev almasını.

Escude, Gökhan Süzen, Niang, Dentinho gibi 1-2 seneye çöp olacak isimler yerine, 5-10 sene sonra da Beşiktaş'ta görme ihtimalimiz olacak genç transferleri yapılmasını...

Ve gerekirse bu şekilde ligi altıncı, yedinci sırada bitirmeyi tercih ederdik.

assortique dedi ki...

Üzmeyin kendinizi arkadaşlar. "Sene sonunda yapılması gerekenleri kendimiz yapacağız. " tarzı umut dolu bir cümle sarfetti.

Çok mutlandım.

Benim tek isteğim Samet + Orman'ın da gitmesi kuruluyla birlikte.

Hepsi sularının ısındığının farkında.

Enseyi karatmayalim. ..

beagle dedi ki...

@turkkant

Süper yazı :) Bir gün yönetenlerden olmanı dilerim.

Acaba yönetimdekiler de normal zamanda bizler gibi olaya bakıp, oraya gidince kendilerini mi kaybediyorlar? Stresli bir durum malum, gazeteciler, kameralar, tribünden çıkan sesler...

Sağlıklı düşünseler Egemen'i gönderip Sivok ve Escude'ye 2 yabancı kontenjanı artı 1,5 misli para bağlarlar mı?

Övünç dedi ki...

Aga başarı - başarısızlık kriterimizde bir sorun var.

Bu sezon 3. olmak Beşiktaş'a hiç ama hiç bir şey kazandırmaz.Büyük ihtimal play off'u bile geçemeyecek kadar sistem özürlü bir takım kaldı geriye.Normal standartlarda sahada ne yaptığı belli olan vasat bir takım Beşiktaş'ı çok rahat yener , Young Boys gibi Viktoria Plzen gibi vsvs ...

Beşiktaş'ın elinde sadece bir-iki tane geleceğe taşıyabileceği değer var o da biri istese basıp gidecek olan Oğuzhan ile dizlerinin sağlam kalacağı meçhul Pektemek.Zaten oyuna çok katkısı yok ama gelecek sene skorada pek katkısı olacağını sanmıyorum Olcay'ın . 48 gol yediysek bunda kazma sol beklerimiz ve rezalet yerleşimimiz kadar sıfır defansif pozisyon alma bilgisine sahip Olcay'ın da etkisi var.Öyleki Samet Aybaba Mustafa Pektemek'ten medet umuyor defansa yardım için.

Fernandes'e 1 senedir top oynamayan Stoch+Sezer filan öneriyorlar yaw.

Bir sistem yok , bir çekirdek yok , 1 adım ileri gitmiş bir topçu yok.Yönetim desen kaos elde sözleşmesi bitmiş offload edilebilecek adam yok.Gideni yine para verip göndereceksin , takımla ilgilenecek adam Haziran ortasından önce gelmeyecek.Camiada kafası futbola basan herkes küskün , başta Altınsay ...

Ben olumlu birşey göremiyorum ya bu kadar nefis bir yeniden yapılanma ortamından eksiyle çıkacağız neredeyse ...

Martin Wörns dedi ki...

Eneramo genellikle beğeniliyor ancak ben 2-3 tüm maç izlenimim sonunda bizde ilk 11'de oynayabilecek seviyede bir oyuncu görmedim. Fiziği çok kuvvetli, olumlu yönleri olduğu açık. Herşeyden önce ligin oyun yapısına uygun, defanslarla boğuşuyor. Ancak, ne kafa toplarında boyu oranında etkili ne ortalama üstü bitiriciliğe ne de top tekniği-pas kalitesine sahip. Muadili Almeida'nın sağlıklı haliyle kıyaslamak pek mümkün değil. Almeida attığı gol ve indirdiği toplardan çok daha fazlasıydı bu sene ve sakatlık meseleleri olmasa takım çok sorunlu olmasına karşın daha fazla puan toplatabilirdi. Eneramo ise belki onun yedeği olarak iyi olurdu.

Bu sene çok beğeniyordum ben Almeida'yı ama denklemin diğer parçaları doğru olmayınca hikaye kötü bitti. Büyük ihtimalle sezon sonu ayrılacak.

Basar dedi ki...

Sevgili arkadaşlar,

Burada senelerdir maç yorumu, oyuncu yorumu, teknik analiz ağırlıklı yazışıyoruz. Tahmin ediyorum ki Türkiye'de düzeyi en yüksek spor bloglarından birisi burası. Bunun için Mustafa'ya teşekkür ederim.

Son birkaç haftadır Beşiktaş'ı tutmak benim için azap haline geldi. Borsadan gelen paradan sonra yönetim çatladı. Her kafadan bir ses çıkıyor. Takım dağıldı, hoca küme düşecek takımı 3. yaptığını iddia eder oldu. Tribünlerde son 3 yılda ikinci keredir mafyavari adamlar türedi ki geçen sefer çoluk çocuğa kadar saldırmışlardı bu sefer demir coplarla savunmasız insanlara saldırdılar.

Bütün bu olup bitenden sonra ben bu takımı neden tutuyorum, artık nesini seviyorum diye sürekli kendimi sorgulamaya başladım. Sportif başarı önemli ama bizi Beşiktaşlı yapan değerler daha önemli.

Benim kuşağım, kolej takımı ile Beşiktaşlı oldu, Seba gibi efsane Başkan ile takımı sevdi. Evet çok başarılıydık ama bugün o başarılardan önce sahada oynayan oyuncuların efendiliğini ve efsane başkanı hatırlarız.

Benim sevgim artık erozyona uğradı. 1,5 yaşımdaki oğlumu Beşiktaşlı yapmak istemiyorum. Oğlumu stada götürüpte es kaza dayak yemesini veya dayak yiyen insanları görmesini istemiyorum. Bu bir spor ve adam gibi spor görmesini istiyorum. Ben nasıl adam gibi sporcuları ve yöneticileri görerek büyüdüysem, onun da aynı hamurda yoğurulmasını istiyorum.

Bu çok duygusal ve romantik bir yazı oldu fakat sanıyorum Samet Aybaba'dan ve mafya yöneticilerden önce ben istifa etmiş oldum...

Cartalete dedi ki...

Zaten bu değişen taraftar profili, saygısızlık yüzünden çoktandır maçlara gitmiyordum Beşiktaş'tan soğumamak için. Şu taraftarın suratına demir jop yemesi de son damla oldu.

Maalesef ben de aynı hisleri paylaşıyorum.

Ekrem35 dedi ki...

ilk yorumumu yazarken bu olaylardan haberim yoktu daha sonra gördüm ve o jopu ben de yedim suratımın tam orta yerine. istanbul'dan, mabedimizden, en büyük aşkımdan uzakta başka bir şehirde bilgisayar ekranı başındayken suratım kan içinde kaldı. bu olanlardan sonra futbol, taktik, diziliş falan konuşmak abesle iştigaldir. kendi stadında 2.kez dayak yedi bu taraftar. bunun kabul edilebilir hiçbir yanı kalmadı artık.

bu dayak olayı yetmezmiş gibi t.d "küme düşecek takımı nerelere getirdim" diye, hukuk sorumlusu olarak görevli ama asıl görevi s.a'yı korumak ve kollamak olan ve bunun için alanına girmeyen bu konuda resmi siteden 7 paragraflık açıklama yapan l.e'nın açıklamaları hayattan soğuttu adeta beni.

bu sene başında yeşeren ümitlerim bu haftasonu ile kurumuş, solmuştur tekrar. maalesef kulübümüzün içine yerleşmiş olan çürümüş zihniyetten kurtulamadık. 3-5 yılda bir şampiyon olup sonra 3-5 yıl kaos içinde yaşamaya devam edeceğiz. önemli olan o şampiyonluk falan değil bizim için, fırsatı yakalamışken bu zihniyetten kurtulmaktı önemli olan ama yine yenildik maalesef kartal yürekli dostlarım.

~Poseidon~ dedi ki...

Ordu maçının perde arkası hakkında bir yazı. Vay Beşiktaş'ımın haline arkadaş.


http://mustafayhan1903.blogspot.com/2013/04/isimiz-allaha-kalmis.html

Bakalım bu işin üstü nasıl örtülecek.

~Poseidon~ dedi ki...

Bu da tribünde kavgaya 1 mt mesafeden olayı takip eden birinin bakış açısı;

http://www.1903karakartallar.com/Forum/showthread.php?t=784&p=2291#post2291

Gel de çık işin içinden

Martin Wörns dedi ki...

Kıran'ın istifası ve saldırganın tutuklanması önemli. Burada yönetim ve hukuktan çok kamuoyu basıncı etkili oldu bana kalırsa. Yoksa bu adamların meseleyi sümen altı etmek isteyeceklerinden şüphem yok.

Altınsay bende çok rasyonel ve bilimsel bir adam izlenimi yaratıyor. Bu şartlarda çalışmaması tercih meselesi değil ki. Adamı çalıştırmıyorlar. Derin bir mantalite farkı var. Fikret Orman kısmen yüzübü bu yöne çevirmeye çalışsa da radikal olamadı ve kendinde toplanan umutları azalttı. Mesele, taraftar profili de dahil büyük kırılmaların yaşanmasında ve artık Altınsay gibilerin değil Erdoğan gibilerin zihniyetinin Beşiktaş'ın rengini belirlemeye başlamasında. Bizde futbol yapısı ve organizasyonuna yönelik belirginleşmiş fikirleri olan bir taraftar profili de kalmadı. Özkaynakla övünülen hakkında kitaplar çıkarılan dönem büyük taraftarıyla birlikte geride kaldı. Şimdi, mafyatik Adalı göreve soyunsa çoğunluk deli gibi alkışlayacaktır.

Altınsay'a verilen çoğunluk desteği de umut verse de tutarlı değil. Genellikle olumlu yönleriyle, Avrupailiğiyle öne çıktı. Kısa dönemde Oğuzhan izini bıraktı. Ama, istediği radikal yeniden yapılanmayı gerçekleştirebilseydi ve bunun sportif başarısızlığı da içerebilecek tozlu yollarında yürünseydi aynı çoğunluk arkasında dururmuydu. Cevap evet ise umut var ama ben pek emin değilim.

Övünç dedi ki...

Skorcu çok var aramızda.

Ben gerçekten içten bir şekilde 3.lüğün umrumda olmadığını çoğunlukmuşum gibi dile getiryorum ama bunun sebebi çoğunluk konuştuğum Beşiktaş'lıların gençleri o formayla görme istekleri.

Ama ben de Wörns'ün dediği gibi Beşiktaş'ın tabanında bu psikolojide çok fazla olduğuna ikna olmuş gibi hissetsem de geçmiş hep orada :

Neticede çıldırt bizi başkan diyenlerde burada , Pascal Nouma diye diye bir sürü adamın başını yiyenler de burada , Samet Aybaba'nın elindeki kadro diye cümleye başlayanlar da burada ...

gundelikci dedi ki...

Türkiye'de en son kamuoyu baskısıyla istifa eden kimi gördük ki? Fikret Orman vaad ettiği gibi gelip istifayı aldı bana kalırsa. Birçok isme de mecbur olarak yönetimde yer verdiğini düşünüyorum, temizliği çok sancılı olacaki hazır kongre üyeliği ucuzken yeterli talep oldu mu bilmiyorum ama levent erdoğan'ı arkasına alan bir yd benzeri yine dernek oylarıyla var edilmeye çalışılan projelerin hepsini yıkabilir. futbol şubesinin başı gittiğine göre samet aybaba'da kesin gidicidir, bir şekilde medyaya daha fazla malzeme olmadan yollar ayrılır umarım.
şimdi buradaki yorum yazanları tenzih ederek, İbrahim Altınsay biraz da eski yd yönetimi transferlerini özleyenlerin sığındığı son liman oldu. yanlışım varsa düzeltin ama olcay'ı da getiren kendisi olmasına rağmen, medayada bir tek Oğuzhan ismini Altınsay ile yanyana duydukları ve ofansif göze hoş gelen futbol oynadığı için Oğuzhan'ı örnek gösterip Altınsay'ı istiyorlar. fakat bir şekilde ligin en verimli kenar forveti Olcay'dan nefret ediyorlar. örneğin samet aybaba kendi ayağına sıkmayıp hasan türk'ü anlayabileceği ve bizim de görebilceğimiz kadar oynatsa, erkan kaş ilk yarıdaki kadar(kupa maçı veya lig farketmez) belki bugün aldığı tepkilerin aynını almayacaktı ama egemen(sayısı daha çok olan) taraftar profili gs'de sneijder var bizde erkan kaş var küçülttüler koskoca beşiktaş'ı diyecekti.
yani Altınsay hamlesi olursa da çok iç açıcı günler olmayabilir medya ve bizim tarafar mutluluğu yönünden. Ben bile istifasının ilk döneminde yeterince gerçekçi davranmayıp, savaşmadan gittiğini düşünüyordum. hazır olmak gerek futbol romantiği tabanlı eleştirilere yada ne bileyim örneğin benim hiç beğenmediğim sivok bedel ile gönderilirse kontenjan açmak için, "iş bilmezler" "aynı tas, aynı hamam" geyikleri ile dolar ortalık.

@planck
bahsettiğim mail şu http://forum.donanimhaber.com/m_74505760/tm.htm

Övünç dedi ki...

http://imzakampanyam.com/Ibrahim-Altinsay-Besiktas-Futbol-Takiminin-Ceo-su-Olsun-imza-kampanyasi

Sesimizi duyurmak için bir çaba en azından .

Cartalete dedi ki...

Abi İbrahim Altınsay net bir devrim peşinde, o yüzden zihni temiz olması lazım. Bu ortamın içine tekrar atmaz kendini.

Övünç dedi ki...

Abi başkan taraftara sırtını dönecek profilde bir adam değil.

En azından içimiz rahat olacak arda kalanları iletmiş olacağız bundan sonrası onların insiyatifine kalsın.

Cartalete dedi ki...

Yok mesele başkanda değil, Altınsay'ın mevcut ortama inanmaması. Yani benim anladığım o.
Tabi ki biz sesimizi duyuralım, en azından taraftar ne istiyor o bir net olsun.

gundelikci dedi ki...

@cartalete

Altınsay'ın gelmesi ile ilgili belirttiğim endişelerim olsa da gelmesini çok isterim. inanmadığı ortam tam olarak nedir? yönetim temizlenmek için yeniden seçilecek zaten, oluşumun içinde olursa söz sahibi de olabilir. basketbol şubeye uygulanan modelin futbolda yeri yok mu? yoksa taraftar profili ile ilgili de mi inancı yok, yada Beşiktaş'ı her fırsatta rahatça kuşatan taraflı medya baskısı mı?

Cartalete dedi ki...

Hissimi söylüyorum sadece. Bir şey değişecekse kararlı olunmasını isteyecek bir adam Altınsay, ama şuan her kafadan ses çıkan bir ortam var yönetimde.

Martin Wörns dedi ki...

gündelikçi'nin Altınsay YD dönemi isteyenlerin beklentisi oldu vurgusuna katılıyorum. Altınsay'a güvenenlerdenim ama arkasındaki geniş taraftar desteğinin önemli bir kısmı adamın yaklaşımını bilmeyenlerden oluşuyor. Buradaki profil geleceğe dair umut gördüğünde vitrini ya da skoru umursamamayı başarabilir ama bu profilin tribünde ağırlığı dahil bir sürü sorunumuz var. Adam 6-7 oyuncu transferi yapıp yarısında son derce olağan karşılanır şekilde yanılabilir örneğin. Hatırladığım kadarıyla Mehmet Akgün'de Altınsay transferiydi. O zaman tüketici tayfa onu da tüketmeye başlayacaktır. Benzer örneklerden Tigana'yı çok renksiz, büyük takıma yakışmayan futbol oynatmakla suçlayan çok insan vardı. Yanıbaşında da tesislerde bira içiyor bu deyip kuyusunu kazanları da unutmamak lazım. Yapısal bir devrim olmadıkça bireylerin de yapabilecekleri sınırlı yani. van Gaal ile sezona başlaması imkan dahilinde olan takımın nereye getirilebildiğini görüyoruz. van Gaal gelseydi ne acayip diyaloglara maruz kalacaktı kimbilir?

planck dedi ki...

Altınsay temiz, rahat bir ortam istiyorsa eğer klübün çöküp, kimsenin klüple çıkar ilişkisi kalmayıp, taraftarın da umudunu kestiği bir zamanı beklemesi lazım. Yahut aktif olarak muhalefet yapması, kendi yanında insan toplaması gerekiyor ki bu seçim olmasada diğer seçime girerse güçlü gelebilsin. Seçim zamanı ortaya çıkan adamlardan çok çektik ama Altınsay seçim zamanı bile çıkmıyor ortaya. Bana ortam hazırlayın ben de geleyim der gibi nazlanıyor adam yahu. Tamam belki başkan olmak istemiyor olabilir ama en azından bir beyin takımı olsun çevresinde, projeleri hazır olsun, arkasında bu kadar taraftar varken hiç bişey olmazsa yönetimlerde baskı oluştururlar, isteyen istediği kadar rahat at koşturamaz klüpte.

Övünç dedi ki...

Abi taban taraftar psikolojisini anlamak için en uygun yol her zaman fotumlardı ben yıllardır Forza'ya girmiyorum onun yerini haber siteleri yorum sayfaları aldı.

Öyle muhabbetler dönüyor ki oralarda Troll desen değil , ergen desen değil.

Yani seçim anketleri yapılır %45 bilmen ne parti filan çıkar sonra seçimde o anketler 3-5 puan dıuşında yanılmaz ya ona benziyor bu durum.

Beşiktaş tabanında baya baya ayrışma var şu anda . Kimisi paralı yönetici istiyor , kimisi Altınsay gelecek dertler bitecek seneye Dortmund olacağız diye sorgulamadan atlıyor , kimisi de Altınsay gelince bir yola gireceğimizi biliyor temkinli ama heyecanlı yaklaşıyor.

Bir bölünmüşlük var . Bunda Altınsay'ın daha önceki kendi karar alabildiği dönemlerde ki icraatlarının iyi açıklanması lazım.

En basit örnek Scala'ya önerdiği 3 forvet ismi :

1-Pascal Nouma

2-Pierre Van Hoijdonk

3-Zlatan Ibrahimovic

Football Manager'da vardır Judging Potential Ability diye bir şey.

İşte bu adam Beşiktaş bünyesinde buna en üst seviyede sahip adam.Elbette yanlış transferler olacak zira transfer denen şeyin çok fazla dinamiği var.

Tabandaki adamın homurdanmasının önüne nasıl geçilir böyle bir yapı kurulursa onu bilemiyorum zira Alstınsay'da da kolay çözülen bir yapı görüyorum ben.2 istifa narasında basıp gidebilecek potansiyeli var maalesef.