"Yavaş Di Maria!"




cb



Futbola nasıl başladın?
Önceleri hevesim yoktu. Adana’dan Darıca’ya taşınınca çalışayım dedim, işe girdim. O dönemler baktım sokak arasında arkadaşlar oynuyor, ben de onların arasına katıldıktan sonra futbola başlamış oldum. Önce mahallede oynadım, sonra Darıca’nın altyapı seçmelerine iki defa katıldım ama seçilemedim. Yine de asla bırakmadım. Seçilemediğimden dolayı daha çok hırs yaptım.

Futbolcu olmanın ana sebebi ailene destek olmak mıydı?
Aslında babam çok karşıydı futbol oynamama. Babamı da çok düşünürüm ama o zamanlar asıl annem için çok istedim bunu. Bana çok destek vermişti. Aslında futboldan… Sadece ben istediğim şeyi yapayım diye bana destek olurdu. Sırf onun için bir şeyler yapmak istedim. 

Oyuncu olarak en önemli özelliğin nedir, nasıl tanımlarsın kendini?
Çok sert oynarım. Sezgilerim iyidir, haliyle çok top kaparım, bire bir mücadeleyi asla bırakmam. Topla al-ver yapmayı severim. Her yere gideyim, topu bana atsınlar, tekrar geri vereyim… Hayalim hep şudur; son dakikada takımın göbeğinde ayakta kalan tek oyuncu olarak gösterilmek…



Bizim "dışı Di Maria, içi Gattuso" Cumali ile röportaj yaptım. Özellikle Sergen ve Quaresma anılarına dikiz...

Buraya da dergide yer sıkıntısından dolayı ekleyemediğim Beşiktaş bölümünü koyayım;



Beşiktaş’ta zaman zaman A takıma çıktın en çok şans bulabileceğin zamanlar sakatandın…

A takımla işte dediğim gibi Mustafa hocayla başladık Konya Şeker maçıydı kupa maçıydı, 80’inci dakikada oyuna girdim inanılmaz heyecanlıydı, tarif edemem. Bir dün İnönü’ye çıktığım maçta (u20 Portekiz özel maçı) bu kadar heyecanlanmıştım bir de o maçta. Milli takım formasıyla İnönü’ye çıkmak,  orada top toplayıcılığı da yapan benim için inanılmaz bir onur. O atmosferi gördüğümüzden dolayı … Şampiyonlar Ligi gördük bir dünya maçlar gördük… 
Ama dönüp geri baktığınızda Tayfur hocayla oynadım Schuster İle oynadım Schuster ile tam oynayacağım dönemde omzum çıktı, kamptan dönüp Schuster’in beni oynatacağını söylediği dönemde omzum çıktı üç ay bir uzun süre oldu o yüzden biraz sıkıntı yaşadık. Benim Beşiktaş’ta kırılma anım o sakatlık oldu. Çünkü hocanın beni çok tuttuğunu biliyordum bizzat kendisi söylüyordu bana sezon başı kampını çok iyi geçirmiştim ben orada. Hatta İbrahim Toraman’da bak sen oynayacaksın bu takımda demişti. 

Belki de Guti ile beraber oynayacaktın...
Tabii kadro açıklandığında ben vardım. Ama Guti ile Aurelio yoktu onlar gelince ben aşağıya indim. Onlar geldi orta saha kalabalıklaştı kim gidecek; Cumali…  Gözümüzün önünde A2’de oynasın denildi ben öyle aşağıya döndüm. İleriki süreçler farklı oldu ama o omzumun çıkması benim dönüm noktam oldu.



A2 Liginde duran topları kullanmaya başlamıştın ?
İşte Sergen hocayla oldu o. Bir gün frikik atıyorlar idmanda hocam bende atabilir miyim dedim. Kalede de kaleci yok sen gel şu barajın üzerinden at yeter dedi. Topu aldım vurdum, hadi ya güzelmiş dedi gel vur dedi. Sonra kaleci de kaleye geçti, o günden sonra frikikleri Cumali atacak dedi.


Peki Beşiktaş’la ilgili bir hayal kırıklığın oldu mu ?
Olmaz olur mu… Gençsiniz alt yapısından çıkmışsınız büyük bir sakatlık yaşamışsınız ama toparlamışsınız kendinizi. Ben iki maç oynadım 7 ay yattıktan sonra yarım saat 40 dakika oynamamışımdır. Ama sakatlanmadan önce kendimi  çok iyi toparlamıştım bekliyordum da bunu. Dile getirdik zaten kulübede gittiğimde de. Rizespor’u da aramışlar yöneticileri, hocaları çok olumlu referanslar almışlar bizim için ancak büyük bir hayal kırıklığı oldu gerçektende. Hatta Rizespor’lu bir ağabeyim yönetici aradı beni nasıl oldu diye. Çünkü onlarda çok bekliyorlardı Beşiktaş’ta oynamamı ve bizde inanılmaz hazırdık, ben çok üzüldüm belli etmeyeyim dedim ama ben evde üzüldüm çok ...
Ama o kadar büyük bir sakatlıktan sonra bana sahip çıkan Rizespor’a bana verdikleri desteklere teşekkür etmek için geri gittim.

Bunu da hayra yoruyor musun ?
Bunu da bir hayra yoruyorum 20 maç oynadım , çünkü şimdi Beşiktaş’ta kalanlarda oynayamıyorlar ...

İleride Beşiktaş’a da geri dönersin beli olmaz bu işler… Juventus’ta Giovinco’yu bedava yollayıp daha sonra 10  milyon euro’ya geri aldı örneğin.
 Allah büyük, sakatlık olmasın. Benim amacım da burada en iyi şekilde oynayıp tekrardan Beşiktaş’a dönmek, benim için ayrı bir onurdur. Şimdi öncelikli hedefim bu U20 Dünya Kupası’nda forma giymek ve tabii ki bir de Rizespor’un şampiyonluğunu yaşamak. Yoksa tabii ki transfer teklifleri alırsınız oynuyorsanız ve tabii ki benim hedefim büyük takımlarda oynamak olur ama Beşiktaş’ta ayrı bir olayım var içimde bir şeyler kaldı. Ama şuan tek amacım dediğim gibi Rizespor’un başarısı için oynamak.
 

 

1 yorum:

Atakan Uslu dedi ki...

Defansif orta saha oyuncusu olarak Udinese'den Emmanuel Badu nasil bir oyuncudur, gozunuze takildi mi?