Dany’nin Prospektüsü




Evet, Beşiktaş tekrar tekrar sıralayarak can sıkmak istemediğim birçok derde rağmen, hala Şampiyonlar Ligi’ne direkt katılma şansını sürdürmesi büyük iş. Ve yine evet; onca eksikle gidilen, kendisinden çok daha güçlü bireysel silahları olan büyüklerin de (Fenerbahçe, Galatasaray) puan kaybettiği deplasmandan çıkamamak normal. Çoktandır verilen takım fotoğrafını da bir mağlubiyetle yok saymak olmaz. Öncelikle söze böyle girmek gerek. Kaynak: Vicdan ajansı

Ancak, geleceğe umutla bakmak için önce göz önündeki gerçekleri görmek gerekir. Hele de bu maçla daha da kesinleşen, bazı klasik futbol kurallarını benimsemek… Onlardan biri “Dany ve stoperlik” meselesi. Aslında bir oyuncuya zaten yeterince yüklenen varken, yangına benzin atmak pek hoşlandığım şey değil. Amma velakin Dany’nin son golde yaptığı şeyin, aslında bir “hata” olmaması; işin acı tarafı. Çünkü hata olsa, “olur öyle şerler” der geçersin. Ama o hatadan ziyade, zaten Dany’nin oyun stili. Yani kutusunun içinden prospektüsü çıksa, yan etkileri bölümünde “bazı hava topları sonrasında kalbimizde aşırı çarpıntıya yol açabilir” yazılı olurdu.

Sıradan bir hava topunda bile, faul yapmadan alma ihtimali olmayan; hatta etrafında kimse yokken dahi sıçrayıp aldığı hava toplarını saçma sapan yerlere indiren bir stoper, başka hiçbir özelliğine bakılmadan uzak durulmalıydı. Ama Beşiktaş, onun çabukluğuna tav oldu. Geçenlerde FourFourTwo’da stoper dosyası yaptık. Orada “stoper modelleri” diye bir konu yazmıştım. Hız ve çabukluğuyla öne çıkan stoperleri bir model olarak değerlendirmedik, çünkü öyle bir model yok. Dünyada da yok. Stoper için hız, en fazla bir “yan özellik” olur. Zamanında yine çabuk stoper fetişizmiyle yapılan, Ümit Bozkurt’lu, Erman Güraçar’lı takıma karşı Leeds United alman kale oynamıştı. (*Alman kale: Mahalle futbolunda çift kale maç yapacak kadar adam bulunamadığında baş vurulan, orta yapmaya ve top yere düşmeden artistik şut atmaya dayalı bir oyun)

Bir diğer futbol kuralı ise, sahaya çift forvet atmanın size bol pozisyonla geri dönüş yapacağının kesin olmaması. Hele de onlar, Pektemek ve Almeida gibi birbirilerinin alanına girme, sahada iyi dağılım yapamayacak tipte oyuncularsa. “Tamamlayıcı” işini çok daha iyi yapan Olcay (o da bitik ama elde seçenek yok) böylesi maçlarda ikinci forvet ya da forvet arkası rolünü üstlenip, sol çizgide daha iyi adam geçme özelliği olan Frei ya da en kötü Boral seçeneklerine gidilebilirdi.

Bununla birlikte Pektemek’in en alevli pozisyonda bile “Gol olur” hissini verememesi ve bir santrfor için temel kural olan son pas veya şut tercihlerinde genellikle yanlış seçeneği işaretlemesi; Almeida’nın da kalenin biraz uzağında topla buluştuğu zaman “Hiçbir şey olmaz” hissini çok net şekilde vermesi, Beşiktaş’ın gelecek sezonki kadro planında daha bir ekmeğini taştan çıkaran, “vurucu santrfor” ihtiyacını en başa yazma sebebi. Gerçi İngilizler zaten o bölgede oynayacak adama direkt vurucu diyor, bundan daha iyi tanım olamaz.

Sakatlığına ve kadroda net olarak ihtiyaç olmamasına rağmen alınan, daha sonra kadroda kendisinden daha gereksiz adamlar olmasına rağmen kiralanan, kontratında “bize karşı oynayamaz” maddesi konulmayan adamdan galibiyet golünü yiyip, kendisi farklı bir sevinç yaparken klasik taklalı sevincini sahaya giren kankasının yapması; ancak bir Beşiktaş maçı finalinde izleyebileceğimiz şeylerdi.

Demba Ba!



20 yorum:

Ilyas dedi ki...

yakalanan pozitif hava iste böyle dost ile yapilan macda yok oluveriyor. Bize olan zaten hep dost'dan oluyor. Gerci Dany'i ilk 11'de gördügümde bugün "oyun ici" gol yememe serimizin bozulacagini biliyordum.

Sunu belirtmek isterim ki, kesinlikle takimi kötülemek istemiyorum. Bana 2003'den sonra en düzenli gözüken ve ne yaptigini bilen takim görüntüsünü veriyor. Ama malum durumumuz belli; sakatliklar var.
Benim en sinir oldugum konu, elimize gecen bu firsatlari degerlendirememiz. FB derbisinide kazanacagimizi düsünmedigim icin artik GS'in puan kaybetmesini bekleyecegiz. Allah'tan onlarda suan kriz'deler. Yoksa isimiz cok zor.

Arkadaslarla tartisiyorduk. Niye futbol'dan anlayan bu kadar insan bu Dany'i bu kadar begeniyor. Adam Selcuk Sahin gibi resmen fenomen cikti. Bana kalirsa nedeni su: Dany 89 dakika hakikaten iyi futbol oynuyor, ama istisnasiz her mac 1 dakika beyni devre disi kalip bir hata yapiyor. Bu 1 dakikada sans ile gol yemezseniz, cok üst düzey süper bir futbolcu görüntüsü ciziyor ama GS macinda ve dün aksam oldugu gibi gol yerseniz direk 3 puan gidiveriyor. Arkadas 4 mac oynadi ve KENDISI rakibe 6 puan verdi. Besiktas gibi bir takim böyle bir oyuncuyu bünyesinde bulunduramaz. Allah askina 6 puan ne demek yahu? Arkadas kendi basina 20 Milyon €'u GS'e verecek gibi duruyor. Sampiyonlar Ligi bizim icin olmazsa olmaz. Bu sezon olmazsa gelecek 2-3 biraz zor olur gibi geliyor bana.

Bu maci biraz zor kazanirdik gibi geliyor bana, ama en azindan 1 puan alinmaliydi.

Övünç dedi ki...

Aynen şu cümleyi düşündüm içine bir tutam Amokachi koyarak : " bir ekmeğini taştan çıkaran, “vurucu santrfor”".

Olcay sevdasından da vazgeçmek gerek.Kesinlikle el altında olmalı ama yeri ilk 11 değil.Belki rakibe göre .

Bir sezon için bir genci a takım iskeletine yazabilmek de yeterli.Bugün a sınıf takımların hiç birinin 11'de 22 yaşında bir stoper göremezsin.

Pedro Franco , Kolombiyalı filan değil bildiğin İtalyan.Stoperde sertlik önemlidir ama Önder Hoca yanlış teşhis etmiş bence Franco'da ki eksikliği.Havadan çok iyi değil bariz bir şekilde.İlk maçlarında çok fazla kaçarak rakibi karşılamaya çalışıyordu , o tedirginliği attığı görülüyor.Sezgileri yüksek , zamanlaması çok iyi.Biraz hızlanması lazım.Muazzam yeteneği var.

Benim için artık tek mevzu gelecek olan gelirlerin kulübü biraz olsun rahatlatacak olması.Onun dışında siyasetinden , futbol yönetimine kadar Beşiktaş'ın başarılı olması istenmeyen bir ortamda kulüp bu kadar yorgunken baş etmek zor.

Samet Aybaba'dan ne kadar da hoşlanmadığımı buralarda defalarca söylemiştim.Bugünlerde takımın sahaya koyabildiği futbol aklını gördükçe kendisiyle muhabbetimiz daha kötüye gidiyor ama şunu itiraf etmek gerekir ki kendisine yapılmış olan haksızlıktır.

BJK4EVER dedi ki...

Boyle bir rezaletten sonra Dany'nin konusulmasi bana dogru gelmiyor. Adam mac boyunca 1 hata yapti. O hatayi yapmasa mac 0-0 bitecekti, o zaman istedigimizi almis mi olacaktik? Adam hatayi 1. dakikada yaparak macin gidisatini da etkilemedi.

Biz takim olarak nasil bir oyun, felseye ortaya koyduk ki Dany elestirilsin? Bu sene sanirim 3. veya 4. defa inanilmaz sacma defansif bir kadroyla cikip kendimizi kitleyip puan kaybediyoruz. Zaten normal sartlarda yaratici, kolay pozisyona giren bir takim degiliz, Tore de olmayinca iyice zorlaniyoruz. Onun yerine Holosko, Ugur oynayinca yine kotariyoruz bir sekilde, ama dahi Bilic Atiba'yi sag aciga cekerek hem hucum gucumuzu sifirladi, hem de orta saha duzenini bozdu. Bu takimin olmazsa olmazi Veli-Atiba ve onliberinde 3 ofansif oyuncu, bunu anlayabilmek icin Mourinho mu olmak gerekir?

Hakikaten ne zaman bize sacmalamayan, sadece mantikli isler yapan bir antrenor gelecek merak ediyorum. Oguzhan sakatlaninca sagbeke Serdar'i koyup Necip'i forvet arkasi yapacak diye korktum, ama Allah'tan o kadari olmadi.

Artik gereksiz fantezilerden vazgecmeliyiz camia olarak. Sagbekte Necip de oyle birsey iste, olmayacagi kabak gibi ortadaydi, olmuyor iste. Elimizdeki iyi kotu sagbek varken neden sacma sapan arayislara giriyoruz? 3 milyon euro odedigin Premier League tecrubesi olan Frei var elinde, onun yerine sag acikta Atiba oynuyor! Bunun futbolla falan alakasi yok arkadas!

Bilic'in bu sene inanilmaz hatalari oldu. Pedro Franco'yu 20 mac sonra fark etmesi, Veli-Atiba ikilisini anca 20 mac sonra oturtmasi, koca ilk yari boyunca Fernandes'e katlanmamiz, Oguzhan'i kullanmayi bu kadar gec akil etmesi, yedekten Omer yerine Pektemek'i sokmasi, bazi kolay maclarda sacma kadro tercihleri nedeniyle kaybettigimiz puanlar, hepsi buyuk bir eksi olarak hanemize yazildi. Sakatliklara care bulunamamasi da ayri bir eksik, onu da not ediyorum.

Fenerbahce sirf tempo ve uzun top taktigi sayesinde kafadan bir +10 ekstra puan kazanmistir, biz ise Bilic'in sacma defansif tercihleri yuzunden en azindan -10 puan kaybettik. Baska soze gerek yok.

Cartalete dedi ki...

Olay sadece bu maçlık hatası değil, Beşiktaş'ın yıl 2014'de hele de bu futbol aklıyla bir stoperi sırf çabuk diye alması. Üstelik onca kemküme göğüs germe pahasına.
O yüzden Dany maç verdikçe bunu yazmaktan sıkılmayacağım şahsen.

BJK4EVER dedi ki...

Keske tek sikintimiz o olsa. Ben Dany'i elestirmiyorum da. Bize 4. stoper olarak geldi, 4. stoper olarak oynuyor. Neden Dany'e bu kadar bel bagladik, neden Ersan ve Sivok bu kadar kolay sakatlaniyor ona bakmamiz lazim. Neden antrenorumuz Karabuk macina sag acikta Atiba ile cikiyor, buna bakmak lazim. Yoksa Dany alinmis, kotuymus vs bunlar detay. Dany zaten bu takim birinci lider stoperi olarak alinmadi, 4. alternatif olarak geldi, ben burada bir problem goremiyorum.

planck dedi ki...

Mustafa, bu adam ilk kiralandığında hemen hemen bjk4ever'ın argümanlarıyla savunmadık mı? Ortada giden bir maçı tek hata ile verme ihtimali olan 4. stoper kendisi. Bunu söyledik artılarını da söyledik, ne eksik ne fazla birşey demedik. Şimdi neden böyle dany maç verdikçe bunu yazacağım diyorsun ben anlayamadım.

Cartalete dedi ki...

İşte, maç veren stopere sarıldıktan sonra maç veriliyorsa, maç yazısında da Dany'le söze girilir. Ben BJK4EVER'ın buna işaret ederek "bana Dany konuşulması doğru gelmiyor" demesinin üzerine onu yazdım.
Üç maçta stoper oynadı, onlardan ikisinde maçlarda tempo düşüktü ve açıkçası stoperlere de pek iş düşmüyordu, ufak nüanslar skoru belirleyecekti ve Dany belirledi. 8. stoper alternatifi olsa da buna değinmeden geçmek olmaz.

turkkant dedi ki...

Bence her şey beklendiği gibi gidiyor. İkinci yarı genel oyunumuz zar atmak. Bazen düşeş geliyor, Almeida Bursa'ya golü atıyor, bazen de dünkü gibi hep yek. Kendi kaderine hakim bir takım yok. Sezon sonu ikinci mi üçüncü mü olacağımızı bence biz değil, GS belirleyecek. Tahminim ligin sonuna doğru biraz işi ciddiye alıp ikinciliği alırlar. Biz de Ağustos'ta çıkacak rakipten boyumuzun ölçüsünü alıp UEFA'nın yolunu tutarız.

Bu yıl bazı dersler çıkartacak mıyız, yoksa her zamanki gibi aynı tas aynı hamam mı gidecek bilmiyorum, ama bazı konular netleşiyor.

Oğuzhan ne istikrarıyla ne mevcut etkisiyle üzerine takım kurulacak bir oyuncu değil. Seneye en azından bir tane "as" oyuncu transfer edilmeli. Takımın birinci yıldızı olmayı kaldıramıyor. Aaron Hunt bu isim mi? Emin değilim. Korkum Oğuzhan seneye Tümer, Q7, Fernandes serisinin yeni halkası olacak. Samet Aybaba ilk kurşunu sıkmıştı zaten, ilk fırsatta şımarık, kendine bakmıyor derken gün be gün yıpratılabilir. Bizim taraftarın en sevdiği şey takımın yetenekli oyuncusuna sarmaktır.

Olcay etrafındaki oyuncularla varolan bir oyuncu. O koşularının anlam kazanabilmesi için orta sahada daha yetenekli oyuncuların oynaması lazım. Oğuzhan-Fernandes beraber oynarkenki perofmansı ile şu anki arasında dağlar kadar fark var.

Sene sonunda yılın bidonu ödülü Frei'a gidecek gibi. Serdar Kurtuluş, Sezer gibi daha bidonlar var ama, bu adama 8 milyon euro bağladık. Neyse 19 yaşında, o fizikle nasıl olacak meçhul ama seneye artık...

Yıl bitiyor, transfer stratejimizi artık değerlendirebiliriz. Serdar-Sezer-Frei üçlüsüne harcanan Alper Potuk'a eşit. Maaşlarını toplarsan geçiyor da. Nicelik<nitelik. Kötü yatırım.

Tolga'da yanıldım, senenin en faydalı transferi. Atiba da parasına kıyasla iyi. Motta-Töre kiralıklardan da yeterli fayda alındı. Diğer kiralıklar Eneramo-Jones-Dany fuzuli işler oldu bana göre. Franco'da (sezon boyunca çok katkı vermese de) umut var. Şişmanoğlu da eh işte, elzem değildi, Pektemek-Tosun varken seneye akıbeti meçhul.

BJK4EVER dedi ki...

Sorun olan Dany'nin 90. dakikada hata yapmasi degil bence. 89 dakika boyunca Karabuk'e karsi neredeyse pozisyona giremememiz ve gol atmaya yaklasamamamiz. 89 dakika hucum bile edemeyip 90. dakikada stoper hatasindan gol yiyince sucu stoperde aramak bana mantikli gelmiyor. GS macinda da oyun ustunlugune ragmen yeterince pozisyona girememistik, girdiklerimizi de atamamistik. Dany degil orada John Terry oynasa 2 mac 0-0 biterdi sonuc olarak.

Bjk_KnightS dedi ki...

Bende Dany eleştirilerine katılmıyorum. Zaten alınma nedeni belliydi. İlk 11 oynayacak stoper alınamadı. Neden alınamadı konusu konuşulabilir ama maddi sorunlar cevap görülebilir. Dany sonucta 4.stoper olarak alınan ve bedava bir oyuncu. Neyse Dany konusu zaten yeteri kadar tartısılmıs. Bence bu macta asıl tartısılması gereken oyuncu dany degil. Sag acık oynayan atiba, Necip'in ofansif katkısı olmayan sag bek performansı, Olcay'ın yetersiz performansı......

Bunlara ragmen ben yine de pozitif bakıyorum. Onumuzde ki sene icin kadro taslagı hazır oldu. Eger 2.olunabilirse de tadından yenmez. Seneye icin kadro taslagı
tolga
? Franco Ersan Motta(ismail)
Veli (atiba, jones)
oguzgan ?
? (töre) Olcay (cenk tosun)
??? (pektemek)

erman sezmiş dedi ki...

niasse diyorum ben hocam ? sizin bu konudaki düşünceleriniz neler acaba ?
holosko&eneramo da tam akhisarın işine gelecek tarzda futbolcular.
toplamda bakarsak nba'deki takaslar misali bir sonuç ve niasse beşiktaş kadrosunda. açıkta da oynayabilen bir oyuncu ve fizik gücü demba ba kadar olmasa da ekmeğini taştan çıkarabilecek ve fizik devamlılığı olan bir oyuncu gibi. ha bir de hava toplarındaki etkisi durumu var ama açık olarak holoskonun bir seviye üstü(çalım yeteneği) olarak düşünülebilir, yüksek fayda sağlayabilir olarak görüyorum. öte yandan holosko&eneramo ikilisinin de takıma olan maddi yükünü azaltacaktır ?

erman sezmiş dedi ki...

öte yandan bugün dany topları da çok çok etkisiz kullandı gibi geldi bana.

beagle dedi ki...

Ben Mustafa'nın eleştirisini "bile bile lades"i eleştirmek olarak algılıyorum. Yani Dany sadece bu kapsama giren seçimlerden biri. Eneramo ve Sezer de, hatta Şişmanoğlu da bu niteliktelerdi. Ayrı şekillerde "sorunlu" ve 11 performansı vermeyen adamları takıma toplarsan sana bu şekilde sonuçlar doğururlar.

Önümüzdeki sezon planlamasında Biliç gene "inat" yoluna giderse işin tadı çok kaçar. Mesela Lescott'un tutmayacağı yaygın bir korku. Sezon sonu sonsuz ihtimal varken ve bütçe çok daha iyi hale gemişken gidip de bu seçim yapılırsa tabiki eleştiriler katlanacaktır.transferde bir adamı uzun süre izleyip almıyorsan, ortak akıl ve istatistiklerden yararlanmalısın. Pedro gelmeden oynuyordu, şimdi de oynuyor. Olcay koşuyordu, hala koşuyor. Tolga oynamadığında bile iyi kaleci kabul ediliyordu, iyi çıktı.
Örneğin Hunt almanya'da sürekli oynaması itibariyle uçurmasa bile işe yarar kabulu görüyor. Bu kabulü görecek bir stoper bulmak imkansız olmamalı.( Mesela "Kaboul" geyiğini yapmadan duramayacagım :) )

Cartalete dedi ki...

erman sezmiş,

Niasse'ı ben de beğeniyorum hatta Türk olma ihtimali de var milli takımda oynamak istiyormuş. Ancak biraz açık alan oyuncusu gibi. Yani şu 0-0'lara çözüm üretecek bir santrfor gibi değil sanki.
Oraya direkt üçe beşe bakmadan kendini ispatlamış bir kalite koymak gerek.

Lescott konusunda beagle'a katılıyorum, zaten bu son Dany hatasından yapmıştı geçen seneydi galiba. O da pek fiziğiyle ortalığı dağıtan bir adam değil.

gökhan dedi ki...

hem 5 yabancı sınırında ısrar edip hem de yabancı stoper aramak lescott ısrarından daha tuhaf geliyor bana. hadi ismail'i yazalım solbeke, yabancı stoper alında, gerisi nasıl olacak? böylesine muazzam bir grafik yakalamışken franco tekrar yedek kulübesine mi geçecek? e sağ bek? yerli sağ bek göremiyorum ben. günümüz futbolunda bek öyle geçiştirilecek bir mevki de değil. ersan franco iyi bir ikili olmuşken kaliteli bir sağ bek almak bana daha mantıklı geliyor. hilbert'in bekteki hücum katkısı simao'nun katkısından çok daha fazlaydı mesela. çok kaliteli diyemeyeceğimiz motta bile ciddi fark yaratıyor. bunları geç, lig liderine bakıyorsun, gökhan gönül ve caner olmasa bu kadar fark açabilirler miydi? bunları görmeden stoper de stoper diye ısrar etmek ilginç.

tabi transfer dedikodularından yola çıkıp eleştiri yapmak istemiyorum ama insan şaşırıyor işte.

beagle dedi ki...

@Gökhan
Ligin geçmişine bakarsan şampiyon yapan formülün genelde yabancı stoper+ en az 1 yerli golcü şeklinde olduğunu görürsün.

Franco'yu çok tutmama ve gerekli bulmama rağmen o eski tabirle oyun kurucu ve süpürücü yani libero özelliğinde bir adam. caydırıcı ve savunma bilen bir stoper olmadan kritik maç alamayız. Egemen korkmaz gittiğinden beri derbi performansımız malum.

Beklerin büyük takımın fark yaratan anahtarı olduğuna katılmakla birlikte mesela motta kalitesinin elzem olduğunu düşünmüyorum. Uğur Boral veya İsmail'in bek performansları ile çok farklı değil. İsmail'in iyi halinden de kötü. Aksi açıklanana kadar enteresan bir sağ bek bulduk bile "musa muhammed". epeydir haber alamıyoruz ama 11. aydan itibaren oynayabilir hale geliyordu.

Gelecek yıl oynayabilecek türk sayısına bakarsak:

Bankolar: Tolga, İsmail/Ersan, Oğuzhan/Hunt(?), Cenk Tosun, Töre/Olcay,
1-2 kontenjan alabilecekler: Necip, Veli, Pektemek, Frei

Genç oyuncularımızdan hiçbirini adam edemesek bile yabancı kontenjan sorunumuz olmdığı görülüyor.

Kritik yabancı transferler önem sırası ile:
1. Kapı gibi savunmacı
2. tek forvet işini kıvırabilecek 20 üstü gol atabilecek golcü,
3. atiba,jones,veli üçlüsünün işini tek başına yapabilecek önlibero
4. Çilingir (Duran top, şut, ceza sahasına girme özellikleri olan ofansif orta saha veya kanat oyuncusu)

helldoradotcom dedi ki...

Takimin mucadele istegini orselemeden kalitesini arttirabilirsek seneye daha zevkli hucum organizasyonlari olan bir takim izleyebiliriz. Radikal bir yaklasimla Franco disinda tum yabancilari gonderip yerlerine daha atlet ve daha teknik oyuncular alabiliriz. Hollanda ve Belcika ligleri bu isin membagi. Almeida yerine gonlumde yatan arslan basima birsey gelmeyecekse Peter Crouch'tir. Cenk Tosun ile cift frw oynadiklarini izlemek isterim.

tannhauser dedi ki...

ağalar, böyle çok alakasız, yazıdan da tartışılan konulardan da farklı bir husus soracağım.

dün ekşi'de bir muhabbet çıktı. zeki önder özen odtü'de yaptığı bir konuşmada mami için "muhammed demirci'nin kendisine verilen hormon ilaçlarından dolayı koordinasyon problemi var. zamanla vücudunun büyümesine alışıp bu koordinasyon problemlerini aşacak" minvalinde bir şeyler söylemiş.

şimdi hepimiz ergenlik yaşadık. iki ay önce iki santim kısa olan kolu, bacağı sağa sola vurduk. sakar sakar dolaştık. inanalım mı bekleyelim mi. yani on sene bekledik insanın inanası da geliyor hani. o kadar bekleyiş boşa gitmesin istiyor. ama diğer yandan benzer tedavi gören messi örneği var. o niye hiç koordinasyon problemi yaşamadı. hani meessi olsun filan demiyorum da salt koordinasyon problemiyle açıklanabilir mi? ne bileyim hormon tedavidi futbol zekasını, saha görüşünü, karar alma yetisini baskılar mı.

aslında schuster döneminde güzel tek pas oyunları filan yaptığı "an"lar olmuştu. ama salt heveslenmek için de subjektif bakmış olabiliriz.

salt teknik-taktik algıyla yazabilen vicdansızlar:) cevap versin. ben mesela bilic'i karakter olarak çok beşiktaş gördüğümden adama toz konduramıyorum. yani böyle içten geliyor da yapamıyorum. aklıma olumsuzluklar gelmiyor. mami'de de böyle. 10 yıl bekledik lan allahsız, sorun ne? gs maçında direkten dönmeseydi her şey bambaşka olacaktı diye ve içtenlikle düşünüyorum.

Nurettin İnce dedi ki...

Beleş değil de para verip bir stoper alacaksak Matthias Ginter ismine bakılsın bir derim. Biliyorum B.Dortmund ve avrupadan izleyenler var deniliyor ama en azından şansımızı denemek lazım. Biraz tuzlu olabilir ama rakiplerimizin Alves ve Chedjou transferlerinde verdiği para ortada. Eğer CL'ye direk gidersek alabiliriz belki diye düşünüyorum. Hem genç olmasından mütevelllit uzun yıllar Francoyla defansın ortası emin ellerde olur..

Nurettin İnce dedi ki...

Beleş değil de para verip bir stoper alacaksak Matthias Ginter ismine bakılsın bir derim. Biliyorum B.Dortmund ve avrupadan izleyenler var deniliyor ama en azından şansımızı denemek lazım. Biraz tuzlu olabilir ama rakiplerimizin Alves ve Chedjou transferlerinde verdiği para ortada. Eğer CL'ye direk gidersek alabiliriz belki diye düşünüyorum. Hem genç olmasından mütevelllit uzun yıllar Francoyla defansın ortası emin ellerde olur..