Sağbekte Oğuz Ceylan Zamanı mı?

Zapo’ya küpe yakışmış, Koca Yusuf’u da tekrar sahalarda görmek güzel... Ama asıl mesele, fotoğrafta flu kalan, kafayı beş numaraya vurmuş, hafif kirli sakal bırakıp teknik heyete “bakın büyüdüm ben, oynatın beni!” göndermesini yapmış bir çocuk… Oğuz Ceylan O’nun adı, son dönemde A2’nin değişmez sağbekiydi. Sene başında profesyonel yapılmamıştı, O’nun da Orhan gibi, alıp başını gideceği söyleniyor, Rize’ye imzasının an meselesi olduğundan bahsediliyordu.

Ama kaldı… 2013’e kadar da sözleşme imzaladı. A2’deki formasını Cebrail’e kaptırdı, ama kendisi A Takım’la çalışmaya başladı. Uzun zamandır Schuster’in gözetiminde, tıpkı Antalya maçı hazırlıklarında olduğu gibi…

Ekrem sakat, Toraman “dokunulmaz” stoper, Hilbert kontenjan sebebiyle pek mümkün gözükmüyor… E Deli İbo’nun da, “Anti-Dia” etkisi oluştursun diye sağbeke atıldığı doğrulanmıştı, direkt Schuster’in ağzından.

Tüm bu gelişmeler, bizim gibi “Öz Beşiktaş” nidaları saçan Beşiktaşlıları umutlandırıyor elbette… Oğuz Ceylan, sağbek sıkıntısının yaşandığı Antalya maçında neden değerlendirilmesin?

Bir derbi deplasmanında, 20 yıllık futbol geçmişinde hiç sağbek oynamayan Deli İbrahim’i “sağbeke” koymak; altyapı da olsa, o mevkinin çocuğu olmuş, iyi kötü “sağ bek” tecrübesi edinmiş bir genç oyuncuyu, İnönü’deki Antalyaspor maçında oynatmaktan daha cesur bir karardı… Onu yapan, bunu da yapar. Aykut Kocaman, Okan Alkan’la yaptı, pek pişman da olmadı…

O zaman kısaca Oğuz değerlendirmesi yapalım yeri gelmişken. Şayet oynarsa ve siz maç öncesi kadroları kaçırdıysanız, bir müddet “aaa Ekrem iyileşmiş yahu” diyebilirsiniz… Fizik, tarz, mizaç olarak birbiriyle örtüşen oyunculardır aslında. Oğuz, çeviklik olarak tam da bir bekte olması gereken fiziğe, çabukluğa sahiptir. Dışa çalım zor yer, içe çalım yemez… Yese bile, rakip 2 metre yol gidemeden, karşısında yine Oğuz’u bulabilir. Belini çabuk döndüren, atletik bir oyuncudur kendisi. Tıpkı O da Ekrem gibi, topun kaybedildiği noktaya pres yaparak, geri kazanmaya güdümlü bir oyuncu. Başarısız olsa da, çabuk geri dönebiliyor. Ters kademelerde sıkıntısı olabilir, ama o sıkıntı Ekrem’de de vardı zaten. Hücum olarak da Ekrem’i aratmaz, yani biraz şans bulursa sağbekte ciddi anlamda düşünülen bir alternatif olabilir…

“Madem Ekrem’le bu derece benzeşiyorlar, neden riske girelim kardeşim?” diye bir soru sorabilirsiniz. Ancak birinin 30, diğerinin 20 yaşında olduğunu hatırlatayım. Ekrem’in, kendini geliştirmesi adına çok zamanı kalmadı. Ancak, Oğuz’un önünde daha çok zaman var… Gelişime de açık bir oyuncu gibi duruyor, ayrıca daha süratli ve enerjik…

Bu maçta sağbekte Oğuz’u görürsek, ayrı bir tat olur, heyecan katar işe… Toraman beke geçer, Ersan stoperde oynarsa; yine iyi olur. En azından Toraman’ı hep görmek istediğimiz yerde görürüz, Ersan da “adam akıllı bir takımda” yeniden şans bulur. İBB maçındaki kadro pek ölçü değildi, arada Ersan’ın iyi oyunu kaynadı gitti…

En istemeyeceğim seçim de, yine İbo’nun sağbekte oynaması olurdu herhalde. Bu gibi bir seçimde “geleceğe dair bir ışık” görme şansımız olmaz. Oynayacaksa solbekte oynasın, “resmi Avrupa Ligi bekimiz” İsmail de kendini Avusturya’ya saklasın…

14 yorum:

Batistuta35 dedi ki...

Sanmıyorum ki Oğuz oynasın hele ferrari iyleştiyse hiç ışık yok bence.Ferrari hazır değilse toraman sağa, ersan ve zapo ortaya oğuz da bi ihtimal yedekte olabilir. Keşke direk çıksa 11de ama zor.Bu arada Rıdvan hazır değil mi ki? takımla çalışıyordu sürekli noldu ona?

bora dedi ki...

Bence Schuster'in Antalya macinda sagbek icin yapacagi tercih onemli. Senin de soz ettigin gibi 4 alternatif var gibi geliyor.

1. Oguz sagbek oynar
2. Tor sagbek oynar, Ersan stopere gecer
3. Tor sagbek oynar, stoperler Ferrari ve Zapo olur
4. Digerleri

Ferrari ne alemde bilemedigim icin sanirim sadece 3 secenek var. Oguz tercihi sadece bir sagbek tercihi degil, altyapidaki butun genclere verilmis bir mesaj olacaktir diye dusunuyor ve sahsen Oguz'un oynamasini istiyorum.

Ersan da tercih edilirse sorun yok ki eger Ferrari ve sagbekler Rapid macinda olmayacaksa Schuster onu birinci planda tutuyor olabilir. Dolayisiyla Oguz secimine gore daha mantikli duruyor ama yine de ozellikle altyapidaki diger oyunculara oynayabilirsiniz mesaji verilmesi acisindan Oguz'un secilmesini tercih ederim.

Saygilar, sevgiler...

alioner dedi ki...

ya ben zannetmiyorum ..oğuzun oynamasina ersani oynatir ibo beke gider..ayrica bizin rizeye yolladigimiz gençler nie top oynamıyor ya ne zaman gorsem yoklar sahada

Cartalete dedi ki...

Batistuta35, bora, alioner;

Tabi ki Toraman'ın beke geçmesi ve Ersan'la başlanılması daha yüksek ihtimal. Ferrari ise bence Avusturya'ya saklanacak. Schuster, şuana kadar sakatlıktan dönen bir oyuncuyu "oynatmak" adına acele ettini görmedik.

Ancak şöyle bir durum var; Toraman, Schuster'in kafasında neredeyse 1. seçenek stoper bölgesi için. O'nu oradan oynatmak istemeye bilir.
Bir de, bek bölgesinde daha çabuk ve hücumu seven adamları tuttuğunu biliyoruz. Bunlar da Oğuz adına iyimser anektodlar.

Bakalım ne olacak?

(Yorum göndermeden önce, yazdıklarını bir "copy" edin bence. Sorun çıkabiliyor, hata verebiliyor. Yazdıklarınız gitmesin. Bana öyle oldu mesela :) )

bora dedi ki...

Walla simdi kolayciliga kacip elestirmek istemiyorum ama "Toraman, Schuster'in kafasında neredeyse 1. seçenek stoper bölgesi için" fikri bence Schuster'in IBB maci gibi, Fener macindaki Nobre ve Nihat'in hem genel hem de pozisyonal tercihleri gibi pek dogru bir dusunce degil.

Toraman'in, ayni takimi baz alirsak, savunmasini ileri kuran bir duzende geriye kuranla karsilastirilirsa daha basarili olabilecegi tezine katiliyorum. Zaten gecen sene o yuzden stoper bolgesi icin ilk 2 tercihten biri degildi. Peki ama yeterli olur mu? Fener macina bakiyorum. Dia'nin 80'lerde buldugu firsattaki pozisyon hatasi, Niang'in yine ilk yarida buldugu sanstaki pozisyon hatasi... Bunlar Fener'in mactaki en net pozisyonlari diyebilirim. Hepsinde de Toraman var.

Terim GS'sinde Bulent yillar yili sikintilar yasadi, hatta hatirladigim kadariyla kimse kendisiyle anlasma yapmadigi icin takimda kalmis ve sonrasinda savunma isini ogrenerek tekrar vazgecilmez olmustu. Ayni sey belki Tor icin de olabilir. Bazen yetersizlik oyuncunun kararliligi ve takimin basarisi ile birlesirse evrimsel bir gelisime sebep olabilir. Bulent orneginde oldugu gibi. Buyuk konusmakta istemiyorum ama Toraman'i yillardir seyrediyoruz, acikcasi Besiktas'in banko stoperi olmaz diyorum. Bu iste sikinti yasariz. Bakalim Schuster bunu ne zaman gorecek.

Bu arada IBB macindan Schuster'in bir sonuc cikardigi simdiye kadar yaptiklariyla dogrulandi ama Nobre ve Nihat konusunda gerekli cikarimlari yapip yapmadigini henuz bilmiyoruz, onumuzdeki surec bunu gosterecek.

Cartalete dedi ki...

Bora katılıyorum kesinlikle. Hatta Fenerbahçe maçında, yenilen golde de dikkat edin, Toraman topa güdümlü.
Zaten Zapo, kaleye giden topa yönelmiş, daha sen niye gidiyorsun yetişemeyeceğini bile bile?
Topa güdümlenmek yerine, topun geri düşme ihtimaline karşılık, Niang'ın önüne geçse, o rahat gol vuruşu olmayacak.

Genelde her Türk stoperin sorunudur aslında, topa güdümlü olmak. Zaten normal şartlarda Toraman, sağbekte Beşiktaş'a daha faydalı olur. Çizgi savunmada, Toraman'ın stoperlik hataları aza indirgenebilir ancak bence de Beşiktaş'ın "net bir stoperi" olamaz.

Gabriel Milito'yu almak lazım Barca'dan. Adam senede 10 maça çıkamıyor orada.

bora dedi ki...

Cartalete; Tor olsun, Servet olsun, Zan olsun aslinda gayet iyi fiziksel ozelliklere sahipler, ama yine de yeterli defansif futbol aklina sahip degiller; cunku adam adama markajin yapildigi bir egitim duzeni icerisinden geliyorlar.

http://santapelota.blogspot.com/2009/12/3-5-2-in-provincial-brazilian-football.html

Bu link'te neden Brezilya'dan komple orta saha oyuncularinin cikmadigi guzel bir sekilde anlatilmis. Christian vakasina da bir aciklik getiriyor diyebiliriz. Ayni seyin "Turk futbolunda neden defans oyuncusu yetismiyor" versiyonun yazilmasi lazim fakat kendi adima bunun en temel nedenlerinden birinin / birincisinin adam adama markaj verilerek yetistirilme zihniyetinde yattigini dusunuyorum. Ozellikle Feldkamp'in ilk GS donemi ile baslayan bu surec Terim GS'sinin zirve yaptigi 2000 yilindan sonra iyice azaldi fakat Tor, Servet, Zan yine de bu egitim duzeninin icinden cikmis oyuncular. Buyuklere gelmeden once adam adama markajla oynuyorlardi. Belki onumuzdeki yillarda yetisen yeni savunma oyunculari ile ayni sikintilari yasamayiz.

O yuzden Tor'un benim gozumde takimin iki stoperinden biri olarak gorev yapmasi icin kendini bayagi asmasi lazim. Bakalim Schuster bunu ne zaman fark edecek.

Bana deseler ki Tor'u illa oynatmak zorundasin ama nerede oynatirsan oynat, diger bolgelere istedigin iyi oyuncuyu secebilirsin; Tor'u 1. olarak holding midfielder pozisyonu icin, 2. olarak sagbek pozisyonu icin dusunurum. Haa ideal mi degil, ama stoper bolgesinden daha basarili olur.

Bu arada Bobo'ya devre arasi Turk vatandasligina gecerse daha yuksek bir kontrat teklif edilecekmis diye duydum. Asli astari var midir? Eger bu islem olacaksa, bence hemen gidip "birinci sinif bir sagbek" almak lazim. Gecen sene Nihat, Tabata toplamina verilen 12-14 milyon Euro 1. sinif bir beke verilse acimam, o derece, Srna diyoruz :)

Cartalete, Oguz bire bir kanat oyuncu savunmasini Ekrem gibi biliyor yazmissin diye anladim. Benim gorebildigim kadariyla Ekrem bire bir kanat oyuncu savunmasini bilmeyen hatta hic bilmeyen biri. Tor bile bu isi tam anlamiyla yapamiyor.

Levent Kömürkara dedi ki...

Bir aralar Beşiktaş'ta Murat Ceylan vardı. Akrabası mı?
Bir de Ahmet Çakar vs. Shaq etkisi yapacak bir şey söyleyeyim Milito defans mefans değil :)

Cartalete dedi ki...

bora;
Toraman ve Türk futbolunun defans zihniyeti konusunda haklısın, ekleyebileceğim bir şey yok.

Bobo'nun Türk olması konusunda, Türk statüsü kurallarını okudum, işin içinden çıkamadım. Sanırım her hangi bir milli forma giymediyse, 5 yıl sonunda Türk olabilir kanunu kalktı. Biraz zorlaştı diye biliyorum. Aslında Türk olsa, milli takım için de harika olurdu. Tabi Beşiktaş için daha da harika olur :)
Türk olur, olmaz. Ama şu sözleşmesi uzatılsın artık, huylanıyorum.

Oğuz'un, mücadeleci ve "önde sindirme" seçeneği sebebiyle Ekrem benzetmesi yaptık. Yoksa, müdahaleleri Ekrem'den daha nettir aslında. İzlediğim 2 canlı maçında, rakipler fazla bizim A2'nin kalesine gelemedi. O yüzden net olarak, ters kademe vesaire gibi durumlarını değerlendirecek fırsatım pek olmadı. Oynarsa, Tita karşısında görürüz :)

Levent;
Valla bilmiyorum akrabalığının olup olmadığını.
Milito'ya da haksızlık etme be :) Son maçta çok iyiydi mesela, uzun zamandır oynamamasına rağmen.

bora dedi ki...

"Bire bir kanat oyuncu savunmasi" ile bekin rakip winger'in karsisinda yer aldigi mucadelelere vurgu yapmak istedim. Mesela Figo eskiden Barca'da iken Roberto Carlos'la yaparlardi :) Euro 2004'de Portekiz - Ingiltere macinda Ronaldo ve Ashley Cole duellosu gibi... Fener macinda Q7'nin Gokhan'i karsisina aldigi ya da Dia'nin bizim sagda Ekrem'i aldigi ya da solda Ismail'i karsisina aldigi pozisyonlar diyelim...

Aslinda bu tip mucadeleler gorece olarak cok fazla pozisyon bilgisi gerektirmiyor. Rakibe ne kadar uzakta, hangi yonde ve acida duracaginiz tamamen rakibin ve sizin fiziksel yeteneklerinizle ilgili.

Ters kademeye girmek cok daha fazla pozisyon ve defansif futbol akli gerektiren bir husus. Benim biraz once bahsettigim rakip winger'in beki karsisina aldiktan sonra hiz veya cesitli trick'ler kullanarak ice disa calim atip sut veya orta ile bitirmeye calistigi pozisyonlar. Mesela son dunya kupasinda Robben - Bastos eslesmesi.

TR'de su anda bu tip bire bir kanat oyuncu savunmasi yapan Gokhan harici bir bek yok. Aslinda bunu belli bir dereceye kadar yapabilmek standart bir is olmali.

Fener macinda Ekrem'in Dia karsisinda bir halini gordum, acidim gercekten, bir insan rakibi bu kadar mi okuyamaz. Ismail de bu konuda cok zayif. Rakip hucumcu karsisinda iken hicbir hareketini okuyamiyor. Ozer ve Topuz'dan calim yenmez!

Oguz bire bir kanat oyuncu savunmasini standart yapsin yine yeter :)

Cartalete dedi ki...

Evet Bora anladım şimdi.
Birebirde rakibi karşısına aldığında, tek hamleli bir oyuncu değildi gördüğüm kadarıyla. Dediğin gibi araya mesafe koyuyor ve çabukluğuna güveniyor. Ya rakibin topu ayağından açmasını, ya da içe veya dışa çalım hamlesini bekliyor müdahale yapmak için.
Dediğim gibi, belini çabuk döndüren atletik bir çocuk olduğu için, bu tip durumlarda başarılı olur çoğunlukla.

Levent Kömürkara dedi ki...

http://futbolsuzyapamam.blogspot.com/2009/05/beck-hakknda-4-cumle.html

15 ay oldu şunları yazalı(en azından soyadı için alınırdı)

özkaynak düzeninde ömer faruk diye bir golcü var (kaya mı ünver mi bilemiyorum) eğer 5 sene önceki golcülük vasıflarına katkı yaptıysa çok ses getirir.

bu arada milito'yu istemiyorum ya kesin gelir :)

bora dedi ki...

Anladim, guzel...

Dedigim gibi bu da bir yetenek. Rakibin ne yapacagini okuyarak ona gore kendini ayarlayip pozisyon almak ve hamle yapmak... Mesela rakibin islemi orta ile sonuclandirmasi kesinlikle bu mucadeleden yenik ayrildiginizin belgesidir...

Beklerimizin boyle olmadik yerlerden, duz adamlardan yedigi calimlar beni gicik etmistir :) 3 kisi bir adama basip o ortayi ya da pasi verdirdigi anda cinlerim tepeme cikar :)

Her bek bunu cok iyi yapiyor demiyorum ama en azindan belli bir standart olmali. Ornegin Dani Alves'in bire bir savunmasi zayif. En basitinden Ugur Boral'in onu ne hallere dusurdugunu hatirlayalim. Ama Ismail kardesim, sen bir Alves degilsin, Topuz'dan da calim yeme! Bu bakimdan Uzulmez'den kotu. Uzulmez gencliginde bu pozisyonlarda gayet basarili idi hatta Avrupa standartlarindaydi, gerci o zamanlar rakip disa calim atmak istediginde kimi zaman sagina yatip tek mudahalelik rakibin topu biraz kaldirmasi ile rahat gecebilecegi kolaya kacan hamleler yapmaz degildi ama karsisina Q7 gelse Uzibo onu yer derdik :) Istatistiklere gore Scala doneminde SL grup maclarinda en cok faule maruz kalan oyunculardan biri desek sanirim Uzbio patentli cekistirme sanatinin vardigi yer hakkinda birseyler ifade eder! Yine de su anki hali bile bu bakimdan Ismail'den iyi. Uzibo'nun savunmasinin daha iyi olarak dusunlmesinin veya hocalari tarafindan hala sans verilmesinin en onemli sebeplerinden biri bu diye dusunuyorum. Yoksa bence gelen butun hocalar Uzibo'nun pozisyon savunmasinin cok zayif oldugunun farkindadir...

Umarim Oguz oynama sansi bulur. Ama o olmasa bile Ersan oynayacak gibi gorunuyor.

Cartalete dedi ki...

Levent;

Ömer Faruk'u biraz izledim, geçenlerde u16 derbisi vardı Fenerbahçe ile. Sürekli genç milli takımlara alınan bir çocuk sanırım o.
Emirhan var birde, fizik muazzam da, teknik olarak yetersiz gibi.

bora;
Zaten dikkat edersen, gelen hocalar önce İbrahim'i oynatmıyorlar, farklı seçeneklere yöneliyolar ama en son yine İbo'da karar kılıyorlar.
Biraz da muhalefet sorunuyla, bunca yıl iktidarda kaldı gibi :) Ama özverisi yatsınamaz elbet. Neler yaşadı neler.
Afarozun kapısından döndü, dönem dönem taraftarla arası bozuldu, yani en ufak şeyinde büyük homurtu koparılan zamanlar çok oldu. O özgüvenini geri kazanıp, tekrar kendini kabullendirmesi büyük olay.