Maç Öncesi: Gençlerbirliği - Beşiktaş

Kafile Ankara’ya uçunca, biz de kadrodan haberdar olduk. Bobo sakatlanmış… Son derece mühim(!) bir maçta da dinlendirilmeyince kaçınılmaz oldu. Buna rağmen yine Fatih Tekke kadroda yok. Silindiğinin bir resmidir… “Umudunuz Nobre” yani anlayacağınız… O da sakatlıktan yeni çıktı zaten.

Açıkçası, bir “orta forvet Nobre” faciası daha yaşamak istemiyorum. Porto maçında kendisine biçtiği “sahte dokuz” rolüyle, Schuster de aynı şeyi düşündüğünü gösterdi aslında. Yani, o da “en uçta” Nobre’nin olmadığı bir formasyon peşinde. Şöyle bir çözüm olabilir; Quaresma son maçlarda Bobo’nun rol aldığı “sol forvet” bölgesine dahil olur, Onur da forvet arkası & sahte dokuz alanında. Yani, Nihat’ın Porto ve Kasımpaşa maçlarındaki yerinde…Nobre’yi sağ forvet gibi oynarken izledik bu sezon, çok kötü değildi. En azından orta forvetteki hallerinden iyiydi diyebilirim. Oradan çok fazla top sürmesine gerek yok, hücum aksiyonları Quaresma tarafından yönlendirilir. Onun trivela ortalarında, Nobre uzak direkte etkili olabilir… Orada oynayacak bir başka oyuncu Holosko’nun, normal şartlarda “top sürme” ve defansın arkasına sarkma gibi yetilerle Nobre’nin önünde. Ancak kendisinden eser yok. Topu kaval kemiğine vurdurup auta çıkan bir hale dönünce, hızı – top sürmesi gibi işleri de para etmemeye başladı. Yani bu konuda Nobre’ye yaklaştı gibi zaten…

Nobre, en azından duran toplarda etkili bir silah olur, az öncede bahsettiğim gibi; Quaresma’nın tersten yapacağı ortalarda tehlike arz eder. Onur, Guti ile çok az oynadı. Sanırım Mersin maçının sonlarında beraber aynı ortasahayı paylaştılar… Böyle bir ikili sahada olduğu vakit, topun Beşiktaş’ta kalma süresi bir hayli artacaktır. Şu sıralar güvenini kaybetme noktasında olan bir takım için önemli bir artıdır topa sahip olmak…

Kasımpaşa beraberliği, Gaziantep BLD mağlubiyeti… Takımı ve Schuster’i ciddi şekilde tartışılır hale getirdi. Psikolojik anlamda çok önemliyken, Trabzonspor’un pek fazla zorlamadan, Bursaspor gibi bir deplasmandan gayet “temiz” bir galibiyetle çıkması, sıralama anlamında da çok kritik bir hale döndü bu maçı… Bunun yanı sıra üstte iki adet mağlup olmuş bir takım var: Fenerbahçe ve Bursaspor… Yakındaki rakiplerle arayı eritmek adına da son derece değerli bir 3 puan Beşiktaş’ın önünde.

Alınabilir mi? Artık o bir soru işareti oldu. Bobo’nun da olmadığı bir ortamda, ilk gole kadar maç yine sıkıntı içinde geçecektir. Ancak Gençlerbirliği’nin de önemli eksikleri var. Son haftalarda potansiyelini hatırlayan Ermin Zec sakat. Bunun yanı sıra stoper Aykut ve Harbuzi de sakatmış…

“Koştuğu mesafeyi arttırmak için, maçta kros çalışması yapan Tabata” yine kadroda. Allah vere de 11’de olmasın...

23 yorum:

Adsız dedi ki...

duran topta etkili olur derken?15 korner atıp pozisyona giremeyen bir takımın olduğunu unuttunuz sanırım?

Cartalete dedi ki...

İşte bu sezon toplam 4 duran top golü var yanlış hatırlamıyorsam epi-topu. Onların 3'ü Nobre ait. O açıdan yani..

ederlezi12 dedi ki...

Yarın totem yapıp maçı alt yazılardan , sporxten takip edeceğim . . . Bu tarz durumlarda işe yarar genelde . Hadi bakalım :)

Cartalete dedi ki...

Benim de bir ara böyle maçlarda "uyuma" totemim vardı. Hiç skordan haber almadan, direk sonuca yönelik hareket :)

Adsız dedi ki...

Yukaradaki kadro muhtemelen çıkar.Tek fark onur yerine tabata oynar.Bu da bizi kanser etmeye yeter.

enorton dedi ki...

eksibesiktas'a yazdıklarımı buraya da yazayım;

Orhan Gulle, Serdar Kurtuluş 2 eski Beşiktaş'lı, Olcan eski Fenerbahçeli ve Antep Serdar ile Olcan'ın iki harika goluyle Fenerbahçeyi yendi. Biz çok kolay futbolcu harcıyoruz. Denizli'nin en sevmediğim yanı bu idi, Serdar Kurtuluşu bedavadan verdik Antep e. Gençler dağlıldı gitti, Batuhan tamam kafa olarak noksan ama o da bedava gitti. Bugün bakıyorsun Engin i Şenol hoca adam etti mmilli takımda, Burak bizde Fenerde neydi, bugün takımın en önemli adamalarından biri. Keza Umut Bulut daha düne kadar ıslıklanıyordu. Schuster e en çok güvendiğim konu gençler konusuydu ama Antep Belediye maçına 17 kişiyle gitmesi ve sahaya as takımla çıkması beni hüsrana uğrattı :(

Şampiyonluk şansımız tabiki yine de var ama bugün Trabzon ligin en formda ekibi ve Beşiktaş, Ferner, Bursa ve Gs yi de yendi. Bundan sonra durdurmak çok zor bence. Bursa yenildi, Fenerbahçe yenildi, yarın mutlaka kazanmamız lazım ki hiç olmazsa ikincilik için potada olalım. Sonuçta 2 eleme de olsa Şampiyonlar ligi şansımız olur. Mutlaka kazanmalıyız, futbolcuların ve hocanın biraz asılması lazım. Azcık gayret gösterseler olacak, kaybedilmiş bişey yok henüz.

Olur da yarın ki maçımızı kazanırsak haftaya evimizde Konya ile oynayacağız, seyircinin de gazıyla Konya yı rahat geçeriz ve bu kabus günler bitip tekrar form tutarız diye düşünüyorum.

enorton dedi ki...

Bobo'nun Antep Belediye maçında o kondisyonuna rağmen 90 dk oynatılması ve sonucunda sakatlanarak bu maçta oynamayacak olması gerçekten facia bir durum. Bobo oynuyor da ne oluyor diyenler olabilir ama sonuçta elimizdeki en golcü futbolcumuz. Nihat da bu çok önemli Antep Belediye maçında sakatlandıktan sonra elimizde Nobre, holosko kaldı. ( Tekke noldu belli değil, açıklama yok)

Nobre nin sakatlık durumu nasıl bilemiyorum ama sakatlandıktan sonra bir futbolcu ilk 11 başlayamaz gibi bir kuralı olduğunu duydum hocanın bu gerçekse yarın Nobre ilk 11 başlamaz. Nobreyi yazdığın yerde Holosko olur.

Onur da yedek olur, yerine Tabata oynar (gençler konusunda Schuster giderek ümitlerimi kırıyor). Ernst - Guti sağ sol iç, ön libero Mehmet A. olur bence...

Cartalete dedi ki...

Ben de yine o tip bir kadrodan çekiniyorum. "Domine" etmemiz gereken maçlarda Necip eksikliği hissediliyor. O olmaz, bir de forvet arkası Tabata olursa, son maçlardaki görüntü değişmez.
Tamamen Guti'nin ve Quaresma'nın ayağına bakılır.

enorton dedi ki...

Aslında Mehmet A. önünde Necip - Ernst ve forvet arkası Guti olamaz mı diye düşünüyorum ancak hoca Guti yi sağdece sağ - sol içte denedi. Necip in olmadığı maçlarda bariz bir enerji eksikliğimiz var. Necip mücadelesi ile, yırtıcılığı ile ortasahada oyundan düşmüyor, adam eksiltiyor, faul yapıyor ne bileyim mücadele ediyor işte. Ama hoca bugüne kadar dedi ki Mehmet A. varsa, savunma önünde o oynar. Sanırım daha hiç yedek kalmadı Mehmet A... Bir de şu var Ernst savunma önüne göre sağ -sol içde daha verimli oluyor, hoca da Ernst'i bu bölgede kullanmak istiyor.

Tabata yerine Onur olasılığı bence Mehmet A. yerine Necip olasılığından daha yüksek. Eğer yazdığın kadro çıkarsa yani Necip ve Onur ilk 11 de, o zaman hoca beni gerçekten çok şaşırtmış olacak.

bora dedi ki...

Mac oncesi yazisi ile alakasiz bir post'dur :)

Dun Antep Fener macinin ilk 60 dakikasini seyrettim, amacim Orhan'in ne durumda oldugunu gormekti. Kolombiya macindan sonra ilk, toplamda 2. seyredisim oldu. Sunu net olarak soylemek lazim: Bu cocuk "fizik olarak" birak TR ligini, bence Ingiltere liginde bile su an siritmaz. Topuz ve Kazim ile beraber sahadaki en kuvvetli oyunculardan biriydi ve daha 18 yasinda. Sanki bana 1 sene oncesine gore daha da kuvvetlenmis, kaslanip, kilo almis gibime geldi. 1 sene once A takimda ilk 11 oynar diyordum :)

Dun savunmanin onundeki ilk oyuncuydu, Murat biraz daha orta saha hucum iliskisi kuran tarzda bir oyun sergiledi. Orhan da biraz hareket eksikligi gozume carpti, daha mobilize olmasi lazim, bu maca mi ozgu, yoksa daha genel birsey mi bilmiyorum. Eger daha az hareket edecekse, cok iyi pozisyon almasi gerekiyor, bunun icinde daha cok oynamasi, zaten su anda en buyuk eksigi ust duzey mac oynamamas olmasi, baska birsey degil. Sut atma yetenegi var ama gelistirmesi lazim fakat en azindan deniyor, bu da guzel. Top kontrolu ve pas yetenegini zaten biliyorduk.

90'larin ikinci yarisindan gunumuze orta sahada dominasyon ve savunmanin onundeki ilk oyuncu deyince aklima Suat, Tugay ve Aurelio geliyor. Tugay tam bir deep lying playmaker idi ve bizim dunya kupasi ucunculugumuzun bana gore mimaridir, o gitti kaosa duzen getiren yeni bir oyuncu bulamadigimiz gibi daha farkli bir futbol anlayisi gelistirmeyi de basaramadik. Suat ve Aurelio'nun tarzlari ayni olmasa da biraz birbirine benziyor, ikisi de hucum orjinli oyuncular olmalarina ragmen kendilerini daha defansif pozisyonlarda yeniden tanimladilar. Bu oyuncularin en buyuk ozelligi pastan ziyade top kazanma yetileri ve kosu kapasitesi olmustur.

Kadroyu dusunuyorum biraz: Yigit, Selcuk ve Orhan; Ekici'nin pozisyonunu bilmedigim icin dahil etmedim. Selcuk Tugay kabilinden bir futbolcu, fakat onun kadar iyi bir pasor degil, De Rossi'ye benzetiyorum biraz. Yigit ikinci gruba benziyor, top kazanan tarzda. Orhan su an ikisinin ortasi gibi gorunuyor ve bence kisa surede Yigit'in onune gecer, hatta su an ki hali bile siritmaz. Hala top kazanirken, ayni zamanda oyunu kontrol etmemizi saglayacak Aurelio tarzinda bir oyuncu yok. Olmasina gerek var mi, o da ayri bir soru tabii! Ekici eger savunmanin onunde oynamiyorsa, bence Orhan'in mevcut kadro icinde en buyuk rakibi Selcuk olur.

Cartalete dedi ki...

Ben Orhan gitmeden önce A2'deki son durumunu da izlemiştim. O hareketsiz tavırları stili biraz, kendini heba etmeden top kazanıyor.
Sezileriyle, pozisyon bilgisiyle vesaire... Tıpkı fiziği gibi bu konuda da Avrupai.
Katılıyorum, 18 yaşındayken bu kadar sırıtmayan hatta maçın iyilerinden biri olarak gözüken bir adam, böyle giderse 5 sene sonra parayla alınamaz.
Ve bunları yazarken bir taraftan da içim gidiyor tabii :)

bora dedi ki...

Dogru diyorsun, yani Orhan'in potansiyelini gormek icin tek bir mac yeterken, bizim teknik direktor, yonetim ne yapiyordu cok merak ediyorum, cekirdek citletiyorlardi herhalde :( Tek bir macini seyrettim ve dedim ki bu cocuk 1 sene onceki haliyle bu takimda iki uc mac alistiktan sonra 11 oynar, bunun icin muneccim olmaya gerek yok.

Necip ile Orhan'in arasi nasildi acaba? Orhan kendisine Necip kadar deger verilmedigini hissedip duygusal olarak da etkilenmis olabilir. Anladigim kadariyla bizim altyapiya sonradan katilmis. Dusunuyorum da Orhan, biraz onde solda Necip, sagda Onur ile yas ortalamasi 19, fizik kalitelerine gore 29 olan bir orta saha su an hic siritmadan ligde oynarmis :(

bora dedi ki...

Maca gelirsek, benzer fikirler icindeyim fakat Onur'un gorev tanimi bence cok 'loose', boyle bir pozisyonda hatirlarsan Kayseri macinda da oynadi ve etkisiz kaldi, nerede duracagini bilemedi. Acikcasi bu tip bir gorev Onur'u bizim gozumuzde degil ama kamuoyu nezdinde biraz yipratabilir. Daha ne yapacagi belli bir rol lazim diye dusunuyorum. Benim birinci talebim Guti'nin savunmanin onundeki oyuncudan ilk topu almaya gelen birinci kisi olmamasi, onu forvet arkasinda gormek istiyorum acikcasi. Savunmanin onunde Ernst ya da Aurelio oynasin, ataga cikarken Guti'ye yaklasan kisi Necip ya da Ernst olsun, defansa gelirken de yine ayni kisiler savunmanin onunde oynayan oyuncuya yanassin.

Simdi rakibin nasil oynayacagi da onemli! Karaman bir formul buldu, Sivas ve Kasimpasa da aynen devam ettirdi. Gencler bence ayni formulu uygulayabilir, ozellikle rakip orta saha ile savunma arasina giremiyoruz, cunku oraya bir adam sokmuyoruz. Guti geliyor topu Aurelio'dan aliyor, Ernst soldan ice kat etmeye calisiyor filan derken bu oyun tarzi calismiyor. Ayrica rakibe ileri cikma sansi taniyoruz, Guti'ye baski yapmaya calisiyorlar cunku, biz de o baskiyi bir turlu istedigimiz gibi kiramiyoruz. Schuster'den bu konuda bir cozum goremedik, halbuki Kayser'ye bakiyorum, gercekten birseyler var, calisilmis gibi. Ayrica Ernst o kadar yaratici bir adam degil, o yuzden 1-2 gibi degil, 1-2 ile 2-1 arasi birsey bizim icin daha iyi olur. Guti onde pozisyon alir, rakip savunma ile orta saha arasinda, boyle olunca rakibi kendi sahasina itmemiz de daha kolay olur diye dusunuyorum. Ernst ya da Necip'den biri de ya da tercihen ikisinin oynamasi durumunda sirayla on tarafi forse ederler.

Q7'nin oynayacagi garanti. Onur'u ortada dusundugumuzde, eger Guti bir onceki paragrafta belirttigim sekilde pozisyon alabilirse yine bir derece makul, Guti ile diyaloga girebilir, kimi zaman yer degistirebilirler, Onur mesela savunmaya donerken orta sahanin sag icine filan kayabilir, dedigim gibi bir dereceye kadar makul; fekat aynen daha onceki gibi Guti savunmadan cikan ilk toplari alacaksa bence Onur icin riskli ve cok gereksiz bir pozisyon olur, birseyler yapabilecegini pek sanmiyorum, cunku su anda Onur henuz takim arkadaslari nezdinde de yerini saglamlastirmis durumda degil, Kayseri macinda bir pozisyon hatirliyorum, top almak icin taa en geriye geldi, Toraman ona vermeyip, kendisi uzun kullandi, bre kafir(!), sen ne anlarsin uzun top atmadan, o yuzden ilk soyledigim sekilde olursa hayir demem, bu durumda Nobre sagda olabilir, Holosko olabilir, mesela rakip ileri de baski ile baslarsa ve bizim cark da soyledigimiz sekilde kurulur ve calisir ise, macin basinda Holosko'yu arkaya kacirip pozisyon bulabiliriz, yine sonrasinda bizim dusunceler sahada vucut bulursa rakip buyuk ihtimal geriye cekilecektir, ama yine de bu oyunculari ters toplarla bulusturmak mumkun olabilir diye tahmin etmekteyim.

Guti'nin gorevi ayni kalir ise bu durumda bence Nobre'nin orta forvetligini Onur'un yipranmasina tercih ederim, o zaman Onur sagda pozisyon alabilir.

Adsız dedi ki...

onur-necip-nobre yok tabata-holosko var.Schuster deki bu ısrar niye gerçekten anlamıyorum.

Cartalete dedi ki...

Yine IQ'su düşük adamlar çoğunlukta..

Maçı almasına alabilir de, bu "boş adamlara" olan ısrar beni huzursuz ve mutsuz ediyor kafadan.

bora dedi ki...

Kadro nedir, arkadaslar, ona gore maci seyredip seyretmemeye karar verecegim? :)

Cartalete dedi ki...

Rüştü
Hilbert Toraman Ersan Üzülmez
Guti Aurelio Ernst
Tabata
Holosko Quaresma

Alternatif arayanlara ya da totem yapacaklara, Sicilya derbisi önerilir TV8'de :)

bora dedi ki...

Neyse yaw, yine de seyredelim, ama gereksiz adamlarla doldurmus...

Bare Cenk oynasaydi, anladigim kadariyla Rustu'nun hatalarini bekleyecegiz, Cenk'in daha sirasi gelmedi herhalde, belki de bu mactan sonra gelir :(

Cartalete dedi ki...

İzleyeceğiz tabi ki canım.
Bence zaten maçı da alacağız da, kadroya, özellikle de Necip'in oturmasına ısınamadım...

enorton dedi ki...

Bu sefer 11 i doğru tutturdum :)

Cartalete dedi ki...

Evet, Schustercan'ı iyi çözmüşsün. Benim de öyle geçiyordu aklımdan ama içimden geçeni yazdım biraz :)

İyi maçlar.

enorton dedi ki...

Çok şükür kazandık, baktım da ismail - İbrahim tercihinde yanıldım, yine tutturamadım :)

bora dedi ki...

Uzulmez Schuster'in birinci tercihi su anda, kritik maclarin coguna onunla cikti ve ozellikle milli takim arasi (Almanya, Azerbeycan) bu biraz daha belirgin. GS macinda da Uzulmez'i tercih eder diye tahmin ediyorum. Hollanda macina bagli olarak ve/veya sans verecegini tahmin ettigim Konya macindaki performansiyla Ismail bu donguyu kirma sansini yakalayabilir, %35 ihtimal veriyorum :)

Sagbekte Hilbert Erhan'in simdilik onunde gorunuyor, bakalim Ekrem geldiginde ne olacak!

Stoperde Tor ve Ersan Zapo'nun onunde. Tor - Ersan ikilisinden kim kimin onunde bilmek zor, bana Tor gibi geliyor, bakalim Ferrari gelip kartlar yeniden karildiginda nasil olacak!