Dün Avusturya maçındaki oyun pek iç açıcı olmayabilirdi. Ancak maçın hiçbir anında “kaybederiz” hissine kapılmadım. Rakip zayıf, eksik olabilir ancak Belçika’ya deplasmanda 4 atmış bir takımdı nihayetinde. Buna rağmen penaltı pozisyonu dışında gollük akın yapamadılar. Oyun sürekli dengede gitti; “ezber bozan” oyuncular hangi taraftaysa o kazanacaktı, bu da Türkiye’ydi…
“Arda olmasaydı işimiz çok zordu” gibi bir kanı oluştu maçtan sonra. Ancak Arda gibi oyuncuların anlamı, zaten böyle maçlarda ortaya çıkar. 3-2, 4-4 gibi skorlarla bitecek, topun sürekli kale değiştirdiği maçlarda "yaratıcı oyuncuların" yapacağı etki; kontrollü giden, tek golün bile çok şeyi değiştireceği maçlarda yapacakları etkiye göre çok daha azdır. Keza bu aralar Alex'in Fenerbahçe'ye yaptığı katkı, yine bu mantığın ürünüdür. Zaten Arda’nın bireysel olarak tabela değiştirme şansı, bu maçın taktiğinde direkt olarak düşünülmüştür Hiddink tarafından.Mustafa Denizli milli takımın başındayken, “keşke Sergen kulüp takımında kötü oynasa da, hemen alıp onu Milli Takım’da oynatsam; kendini orada gösterme çabasında bulunsa” diye düşünürmüş. Bunu kendisi açıkladı… Aynı durum, dün Arda için geçerliydi sanki. Kendini biran önce ispat çabasında olacaktı; o nedenle Hiddink maç eksiğine rağmen ona ilk 11 şansı verdi ve plan tuttu… Attığı gol şahane; boşa hareketlenme, ters çalım ve son vuruş.
Hakan Balta’nın İsmail’e tercihini yanlış bulmuştum maçın öncesinde. Ancak maç anında hem Avusturya’nın oyun stilini, hem de genel oyun akışını gördüğümde; bu seçim daha anlaşılır hale geldi kendi adıma… Çoğunlukla set oyunu oynanıyordu; beklerden gelecek ofansif katkı öncelik değildi. Zaten amaçlardan biri; ceza sahasına isabetli orta olsaydı, Burak yerine Semih tercihini de görebilirdik. Hakan tercihi tamamen topsuz oyun sebebiyleydi. Uzun topa dayalı oynayan Avusturya’ya karşı fiziki bir önlemdi…
Mehmet Ekici teknik olarak direk futbolcu, topu alışıyla bile belli ediyor bunu. Ancak gördüğüm kadarıyla öne çıkan net bir özelliği yok. Ama Hiddink nedense seviyor böyle oyuncuları; Özer de bu tip bir oyuncuydu, onda bulamadığını bu aralar Ekici’de arıyor.Lakin; ben Mehmet Ekici’nin uğruna Nuri’yi arkada oynatmazdım. Ya da; uzak forvetli oyundan vazgeçmezdim… Dün Hamit, burada sıkça tabirini kullandığım tipik bir “sahte 7” görevi üstlenmişti. Görevi sağ kanattı ancak asıl desteği ortasahaya verdi, kanat değil forvet arkası gibi oynadı zamanla. Ekici ise Burak’ın arkasında serbest oyuncu gibiydi; yeri geliyor ortasahayı üçlüyordu.
Bence gelecek planında; Nuri buradaki Mehmet Ekici görevini alabilir, böylelikle ortasahaya Mehmet Topal, Necip gibi eklentilerle daha da enerjik bir takım haline gelinebilir. Ya da Hamit – Selçuk – Nuri ortasahası bozulmaz; Semih yeniden orta forvet, Burak – Tuncay gibi isimler de sağda uzak forvet rolünü görür. Bu iki seçim de; Mehmet Ekici’li düzenden daha uygun geliyor bana.
Dün sahada gurbetçi oyuncu çoktu ama Türkiye sınırları içersinde futbolcu olmuş isimlerle sonuç geldi diyebiliriz. Gerçi Gökhan Gönül konusunda dayanamayıp “yahu gurbetçi olmadığına emin misin?” dercesine girip baktım wikipedia’dan. Bafra doğumluymuş gerçekten… Futbolu Alman olan oyuncular arasında, şu an için en değerli kazanç Serdar Kesimal'dir bana göre. Çok önemli bir boşluğu doldurdu... Yani sağ stoper aranırken, sıra her an Semih Yuvakuran'a falan gelebilirdi.Konu Milli Takım olunca benim için tek dayanak "kazanmaktır". Kazanırken iyi oynamak ve sahadaki genç oyuncuların fazlalığı ekstra mutluluklar oluyor elbette. Ancak 2 senede bir büyük turnuvaya katılma durumundan, senede 4-5 resmi maç oynayan bir takımdan bahsediyoruz. O yüzden milli takım konusunda, özellikle bizim ülke için kazanmak öncelikli olmalı. Dün iyi oyun yoktu ama “kazanan oyun” vardı. Belçika maçı için de umutlandırdı… Her zaman rakiplerin bize uyguladığı şeyi, Hiddink Türkiye’ye getirmeye çalışıyor anladığım kadarıyla. O yüzden Belçika maçında da, “hiçbir şey oynamıyoruz” derken bir bakmışsınız ki; grup ikinciliğini garantileyip dönmüşüz. Ama o zaman da hedef bitmez, bu kez en iyi ikincilik maçlarına çıkılır Almanya karşısında vesaire… Çünkü diğer grup ikincileri arasında da arayı 3. ile fazlaca açan birileri yok…





















