Derbi Öncesi: Beşiktaş – Fenerbahçe

Geçenlerde şöyle bir geçmiş derbileri hatırlayayım dedim; İnönü’de en az 8 mağlubiyet geldi aklıma bir çırpıda… Oğuz’la Boliç’in çıldırdığı , son Ferrari sapıtmasına kadarki süreçte 8 kez mağlup oldu Beşiktaş İnönü’de. Bunun yanı sıra, Kadıköy’deki mağlubiyetler de 4’le sınırlı son dönemde. Johnson’un Ahmet Dursun’un ayağını eline vermeye çalıştığı, sonrasında Ahmet’in kırmızı gördüğü, Yasin’in gol attığı maçla başlıyor; Batuhan’ın egoistliği, sayılmayan Higuain golü; sonraki maç Cisse’nin erken atılışı; bir sonraki maç Bobo’nun penaltı kaçırışı… Bu mağlubiyetlerde de hep bir şeyler ters gitmiş olmasına rağmen, teslimiyetçi olunmamıştı.

Ancak İnönü’deki maçlarda, takriben 10. dakikada o maçta yenileceğimizi anlıyorum. Hem taktiksel çarpıklık, hem de oyuncuların ruh hali onu işaret ediyor genelde. Demek ki bir şeyler yanlış yapılıyor, İnönü’de kazanılan maçlarda ise demek ki bir şeyler; farklı ve doğru yapılmış…

100. yılda birçok konuda Beşiktaş, Fenerbahçe’nin önündeydi. Onu saymazsak, Beşiktaş’ın son dönemde Fenerbahçe’ye karşı 3 galibiyeti var. Del Bosque zamanında kazanılan, Carew’in gol attığı maç; Delgado’nun getirip, Bobo’nun tamamladığı Türkiye Kupası yarı final ilk maçı; bir de Fink’le 3-0… Bu maçlardaki Beşiktaş’ın ortak özelliği; “rakibi boğayım, döner bıçaklarıyla dalayım, daha ilk yarıda 3-0 olsun” gibi saldıray bir mantıktan ziyade, topsuz oyunda çok dengeli bir takım tertibi ortaya koyması ve bulunacak az ama öz pozisyonlardan sonuç almasıydı…Bu maçta da aynı mantığın yürürlüğe girmesi gerekiyor, ki Fenerbahçe de bu işi çok iyi yapıyor… Öncelikle Fenerbahçe’nin olası kadrosundan girelim konuya. Geçen seneden, bu seneye doğru zayıflayan iki bölgesi var Fenerbahçe’nin; birincisi Lugano, ikincisi Niang… Niang, Fenerbahçe’nin “az ama öz pozisyondan sonuç alma” stratejisi için çok özel bir forvet olmasının yanında, top taşıma özelliğiyle de önemli katkılar yapıyordu. Şimdi o yokken, Fenerbahçe’nin hücumdaki top taşıyıcısı sadece sol kanadı oluyor… Stoch, Dia ya da Caner.

Mehmet Topuz ve Volkan oynayacak duruma gelmiş, ama Kesimal yetişememiş gözüküyor. Beşiktaş için en iyi haber budur sanırım, savunmada Bekir var… Forvette Bienvenu mü, yoksa Semih mi oynar? O biraz karışık. Ama nispeten daha hareketli, kanalları zorlayan bir oyuncu olduğundna Bienvenu tercih edilir herhalde. Stoch yerine Caner tercihi de gelebilir. Sol kanat ve forvet konusunda bir bilinmezlik var gibi…

Carvalhal ise yine Fernandes’le Guti’ye “maç Lig TV’de izlenir” demiş. Son yıllardaki Fenerbahçe mağlubiyetlerinde, %70’lik katkı payını “narin ortasahalar” sağlamıştı… Bu maçtaki ortasahanın sert olacağı kesin. Ya Kiev maçındaki gibi bir 3’lü olacak, (Ernst – Aurelio – Necip ) ya da son Mersin maçındaki gibi 2<>1 dizilecek ortasahada, Ernst – Necip ve önlerinde Veli ile çıkılacak…

Aurelio’nun sahada oluşu bazı konularda çok faydalı. Ama bazı da yan etkileri var… Savunmaya göre pozisyon aldığından, ortasaha ile arasını açabiliyor ve önde karşılamak yerine, stoperler arasında pozisyon alışları bazen sorun çıkartabiliyor… Alex, karşısında gömülmüş bir takım bulunca mutlaka kendisine bir gol açısı buluyor mesela… Bu adama, bire bir markaj da para etmedi (1-0’lık son Kadıköy mağlubiyetinde Toraman’a verilmişti bu görev) savunma arasına ekstradan ortasaha oyuncusu konması da para etmedi…

O yüzden benim önerim şu; hem Alex’in bu özelliğinden daha az zarar almak, onu kaleden tutmak için; hem de Fenerbahçe’nin top taşıyıcı oyuncu azlığından faydalanmak için bu maçta savunmayı önde kurmak, ortasahada basmak gerek diye düşünüyorum…Quaresma iki Fener derbisi yaşadı, ikisinde de 5 üzerinden 2 yıldızlık performans gösteremedi… Kenarda oynadığında, yiyorlar onu; bu bir gerçek. Ama kontrolü daha az, Bekir’le birebir oynama olasılığı daha yüksek bir bölge var; ikinci forvet… Varsın topsuz koşu yapmasın, sırf markajdan kurtulmuş şekilde, cepheden top almasıyla bile büyük dert açabilir Fenerbahçe’ye. Attığı jeneriklik gollerin de birçoğu, cepheden alıp gittiği pozisyonlarda geldi nitekim.

Aynı zamanda topsuz oyunda da daha bir denge olur. Sağda Hilbert – Holosko kemik gibi, keza soluna göre, sağda daha bir tek adamla (Gökhan) hücum yapılan bölgede İsmail – Veli de topsuz oyun için gayet yeterlidir. Her yönüyle sert, dinamik ve çabuk hücuma kalkan bir takıma döner Beşiktaş bu 11’le… Forvette de tercihim; bu dinamik yapıya daha bir uygun olduğu için; gol koşuları ve vuruşları daha net olduğu için Pektemek olurdu. Almeida’nın da tam hazır olup, olmadığını bilmiyoruz. Maçsızlık kötüdür çünkü…

Evet, söyleyeceklerim bu kadar. Zaten az bir şey kaldı, dün hiç fırsatım olmadı yazı bugüne kadar sarktı, kusura bakmayın. İyi maçlar…

8 yorum:

helldoradotcom dedi ki...

Toraman Alex'i tutamadi ama Fink bu gorevi basarmisti diye hatirliyorum yanilmiyorsam. Toraman'in misyonunu tamamladigini dusunuyorum, bu aksam oynamamasi bir artidir. diger yandan fenerbahce basarili bir sezon geciriyor gibi gorunse de oynadigi oyun pek tatmin edici degil bence. Tek elle tutulur yani ortasahalari ki cetin bir ortaha ile cevap verebilirsek cok sorun olmaz. Zaten bu feneri de yenemiyorsak bence hic heveslenmeyelim bu sene sampiyonluk icin.. Ben aksam icin umutluyum.

forma-aşkı dedi ki...

Serdar Kesimal çok beğendiğim bir stoper ve eksikliği bizim için avantaj..Ama bana göre bu akşam en büyük avantajımız Dia'nın olmayışı..Bana Fener'den birini çıkar deseler ya Emre'yi ya da Dia'yı çıkarırdım..Son maçta Ekrem Dağ'a bağırmaktan sesim kısılmıştı,adam koridor yaptı..

Alex,bence zirveyi geçen sene yaptı..Bu sene iyi değil,tabii ki çok akıllı ve teknik bir oyuncu ama düşüş yılları geldi..Bu yaşlarda bir Hagi performansı olmaz bana kalırsa..Yıllardır takımda görmeyi kabullenebileceğim tek Fener'liydi..

Bana göre biz bugün bir hatta 2 adım öndeyiz..Her Beşiktaş maçının kahramanı Lugano yok,Niang yok,Dia yok..Alex bahsettiğim gibi,Bekir canlı bomba ve Volkan ve Gökhan Gönül sakatlıktan yeni çıktı,direnci çabuk kırılabilecek bir Fenerbahçe var..

Orta sahayı ele geçirdiğimiz zaman-Emre faktörü çok önemli,keza Fink'li 3-0 lık maçta da sakatlanıp çıktıktan sonra rahatlamıştık-bu maçı rahat alırız..

Cartalete dediğin gibi dirençli bir orta sahamız olacak ve oyunu bırakıcak,oyuna küsecek çok futbolcumuz yok,bu büyük bir avantaj..Aslında gecenin ismi oynayacağı iyi ve ya kötü oyun ne olursa olsun bana göre Veli olacaktır.İyi oynarsa kral,kötü oynarsa Fernandes alınmaz mı? geyikleri dönecektir..-Alınmalımıydı,en azından 18'de olabilirdi,Guti'de yokken-

Bizim dizilişimizden,oyun formatımızdan falan bahsetmeyeceğim kadro belli gibi zaten..Simao biraz kıpırdansın alırız bu maçı..

tearkan dedi ki...

kazanan takım bozulmaz evet; ama büyük maçlar da büyük futbolcularla kazanılır. ben fernandes'in en azından 18'de olmasını tercih ederdim. neyse bunu tartışmak için artık çok geç.

alex konusuna gelince 4-2'lik maçta ferrari'nin kırmızısına kadar necip de gayet başarılıydı o rolde. ferrari'nin kırmızısından sonra aurelio necip'le değişip defansa geçince alex'in ne kadar boş kaldığını ve maalesef ne kadar etkili olduğunu gözlerimizle görmüştük tribünden.

bu maç içinse içimde gereğinden fazla bir umut var; ama yazıda da belirtilen 8 mağlubiyet de akla gelmiyor değil. kezman'dan gelen aşırtma, daha kleberson'un golüne sevinirken gelen tuncay'ın golü vs.

abi bu arada fernandes, guti, edu falan yokken hala simao'suz kadro kurup ilk 11'i tutturmama konusunda ne kadar inatçı olduğunu da göstermiş oldun. :)

BenYaptımOldu dedi ki...

"Futbol 90 dakika süren ve sonunda Almanların kazandığı bir oyundur"
Gary Lineker.. Oysa Türkiye'de Fenerbahçe'ye karşı derbiler 90 dakika süren ( ama FB yeniliyorsa onları kurtarabilme adına süresizdir!! ) her iki takımın da 11 kişinin oynadığı, maç içerisinde eğer ezilen taraf Fenerse bir şekilde YARDIM EDİLEREK EN AZINDAN MAĞLUP EDİLMEMEK İÇİN elden gelenin yapıldığı bir oyundur.. Şahidim TARİH' tir.. Fu maçta favori Allah'ına kadar biziz, form olarak ta yükselişteyiz ama bir anda 3-0 öne geçmediğimiz müddetçe ben bu TFF & MHK ortaklığının gene bize sorun yaratacağını düşünüyorum. Umarım yanılırım. Yanılırsam ben FARK bekliyorum Beşiktaşımdan.. Çünkü görünen gerçek bu !!! ( Not: " Futbol ligtv'de izlenir demiş" lafına koptum.. Helal olsun Mustafa kardeşim :D

Erdal dedi ki...

Cartalete'yi 2 Portekizli sınırı da kesmemiş ki, onların sayısını da 1'e indirmiş :)

Bugün bir başka yerde okumuştum, ilk yarıda Fenerbahçe ile İnönü'de oynadığımız maçları genelde kazanıyoruz. Senin de saydığın 3 galibiyetin 2'si bu tanıma uyuyor. Diğeri zaten ZTK maçıydı. Bu da enteresan bir istatistik. O 8 mağlubiyetin içinde ilk yarıda oynanan bir maç var mıydı?

Alex'i geçen seneki 4-2'lik maçta Necip Ferrari'nin kırmız kartına kadar çok iyi tutmuştu. Ama bu sene bence ona da gerek kalmayacak. Çünkü Alex artık miadını yavaş yavaş dolduruyor. Bir de Niang gibi stoperleri sağa sola götürerek boş alan yaratan ve böylece Alex'e ceza sahasına koşu yapma imkanı veren bir forveti yok artık Fenerbançe'nin. Beni daha çok Selçuk, Baroni vb.'lerinin atacağı duran top golleri ile Gökhan Gönül'ün bindirmeleri düşündürüyor.

Kadron defansif açıdan kuvvetli, anlık patlamalar yaparak sonuç alabilecek bir kadro, ancak muhtemelen bu kadro çıkmayacak (zaten sen de bunu biliyorsun). Bence Mersin maçına göre Mustafa-Almeida ve Necip/Ernst-Aurelio değişiklikleri ile maça çıkarız. Kişiler ve anlık performanslar tabi ki önemli ama bence sistem daha önemli. Umalım ki 4-3-3'e dönüş yapmasın bu maçta Carvalhal (bu oyuncu grubuyla mümkünse hiç dönmesin, o ayrı).

Cartalete dedi ki...

Bak bu ilk yarı olayı enterasanmış evet :) Zaten Fener'le oynanan hiç bir "final" maçını kazanamadık ligde, Türkiye Kupaları hariç tabi...

Kleberson'un gol attığı maç ilk yarıdaydı, diğerleri hep 2. yarı.

Johnsen'li maç da var da o baya eski. Preko'nun sıyırdığı maç son maç falandı zaten; Serhat'ın 2attığı, İlhan'ın atıldığı maç Şampiyonlar Ligi için kritikti, onu da kaybettik. Diğer İnönü maçları da, sonuncusu hariç şampiyonluk adına kritikti, kaybedip durduk.

Neyse... Bugün bence de, yukarıdaki kadro çıkmasa bile epey şanslıyız.

Çıkacak kadroyu da yazayım, dilek değil tahmin olanı:

Cenk
Hilbert Sivok Egemen İsmail
Necip Aurelio Ernst
Quaresma Almeida Simao

Oyun anlayışı da Maccabi maçına benzer; set savunma, hızlı hücum.

Bu arada Fenerbahçe 11'lerinde Stoch yerine Caner yazıyor, bu da iyi haber Beşiktaş için. İçe kat eden kanat oyuncusu daha tehlikelidir, o yüzden Stoch'un oturması avantaj.

ihsan dedi ki...

Simao acaba Carvahal'ın evlatlığı falan mı ? Carvahal hiç düşünemiyor mu, işler azıcık kötüye gittiği vakit, taraftarın Simao'yu ıslıklayacağını, sahadan sileceğini. Necip, olsaydı bari :(

BJK4EVER dedi ki...

Aslinda bu fikir bende cok cok uzun zamandir var, ama bu mactan sonra iyice kesinlesti, eminim artik. Besiktas'in kurtulusu Pektemek ve Almeida'li klasik 4-4-2 oynamaktan geciyor, hatta bu ugurda Simao ve Quaresma'dan birinden bile feragat edilmeli/edilebilir.