Hocam Zil Çaldı!

Şimdi “takım yorgun” diyeceğim de, 15 gün dinlendikten sonra çıkılan Eskişehir deplasmanında da durum buna benzerdi. Orada da, İsmail’in taştan çıkarttığı ekmek dışında pozisyon yoktu, bugünde takım birilerinin taştan ekmek çıkarmasını bekledi… Hem zihin, hem de fiziksel olarak bir yorgunluk olduğu gerçek. Ama aynı gerçeklik, bazı oyuncuların iddaa bülteni misali maç seçtiği konusunda da bakidir maalesef… Mücadele ve “maçı isteme” açısından bu kadar siyah-beyaz maçların yaşanması tesadüf olamaz.İlk 11’e çok laf edemezdim, klasik Ekrem ve Aurelio – Ernst seçimi gibi bazı nüanslar dışında. Takımda özverili oynayacak oyuncu adedi fazla gibiydi, Portekizlilerin onları hareketlendirmesine bakardı… Ama Simao’nun bitkinliği, Fernandes’in “genişliği” sürüyordu. Yine iş, aslında yardımcı oyuncu olarak öne çıkması gereken isimlere kalmıştı. Durum böyle olunca Holosko, yine civa adam olmaya çalıştı; Pektemek, yalnız kaldı ve fiziki durumu sebebiyle geride kalan oyunculara zaman kazandıracak topları da tutamadı; Necip – İsmail yine her maç olduğu gibi en azından çabaladılar, “arandılar” ama buldukları şey kırmızı kart oldu vesaire…

Aurelio’nun performansı, defansın alacağı pozisyonla birebir alakalı aslında. Defans çok geride takıldı maçın ilk yarısında. Aurelio arada, hücumcular da çok ileride kaldı bu durumda… Zaten yorgun olan adamların geriye koşma mesafeleri uzadı, topu aldıklarında da hem kaleden uzak kaldılar hem de dirençten… Fernandes kötüydü, aynı zamanda “rahattı”. Beni rahatsız eden nokta da bu aslında… Her pası adamın ağzına atacak diye bir şey yok, ama kötü giden pasından sonra pozisyonuna koşmak yerine sabit kalmayı yeğliyor, bu görüntüyü sevmiyorum. Necip ikinci yarıya çok iyi başlamıştı, takımın “dalgınlığı” her şekilde ona patladı diyebiliriz. Kırmızı yediği pozisyonda stoperlerin, özellikle Egemen’in ciddi hatası vardı. Hızını almış oyuncunun önünde durmak yerine, ofsayt taktiğine kalkıştı. Hani hiç topu alamasa, direk kendisi topla giden adamı indirse; Necip hemen dibinde olduğu için sarı kart yerdi… İkinci kırmızıda da yan hakem hatası var. Ancak kırmızıları bile bu kadar tereddütsüz ve sıfır toleranssız çıkarabilen bir hocayı, Orhan Gülle’ye gelecek 2. sarıda da görmek isterdik…Carlos Ağabey’e bir şey diyemem fazla, kötü oyunun ana sebebi o değil. Ancak maç oynanırken zamanla görüldü ki, burada daha “aç” oyuncuları tercih etmek uygun düşermiş. Mesela Antalya maçında denediği, Ernst – Necip ortasahasının önünde hareketli 4 hücumculu bir Beşiktaş, daha farklı şeyler ortaya koyabilirdi. Bir de, en azından Almeida dönene kadar bu takımın Edu’ya ihtiyacı var, gerçi ben Almeida’ya da tercih edebilirim onu… Çünkü takım zaman zaman kopuk oynuyor ve hücumda “kavga verecek” adam arıyor. Ki Edu, aslında sadece güreşçi santraforlardan da değil, teknik ve hızlı da bir oyuncudur. Pektemek de, Edu ile daha anlamlı olur, daha rahat pozisyonlarda topla buluşur diye düşünüyorum. Kuvvetini kazanana kadar, onu stoper kucağından uzak tutmak gerek… Hani sahada Guti olsa, araya bir koşu yapar diyeceğim de; öyle bir şey de söz konusu değildi...

Analizini yapmakta zorlandığım maçlardan biri oldu, zira üzerine konuşulacak pek bir şey yaşanmadı futbol adına. Sıkıcı giden derste, kulağı zilde olan öğrenciler gibi bakıyordu oyuncuların gözleri… 9 kişi ile en azından yenilmeden bu molaya girmek, hiç yoktan iyidir. Dönüşte sıkıntının yorgunluk mu yoksa “can istenince oynama” durumu mu olduğu anlaşılır. Rüştü’ye teşekkürler, ben Stoke City maçından sonra 10 gün yatar demiştim ama adam kalkıp puanı aldırdı…

Bu senenin, önceki seneden en büyük farkı kadro derinliğidir sanırım. Ama bunu tam olarak uygun kullanamadık, bugün fırsatıymış. Yedek ağırlıklı çıkılsa belki 1 puan da alınamayabilirdi, ama takımın daha canlı olacağı kesindi. Zira Beşiktaş bugünkü haliyle, “maçı alabilirim!” sinyalini hiçbir dakika veremedi… Neyse, bir nefes alsınlar bakalım, ara zamanında geldi. Zaten ben "yahu nerden çıktı bu milli takım arası? tam da havayı bulmuşken..." demeyi unuttum. Hep zamanında geliyor bu ara arkadaş.... Bir de, Alves'in yarısını aldık diye 15 maç oynatma sınırı falan mı var? Şu dönemde göremeyeceksek, ne zaman fırsatını bulacak merak ediyorum.

55 yorum:

Adsız dedi ki...

...Ancak kırmızıları bile bu kadar tereddütsüz ve sıfır toleranssız çıkarabilen bir hocayı, Orhan Gülle’ye gelecek 2. sarıda da görmek isterdik… Aslında herşeyi hakeme bağlamak saçmalık ancak bu cümlen o kadar önemli ki.. orhan kesinlikle atılmalıydı ilk yarıda ve durum eminim daha değişik olurdu bir fazla oynayarak. Takımda bazı oyuncular maç seçiyor tespiti de dogru.. Bu bir rezalet. Ve de aslı da bunu sebebi "başsızlık" yani hocaya yeteri dereceden daha saygı duyulup mücadele istikrarı saglamıyor bazıları.. Hepimiz onları performanslarından biliyoruz. tek skorla yıkıp yakmayalım. Ancak bu "rahatlık" hakkaten rahatsız edici !!!!

Alper Sarıkaya

Adsız dedi ki...

Maçı izemediğim için bir yorum yapamayacağım.Yazma nedenim Fernandez hakkındaki düşüncelerimi paylaşmak ve sizin görüşlerinizi öğrenmek.gecen sene daha gelmesi söz konusu olduğunda fernandez in çok iyi bir orta saha olduğunu ve bjk nın tek doğru transferi olduğunu söylüyordum..Hafta içi kupa maçını izledikten sonra bu gün de öyle düşünüyorum açıkcası..bence uluslararası standartlarda bjk nın tek oyuncu o..Avrupadaki 20 top class orta sahasını bir kenara bırakırsak baş altı kategorisinde önde gelen oyunculardan..Barca real, manu dışında hiç bir takımda sırıtmaz yer bulur..her eve lazım.Yaşı, yetenekleri,oyun bilgisi göz önüne alındığında q7 den bile daha önemli görünüyor bana..Bir guti olamayacak belki ama pekala gattuzo olabılir gibime geliyor...nedersiniz? saygılarımla

siyah beyaz

matiasemilio dedi ki...

tahlili,kritiği zor bi maçtı hakkaten..akşamdan beri yazıyı bekliyodum,nihayet okudum ve yatıyorum :)
ellerine sağlık abi..

ihsan dedi ki...

Son 3 senedir Beşiktaş'ı yalnız Avrupa'da oynarken izlemek geliyor içimden. Ara ara böyle 90 dakika heba edilen maçlar oluyor. Tüm futbol zevkim gidiyor. Tek heyecanım olan Necip, İsmail kırmızı görüyor. Umudum olan, Pektemek yanımdaki Beşiktaşlı! adamlardan dünya bir küfür yiyor. Futboldan soğuyor insan böyle maçlarla. Burak oynasa, Mehmet Akyüz girse, Alves'i görebilsek heyecanı yerine gelen yalnız biz olmayız eminim, takımda hareketlenir. Ligde ilk 4 önemli üstelik. Risk ise bunları yapmak, yapılabilir. Yoksa Nobre'nin frikikten gol attığı bir lig beni çok kendisine bağlayamıyor.

Cartalete dedi ki...

Alper Sarıkaya,

Ben de bu maçtaki sorunun hakem ilan edilmesini istemem, ancak bu çelişkili durum can sıkıyor. Pektemek'in alt baldıra gelen tekmeye (adamın yüzü kendi kalesine dönük, amaç uzaklaştırmak değildi yani)ikinci sarının çıkmaması komedi.

Siyah Beyaz,

Zaten benim ara ara olan Fernandes eleştrilerimin hiç biri futbol içerikli değil, teknik anlamda tam da bahsettiğin düzeyde bir oyuncu. Ben de çok istedim kalmasını. Ama bir stantard tutturamadı. Yine de ısrar edilmeli, birinde ısrar edilecekse o Fernandes olmalı yani.

matiasemilio,

Teşekkürler.

Cartalete dedi ki...

ihsan,

İşin sonunda benim de üzüldüğüm, maçı en çok isteyen iki adamın kırmızı görmesi ve önümüzdeki maçta da oynayamayacak olmaları... Pektemek'e küfür durumlarının benzerleri yüzünden, ben hem stattan hem de mekanlardan uzak kaldım son dönemde. İnsanın sinirleri zıplıyor...

tearkan dedi ki...

bu maç için söylenecek pek bir şey bulamıyorum açıkcası. hakem ilk yarının ortasında topu tutsa, dönüp bizimkilere beyler istemiyorsanız oynamayalım dese hepsi tamam diyecekti sanki. diğer tarafta ise 4 maçtır puansız, yeni teknik direktör değiştirmişi önce ibr puan alalım da arkası gelir diyen bir antep vardı.

ilk yarıya ilişkin konuştuğum iki şey; spikerlerden birinin futbolcu eşi olduğunu iddia ettiği sarışın abla ve orhan'a gösterilmeyen ikinci sarıydı. zaten carlos'un bursa'da egemen için aldığı önlemi abdullah da orhan için aldı.

ikinci yarıda ise kırmızı kartlar vardı konuştuğum. hani şu ilk yarıda orhan'a gösterilmeyen. ikincisi zaten kafadan ofsayt. ilk pozisyonda da 'diğerlerine' olsa sarıyla geçiştirilecek bir pozisyon olurdu. net.

kazım'a, gökhan'a çıkartıl(a)mayan
kartlar bize gelince nedense(!) çok kolay çıkıyor arka cepten. halis özkahya'nın necip'in pozisyonunda yan hakeme bile bakmadan elinde kırmızıyla tereddütsüz koşuşunu 'diğerlerinin' hangi maçında gördüğünüzü hatırlıyor musunuz? ondan sonra da beşiktaş ligin en çok kırmızı kart gören takımı deniliyor. bu doğru bir savunma değil biliyorum; fakat gösteril(e)meyen kartların yanlışlığı yanında doğrulaşıyor.

gs veya fb en son ne zaman, bir anadolu kulübüyle oynadıkları maçta, iki kırmızı birden gördü acaba? kartlardan birinin tartışmalı oluşundan, diğerinde pozisyonun ofsayt oluşundan ve rakibe ilk yarıda gösterilmeyen kırmızıdan bahsetmiyorum bile. gece gece üşendim; ama en kısa zamanda bakacağım buna.

son olarak; biz stoke'yle iki ayda bir hazırlık maçı yapalım. ağaç yaşken eğilir demişler; ama adamlar 38'lik rüştü'yü bile yan toplar konusunda eğitmiş. üstelik 90 dakikada. yılda 3-4 tane maç yapsak; bizim lig çıtır çerez gibi gelir, cenk canavar olur bunların elinde.

tearkan dedi ki...

son olarak demiştim; ama yazmayı unutmuşum. burak, mehmet, alves gibi oyuncular simao bu kadar formsuzken, pektemek böyle güçsüzken, ernst sakatlık sonrası formsuzken, aurelio'ya çok yük biniyorken bile şans bulamıyorsa ne zaman şans bulacak?

özellikle burak'ı dünya gözüyle bir görelim. önce röveşata, bu hafta da frikik golü attı nobre. kıyamet yaklaşıyo carlos hoca; bi şans ver şu çocuklara.

tamam çok sempatik, karakterli, antep maçı sonrası burcu esmersoy'a söylediklerini göz önünde bulunduracak olursak, eh hatundan da anlıyor; ama rotasyon konusunda biraz sıkıntısı var sanki hocanın.

sozcelykk dedi ki...

Fernandes'in rahatligi bu seneye mahsus degil,gecen sezon da rahat bir goruntu veriyordu , tek farki bu sezon taktik anlamda saha ici liderligi verdigimizden dolayi topla daha fazla hasir nesir olmasi.bazen lakayt sekilde kaptirip savunma oyuncularina bomba birakabiliyor ama cok fazla olmadigi muddetce ferdinin buna hakki var diye dusunuyorum, sahada ayaginda top oldugunda guvenebildigim tek adam fernandes. Digeri de aurelio.

Herneyse fernandesle ilgili asil bahsetmek istedigim sey sut oraninin sezon basindan beri 0a yakinsamasi,bu takimda en iyi sut ceken oyuncu acik ara farkla fernandes, cok daha fazlasini bekliyorum ben,bu muazzam yeteneginden faydalanamiyor olusumuz cok uzucu.

Adsız dedi ki...

Fernandes aslında maça çok iyi başladı fakat ne Simao ne Pektemek nede Holosko ona ayak uydurabildiler.

Adamın bütün verkaç denemelerinde top kaybettiler.

Oyunda ileri uç topa sahip olamadıkça Ferdiye ve Necipe binen yük gittikçe arttı.Marco iyice defansa yaklaşmak durumunda kaldı.Oyunun boyu iyice uzadı.Bu yüzden çoğu kez Necip ve Ferdi tüm sahayı tekbaşına top sürerek geçmek zorunda kaldı.

Maalesef Pektemek çok zayıf bizim taraftarımız onda bir İlhan görmek istiyor .Ama şu form durumuyla bu imkansız.İlhan çok güçlü bir futbolcuydu ikili mücadelelerden kaçınmaz ve çoğunda başarılı olurdu.

Ekrem de sağbek olarak bütün hocaların gözüne nasıl girebiliyor anlamak mümkün değil(Avusturya milli takımı dahil)


Bu oyun için bize gereken santrafor Pektemek olamaz (Almedia bile soru işareti)

O yüzden son sözüm;

Yetiş yaaa Bebe!!!

Serdar

forma-aşkı dedi ki...

Maç ile ilgili yazılacak çok şey var ama hepsini pas geçiyorum..Bana göre skandal bir maç yöneten hakemi bile..Yahu bu adam da sırf Fernandes'i eleştiriyor diyeceksiniz ama yavaş yavaş herkes nasıl bir oyuncu olduğunun farkına varıyor..Sadece kendine oynayan,sahada agresif olduğu dakikalarda bile ya kendisine faul yapıldığı için ya da rakip takımdan bir futbolcuyla atıştığı için o ruh halini alan bir futbolcu..Doğru düzgün adam kovalamaz,kaptırdığı topa basmaz,nerede bulacak bu rahatlığı?Fernandes kötü topçu asla değildir..Takımda Guti'den sonra ayağına en hakim futbolcudur,top saklama konusunda son yıllarda Beşiktaş'ın en iyisidir..Frikik asistleriyle,3 kişinin arasına dalıp dalıp çıkmalarıyla herkesin gözünü boyamı başarmıştır..Bu kadronun kesinlikle Simao-Quaresma,Fernandes üçlüsünü hatta eğer Guti olacaksa-ki en kötü hali şu takımda oynar-bu üçlünün 2 sini kaldırmaz..Bunlar Carvalhal'ı çok güzel kafalamışlar,burası çok açık ve net..Neyse hala sinirlerim pek yatışmadı keşke her maçımız Avrupa'da olsa en azından futbol izleriz,paşaların keyfi yerinde oluyor..3 deplasman Eskişehir,Bursa ve Gaziantep toplam 5 kere kaleye gidemedik..Bunu bize kimsenin yapmaya hakkı yok..İçerde oynadığımız Antalya maçı,Beşiktaş'ım İnönü'de hiçbir zaman böyle mahkum oynamadı.İçerde Ankaragücü maçı kurtarıcı Fernandes!! 2 top kesti..İlk yarıda kaçan 2-3 pozisyon en iyi futbolumuz,o da en büyük küme düşme adayı Ankaragücüne karşı..Kimse kalkıpta yorgunuz hikayesi anlatmasın,her maç mı yorgunsun arkadaş..-Carvalhal-

Adsız dedi ki...

Eskişehir,Bursa,Gaziantep maçlarında toplasak 3 gol pozisyonumuz çıkmaz herhalde.Beni asıl üzen nokta yazında belirttiğin gibi “Zira Beşiktaş bugünkü haliyle, “maçı alabilirim!” sinyalini hiçbir dakika veremedi”.Beşiktaş’ı bu zihniyette görmek en üzücü durum olsa gerek.Takım bizim iş yerindeki halı saha ekibine benziyor.Simao müdür ortada takılıyor öyle,Fernandes eskiden amatör oynamış yaşlı amca her top alışında kolayı seçmek yerine en yetenekliniz benim arkadaş diye belirtecek gereksiz ekstra bir hareket yapıyor ama top kaybında bizden geçti zaten havalarında,Necip,İsmail işe yeni başlamış elemanlar hırs var ama sorumluluk alma anlamında onlar varken bize iş düzmez durumundalar.Takım olarak o kadar yavaş oynuyoruz ki rakibi eksik yakalama gibi bir şansımız yok.Geçen sene kısırlaştığımız maçlarda Guti topu çok geriden alıyor ve hucüm oyuncuları ile aradaki mesafe çok uzak olduğu için etkili olamıyorduk bu sene bu görevi Fernandes almış durumda.Topu aldığı noktalarda rakip kaleden o kadar uzak ki gole dönük bir hareket beklemek imkansız.Geride Ernst,Necip önlerinde Fernandes’i denemek ve 4-3-3 den vazgeçmek gerektiğini düşünüyorum.Mümkünse birde Ekrem Dağ’ı sağ bekte görmeyelim…


Mehmet

Pamukk dedi ki...

guti de ernst de olmalı sn. hocamız
ve bu kadar yumuşak hoca beceriksiz başkan yönetim varken daha çok hakkımız yenir.

Adsız dedi ki...

Cartalete,

Orhan Gülle aslında Mehmet Aurelio yerine düşündüğüm bir oyuncuydu fakat dünkü maçtan sonra biraz hayal kırıklığına uğradım. Acaba Beşiktaş'a karşı oynamanın verdiği heyecan yüzünden mi böyle saçmaladı, yoksa ümitsiz vaka mı? Futbolundan bahsediyorum. Modern bir ortasaha oyuncusu zor gibi gözüküyor.

balticman

enorton dedi ki...

Gazeteci: "Takım yorgun muydu?"

Mourinho: "Yorgun? Günde 15 saat çalışıp ayda birkaç yüz euro kazanıp evine dönen baba yorgun olur. Biz değil"

Yorgunluk asla bahane olmamalı eğer gerçekten dün akşamki ölü toprağının nedeni yorgunluksa Ersnt neden kenardaydı, Tanju, Burak Mehmet Akyüz neden forma şansı bulamadı diye sorarlar adama. Bence bu maça 1 puan için gidilmişti ve alındı gelindi.

Geçen yıl kırmızı gördüğümüz her maçı kaybettiğimizi hatırlarsak 9 kişi kalmış takımın berabere bitirmesi bence başarıdır.

Bu maç çok sevdiğim hocamızın kadro seçiminde hatalı olduğunu düşünüyorum. Orta sahada Orelyo ve ilerde Simao dinlendirilmeli, gerekirse ikinci yarı girmeliydiler.

dünkü takımda tek top yapan adam Fernandesti. Top kaleciden stoperlere geliyor, Egemen alıyor 2 m yanındaki Fernandese veriyor. Fernandes Orelyoya veriyor, orelyo geri Fernandese veriyor. Fernandes Necipe veriyor, Necip tekrar Fernandese veriyor, Fernandes Simao ya veriyor, Simao kaybediyor. Aynı şekilde Fernandes Pektemek ve Holoskoya verdiğinde yine toplar rakip oyuncular tarafından kazanılıyor. Fernandes de başladı aldığı toplarla adam geçmeye, kalçasını koyup top saklamaya vs.

Zaten bu anlayışla galip gelmek imkansız, stoperler neden pas yapıp topu ortasaha kadar getirmiyor anlamıyorum. yine savunmadan ilk etapta top alacak kişi Fernandes değil, Orelyo olmalı, Fernandes biraz daha ön bölgede topa sahip olmalı yoksa tek gol şansımız holoskonun rakibin içinden geçerek pozisyon yaratması ya da duran toplar olacak.

Geçelim diğer ve asıl önemli konuya, pazartesiye bu maçın konması ve 2 oyuncumuzun oynamaması resmen skandaldır. Q7 olsa belki de kazanacaktık ama bunun üstüne gidecek ne başkan ne de yönetim var. Başkan FB nin, kulupler birliğinin ve lig tv nin haklarını bizden çok savunuyor. bunun sonucunda da hakemler cart diye kırmızıları yapıştırıyor. Biliyor ki ertesi gün hiç tepki olmayacak. Aynı hakemler, medya - taraftar ve yönetimin baskısı sonucu FB ye aynı kartları veremiyor.

Geçen yıl yine bu blogda artık hakem duymaktan kusmak geldi demiştim ve bir arkadaşla tartışmıştım. ancak bu haftaki maçları izledikten sonra kendisinden özür diliyorum. özellikle FB nin 4-2 kazandığı ibb maçında daha ilk yarıda Orhan Şam ın atılması lazımdı, yine ikinci yarı ibb nin bariz penaltısı verilmedi. Bu maçta gördüğümüz ilk kıımızı için herkes ağız birliği etmişcesine doğruydu diyor. Ben de diyorum ki 3 büyüklerden sadece Beşiktaşa verilir o kırmızı. Ben daha önce ligimizde yüzlerce defa aynı pozisyonun sarı ile geçiştirildiğini gördüm. Aynı şekilde ikinci kırmızı öncesi pozisyon ofsayt. diyecek söz yok, balık baştan kokuyor. Başkan, yönetim böyle olunca en alttaki garibim Carvahal ne yapsın. En son kızılacak kişi o bence. Gutinin boğzaı ağrıyormuş tedavi görüyormuş, %50 sini 3 milyon Avroya aldığımız adam daha topa değmedi. Sinan Vardar alt yapı ilgisizliğinden istifa ediyor. hoca içerde, ikinci başkan içerde. Pazartesiye maç koyuyorlar en iyi oyuncumuz oynamıyor. Ama başkan şike yüzünden küme düşme kaldırılsın diye kulis yapma peşinde... Yazıklar olsun!

Adsız dedi ki...

Q7 olmadanda rahat kazanabileceğimiz bir maç olduğu için bu kadar üzüntüm.Ayrıca takımın açık ara en çok gayret harcayan 2 futbolcusunu kaybettik.

2 değişiklik maçı çok rahat bize getirebilirdi.Ernst-Simao ve Hilbert-pektemek.
Hilbert sağbeke ekoko simaonun yerine sol açığa ve Fernandes sahte 7 pozisyonuna.

Bu sayede daha az teknik fakat daha dinamik bir hücüm bölgesi oşuturulabilirdi.

Oyun 11-11 iken bu değişiklikleri yapabilseydik maç çok rahat geçecekti bizim açımızdan eminimki

Son olarak da Orhan Gülle büyük futbolcu olmayı eski takımına karşı sertlik yapmak sanan oyuncular grubuna katıldı.Bu onun oyununu da gittikçe bozdu.Bu tarz futbolcular şimdi nerelerde ben hatırlayamıyorum.

Beşiktaştan gidip başarılı olan birtek Burak var.


Serdar

Cartalete dedi ki...

Orhan Gülle, teknik olarak Necip'ten sonra alt yapıda en parıldayan ortasaha oyuncusuydu. Defansif olarak da kuvvetli yönü olmasına rağmen, 10 numara pozisyonunda sırıtmayacak tekniğe sahipti.

Ancak Beşiktaş'tan gidişinden sonra soruşturdum, kafa olarak biraz arızalı olduğu haberleri vardı. Burada da belirtmiştim bu durumu. U19 turnuvasında takımdan çok kopuk bir oyun oynamıştı, sonra Servan aldı zaten formayı. Bugün de kendini kanıtlama işini, tekmeye dönüştüren tiplerden olduğunu kanıtladı. Eskisi kadar üzülmüyorum bedava gidişine ancak yine de bu durum, ümit milli seviyesindeki bir adamın böyle elden kayması skandalını değiştirmez tabi.

Adsız dedi ki...

Sevgili Mustafa altyapı sevdanı ve genç ounculara verdiğin önemi gerçekten takdir ediyorum.Ama bizden giden her genç yıldız adayı oyuncu henüz kendini kanıtlayamadı.
Artı olarak bize karşı oynadıkları oyunlar çok antipatik ve sert..
M.Sedef ,Orhan Gülle ,Batuhan bize karşı oynadıkları zaman oyunlarıyla öne çıksalar eyvallah ama hep bir agresiflik hep bir sertlik.

Altyapı oyuncularının kafa yapılarının da futbolları kadar önemli olduğunu düşünüyorum.Ayrıca oynamayı hakedenin de çıkıp oynayacağına inanıyorum.

Gidenlerin hiçbirisi maalesef Beşiktaşta oynayacak kapsitesi olmadığı için gittiler.Bende çok istiyorum gençlerin oynamasını fakat kapasiteleri Beşiktaşa yeten bir yetenek çıkmadı kaç senedir.


Serdar

AQ-47 dedi ki...

Hakem rezildi ama 11 değil 12 kişi bile maçı tamamlasak gol atabileceğimize inanmadım...bir saniye bile inanmadım...beşiktaş müthiş bir mental çöküş yaşıyor, her maç antrenman havasında, simao da belirgin olmak üzere Q7 dahil maçı iplememe durumu var...hoca iyi niyetli ancak disiplini sağladığını sanmıyorum, bir de artık bu 4-3-3 bahsini kapatsak diyorum, zira olmuyor, olamıyor...

Cartalete dedi ki...

Her Türk futbolcusu gibi, Beşiktaş'ın alt yapısında da futbolcu mentaline sahip olamayan çocuklar vardır elbet. Bunu ben bilemem, ben sadece yeteneklerini bilirim. Başka arızası varsa zamanla ortaya çıkar.

Ancak ben "hak eden, mutlaka çıkıp oynar" sözünün, gerçek dışı olduğundan eminim çünkü hakedip de çıkıp oynayamayan bir çok oyuncu gördüm.

Alt yapı kimsenin umrunda değil. Zaten ortada hakedenin çıkıp oynayacağı, alt yapının gerçek bir gündem maddesi olacağı bir ortamda, bu işi zevk alarak yapan adam Sinan Vardar istifa etmezdi.

Beşiktaş'tan giden genç oyuncuların parlayamaması gayet doğal. Bazı istisnalar dışında, biraz para kazanmak için alt liglere falan gidiyor oyuncular, o zaman da sudan çıkış balık durumuna bürünüyorlar.

Mesela Emir Alagöz de alakasız bir takıma gitmiş, geçenlerde ağlıyordu. Darbe yediği maçtan sonra buz istiyormuş, "ha?" karşılığını alıyormuş falan :)

O yüzden, ne olursa olsun oyuncular Beşiktaş'ta fırsat bulmayı beklemeliler, olmadı CV'sinde Beşiktaş yazdığı için elbet ekmek yerler zaten...

rivaldo dedi ki...

Antalyasporda Emrah Başsan var.İlk 11 e yerleşti şu sıralar.Kendisi iyi bir örnek.Geçen sene pendikte gösterdiğinin üzerinde bir performansı bu sene 2 üst ligde gösterebilir.Alt liglerde oyuncularının kendini göstermesinin çok zor olduğudan bahsetmiş.
Alt liglere giden oyuncular sistemsiz takımlarda, tamamen fizik gücüyle oynamaya çalışıyor.Dolayısıyla kiralık giden oyunculara A takımda oynamış olmaktan başka katkısı olmuyor.Buna birde burada A takımama çıkamamının etkiside eklenince,oyuncular ne kadar yeteneklide olsalar aşama kaydedemiyorlar.Ayrıca bazı oyuncuların kendini göstermesi için takım arkadaşlarının da onu tamamlayıcı özellikleri olması gerekiyor.Mesela Erkan rizede değil de ibb de oynasa, bugün herkes onu konuşuyor olabilirdi.

Yapılması gereken potansiyeli olan genç oyuncular özelliklerine uygun sistemde A takımda denemek ya da belli bir sisteme uygun oyuncu seçip yetiştirmek.2. si uzun bir planlama gerekir. si için ise teknik ekibin bu işe önem vermesi.

rogerio da silva bobo dedi ki...

Kısırlık sistemle alakalı bence.Sene başında 4-3-3'e soğuk bakmıyordum ama olmayacak gibi.Elimizdeki en değerli oyuncular 4-4-1-1'e daha uygun.Şöyle ki

Quaresma&Simao:İkisi de kanat forvet değil.Ceza sahasından kanatlara ne kadar yaklaşsalar verimleri o kadar artar.4'lü orta sahanın sağında dönüşümlü olarak oynamalılar.

Necip:Onun da performans düşüklüğünü 4-3-3'e bağlıyorum.Eğer defansın önünde oynayan süpürücü orta saha olmayacaksa,4-3-3 için fazla düz bir orta saha oluyor.Bu da oyunda kısırlığa sebep oluyor.Oysa ki Necip oyunun iki yönünü de oynayan tam bir british orta saha.Geçen sene Tayfur hocanın sisteminde zirve yapması tesadüf değildi.

Almeida:Klasik çift forvet oyuncusu.Geldiği takım Werder de çift forvet oynuyordu.4-4-1-1 veya 4-4-2'de daha verimli olacaktır.

Pektemek:3'lünün en ucunda stopererle güreşecek fizik gücü yok.Kanat forvet olarak nasıl olur bilemiyorum.Bence bu kardeşime yakışacak en güzel pozisyon,geçen senenin ikinci yarısının başında Schuster'in Nobre'yi oynattığı yerdir.Almeida'nın arkasında Nihat Kahveci gibi oynamaldır.

Toparlarsak şöyle bir kadro ortaya çıkıyor.

------------Almeida-------------
------------Pektemek------------
Veli----Ernst-----Necip---Q7/Simao
İsmail--Egemen----Sidnei---Hilbert
--------------Rüştü---------------

Fernandes'i mecburen yedek bıraktım.Aslında Ernst yerine oynayabilir ama pek merkez orta saha oyuncusu tipi yok kendisinde.Ayrıca adam kovalamama gibi bir tembelliği ve gereksiz top kayıpları da var.Arkasında Aurelio olmadan tehlikeli olur.

Cartalete dedi ki...

Rivaldo,

Çok haklısın. Aslında genç oyuncuların neden parlayamadığı konusunda, sebepleri yazmakla bitmez gibi görünüyor. Neresinden tutsan, bir yanlışlık var...

Bir kere kiralama olayı tamamen oyuncuya bırakılmış. Ya A2'de kalıp, karın tokluğuna bir yıl daha geçirecekler; ya da biraz para kazanmak için kiralık oynayacağı kulüp arayacaklar.

Hani hiç öyle, kulübün isteği doğrultusunda bir kiralama yok. Kim nereyi bulursa artık... Halbuki böyle mi olmalı? Sezer Özmen'i kiralayacaksan, defansını önde tutmayı seven bir hocanın eline vermek gerekir ve göndermeden önce konuşmak... Rize'de oynayamıyor adam, ama Kemal Özdeş'in Manisa'sında banko oynardı bence.
Furkan Şeker süre alamamış daha. Halbuki savunma önünde süpürücü ortasaha olarak oynayabileceği bir dolu takım var Süper Lig'de. Ama iyi pazarlanamıyorlar...
Oğuz, Ali Kuçik olmayınca Gençler tarafından istendi (Orhan Şam da gidince) "bize lazım" dendi, sonra ortada kalınca anca Siirt'i bulabildi. Resmen rezalet yani, kiralık oyuncular arasında banko oynayanlar 3. lige gidenler, onun dışında sadece Erkan ve Emre Özkan şans buluyor.

Bir de şöyle durum var. Alt yapı oyuncuları, ancak A Takım'a yükseldiğinde profesyonel antrenman yapabiliyorlar, o yüzden sabretmek lazım. Üst kategoriye alışmak, fiziği toparlamak derken 23'ünde falan tam hazır oluyorlar maalesef. Çünkü gelişim süreleri geciktiriliyor. Mesela Emre Özkan için ben 5 sene önce çıkar oynar demiştim, daha yeni 11 adamı oldu Ordu'da.

Keza Necip'in fizik ve mental olarak gelişimi, A Takım'a yükseldikten sonra hız kazandı. Sonuç olarak bu kadar yanlışın içinde, yine iyi oyuncu yetişiyor aslında...

Cartalete dedi ki...

rogerio da silva bobo ,

Tayfur Hoca kalsa muhtemelen bahsettiğin dizilişi çok görürdük. Ancak bu sene de ara-ara bu tarz bir düzene döndüğümüz oldu, yine çok iyi olması aslında. Belki Pektemek gol bölgesinde daha efektif olabilir, kanatlar daha anlamlı kalabilir 4-4-2'de. Ancak Ernst'in son haliyle, bu sistemde Necip'in beline çok yük biniyor. Antalya maçının 2. yarısında yaşadıklarını hatırlarsak, herşeyi o yapmak zorunda kalmıştı.

Bence dünkü sorun sistemsel değildi. Stoke City maçında, oyuncular genel özveri gösterince Beşiktaş'ın nasıl bir 4-3-3 potansiyeli olduğu ortaya çıkmıştı aslında. O yüzden ben yine de, Fernandes ve Guti'den birinin olacağı 4-3-3 üzerinden gitmenin mantıklı olacağını düşünüyorum. Pektemek de kenar forvet olarak etkin olabilir, sadece bir kez denendi Alania maçında o şekilde ve daha yeni sakatlıktan çıkmış olmasına rağmen iyi gözükmüştü...

Adsız dedi ki...

@Serdar

Bebé, Beşiktaş'ın Play-Off'lara kalması durumunda ancak yetişip oynayabilirmiş. Yani bu sene unutalım. Umarım bonservisi alınır makul bir fiyata.

-

Bu yaz gelen-giden oyunculara baktığım zaman, takımın güçlendiğini söyleyemiyorum, sadece kadro kalabalıklaştı diyebilirim. En iyi transferimiz Egemen bile Ersan sakatlanmasa zor şans bulurdu. Yani Ersan sakatlandığı için bir eksik doldurdu.

Geçen sezonun 2. yarısı takımın en büyük sıkıntısı bence sağbekten önce Fernandes temposunda daha kreyatif bir oyun kurucu eksiğiydi. Bu işin Guti ile olmayacağı belliydi. Gidip %50'sine 3.1 milyon euro verip bir genç aldılar. Daha hiç oynamadı. Ne zaman oynayacağı da meçhul. Guti de gönderilip, Fernandes'in yanına kaliteli bir ortasaha playmakerı (Emre Belözoğlu, Selçuk İnan, İlkay Gündoğan tarzı) alınmalıydı. Böyle bir transfer olsa bence takım performansı en az %50 daha iyi olurdu bu sezon.

Ben de artık Guti, Simao, Fernandes ve Q7'nin aynı anda olmayacağını düşünüyorum. Guti'yi zaten uzun zaman önce gözden çıkartmıştım. Simao da böyle devam ederse arap kulüplerine satılmalı diyorum malesef. Konu sadece 4-3-3'te kanat forvet oynayamamaları da değil. Q7 ve Fernandes yeter bence. Dediğim gibi Bebé'nin boservisi ve bir oyunkurucu alınarak. Hatta Fernandes de rotasyona sokularak formanın değeri hissettirilerek..

Bu arada sanırım birçok arkadaş Almeida'nın değerini daha iyi anlamıştır. Ama Pektemek hakkında da bu kadar karamsar olmayalım. Çok kaliteli bir oyuncu sadece henüz hazır değil. Öte yandan Edu'nun Bobo'dan değil Nobre'den bile daha kaliteli bir forvet olduğunu düşünmüyorum.

balticman

AQ-47 dedi ki...

Kusur abakmayın ama ben Stoke maçında iyi oynadığımıza katılmıyorum. Son derece basit oynayan bir takıma karşı orta sahada fazla pas yaptık, ki zaten adamların taktiği orta sahada basmak e topu kanatlara atmak, orta-taç-korner üçlüsüne bel bağlamışlar ki bu toplara vurabilecek çok adamları var. Koca maç o kadar paslaşıp da bir tane ara pası atılamaması ve edu'nunki hariç karşı karşıya kalınamaması aslında otrta saha pas trafiğinin dikine değil yanlara doğru olduğunu yani bir işe yaramadığını gösteriyor. Ben de Almeida vey aEdu'nun Pektemek'le çift forvet oynamasının doğru olduğuna inanıyorum ancak yukarıdaki 442'de bir sorun var, Ernst/Necip/Veli/Q7 orta sahası yapılmş...Bu 4'lüden düzgün dikine pas bekleyen olur mu? Ernst yerine Fernandes olsa Veli'in de Rapid günlerindeki gibi kanadı iyi kullanacağını farzetsek 10 numarasız ama 10 numara top oynayan modern bir takımımız olabilir.

BJK4EVER dedi ki...

@Bobo

Soylediklerine katiliyorum, hatta direkt 4-4-2 diyorum ben. Ama Carvalhal hoca'ya gore Q7 ve Simao 4-3-3 kanat oyunculari, 4-4-2 oynamazlar, bu goruse de saygi duymaktan baska yapacak birsey yok.

Ama istedigimiz kadar sagbek diyelim, Edu diyelim, Toraman diyelim, cart diyelim curt diyelim, bu takim Stoke City'e karsi oynadigi futbolu oynayabiliyor. Bu takim o futbolu oynayabiliyorsa Antep macinin performansini ben saha ici faktorlerle aciklamam. Stoke macinda o kadar top yapan takimin ligde oynayabilecegi futbol bu olamaz. Baska seyler var net olarak.

tannhauser dedi ki...

maça ismail açısından bakmak istiyorum. savunmada bire bir oyunlarda zaman zaman sorun yaşadı ama eskisinden çok daha iyi. pozisyon bilgisini geliştirdikçe bu handikap da ortadan kalkacak. hücumda ise doru koşular yaptı, driplingleri güzeldi. önünde simao bariyeri olmasaydı, ikili oyunlarla daha fazla etkili olabilirdi. orta mesafe ortaları fena değildiyse de uzun mesafe ortaları tam bir rezaletti yine. antreman sonrası bir tane kuka koy ceza sahasına, soldan driplingle gel, ortayı kes. yavaş yavaş her seferinde kukanın tepesine indireceksin be ismail. ha bir de bizim bek ve kanatlara geometri öğretmeli birileri. kestiği orta aradaki elemanları geçebilecek kadar yükseklik kazanmalı ve takım arkadaşına en kısa yoldan gitmeli. etkili ve isabetli ortanın formülü bu.

kırmızı kart pozisyonlarının yorumuna girmeye dahi gerek görmüyorum.

fernandes'in en çok beğenildiği maçta dahi ben endişe duydum. yapacağı çok zor değil aslında. her zaman topu rahatlıkla alabileceğin yerde bulun, "o" yerdeyken pas alırsan en müsait pozisyondaki arkadaşına topu en güvenli şekilde nasıl aktaracağını hesapla. oyun hareket ediyor, sen de et. yukarıdaki döngüyü sürekli tekrarla. her zaman boşta ol, her zaman hazır ol. çevrendeki herkesin aklında "fernandes şu anda bir yerlerde boşta ve ne yapması gerektiğini biliyor" düşüncesi olsun. bunlar aslında xavi'nin futbolunu özetlediği satırlardan. sergen böyleydi, guti böyleydi. her ikisi de maç boyu bunu yapabilseydiler çok daha büyük olacaklardı. (daha ne kadar olacaklarsa :p)

aurelio'nun aldığı sarı kartı geçen seneden hatırlıyoruz. içerdiği anlam: yoğun maç temposu mental ve fiziksel olarak beni tüketmek üzere'den başka bir şey değil. carvalhal buna bir şey yapması lazım.

eses maçı sonrası kat edilen yollar, bursa mucizesinin verdiği moral sıfırlanmamıştır umarım.

tannhauser dedi ki...

aslında takımdaki sorun abartılacak kadar büyük değil. iş orta saha oyuncularının hücumculara daha hızlı top aktarması ve top ayaklarında değilken -gerek savunmadayken gerek hücumdayken- hareketli olmalarına bakıyor. hepsi bu. hücum kısmını şöyle örneklendireyim. bunun doğrusunu necip birkaç kez gerçekleştirdi bu maçta. top al-top ver-hareketlen-tekrar top al-driplingle içeri hareketlen-ileri üçlü savunmaya alışmış rakip defansın dengesini boz. buraya kadar her şey olması gerektiği gibi, peki o anda sette neler olması gerekiyor? fernandes diğer savunmacıları necip'e yaklaştırmayacak kadar uzak ama sıkışması durumunda pas alacak kadar yakın durmalı. sağ kanat taç çizgisine doğru hareketlenip hem necip'e alan açmalı hem de pas opsiyonunu artırmalı. santrafor fernandes'in konumuna göre hareket edip, tandem'in dengesini bozmalı. diğer kanat uzak direk koşusu için hazırlanmalı. sol bek fernandes ve necip'ten boşalan alanı doldururken sağ bek kendi alanını güvence altına almalı, kesinlikle hücuma katılmayı düşünmemeli ki köşede yığılma ve neticesinde topun sıkışması gibi olumsuzluklar yaşanmasın. bu set oluştuğunda sayısız seçeneğiniz var. bu seti mükemmelen uygulayacak oyuncularınız. mesela cartelete'nin her maç sola koyduğu pektemek'ten çıkan ok neyi işaret ediyor acaba :) ama cartelete'nin deyimiyle bir fernandes'in "genişliği" bir holosko'nun kapalı oyundaki pozisyon bilgisizliği, bir carvalhal'in uzak direğe koşmayı bırakalım fırından ekmek alıp dönene kadar ekmeğin yarısını yiyecek kadar "bitkin" ya da bezgin simao'ya katlanması bu kadar basit bir oyunu imkansızlaştırdığını görüyoruz. bula bula bunu mu buldun, on yıldır bilinen set demeyin. bizim elimizdeki oyuncular biraz tekrarla bu seti ve tüm seçeneklerini ezberleyerek oynadıklarında süper lig'de savunacak tek bir küçük takım bile yok. açık oynayan takımlarınsa bırakalım quaresma'yı holosko'ya bile çare bulacaklarını zannetmiyorum.

son olarak ersun yanal'ın kovulmasıyla beraber nötr olan milli takım'a karşı his durumumu oğuz-hiddink ikilisinin ısrarlı oyuncu seçimleri sonrası nefret seviyesine düşürdüm. yine de milli takımı destekleyen güzel insanların üzülmesini istemem.

forma-aşkı dedi ki...

@tannhauser

Söylediklerine tamamen katılıyorum.

Ek olarak,bu takım 4-3-3ü -en azından Almeida'sız- oynayamıyor..Çoğu arkadaşımız çağ dışı olarak nitelendirebilir ama bu takımı en azından milli maç arasında 1-2 hazırlık maçında 3-5-2 ile oynatmalı derim.Kalede Cenk,sarkık libero İbrahim Toraman,stoperde Sivok ve Egemen.Sağ'da Hilbert,solda İsmail.Önliberolar Ernst-Necip.Forvetin arkasında Guti.İlerde Almeida ve Q7.Bu sistemde Ernst yerine zaman zaman Aurelio,Guti yerine Fernandes,olası q7 kopuklukları içinde Almeida-Pektemek kullanılabilir.-Almeida iyileşene kadar Edu-Pektemek kullanılabilir.Eminim şu an oynadığımız oyundan daha kötü olamaz..

Adsız dedi ki...

A2 takımı perşembe günü ilk maçına çıkıyor akhisar deplasmanında ve kadrosu nedir hala tam belli değil.En azından ben bulamadım hiçbiryerde.Resmi sitede eski kadro mevcut.Mustafa senden ricam ufak bir kadro tanıtım yazısı yazabilir misin?

Serdar

Cartalete dedi ki...

Geçen seneki A2 takımından kalanlar;

Doğukan, Mertcan, Ömer Arslan, Muhammed, Erkut, Kadir Ari, Ömer Faruk, Cebrail, Caner Turp, Güven Gürsoy. Aklıma gelen bunlar.

Tabi u18 ver u 17'den de adamlar çıkacak; Cankurt, Burak Yılmaz, Recep Akkemik, Ali İhsan gibi.

Kimin çıkıp, çıkmadığını ve kadroda kalan A2 oyuncularından hangilerinin üzerinde durulacağını göreceğiz maçlar oynandıkça. Şimdi kesin tanımlanmış bir yazı yazmak zor.

Adsız dedi ki...

Erkutun ne yaziki sözlesmesi bu yil bitiyor bir bilginiz var mi uzaticak mi Erkut?
Sinan Vardar da istifa eti simdi kim ilgilenicek, umarim elden kacirmayiz Erkutu

Kendisi Haber1903 verdigi röportajda Villareal beni istiyor söyliyordu.

Adsız dedi ki...

Cebrail Serçek Ümraniyespor'a transfer oldu: http://www.tff.org/Default.aspx?pageId=30&kisiId=188311

transfermarkt sitesindeki Beşiktaş ve Beşiktaş A2 takımlarını ben editliyorum. Elimden geldiği kadar ulaşabildiğim en doğru bilgilere ordan ulaşabilirsiniz:

http://www.transfermarkt.de/de/besiktas-istanbul-ii/startseite/verein_4521.html

A2'de Ömer Arslan ve Ömer Faruk da var onları da bilgilerini toparladığımda ekleyeceğim.

balticman

Adsız dedi ki...

Teşekkürler balticman

Serdar

Adsız dedi ki...

Anıl Gökmen, Ömer Arslan ve Ömer Faruk Özgen'i de ekledim fakat bu oyuncular hakkında tek bildiklerim Anıl kaleci, Ö.Arslan stoper ve Ö.Faruk da kısa bir forvet oyuncusu. Cartalete de dahil bu oyuncular hakkında daha fazla detaylar bilenler paylaşırsa transfermarkt'a en iyi şekilde işleriz. transfermarkt'da A2 takımımızda diğer oyuncular hakkında da yanlış gördükleriniz ya da eklemek istedikleriniz varsa belirtirseniz sevinirim. Ben ancak bu kadar toparlayabildim. Ben teşekkür ederim.

http://www.transfermarkt.de/de/besiktas-istanbul-ii/startseite/verein_4521.html

balticman

Adsız dedi ki...

Boyları, ayakları ve 2. mevkileri hakkında bilgi lazım. Diğer oyuncuların da çoğunun boyu hakkında fikrim yok. Hiç bir yerde yazmıyor çünkü. Diğer detayları milli takım vb. bilgileri zaten TFF'nin sitesinden giriyorum.

balticman

Adsız dedi ki...

A2 ligi için yapılan gurbetçi transferler varmı ?

Birde Cartalete Kerem Bulut Avustralya ümit miili oyuncusu bugün bir çok yerde ve Forza 'da okudum.


Benzema tarzı bir oyuncu olduğunu söylüyorlar.(Saçlarından dolayı olabilr!!)

Böyle yetenekli genç forvet oyuncularının takibi yapılıyormu takımda?

Çek liginde Mleda Bloslav'da oynuyor şuan.

Adsız dedi ki...

Selam! Milli maçlar hakkında da yazı bekliyoruz.

Cartalete dedi ki...

Alt yapıya dışarıdan transfer işini de, Sinan Vardar görüyordu bildiğim kadarıyla. O konuda da boşluk olacaktır.

Milli maçın öncesi olmaz da, sonrasını yazmayı düşünüyorum ben de. Aslında Ümit Milli takım da ilgimi çekiyor, bizim Burak Kaplan'la Necip de var. Kiralıklardan Sezer, Ali Kuçik. Özellikle İtalya maçı umarım yayınlanır.

rivaldo dedi ki...

İtalya maçı güzel olur.Hazırlık maçında Macheda fark yaratmıştı, şimdi kadroda yok.İtalyayıda yenersek grubu lider bitirebiliriz.Biz de Muhammed Demir kadrodan çıkarılmış.Ali ilk 11 çıkabilir, sezer muhtemelen yedek başlar.Musa Nizam ve Serdar Aziz oynar.

@balticman

Resmi sitede daha kadroları bile güncellememişler.Bu bilgileri elde etmen zor.Ama resimlerden falan tahmin yürütebilirsin.Yukarıda saydığın oyunculardan birtek Ömer Faruk 3 lü forvetde kenarlarda oynayabilir, diğerlerinin 2. mevkileri yok zaten.Ömer Faruk sağ ayak.

@Adsız
Tff sitesinde 2011-2012 lisanslarını güncellemişler 5 ekimde.98 doğumlular ve muhtemel a2 oyuncuları var listede.İçlerinde yeni transfer yok.Beşiktaş sayfasında amatör-faal seçenekleriyle aratabilirsin.Lisansı çıkanlar yaıyor.

Bjk_KnightS dedi ki...

sinan vardar her ne kadar cok konustugu icin elestiri alsa da elestirisel yaklasıyordu ve yanlısları ne guzel dile getiriyordu. ve tabii altyapıyı gelistiren asıl insanlardandır. son zamanlarda duzgun isliyordu.o da bozulur. off off.

Adsız dedi ki...

selçuk şahin sakatlanmış..(aman sabahlar olamsın .d)şimdi nasıl yeneriz almanya yı :D:D diğer maç için yerine necip i çağırırlar artık..

Adsız dedi ki...

Radarıma 2 genç oyuncu takıldı da hem kendi düşündüklerimi paylaşmak hem de sizlerin değerli görüşlerinizi öğrenmek istedim;

Bucaspor'dan 92 doğumlu Kamil Çörekçi U19 Avrupa Şampiyonası'nın en iyi 11'ine seçilmişti. Tam ihtiyacımız olan sağbek pozisyonunda oynuyor. İngiltere'de altyapısını almış (FC Fulham, FC Millwall) ayrıca önliberoda da oynayabilen bir oyuncu. Sözleşmesi de bu sezon sona eriyor. Bence kaçırılmamalı.

Antalyaspor'dan yine 92 doğumlu Emrah Başsan'ı da aslında ilk kez bizim Antalya maçında izleme fırsatı buldum ve hayran kaldım. Yaşına ve süper lig tecrübesizliğine karşın kendine güveni ve sol ayağının zerafeti beni çok etkiledi. Ayrıca diri ve koşan da bir oyuncu. Bir yıldız mı doğuyor acaba?

balticman

Cartalete dedi ki...

Ali İhsan yazmış bugün iki adet, maçı kazanmış A2.

Hayalini kurduğum 3'lülerden biriyle çıkılmış maça:

Kadir Ömer Ali İhsan

ortasaha da nefis: Onur Mertcan Hasan

Adsız dedi ki...

Cartalete,

Ali İhsan öncelikle sağ kenar forvet mi sol kenar forvet mi? Kadir Ari için de aynı sorum geçerli. Kadir resmi sitede ortasaha gözüküyor da.

Hüseyin Cankurt Atasoy sadece stoper mi oynuyor? Cihan Şimşek'in mevkisi nedir? Bu oyuncuların ayak bilgileri de varsa güzel olur.

Resmi sitede A2 sayfası da yenilenmiş bu arada: http://www.bjk.com.tr/tr/takim/12/

balticman

Cartalete dedi ki...

Ali ve Kadir, hem forvet hem de hücumcu kanat olarak oynarlar. Ali sol, Kadir sağ genellikle.
Cankurt stoper ve defansif ortasaha oynar, Cihan sağ kanat & forvet.

Hepsi sağ ayaklı.

Cartalete dedi ki...

Sitedeki özkaynak bilgileri çok güzel olmuş. Mevkilerine göre ayırmışlar, foto falan var.
Yani yakışmıyordu, direk beden eğitimine katılacak öğrenciler gibi tek düze isimli bir liste...
Muhammed de A takım olarak geçiyor artık, yakışır :)

Adsız dedi ki...

Cenk İmsak ile Semih Beyaz kadroda yoklar, nereye gittikleri de belli değil. Zaten pek şans bulamıyorlardı. İyi olmuş.

Yeni çıkanlar arasında Cankurt, Cihan ve Ali İhsan dikkat çekici isimler olarak gözüküyor.

Yeni kadroya göre bir 11 kurar mısınız?

balticman

Cartalete dedi ki...

Oynanacak sisteme göre değişir ideal 11. Mesela bugün 4-3-3 oynamış isimlerden anladığım kadarıyla; o zaman hğcumda Kadir Ömer Ali İhsan ve arkasında ortasaha 3'üsü olarak Onur Mertcan Hasan ideal isimler. 4-2-3-1 varyasyonlarında daha Erkut girer, Mami belki burada maç oynaması için gönderilir vesaire. Şimdi kesin bişey demek zor, daha çok değişiklik olur ama yapayım yine aklımdakini;

..........Anıl
Ümit Cankurt Atınç Doğukan
.....Mertcan Hasan
...Kadir Erkut A.İhsan
.......Ömer Faruk

rivaldo dedi ki...

Ümit Karaal solbekte oynuyor.Bugün a2 maçına çıktığı için alt yaşlarda artık oynayamaz.Muhtemelen Doğukan sol önde kullanılır.Caner de kadroda kaldı galiba.Sağbekte bugün oynayan(kadroya göre) muhammed ali şahin normalde ortasaha oyuncusu.Burada mehmet berk ya da erim tercih edilebilir, onlar yetersiz bulunursa devşirme oyuncu kullanılabilir ya da Güven oynar.

Cartalete dedi ki...

Ümit'le Muhammed Ali'yi tanımıyorum pek, beklerde bunların oynadığı belli ama Ümit sağbek diye aklımda kalmış.
U18'deki çocuk fena değildi aslında, Uğur'du sanırım adı. Belki o çıkartılır sağbeke.

Caner ve Doğukan'ın kadroda olmasına rağmen tercih edilmemesi ilginç, Ümit Karaal potansiyel demek ki baya. Merak ettim bakalım.

Adsız dedi ki...

Ümit Karaal'i solbek diye tahmin ediyorum çünkü U-16 ve U-17 milli takımlarında ilk 11 oynadığı maçlarda 3 numarayı giymiş hep. Öyle tahmin ediyorum yani. Zaten rivaldo da solbek demiş.

http://www.tff.org/Default.aspx?pageId=29&macId=99156

Bence de sağbekte Güven Gürsoy oynayabilir. Gerçi Güven Gürsoy da devşirme oluyor o zaman. M.Ali de resmi sitede forvet gösterilmiş ama yanlışlık var herhalde. Ama bu kadarına da şükür! (:

Bu arada Cihan ve Mami dışarda kalmış kadronuzda. Baya bolluk var gerçekten.(:

Bu takımı 3-4-3 paklar gibi. Bu da benim 11'im:

----------Umut-----------
---Güven-Cankurt-Atınç---
Cihan-Mertcan-Hasan-Erkut
---Mami-Kadir-Ali İhsan--

balticman

Cartalete dedi ki...

Yok sağbektir diye diretmiyorum zaten, tanımıyorum çocuğu ben. Rivaldo solbek diyorsa öyledir. Ki 3 numara giymiş olması da yeterli tespit. Portekiz'de sağbek bolluğundan solbek de sağ ayaklı oluyordu, bizim A2'de tersi bir durum çıkabilir :) Güven'in en azından sürati ve disiplini var, bu seviyede kotarır o bölgeyi herhalde.

Muhammed'i A Takım'dan saydım. Ama Nevzat Demir'deki maçlarda oynar herhalde, dışarıda talan etmeye gerek yok çocuğu. Cihan da, aslında stil olarak Burak Yılmaz vari bir kenar forvet ama Kadir Ari'yı kesemedim, değişmeli oynarlar.

rivaldo dedi ki...

Ben ispanya-türkiye milli maçında izlemiştim ümiti(azerbeycanda bir tunuva finaliydi).Maçta öne çıkan oyunculardan biriydi.Maçta Muhammed Ali sağbek oynamıştır dedim ama daha sonra mertcanın yerine sağbek olan erim girmiş oyuna.Yani mertcanda oynamış olabilir.Önümüzdeki hafta yayınlanır herhalde maç.Orada daha net belli olur.