II. Fernandes Dönemi

Siz hiç metrobüse binen birini kıskandınız mı? Ben kıskandım… Evet, şimdi bana da saçma geliyor ama 2 yıl önce bu zamanlar durum böyle değildi. Askerde, dağın yamacında bulunan telefon kulübesinden kendisini aradığım bir arkadaşım, “metrobüsteyim, eve doğru gidiyorum” dedi. Sanki adam “yatla Çeşme’ye akıyorum” demişçesine zoruma gitmişti… Malum, çarşı izni bile olmayan, askerden başka insan görmediğim bir yerdeydim. Özgürken, metrobüse binmek bile güzel bir şeydi oysa; o zaman fark ettim. Biniyorduk, ayağın yerden kesiliyor, o seni istediğin yere götürüyordu. İntikal yapmak zorunda değildik… Etrafta normal insanlar falan vardı…İnsan bazen; elinde olan bir şeyin, ancak kaybettiği zaman değerini anlayabiliyor. Bizim Fernandes’e de kadro dışı kaldığı dönemde öyle bir şey oldu sanırım… Çünkü sadece forma değil, neredeyse futbolculuğu alındı elinden; takım otobüsüne dahi giremiyordu artık. Birden arafa düştü ve bol bol düşündü muhtemelen: “Daha dün, 18 milyona La Liga’nın üçüncü büyüğüne transfer yapan; Portekiz’in en çok umut vadeden orta sahasıydım. Şimdi o ligin 5-6 kat daha alt seviyesinde bir yerdeyim ve kadroya dahi giremiyorum… 25 yaşındayım ve iyi yapabildiğim tek işten uzaklaşıyorum…”

Empatinin sonucu oldukça çarpıcı; böyle bir durum insanı ya daha da delirtir, ya da titretip kendine getirir… Neyse ki Fernandes, “titreyip kendine gelme” seçeneğini kullandı. Takıma geri döndüğünde; sadece çalım atarak “ne yetenekliyim ama!” imajını veren, topsuz oyunda sadece maçı değil dünyayı bile umursamaz tavırlarda olan adam gitmişti… Yerine; neredeyse “sadece koşmasıyla övünülen” oyuncular kadar koşan, bunun yanında sadece çalım atarak değil; atakları ve takımı yönlendiren, lider oyunuyla “ben yetenekliyim!” diye bağıran bir adam gelmişti…

“Bir şey 1 kere olursa şans, 2 kere olursa tesadüf, 3 kere olursa istikrardır.” Fernandes, Trabzon ve Maccabi maçlarıyla formaya tekrar ısınma sürecini yaşadıktan sonra; Orduspor maçından, son Karabük maçına kadar ki 6 maçlık periyotta istisnasız “çok iyi” oynuyor… Merak edip, bunun istatistiksel olarak karşılığına bakayım dedim ve II. Fernandes döneminin (Trabzonspor deplasmanından itibaren) ufak bir analizini yaptım…

Beşiktaş bu süreçte 8 maç yaptı: 6 galibiyet, 2 beraberlik aldı ve 16 gol attı… Fernandes’in aynı süreçteki istatistikleri şöyle: 2 gol, 5 asist, 3 asist öncesi pas… Yani, atılan 16 golün 10’unda direk pay sahibi (Geri kalan gollerin çoğu da bireysel zaten; Quaresma'nın Tel Aviv'de, Pektemek'in Manisa'da yardırması gibi). Aslında bir de sonuca yansımayanları var; ortada bir şey yokken bireysel çaba ya da mükemmel bir pasla yol açtığı gol pozisyonları, oldukça fazla sayıda.

Şunu açıkça belirtelim; bahsi geçen 6 maçtaki Fernandes, ülke standartlarının çok çok üzerinde bir orta sahadır. Şayet bunu sezonun geneline yayacak olursa, buralarda tutulması imkânsız olur. Varsın öyle olsun… 13 gün sonra aynı Fernandes’le birlikte devreyi açarsa Beşiktaş; her kulvarda önü oldukça açık olacaktır… Bir de “aynı takım oyunu devam edecek mi?” sorunsalı var elbette. Ki bu durum da, Fernandes’in performansıyla direkt alakalı… Sırtımızı Carvalhal’e dayayıp, bekleyelim bakalım…

16 yorum:

BenYaptımOldu dedi ki...

Elbette Guti'nin takımdan ayrılışı da etkendir bu çıkışta. Portekizliklerden de ona "Hacı sen al kumandayı." cümlesi ve yaklaşımının geldiği de apaçık. Bununla beraber diğer oyuncuların da saygısını kazandığı görülüyor maç içerisinde. Şimdi ara transfer bombalarıyla gündem meşgul olacaktır. Ben İsmail'e bir alternatif olmalı sanki diye düşünüyorum. Ağır maç trafiğinde sol bek alternatifsiz olmaz. Diğer mevkiilerde ise Holosko takasta kullanılabilir. Olcan diyorlar ama ben- eğer geri çağırma opsiyonu varsa- Erkan Kaş dönmeli diyorum Olcan'a apara saçacağımıza. Umut'u çıplak gözle izlemişliğim vardır. Ben kaleyi veririm. Çok ciddiyim. Ama o olmazsa Sinan Bolat yoklanmalıdır sanki. Necip, Muhammeti, Atınç bireysel idmanlar yaptırılmalıdır ki en son maçtaki gibi Necip topu direkten dönmesin de içeri girsin. Bol bol şut çalışmalı artık Necip. Keza Burak daha fazla süre almalıdır. Bence hak ediyor. Ve de en önemlisi Erkut ve Hasan Türk'e ivedi profesyonel imza attırılmalıdır. Ara transfer konusunda sen ne düşünüyorsun Mustafa?

rivaldo dedi ki...

Grup kuralarında Lazio yu pek istemiyordum Hernanesden dolayı.Artık bizimde karşısına çıkarabilecek o seviyede bir oyuncumuz var.Ligde de Fb ve özellikle Gs ortasahasına göre daha az top tutan bir ortasaha sahiptik.Fernandes bir anda hem pas seviyesini hem de ortasahanın kalitesini bu iki takımın üzerine çıkardı.Son 6 haftadaki Fernandes bana göre Türkiyenin en iyi oyuncusu.Avrupada da zirve takımlarında rahatlıkla oynar.Ekonomik olarakda kulübü rahatlatabilir yakın zamanda.Umarım böyle devam eder, bizede her maç arkamıza yaslanıp keyifle izlemek kalır.

Şu haberide paylaşayım.Umarım doğrudur.
http://haber.gazetevatan.com/erkut-5-yil-daha-besiktasta/419745/5/Spor

Cartalete dedi ki...

BenYaptımOldu,

Kesinlikle bir kenar forvet (Ekrem'in yapacağı koşuları yapıp, ama daha ortalamalı bitiren) sistemi çok işlev hale getirir. Huseklepp diye bir eleman vardı, bedava sayılacak bonservisle dolanıp duruyor. Ya da oraya Pektemek'i ısındırıp, Almeida'yı daha sisteme uygun bir santraforla değiştirmek gerek.

Bir de kesinlikle, Ernst'in ilk yılındaki gibi bir ortasaha. Mücadeleci, ayağı da fena olmayan bir şey. Racing'deki Diop mesela, denk geldikçe gözüm kalıyor.

rivaldo,

Doğru olabilir haber, tek derdi Beşiktaş'taki geleceğini iyi görmemesiydi. Eğer öyle bir ikna yoluna gidildiyse imzalamıştır, çok sevindim. Lakin Hasan Türk şuan daha kritik bir adam...

Bu arada Hernanes de çok klas adam hakikaten.

borasahin dedi ki...

Bu orta saha mevzuu muhim bir konu. Bizde oyunu yonlendirecek bir oyuncu yoktu. Guti bitik, Fernandes kapasitesinin altinda, umursamaz bir sekilde oynuyordu. Zaten su anda Turk olarak bu isi yapabilecek 3 oyuncunun ikisi rakiplerde (Selcuk -GS-, Emre-FB-), biri Madrid'de. Alternatif yaratmanin kolay olmadigi bir pozisyon. Alper Potuk, M. Ekici, Onur Bayramoglu, S. Aydogdu, O. Gulle, O. Yokuslu vs. gibi bir grup isim var ama kim neyi ne kadar yapabilir bir fikrim yok acikcasi, yabanci bulmak zaten kolay degil. O yuzden Fernandes'in performansi cok onemli. Bence "su anki performansi ile", Hilbert ve hatta Sivok ile birlikte bu takimin vazgecilmez 3 yabancisindan biri. Ama hala bazi suphelerim var. Gecici mi yoksa surekli mi? Biraz daha beklemek gerek diye dusunuyorum. Selcuk Inan ve Emre yillardir belli bir duzeyin ustunde, onlarla karsilastirmak icin erken gibi geliyor. Bir de Simao/Q7 sorunsali ve Almedia var. CC bu sinavlardan da basariyla cikarsa yillarca bu takimi calistirsin :)

Alves in midir cin midir bilmiyorum ama bence ona su an icin ihtiyac yok gibiydi. Tank modeli haliyla enerjik bir orta saha performansi beklemiyorum ama Fernandes alternatifi olabilirse, oyun kurucu diyelim, o zaman deger kazanir ama yine de oncelikle eldeki (O. Bayramoglu) degerlere sans verme taraftariyim. Sadece Onur da degil, Hasan Turk hatta Furkan Seker gibi alternatifler var. Gecen Hasan'in bir 10, 15 dakikasina denk geldim, hakikaten ciddi fizigi var ve Cartalete bey'in de dedigi gibi cok yonlu bir oyuncu. Benim seyrettigim macta yaninda Onur, onunde M. Demirci vardi, Hasan Turk direk savunma onunde takiliyordu. Orta saha ve kanatlarda oynayabilecek bir yetenek. Bence Cartalete'nin de dedigi gibi Erkut ve Muhammet'den bile onemli olabilir. O macta (Akhisar Belediye) Onur'un boyle Renault, Ford, Fiat arabalarin yanindan Porche esdasiyla topu alip 2 kere makas harekati yapmasi ilgincti gercekten, fakat yine de H. Turk'u oyunda daha cok gordum gibi. Onur da pozisyon alma, kabullenilmeme sikintisi mi var nedir? Alves oldugu icin bence gitmesi iyi olur ama kiralik gitmeli diye dusunuyorum ya da satin alma opsiyonu Besiktas'ta olan bir sozlesme modeli de ise yarayabilir.

Fernandes'in su anki oyun tarzindan dolayi bence en ideal orta saha modeli arkasinda bir koruyucunun oldugu, yaninda da Ramires model on alana kosu yapip arada da bitirebilen bir oyuncu olur diye dusunuyorum. Su anda protector Ernst, diger oyuncu Veli ya da Necip oluyor. Aslinda Ekrem bile olabilir, kosu yapmasi baglaminda, fakat al veri yetersiz.

Belki Ernst yerine daha enerjik bir oyuncu dusunulebilir, hem savunma arasina girebilen hem biraz daha genis alana cikabilen.

On alanda zorlu maclarda Q7 ve partneri (Pektemek, Edu) olur, diger oyuncu dengeleyici biri olabilir. Mesela H. Turk, Veli, Necip, Ekrem vs. Daha ofansif olmak istendiginde Simao, Almedia ve X factor uzak forvet (Bebe, Holosko) gibi...

ozan dedi ki...

fernandes'in golü daha fazla düşünmesi lazım, sabah sabah vitamin niyetine stoke city maçını izledim de iki üç pozisyonda pas yerine şut çekmeyi deneyebilirmiş.

gs'de selçuk inan 6 gol 6 asist yapmış, felipe melo'nun 4 golü var. bu goller de genelde maç kurtaran goller. bizde ernst, veli, necip o sayılara ulaşamaz da fernandes'ten 6 gol beklememiz lazım.

bu arada daha alınabilir olması açısından söylüyorum, kenar forvet olarak doka nasıl olur. holosko+mehmet akyüz takasıyla değerlendirilebilir bence. holosko gibi sadece kontraatak oyununda mı etkili acaba diye de endişeliyim ama ayağı topa daha yatkın, ince pasları var.

Cartalete dedi ki...

Bora Şahin,

Erkut ya da Muhammed'den birini; kanat & forvet arkası pozisyondan sıyırıp, şu sıralar 3 Türk'ün yapabildiği "oyunu yönlendiren orta saha" kıvamına çevirmek lazım. :)
Aksi halde, ileri seviyede iki oyuncu birbiriyle çakışabilir... Muhammed sanıyorum ki bu yolda gidiyor, iyi de olur.

Hasan Türk ise bambaşka bir oyuncu karakteri. Çok net orta saha özelliklerinin yanında, kanatlığından kalma top sürme kabiliyeti onu farklı kılıyor. Mesela Tigana'nın 4-3-1-2'si için arzuladığı; Ze Roberto yerine Ricardinho'nun geldiği, mecburiyetten İbrahim Üzülmez'in oynadığı "soliç" kavramına tam uyuyor. Mevcut sistemde de hem orta saha, hem de denge unsuru kanat oyuncusu olarak kadroda şimdiden bulundurulması gereken bir çocuk.

Beşiktaş'ı bu sene farklı kılan faktör orta sahadaki düzen oldu aslında; bunu kaybetmemek için derinliği iyi sağlamak gerekiyor. Mesela yabancı transferi olarak, Ernst'in 2009'daki yapacağı etkiyi sağlayacak genç & adam yiyen bir orta saha şart. Bir de Alper Potuk hiç fena olmaz :) Fernandes'e en çok benzeyen yerli o, Onur'dan farkı daha hareketli ve oyunun içinde daha fazla gözükmesi.

Mevcut kadroda en ideal düzen şöyle sanırım: Necip - Ernst - Fernandes; önlerinde Quaresma'nın 2. forvet gibi serbest takılacağı, Veli'nin sağda denge unsuru olacağı, Pektemek'in merkezde kalacağı bir 4-3-3.

Ozan,

Aslında Fernandes'in şutları da iyidir de, özellikle ikinci döneminde pek kullanmıyor. Bunun yerine, ölümcül zehirler salıyor ama ceza sahası içersine... Bu halinden memnunum. Ama tabi arada 25'ten sıkıştırırsa, yan cebime alayım. :)

Doka çok iyi bir kenar forvet; ama daha çok Quaresma model sanki. Sezon genelinde çok izlemedim ama bizim maçta gördüğüm; topsuz koşu yapmaktan çok, topu alıp kat etmeyi seven bir tip. Quaresma'yla çakışabilirler o nedenle. Şöyle, rastgele atılmış ortaya bile bir şekilde kafayı - ayağı sokan modelde bir adam gerekli. Tuncay gibi...

tearkan dedi ki...

onur'da ciddi anlamda kendini kabul ettirememe sorunu var. bozüyük'teki güveninin onda biri yok maalesef. çok da anormal değil aslında. bu yaşta bozüyük'ten beşiktaş'a gelip de kendini kabul ettirmek zaten kolay bir iş değil. üstüne oradaki rolün ve kıymetinin burada bir anda düşmüş olması da sudan çıkmış balığa döndürür insanı. böyle adamların, eğer kadronda yer bulamayacağını düşünüyorsan, transfer edildikleri kulübe ya da başka bir kulübe kiralanması taraftarıyım ben. kendi kulübünde kalması öncelikli tercihim; çünkü oynama ihtimali daha yüksek olur. başka yere kiralayacaksan da barca misali şu kadar maçta oynayacak şartı koyacaksın sözleşmeye. iş karabük-rıdvan ilişkisine dönmeyecek yani.

transfere gelecek olursak; olcan ikinci ibrahim akın vakası olur gibi geliyor bana. pek sıcak bakmıyorum açıkcası. küçük takımın büyük topçusu. alper potuk'u bayern misali kadroda ihtiyacım olmasa bile rakibe gitmesin diye bile isterim açıkcası. onun dışında ortasahada alternatiften öte onbiri zorlayacak bir oyuncuya ihtiyacımız var kesinlikle. sezona giren takımdan guti ayrıldı, aurelio'nun varığıyla yokluğu bir gibi. alves fena değil; fakat temposu ve fiziği hala yetersiz. fizik eksiğine hantallığı da eklenince yoklukta bile son 15-20 dakikanın topçusu olabiliyor maalesef. veli-fernanades-ernst-necip dörtlüsünden üçü onbir çıkıyor. üstelik veli kanat alternatifi diye gelmişti. zaten biraz da o bölgenin temposundan ayak uydurmak için fazla efor sarf etmesinden şut konusunda aceleci ve yanlış tercihler yapıyor. aslında o konuda baya baya ortalama üstü bir adam veli. zaten denemekten çekinmemesi de ben bu işi yapabiliyorum demeye çalıştığının göstergesi.

http://www.youtube.com/watch?v=Yha3p2CiZWo

özellikle 0.44'ten başlayan korner organizasyonunda yay civarına takımın uzaktan şut çekebilen oyuncusu konur haliyle. burada tercihin veli olması da bunun bir göstergesi zaten.

ön tarata da top ayağına geldiğinde gol oluru kaçırırdan daha çok hissettiğim bir forvet alabilsek keşke almeida yerine. hani stoke maçındaki gibi bir pozisyonda allahtan penaltı oldu demeyeyim. gelmesini hiç istememiştim. bir türlü de ısınamadım. yine de, oturup karşılaştırma yapmadım ama, almeida oynadığında daha fazla pozisyona giriyormuşuz gibi geliyor bana. o nedenle ben pektemek'in merkezde ve forvet özellikleri baskın tek oyuncu olacağı veli-pektemek-q7 üçlüsüne çok sıcak bakmıyorum açıkcası.

pektemek ya kenar forvet gibi takılsın ya da merkezde olacaksa bile yanında forvet özellikleri daha baskın bir adam bulunsun mutlaka. yani q7-almeida-pektemek veya q7-pektemek-edu gibi. ayrıca fizik ve kondüsyon bakımından hala yeterli değil pektemek. devre arası en çok ona yarar umarım.

son olarak; almeida değişmeyecekse, ki değişmez de zaten kendimizi kandırmayalım, bir kenar forvet ihtiyacı da var takımda. bebe ne zaman dönecek, daha da önemlisi nasıl dönecek muamma. işin açıkcası o konuda yapılması gereken bebe'yi göndermek ve yerine bir kenar forvet transferi yapmaktı; ama olmadı.

Cartalete dedi ki...

tearkan,

Bence takımın fazla pozisyona girip, girmemesini; forvet seçiminden ziyade, takımın pres noktasını başlattığı yer belirliyor. Mesela İBB maçında takım oldukça temposuzdu, sahada Almeida da olsa tek pozisyona girilmişti. Son maç, tempo harikaydı; Almeida da anlamlı oldu.

Ben de Pektemek'in merkezde oynatılmasına çok sıcak bakmıyorum, ama Manisa karşısındaki Veli - Pektemek - Quaresma üçlüsü benim gözüme hoş gelmişti. Ta ki, Quaresma sakatlanana kadar... Öylesi değişken, dinamik bir forvet hattında; Pektemek'in topu alıp saklamasına ihtiyaç duyulmayacağından, fiziki yetersizliği daha tolere edilebilir.

Ama tabi, öncelikli transferlerden biri mutlaka; net gol vuruşları olan ve sırtı dönük oyunu beceren bir santrafor olmalı. Gözüm Serie A'da benim... Mesela, Genoa forvet bolluğundan Mattia Destro'yu sağa sola kiralayıp duruyor. Yapışmak lazım... Hatta onla alaklı başlık atasım var.

rivaldo dedi ki...

Destroyu bonservisiyle vermezler bize.Kiralık gelecekse kendini ispatlamış bir santrofor daha iyi olur bence.Quagliarella nası döndü sakatlıktan bilmiyprum ama pek şans bulamamış.Pandev, Gignac ve Olicde şans bulamayan kiralanabilecek oyuncular.Onun dışında Kalounun kontratı bitiyor.
Benim hayalim Q7-Mustafa-Dempsey gibi bir üçlü aslında.

kartal efor dedi ki...

holoskoyla takas edilecek bir kenar forvet olcan adin, yigit gokoglan gibi biri lazim bize. Orta acacak uzaktan sut atacak arada ceza sahasina girip etkili olcak ama aslen kenarda kalacak. simaoda quaresmada bunu yapamiyor hele simao artik iyice yaslandi ben artik buyuk bir performans gosterecegini zannetmiyorum birde hep cartaletenin dedigine katiliyorum Q7 ve simao ayni anda birlikte oynamamali.
Fernandes eger bu performansini sezon sonuna kadar devam ettirirse bizde kalmasi zor gibi gozukuyor. Necipin de daha fazla sut deneyip gol bolgesine yakin oynamasi lazim yoksa hep pres top kazanmayla yakinda sonup gider. birde eger alper potuk gibi bir orta saha oyuncu alinirsa bence bu takim tadina doyulmaz

borasahin dedi ki...

Mevcut kadrodaki en ideal duzen hususunda teorik bazda %100 hem fikirim. Q7 serbest takilacak, tersindeki oyuncu da denge unsuru olacak. Yani tanim itibariyle bir uzak forvet olmayacak. Q7'nin en iyi performans verdigi duzenek bu diye dusunuyorum. Amma velakin bu durumda denge unsuru kisisi ve orta sahadan skor yapan biri(leri) cikmazsa kisir kalabiliriz cunku elde Q7 ve merkez forvet disinda gol atacak birileri yok. Q7 fena degildi ama simdiye kadar ortaya koydugu skor performansi ic acici degil. Almedia'nin neler yapabilecegi de belli oldu. Bence bu sistemin ideal santraforu Almeida olmaz. Kesinlikle golu koklayan biri olmali. Bakarsin butun mac birsey yapmamis gorunur ama bir bakmisin ayagini sokup golunu atmis. Burada Pektemek de olsa Almeida'da da olsa iyi gorunmeyebilir, cunku savunmacilar arasinda kalacak. Bence mactaki goruntusunden ziyade skora etki etmesi onem kazanir "eger orta sahadan skor yapabilen birileri cikmiyorsa". Boyle bir duzenegi zorluk seviyesi yuksek maclarda kullanmak daha mantikli diye dusunuyorum.

Ikinci bir alternatifte uzak forvetle oynamak. Bu durumda Almeida'nin ortayi bos birakmasi sorun yaratmaz, cunku o araklara girecek gizli bir forvet olacak, yanliz bu durumda Q7'nin performansindan emin degilim, butun rolu calma egiliminde olup takim oyununun icine edebilir, o yuzden Simao daha iyi olabilir diye dusunmekteyim.

Ulas dedi ki...

Sevgili Mustafa,

Oncelikle sana ve butun yorumculara cok tesekkurler. Yorumlarin kalitesi, takimin guzel gidisati ve önünün acikligi butun saha disi olumsuz etkenlere ragmen, cok fazla yorum yapmamama ragmen kimi zaman f5 yapacak kadar yeni yorum okuma heyecanini yasatiyor bende. Kisacasi iyi ki varsiniz.

Yalniz Doka konusunda katakulleye getirdin beni. IBB maci yazisinin yorumlarinda Quaresma ve Pektemeki tamamlayacak nitelikte oldugunu belirtmistin, ben de ilk basta biraz sasirmistim, herhalde topsuz oyundaki haline cok dikkat etmedim diye dusunup sezon icinde attigi golleri izledim. Hakikaten gollerin cogu dogru zamanda dogru yerde olarak gelen gollerdi. Kendi kendime ikna olmustum ozellikle Quaresmanin sahte 9, Pektemekin uzak forvette olacagi bir duzende iyi bir tamamlayici olacagina. Buradaki yorumundan sonra yeniden bir macini izlemek gerekecek:).

Ben bu oturan duzenden sonra ikinci yarida Fernandes ve Velinin skor yukune daha fazla yardimci olacagini dusunuyorum. Kafamdaki en buyuk soru isareti ideal duzende Fernandes + 2 ortasaha mi yoksa 3 mu? 3 orta sahada hucumdaki cesitlilik sikintiya girebilir, 2 orta sahada ise önde baski sekteye ugrayabilir ve orta saha direnci yetersiz kalabilir. Suan icin en mantiklisinin Quaresmanin sahte 9 rolunde olmasi ve onun savunma disiplini olan iki uzak forvetle desteklenmesi oldugunu dusunuyorum. Bu ikili de sanki Edu ve fizigi biraz daha duzelmis bir Pektemek.

Cartalete dedi ki...

Rivaldo,

Belli olmaz ya, şayet Almeida'ya bahşedilen rakamlar doğruysa; Destro maliyetini karşılayabilir. Quagliarella da daha çok 2. forvet gibi; Olic, Gignac iyi olur ama.
Empoli'de Saponara diye bir eleman var, u21'de de oynuyor. Bu sene pek skora katkı vermemiş ama sistemden dolayı diye düşünüyorum, yoksa çok ideal bir sağ forvet olur ondan.
Juve'den Pescara'ya kiralık gitme Ciro Immobile var, o da net golcü. Bu aralar ona çok dilenesim var... Juve zaten Tevez mevez kovalıyor, alt yapıdan adam koymaz oraya. Dempsey, tam isabet olur gerçekten ama Fulham bırakır mı ki?

Kartal Efor,

Quaresma - Simao varken ve alttan o bölgeye sık oyuncu yetişiyorken, Olcan'a para harcamazdım ben olsam. Antep başkanı gibi, Tabata'yı bile 8.75 milyona kitlemiş bir adam, Olcan'ı sadece Holosko'ya karşılık yedirtmez. Mutlaka sağlam para koparır... Hazır Erkut'la 5 yıllık sözleşme yapmışken, bu borç altında öyle bir işe kalkışmaya gerek yok... Ama makul fiyatla, Yiğit Gökoğlan'a hayır demem. Öyle bir oyuncuya ihtiyaç da var.

Bora Şahin,

"Bakarsin butun mac birsey yapmamis gorunur ama bir bakmisin ayagini sokup golunu atmis." bu cümle, herşeye rağmen Pektemek terchimin nedenini açıklıyor. :) Pektemek bitik gözükebilir, ama o varken benim gol umudum hep bir köşede saklı kalıyor. Mesela geçen Bologna - Milan maçı vardı. Di Vaio, bildiğin topa değmiyordu... Sonra bir uzun top düştü, fırladı kalecinin üstünden bıraktı haydi güle güle: 1-0.
Devre arası hem oyun içinde sağlam duran, hem de yüzdeli atan bir santrafor bulunursa ne ala tabi...

Ulaş,

Ben teşekkür ederim Ulaş ilgin için ve kayıtlı kullanıcı olup, yorumlarından bizi mahrum etmediğin için. :)

Doka'da aslında kendi içimde kararsızlık yaşıyorum. Evet, o tamamlayıcı olur cümlesini sarf ettim; maç içinde de aklıma geldi sürekli. Ama sonradan, Quaresma ve Doka varken top paylaşılmaz hale gelir mi diye düşünmeden edemedim... Doka belki de, İBB'de ihtiyaçtan dolayı o role üstleniyor; gerekirse topsuz koşularıyla gol yapabilecek de bir oyuncudur. Bunu bilmiyorum, çok fazla etüt etmedim. Eğer öylese, Rivaldo'nun örnekte verdiği Dempsey gibi bir şey olur zaten...

Rakibe göre 4 ortasahalı sistem her zaman cepte durur. Ama galibiyet gerektiren ve düşük profilli rakiplerle oynanan maçlarda; bahsettiğin Pektemek Quaresma Edu oldukça ideal gözüküyor... Ortasahada da, Veli - Necip'ten birinde karar kılınır. Zaten her ikisi de çok efor sarf ediyor. 55 dk biri, 35 dk diğeri oynarsa güzel olur, orta saha dirençli kalır...

kartal efor dedi ki...

Evet katiliyorum sana cartalete. Erkut yavas yavas geliyor umarim daha onceki altyapidan cikan oyuncular gibi bir anadolu takimina ilk once kiralanip sonrada tamamen satilmaz bir futbolcu karsigilinda. Yigit gokoglana bende hayir benim dusuncem bence yonetim holoskoyu eski takimina gondermeye calisacak yigit ve belki biraz para karsiglinda. Cok da olumlu bir transfer olur

planck dedi ki...

Gördük ki Carvalhal takım 20 günde 6-7 maç yapsa bile sakatlık olmadıkça rotasyon yanlısı değil. Şu 4-5 maçtır oynayan kadroya ersan bebe simao ve q7 gelecekler. Carvalhal Ersan çok büyük kazanç olacaktır diye konuştu, sanırım o gelince sidnei'yi gönderecekler haliyle orası dengede. Ama ileride oynayacak 3 adam geliyorken, üstüne bunları niye otnatmıyor yahu dediğimiz çocuklar varken ofansif anlamda transfer yapmamak lazım diye düşünüyorum.

Bunun yanında ernst'in 3 yıl önceki halinin transferi de benim için olsa da olur olmasada kıvamında. Zira herif hala oynuyor ve bence bizim kalibremizde bir takım için gayet yeterli. Orada banko oynayacak bir transfer ernst veya necipi kesicektir ki ben ikisini de yedek görmek istemiyorum açıkcası.

Bizim şuan için (Almeida'nın gitmeyeceğini varsayarsak) banko oynayacak bir adama ihtiyacımız yok. Acil klübe takviyesi yapılması gereken bölgeler de kale ve bek. Onur çok mantıklı bir seçim olur, sinan bolat için fazla para isterler gibi geliyor. Ben Onur Holosko takasına anında okey derim mesela. Bek olarak tanjuyu göremedim ben hala, aslında o kotara bilirse zaten sorun yok, sağı da solu da götürür gerektiği zaman gibi geliyor.

Ayrıca, söylendiği üzere alt yapıdan sağlam çocukların geldiği bölgelere yedekte bekleme olasığı olan adamların transferine karşıyım.

Cartalete dedi ki...

planck,

Zaten transfer söylemlerini (şahsım adıma) Almeida'nın satılışı doğrultusunda yaptım. Zaten, Almeida gibi piyasası olan ve maaşı yüksek olan bir adamı kenarda tutma lüksümüz yok.

Her şekilde Pektemek'e, kontenjandan dolayı da yer açıyorum. Ya Almeida gider, başka santrafor gelir Pektemek kenar forvet olur (maçına göre Veli). Ya da, kenar forvet gelipr (örneğin Dempsey) Pektemek ortaya geçer gibi varyasyonlar...

Son cümlenle alakalı direkt olarak bir yazı yazma düşüncesindeydim, yazım da... :)