Bir Bayram Bektaş Vardı…


Yeni bir istatistik alanı öneriyorum: Stoperlerin, Almeida’nın sırtında kalma süresi. Adamın neden kronik bel ağrısı çektiği belli… Buna rağmen yine maçın rengini değiştirdi, çok saygı duydum. O yüzden sözü Hugo’yla açasım geldi. İkinci golün asistinden ziyade -ki o topuk pasının asist olmasını, Olcay’ın müthiş şutu sağladı daha çok- ilk gol de direkt olarak Hugo’ya bağlıydı. Rastgele şişirilen topu Olcay’ın önüne bıraktı, o top korner aktarmalı olarak gol oldu. Ki o olmasa belki de tekrar Beşiktaş kalesine dönecek bir toptu… Demem o ki takım Almeida’ya alışmış. Onsuz bir oyun planını oturtmak zaman alır, alırken puanlar verilir… Tekliflerin reddedilmesini anlayabiliyorum.
Maç sonu 16’da 3 isabetli şut sayısı gözüme çarptı. 16’da 3 nedir gençler, topla yatıp kalkıyorsunuz yahu… Ki böyle sıkışan maçlarda en az duran toplar kadar önemlidir isabetli şut. “Beşiktaş en son ne zaman kilidi şöyle uzaktan atılan bir golle açtı?” diye kendime sorduğumda epey gerilere gidiyorum. Hadi Delgado’yu, Nihat’ı, Tümer’i, Quaresma'nın ilk 3 ayını geçtim de; Bayram Bektaş kadar etki yaratacak biri yok şu sıralar. Gençler hatırlamaz tabi. Pascal Nouma’nın kankası diyeyim. Pek bir numarası yoktu ama sol ayağıyla açıyı yakaladığı zaman köşeden toz alırdı... Neyse, şut meselesi aslında önemli bir eksiklik… Zira Beşiktaş cepheden bolca fırsat yakalayan bir takım, oralara iyi giriyor ama sonuç yok.

Yine elden kayıp giden bir 2 puan daha. Oluşumu şanssız olsa da yine rakibi gol atmaya çağırdı Beşiktaş. Bunun nedeni yine savunma ve orta saha arasında yeterli derecede sert savunma yapılamaması. Bu durum bir tek Toraman’ın orada oynatılmasıyla atlatılmıştı dönem dönem. Ama bir türlü kalıcı bir çözüm bulunamadı. Yine en kısa yolu, Ersan’ın düzelmesiyle birlikte Toraman’ı oraya çekmek olur gibi gözüküyor.

Holmen, Veli ile birlikte en çok koşan orta saha oldu maçta. Ama Veli daha çok sağlık koşusu yapıyor. Sabah programlarına çıkan doktorları dikkate alıyor gibi. Holmen ise o enerjisini avantaja çevirebiliyor; çok daha etkili yerlere koşu atıyor, ilk golde olduğu gibi… Yani, her an bir mukabele örneği çıkarıp; “abi dün Shevchenko dönüşü yaptın, bir hayran kazandın; şuraya imza alayım” diyip, farkında olmadan kendisini 2+1 yıl bağlayabilirim. Bedava adam, sisteme de uygun; kaçırılmamalı.

31 yorum:

Ekrem35 dedi ki...

bu sene yenilgiden daha çok acı veren beraberlikler yılı oldu adeta bizim için. bu maçla bir yenisini daha ekledik bu beraberliklere.

takımımız kendi sahasına yerleştiği anlarda bile pozisyon almayı bilmeyen ya da yerlerini baskı yapmak adına kaybeden oyuncularımız yüzünden çok pozisyon veriyor. bu maçta çok pozisyon vermedik ama bu ibb sayesinde oldu bence. samet hoca'nın bu konu üzerinde özellikle veli-necip-olcay ve holosko'ya çalışma yaptırması lazım diye düşünüyorum.

kazansak haftaya gs maçından kötü sonuç alsak bile hiçbir şey değişmemiş olacaktı ilk yarı sonuna göre. büyük fırsatı kaçırdık umarım haftaya bu kaçan fırsatı galibiyet ile telafi ederiz.

Eralp Türkmenoğlu dedi ki...

Sana bir sorum var sevgili Cartalete;

Geçen 18 maçlık süreçte iç saha ya da dış saha farketmeden hücum opsiyonu sadece Almeida'ya indirilen toplara ani baskı olup bunun dışında hiçbir alternatif planı olmadığı artık net bir biçimde görünen teknik adamımızın bu tertemiz, herkesin bir bütün emek verdiği ve tek vücut olmaya çalıştığı feda senesini HEBA etme olasılığı sence var mıdır?

Sevgiler.

Basar dedi ki...

Bayram ile Recep her hafta halı saha maçı yapıyorlar. Recep rica etse 1 aylığına bizim gençlere şut çalıştırsa

beagle dedi ki...

@Basar
Dostum ne yazıkki en zor aktarılabilecek ve edinilebilecek yeteneklerden biri vuruş, özellikle de uzak şut. Yerden, hızdan ve kaslardan gelen momenti insanın topa aktarması çok fazla faktörlü karmaşık bir işlem. Plase öğretmek veya Sabri gibi dağa taşa vuranların yönlerini destek ayağı yerleşimi gibi faktörlerle düzeltmek mümkün de Bayramın da biraz dahil olduğu bizde Walsh'dan dünyada Rivaldo'dan hatırlanacak kalçadan çıkan vuruş tekniğini aktarmak 1 ay değil 1 senede mümkün olmayacaktır.

Aslında müthiş nokta, bu sebeple özellikle genç transferlerde süper koşandan çok, vasat koşan, iyi vuranlar öncelikli seçilmeli. Koşmayı artırmak çok daha kolay (ayhan, emre b., okan buruk vb.)
Ve aynı sebepten Veli'ye harcanan dakikalar Hasan ve Muhammed'e harcanmalı.

@Eralp
Çoktan heba oldu bu sene çünkü sözde 4-5 genç kazanmakla ilgili mantıklı bir oyun sistemi kurulmadı. Gençleri yetiştiriyoruz maskesi altında Veli, Toraman, Sivok vb ful rekabet kasıyoruz. Son 20 senenin en zayıf yarışması son 22 senenin en kötü Fbsi falan olduğu için de 5.-7. lik hakeden performansımız yukarlarda yer buldu. Bununla oyalandığımızdan Samet'in aynı hatayı (Veli-Necip merkez ikilisi) sürekli yapmasını basında kimse doğru dürüst eleştirmiyor bile. Bu kadar zaman sahada oluşturduğu verimsizliği görmeyen, kendi altyapımızdan hiçbir gence bu sene bile güvenemeyen Samet'den ise köy veya kasaba olmaz. Bu hafta da Oğuzhan-Ferdi değişikliği ile yeni bir çığır açtı.

Ha bir de sol açık için Erkan Kaş, Uğur Boral'ı kesmeyi gayet haketti. Yıllar önce BJK A takımda bir kaç maç oynatılan bir gencin kardeşi mahalledeki arkadaşlarına isyan etmişti. "Ya hoca kazma abimi oynatıyor, puan kaybediyoruz" diye. Uğur'un da tek kabul edilen yanı İsmail'in yerine nöbet tutmasıydı. Kilitlenmiş bir maçta sol açıkta görmeye ailesi bile katlanamıyordur...

Zizou1903 dedi ki...

Uzaktan şutla maç kazandıran Oğuzhan var yakın zamanda. Orduspor maçında dönüp vurduğu top köşeye gitmişti.

Cartalete dedi ki...

Evet iyi örnek. O da kısır bir maçtı mesela.

du, levande dedi ki...

son dakikalarda baskı kurmaya çalışırken hilbert epey şans yakaladı ama yapmaya çalıştığı ortalar hiçbi tehlike yaratamadı, hilbert'in bitmeyen enerjisi takım için çok önemli o kesin ama o son 10-15 dakikalık dönemde mehmet akgün değişikliğiyle daha tehlikeli ortalar gelemez miydi acaba. gerçi mehmet akgün'ün 45 dakikalık performansından dolayı etkili ortaları olduğu bi yanılgı da olabilir ama kulübeden gelebilecek başka bi müdahale de yokken denenebilirdi sanki.

utaman dedi ki...

Kazanmaya yakın olan taraf uzun bir aradan sonra bizdik diyebiliriz. Bu bile ibb maçlarında sık karşılaştığımız bir durum değil aslında :=) Uğur'un yerine keşke Erkan girseydi. Mehmet Akyüz'ün yerine yedekte Sinan bekleseydi. Muhammed en az 10-15 dk süre alsaydı. Hasan Türk Veli'nin spor kontenjanını doldursaydı. O zaman o bir puanı da ibb'ye versek üzülmezdim.

Taraftarın anlaması gereken Muhammed, Hasan, Erkan gibi gençlerin 90 dakikalara ucundan kıyısından iliştirilmesi şampiyonluktan daha değerlidir diye düşünüyordum. Artık sadece taraftarın anlaması gereken değil aynı zamanda Samet Hoca'nın ve belki de yönetimin de anlaması gerekenin bu olduğu konusu çıktı ortaya.

Genelde taraftar arasında dile getirilen bir ekonomik durum tespiti var. Şampiyon olmadan bu borçlar ödenmez diye. 6 ay önce 580 milyon tl olan borç şu an 500 milyon tl sularında ve başkanın açıklamasına göre sene sonu 420 milyon tl civarı olacak. Yani borcun erimesi için şampiyonluk şart değil. Ekstra getirileri olacaktır bir şampiyonluğun ama gençlerle ilgili uzun vadeli ve sürekli planları olan bir takımın ekstra kazançları da vardır şampiyonluk dahil. Kesin olmayan bir şampiyonluk uğruna, şu gençleri olgunlaştırma fırsatını tepmemek lazım bence.

Bir de Necip'le ilgili bir kaç şey söylemek istiyorum. O kadar kolay adam eksiltmeye başladı ki Fernandes'in ruhu kaçmış gibi içine. Tek farkı direk karşı kaleye doğru ve hızlı gidiyor. Yalnız oyun içinde top bizdeyken çok kayboluyor ve o kritik son hamlede genelde hata yapıyor. Sezon sonuna kadar bunlarda da aşama kaydederse seneye çok kaliteli bir orta sahamız daha olacak. Sonrasında da huzur içinde Hasan'ı beklemeye başlarız. Bu arada kaçan Salih Uçan gerçekten büyük olacak gibi. İmrenerek izliyorum çocuğu.

Eralp Türkmenoğlu dedi ki...

@beagle;

Henüz daha ligin başındayız ve hoca için konusmak erken diye cümleye başlayan her arkadaşım sanıyorum şu son maçı eğer benim gibi stattan izleyip takım oyununu ve taktik hamleleri gördükten sonra sezon sonunda alacağımız dereceye ilişkin yarı net bir fikre sahiptirler artık.

Peki neden yarı net?

Hemen izah edeyim fazla detaya girmeden. Sinemada ya da fotoğrafçılıkta uğraşanlar bilir. Alan derinliği denen bir kavram vardır. Kısaca tanımı da şudur: Objektifin gördüğü karede ön ve arka tarafın aynı anda net olması durumudur.

Bu oyuncu yapısıyla oynayacağımız tek şablon ilk yarıdaki yükselişin sebebi Toraman'ın ön liberoya geçerek arkada pozisyon bilgisi olmayan Sivok ve Ersan'ı markaj stoperi yaparak onları rahatlatması ve Oguzhan katılımı ile koşan takıma Ferdi dışında pas atacak oyuncu eksikliğinin giderilmesi idi hepimizin malumu. Bu şablon son 8 hafta yenilmedi. Yenilmezken şunu da başardı. Rakibe ancak tek tük pozisyon verdi. Çünkü kanat hücumcuları beklerine yardıma geldi. Zaten Toraman ve Necip dinamizmi ile göbek kapalı idi ve bu yüzden rakipler boguluyordu. Biz de bogulan rakiplere seri hücumlar yaparak cezayı kesiyorduk.

Eğer bu takım bundan başka da oynar ve farklı bir oyun yapısını kalan 16 haftada uygulayabilir diyen varsa saygı duyuyorum ama bence imkansız. Daha bu bahsettiğimi bile oturtamamışken üstelik.

Soru şu:

Devre arasında bu şablona uygun derinlik katacak oyuncularla takviye yapmak varken ve gene bu şablona defans ve hücum antrenmanları yaptırarak daha da keskin daha da öldürücü bir hız ve sonuç takımı olmak varken bunlar neden yapılmadı?

Hadi ilkini geçelim para yok denecektir. Oysa ucuza ve bu takıma katkı sağlayacak ne adamlar var hala. Demek ki bu para yok hipotezi çok geçerli değil. Üstelik tıpkı Oguzhan örneğinde oldugu gibi ya da geçen 8 senelik sürece bakılırsa çok para = çok başarı demek hiç değil. Demek ki burada yolunda gitmeyen bir planlama var. İşte bu hususta toy olan yönetimi yönlendirecek kişi eğer Mattias Sammer, Michael Zorc gibi bir sportif direktörünüz yoksa Teknik adamınızdır.

Hem son 8 hafta itibariyle oyun şablonunu ezberine almış futbolcularınıza o şablonu daha ölümcül hale getirecek ne defans ne de ofans idmanları yaptırmıyorsunuz hem de devre arasında bas bas bagıran takviye ihtiyacını "Bu sene bu takım yeter" diyerek geçiştiriyorsunuz.

Bence Samet hoca zaten taktisyen bir teknik adam olmadıgını son maçta oldugu gibi kaybettirdiği puanlarla kanıtlamıştır ama mesela Sammer, Zorc gibi bütünlük sağlayıcı, agabey, takımdaşlık oluşturucu bir sportif direktör olarak daha yararlı olabilir kulübümüze. Sene sonunda sıralamadaki yerimiz ne olursa olsun Samet hocanın eğer bu camiada illa yer almak istiyorsa mesleki tanımı bu olmalıdır diye düşünüyorum.

Sana sorduğum sorunun alt metninde de bu düşünce vardı Cartalete. Bu seneyi geçtim bari gelecek senenin planlaması şimdiden yapılmalıdır. Çünkü her ne kadar iyi niyetli de olsa hocamız winner bir TD asla değil olacağını da sanmıyorum.

Kısacası alan ne ön ne de arka alan net bu takımda.

Çünkü senaryoyu değiştirip hikayemizi akıcı, izlenebilir hale getirecek yönetmenimiz yok !

Övünç dedi ki...

Çok bariz bir şekilde teknik direktör hatası bu maç.

Kaç oldu öne geçtiğimiz maçta puan veriyoruz.Bir olur iki olur da biz GS , Antep , Bursa , Eskişehir ve dünkü maç ile seriyi 5 'ledik.

Böyle bir şey olmaz , olmamalı . Kadro zaafiyeti filan değil bu.Bildiğin teknik adam zaafiyeti.

Sol bek sol bek diye bağırıyorsun ama orta sahanda bir tane pozisyon bilgisi olan , pas arası yeteneği olan , defans çizgisini ayarlayabilecek ön liberon yok.Hepsi hamleli , markaj özelliği olan adamlar ve o hamleyi yapıp topu alamadıkları her atak büyük problem.

Stoperlerin ölümüne gömüldükleri için orta saha ile kalan aradaki boşlukta at koşturuyor rakipler.Geçen sene Ernst'in şarjı 30 dakikada bitiyordu bu mevzudan ötürü.Kimse bu kadar uzun bir mesafeyi tek başına savunamaz.

Tamam Samet Aybaba görünürde iyi işler başardı da onun da sınırları ortada.Bir maçı çevirdiğini hatırlamıyorum ben yaptığı bir değişiklikle.Aksine rezil ötesi müdahalelerle işleyen takımın canına okuyor.Bir ara Batuhan-Almeida sevdası vardı tam bir futbolun icad edildiği yıllardaki İNgiliz takımlarına özenen , yeni favorisi Olcay'ı çıkarıp Uğur'u almak olacak büyük ihtimalle.

Seni rakip kaleye götüren 2 oyuncu nasıl çıkar hoca bu maçta ?

GS maçını düşündün diyelim EE burada giden 2 puan aynı cetvele yazılmıyor mu ? Yani şu maçta aldığımız 1 puanın cidden hiç bir anlamı yok.

Beşiktaş sanki işin kolayına kaçıyor gibi " nasılsa feda senesi " diyerekten.

Bu takımın acilen bir ön liberoya ihtiyacı var.Hem Necip'in kariyerini , hem de feda sezonunu kurtarmak için.

Haftaya GS maçı var.Büyük ihtimalle top yapmak zorunda olan takım olmayacağımız için konsantrasyonumuzu top çalmaya verip hızlı hücumlarla önemli şanslar yakalayacağız ama kazanacak kadar çok gol atabilecek miyiz orası muamma zira 3 gol yiyeceğimiz kesin gibi.Hele ki Fernandes şu haliyle 30 dakika bile oynasa direkt 3 olur.

helldoradotcom dedi ki...

dun geceden nacizane bir kac gozlem:
- Toraman'in defansta olamayacagi sanirim webo'nun topu holmen'e aktarmadan onune alisi ile bir kez daha kanitlandi.
- Necip bu yil kademe atlamasina atladi fakat halen yildiz oyuncu seviyesinde degil. kalabalik ciktigimiz ender kontralardan birinde ayagindan topu acmasi avrupada kabul edilemez.
- Hilbert'in calsikanligi eyvallah da artik bir tane orta yap be birader. Yerine gokhan gonul olsa Almeida uzak ara gol kraliydi hem de sadece arka direkten tipledikleriyle.

Azla yetinmeye alistik tamam ama kendo sahanda gole ihtiyac duydugun bir anda fernandes'in girmesi icin oguzhan'i cikarmak bence takima verilmemesi gereken bir mesajdir. takimin vizyonunu daraltmak, takima rakipten korktugunun mesajini vermektir. Normal bir sezonda olsa su an 7-8. olacakken halen potada olmamiz buyuk sans. bu korkak matalite ile haftaya GS'ye yenilmemiz sasirtici olmamali. Insallah yeneriz tabi ama mantik disi bir sonuc olurdu.

Bu arada @Eralp'in tespitlerine katilmamak elde degil.

gundelikci dedi ki...

cartalete benim de araştırmaya üşendiğim istatistiği bulup koymuş, tebrikler. dün holsko'nun direk dibine vurmaya çalıştığı ve sol ayakla plaselemeye çalıştığı iki şut hatırlıyorum hemen, sonrasında oğuzhan'ın necip'in defanstan dönen şutuna biraz farkla giden plasesi. 16 şu gibi bir istatistik maç kazandırmalıdır, burası açık bence. doka'nın golünde eli falan geçelim, defans öyle bir uyumuş ki topu karşıya taşırken bizim takım, ileri çıkmaya uğraşmamışlar. necip oranın oyuncusu değil, yada şöyle söyleyeyim mehmet topal'ı valencia'ya gönderen defans önündeki tek adamlık onun oyun tarzı değil. eğer ki orda kullanılacaksa yakın oynamak bir zorunluluk, necip'in hamlesinden sonra kademesinde stoper gerekiyor. oraya ciddi bir alnernatif gerek doğrudur ama hem bu seneyi bir şekilde kotarıp hem de gelecek senenin planlamasından bahsediliyorsa, oraya yabancı olamaz, burası kesin, sahadaki yabancı sayısı malum. kadrodan kesilebilecek tek yabancı üzerine sol bek gelmeden ceza sahasına bakmayan hilbert olabilir, onun da istikrarı çok kolay vazgeçilebilir değil, en azından bu sene için. samet hoca'nın bahsettiği 4-3-1-2 formasyonunda oğuzhan-necip-fernandes(yada alternatifi) orta sahası seneye çok daha büyük anlam ifade edebilir gibi duruyor. hoca'nın katkısı değil de direk aldığı son maç olarak da, çok geriye gitmeden, kayseri maçı örnek verilebilir. zaten rakip ibb olunca o sahaya meteor düşmesi dahil, her türlü sebeple sıkıntı çıkması olası olduğu için çok da kötümser olamıyorum.

yeronda dedi ki...

@övünç ile paralel düşünüyorum.teknik direktör maç kazandıran olduğu kadar maç kaybettirendir.samet hoca gençlerle çalışma ve takımdaşlığın sağlanması gibi konularda nekadar başarılıysa maçın gidişatına göre müdahale etme konusunda bir okadar yetersiz.bunca yıllık teknik direktörlük kariyeri olan bir hocanın maça müdahalede bukadar yetersiz kalması ve bu yönünü farketmeyip yanına bukonuda başarılı bir yardımcı almaması çok garip.altını çizmekte yarar var.sığ bir şekilde taktik bilmiyor filan demiyorum.aslında oturup futbol konuşabileceğim bir insan gibi duruyor.ama maçın gidişatını okuma ve müdahale konusunda çok çok zayıf.lucescunun bukonuda ne kadar başarılı olduğunu somut olarak örneklendirebileceğim bir çok örnek geldi şuan aklıma.ama samet hocanın karnesi bukonuda çok çok zayıf.yoksa bu takım bağıra bağıra bursa,eskişehir,antep ve ibb maçlarında puan-puanlar kaybetmezdi.sanırım bir çoğumuz benim gibi maçı izlerken skor olarak önde olmamıza rağmen sonuçta puan kaybedeceğimizi öngörmüşüzdür.tamam rotasyon oldukça dar kabul ediyorum ama çoğu yorumda yazıldığı gibi hocanın eldekini çok ta iyi kullanmadığını görmeliyiz.feda sezonu,gençleşme derken sahada oğuzhan dışında genç göremedik.gençlerin yukarı çıkması adına hoca hiç hamle yapmadı.bu durumda zaten dar olan rotasyonun dahada daralmasına neden oldu.hocanın antremanlarda gençlerle ilgilendiğini,onlara vakit ayırıp kendilerini geliştirmelerine yardımcı olduğunu sanıyorum ama onları a takıma çıkaracak cesareti gösteremedi.ki samet hoca her gittiği takımda yaşlı futbolcuları uzaklaştırıp 17 yaşında gençleri sahaya sürmesi ile ünlüdür.ama sanırım uzun zamandır çalışmak istediği,kaptanlığını yaptığı beşiktaşta illa yerini sağlamlaştırmak adına bu tür risklerden kaçınıyor.oysa tam zamanıydı.zira taktiksel anlamda inanılmaz önemli olsa da 60tan sonraki almeidanın futbol doğrusu bakımından oyundan alınıp yerine herhangi bir a2 golcüsünün oyuna girmesi takımın direncinin arttırılması ve maça tutunma adına çok çok daha önemli bir etken olur.dün akşam oyunun sonunda maçı da kaybedebilirdik.kazanabilirdik ama takımın ön tarafının oyundan tamamen koptuğunu,topa dahi koşmadığını defansın ise gol yememek adına dualar ettiğini,tütsüler yaktığını gördük.oysa henüz 2. golü yememişken muhammet oyunda olmayan holoskonun yerine olcay erkanın yerine girseydi takıma bir dinamizm katabilirdi.samet hoca bu oyuncuları asla takımda düşünmediğinden kendisinin de itiraf ettiği gibi yürüyecek hali olmayan fernandesi sadece duran toplardan birşey çıkarabilir miyim diye düşünerek soktu.ama biz beşiktaşlılar bu sene hiç olmadığımız kadar gençlere tahammüllüyüz.çok kısa oyun dakikaları bulan muhammete yükselen alkışları düşünün.tam zamanıydı bu yıl.yarışmada yada şampiyonlar ligine katılma savaşında olmasak ta zaten bu takım uefaya kalırdı.velhasılkelam rotasyonu daraltıp 12-13 kişiyle oynamayı seçen ve maçlara müdahale edemeyen Samet hoca ile şampiyonluğa yürümek hayal.Samet hocanın kulüpte gençlik gelişim sorumlusu olarak istihdam edimesi gerektiğini düşünmeye başladım.aklıma daha birçok şey geldi ama bu yazı fazlasıyla uzun olduğundan burada bitireyim.

herkese iyi akşamlar.

yeronda dedi ki...

çok özür dileyerek yazmak istediğim birşeyi daha eklemek istiyorum.emre özkan dün ve hatta ilk oynadığı gün gayet başarılıydı bence.football manager dilinde defensive left-centre mevkili hakan balta,criscito gibi merkezde de sol bekte de defansif bek olarak oynayabilecek bir oyuncu gibi duruyor.size konusunda çok çok iyi olduğunu da söylemem gerek.o nasıl bir omuz arkadaş!dokunduğunu yıktı nerdeyse.hücum katkısı konusunda geliştirmesi gereken yerler var fakat defans olarak uğur boraldan katbekat daha iyi.bu bile ilk 11e direk yazılması için yeterli.bu açıdan bakıldığında gökhan süzen transferi çok çok anlamlı gelmiyor bana.gökhan süzen kötü yada eksik demiyorum aksine beğendiğim bir futbolcu.hücum katkısı olarak takıma çok şey katabilir ama sol kanat problemimizin temelinde yatan neden uğur boralın defansif bilgisinin yetersizliği kadar olcayın defans kanadına yardımının azlığı.olcay geriye gelmiyor demiyorum ama olcay dağınık koşuyor.bir bakıyorsunuz almeidanın yanında kaleciye pres yapıyor.bir bakıyorsunuz holoskonun kanadına gitmiş holosko ile preste.top hızlı bir şekilde sol kanada yöneldiğinde sol bek orada yardımsız kalıyor.bu da devamlı oradan pozisyon yememize neden oldu sezonun ilk yarısında.buna uğur boralın defansif yetersizliği ve umursamazlığı eklenince o bölge kangren oldu hepimiz için.

yine uzattım ama emre özkanı beğendiğimi ve oynaması gerektiğini düşündüğümü söylemeliyim.sizler ne dersiniz?

borasahin dedi ki...


Benim mesaj geldi mi, yoksa sansure mi ugradi? :) Biraz harsh olmus olabilir, ama temel olarak fikirlerin arkasindayim :)

Cartalete dedi ki...

Gelmedi :) Bir yere kaydetmişsindir umarım.

box2boxMC dedi ki...

Toraman>veli+necip
Fernandesin gelmesiyle birlikte toraman, oguzhan, fernandes ortasahasina acilen donmemiz lazim..

Emre ozkan da devre arasini iyi degerlendirmis, kendisi hakkimdaki olumsuz dusuncelerim kirilmaya basladi. Gorunen o ki bundan sonra sol bekte ugur boral i gormeyecegiz...


Bu arada fernandes bitikti, ciddi mac kondusyonuna ihtiyac var..umarim gs macina kadar biraz daha toparlar..

Basar dedi ki...

Malesef hocamız yeniden sırıtmaya başladı. İlk yarı Trabzon maçına kadar cesur olmayan bir görüntü sergilemişti, ancak o maç ile Oğuzhan'ı keşfetmiş ve takımın artık çehresi değişmişti.

Samet Aybaba yine bizlerde karamsarlık yaratacak bir çizgiye doğru kaymaya başladı.

1) Allah'ı var, Holosko, Olcay ve Almeida kariyerlerinde zirve performansa ulaştılar. Ofansif performansta çağ atlatırken, zamanın en az gol yiyen defansı Samet-Ulvi-Takoz Recep'in defansif performansı mutlaka üst düzeye çekmiş olması lazımdı.

2) Evet solbeke ihtiyaç vardı ama net bir şekilde ondan da acil ön libero ihtiyacımız var! Cisse tarzı bir ön liberomuz olsa, iddia ediyorum maç kaybetmeden şampiyon oluruz.

Evet Cisse'ye çok para vermemiştik. İngiltere'de, Fransa'da, İtalya'da mutlaka böyle bir oyuncu bulabilirdik. Paramız yetmiyorsa kiralayabilirdik. Bunun yerine Katar yolcusu Nene'nin peşinden koştuk. (ki bu da transfere ayırabilecek paramız olduğunu gösteriyor) Hoca ve yönetim geçmiş yönetimlerin ve şu anki GS'nin hatasına düşüp, daha göz önünde bir transfer yapmanın derdine düştüler.

Hocam senin takımın ligin en çok gol atan takımı. Aynı zamanda da neredeyse kümeye oynayan takımlar kadar gol yiyen bir takım. Sence nereye transfer ihtiyacımız var?

3) İBB maçında 3-0 önde olsan Fernandes'i koy. Ama adamın bu kadar güçsüzken oyuna sokunca maçı bitirdin.

CESUR DEĞİLSİN hocam! Orada 30 dakika Muhammet'i oynatsan, Fernandes'den çok daha etkili olurdu! Aynı Oğuzhan'ı 10 maç oynatmadığın gibi cesaretsizlik örneği gösteriyorsun!


4) Gençleri bol bol kullandığın söylemi de DOĞRU DEĞİL! Necip zaten 3 yıldır oynuyor, Ersan zaten Schuster takımının bankosuydu. Gençlerden sadece ve sadece Oğuzhan'ı kullanıyorsun.

Saygı duyarım, rakiplerin de çok kötü olduğu bir yılda daha olgun bir takımla üste oynamayı düşünmen çok normal hocam. Bende olsam aynı düşüncede olurdum.

Kusura bakma ama KÜÇÜK DÜŞÜNÜYORSUN hocam. O zaman 2.lik 3.lük bana yeter diye düşünme, direk ŞAMPİYONLUĞA oyna! Tarihe geç!

Rakiplerin atmosferi senin şampiyon olmana uygun, takımın kazandığı kamuoyu sempatisi şampiyonluk için büyük kazanç, taraftardaki kenetlenme, heyecan, tutku ve inanç tüm takım taraftarlarından fazla. Takımın ligin en çok gol atan, maçları en fazla forse eden takımı.

Yapacağın tek şey, helvanın kıvamını tutturmak. Hala zaman var, bir ön libero kirala hocam! Kendine, takımına, bize güven hocam. Kaybedeceğin hiçbir şey yok ama tarihe geçme fırsatın var hocam.

Basar dedi ki...

Maç 2-1 durumdayken, fantaziye kaçmayıp, Veli yerine Escude'yi alsak ve Toraman'ı da ön liberoya kaydırsak bu maçı kaybetmezdik diye düşünüyorum.

İlk önce acil göz muaynesine gitmesi gereken hakem, sonrada maça yanlış yönde eli değen sevgili hocamız sayesinde 2 puanı evde bıraktık.

Haftaya bu 2 puanı çok arayacağız!

Basar dedi ki...

Ben baya uzun bir yorum yazmıştım. Gelmedi mi acaba? Aynı yorumu öbür başlık altına da eklemiştim. Valla yıkılırım :(

Cartalete dedi ki...

Geldi geldi :)

Yalnız savunma önüne bir yabancı transferi, takımda denge şaşırtır gibi. Zira normalde yerli yazılması gereken bir bölge.
Çıkar yol belli; Ersan'ın dönüşüyle Toraman'ı merkeze çekmek... Tabi ameliyat durumu çıkarsa ne olur bilemem.

Basar dedi ki...

Ben yarı sezonda savunma önüne yerli koymanın maliyetinin çok yüksek olacağını düşünüyorum çünkü o bölgede oynayan Türk oyuncusu çok kısıtlı. Yeni bir Serdar Kurtuluş (eskisi bile olur) bulup koyabileceksek sanıyorum hepimiz mutlu oluruz.

Cisse'ye de zamanında senelik 1,5 milyon € ödüyorduk. Çokta denge bozmaz sanki bu rakam. Buradaki esas sıkıntı, takımın direk oynayacak yabancı sayısının 7'ye yükselmesi olacaktır.

Federico Giunti'nin Beşiktaş'a gelmeden önce kendi takımında 18'e giremediğini, bize aynen böyle bir yarı sezonda geldiğini, bizde senede 450.000 € ücretle oynadığını da hatırlamak lazım.

Çok imkansız değil, çok denge bozucu bir profili de almaya gerek yok.

Cartalete dedi ki...

Zaten dengeden kastım, öyle bir oyuncuyla ideal 11'deki yabancı sayısının 7'ye çıkmasıydı.

Serdar Kurtuluş iyi aklına geldi, ben olsam hiç düşünmez alırdım.

box2boxMC dedi ki...

McG
Hilbert-Sivok-Ersan-Gokhan
Toraman
Oguzhan-Fernandes
Holosko-Almeida-Olcay

Hic dusunmicen yazacan su kadroyu, takim dustumu alican Necip' i enerji katacaksin oyuna..

Martin Wörns dedi ki...

Söylenenlerin çoğuna katılmakla birlikte benim en çok canımı sıkan defansif yerleşim ve hamle hatalarının hiç bir düzelme olmaksızın devam etmesi oldu. Defansın en büyük falsosu Uğur'un yerine gayet yeterli bir defansif katkı veren Emre'nin varlığına karşın rakip biraz ayağa pas yapıp geldiğinde korkulu fotoğraflar verdik. Devre arası bir çok yorumda bu meselenin oyuncu karakteri kadar çalışma-uyumdan kaynaklı taraflarının da olduğunu söylemiştim. Samet hoca bu anlamda başarısız not almaya doğru hızla gidiyor gözümde. (Genel anlamda arkasında olsam da) Tamam Toraman'ın varlığı başlı başına sıkıntı tandemde ama Sivok'tan da alabileceğimiz çok azını alabiliyoruz bu sene. Bu adamın ne oynayabildiğini de biliyoruz. Minimum Ş.ligi potası hedefli bir yarışta en büyük kamburumuz bu olmayı sürdürecek ve sol beke Süzen'in geçmesi bu anlamda pek bir farklılık yaratmayacaktır.

Şu tabloyu kısmen toparlayan üstteki arkadaşın kurduğu kadroydu. Oradan da ancak Ersan iyi durumda olduğunda verim alabiliyorduk. Şimdi yine sakatlıklardan vs. bahsediliyor bir de üstüne Toraman'ın sorunları varmış. Bir anda defans yönünden çok kaygı verici duruma geldik.

Toplamda ise ilk yarıya göre pek bir şey değişmemiş gibiydi. Rakip yarı alandayken ben yine takımı beğendim diyebilirim. Maç da hakkımızdı, bilhassa 2.golü çok kötü yedik. Sanırım elde varmış.

Şu şutör meselesine de yüzde yüz katılıyorum. Maç boyunca ben de bunu sayıklayıp durdum.

planck dedi ki...

@Eralp

Hoca hakkında olumsuz konuşmak için erken diyenlerden biri de bendim hatırlarsan. Yanlışları ben de görüyordum ama çok sert eleştirdiğiniz için korumak zorunda hissediyordum. Maçı izlemedim, özetleri izledim, yorumları ve yazıları okudum ve bende şöyle bir kanaat oluştu. Aybaba td iken takım her zaman başa oynar ama hep 2. oluruz. Çünkü söylediğin şeyler doğru ve eksiklerin giderilmeye çalışıldığına dair elde bir belirti yok. Hocanın olumlu yanları da çok fazla ama şampiyonluk detaylarda (ki bu detaylar bu sene detay bile değil aslında, koca koca konular) başarılı olarak kazanılır. Bu yüzden bu sene şampiyon olabilememiz bu gidişle baya şans olur. Ancak şöyle bir şey olabilir, bu sene 2. olup sonra da ŞL'de gruplara katılırsak o zaman çok kaliteli, taktik açıdan olayı yemiş yutmuş yabancılar alabilirsek o zaman avrupada da trde de çok daha kolay olur işimiz. Ama sivokla, hilbertle, holoskoyla, almeidayla hatta fernandezle olmaz. Taktik bilgisi üst düzey, oyun içinde yanındakini uyarabilecek yabancılarla bir yere varabiliriz ancak, yani hocanın yapamadığını maç esnasında az da olsa yapabilecek, hocanın kapatamadığı eksiklikleri zaten olmayan oyuncularda. Hoca yeni sezonda farklı bir yapılanma olabilir, bazı şeyleri değiştireceğiz demiş. Min. 1 sene daha Aybaba ile beraber olacağız ve büyük ihtimalle Avrupadaki performansı kendisi için belirleyici faktör olucak. Aybabanın çapının bu olduğunu kabul edip, sinir hastası olmadan maçları izlemeyi öneriyorum :)

Eralp Türkmenoğlu dedi ki...

@planck;

Öncelikle bir konuya açıklık getirmeliyim ki daha anlaşılır olayım:

Ben, hemen hoca gönderilsincilerden değilim. Üstelik daha önce de bahsetmiştim. Samet hoca birçok TD'ün birkaç senede ancak başarabileceği takım bütünlüğü oluşturma, birlik beraberlik sağlama adına çok çok başarılıdır. Saygılarımın tamamı üzerine olsun hocanın.



Taktiksel beceri kısmını defalarca yorumladım ama mesela şu da var. Tabirimi bağışlayın ama bir teknik adam azıcık ta futbol piçi olmalıdır. İşte senin Samet hoca ile hep 2. oluruz kısmını 1. yapacak şeyi içeriyor bu piçlikler.

Ne gibi piçlikler bunlar?

1-Arena da skor avantajın varken bol bol zaman geçirmek.

2- Pozisyonda haklı haksız olman önemli değil ama mutlaka 6-7 futbolcuyla gidip hakemi baskı altına almak.

Ben bunları da göremiyorum ki? Göreniniz var mı?

Taktiksel hamleleri bıraktım bunları uygulasan 4-5 puan fazladan olurdu.

Kısacası değerli @planck; gündelik hayatta da konu ne olursa olsun soruncu değil de çözümcüyümdür.

Ama bu Samet hoca ve uygulamaları konusunda çok ciddiyim şiştim !

İnşallah yorumunda sonlara doğru bahsettiğin şeyler gerçek olur. Ancak ben gene de sene sonunda alınacak derece ne olursa olsun FUAT ÇAPA ile temasa geçilmesi taraftarıyım. Çünkü eğer bu ligde birisine yapılanma süresi verilecekse bu adam Fuat hocadır. Sadece scoutingi ile bile Samet hocadan daha vizyonlu çünkü. Üşenmeyin aldırdığı oyunculara bakınız. Oynattığı futbol ise 4-5 hafta sonunda çok konuşulacaktır.

Sevgiler.

Basar dedi ki...

@Eralp Türkmenoğlu Samet hoca yorumlarına katılıyorum ama Fuat Çapa hamlesinin sezon başında yapmış olmamız lazımdı.

Şu anda böyle bir hamleyi 1 sezon daha bekleriz. Şu anda Samet Hoca önümüzdeki sezon için kredisini aldı kamuoyunda. Özellikle de yukarıda yazdığım "Gençleri oynatıyor" söylemiyle... ki bu söylem, hepimizin bildiği üzere doğruluk temeline oturmayan bir söylemdir. Ayrıca rakiplerin belkide son 20 yılın en kötü puan surumuna sahip olması ve Beşiktaş'ın potada olması konjektür olarak kendisine yarıyor.

Bu yüzden akıllı bir hocanın bu konjektürü değerlendirmesi ve takımın defansif yönünü güçlendirmesi gerekirdi. (defansif kurgu üzerine çalışma, stoper veya ön libero transferi, veya her ne ise..) Malesef koca bir devre arası bu konuda bir gelişme kaydedilmemiş gözüküyor. Üstüne koy Toraman ve Ersan'ın yarı sakat durumlarını... gerçektende çok iç karartıcı bir tablo oluştu.

tannhauser dedi ki...

Herkese selamlar, bir Belediye faciasının daha… Ne desek boş. Seneye biraz daha vakitli oynarsak Belediye kabusu bitecektir.

Ben biraz Emre Özkan konusuna dahil olmak istiyorum. Kendi adıma Emre’nin ilk yarı performanslarını beğenmiştim. Ordu’dayken bir iki maçını hatırlıyorum. Çok akılda kalıcı performanslar değildi. Ancak Emre’nin de işi bu zaten. Sezonun ilk yarısı McGregor’u eleştirdiğim bir nokta vardı. Adam bir kalecide standart ne varsa gerçekleştiriyor. Doğru zamanda çıkıyor, topu doğru zamanda ayağından çıkarıp, doğru zamanda oyun soğutuyor. Temel kalecilik gereklerinin hepsi var ama rakibin moralini bozan, defansa direnç kazandıran kurtarışları yapamıyordu bir türlü. Bu yüzden Cenk-McGregor karışımı olsun dediğimi de hatırlıyorum. Emre Özkan da biraz böyle bir oyuncu. Bir bek oyuncusundan ilk etapta ne bekleniyorsa onu yapıyor. Sağlam savunuyor, ayağına top geldiğinde titremiyor. Yere sağlam basıyor. İleri çıktığında ise çok ekstra işler yapmıyor. Haliyle Gökhan Süzen transferini anlamakta hep zorluk çektim. Ne yalan söylemeli, Gökhan’ı adı Beşiktaş’la anıldıktan sonra izledim. Gökhan bek bölgesi için tam bir Cenk Gönen. Standart olanlar eksik ama ekstralar mevcut. Gökhan belki savunmada ekstra çaba gösterip, hücum katkısıyla temel bek pozisyonundaki eksiklerini unutturabilir. Ama “Feda” senesinde Gökhan’a bu kadar para vermek mantıklı mı? Umarım Samet Hoca sene başından beri pek çok konuda yaptığı gibi bizi bu konuda da yanıltır. Sonuçta Olcay Şahan gibi bir referansı var.

Bir de hazır transferden söz açılmışken kısa bir toparlama. Uğur Boral İsmail sakat olduğu için, “ya tutarsa” diye anıldı. Tutmadı. Batuhan, Almeida’nın “gitmek istiyorum” diye tutturduğu için alındı. Tutmadı. Olur böyle transferler. Sonuç olarak, bu adamlar Simao, Guti vs gibi bize kademe atlatacak diye pompalanıp alınmadı. Bebe, Sidney gibi ya tutarsa diye alındı.
Son olarak takımın gol yemesi salt savunma önü oynayan orta sahalara yüklenmemeli diye düşünüyorum. Takımın genelindeki sıkıntı, rakip alanda yapılan savunmanın bizim sahaya da yansıtılması. Yani, sürekli hamleli savunma yapıyoruz. Boşa giden hamle bizi dengesizleştiriyor, kaleye çok yakın alanda boşa giden her üç hamleden biri gol oluyor. Bu sorun halledilmeden 27 yaşında bir Aurelio hatta aynı yaşta bir Makalele bizle sorunu çözmeyecektir. Dikkat edilirse bizim mahveden oyuncular Stoch tipi ters kanatta oynayıp adam eksiltme becerisi olanlar. Bu savunma motivasyonunda Sivok gibi Toraman gibi ilk hamle yüzdesi yüksek olan oyuncular daha iyi görünüyorlar. Birinin oyunculara ön alan baskısıyla ceza sahası önündeki savunmanın farklı yapıldığını anlatması gerekiyor sanki.

Olabildiğince öz yazmaya çalıştım. Umarım meramımı anlatabilmişimdir.

Övünç dedi ki...

@eralp

Aga bizim Beşiktaş'tan beklentimiz hiç biz zaman bunlar olmadı.Buna romantiklik filan diyebilirsin ama ben bunları hiç bir zaman görmek istemiyorum.Hakemi baskı altına almak , zaman geçirmek filan bize göre işler değil.

Ben Samet Aybaba'yı titrinde TEKNİK direktör yazmasına rağmen işin teknik kısmında hiç bir etkisi olmamasından ötürü eleştiriyorum.

Barzı şeyler hızlı olmayabilir ama taa temmuz ayındaki Man City maçında yazdım bu takım duran top hücumundan bile geri dönemiyorken , çok adamla yapılan normal hücumdan nasıl dönecek ? Hala dönemiyor. 5 ay geçti hiç bir ilerleme yok.Deneme yok , düzeleceğine dair emare yok.Ara ara bazı futbolcuları bazı mevkilerde denemek dışında başka bir alternatif yok.

Kulübe de 3 tane efsanevi defans oyuncusu var , takım küme düşme potasındaki ekipler kadar gol yiyor.Maç sırasında aldığı kararların büyük çoğunluğu olumsuz yansıyor takıma.

Teknik kadro seçiminde özellikle Ersin Aka isimli kondisyoner cv'si ile resmen sırıtıyor. Milyon dolar bütçeli takımın kondisyonunu öncesinde doğru düzgün hiç bir profesyonel takımda çalışmamış bir beden eğitimi öğretmenine nasıl emanet ediyorsun abi ? Ben bunu sene başından beri söylüyorum.

İsmini bile anmak istemiyorum ama Samet Aybaba ancak 100. yıldaki Sinan Engin'in işini yapar.

Yoksa 17 yaşında adamları çat diye kadroya koyan adam bir yandan geleceğin takımı diyip bir yandan rakipler kötü diye kendini şampiyonluk yarışında sanıp işi boşlayınca asıl kimliğini kaybediyor.

Martin Wörns dedi ki...

Derbi öncesi geleneğimize uygun haberler gelmeye başladı. Şu aralığı-Almeida'sızlık- 1g 1b serisiyle gitmeye devam edersek bile şampiyonluğumuzu ilan ederiz bence. Bunu alternatifi olmaması nedeniyle söylüyorum.

Almeida'nın takımdaki değerini azımsayanlar 3 hafta Beşiktaş maçını izlesin, fikirleri değişecektir.

Batuhan'dan ani bir sıçrama, kariyerine olağandışı bir tutunma falan gelsin diye dua edeceğiz ama umut çok az.