Bir Kaleciden Fazlası: Tolga Zengin

90’ların ortasında ‘Gol’ diye bir çizgi film düşmüştü ekranlara. Serinin kahramanı Benjamin, İtalya’da top koşturan ve akula vuruşuyla (aquila’dan gelir, kartal vuruşu da denir yani) rakiplerin korkulu rüyası haline gelen bir kardeşimizdi. Top önce havaya yükselir, sonra bir anda kaleye inerdi; Cristiano’nun daha insancıl halini yaratıp, ölü yaprak vuruşu dediği şey aslında... Gol olmama ihtimali yoktu o akula’nın, ta ki Şeker Duvar denilen, cüssesiyle kaleyi kaplayan o kaleci ortaya çıkana kadar… Bir bölümde akula vuruşunu tek hamleyle kurtarmış, mahallemizi derin bir üzüntüye sürüklemişti.

Orada Benjamin’in bir arkadaşı “bu adam kaleci küçültüyor!” demişti… Aynı repliği twitter’da, muhtemelen o günlerin Benjamin izleyicisi bir İtalyan’dan da duymuştum, Giuseppe Meazza’da Inter – Trabzonspor maçı oynanırken şöyle bir şey düştü ekrana: “Bu kaleyi küçültmüşler mi, bana mı öyle geliyor?… Evet, bir akula vuruşu değildi ama kale alanını çizgisinden Diego Milito gibi bir golcünün şutu bile girmiyorsa, bu durumun başka bir açıklaması olamazdı. Tolga’nın kalecilik yetenekleri, o gün o kaleye biraz büyük gelmişti…

Ben aslında Tolga’nın nasıl bir kaleci olduğuna dair notumu, yediği bir golle vermiştim. Eski Açık’tan şahit olduğum, topun daha barajı aştığı anda gol olduğu belli olan ve çatala giden Delgado’nun frikiğini neredeyse çıkarıyordu; oraya yetişmiş ve dokunmuştu da… Keza yine aynı Delgado’nun bir panenka penaltısı denemesiyle, istemeyerek de olsa Tolga’nın diz sakatlığına yol açması, belki de kendisinin daha parlak bir kariyer yaşamasına engel olmuştu. Ki, Trabzsonspor’un Şampiyonlar Ligi’nde oynadığı sezonda da Avrupa’dan ciddi teklifler aldığı söyleniyordu.

Memleketimizde yetenekli kaleci sorunu pek fazla yok aslında, Cenk de onlardan biri zira. Ama her şeyiyle “kaleci” görünümü sunan, file önünde o güveni veren, durduk yere gol yedirmeyeceğini bildiğiniz ve bunun üzerine ekstra yeteneklerini konuşturan isimler çok azdır. Hatta iki tanedir, ikisi de aynı şehirdedir: Tolga ve Onur… Belki Onur yaşıyla daha önde gözüküyordu. Ancak onu transfer etmek ancak 7.5 milyonluk serbest kalma maddesini ödemekle olurdu ki bu durum, Beşiktaş’ın nakit gücünün aşacağının yanı sıra, bir camiayı karşınıza almak demek olabilir, sevimsiz bir ortam oluşturabilirdi. O nedenle Tolga Zengin seçimi, en idealiydi… Zaten Önder Özen’in planında, İspanyol kaleci antrenörüyle eldeki genç ve yetenekli kalecileri parlatmak, uzun vadede işi bu şekilde çözmek var… Tolga’nın yaşı, o zamanı kazanmak için yeterince genç.

Tolga, iyi bir Trabzonlu oluşuyla, o kaptanlık pazubandını sadece koluna değil ruhuna sarışıyla bir kaleciden fazlasıydı Trabzonspor için. Aynı şey, manevi anlamda olmasa da Beşiktaş için de geçerlidir. Şöyle ki; Beşiktaş Tolga’yla birlikte geçen seneye nazaran çok daha büyük bir kaleciye kavuştu. Bununla birlikte bir yabancı kontenjanını arttırmış oldu. Tolga, Beşiktaş’a defansif orta saha bölgesinde veya İsmail dönene kadar sol bekte bir yabancı oynatma hakkını da beraberinde getirecek aslında. Yani Beşiktaş’ın geçen seneye göre daha iyi bir takım olması adına katkısı, şimdiden bir kaleciden fazlası… Dileriz, İstanbul’a asıl geliş sebebi olan Melek anne de, oğlunu yanında hissettikten sonra moralin çok önemli olduğu hastalığını bir an önce atlatıp, şifasını bulacaktır. Tolga’ya ve Beşiktaş’a hayırlı olsun ki öyle de oldu galiba.
Şeker Duvar mı? Bir gün kaçınılmaz son olarak Benjamin’in takımına transfer oldu ve sonrasında onu da çok sevdik…

Mustafa Demirtaş / FutbolBurada.com

32 yorum:

turkkant dedi ki...

Mustafa sana küçük bir eleştiri: Maç sonrası analizlerin o kadar iyi oluyor ki, uzun vadeli analizlerin neden hep 'fazla olumlu' tonda, bazen şaşırıyorum. Senin kadar futboldan anlayan birinin uzun vadeli tahminlerinin daha iyi olmasını beklerim açıkçası. Muhtemelen hayata iyimser bakan bir insansın, o yüzden de yeni transferlere, yeni planlamalara, ya da yeni sezonlara hep olumlu bir bakışın var.

Ama işte bu iyimserlik bazen realizmi köstekliyor. Beşiktaş'a yapılan transferlerin yüzden doksanı hakkında olumlu yazılar yazdın. İlk aklıma gelenler Bebe, Edu ve Gökhan Süzen. (Hakkını yemeyeyim, kimse bilmezken Oğuzhan hakkında en olumlu yazıyı sen yazdın, yeni Fabregas dedin.) Escude keza, Ersan'ı çok iyi, Egemen'i gereksiz transfer görmen... Örnekler çoğaltılabilir.

Ben dahil, aslında geriye dönüp eski yorumlarımızın kaçta kaçının çıktığına bakmak, insanın futbol görüşünü bayağı geliştirir.

Bir de, genç oyunculara pozitif bakışını anlıyorum, saygı duyuyorum, hatta destekliyorum, ama beraberinde Niang'ları, Edu'ları, Sezerleri de ok'lemeni tutarsız buluyorum.

Al işte Real Madrid gidiyor 22 yaş altı potansiyel gördüğü oyunculara bir dünya para veriyor. Ama 26+ orta kalite oyuncu aldığını görmezsin Real'in. Benzema'lar, Mesut'lar, Higuen'ler, Sergio Ramos'lar hep 22 yaş altı oyuncular.

Bu sene de yazılarından anladığım kadarıyla Tolga'yı, Sezer'i, Gökhan Töre'yi filan beğendin. Senin bakış açında gayet iyi bir transfer sezonu geçiyor, bence son 5 senenin belki de en kötüsü (Franco & Ömer Şişmanoğlu hariç). İnşallah sen haklı çıkarsın.

Şu soruları kimse sormuyor mu merak ediyorum:

- Ömer Şişmanoğlu ve Mustafa Pektemek varken neden Enaramo alınır? Bu adamlara güvenmiyor musun? Güvenmiyorsan neden Ömer'i transfer ettin? Hilbert'i gönderdin, çünkü yabancı sıkıntım var diyorsun, Nijerya Türkiye mi?

- Önder Özen'i neden maskaraya çeviriyorsun? Daha doğrusu Önder Özen kendi kukla olmayı nasıl hazmediyor? Adamın 2 transferi var, Franco, Ömer, diğerleri hep yönetici-hoca transferi. Ha, bu arada Franco da arama komitesinin başındaki Fikret tarafından izlenip, önerildi, yoksa Öner Özen'in buluşu değil, o sadece gidip canlı izledi, transferi bitirdi.

Cartalete dedi ki...

Bir Tolga yazısından nasıl bu sezon yapılan her hareketi olumlu gördüğüm çıkarımını yaptın? Daha genel bakış açısından bir şey yazmadım ki.

Öncekilere gelecek olursak. Genelde ben bardağın dolu tarafını görmek istiyorum ve yazdığım yazıların kısmı da genelde o dolu tarafı oluyor. O yüzden daha çok iyimser bakıyorum anlamı çıkabilir.

Bebe, Beşiktaş'ın ihtiyacı olan tipte bir oyuncuydu. Zaten hazırlık maçlarında da iyi izlenim vermişt, dizi patladı.
Keza Edu da bana göre faydalıydı, Beşiktaş'ın Carvalhal döneminde üst üste kazandığı sıralar onun soldaki rolü etkiliydi ki ben o yazıyı daha çok, yıldız meraklısı olunması ve bu tip transferlere hor bakılmasıydı.
Yoksa ne Bebe, ne de Edu için hiç bir olay gelmişmeseydi ben, "Beşiktaş bunları alsın" demezdim.

Gökhan Süzen'de ise yanıldığım doğrudur. Bek performansını görmeden, olumlu olabileceği konusunda öngörü yaptım, patladı.

Onun dışında yazdıklarımın arkasındayım. Egemen'i bence o gün, öyle bir maaşla almak gereksizdi, Ersan tekrar sakatlanınca anlamlı oldu orası ayrı. Escude gibi bir stoperi de 800 binlik ücretle bağlamak başarıdır. Ki bu sene de takımda kalacak gözüküyor.

Cartalete dedi ki...

Ayrıca ben yazdıklarımla bir suç işliyormuşum gibi hissettilmekten sıkıldım. Benim düşüncem odur, realizm dediğiniz fikirler, benim fikirlerimle kesişmiyor olamaz mı?
Aksi fikirler için bu yorum alanı mevcuttur zaten.

turkkant dedi ki...

Aslında şuna varmak istedim. Bardağın dolu tarafını görecek bir durum yok Beşiktaş'ta. Beşiktaş inanılmaz bir krizde.

Son 10 senede 1 şampiyonluğumuz var. "1"

Son yirmi sezonda Beşiktaş 3 şampiyonluk kazanmış, GS 10, FB 6, Bursa.

Bak, ondan önceki 20 yılda Beşiktaş'ın 5, GS'nin 4, Trabzon'un 5, FB'nin 6 şampiyonluğa var. Yani benim çocukluğumda Beşiktaş diğerleriyle kafa kafayaydı. Ben winner bir Beşiktaş'la büyüdüm, bu pısırık başkanla, "belki" şampiyon oluruzlarla, "favori değiliz"lerle değil.

Yirmi yılda en yakın rakiplerin seni ikiye üçe katlamışlar. Üç büyük değil artık 2 büyük denmeye başladı. Bir şeylerde ciddi bir yanlışlık yapılıyor demek ki. Neden makas bu kadar açıldı?

5-10 senelik yerine hep "senelik" transfer planlaması yapıyoruz. Önder Özen geyikleri filan işin PR'ı, gördük adamcağızı ezip ezip transfer yapıyorlar. Her sene geleceği olmayan bir sürü işi bitmiş adama tonla para harcıyoruz. Damlaya damlaya göl oluyor. Sezercikler, Eneramolar, Mehmet Yozgatlılar, Tayfunlar, Tabata'lar Mustafa Doğanlar, Emre Aşıklar, Okan Buruklar saymakla bitmez...

Bunlar buz dağının görünün yanı. Bir de altı var ki... En basiti neden bu kadar sakatlık? Şeytan ayrıntıda gizlidir. GS Terim öncesi inanılmaz sakatlık yaşıyordu, yeni yönetim yeni hoca geldi, şimdi doğru dürüst sakatlık yok. Tesadüf mü? Bence değil.

O kadar çapsız, o kadar yeteneksiz adamlar Beşiktaş'ın başında ki... Aslında benim eleştirim sana değil, bunları görünce deli oluyor insan.

utaman dedi ki...

Tolga hakkında söylediklerine yüzde yüz katılıyorum.

Turkkant'ın sana yönelttiği eleştiride ise tek katıldığım nokta iyimser olman. İyimser olmak da güzeldir.

Onun haricinde şunu belirtmek isterim. Türkiye'de eleştiri yaparken olumsuz tahmin yapmak büyük oranda tutar. Ben bu seneki transferleri beğendim örneğin. Ama biliyorum ki yüksek ihtimalle olumsuz tahmin yapanlarınki doğru çıkacaktır. Nasıl olur derseniz, bir senaryo çıkartmak isterim. Biz burada Gökhan Töre'nin yeteneklerine bakarak bu çocuk oyun görüşünü geliştirir ve 90 dakika oyun içinde kalma özelliğini Olcay'dan kapabilirse Türkiye'nin en etkili kanadı olur deriz. Ama Gökhan Türkiye'nin çalışmama ve kendini geliştirmeme ortamına ayak uydurarak bunları yapamaz ve kaybolur. Olumsuz düşünenler kazanır. Ya da biz burada Önder Özen'li sistemin takıma kazandıracaklarını göz önünde bulundurarak olumlu bir tahmin yaparız. Bir yönetici çıkar ortalığı karıştırır Önder Özen gider. Olumlu tahmin yapanlar olarak biz haksız çıkarız. Olumsuz tahmin yapanlar haklı çıkar. Hani arada Burak gibi Olcay gibi kendini geliştiren, yeteneklerine ihanet etmeyip üzerine koyan futbolcular gelecek de biz haklı çıkacağız. Küçük bir ihtimal tabi.

Bu transferlerden sadece Ömer ile Franco transferinin Önder Özen'e ait olduğu iddiası doğru değil bence. Gökhan transferini de neden yaptıklarını detaylı bir şekilde açıklamıştı. Tolga transferine ne kadar sevindiği de ortadadır. Bunun dışında Serdar'la ilgili, Günay ile ilgili ya da Sezer'le ilgili net ifade edilmiş bir şey yok ortada. Sadece yapılan çıkarımlar var.

Saygılarımla...

beagle dedi ki...

Bu forum bir nevi fan club aslında. Sayfasını beğeniyle takip edenler olarak bazen Mustafa'yı daha çok yazı yazması veya içimizdeki sıkıntıyı paylaşması için fazla sıkıştırıyoruz galiba. Ama işte şöhretin yan etkileri bunlar :)

Turkkant'ın belki kaçırdığı bir önceki konunun 109(!). forum girdisinde Mustafa'nın gayet net bir şekilde 11 henüz güçlenmedi, solbek, önlibero ve hatta Almeida'nın değişmesine ihtiyaç var yazmış olduğu. Ama kullandığı olumlu dil ve olaya bakışı iki yabancı kontenjanı açıldığı için almeida'nın da satılması ile bu 3 pozisyonu da yabancı ile doldurma şansımız olduğu. Bu tespitler gayet gerçekçi ve hemen hepimiz aynı görüşteyiz.

Turkkant'ın şampiyonlukları 10-20 sene dilimlerindeki toplamlarla ifadesini de çok sevdim. Tam olarak gerçek bu, "fetret devri" yaşıyoruz.

Amaaa son 5 yılın en kötüsü falan noktasında "realizm"den uzaklaşıyoruz. Tabatayı almaktan, delgado'yu ayyaş olmuş guti için göndermekten, Beşiktaş formasını Edu'ya giydirmekten, ağır sakat ersana 4-5 milyon euro yatırmaktan, Ernst-Veli değişiminden, Egemeni gönderip Sivok'u geri getirmekten falan daha kötü bir şey yapmak neredeyse imkansız.

Bu durgunluk devrinden çıkabilmemiz için en önemli olay bizim bu forumlarda yazdığımız sıkıntıları ve çözümleri büyük oranda paylaşan Önder Özen ve yaklaşık paylaşan Fikret Orman grubunun Demirören ve şakşakçılarının yerine görevde olmasıdır. Bu bir umuttur ve ciddi değişimdir. Bir an Celal Kolot - Sinan Engin grubunun yönettiğini düşünün. Aman aman...

Gerçekçi açıdan biraz bakalım:

- Değişim bizlerin beklediğinden çok daha yavaş oluyor. Önder Özen sonrası Bielsa gibi hoca, Rio Ferdinand, Mario Gomez falan gelmesini isterdik. Ama takım "Beşiktaş"lı aile çocuklarının bile gelmekte tereddüt edeceği bir haldeydi. Ve ikna için demirören kontratları yapmadılar. Verdikleri sözlere, bütçeye sadık kaldılar. Bizimki gibi Ronaldinho falan isteyen taraftara karşın...

- Stada "kazma" vuruldu. Önceki yönetime göre sonsuz kat başarılılar.

- Klüp bütçe ve etik açıdan saygınlık kazanıyor. Tolga Zengin'in gelişi bu yöndeki ilk göstergelerden biridir.

- Önder Özen sihirli bir keşfedilmemiş oyuncular listesi çıkarmadı ama tercihlerini Franco, Günay, Gökhan(iyi kumar, Ömer (iyi yedek) gibi adamlardan yana kullandı. Sağbekliğini hiç sevmesem de Serdar da "gerçekçi" bir transfer.

- Franco'yu hazırlık maçlarında izlediğim kadarıyla hırs ve teknik açıdan çok iyi, fiziği yeterli bir oyuncu. Sivok sevdasından 3-5 maç vazgeçsek ve Escude ile kullansak takıma geçen yıla göre ilk sıçramayı rahatlıkla yaptırabilirler.

- Mustafa, Ömer, Almeida, Eneramo, Holosko artı Dentinho, Gökhan ve Olcay forvet hattını ben de hiçbirşeye benzetemedim. Çift santraforlu her sistemde maç başında formanın birini Mustafaya veririm. Kalanı maça göre değişebilir. Ama 1 veya 3 forvet sistemlerinde Almeida hala en iyi seçenek ki bu büyük bir zaaf.

Sonuç mu? Şu anki futbol takımımız 3.lük veya diğer büyüklerden biri şoka girerse en fazla ikincilik adayı. çok başarılı 2-3 yabancı seçimi ile ise diğerlerine kafa tutabilecek bir kadro genişliğine ulaştı. Ama topu topu 10 milyon bonservis harcaması, prensipler oturtması, stadını yeniliyor olması gibi açılardan geleceği geçmişe göre çok daha parlak.

gundelikci dedi ki...

@turkkant
şimdi hocam 20 senede 3 şampiyonluk dedikten sonra 5-10 senelik transfer diyorsun. 5-10 senelik transfer ile ilk 3 seneyi çöpe atacağını öngörmen gerekir. bu işin ideali harmandır, serpiştirirsin, kafaya oynarsın, olumlu sonuçlar alma ihtimalini artırırsın. aralarında yanlış haıtladıkları olabilir ama real'in çok geriye gitmeden zidane, beckham, heinze, adebayor, kaka, carvalho sayılabilir 26+ yaş transferleri olarak. kaldı ki sen real'in aldığı, hem 22 yaş altı olup hem de max verimle oynayacak adamları alamazsın. harman yapmak dediğim gibi idealidir, yoksa lucescu gibi bir mühendis bulursun, denizli gibi bir yerel lig uzmanıyla o seneyi çözersin.
20 senede 3 şampiyonluk varsa pısırık dediğin ve 15 aylık mesainin büyük bölümünü, o 20 senenin 8'ini piç eden adamın pisliğiyle geçiren adam mı bu 20 senenin sorulusu. o 20 senede seba, bilgili ve demirören var.
bilic ile beraber fizyoterapisti de geldi 66 yaşında tecrübeli bir isim, görmeden neyin eleştirisi ki bu. dortmund scoutu ve u19 analisti olan adamı getirdiler, kaleci ve kaleci antrenörü yetiştirmeye plan yapıp, bu işte ismi bilinen adamı getirdiler.
önder özen sürekli taca çıkıyor meselesi de kendi söylemeden goygoydan daha ötesi değil, bilic ile can ciğer işte görüyoruz. kendisi de söylüyor ben birlikte çalışıcam insanlarla, onların da planlamaları olacak ortak paydada birleşeceğiz diyor. bırakın adam kendisi bilsin mutsuzluğunu sizden önce.

turkkant dedi ki...

Son 10 sene bonservis harcamaları:

13/14 10.500 m. euro
12/13 4.000 m. euro
11/12 14.000 m. euro
10/11 13.000 m. euro
09/10 23.570 m. euro
08/09 16.000 m. euro
07/08 11.000 m. euro
06/07 15.500 m. euro
05/06 10.750 m. euro
04/05 13.700 m. euro

Tabata, Nihat, Ferrari üçlü fiyaskosunun yaşandığı, şampiyonluk sarhoşu 09/10 sezonundan sonra, evet, bence bu sezon çok kötü transfer sezonu. Hani, kemer sıkma diyorsunuz ya, bu senenin ortalama bir Demirören senesinden farkı da yok. Benzer paralar harcandı, yani geçen seneki gibi, ortada gelir düşürme filan da göremiyorum.

Bir de şu var. Geçen seneki transfer stratejisi bence gerçekçiydi. Çok az para harcandı. Olcay ve Oğuzhan gibi iki tane, Beşiktaş'a 5-10 sene hizmet edecek adam, çok az maliyetle transfer edildi. Futbolcu ücretleri düşürüldü falan filan... Şimdi 10-15 m. euro harcayıp yine üçüncü olursan hoca da, yönetim de çok daha fazla eleştirilir. (haklı olarak).

Ha Antep'in sağ beki, Trabzon'un yedek kalecisi, Fener'in yedeğe bile giremeyen 'ofansif orta sahası' ile güçlenen ve 'derinleşen' kadromuz başarıdan başarıya koşar da inşallah bu lafları yerim ben de:)

Bir de biri bana şunu açıklasın:

Tolga Trabzon'dan 850 bin euro alıyordu, şu an Beşiktaş'ta 40 maç oynarsa 1.700 m. euro kazanacak.
1-Bu adam neden Trabzon'dan iki kat fazla paraya imza attı?
2-Koca Rüştü'yü 1.700'e transfer etmiştik, Tolga'nın kariyeri ne ki, Oğuzhan'dan 4 kat, Necip'ten 8 kat, İbrahim Toraman'dan 2 kat fazla para kazanıyor? Hani maaşlar dengelenecekti? Hani Egemen bu yüzden gitmişti?

Keza Sezer maç başıyla beraber 1.400 kazanacak adam mı? Sen Sezer'e, Tolga'ya bu paraları vererek, otomatik olarak, geçen sene maaşını düşürdüğün Ersan'ın; az kazanan Necip'in, Veli'nin, Oğuzhan'ın psikolojisini de bozmuş oluyorsun.

turkkant dedi ki...

@beagle @gundelikci

Evet beagle, haklısın, 09/10 sezonu daha kötü bir sezon. Ardından ben bunu sezonu ikinciye koyarım.

Beagle'ın benzetmesinden gidecek olursak, bence Fetret Devri Seba'nın son dönemiydi. Ondan sonra düşüşe geçtik. Demirören bu durumda Deli İbrahim olur, F. Orman da adının başındaki 3. 4. dışında ne yaptığı, ne ettiği değersiz sultanlardan biri :)

Gerçi Demirören'i Deli İbrahim yapmak, Deli İbrahim'e hakaret olur, ama neyse...

Beş yaşından beri koyu Real taraftarı biri olarak Zidane haricindeki saydığın adamların Real'e fayda değil zarar getirdiğini söyleyebilirim. Yani Beşiktaş'ın yaptığına benzer yanlış transferlerdi.

Beckham kadro sinerjisinin içine etti, 38 m. euroya geldi bedavaya gitti, Kaka 100 milyon euro maliyetine karşılık neredeyse hiçbir şey vermedi, Heinze 13 m. euro'ya geldi, 2 sene sonra 2 m. euro'ya satabildiler, Adebayor kiralık yarım sezonluk adamdı zaten.

21 yaşında alınan Higuen'den yıllarca yaralanıp 37 m. euroya satıldığını düşünürsek ne kastettiğim daha iyi anlaşılır sanırım.

Artı şu an Selçuk İnan gelse mesela karşı çıkmam... Emre 30 yaşında Beşiktaş'a gelseydi karşı çıkmazdım. Ama Nijerya milli takımına bile alınmayan Enaramo'yu, alıp, Ömer-Mustafa Pek'in dakikasından çalarsan karşı çıkarım. Fener'de yedeğin yedeği Sezer Beşiktaş'a ne verecek hep birlikte göreceğiz, sonra 1-2 sezon sonra konuşuruz durumu.

planck dedi ki...

@turkkant

Abi niye insanları dönüştürmeye çalışıyoruz ben anlamıyorum. Cartalete bu, adam böyle yazıyor, içinden böyle yazmak geliyor, onun fikirleri de kendi içerisinde tutarlı, seninkiler de tutarlı. Ve bunlar fikir oldukları için ortak bir noktada anlaşılacak diye bir kaide yok. O istediği gibi yazar, sen fikre karşı eleştirini getirirsin, olay biter. Niye insanları dönüştürmeye çalışıp canlarını sıkıyoruz, heves kırıcı oluyoruz ben anlıyamıyorum.

beagle dedi ki...

@turkkant

Hocam yaklaşık aynı şeyleri düşünüyoruz aslında ama bir hiddetle bu sezonda olanlara biraz haksızlık ediyorsun.

Rakamları ben de seviyorum. Bonservisler dışında demirören yıllarının "maaş" bütçelerinde de bir ulaşsana. Verimliliğe o şekilde bakalım. Bir de o takımda olup maaşları alamayan Bobo gibi adamların sonraki uzlaşmazlıklarını, gençlerin kaçışmasını düşün. Holosko'nun 5 milyon euro artı burak ve koraya alındığı yıl, savunmanın diattaya bırakılıp 8taş oluşumuz, ailton faciası, delgado iyiyken ricardinho arızalısının alınıp takımın bozulması... Demirören işkencesi saymakla bitmezki. Kusura bakma bu sezon bu ahmaklıklar zincirine hele henüz 2 yabancı alabilecekken girmeyi haketmedi.

Neyse Sezer işine karşıyım, Eneramo'ya şüpheciyim, sahadaki sisteme ise hayretle bakmaktayım. Hala Almeida'yı gördüğüme inanmıyor, kaptan Fernandeze sahte 10 numara bak gördün mü bugün Mami'yi diyorum.

Ama hala 2 doğru adam katılımı ile potansiyelin artacağından umutluyum. Biliç ne yapar ona bir garanti veremiyorum.

alper dedi ki...

Hmm.Güzel yazılar olmuş zevkle okudum da dövmezseniz bir şey diyeceğim..

Koca Rüştü kim??Kaleci olan Rüştü mü?Kusura bakmayın da BJK ya geldiğinde Rüştünün kalecilik ile uzaktan yakından alakası kalmamıştı bence.Emekliliğini yaşadı bizde gitti o kadar.

sayz'ın usu dedi ki...

@turkkant hocam tek tek bi şey yazmayacağım ama senin sevmediğin birkaç transfer, durum oldu diye olan iyi şeyleri de gözden kaçırıyorsun veya sırf o durumları desteklemek adına her şeyi yeriyorsun. Bilemiyorum ama bu fayda getirecek bir yol değil yani bence eleştirilerin yapıcı değil yıkıcı oluyor böyle olunca.

box2boxMC dedi ki...

Vay arkadaş bu ne ya, her sene her sene aynı terane... ne kadar da karamsar olmuşuz... geçen sene bundan daha beteri konuşuluyordu burda, ilk yarı sonunda herkes şampiyonluk hesapları yapmaya başladı. Sakatlıklar, kadro derinliğinin olmayışı vs. yarıştan düşünce karamsarcılar yine ortaya çıktı.

Geçen sene net bir şekilde sıkıntı 12-13-14. adamların olmamasıydı, e bu sene de bu açıkların kapatılması için hamleler yapılıyor işte. Neyin hesabını kitabını yapıyorsunuz.

Acaba FB-GS bloglarında durumlar nasıl, bizim kadar karamsarlarmıdır acaba. FB n,n yaptığı transferleri biz yapmış olsaydık, yine burda aynı karamsar yorumları okuruduk. Vay efendim Alper'e o kadar para verilir mi vay efendim geçen sene top oynamamış Kadlec in burda işi ne filan.

Yaw bi durun motorunuz soğusun. Hele bi lig başlasın, 2-3 maç oynayalım.

gundelikci dedi ki...

@turkkant
bu transferler nihayetinde oldu real tarihinde ve diğer bir sürü takımın +22 yada +26 transferlerinden fayda sağladığı gün gibi ortadadır. geçen senenin en tepki toplayan transferiydi Olcay hatırlayalım ve 24-25 yaşındaydı. sezer'in istatisiki katkısını daha önce de savunmuştum, fernebahçe'nin kullanmaması kendi kararlarıdır, giunti de geldiğinde kadro dışıydı yanlış hatırlamıyorsam. her nasıl ki yönetimin olduğu her yerde muhalefet asli görev ise, yapılan muhalefetteki tutarsız yanları göstermek de bir görevdir.

bunları geçersek, benim Bilic özelinde endişelerim var. Daha önce de Favre'yi çok ama hayal gibiydi o yüzden Önder Özen'e güvenip beklemek gerekti. Bilic daha öncesinde özellikle milli takım kariyerinde(doğrusu ben sadece bu kısmı biliyorum) bize nazaran daha oturaklı oyun kurgusu ve cesur arayışlarıyla öne çıkan ve umut vaad eden bir görüntü veriyordu. bu sene takım kurgusunda her ne kadar köklü değişiklik beklemesem de, yeni plan geçen seneki "run n gun" taktiğinin savunma yapabilen versiyonuna benzeyecek gibi. hani teşbihte hata olmaz, mourinho'nun madrid'ine benzer bir plan gibi duruyor. o zaman töre hamlesi tamamen taca çıkıyor, geçen seneki ve bu sene devam edecek taktik holosko'nun yerine töre'yi kabul etmez topsuz koşacak adama ihtiyaç var kenarlarda. bu taktikle geçen sene olduğu gibi fernandes bence verimsiz kalır, çünkü bu adam yetenekli ve diğer herşey ama adına her ne derseniz deyin göcü orta saha yani bir 10 numara değil. serbest adam rolünde de gerçekten iç bunaltıcı bir hal alabiliyor. sezer transferi sırf bu nedenle bile oldukça anlamlı. ama taktik bu ise ve fernandes ilk tercih ise sıkıntı yaşayacağız orası kesin. merkez orta sahada oyunu dikte edecek adam rolünde hem daha başarılı olur hem de geriden top çıkardıktan sonra yetenekleri arasında bulunmayan forvet arkasında gol aramaya enerji harcamaz. bu enerjiyi savunmada kullanmak daha makul bana kalırsa. aslında almeidasız bir oyun planı şu an istediğim yegane şey ama o sözleşme elimizi kolumuzu bağlıyor anladığım kadarıyla, satsan alan yok satmasan sene sonu havaya 2.5 m €. tek ön libero transferi ile 4-3-1-2 için ideal bir kadro var bence ama sanırım hocanın planlamasında yok. fatih teri gibi sene ortasında dellenip çift forvet dener mi bilemiyorum. almeida ile yine bu sene sıkıntı yaşayacağız, orta saha dilediği kadar gol atsın, 20 golü atamayacağından emin olduğumuz forvetle bu iş olmaz.
necip'i tek ön liberoda görmesini çok istiyordum bir de hocanın ama sakatlığı nedeniyle imkan olmadı, eğer gerçekleşirse hazır transferin arkasında bekleyecek gibi.

eğer ön libero transferi de gelirse tüm planlamanın savunma üzerine olduğuna emin olacağım. ve bunu son derece yanlı buluyorum, as forvetimiz almeida ise ve bu adamın golü kaçırma ihtimali, kaçırmasından fazla ise ne kadar gol atarsak atalım, eksik gol atmış olacağız ve bu yetmeyecek.
bunların dışında mertcan'ı tamamen gönderdik, bakalım sonu ne olacak.

planck dedi ki...

Hazırlık maçlarından gördüğümüz kadarıyla geçen seneki kaotik yapı yerini modern futbola bırakma eğiliminde. Bu sene takım tigana ile luce dönemlerinin bir karışımı olacak gibi geliyor. Bu da demek ki özellikle bence ilk 10 hafta maçlar gol anlamında çok da eğlenceli geçmeyecek. Hele ki bireysel hatalardan goller yersek forumlar, bloglar birçok arkadaşın işte biz demiştik zaten temalı mesajlarıyla dolacak. Özellikle aybabadan alışılan bol gollü pozisyonlu sezonun ertesi olması taraftar profilimize bakınca baya sıkıntılı olacakmış gibi duruyor. Ama işin diğer yanı da şu ki biliç zaman geçtikçe takım için daha iyisini bulabilecek bir hoca, şuster gibi de tigana gibi takıntıları olmayacaktır. Bu yüzden tahmin ediyorum ki 10. haftadan sonra takım da oyuncular da potansiyellerini bulmaya başlayacaklardır. Alt yapısı sağlam olmayan oyuncularla modern futbol oynamanın zorluklarını görüp, biraz daha denizli türevine dönermiş gibi geliyor bana.

Basar dedi ki...

Ben transfer konusunda turkkant gibi düşünüyorum.

Bence harika bir teknik kadro oluşturduk fakat oyuncu kadromuz malesef bunun çok çok gerisinde kalıyor.

Birçok arkadaşın belirttiği gibi geçen sene yedeklerden katkı alamadık. Tamam doğrudur ama takımların planlamasını ilk önce oynayacak takımı sonra da katkı sağlayacak yedek oyuncuları hesaplayarak yapması gerekmez mi?

Bizde tam tersi oldu. Bir sürü yedek oyuncuyu doldurduk. Temel pozisyonlarımız halen boşlukta. Temmuz sonu gelecek ön libero ne zaman takıma alışacak ve ne zaman sisteme adapte olacak? Neden olduğunu kimsenin anlamadığı şekilde Hilbert gitti, yerine Serdar alındı mı alınmadı mı belli değil, kampa katılmış değil...

Hilbert'in aldığı paraya çok diyerek Fenerbahçe'nin yedeğinin yedeği bile olamayan Sezercik'e, İBB'nin yedek oyuncusu Gökhan'a, Shaktar'ın sakat oyuncusuna paraları saçmak tam bir basiretsizlik örneğidir. Bu, kurulan harika teknik kadroya ihanetten aşka birşey değildir. Ayrıca takım içi dengeleri de sarsmaya aday bir vakadır.

Yedek olarak alınan oyuncular bile çok şüpheli! Eneramo sakat mı değil mi belli değil (ben alınıp alınmadığını bile net olarak anlayamadım), Gökhan Töre için çok olumsuz yorumlar var ve malumunuz son 2 yılda toplam 5 maç oynamış Sezercik var. Adamın karakteri ayrı, sakatlığı ayrı, oyunculuğu ayrı soru işareti. Bana sorarsanız, GS'ye giden Serdar Özkan'dan farklı bir performansı olmayacak.

Arkadaşlar karamsarlığımıza kızıyor ama bizim gibi amatör futbol takipçileri bile BJK'ye ön libero gerektiğini görürken, bunun görülmemesi hayret edilecek bir durum.

Elinde un var, yağ var, tava var, ocak var, harika bir ahçın var ama şekerin olmadığı için helva yapamıyorsun. Malesef Ağustos ayına girerken geldiğimiz durum bundan ibarettir. Malesef Ekim-Kasım gibi bu ahçı ahçı değil, tava tava değil denilecek.

turkkant dedi ki...

Bakalım sizin dediğiniz gibi çıkar umarım, ben çok umutsuzum.

Öngörüm geçen seneden daha sıkıntılı bir yılın bizi beklediği. İnşallah yanılırım.

Geçen sene Olcay ve Oğuzhan'dan böyle bir futbol beklememiştim, yine yanılabilirim.

Gerçi bu iki oyuncuyu hiç seyretmemiştim. Eneramo, Sezer, Ömer Şişmanoğlu, Gökhan Töre, Serdar izlediğim oyuncular. Bir tek Ömer'den bir beklentim var, Serdar Hibert'in çok gerisinde bir oyuncu olsa da, kadroda idare eder... Bence gerisi heba edilmiş paralar...

Eleştirim bir yerde de maliyet/fayda bazında.

Eneramo, Sezer senede 1.5 m. euro verilecek oyuncular değil.

Ulas dedi ki...

Gecen sene kanatlarda Almeida’yi skor gucu olarak tamamlayacak iki oyuncu oldugu icin servisciliginden yararlanmak mantikliydi. Kanatlarin yaraticilik eksigini de Fernandes-Oguzhan ikilisi kapatiyordu. Eger sag acikta Holosko yerine G.Tore (veya Mami) dusunulurse bu sefer o butunluk bozulacak, daha cerceveci bir santrafor ihtiyaci dogacak. Bence takimla cok fazla oynanmadan sag acikta M.Pektemek veya Ömer’i dusunmeliyiz. (Keske Sefa haberleri dogru olsa) Bu durumda birincil ihtiyac da ön 5linin arkasina 3 cigerli bir arkadas gibi gozukuyor.

Gecen sene ideal tandem, yabanci kisitlamasi sebebiyle anca son haftalarda bulundu. Cogunlugun aksine ben Franco’nun tecrubesi ve fizigi itibariyle Escude’yi kesebilecegine inanmiyorum. Ama tabii zaman gosterecek, kim bilir belki sol bekte denenir.

Muhammed’in cikisi Sezer’I anlamsizlastirabilir ama son yillardaki sakatliklari dusundukce kimseye cok gereksiz diyemiyorum. Buna Eneramo da dahil. Almeida’nin yoklugunda Mustafa’yi stoperlerin kucagina atmaktan kurtaracak bir transfer olarak goruyorum.

Ben genel anlamda cok karamsar degilim. Ismail gelene kadar orayi kurtaracak sol bek de onemli tabii ki ama bence suan en kilit rolde 6 numara transferi var.

d.amokachi dedi ki...

Konuyla alakasız olacak ama Christian Benitez vefat etmiş. Duyduğuma inanamadım. Buralarda Beşiktaşa gelse başarılı olur istim üstünde yeniden form tutmaya başladı diye konuştuğumuz isimlerden biriydi. (Huseklepp, Petrovic vb. gibi) Sevgili Mustafa kardeşim bazı akşamlar Uğur Beyin radyo programında da çıkıyorsun seni zevkle dinliyoruz. Lütfen yazmaya konuşmaya devam et zira akl-ı selim Beşiktaşlı bulmak zor. Mümkünse Önder Özen hocamızın kulağına Petrovic ismini fısılda. Çok uzaklara gitmeye gerek yok bazı şeyler için...

Mert Cataloglu dedi ki...

Mevcudu eleştirenlere: 200 Milyon € değerindeki takımları 200 Milyon € olmadığı için yenemezsin kuralı olsa idi bu kadar zevkli olmazdı bu iş.

1-Yusuf futbola vedasında BJK yı şampiyon yaptı. Yanlış kararlar, tecrübeler ama içinde büyük bir yıldız olan futbolcudur. Sezer'e ve bize düşen ona inanmak. O şartlarda ve 6+0+4 ne bekliyorsunuz, başarısız olsa kaç yazar ne yazar ? Tabata gibi çok mu yazar.

2-Ömer Şişmanoğlu yaş 23 Birbuçuk Holosko olsa öp başına koyki olur bu belli.

3-Tanju Kayhan sanırım Ersan, Mustafa ile takımdaki yerli oyuncular arasında klube resmi teklif alınmış 3. Türk oyuncu ve Biliç onu tekrar kazandı.

4-Biliç 90 dakika M. Demirciyi oynattı.

5-BJK oyanatamayacağını anladığı Erkan Kaş kiraladı para kazandı.

6-Biliç en etkilendiği oyuncuları sayarken 2. sırada Mertcan Aktaş'tan bahsetti.

7-Takımda Edin Terzic diye bir adam var GOOGLE laman gerek bu adamı BJK Taraftarı...

8-Eneramo LİGİMİN BÜYÜK GOLCÜ südür, Amokacahi ye tezahürat yapan taraftarın videosunu ona izlettirirlerse 27 yaşı ile çok faydası olur. Olmasa da ne olur ???

9- Edu - Bebe doğru yapılmış işlerdir. Edu ona verileni geri ödemiş, Bebe talihsizlik geçirmiştir. Mami kas dı kalçaydı baya bi yattı, nedir yani onun şimdi sonsuz kredisi mi var ? Bebe yabancı diye KÖTÜ TRANSFER KARDEŞİM mi oldu ?

10- Bobo da Hilbert kusura bakmasın mesele para ise BJK dan kazandıklarına yetinmeden sonrasında bu rakamlara yakın rakamlara bile kazanamayacak adamlardır.

11- Yolun başındaki bütçe bakıldığında çok güzel iş yapılmış ve HATTA keşke FB li Semih'i Sinan Kurumuş'a Mertcan'a body olarak alsalarmış iyi de olurmuş. Olması ve olmaması gerekenleri yeni nesile anlatacak en iyi adamdır. Hırvatça bilmeden Bilic'e tercümanda olur haa....

Son olarak Mustafa sen benim Futbolu altyapısı ile sevmemi sağladın ALLAH'ta sen senden razı olsun. BJK lılık bazen budur, UMUT TUR Bardağın dolusuna bakar, ligde bazen önüne gelen topa vuramaz, şa şa lı Chelsea ye Milli takıma girmeyen Sergen ile 2 atar. İlhan a gelen Japon Kızlar ile stadı dolup taşar.

Basar dedi ki...

Başlıkla ilgili bir çekincemi yazmak istiyorum.

Eğer dar alanda, defansın öne çıktığı tarzda bir futbol oynayacaksak bu Tolga'yı (veya burada hangi isim olursa olsun) zorlayacaktır. Schuster zamanı bu tip pozisyonları çok vermiştik. Bkz. "Yetiş ya Sivok"

Cartalete dedi ki...

Benitez'e üzüldüm hakikaten ya. Yazısı da vardı dediğin gibi.

Evet Uğur'un programa arada bir katılıyorum, bazen stüdyoda da genişce Beşiktaş konuştuğumuz oldu.

Massaro dedi ki...

Valla su foruma tam girmeden icimden diyordum ki acaba bu pollyanaci Besiktas forumunda ne yazmislar.

Turkkant 10 numara yorum yazmisin.

Bu Tolga transferinden sonra Trabzon halki sen sakrak.

- Onur-Tolga krizi vardi. Tolga kaptandi oynatmayinca olmuyordu, Trabzon cocuguydu ama gel gor ki Onur cok daha yetenekliydi.

Adamlar bir tasla 3 kus vurdular. hem bonservis aldilar, hem krizi cozduler, hem Onur'un kafasini rahatlattilar.

Onur gitseydi adamlar acayip uzulurdu. Tolga uc asagi bes yukari Cenk ayarinda bir kaleci, Volkan Demirel veya Onur gibi sana senede 10 tane mac alacak adam degil, en fazla 3-4 mac alir 2 tane de hediye eden kalecilerden.

Cartalete dedi ki...

Bu pollyannacı forumun sözcüsü olarak sorayım, nedir peki Tolga'nın alternatifi?

Seneye 5'e düşecek kontenjanda yine yabancı kaleci almak mı?
Üç maçta bir şuurunu kapatan Cenk'le devam etmek mi?

Onur'a peşin verilecek 7.5 milyon Euro'nun olduğunu sanıyor musunuz gerçekten. Hadi verdik diyelim, durduk yere bir camiayı karşıya alıp polemik yaratmaya değer mi?

Kaleci antrenörü formülü tutacaksa ki denemeye değer, 2-3 yıl eldeki potansiyel kaleciler belli bir seviyeyi atlayana kadar Tolga gayet temiz hamle oldu.

Massaro dedi ki...

@Cartalete

Evet Cenk iyi degil, PES, Fifa dilinde Cenk 70 ise Tolga dedigin kisi 73 tur. Bize 80lik Muslera, Onur, Volkan ayarinda adamlar lazimdi.

Bu Tolga 3 yil oynarsa, onun bize yillik maliyeti 2 milyon euro. Mcgregor da yillik 1.2 milyon euro aliyordu, o da 73du.

Anlayamadigim nokta budur. Illa kaleciyi upgrade ediyorum diyorsan, parayi basip alacaksin.

Cenk yillik 700 bin euro
Tolga 2 milyon
Gunay 300 bin euro

yani kalecilere yilda 3 milyon euro veriyorsun Muslera mac basilarla beraber toplam 2.5 milyon euro aliyor. 6.5 milyon euro bonservisine verildi 2 tane sampiyonluk getirdi.

Kaleci aliyorsan ya adam akilli yabanci, ya iyi yerli, ya da ucuz ama iyi yerli alirsin Sinan gibi.

beagle dedi ki...

Massaro, bütün bütçeyi Onur'a yatırdık, diğer kalecileri attık. 2. hafta kolu kırıldı. Zafer'i bi kere daha kaleye geçiririz artık. dimi :)
Onur'u ben de istiyordum. Hatta Tolga'ya 3 veriyorsan Eneramo'yu falan almayıver Onur'u al diyecem de acaba Onur gelmek istiyor muydu?

Polyannacıların asıl eleştirdiği nokta 11'in temel eksiklerine "oynayacak" adam alınmaması. Şu anda bir Hutchison haberi dolaşıyor ki ben Hilbert'e kazma diyordum. Hutch anca sapı olur. Biri bizim şaşkınlara her bonservisi elinde adamı almak zorunda olmadıklarını hatırlatsın. Bu CM değil haftaya transfer list edip para kazanamayacağız.

Önlibero konusunda Biliç patentli bir Yugo yerine bu Hutchison'u cidden aldıysak sezon başlamadan Biliç ilk çiziğini aldı diyebilirim. Teknik Direktörlerin bu kadar "teknik yoksunu" oyuncuya tahammülü normal değil. Anında menecer komisyon vb işlerinden şüphelenmek lazım.







Ekrem35 dedi ki...

yıllardır takip ettiğim ve gayet keyifle okuduğum, maç sonrası yazılarının altında hali hazırda bulunan beşiktaş bloglarından seviyeli ve kaliteli yorumun yapıldığı bu güzel ortamın "pollyanaci Besiktas forumu" olduğunu görmek de güzel oldu.

tolga çok çok iyi bir transferdir. yabancı sıkıntısı varken yapılmış akıllıca hamledir. ligler başlayınca görürüz gerçekleri hep beraber.

Nerdesin Sebastian ? dedi ki...

Cenk le Tolga katsilastirdi az fark var dedi ayni hatta gibisinden konusuldu vay arkadas.

Onur un kafasi rahatladi evet de Tolga'nin da kafasi rahatladi. Bulent Korkmaz Ligde Basit hata yaparken Real Madrid e bela olabilir. Sen hele 1. adam ol hersey herkes icin 180 derece degisir.

Cenk icin takkeyi onune koyma zamani .Yabanci siniri BJK nin onu guzelce satmasini saglayabilir. Gunay in ben yeterim durusu, Umut' un artik yabanci kaleci yok kaleci ruh halinden anlar hoca var psikolojisi ile seneye hirsli donecek olmasi Cenk icin ben nereye gidiyorum u kendine sormasi icin onemli...

Bence bu isler oyle Pes leolacak isler degil. Hikmet in Toshack zamaninda attigi golun guzelini kimse atmadi, Ertugrul yerini yadirgadi hafiften artislik yapti simdi strateji uzmani hoca oldu. Bu ulke Piontek ile dalga gecti mirasi ile GS Uefa kaldirdi. Yapmayin arkadas anlik duygularla.

Yapmayin Mertcan Aktasin kim oldugunu cumle aleme anlatmaya calisan adamin yerinde. Buyuk Resmi inadina gormek lazim. Umutla yasamak lazim.

5 milyon bonservisle Fransiz yirtici forvete " evet kardes burda kirmizida gecerler ama sen yapma diyecegime " tabiki ligdeki yerimi garantileyecegim Sivas taki toplam ilce sayisini bilen Eneramuyu alirim.

Sinan icin BJK cok ince eledi medya ya inat gitti gene Tolga' yi aldi demekki var birsey Sinan olayinda.

Menejerinin adamini getiriyor diyorlar, adam karisindan fazla menejerini goruyor bonservisi elinde 3 milyon verilmeyen tutmasa ne olur tipinden adami alsinlar sorumluluk neticede ona ait Ozen de arkasindaysa sikinti yok.

Bir Ohen -Del Solar Tocshack zarari vermedikleri surece. Sanki kapiya Adebayor geldi biz almadik Eneramo genç dedik :)

Net Mami yi yeni transfer diye yazabiliriz, Edin Terzic in bize simdilik 2.000.000 € save idir. Alsinlar Atibayi, kendi kaynagini cikardi teknik ekip. Hasan Turk , Atinç ve digerleri B.dortmund dan gelen bu U19 Coach una ruhlarini teslim etmeliler.

Övünç dedi ki...

Sinan da bir şey varmış hakatten gitti Porto'ya 5 yıllık imza attı.

Prensip olarak aynı şeyi söylüyoruz.Geçen sene olması gereken hamleler bu sene oluyor.Bu sene olması gerekenleri bilahare 2-3 seneye yaparız.

Sivok'un kalacağı belli değil diye Escude'ye para bağladık , Niang , Dentinho , Sinan Kurumuş , Gökhan Süzen gibileri yerine biraz kendini sıkıp bugün yaptığı transferlerin çoğunu yine yapabilirdi Beşiktaş.

Eneramo geçen sene de bedavaydı , Sezer geçen sene de rotasyonda değildi , Ömer Antalya'ya üstüne para verilerek kiralanmıştı vs vs ...

Kaliteyi yükseltmeden rotasyonu geliştirmenin bir anlamı yok ki.

Doğru yöntem Onur'u ve ALper'İ alıp transferi kapatmak olmayabilir ama doğru yöntem 5 tane rotasyon oyuncusu alıp hala ilk 11'de boş olan mevikleri boş bırakmak da değil diye düşünüyorum.

Ayrıca bu stoper bolluğunda ve bek yokluğunda hala 4-3-3 ve türevlerini oynamaya çalışmak da saçmalığın daniskası.

Biliç'in bunda ısrar etmesine bir anlam veremiyorum.Özellikle Pedro Franco güney amerika da çok fazla sarkık olarak oynandığını söylemişken.

turkkant dedi ki...

Nasıl bir yapılanmaymış ya, her transferde daha bir tuhaflaşıyor,

- Biz Oğuzhan-Fernandes ikilisinin arkasını kapatacak sert, gülü, sağlam bir Ön Libero beklerken, gittiler son iki sezonda çoğunlukla sağ bek oynamış, yumuşak bir adam aldılar. Böyle bir adam alacaksan, o zaman gözünün önündeki İsveç Milli Holmen'i alsaydın. Üstelik 2 yaş daha da gençti. Şimdi ne olacak, artık Fernandes-Oğuzhan ikilisi hayal. Muhtemelen Oğuzhan'ı kesilecek, Veli'yi izlemeye devam edeceğiz. Üstelik adam 30 yaşında, yani geleceğe yatırım da değil.

- Övünç güzel söylemiş. Bir takımın sap-sol beki yokken, 5 stoperi neden olur? 5 stoper?

- Keza Ömer-Mustafa Pek'e bu kadar mı güvenmiyorsun, Enaramo'yu transfer ediyorsun?

İşin tek iyi yanı Hutch'la iki senelik yapılmış anlaşma, bonservisi yok, gönderip cebimizden ödeyeceğimiz 3. sene yok. Zaten kendileri de adamda gelecek görmüyor belli ki, anlaşmayı 2 senelik yapmışlar. Hilbert'i gönderip bu adam sağ beke geçerse çok güleceğim.

delSolar dedi ki...

Mustafa kardes yazilarini zevkle okuyoruz, biz senin olumlu yanini seviyoruz zaten. Bu forum gercekten biz besiktaslilar icin en seviyeli ve futbol bilgisi en yüksek forum. Umarim tartisirken falan kirginlik olmuyordur kimsede.

@turkkant oyunculara verilen paralar konusunda cok haklisin. Sezer ve Enaramoya verilen paralar inanilmaz yüksek. Diyelim adama az para teklif ettin, o da gelmedi, gelmese ne olacak, takimi level attiracak oyuncular degil ki bunlar. Sezer bize gelmese kime gidecek? Var mi alternatifi? Ayni hata ugur boral´da da yapildi. Adam küme düsmüs Samsun´dan geldi, yillik 700bin euro+10bin maci basini kapti. Biz almasak kim verirdi bu parayi ona?

Madem ön libero lazim ligimizi taniyan holmen niye alinmadi acaba?