Dönen İki Gol

İlk yarıda, “takım oyunu” adına sezonun en iyi maçlarından biri yaşanıyordu Beşiktaş adına. Guti ve Nobre sonrasında, bu kez Fernandes’i forvet arasında görüyorduk. Savunma da geçmiş 2-3 maça nazaran, tıpkı Kayserispor maçının 2. yarısında olduğu gibi daha önde basıyor ve takım boyunu kısaltıyordu. Nihat’ın yüzüne ve mücadelesine bakınca, 10 yıl önceki halini hatırlıyorduk… “İspanya kralı” Nihat gitmiş; yeniden ekmeğini taştan çıkarmaya çalışan, her pozisyonu kovalayan, savunmasına yardım eden, kısacası Esenler’de doğup, Beşiktaşlı olan Nihat gelmişti. Sonuç olarak sadece kuru bir istatistik yazdı hanesine; ancak Kadıköy’deki Fenerbahçe maçındaki gibi “umursamaz” tavrı yoktu, benim için bu daha önemliydi…Simao’nun golü, hazırlanış açısından Beşiktaş’ın takım oyunu oynadığına işaret ediyordu. Top önce boylu boyunca savunmayı dolaştı; sağbekten, solbek İsmail’e geldi; İsmail ortasahaya döndü ve koşuşuna devam etti; o an mevkisi “sol açık” olan Simao, “solbekin” harika pasıyla buluştu ve golünü yaptı… Almanya’nın Türkiye’ye attığı golü hatırlarsınız; sağbekleri ortalamış, sağ kanatları Müller kafayı vurmuştu. Güzel bir paylaşım örneğiydi, tıpkı bugünkü gol gibi…

Almeida bugün yine harika lob paslar yaptı. Hani fiziğini ve topsuz oyundaki özverisini göz önünde bulundurursak; 3’lü ortasahanın soluna koysan, Tim Borowski model oynayacakmış gibi duruyor… Ama söz konusu santrafor oyunu olunca, çok parlak bir maç yaşamadığını söyleyebiliriz. Birkaç önemli pozisyonda geç hareketlendi; yine ara-ara ofsaytta dolmuş bekler gibi takılıp, ikinci topların atak olarak dönüşmesini frenledi kalkan bayraklarla…

Toraman gibi, duran toplar sırasında elde avuçta durmayan oyuncular, alan savunması yapan rakipler için başa beladır. Bugün yine klasik ön direk gollerinden birini attı, genel olarak iyi bir maçı daha geride bıraktığını söyleyebiliriz. Hilbert’in beke geçtiği ilk zamanları hatırlıyorum; ofansif katkı yapacağı kesin gibiydi de, savunma konusunda soru işaretleri vardı… Oysaki bekte oynadığı hemen her maçında savunması öne çıkıyor. Bugün Ermin Zec’e kaptırdığı top dışında yine savunmada iyiydi, hücumda ise son hareketlerde başarısızdı genelde olduğu gibi.

Sonra bir frikik, korner dönüşü gol ve 2-2. “Maç döndü” tabirini kullanmak bence yersiz olur, Beşiktaş skor ne olursa olsun üstün olan taraftı çünkü, “eyvah” dedirten pozisyon yaşanmadan 2-2 oldu maç resmen… Aslında dönen şey sadece iki goldü… Oyuncu değişimleri bunda etken olduysa da az olmuştur; Tayfur Hoca’ya da yıkamam açıkçası. Bence doğrusu; Bobo <> Almeida, Nihat <> Onur şeklinde olurdu. Top daha fazla ayakta kalırdı gibi…

İki golde de hatalar vardı. Amatör de olsa, eski bir frikikçi olarak; golde barajın hatalı kurulduğunu söyleyebilirim. Duran topun başındaki adam, kaleye göre değil; baraja göre topa vurur. Zaten kaleyi göremez… Eğer kullanılacak yer, her hangi bir direğin hizasında olacak kadar çaprazdaysa; barajın ortası hedef alınır. Hafif bir yükseltiyle barajın ortasından geçen top, kavis alıp tam köşeye gider. Yani böyle durumda, karşında topa vuracak oyuncu sağ ayaklıysa; barajdaki en uzun adam, ortaya geçer… Oysa Beşiktaş’ın barajında Almeida en sondan ikinciydi, yani ölü bölgede… Necip’le yer değiştirseler, belki kafasına çarpar; belki çarpmazdı bilemem ama doğrusu oydu.

İkinci golde ise ihale İsmail’de kaldı. Suçu; topu kontrol istop ederken ayağından fazla açması… Peki tek suçlumu? Kesinlikle hayır…Ezelden beridir bu, “pas yapılarak” kullanılan kornerlere, ya da duran toplara garezim vardır. Daha önce de cepheden kullanılan bir serbest vuruş (hatta o sıra oyuncu değişiklikleri yapılıyordu), içeriye ortalanmak yerine pasa dönüşmüş; yine baskı yenilmiş ve neredeyse yine Beşiktaş kalesine atak olarak dönüşme tehlikesi yaşanmıştı.

Yıllar evvel, bu kez “paslaşarak” kullanayım derken topu rakibe teslim eden adam Tümer olmuş; Lazarov almış yürümüş, titrek Erman (Güraçar) gol ya da asist yapmıştı… Tümer diyorum, hem de ilk pasta diyorum… Top İsmail’e gelmeden iki Beşiktaşlı’ya değmişti zaten, güya duran top… Üstelik gollük bir top kaptırma değildi, oradaki topun kaybı sonucu; arkada gol yenecek kadar açık vermek, takımsal bir sorundu. En son ve en büyük hata da Rüştü’ye aitti bana göre. Kale alanına Beşiktaşlı bir iki oyuncu gelmiş; Pektemek’e de, uzak direğe yapılacak vuruş açısını kapatacak şekilde bir oyuncu basmıştı. Pektemek’in tek seçeneği yakın direkti, aksi takdirde pozisyon zora girecekti. Buna rağmen Rüştü “uzak direğe vuruyorum, ya da ortaya çeviriyorum” feykini yedi… Forvet açısından harika, kaleci açısından hatalı bir gol…

Hadi diyelim ki; İsmail bu golde %100 hatalı, sonra bir de kötü şut tercihi yapınca sınırı aştı, yuhalanmayı(!) hak etti… Bu maçta kötü şut tercihi yapmayanların listesini çıkarayım o halde; Rüştü, Sivok, Toraman,… Liste bitti.

Sonuç olarak; tam da rakibe baskı kurulduğu anda ihtiyaç duyulan bek katkısını, son 10 dakika göremedik İsmail’den, o yuhalama sonrası hücuma artık çıkmadı. Güzel, özgüvenini iyice bitirmek lazım, nasıl olsa solbek çok…

Maçta tek üzüldüğüm nokta buydu… En çok hoşuma giden görüntü de; “Beşiktaşlı” top toplayıcının, golü atan Jedinak’a topu vermemesiydi. “Veremem abi…” tarzındaki mimiklerine bayıldım.

30 yorum:

tearkan dedi ki...

dünkü oyun hiç fena değildi aslında; fakat yine dönüp dolaşıp aynı noktaya geliyoruz. 18'de aurelio yerine furkan, erhan yerine oğuz yada rıdvan olsa ne fark eder ki noktasına. dün oyuna giren aurelio olmazdı, orta saha direnci de bu kadar düşmezdi. hayır bu ısrarın sebebi ne anlamakta güçlük çekiyorum. tayfur hoca risk alsa da almasa da puan kaybettik. bu kayıpların yanında bari genç oyuncu bakımından ufak da olsa bir kazancımız olsun.

gerçi genç oyuncu kazancı konusunda dün ismail'e yapılanlar sonrası şüpheliyim ya neyse. ismail berbat korner organizasyonu sonrası kaptırdığı topu gençliğinin etkisiyle orta sahada kovaladı. evet orayı kapatan vardı, evet adamı kovalamak yerine bölgesini kapatsa büyük ihtimalle o golü yemezdik. peki şu ortamda; yani yenilen golün, kaybedilen puanın bu derece önemsiz olduğu bir ortamda bu adamı sanki şampiyonluktan etmişcesine ıslıklamak niye? yahu maç boyunca maça dair en ufak bir tezahürat yapmayan kümede kal gese, kupa al febe diye bağıran tribün koca maçla ilgili olarak laf edecek ismail'i mi buldu? adam o ıslıklar sonrası bir pozisyonda daha saçmalayıp üçüncü golü yedirecekti az kalsın. allah'tan gol olmadı o pozisyon. yoksa ismail bitmişti büyük ihtimalle.

demiröreni boşa para harcadı diye eleştiriyoruz da bu ıslıklamalar ismail'e harcanan bonservisin çöpe gitmesine neden olmuyor mu?

dünkü kadroya hamit ve forlan takviyeleri yapılsa, hantal almeida yerine de pas trafiğine daha katkılı olacağını düşündüğüm formda bir bobo eklense baya tehditkar bir takım olabiliriz sanki. fernandes takımda tutulmazsa onun yerine, kalacak olursa da ernst'in yerine hamit ve nihat yerine de forlan takviyeleri ile çok değişik bir görüntüye kavuşabiliriz.

borasahin dedi ki...

Aslinda kadro, dizilis, oyuncu nitelikleri, profili vs. acisindan ideale en yakin kadrolardan biriydi. Agirlikla Simao ve Ismail kanadina yanasan once Ernst sonra da Fernandes, ilk gol boyle geldi, uzerinden atak girisimi, ters tarafta Nihat'in uzak forvet oyunu ve takimin ona imkan taniyan yapisi (oyun olarak tatmin edici olmasa da Cartalete senin de bahsettigin gibi gormeyi istedigimiz turde Nihat profili), Fernandes'in pas trafigine olumlu katkilari, kimsenin bireysellige kacmadan oynamasi, ... vs. guzeldi. Hucum anlaminda verimliligi kisitlayan noktalar, bir forvet arkasi olarak Fernandes'in ceza sahasina kosu / sizma yap(a)mamasi ve/veya orta sahadan 'dikine penetre' ile dengeleri boz(a)mamasi ile Almeida ve Nihat'in etkili olmayan performanslari diye dusunuyorum, tabii takimin genel motivasyon egrisini goz onunde tutarak...

borasahin dedi ki...

Tayfur hoca'nin degisiklikleri bu macta biraz sasirtti...

Nihat'in bulundugu kanatta bir degisiklik gerekiyordu, kesin, cunku artik Nihat yorulmus ve/veya takimin biraz daha geriye yaslanmis olmasi munasebeti sebebiyle Nihat Murat Kalkan'i yeterince takip edemiyordu. Hatta bu arada Murat bir iki tehlike yaratmayi da basardi ama Nihat'in yerine girecek oyuncu kim olmaliydi? Aslinda Simao'yu oraya cekerek Murat Kalkan tehlikesini savusturdu. Bobo guya sola gecer gibi gorundu ama Almeida orada daha cok pozisyon aldi gibime geldi. Bu degisiklikligin Murat Kalkan'in hucum girisimlerini engelleme yonu pozitiftir ama diger boyutu hem Simao'nun pozisyonunu degistirmek hem de diger degisikligin yaptigi katki anlaminda tartismaya aciktir.

Aurelio tercihini ise hic anlamadim. Bence en gereksiz ve sacma olani buydu. Orta sahaya dinamizm katacak bir oyuncu olsa hadi neyse. Skor 2-2'ye geldikten sonra Bobo'yu alip klasik 4.4.2'ye donebilirdi, orada da orta sahada Aurelio'nun bu temposu ile ona ihtiyac yoktu.

Fernandes takimin genel egrisi goz onune alinirsa gayet iyi oynuyordu, niye cikarildi gercekten anlamak guc. Seyrettigim maclar icerisinde Fernandes'in cok kotu bir macina (Karabuk, Sivas -> izleme sansim olmadi) denk gelmedim. Genelde ortalama ve iyi performanslarina sahit oldum. Gercekten bu oyuncuda hersey var gorunuyor ama sanki oyuna damgasini vurmaktan uzak; yani bu oyuncuyu orta ikiliden birinin yerine koysan oyunu domine eder diyemiyorsun. Olin gibi hafif mi kaliyor nedir :) Mesela Ernst - Fernandes ikilisinin is yapmasi icin ondeki 4 oyuncunun sertlik derecesi, kosu kapasitesi ve top kazanma becerilerinin yuksek olmasi lazim. Biz de o yok. Zaten o yuzden Necip gelisimini daha da percinlemis durumda. Su anda orta sahadaki en onemli oyuncu. Fernandes'i bir de Necip ile birlikte gormek lazim. Ernst'i de yedek birakiver, bir gorelim yahu. Bakalim ikili orta sahada nasil? Yine Fernandes ile 2-1 degil de 1-2 yerlesimini deneyebilirsin. Necip ortada supurucu olur, Fernandes ve Ernst ic olarak oynar ve sirasiyla hucumu forse edebilirler ve/veya birinden birini forvet arkasi kadar olmasa da one atabilirsin.

Sanki Fernandes, 2'li orta saha yerine 3'lu orta sahada, arkasinda bir oyuncu olmak kaydiyla takimin geriden pas dagitma isine ciddi katki koyabilecek, savunma - hucum gecislerini akiskan hale cevirebilecek, buna mukabil sertlik ve her turlu sartda takimin kazanma karakterini ortaya koymasi acisindan hem gerisinde hem de onunde bu tip profile sahip oyuncular istiyor. Arkasini Necip toparlayabilir. Onundeki oyuncunun da orta saha karakterinin olmasi onemli; yani bir forvet arkasindan ziyade gol noktasina gidebilen, sahada varligini hissettiren bir orta saha oyuncusu olmali. Boyle bir oyuncu kim olabilir? Mehmet Ekici, Hamit Altintop, ya da... Ekici'yi pek tanimiyorum ama sanki daha uygun gibi, Hamit'in de oyun icinde kaybolabilen bir yapisi var. Bu da bizi uzak forvetli bir oyuna goturur yani Simao ile Q7'den bir tanesinin oynamamasi lazim, aksi takdirde gol atmak cok zorlasir.

borasahin dedi ki...

Sezon basinda Aurelio'nun gerekli bir transfer oldugunu ama artik bu takimda bir isinin kaldigini sanmiyorum. Sadece Necip ve Ernst ile bu is yurumez. Yedekleri de Aurelio olmaz. Zaten Ernst bile supheli iken sadece Necip'in ustune yuklenmek hatali olur. Ya bu pozisyona transfer yapacaklar ya da Furkan ya da Cumali'den birini monte edecekler. Transfer yapilacaksa Aurelio'nun hemen gonderilmesi lazim, yok yapmayacaklarsa yine gonderilebilir ama bir dereceye kadar onumuzdeki sezonun devre arasina kadar tutulmasi dusunulebilir, bu da Cumali ya da Furkan'in performansina bagli. Sahsen Furkan'i daha one yerlestiriyorum, sebebi de ayi zamanda sag bek ve stoper oynayabilmesinden dolayi. Bu iki oyuncuya sans verilip hangisinin onde olduguna bakilmali, eger Cumali orta sahada ciddi anlamda Furkan'in onundeyse o dusunulmeli, yok degilse Furkan bir cok pozisyona alternatif olabilmesi dolayisiyla birincil planda tutulmali.

Ligde bu pozisyon icin dusunulebilecek bazi genc oyuncular var: Yigit Incedemir, Mahmut Tekdemir, Serdar Kurtulus (eski goz agrisi) vs. Bu pozisyonda, savunma onu, oynayan yerli oyuncular arasinda genelde cok buyuk bir fark yok. Genal anlamda hem bizimkileri, Furkan ve Cumali, hem de digerlerini, Mahmut ve Yigit, pe tanimiyorum ama Serdar Kurtulus'u disarida birakirsak bizim altyapidaki genclerin diger arkadaslardan buyuk bir eksigi / gedigi oldugunu sanmiyorum, dolayisiyla bir transfer gereksiz gorunuyor. Tayfur hoca bir anca once Furkan ve Cumali'ye sans verip durumlarini gormeli, ilk firsatta da Aurelio'ya "goodbye Charlie" dememiz lazim ;-)

TR'nin en iyi orta sahasina sahip oldugumuzu iddia eden arkadaslar simdi ne dusunuyorlar acaba? Cartalete birader izin verirse biraz polemik yaratalim :-)

Cartalete dedi ki...

İşin garibi; Aurelio oyuna girdikten sonra her zamanki mevkiisine geçmedi. Necip yine derindeydi, Aurelio Fernandes rolünü aldı resmen. Maç 2-2'ye gelince de, forvet bağlantısını sağlayan ortasaha rolünde devam etti. Hani Trabzon günlerinden bu yana, ilk kez hücuma bu kadar yakındı herhalde...

Ortasaha kurgusu konusunda Bora'ya katılıyorum. Hatta geçenlerde burada ya da twitterda yaptığım kadroda; xxx-Necip-Fernandes şeklinde bir önerim olmuştu.

O X bölgede bir yerli gelirse; hem sağbek hem de 3 forvet birden yabancı olabilir. Orası için de gurbetçiden başka çözüm yok gibi... Hamit, Ekici kadar oyun içinde değil evet. Bunun nedeni, pas trafiğine fazla takılmaması ve pozisyonundan mümkün merbede ayrılmaması. Yani ortasahadaki kanat gibi oynuyor resmen. Ama öne çıkan bir çok özelliği var. Uzun şutları, takımın skor olarak kötü gittiği ortamdaki isyankar oyunu bunların başını çeker.
Bence öyle bir transfer harika olur...

Bosingwa Sivok Ersan İsmail
...Hamit..Necip..Fernandes
....Quaresma.Forlan.Maiga

Maiga;
http://cartalete.blogspot.com/2010/10/modibo-maiga-sochaux.html

Bosingwa - Hamit bonservissiz.
Forlan'a 2, Maiga'ya 6 falan çekerler.

Tabata'dan 4.5 gelecek gibi gözüküyor. -3.5'la bu sezonun transfer halledilir. Tabi elde gitmesi muhtemel, para edecek bir Almeida da var.

Adsız dedi ki...

Giderek Aureliolaşan ve 2 sene sonra Aurelio olacak olan Ernst'in yerine çift çiğerli bir orta saha alıp klasik 4-4-2'ye de dönülebilir.Simao'nun seneye yedek kalma düşüncesi bana epey bir ütopik geliyor.Yurtdışından Bradley,yurtiçinden ise Yiğit İncedemir düşünülebilir hatta kadro içinden Sivok alternatifi bile yaratılabilir.

---------------Yiğit------------
---------------Sivok------------
-------Necip---Bradley----------
Q7-------------------------Simao

Siz ne düşünüyorsunuz ? Biraz 90'lı yıllardan fırlamış gibi bir takım oldu galiba.

Cartalete dedi ki...

Zaten Quaresma ve Simao'yu aynı takımda düşünürsek, en ideali 4-4-2 ve türevleri sistemlerle ortaya çıkar. Ortasahanın da böyle olması gerekir...

Ancak, bence 50'ye yakın maç oynanacak bir sezonda; Simao ve Quaresma'nın değişmeli oynayacağı bir 4-3-3 sistemi üzerine gidilmesi taraftarıyım.

Adsız dedi ki...

Fernandesi
Bonservissiz mi aliyorsun abicim? Onada 4 mio verir isek + 7.5 mio Ersanida 4 ten asagi alamayiz yani + 11,5 mio.

Cartalete dedi ki...

Kiralıkları unuttuk, evet...

CL geliri falan yokken +11'le girilir mi bir sezona bilemiyorum. Ancak bu kadro, önümüzdeki senenin CL visesini garantiler bana göre. Derin ve kuru kalabalık değil, zengin bir kadro olurdu.

Quaresma'ya söylenildiği gibi 20 milyon üzeri teklif varsa (ki Juve bu parayı verebilir, solde Pepe de Martinez de olmadı) düşünmek lazım.

Cartalete dedi ki...

Ama bir taraftan da düşününce; her sene forvet değiştirmek, isimli oyuncu getirmek bu tarafar profilini daha da şımartıyor. Adam beğendirmeme noktasına getiriyor.

O yüzden en temizi, az - öz transferle geçiştirmek bu seneyi.

enorton dedi ki...

Fernandes 8 milyon Avro arkadaşlar, opsiyonlu kiralandı satış bedeli de 8 milyon Avro bildiğim kadarıyla. Ernst ile 3 senelik kontrat yeniledik neden bu kadar acele ettik, neden 3 yıl onları da anlamıyorum.

Bence Cumali ve Furkan biran önce takıma monte edilmeli, Bora'ya katılıyorum. Ersnt, Cumali, Necip, Furkan iyi bir dörtlü olur elimizde. Önlerine de Onur'u deneyebiliriz. Şu mah ah Tayfur hoca ah, Ernst ve Necip'in önlerine Mehmet A. yu koyacağımıza Onur'u deneseydik ya... Guti ve Onur değişimli oynarlar. Bence sağ bek ihtiyacımız da yok Rıdvan ve Hilbert değişmeli oynarlar. Hilbert oynadığında Ersan - Atınç -Toraman dan ikisi oynar.

Bize uzak forvet oynabilecek bir oyuncu lazım. Tek transfer bile yeterli olur bence. Simao ve q7 ikisi aynı takımda olmuyor. Değişmeli oynamaları daha mantıklı. Diğer tarafta oynayacak oyuncunun gol ve asist istatistikleri fazla olan bir oyuncu olması lazım.

Üzülerek bir kez daha gördüm ki Nihat bitmiş :( sorumluluk almıyor, pası veriyor ve bekliyor. Savunmaya yardımcı olmuyor, ilk yarıda Hilbert kaç kere 2-3 kişiyle başbaşa kaldı. Rüştü, Nihat, Nobre ve Mehmet A. ile biran önce vedalaşılmalı. Bobo ise çok sevmeme rağmen gitsin artık, kafası sürekli parada adamın. Her sene ya zam ister, ya ülkesine gider... Tam randuman alamadık bir adamdan.

Uuzun vadede ise yabancı sayısı 8 i geçmemeli hatta 6 yı geçmemeli. tribunde -kulubede oturacak yabancıya gerek yok bence.

lucarelli dedi ki...

q7 ve simao ikilisi ceza alanında etkisi olmayan oyuncular. simao q7'ye göre daha fazla giriyor ceza alanına. dolayısıyla dönen topu tamamlayarak attığı golleri de izledik. forlan veya reyes söylentileri doğruysa onların biri beşiktaşın gol sıkıntısını hafifletebilecektir diye düşünüyorum. ceza sahasına girmemekte ısrar eden orta saha oyuncuları yerine bu tarz golü de düşünen çabuk bir oyuncuya ihtiyacı var beşiktaşın. almeidadan da yararlanılabilir böyle bir sistemde. adam yalnızları oynuyor tek başına bir ileri bir geri. ki verdiği paslarda bir leblebici besleyebilirim mesajı gizli bana göre. ki kendisinin leblebici olmadığı aşikar.

BJK4EVER dedi ki...

Bosingwa bonservissiz falan degil sozlesmesini yeniledi. Hamit de Turkiye'ye gelse bile bize gelmez, gonlunu dinlerse tuttugu takim GS'ye gider, sportif basari derse seneye CL'ye katilacak FB'ye gider, para derse yine FB'ye gider. Hamit'in bize gelmesi icin mantikli 1 tane sebep yok.

Toprak dedi ki...

Tayfur Hoca'nın yaptığı oyuncu değişiklikleri bence yanlıştı ve maçın sonucunu %100 negatif yönde etkiledi.

Ben olsam <2-0> öne geçildikten sonra Nihat'ı çıkarır Aurelio'yu oyuna alırdım ve Fernandes'i sahte 7 gibi kullanıp "kalabalık ortasaha ile skoru koruma yoluna giderdim." O <2-0> da zaten bir süre sonra <3-0> olurdu bir şekilde...

Bobo ile Almeida aynı anda sahada olmamalı. Bobo girecekse Almeida çıkmalı. Bobo'dan uzak forvet, kenar forvet falan olmaz, direkt santrfor olur. Çünkü kenar forvet olarak oynaması için gerekli niteliklere sahip değil. Dribling ve adam geçme gibi özellikleri zayıf olduğu için verimi çok düşüyor.

Bu maçın adamı bence Necip'ti. İnanılmaz beğendim. Ortasahada kaptığı toplar ve kestiği ataklar ile özellikle pozisyon alma özelliğinin çok üst seviyede olduğunu gösterdi yine. Fizik kalitesi de zaten mükemmel. Yakın gelecekte Ulusal Takım orta göbeğinde Necip Uysal & Nuri Şahin ikilisi yeni nesil Xavi & İniesta olabilir diye düşünüyorum.

Almeida kendini bulduğunda 2 tane Bobo eder fikrine vardım. Güçlü, diri ve boyuna rağmen çok süratli. 2. golde karşı kaleden adam kovalayıp topu kendi kalesinden çıkartacak kadar geriye depar atması takdir edilecek bir nüanstı. Bilmem dikkat ettiniz mi... Biraz çabukluğunu attırıp, özgüvenini sağlarsa çok gol atar. Kendine gelip, sol ayağıyla eski bazukalarına başlarsa kimse tutamayacak onu..

Ayrıca genç Cenk dururken kalede Rüştü'nün oynatılması, formsuz olan ve Sporting ile anlaşan Bobo'nun her maç şans bulması ve Fernandes'i her maç sonradan oyundan almak biraz garip değil mi? Bu arada artık Fernandes'i istesen de kalmaz artık. Sanırım Fernandes'i gönderip Gago'yu getirmeyi düşünüyorlar. Ama 6 milyon eurodan fazla olmayacaksa Fernandes'in kalmasını isterdim açıkçası. Adam futbolcu arkadaşlar...

enorton dedi ki...

Q7 ye 20 falan veren varsa hemen satalım, Guti'yi de ABD den istiyorlarmış o da gidebilir. Ferrari - Sivok a talip yok zaten kaldılar gibi. Fernandes alınmaz, Tabata gider. Holosko bugün 1 gol 1 asistle oynadı bir topu da direkten döndü. Fink hala bizim topçumuz sanırım, dönse hayır demem. Ali Kuçik daha güçlü olarak dönecek. Doğukan atınç, Oğuz, Hasan gibi oyuncular da yavaş yavaş A takıma çıkmalılar.

Seneye kadromuz şöyle olabilir, tek transfer bile yeterli bence...

Kalede eğer yedek kalacaksa Rüştü - Cenk,
sağbekte Rdıvan - Toraman - Hilbert,

Stoperde Ferrari - Sivok- Ersan - Atınç,

Solbekte İsmail- Doğukan,

ortasahada Ernst - Fink- Cumali- furkan - Necip,

Kanatlarda q7 - Simao - holosko- Ali kuçik- Ekrem

Forvet arkası guti- onur- Forlan?

Santrafor Almeida - Semih?

Fenerbahçe sene sonu bence Semihle yolları ayıracak, Emenike'yi de almış deniyor. Semih'i alabiliriz bence. Cenk Tosun, Mustafa Pektemek de olabilir tabiki ancak maliyetleri yüksek olacakatır.

borasahin dedi ki...

Bosingwa Sivok Ersan İsmail
...Hamit..Necip..Fernandes
....Quaresma.Forlan.Maiga

Kadro guzel gorunuyor :) Sorunlar nedir ve nasil daha iyi hale getirebilir diye dusunursek...

Q7'nin arkasinda Bosingwa'nin olmasi Q7 ile sag bek arasindaki mesafeyi kisaltabilmesi acisindan onemli fakat burada Q7'nin kisisel oyunundan dolayi Bosingwa'yi ne kadar oyuna dahil edebilecegiz? Ayrica Q7 cizgiye yakin pozisyon aliyor, yani iceri drive edip Bosingwa'ya alan aciyor diyemeyiz. Dolayisiyla hucum anlaminda yapacagi katki mutlaka olacaktir ama derecesi tartismali. Tabii ikisi de Portekizli oldugu icin Q7 zaman zaman Bosingwa'ya topu vermeyi kabul ederse ayri. Hucum acisindan bir diger onemli konu Bosingwa'nin o bolgede surekli bir pas opsiyonu olusturmasi ve onu acildiginda dengeleri bozabilecek olmasi. Aslinda aradaki mesafeyi kisaltmasinin defansif acidan yapacagi katki belki daha da onemli. Q7'nin rakip beki takip etmedigini biliyoruz. Q7'nin arkasi rakipler icin maden gibi, takim baski yapma halinde iken bekin on alana ciktiginda "comfortable" olmasi lazim. Ozellikle de Hamit iceri dogru kayma yapmissa. Kimi zaman Necip'in de saga yanasik oynamasi gerekebilir. Hamit kendini one attiginda Fernandes'in Necip'e yardimci olabilmesi gerekiyor. Bu alani domine edip maca damgasini ve otoritesini vurabilmeli. Necip bunu yapiyor, daha da iyisini yapmali.

Ismail'in buradaki rolu ne olacak? Ismail'den faydalanmak icin onu mumkun mertebe one atmak lazim, mutlaka ondeki baskinin icinde olmali, onu klasik bir sol bek olarak dusunursek yaniliriz, bence Ismail'in bir sol bek olarak yukselisi ancak iyi yaptigi seyleri daha sik yapmasi ve on plana yerlestirilmesi ile olur, ondan sonra kendine guveni zamanla artacaktir, bu da daha az iyi yaptigi seylerin surec icerisinde gelisimini getirecektir. Su link gercekten konuyu mukemmel acikliyor:

"The Secret Footballer: Nagging doubt makes you lose it like Fernando Torres" ->
http://www.guardian.co.uk/football/blog/2011/apr/16/the-secret-footballer-fernando-torres

Ismail'in onde pozisyon almasi ve hem soldan takima genislik kazandirmasi hem de orta sahaya ice kadar yanasmasi Ersan'in kayma yapmasini ve beraberinde Necip'in biraz daha geride kalmasi sonucunu getirebilir. Bu da Necip'in "ideal pozisyonu mu / en verimli oldugu rol mu" tartisilir. Bu durumda rakibin bizim on alani gectiginda orta sahada baskinin bayraktarligini yapacak oyunculara ihtiyacimiz var. Bosingwa, Hamit, Fernandes, Ismail ve ozellikle de ortadaki Hamit ve Fernandes'in onemi daha da artiyor, bu oyuncular sahada varliklarini hissettirebilmeli.

O yuzden diyorum sag bekte Bosingwa'dan ziyade daha defansif bir oyuncu olsa daha iyi olabilir mi? Tabii ki hucuma destek verebilmeli ama Bosingwa'nin defansif yonunun cok iyi olmadigini biliyoruz. Bu oyuncu zaten sinirli sayida olacak olan sag bek cikislarini yapabilmeli ama sinirli ise Bosingwa kadar hucumcu bir oyuncuya ihtiyac var mi? Daha farkli bir sekilde ortaya ve savunmaya da yanasip ucleyebilen bir oyuncu kimi zaman Necip'i daha fazla one atabilir. Kadroda bu tip iki oyuncu olmasi da dusunulebilir tabii.

Benimkiler sadece beyin cimnastigi :)

borasahin dedi ki...

Dunku Real - Barca macinda Pepe'nin performansi gercekten etkileyiciydi; muthis bir guc ve cabukluk getirdi, sinirsiz enerji harcadi. Gerci sari almadan nasil maci bitirmeyi basardi, o da tartisilir, hakem Barca'yi biraz yedi ama neyse, benim soylemek istedigim Pepe'nin performansini gorunce aklima Necip geldi.

Necip bence bu mactaki Pepe performansini kendisine ornek almali. Tabii once sunu soyliyeyim: Necip seneye baslarken genc ve takim icindeki yeri supheli bir oyuncuydu, once kendini 18 oyuncusu, sonra da 11 oyuncusu yapti, dolayisiyla artik kendini kabul ettirdi, bu sene icin yeter, ama ondan seneye daha da ileriye gitmesini bekliyoruz. Oyun yapisi geregi seyirci destegini arkasina alabilecek bir oyuncu. Dolayisiyla su confidence ile verdigim link'in

"The Secret Footballer: Nagging doubt makes you lose it like Fernando Torres" ->
http://www.guardian.co.uk/football/blog/2011/apr/16/the-secret-footballer-fernando-torres

taraftar bazinda da Necip'in lehine isleyecegini dusunuyorum.

Necip su anda bile kim olursa olsun burasi benim bolgem kolay kolay giremezsin diyor, korkusu yok, bir kazanma iradesi gosteriyor fakat mac icinde bazen uyuya kaliyor. Bunlar neden kaynaklaniyor bilmiyorum, yorgunluktan mi yoksa konsantrasyon kaybindan mi? Necip'te Pepe'deki gibi bir raw power yok, ozellikle hiz anlaminda, bunu pozisyon bilgisi ile telafi etmeli. Kosu kapasitesini de arttirmali, bana yeterli gelmiyor. Bu iki departmanda ondan gelisme bekliyorum. Confidence'i arttikca pas basarimi, sorumluluk alma, hucuma katilma yuzdesi artacaktir. Ozellikle ligin acilis macindaki, Izmir'deki Buca maci, dalislarini daha sik yapmasi lazim. Butun bunlar onun winner karakterinin olusmasini saglayacaktir. Burada tabii teknik direktor de cok onemli. Teknik direktor takimi kazanacak bir karaktere burundurmeli, iyi oynayan bir takimda herkes iyi gorunuyor, kotu takimda herkes kotu. Dolayisiyla iyiye gitmeyen bir takimda Necip'in yeterli gelisimi gostermesini beklemekte zor.

Enisonu umarim onumuzdeki yil daha dominant ve istikrarli bir Necip goruruz. Ulusal takimin anahtari buradan geciyor.

borasahin dedi ki...

Son olarak, Gencler macinda Mustafa Pektemek'le hicbir savunmacimizin eslesememesi gercekten ciddi problem. Ne Toraman ne Sivok ne de kombinasyonu ideal bir savunma kurgusu, ikisi de fizik olarak yetersiz. Mustafa hem onlardan daha guclu, hem daha atletik, hem de daha hizli, ne anladim ben bu isten? Ilk golde Sivok faulu Pektemek ile eslesemedigi icin yapti. Yine Toraman Mustafa'ya karsi daha iyi bir performans gosterdi diyebiliriz.

Yonetimin su anda tek yapmasi gereken, hatta Demiroren secildiginden beri hep ayni seyi soyluyorum diyebilirim, iki tane iyisinden yabanci stoper almak, hatta en cok parayi onlara vermeli. Dogru oyunculara 20 - 30 milyon Euro verse niye verdi demem. Hep ayni hatalar. Kucuk kucuk paralar veriyorlar, oyunculari da begenmiyorlar, 5 sene sonra bilancoya bakiyorsun, 3 - 5 verecegine zamaninda 10 verseydin yine ayni parayi harcamis ama ayni zamanda daha iyi oyuncular ve dolayisiyla daha basariya yakin bir takim kurmus olacagin gercegi ile karsi karsiya kaliyorsun, zaten Demiroren BJK UEFA tarafindan kume dusurulmedigi surece baskanligi birakmaz, bari hemen onune degil, biraz uzaga baksin, cok mu zor?

Iki stoper disinda baska bir transfer yapmasak dahi takim sampiyonluga oynar. Bu seneyi de dahil edersek 8 yilin 7 yilinda ya ikinci ya da sampiyon olan Fener'in tandemi hep yabancilardan kurulu. TR Ligi'nin gercegi bu'dur. Bank Asya'da bile cogu takim 2 yabanci hakkindan birini stopere kullanmis. Yapilacak is onundekini gormek baska birsey degil.

Bir de Mustafa Pektemek transferi cok iyi olur. Almeida ve Bobo'nun ikisi birden luks. Almeida Bobo'dan fizik olarak ustun bir oyuncu ama oyuna katilimi ve golculuk becerisi dusuk. Bobo daha akilli bir oyuncu, her zaman kendini kanitlamis Bobo'yu tercih ederim. Bobo'nun sorunu forma girmek icin belirli bir zamana ihtiyac duymasi, bu da biraz fiziki yapisindan kaynaklaniyor. Dolayisiyla Semih gibi yedekten girdiginde ne kadar katki verecek belli degil. Yonetimin yerinde olsam Almeida'yi satar, Bobo'yu tutarim; ama oyle olacagini sanmam, buyuk ihtimal Bobo gider. Bu durumda Pektemek'i almak lazim. Almeida Pektemek'in yedegi olur. Hatta aslinda merkez forvetin tumuyle yerli yapilmasi bile dusunulmeli. Boylelikle orada kullanacagin bir yabanci hakkini savunmada kullanirsin.

Toprak dedi ki...

Q7 önümüzdeki sezon da şu anki gibi sağ-açık oynatılacaksa sağbekte Toraman, göbekte de Sivok-Ersan ikilisi oynatılsa, sağbeke de büyük bir transfere gerek kalmaz bence.

Çünkü Bosingwa gibi bir isim dahi gelse Q7'nin umrunda olmayacak sağ tarafta ve kafasına göre takılacak. İyisi mi Toraman sağbek olsun da defansif açığı tam olarak kapatsın sağ koridorda. Hem de yeri geldiğinde solbek öne kaydırılarak Toraman-Sivok-Ersan üçlü savunmasına da geçilebilir maç içinde. Böyle savunma ortasında oynadığında zaman zaman pozisyon hataları yapan Toraman'dan alınan verim de artar. Zaten 8 senedir banko oynayan asıl kaptanımız Toraman'ın 11 dışında kalabileceğini düşünemiyorum, istemem de. Sivok ve Ersan'ın da doğma büyüme tandem oyuncuları olmaları ve topu oyuna iyi sokabilmelerinden dolayı fevkalade bir defans hattı olur.

Bence savunmada öncelik solbeke transfer olmalı. 4.stoper için önerim ise "Sezer Özmen".

Özetle:

sağ-bekler: Toraman, Ekrem, Rıdvan veya Furkan.
stoperler : Sivok, Ersan, Toraman, Sezer.
sol-bek : İsmail, transfer.

Solbek için önerim 3 aşamalı.
1. kademe: Zhirkov (İsmail'i yedek bırakır)
2. kademe: H.Ali Kaldırım (İsmail ile denk ve kıyasıya bir rekabete girmesi muhtemel)
3. kademe: Atila Turan (ilk seneler İsmail'e yedek olur tahminimce.)

BJK4EVER dedi ki...

Arkadaslar, hep yazip birseyler hayal ediyoruz da, boyle olmayacagi da cok belli. Besiktas'in transfer politikasi yaramaz, gerci son yillarda ciddi bir duzelme var o ayri konu. BJK'nin somut bir kimligi, politikasi yok. Takimin bir sene antrenoru Denizli, ertesi sene Schuster, Schuster'den sonra (az ihtimal olsa bile) Tayfur. Nasil bir vizyondur bu? Takim bir sene 8 milyona Tabata'yi aliyor, ertesi sene Quaresma ve Guti'yi aliyor. Guyya Almanya'ya scout gonderiyoruz, ama 1 tane gurbetci alindigi yok, Cenk Tosun gibi bir adam kaciriliyor, sonra adama milyonlari dokup almaya calisiyoruz. Demiroren her aciklamasinda papagan gibi altyapinin oneminden dem vuruyor, ama mesela takimda 15 yabanci var, Hilbert gibi vasifsiz bir eleman alinabiliyor Ridvan dururken. Bu ne perhiz, bu ne lahana tursusu?
Ben adim gibi eminim seneye ne olacagindan. Takimda 15 iyi kotu kaliteli yabanci varken Demiroren sirf reklam ve 'dunya kulubu' olma ugruna isimli bir forvet alacak (Reyes mi Forlan mi bilemem), defansa Portekiz'li biri alinacak (R.Costa deniyor iste), para basilip 1-2 de yerli alinir (O.Sam, C.Tosun, Hasan Ali vs), ama kadro ve takim hala dengesiz olur.
Benim gormek istedigim, hayalini kurdugum ve aslinda hic de uzakta olmayan Besiktas genc ve yetenekli yerlilerin oldugu ve bunlarin yaninda 2-3 yuksek profilli takimi tasiyan ve 4-5 tane takimin kalitesini yukariya tasiyan yabancinin oldugu bir Besiktas. Mesela:

In:
Ekrem Dag 0M
Bobo 0M
Taner Yalcin 2M
Tunay Torun 0M
Ersan Gulum 5M
Erdem Ozgenc 1M
Ferhat Kiraz 1M
Mehmet Akyuz 1M
Toplam: 10M

Out:
Nobre 0M
Holosko 0M
Ferrari 0M
Hilbert 0M
H.Arikan 0M
Erhan Guven 0M
Fernandes 0M
Tabata 4.5M
Fink 0M
Toplam: 4.5M


Kadro:
Cenk Gonen
Rustu Recber
Umut Kaya
Ridvan Simsek
Erdem Ozgenc
Oguz Ceylan
Atinc Nukan
Furkan Seker
Ibrahim Toraman
Tomas Sivok
Ersan Gulum
Ismail Koybasi
Ekrem Dag
Dogukan Pala
Necip Uysal
Fabian Ernst
Cumali Bisi
Taner Yalcin
Onur Bayramoglu
Guti
Quaresma
Simao
Tunay Torun
Ferhat Kiraz
Erkan Kas
Nihat Kahveci
Mehmet Akyuz
Hugo Almeida
Bobo


7 yabanci, 29 kisilik kadro, Cumali, Erkan, Dogukan, Atinc kiralik da gidebilir, eder 25 kisi. Gerekirse alternatif uzak forvet olarak Holosko kalabilir (8. yabanci), Ali Kucik'i saymadim. Gayet genc, maliyetsiz, potansiyelli, uyumlu, belirli bir politikanin eseri oldugu belli olan kadro iste. Ama yine boyle olmayacak. Gereksiz ve kadroya birsey katmayan yabancilara milyonlarca Euro harcanak, yerli kalitesi yerlerde surunecek, homojen bir yapi olmayacak, altyapidaki genclere sira gelmeyecek vs.

Adsız dedi ki...

Abi,biraz önce biten maçta a2 Güngören'i 2-0 yenmiş.Goller de bizi yıldızlardan, Erkut ve Muhammed'den gelmiş.Mami ilk 11 başlamış.Tez zamanda yazını bekliyoruz :)

İhsan

Cartalete dedi ki...

BJK4EVER;

Aslında herkes farkında burada yazılanların burada kalacağı ve yönetimin yeniden sadece isim üzerine, belli bir sistem politikası gütmeden transfer yapacağı konusunda.

Ama işte, kendi doğrumuzu yazmanın da zevki ayrıdır. Tıpkı senin önerilerinde olduğu gibi, herkesin bir düşünce yapısı var ve yansıtıyor. Aksi halde kafayı karamsarlığı vurursak, futboldan tat alacak şey kalmaz.

Bora;

Kadromu kafamda canlandırdın, hatta 10-15 maç yaptırmış kadar oldum eyvallah :)

Sağbek konusunda haklısın. Quaresma'nın o bölgede olduğunu düşünürsek, Bosingwa'ya senede 2.5 milyon Euro falan vermeye gerek yok; Hilbert veya Toraman, işin savunma tarafını gerçekleştirebilir orada.

Maiga bu hafta yine 2 gol atmış; biri pozisyon takibi, diğeri ise ters kanattan gelen ortada, arka direkte kafa :) Tam da bu kadroda yazılma sebebi gibi...

Fransa Ligi muhteşem aslında transfer konusunda. Belki bazı oyuncuların bonservisi fazladır, ancak alacakları yıllık ücretlerle o açık kapanır. Üstelik geleceği olan oyuncular bulunur çoğunlukla...

Neyse, kadromda vardığım son nokta; Bora'nın da katkılarıyla; Quaresma iyi paraya satılacaksa, o zaman kaliteli bir bek aranabilir. Şayet kalacaksa, o bölgeye para harcamaya gerek yok. Zaten sigorta görevi yapacak mümkün mertebe...

İhsan;

Bu akşam izlersem hazırlarım mutlaka bir yazı. İsmail'in yuhalanmasından sonra anlamsız gelmeye başladı bana, ama neyse.. Yukarıda da bahsettiğim gibi; herşeye anlam, mantık yüklersek halimiz vahim. Kendi doğrumuzda gidelim yine de.

rivaldo dedi ki...

Bence iki bekede transfere gerek yok.İki hücumcu bekin aynı anda ilk 11 de olmaması gerektiğini düşünüyorum.Barca bile Abidal olduğunda çok daha farklı oynuyor.Bu yüzden seneye benim birinci defans planım bu olurdu:

_toraman___stoper____ersan___ismail

Böylelikle ismail daha önde, daha rahat bir şekilde oynayabilir.Bu da onun verimini arttırır.Bu da ismailin olmadığı zamanlar için alternatif:

hilbert___stoper___toraman___Ersan(Sezer)

Ersan veya sezer ilk planda toramanın yaptığını yapabilir ikinci durumda.

1) Eğer bir yabancı transfer yapılacaksa önceliğim lider özellikli ve tecrübeli bir stoper olurdu.
2)Dediğiniz Maiga tarzı(ben schieberi isterdim) bir oyuncu.(holoskonun bizde başarılığı olabileceğini düşünmüyorum.Ama bu formuyla bu transfere maddi katkı sağlar.)
3)Aurelioyu ve nobreyi arkaplana atacak iki yerli alternatif.(tunay&yiğit)
4)olursa forlan:)

Hem maaş hem bonservis olarak pek masraflı olmaz.2 numaranın bonservisi 1 ve 4 numaranında maaşı biraz yüksek olur.

@BJKFOREVER

ferhat, mehmet akyüz, erdem gibi oyuncuları aynı anda almak ciddi risk.Ersanın durumu daha farklıydı.Kişisel görüşüm erdem özgenç duran top başarısı dışında o kadar iyi bir bek değil.Akyüz ve ferhattan biri denenebilir.

rivaldo dedi ki...

Bu arada a2 maçını umarım yayınlarlar.Çünkü maçları anlatan spiker şuan u-15 akademi finalini anlatıyor Antalyadan.

borasahin dedi ki...

Cartalete Q7 kalacaksa bence sag bekin alternatiflerinden biri yerli, digeri yabanci olmamali. Diyelim Toraman ve Hilbert var. Aslinda iki farkli ve iyi alternatif: Biri hucum, digeri savunma agirlikli. Bu pozisyondan oyuna mudahale etmek istesen ve Tor yerine Hilbert'i dusunsen, tamam Toraman cikacak, ama egee, o zaman baska bir yabancinin daha oyundan cikmasi lazim, digerleri iyi oynuyorsa ve islerini yapiyorlarsa niye cikarilsin ki, bu durumda ne olacak? Tor sag bek ise yedegi Hilbert olmaz, Hilbert sag bek olacaksa yedegi Tor olmaz.

Bence gorunmez kovalent baglardan biri bu :) +2'ler yerlilere degil yabancilara alternatif olmali ve benzer pozisyonlara degisik alternatifler sunmalilar. Bir sag bek ile bir orta saha birbirine alternatif olmamali. Hilbert girecek, Ernst cikacak, iyi de cikmamasi lazim geliyor?

Aslinda en cok belki de bizim icin cikarilan bu anlasma, yonetim zekasi anlaminda kit bir takimin cozmesi gereken sorunu daha da karmasiklastiriyor ve iyilik degil kotuluk yapiyor. Guya finansal olarak kulupler magdur olmasin dendi ama bunu cozemeyen takimlar ve ozellikle de bizim icin sportif anlamda daha fena.

@BJKEVER

Besiktas'in transfer yonetimi bence berbat, iyiymis gibi gorunse de gecen sene devre arasinda berbat ettiler. Ortada iyi diye birsey yok. Bilgili'ye karsi disaridan anladigim kadariyla Arat'i destekledim olmadi, Demiroren'e karsi Fikret Orman'i destekledik, o da olmadi. Demiroren kaldigi surece birsey olacagini sanmiyorum, sadece onunla da bitmiyor, onu buraya getiren yapinin ve zihniyetin de degismesi lazim. Demiroren kulube 100 milyon Euro borc vermis deniyor, kardesim bu kadar PR'i nasil yapabilirsin baska? BJK olmasa Mendes'le, Ronaldo'ya, Mourinho'yla gorusebilir misin? Borsa'da yapilan manipulasyonlar da cabasi. Demiroren hem 100 milyon Euro'sunu alacak hem de BJK uzerinden prim yapacak. Bence BJK onun verdigi parayi ona fazlasiyla odemistir, tek kurus odememek lazim. Su anda da kulubun degil, kendi cikarinin pesinde. Goruntu itibariyle Demiroren'den ancak cok kotu bir olay olursa kurtulabilir. En yakin ihtimal UEFA tarafindan kume dusurulmek olur, aci ama gercek, yoksa bu adamdan makul birsey beklemek cok zor, hicbir cacik olmaz. Sen dersin, o gelsin, ben derim bu. Yine de "umut yoksulun ekmegi, tutar hat tutar tutar"... :)

Cartalete dedi ki...

Bora;

Ufak bir yanlış anlaşılma olmuş :)
Ben Hilbert veya Toraman derken, "eğer hangisinin üstüne plan yapılırsa..." manasında kullandım.

Eğer yerli bir sağbekin üstüne a planı kurulursa, Hilbert pek anlamlı olmaz.
Ama yine bir stoper yerli, diğeri yabancı olur da; Hilbert'in taktik savunma tarafı sebebiyle sağbek için A planında düşünülürsa birşey diyemem.

Ama burada istediğiniz gibi; stopere iyi para harcanıp, iki yabancılı düzene geçilecekse, sağbekte komple yerli alternatif düzenine girilebilr.

Benim de kafamdaki yabancı dağılımım senin bahsettiğin gibi aslında. Mesela 6 yabancı nerelere dağıtılıyorsa mevki olarak, o bölgelere alternatif de (mümkünse genç) yabancılar tutulabilir kadroda.

Mesela diyelim Maiga'yı aldık. Yine o model, ama daha az masraflı bir genç yabancı bulunabilir.

Keza Quaresma'nın yedeği Simao olması da burada çarpık bir yapı oluşturuyor. Quaresma'nın yedeği, yılda 500 bin alan, yedekliği sorun etmeyen, geleceği olan bir yabancı genç olabilirdi...

Toprak dedi ki...

Önümüzdeki sezon yabancı transferinde E.Garay, F.Gago ve D.Forlan'ın getireleceğini ve Holosko'nun döneceğini;

Ferrari, Fernandes, Bobo, Hilbert, Fink ve Tabata ile yolların kesin olarak ayrılacağını tahmin ediyorum.

Bahsi geçen transferler benim kendi görüşümden ziyade izlenimimdir. Açıkçası böyle olursa da iyi olur. Ayrıca, Aurelio ve Nobre ile de yollar ayrılıp kendi gençlerimize 1-2 de gurbetçi ekledik mi gayet de güzel kadro olur. Kadromuz şu an adeta yabancı mezarlığı, kaç senedir de böyle.

Solbeke takviye için Çanakkale'den Sakıb Aytaç da düşünülmelidir. Bedava Tunay Torun ve Okay Yokuşlu transferi için de bu yaz en uygun zamandır.

Cartalete dedi ki...

Erkut ve Muhammed'in golleri harika.
Hani ikisi de tarzına uygun goller atmış.

isaac newton dedi ki...

Takımımız akşam saatlerinde özel bir uçakla Gaziantep’e giderek kampa girecek. Gaziantep’e gidecek kafilede şu isimler yer alıyor

“Rüştü Reçber, Cenk Gönen, İbrahim Toraman, Erhan Güven, Ekrem Dağ, Roberto Hilbert, İsmail Köybaşı, Tomas Sivok, Mehmet Aurelio, Manuel Fernandes, Fabian Ernst, Necip Uysal, Ricardo Quaresma, Simao Sabrosa, Nihat Kahveci, Hugo Almeida, Mert Nobre, Bobo.”

resmi siteden yapılan açıklama.. bir tane mi genç oyuncu yer almaz kadroda? yazık demekten başka bir şey diyemiyorum, büyük bir hayal kırıklığı.

Adsız dedi ki...

Merak ettim nasıl goller atmışlar.Maç birazdan yayınlanacakmış.