Altı Golde Mustafa Pektemek

Kendimi bildim bileli (bu süreç 90’lı yılların başında başlar) her daim bir ‘yabancı golcü’ arzusuyla yanıp tutuşmuştur Beşiktaşlı. Bunun en büyük nedeni, ağza bal çalıp Premier Lig’e arazi olan Ferdinand olabilir… Onu sadece gazete kupürlerinden hatırlıyorum, bir derbide gol sözü verip tutan ilk forvet olabilir kendisi… Benim asıl ilk göz ağrım Nartallo’dur, ilk kez bir transfer heyecanını onunla yaşamıştır benim kuşak… Arjantin’den forvet gelmişti Beşiktaş’a, ötesi var mıydı? Sırf yürürken bile dalgalanan uzun kıvırcık saçlarıyla, “ne topçu bea!” hissini uyandırmıştı peşinen. Öyle ki, mahallede 2’ye 2 maç yaptığımız ağabeyler onu paylaşamamış; biri Osvaldo olmuştu, diğeri Nartallo… O derece bir açlık vardı…Ama geçmişe ve aynı zamanda sahada olup bitene bakınca; Beşiktaş’ı genellikle yerli forvetlerin sürüklediğini görüyoruz… Öyle ki; çıkarılan hepi-topu 3 kral da yerliydi: Güven Önüt, Feyyaz Uçar, İlhan Mansız… Aykut Kocaman ve Hakan Şükür’ün çılgın sezonlarına denk gelmeseler, bu listeye Ertuğrul ve Oktay da eklenebilirdi aslında. Sözün özü; Bobo dışında Beşiktaş’ı istikrarlı bir şekilde taşıyan yabancı bir golcü çok aranmasına rağmen, bulunamadı hiçbir zaman. Bulunan da ya ağır sakatlandı, ya da arıza çıktı işte…

Bu sezon da aynı gelenek süreceğe benzer. Mustafa Pektemek, “oynasın mı?” , “oynamalı mı?”, “yok ya, kesin oynasın!” falan derken, arada derede bulduğu forma fırsatlarıyla 5 gole ulaştı bile ligde… Avrupa’da da tek gole imza atsa da, hem güzellik hem de manası açısından; 4 normal gole değerdi en az… Sloganı belli: “Pektemek, gol demek!”. Ancak onun asıl güzelliği, her bir golünün ayrı tarzda ve yetenekte atılmış olmasıdır aslında…

Mustafa Pektemek, “Chicharito” Demek

İspanyolcada istediği kadar “küçük bezelye” yazsın kelime karşılığı olarak… Benim için Chicharito’nun anlamı, tilki golcülüktür. Pektemek en çok bu tarz bir forvettir aslında. Savunmadan daha önce düşünür, daha çabuk hareket eder, daha hızlı karar verir genellikle. Mersin’de attığı gol, çabuk kararın verdiği bir artıydı. Kalabalık savunma içersinde Hilbert’in topu çıkarabileceği en uygun yere koşu yaptı, tek vuruşla köşeyi buldu. Gençlerbirliği karşısında attığı golünde ise “önsezi” esintileri vardı. Aurelio’nun gol girişiminde, topun önünde kalabileceğini hissederek; ısrarla ofsayt çizgisine dikkat edip, tetikte durdu ve gerçekten de top önüne düştü, sonra da kaleye… İBBSpor’a attığı golde ise; korner kullanılıyorken, “markaj altındayım” süsünü verdi. Oysa top havada süzülürken, bir hamleyle hemen kendisini tutan savunmacının önüne geçecek, topun ona çarpması yetecekti…

Chicharito’ya bir başka benzer yönü ise; kalıplı bir oyuncu olmamasına rağmen, sırtı dönük oyunu çok iyi yapıyor oluşudur. Aslında bu da, tıpkı gol pozisyonlarında olduğu gibi “çabuk düşünmek ve uygulamak” özelliğinin bir getirisi… Böyle oyuncular, fiziki açığını zekasıyla kapatırlar.

Mustafa Pektemek, “Suarez” Demek

Suarez, Uruguay Milli Takımı’nda farklı bir rol almış, 4-3-3’ün “top taşıyıcı kenar forveti” görevini üstlenmişti Dünya Kupası’nda… Carvalhal de Pektemek’i sık sık bu şekilde görevlendiriyor. Çok fazla çizgiye atılmadıkça, faydalı da olabileceği bir yerdir aslında. Çünkü o da tıpkı Suarez gibi golcülüğü kadar; dripling, birebirde adam eksiltmek gibi teknik mevzularda da öne çıkan bir oyuncudur… Top taşıyan, kaleye yaklaştığında bitirme ihtimali yüksek olan forvet, en yalın anlatımla ‘tehlikelidir’. Manisa maçında attığı gol, tam olarak böyle bir şeydi… Ama asılında, Pektemek’in bu özelliğiyle çok daha önceden tanışmıştı Beşiktaş. İnönü’de 2-2’ye gelen maçta; sağdan topla dalmış, sanki ortaya çevirecekmiş gibi dururken nefis bir gol vuruşuyla Rüştü’yü fena avlamıştı Gençlerbirliği formasıyla…

Gücünü kazandığında, bu özelliklerinden daha fazla faydalanacaktır. Mesela topu alıp içeri kat ettiğinde, sıkı bir şut çıkabilecek kadar kuvvetlenirse, gol istatistiği oldukça yükselir... Şuan en belirgin eksiği de budur zaten. Fiziken güçlendiğinde, zincirleme olarak birçok gediği kapanacaktır Mustafa'nın. Mesela plasede olduğu kadar, sert şurtlarda da etkili olmaya başlayacak; ikili mücadele sonrası topu aldığında, doğru karar alacak olan beyni 'ayağına daha fazla hükmedecektir'...

Mustafa Pektemek, “Şifo” Demek

Kendim araştırmadım ama ekşisözlükteki bir konuda görmüştüm; 1.69’luk boyuyla Şifo Mehmet, Hakan Şükür’den sonra 1. ligde en fazla “kafa golü” atan oyuncuymuş… Şöyle hafızamı canlandırıyorum da, neredeyse 2 golünden birini kafasıyla atıyordu gerçekten. Hava hakimiyetiyle, kafa hakimiyeti ayrı konulardır. Şifo, hava hâkimiyetine sahip değildi ama kafasıyla buluşan bir top, mutlaka onun istediği hedefe giderdi… Pektemek’in şimdiden 2 kafa golü var, çok uzun sayılmayacak boyuna rağmen. Üstelik biri, sırf duran toplardaki başarısıyla ün salmış Stoke City’e karşıydı…

Ancak, benim asıl Şifo benzetmem daha farklı bir konuda. Hani insan bazen kendisini futbolcu yapar ya hayallerinde… Öyle bir gol dakikası olur ki, maçı sen alırsın… Şifo, bunu gerçek hayatta yaşamış bir insandır. Hep lazım olan zamanda vardı, sanıyorum ki Pektemek de öyle olacak… Bojan Krkic gibi, 3-0’ı 5-0 yapan değil de, kilit gollerin adamı olacak sanki…

“Bahsi geçen, örnekte verilen oyuncuların hepsini Mustafa Pektemek kapsar!” gibi fanteziler içersinde değilim elbette. Fazlaca mübalağa tekniği kullanılmıştır... Zaten öyle olsa, Barcelona David Villa’nın sakatlığına çok fazla üzülmez; çareyi onunla bulurdu… Ancak, biraz Chicharito, biraz Suarez, biraz da Şifo’dur Pektemek benim için. Ve bu birazların ötesine geçecek potansiyele de sahipdir. Kısacası; Pektemek “umut” demektir aslında. Henüz bunun "az" farkında olsak da...

25 yorum:

BenYaptımOldu dedi ki...

Ben Cenk Tosun'u da es geçme derim. Bakma bu sene formsuz olduğuna. Mustafa ile Cenk uzun yıllar yerli golcü olarak takımızı sırtlayacaklardır. İnşallah Carlos hoca ya da Tayfur hoca senin blogu okuyordur :D

Aybars dedi ki...

gençlerbirliği'nde ilk çıkışından beri bize en çok gelmesini istediğim futbolcuydu. sezon başı benden mutlusu yoktu, şu anda da Allah nazarlardan saklasın. yanına antep'ten muhammet demir'i aldık mı bi aksilik olmazsa forvet 7-8 sene emin ellerde.

tearkan dedi ki...

'milan'a gol atmış olum' diye gelen ve daum'un gelişiyle kendisini petrol ofisi'nde bulan nartallo. hey gidi.

yazıyı okuduktan sonra şöyle bir düşündüm de 'kartal yedi bitirdi' başlıklarının atıldığı 7-1'lik trabzon maçında sol ayağıyla topa vurmaya çalışırken sağ ayağına çelme taktığı ve düşerken mabadıyla attığı gol, petrol ofisi'nde attığı uçan vole golü ve saçları haricinde hiçbir şey kalmamış akılda.

pektemek'e gelince; golü atmadan önce korneri kazandırdığı pozisyonda topu alışı feyk atıp diğer tarafa dönüşü, golde pozisyon alışı ve uçarak köşeye darbeli kafa vuruşu, manisa maçında topu taşıyışı, sol ayağıyla tavana yaptığı vuruş yetenek yanında futbolu bildiğinin de göstergesi. yeri gelmişken; şabanın bologna'ya attığı gibi darbeli ya da pascal'ın yüzüncü yılda antep'e attığı gibi falsolu kafa vuruşlarına oldum olası hasta olurum zaten.

devre arasının gelişini en çok onun için istiyorum. sezon başını kaçırmanın sonucu oluşan kondüsyon açığını iyice kapatsın da ikinci yarı girdi, 70'ten sonra çıktı muhabbetleri de bitsin.

oktay'ı saymazsak, iz bırakan yakın dönem yerli forvetler arasında mansız'dan çok ahmet dursuncuydum ben. kolay gibi gözüken pozisyonlarda kafayı öne eğip topu kenarlara sürer pozisyonu zora sokardı. tam sövmeye niyetlenirken olmadık bir şut çıkartırdı biz de ağzımız açık tıngır mıngır köşeden ağlara giden topu izlerdik. beklenmedik yerlerde beklenmedik vuruşlar yapan, çoğu kişinin kafasını sokmaya çalışacağı pozisyonda ayak tabanıyla barca'ya gol atan ahmet dursun bir başkaydı benim gözümde.

bu arada 'tilki golcü' deyince senden chicarito değil off the ball'un sözlük karşılığı di vaio örneği beklerdim ben.

bekli bilmeyen, hatırlamayanlar vardır; bahsetmişken videosunu da koyayım 7-1'in. bilenlere de hatırlatma olsun.

http://www.youtube.com/watch?v=A0snkl6dlxM&feature=related

Adsız dedi ki...

Muhammed Demir'in bizde başarılı olacağını sanmıyorum.Cenk Tosun potansiyel bakımından bu ligin en iyisi ancak umursamazlıktan vazgeçmeli.Bu ligde şu an istediğim tek bir oyuncu var Ankaragücünden Turgut Doğan Şahin.

ADNAN

WiLdHoney dedi ki...

Pektemek demek adam gibi, efendi gibi adam demek, Beşiktaş'ın değerlerine yakışacak insan demek. Güzel futbolcu demek.
Bu arada Pektemek, Köybaşı, Cenk, Veli, Burak, Necip. Hepsi 21-22 yaş ortalamasında sayılır ve uzun yıllar elimizde tutabileceğimiz güzel bir yerli rotasyonumuz olacaktır.

box2boxMC dedi ki...

bu yazı biraz "keçinin olmadığı yerde koyuna abdurrahman çelebi derler" kontenjanına girmiş gibi.
Bir yanda büyük beklentiyle gelmiş, uğruna iyi kötü 5 yıl boyunca BJK forvetini taşımış Bobo'yu bir hamlede sildiren ve Portekiz kontenjanından takıma girip herkesi kanser eden Almeida varken Pektemek bir çicek gibi doğdu İnönü'ye. Ama bu kadar da Suarez, Şifo vs ile aynı cümle içinde geçecek kadar iyi değil bence. Umarım "Judging Player Potential" özelliğin 20/20 olsunda bu dediklerinin hepsi çıksın. Sanki en iyi Ahmet Dursun gibi olacakmış gibi geliyor bana ha ona da hayır demem.
Bana göre yerlilerden;
İ.Mansız>Feyyaz>Ertuğrul>A.Dursun
Yabancılardan
Amokachi>Bobo>Nouma>Madida>Carew

Cartalete dedi ki...

BenYaptımOldu,

Cenk Tosun'un konusu gelirse eş geçmem elbet, ancak bu içerikte pek yeri yoktu malum. :) Şu sıra Cenk fazla gelebilir, o parayı Alper'e yapıştırmak daha mantıklı olurdu sanki. Çünkü, yabancı forvetsiz durmayız biz. Üzerine Pektemek - Cenk fazla olur sanki.

Aybars,

Aynı şekilde. Hayatımdaki en sevindiğim 3. yerli transfer olmuştu; Ertuğrul ve Tümer'den sonra...

tearkan,

Di Vaio kesinlikle o konuda sözlük tanımı. Ancak stil olarak çikarito daha çok benziyor sanki; hani kıvraklık açısından da... Trabzon'a o golü attıktan sonra burnunu da kırmayı başarmıştı reyis. :)

Adnan,

Belli bir standartı olmayan oyuncular nedense bana ters geliyor. Turgut Doğan da öyle sanki... Bir iş yapıyor "ooov" oluyorsun, sonra arazi. Bu seneki durumunu takip etmediğimi not düşeyim yine de.

WiLdHoney,

Evet, aslında insanlığına da ayrı parantez açmak gerekiyordu. Hani şöyle insanlar vardır; çok şey yapar, surat ifadesine bakarsın sanki öylesine bir adammış gibi... Pektemek de o tarz, faydalı ama mütevazi tiplerden.

box2boxMC,

Ben hissettiğimi yazmayı severim, sonuçta buranın anlamı da o biraz... "Teşbihte hata olmaz" sözünü rafa kaldırarak dökerim içimi. O yüzden, benzetme yaparken gözümün önüne kim geliyorsa o kelimeye dökülür :) Abarttığımın ben de farkındayım ama amaç "Pektemek bunlardır" demek değildi zaten, bu çok anlaşılıyor bence.

Bu arada Ahmet Dursun'u çok seven biri olarak derim ki, şu hali bile daha iyi bence.

enorton dedi ki...

Yabancı forvet demişken Kuntzu ve Pancu yu da unutmamak gerek. 30 yaşındayım beni en çok etkileyen forvet Feyyaz olmuştur. O komple bir forvetti, herşey vardı adamda. Golcü olarak ise Oktaydır. Gerd Müller gibiydi, kendisini belli etmez ama her maç 1-2 gol atardı. Ferdinandı hayal mayal hatırlıyorum. Nartalloyu ve onunla beraber gelen Perulu duran top ustası (!) Francescoyu da iyi hatırlıyorum :) Ancak gelen hiçbir yabancı Q7- Guti de dahil beni Amokachiyi izlerken aldığım zevkin onda birini veremedi. Ben mi abartıyorum bilmiyorum ama müthişti. Onu hep değerlendiremediğimizi düşünürüm. Müthiş bir oyuncuydu. Stefan Kuntz ve Pancuyu da hep saygıyla hatırlarım. Mesela çoğunluğun aksine Pascal'ı hiç sevmem. Ertuğrul 80 milyara beşiktaşa transfer olduğunda posteri duvarlarımı süslüyordu. onu da çok severdim. İlhan mansız daya iyi futbolcuydu ama Ahmet Dursunu daha çok severdim. Mesela ikisi beraber oynarken çoğunluk sergeni ben şifoyu severdim aynı şekilde son dönemde de tümeri daha çok severdim.

Pektemek sevgili Mustafa'nın da dediği gibi hepsinden biraz olan bir futbolcu. İnşallah ikinci Gökhan Güleç vakası yaşanmaz, inşallah reinalara falan bulaşıp Serdar özkan İ. Akın gibi kendisini ve bizleri üzmez. Şuanda forvet hattımızı oluşturan Q7, Simao, Almeida, holosko, Edu içersinde şüphesiz en golcü olanı golü koklayanı Pektemek. Ve yine bence artık ilk 11 de mutlaka oynamalı. Simao iyileşince Q7 nin yedeği olmalı. Almeida solda Pektemek sağda Q7 ortada çok süprizli bir hücum hattı olabilir diye düşünüyorum.

Son maçta attığı gol dışında da beğendiğim Edu ve iyileşen Bebe ile beraber harika bir hucum potansiyeline sahibiz diye düşünüyorum.

Son olarak Braga en tırstığım takımdı ve malesef o çıktı. İnşallah geçeriz.

rogerio da silva bobo dedi ki...

Aslında Pektemek'in kenar forvet olduğu bir düzende fizikli bir forvet Pektemek'in verimini daha da arttırır.Mesela Elmander gibi.Arkası dönük top alıp servis edecek bir merkez forvetimiz olsa Pektemek'in verkaçla girip atacağı gollerini de izleyebiliriz.

Tipine bakınca bu işi Almeida'nın yapması gerekir ama o daha 1.60'lık Rızvan Şahin'den bile top alamıyor. :(

Cenk Tosun diyenlere ise katılmıyorum.Onun da fiziği zayıf.Pektemek stilinde yer tutuşu ve kurnazlığıyla kendini farklılarştırmış bir golcü.Birbirlerni sönümlerler.Quaresma-Simao birliktelğine benzer bir durum olur.Her haluklarda yabancı bir merkez forvet isterim bu takıma.

BenYaptımOldu dedi ki...

Sevgili Mustafa, Braga hakkında bir yazı bekliyorum haberin olsun. :)

borasahin dedi ki...

Feyyaz'in oldugu bir yerde onu baska biriyle karsilastirmak bana cok dogru gelmiyor. Feyyaz karsilastirmalar ustudur benim gozumde. Enerton'un dedigi gibi komple bir forvetti, hatta pozisyonunu bile dusunmeye gerek olmayan futbolu cozmus biriydi dahi diyebilirim. Yanilmiyorsam Fener'e gonderilince, Ivic on libero bile oynatmisti. Ayrica Besiktas'in her sene sol acik aradigi zamanlarda o bolgede de gorev yapmisligi vardir. Benim icin bir numaradir, tartismasina bile girmek istemem :)

Ferdinand o donemlerde lige fizik olarak 3, 5 gomlek ustun gelmis bir oyuncuydu. Enteresan kafa golleri vardi. Havada suzulup darbeli yere carptirarak gol atardi. Kalenin kosesindeki adamlari dahi dikkate alirdi :) Ayrica o fizige ragmen bilekleri yumusak ve hizliydi. Fener'den Nezihi'nin belalisiydi, her Fener macinda Nezihi'yi darmadagan ederdi, Nezihi sadece tekme atmaya calisirdi, o da yakalayabilirse :), bir macta kirmizi filan yedigini hatirliyorum. Ferdi'nin bir Fener macinda oyle bir slalomu vardir ki unutulmazdir. Bizim lisenin hemen yaninda otururdu, bir iki arkadas evine ziyarete gitmislerdi, adam o donemler acayip tekme yiyordu, sertlik bugunkulerin bilmem kac misliydi, onlari filan gostermisti, tedavi goruyormus o siralar.

Bu arada insanlar Ali'yi de unutmuslar. Ben o donemlerde buyudugum icin siralamamda hic kimse Metin, Ali, Feyyaz ve Sifo'yu gecemez :)

BenYaptımOldu dedi ki...

@ rogerio da silva bobo;
Cenk'in fiziği zayıf demen enteresan. Aynı Cenk'ten bahsediyoruz değil mi? İstersen geçen senenin ikinci yarısında attığı golleri bir daha dikkatle izle derim. Gene de fark göremiyorsan kısaca bir analiz yapayım anlaşılır olsun: Cenk Tosun mental şeyleri hallederse İlhan mansız gibi bir adamdır aslında. Ceza sahasında topla buluştuğunda, o anki pozisyona göre hemen adam eksiltmeyi düşünmez. Defansın pozisyonun al-a-maması üzerine hareketlenen bir forvet tipidir. Mustafa'ya göre daha isabetli şutördür. Pektemek ise daha iyi pasördür mesela. Zaten Mustafa kardeşim onun hakkında fazlasıyla yazmış. Yabancı forvet istiyorum demişsin ama futbolcunun yabancısı yerlisi olmaz. İyisi kötüsü olur. Benim görüşüme göre de Cenk ile Pektemek değişerek oynarlar. Almeida'da daha yararlı olur üstelik. Hatta Bobo'dan bile iyidir Cenk.. Dikkatle bakmak isteyene..

Cartalete dedi ki...

enorton,

Feyyaz kesinlike zamanının ötesinde bir forvetmiş. Miş diyorum, çünkü her ne kadar hatırlasam, onun gollerinde ayrı sevinecek kadar hayranı olsam da; şimdi aklımız futbolun gerçeklerine de kavradığı için, onun değerini daha bir anlıyorum gollerini görünce. Özellikle, Inter'e attığı gol. İnanılmaz... Oktay'ın yeri de ayrıdır, büyük maçların golcüsüydü vesselam.

rogerio da silva bobo,

Pektemek transferiyle, onu kafamda yerleştirdiğim pozisyon orasıydı benim de. Ama Almeida yüzünden, şu sıralar merkezde daha çok lazım oluyor. Bence de, iyi bir merkezi yabancı santraforla performansı artar; tabi yedek kalmazsa. Quaresma - Milito - Pektemek, mesela. Bidon midon, ama çok iş görürdü.

BenYaptımOldu,

O maçlara temiz 2 ay var. Köprünün altından çok sular geçer; gelen olur, giden olur... Hem bu yüzden, hem de şimdiden Braga'nın ara ara özet görüntülerini izleyebilmek için beklemek gerek. Maçları yakın bir analiz çıksa, daha güzel olur gibi. Hem kadro da şekillenir...

Cartalete dedi ki...

borasahin,

Ben cevaplarken, sen de yazmışsın o esnada. :) Feyyaz benim için de benzersizdir, zaten dikkat edilirse karşılaştırmalarda kategori dışında. :)
Başka bir yazı altında Feyyaz sevdamı uzunca dökmüştüm. Topu kalenin içinden alıp, santraya koşmak; ondan başka hiç kimsiye yakışmadı o kadar...

Ferdi'nin slalomunu izledim sonradan, inanılmaz birşeymiş... Çok dar alanda, inanılmaz çalımlar atmış ve bitirişi de usta işiymiş. Dediğin gibi, o seneler sertlik bir acayipmiş. Bakıyorum eski görüntülere, Rıdvan topu atıp 5 metre etrafından dolanıyor falan adamların :) Hani, şimdiki kurallarla heriflerin gelişi bile kırmızı kart.

İyi ki yazının girişini nostaljik şekilde yapmışım, nefis anekdotlar döküldü yorum sayfasına. Keyfili oldu, teşekkürler herkese. :)

ihsan dedi ki...

Beşiktaş'ın bu şans eseri olmayan, sağlam gidişi herkesi 90'lara, 100.yıla götürmüş sanırım :) İnşallah, sonu da öyle olur bu günlerin. Beşiktaşlılıktan zevk aldık her daim, ama futbolundan zevk almak bambaşka.

M.Pektemek'e koca bir teşekkür. Beni yanıltmadığı için. Birde şu Burak Kaplan'dan yüzüm ak çıkaydım :)

delsolar dedi ki...

Abdullah Avci´da cok umutlu Pektemek´ten,bunu bir kac defa ima etti. bir de milli takima girerse önü iyice acilir.

Ahmet Dursun dediniz de, yanlis hatirlamiyorsam ilk oynadigi maclardan birisi avrupa kupasi ön eleme maciydi, brigelli sezonda, dogru mu hatirliyorum? Takim dökülürken catir catir oynamisti. Yabancilarda koftiden almanlardi. Birisi Hengen galiba ama digerleri?

box2boxMC dedi ki...

Acaba herkesin hemfikir oldugu Feyyaz efsanesi, burda yazanlarin genelde 27-33 yas arasi oldugundan (tahmini ilkokul cagina geliyor) futbolu su an ki gibi degilde daha cok hayranlik duygulari icinde, pazar aksamlari 3 dklik özetlerden takip etmemiz olabilir mi? Olsun varsin Feyyaz cocuklugumuzun efsanesidir.
Her ne kadar Pektemek' e keci benzetmesi yapsamda acik ara son sezonlarin bjk acisindan en iyi transferidir, dahada iyi olacaktir. Galiba ben iflah olmaz bir Bobo hayrani oldugum icin ve Pektemek' i aldigimiz icin bu kadar kolay Bobo'yu gozden cikardigimizdan biraz mesafeliyim Pektemek'e...

borasahin dedi ki...

box2boxMC ve diger arkadaslar,

Walla 80'ler ortasi ve 90'lar basini simdiden daha iyi hatirliyorum desem yalan olmaz :) Hatta Fener'e averajla kaybettigimiz (84 / 85 ya da 85 / 86), Zafer'in Mujdat'in 30 metreden attigi tingir mingir giden sutu iceri almasi ya da ayni macta kale direginde asili kalmak gibi sacmalaliklari (Simovic'in imza hareketlerinden biriydi) benim daha cok aklimda ya da GS'yi 2-0'dan 3-2 yendigimiz mac...

Demek istedigim hayranlik mutlaka var, ama o adamlar gercekten farkliydi. Serpil Hamdi Tuzun, futbolcular, Milne, Seba vs. hepsi baskaydi.

Metin mesela Daum doneminde 3-5-2'nin saginda filan oynardi, su anda bizim takimda onun kadar iyi top kesebilen bir oyuncu zor bulursun ki Metin aslinda zamaninda kafa golleri ile nam salmisti taa ki beyin travmasi gecirene kadar, hizini filan soylemiyorum. Bu adamlar Ryan Giggs gibilerdi, baska pozisyonlara gecis yapabilecek, kendilerini yenileyebilecek zekaya sahiplerdi, tek eksiklikleri Avrupa sartlarina gore fiziksel kapasiteleri idi, onun icin de o donem ki idman metodlari sunlar, bunlar vs. bunlari goz onune almak lazim. Dusun takoz Recep bile 3-5-2'nin liberosu olarak gorev yapabiliyordu, keza Kadir de oyle. Simdiki oyuncular fiziksel olarak cok daha iyiler ama oyunu anlama, yorumlama, futbol zekasi anlaminda eskilerden iyi degiller, bence bariz yetersizler...

borasahin dedi ki...

Feyyaz'in kaleci ile karsi karsiya kaldiginda onu calimlamasi meshurdur, bu pozisyonlardaki gol yapma orani cok yuksektir. 48 maclik yenilmezligi kaybettigimiz macta da boyle bir calimi vardi, penalti olmasi lazim gelirken onceden TV8'de denk geldigim, simdi nerede oldugunu bilmedigim Bulent xx (bir donem MHK baskani da oldu) vermemisti. Kendisi Besiktas dusmanidir. Simdi soyadini hatirlayamadim. Yenilgisizligi kaybettigimiz mac oyle kolay kolay aciklanabilecek bir mac degil. Zaten o sezonu aciklamak pek mumkun degil...

Neyse bu kadar nostalji yeter...

Bence Pektemek Besiktas'in Semih'i olabilse bile yeter.

Cartalete dedi ki...

http://video.mynet.com/hayalet_erge/Nostalji-Futbol-Feyyaz-Ucar-Inter-Gol/1062339/

Bahsettiğim Inter golü, bu izlenirse çok şey belirginleşiyor aslında. Adamın ortasahadan aldığı topu yönlendirişine, servis edişine ve bitirişine bakın... Bunu yaptığı takım da Inter yani. Hayranlık bir tarafa, Feyyaz zamanın ötesinde merkezi forvetmiş resmen. Hani şimdi bakınca anlıyor insan bunu zaten, o zaman sadece hayranlık vardı bende.

Şimdiki şartlarda, aynı hevesle bu işe baş koysalardı; kesinlikle Avrupa'da çok ismini duyururlarmış zaten.

Bora'nın dediği kaleciyi geçme detayı bile önemli. Feyyaz çok kolay gösterirdi bunu. Şimdi bakıyorum da, en son ne zaman bu şekilde gol atıldı? Quaresma'nın Karabük'e attığı golü hatırlıyorum, o kadar.

del solar;

Bahsettiğin maç 99'daki Maccabi Haifa sanırım. Şampiyonlar Ligi ön elemesiydi, İnönü'de rezaletleri oynarken Ahmet Dursun işin rengini değiştirmişti diye hatırlıyorum ben de. Son dakklarda atılan golün asistini yapmıştı, Ayhan kale önünde tamamlamıştı falan. Rövanş 0-0 bitmiş, elenmiştik.

alper dedi ki...

Yaşı 35 olan biriyim.Kovaçeviçin Mirsad Güneş yapıldığını hayal meyal hatırlıyorum.Şekerbegoviç -ziya doğan golleri görmüşlüğümde var.Bu yaşıma dekte halı sahalarda hep en arkada Gökhan Keskin oluyorum hala.Metin -Ali-Feyyaz unutulmaz tabiki ama şimdi soyadını hatırlayamadığım kirli sakallı Şenol vardı bizde.Çok teknik çok yumuşak bir oyuncuydu.Gökhan -şifo Ve şenol hayranıydık biz o zaman.

Yaşlanmışım bu arada sahiden.Transferini heyacanla beklediğimiz ilk oyuncu ise sanırım Zeyer di.Sarışın,bıyıklı ve solak.:) Daha ne olsun.

umarım Pektemek ve bu takım bize o günleri yaşatır.Ama şundan eminim ki ne oynarsak oynayalım ne sonuç alırsak alalım karakter olarak eli yüzü huyu düzgün bir fitbıolcu topluluğumuz var bu sene.O zaten yeterince sevindirici.

son bir not herkes golcüsünü yazmış falanda bu yaşımda benim her karesini aklında tuttuğum tek bir gol var nedense kara zekinin simoviçe attığı gol.

asvalttaicenler dedi ki...

Sohbet baya koyulasmis, MAF'lara kadar gitmis :)) Trajik olan sey o donemin en baba kadrosu BEsiktas'tan milli takima yine bir kac futbolcu cagirilirdi, birakin Riza'yi, Gokhan Keskin'i falan Metin Ali Feyyaz hic bir zaman bir arada oynatilmazdi, genelde Tanju, Hasan Vezir sakatliktan kurtulan Ridvan formayi sirtina gecirirdi, Cuneyt Tanman Gokhan Keskin'e forma gostermezdi, Sifo Mehmet'in yillarca yuzune bakilmadi vs.. Sonra anlatiyorlar iste nasil 8 yedigimizi, ayaklarina sadece santrada top degdigini.. Garip bir futbol ulkesiyiz vesselam..


Herkes golcusunu soylemis, ben de en cok sevdigim yerliyi soyliycem, Tumer Metin'di.. Ayni Sifo gibi her derbide cikar topunu oynar, hic bir pozisyon yokken yoktan varederdi golunu.. Derbilerde attigi goller anadolu maclarindan fazladir neredeyse :)Gecen lig tv de bu soylesini izledim adam bildigin hala Besiktas asigi fakat nasil oldu da bizi birakip gitti hala algilayabilmis degilim...Efsane olmak varken hain oldu gitti..

Adsız dedi ki...

Ben de bir cumle Ali Gultiken icin yazmak istedim.

MFÖnun Fuati, ninja kaplumbagalarin Rafaeli gibi biraz geri planda kaldi Feyyazin Metinin hatta Sifonun arkasinda belki ama tarihimizde bir sezon icerisinde 30 golu bulan (87-88) tek oyuncu eger yanilmiyorsam..

Hakikaten 20 golu bulan yabancimiz olmamis sanirim. Feyyaz, Ali, Ertugrul, Oktay, A.Dursun, Ilhan. hepsi yerli golculer.. Umarim bu sene olmasa bile seneye Pektemek de bu listeye girer.

Ulas

Cartalete dedi ki...

Rafael benzetmesi müthiş :)

Bir de Ulaş, başta sen olmak üzere adsız yazan arkadaşların google hesabına kaydolursa sevinirim.
Bazen spam yoğunluğu olduğundan adsız yorum yapma seçeneğini kaldırıyorum, dışarıda kalmanızı istemem.

Cartalete dedi ki...

Bu arada BenYaptımOldu, son yorumun onaylanma kısmında kaldığını geç farkettim. Gecikme için kusura bakma lütfen.