Siyah 7’li: Sefa Yılmaz

Beşiktaş, şimdilik geçen seneye nazaran ilk 11'inde belirgin bir fark yaratmışa benzemiyor. Belki biraz Franco dışında... Zira hazırlık maçlarından birinde, normalde "hiç riske girmedi..." sesleriyle taca vurulmasına gözümüzün alıştığı bir pozisyon yaşanmış, ancak Franco baskı altındayken topun üstünden atlayarak diğer tarafa yönelmiş ve o topu oyunda tutmuştu. Ufak ama heyecan verici bir detay. Bir stoper için tesadüf olabilecek bir şey değil.
Her neyse... Beşiktaş için hala o belirgin farkı yaratma şansı var, iki transfere bakıyor. Holosko'nun boşluğunu o yapıda ve mümkünse yerli bir oyuncu ile doldurmak, o yabancı hakkını sol bekte kullanmak... Sol bek arayışları zaten başlamıştı. Ama o arayışı anlamlı kılacak bir transfer haberi daha yayılmaya başladı: Sefa Yılmaz... Söylenenlere göre Fikret Orman direkt olarak Kayserispor başkanıyla bu konuyu dile getirmiş. Hatta arada 1 milyon Euro'luk fark kalmış, vesaire.

Sefa Yılmaz hakkında daha önceden bir yazı vardı, ancak Beşiktaş için neden gerekli olduğu konusu farklı mesele. Her muhteşem oyuncunun, muhteşem transfer anlamını taşımayacağı gibi; bazı muhteşem olmayan oyuncular, muhteşem transfer olabilirler. Bana göre Sefa, Beşiktaş için o konumda. Onunla Beşiktaş daha eli yüzü düzgün takım olabilecektir sanki. Nedenlerini, kendisinin neden siyah 7'li olduğunu detaylıca açıklayalım...

Haber ile ilgili metin girin!.
Geçtiğimiz sezon başında Simao ve Quaresma’yı dışarıda bırakıp, farklı olarak sadece Olcay Şahan’ı eklemiş hatta Pektemek’ten neredeyse hiç faydalanamamış olan Beşiktaş hücum hattı, kâğıt üzerinde daha zayıflamış gibi görünüyordu.  Ancak o feda ürünü Beşiktaş forvet üçlüsü, kale önünde çok daha fazla efektif olmuş, bunu şampiyon Galatasaray’dan sadece üç gol az atarak ligin en golcü ikinci takımı sıfatıyla sayılara da dökmüştü.

Çünkü Beşiktaş’ın sağ ve sol tarafında, taç çizgisi dolaylarında bekleyen ve sadece top ayaklarına geldiği vakit oyuna giren kanatları yerine;  topsuz koşuları çok daha sık yapan, Almeida tipi santrforların ıssız adaya düştüklerinde dahi yanında götürmek isteyecekleri iki oyuncu vardı: Olcay ve Holosko… Belki olağanüstü yetenekli değildilerdi, ama Almeida’yı paralel geçen toplarda genellikle olması gereken yerdeydiler.
Söz konusu “olması gereken yerde olan kenar forvetlerse” liste başına Thomas Müller yazılır. Zira kendisi, arka direkteki yerini birkaç gün önceden rezervasyonla ayırmakta… Aslında sadece o değil, son dönemde Alman alt yapısı görmüş hücum oyuncularında mutlaka biraz Müller’liğe, Marco Reus’luğa rastlanır, en azından mental anlamda… Santrfor özelliklerini unutmayan kanat oyuncular… Kayserispor’un sağındaki Sefa Yılmaz da, onlardan biri.


Aslında Sefa’nın oyunculuk kökeni, Wolfsburg’da Magath’la karşılaşana kadar 10 numara pozisyonudur… Askerliğini, Yüksekova Dağ Komando Tugayı’nda yaptığından şüphelenilen Magath’ın antrenman programlarını bilirsiniz… Bir gün Sefa Yılmaz’a da “çok yeteneklisin de ne bu sıskalık?” der ve başına ayrıca bir antrenör verir, birkaç ay sadece fizik idmanları yaptırır. Sefa, bugünlerdeki ‘yeteneğini, güçlü fiziğiyle harmanlayan modern 7 numara’ kimliğini o günkü zor günlerine borçlu ve bunu itiraf da ediyor…

Sefa, hem adam eksiltme becerisi olan hem de gol bölgesi koşularıyla, rakip kale etrafında fazlaca etkili olan bir kenar forvet. Bunun en büyük kanıtı, geçen sezon Kayserispor’un hücum istatistiklerinde, sistemin en ucundaki Bobo’ya oldukça yakın sayıda gol girişiminde (Bobo 190, Sefa 131) bulunması. Bunlardan ancak 7’sini gole çevirmesi, gol vuruşlarında biraz sıkıntılı olduğunu da gösteriyor. Çok iyi bir şutör, ama temiz gol vuruşu yapılabilecek anlarda da yine şuta davranınca, bu konudaki yüzdesi epey düşüyor haliyle.

Ancak Sefa Yılmaz’ın asıl güzel tarafı, en az hücumda olduğu kadar takım savunmasında da etkin oluşu. Holosko’nun daha çok sağlık koşuşuna kaçan, geriye gelse de doğru pozisyon almadığı için anlamsızlaşan savunma katkılarından değildir bu. Sefa, topsuz oyunda oldukça iyi pozisyon alıyor ve rakibine baskı yaptığında genellikle ikili mücadeleleri kazanıyor. Bunun da kanıtı, yine istatistiklerde yatmakta… Ligin savunma tarafı en güçlü gözüken sağ forvet Dirk Kuyt, geçen sezon 58 kez rakip atağı durdurmuş. Sefa Yılmaz’ın bu konudaki sayısı: 71… 

Aslında uzun zamandır milli takımın da eksikliğini çektiği bir 7 numara tarifidir Sefa Yılmaz. Öyle ki, son iki milli takımın aday kadrosuna da çağrılıyor. Özellikleri, birçok takım için siyah 5,6,8,9,10’lu bir perin arasına konmuş “siyah 7’li” kıvamında... En çok da Beşiktaş nazarında... Çünkü Beşiktaş için Sefa Yılmaz demek, Holosko’nun açığını ondan daha üst bir modelle doldurmak, üstelik bunun için yabancı kontenjanını harcamamak ve o kontenjanı sol bekte değerlendirmek demek… Eğer Beşiktaş bu sezon “üçe, beşe bakma al!” (ama 6, 7'ye bak) transferi yapacaksa, galiba bu isim Sefa Yılmaz olmalı.

Mustafa Demirtaş / FutbolBurada.com

30 yorum:

dominic molise dedi ki...

bu gorevi omer'e uygun goruyordum ben aslinda.

planck dedi ki...

holoskoyu saymasak bile o bölge için çok fazla aday var elimizde. bence bir sene beklenip gökhanın, belki ömerin ve hatta yeni kurgu ile holoskonun performanslarına göre seneye sefaya bakılabilir. almeida gitmezse o bölgeye enaramo bile kaydırılabilir bence maçına göre.

Martin Wörns dedi ki...

Bence görünür alternatiflere karşın sorunlu bölgelerimiz arasında sağ ön. Gökhan Töre hücumdaki kıvraklık, adam geçme vaadine karşın savunmaya katkısı Olcay düzeyinde hatta belki daha da gerisinde olacak bir oyuncuya benziyor. Form durumu da iyi görünmüyor. Toparlandığında ise Özen'in tarif ettiği gibi 1-0'ı iyi oynayacak kıvrak bir hücumcu olacak. Arkasında tempolu bir bekte yok. Ön arka birbirinden çok kopabilir. Ömer Şişmanoğlu'nu bilmiyoruz daha çok Olcay'la solda rotasyona girermiş gibi geliyor. Hala en iyi sağ oyuncumuz sakatlanan ve sol bek yabancı olduğunda dışarı çıkması zorunlu olacak Holosko. Holosko defansta yer tutmayı bilmez belki ama sadece temposuyla bile bekine katkı verir. Ceza alanı çevresinde pas arası yapar, top kazanır. Bir seviye üstüne ihtiyaç olmakla birlikte eldeki güvenilir seçenek kendisi. En büyük sorunu, maç içi de dahil kaybolabilmesi, pek bir istikrar vaadetmemesi. Velhasıl kelam benim de hemen her noktasına katılarak beğendiğim Sefa'yı keşke alabilsek ancak Kayseri'den oyuncu almanın zorluğuyla birlikte düşünülünce pek imkanlı gelmiyor.

Martin Wörns dedi ki...

Sol bek transferi de artık bitse de kampa katılsa. Antonini işinden de birşey çıkmadı şimdi de Holebas deniyor. Sağda Hilbert olsaydı Antonini derdim şimdi Holebas daha mantıklı. Öyle ya da böyle alsalar bir an önce. Daha bu adamın takıma uyum sağlamasını bekleyeceğiz.

Cartalete dedi ki...

Ben de aynı şeyleri düşünüyorum. Gökhan Töre ve Ömer Şişmanoğlu, hele de yabancıların kulübede oturamayacağı kontenjan bakımından çok değerli b planı oyuncuları. Her ikisinin de takım savunmasındaki disiplinin koruyarak 90 dakika çıkacak kenar forvet olduklarından pek emin değilim.

Ömer'i sol kenar forvet alternatifi olarak görmekteyim ben de. Mesela sağda delici bir Töre, solda Ömer ideal kanatları oluştururlar. Ancak solda Olcay yazılacak olursa ki mantıklısı o, sağ tarafa yine Holosko minvalinde bir oyuncu gerekiyor. Sefa Yılmaz'la takım daha bir "takım" görünüsünü verir, herkesin görevi daha belirgin dağılan bir takım.

Sola yabancı sol bek yazdırma lüksü tanıması da cabası.

planck dedi ki...

Evet dedikleriniz kağıt üstünde doğru ama yeni sistemde daha yeni transfer edilmiş bu oyunculara bakmadan o bölgeye (bana göre) bize sınıf atlatmayacak ama 4-5M€'muzu gömmemiz gerekecek bir transfer yapmak akıllıca gelmiyor. Biliç sistemler arası geçiş yapabilen ve oyunculardan iyi performans alabilen bir hoca olduğu için sabit bir oyun planına göre sistemi düşünüp sağ ön için tam oturan bir adam yok diyerek sefaya dediğim gibi o kadar bonservis vermemek lazım. Ha 1e 2ye kapatabilirlerse potansiyelinden dolayı eyvallah derim, o ayrı.

Cartalete dedi ki...

Sabit oyun planı dışında, tüm moda sistemler için ideal sağ aslında Sefa. 4-3-3, 4-2-3-1, klasik 4-4-2 hatta 3-5-2. O yüzden tek planla sınırlamamk lazım, çok uzun vadeli bir yatırım olur.
Bence Alper'den bile değerli bir yerli oyuncu Beşiktaş için. Sağlam bir sezon daha çıkarırsa, Beşiktaş'a sıra gelmeden kapılır zaten.

beagle dedi ki...

Pazartesi için tahminleri alalım :)

Önder Özen'den çok iddialı bir söylem : anlatılması, uygulanması, katlanılması zor bir şey olacakmış. Söylem tonundan şu anlaşılıyor, bu şey yapılmazsa ben yokum.

Ne istiyor olabilir:

-A2 takımını ve birkaç altyapı takımını kapat hepsini pilota yönlendir mi? ( bu bence tanıma uymadı)

- Futbol şubesi vb gibi yönetim organlarının kapanması mı? (Katlanılması zor'a hiç girmez)

- Hocayı kovmayacağına göre kadrodan toplu miktar oyuncu ayrılışını düşünebiliriz. Kadrodaki oyuncu sayısının 24-25'e indirilmesi. Genel başlık olarak bu mantıklı geliyor. Ama altı önemli.

* Muhammed, Oğuzhan gibi oyunculardan bazılarının beklenmedik satışı mı? İşbilimi tabiriyle "bu mal değerini henüz bulmadı" yapacağını sanmıyorum.

* O zaman konu takımın giderek azalan insana göre vazgeçilmezleri olan Almeida ve Fernandez'e geliyor. Acaba 1 veya 2sini birden mi gönderecek? Ah keşke... Ama sanki Fernandez'i kesemeyecek gibi geliyor. Almeida tek başına bu söylemi karşılar mı? Bence hayır. transfer edileceği gün Almanya'dan bir arkadaşın dediği gibi "gol kaçırma kralı"nın ayrılması katlanılması zor birşey değildir. Yani Fernandez gitmiyorsa bu söylemin bir anlamı yok...

Satır aralarında, Sezer ve Toraman ile ilgili yönetime uymak zorunda kaldığı, Ronaldinho'ya evet demek zorunda kaldığı anlaşılıyor. Aman Altınsay'a yapılan Özen'e de yapılmasın...

Cartalete dedi ki...

http://www.hurriyet.com.tr/spor/futbol/24492473.asp

Süper röportaj olmuş. Aşka geliyorum adamı okurken :)

Bence radikal karar: Fernandes satış, Ronaldinho alış.

Cartalete dedi ki...

Hatta daha radikali, Fernandes'i Fenerbahçe'ye satmak olabilir.

beagle dedi ki...

Hmmm. Gayet mantıklı. Bana uyar ama genele göre "Katlanılması zor". Teori olgunlaşıyor, Sn. Cartalete Holmes :)

planck dedi ki...

Ben de tam fernonun ersanın nişanında oynamasını seyrediyordum yahu :/ herif ilk defa bu sezon neşeli ama izlemek kısmet olmayacak mı acaba..
ay demiş ki: "Bir transfer daha yapacağım. ‘Sneijder ve Drogba’ diyenler şaşıracak. Avrupa’da başarılı bir sezon geçiren, müthiş tempo ile oynayan bir Fenerbahçe yaratacağız".

Cartalete dedi ki...

Holmen + 8 milyon euro. why not

5'e Sefa Yılmaz, 3 + Almeida'ya da adam gibi santrfor. Formül bu.

nowitzki dedi ki...

Fernandes ve Almeida'yı gönder
Ronaldindo ve Alessandro Matri'yi al. formül bu olsa olmaz mı!1??

planck dedi ki...

8e bile eyvallah derim, atuba gelmişken bence bi yabancı kontejanını da holmenle doldurmaya gerek yok onun yerine melo gibi birini almak lazım. oğuzhanı memi yedekler, veli necip atuba ve atıyorum gargano gibi bir 4lümüz daha olur. almedianın yerine de matri gelse elde para bile kalır. şu olay ağustosta olmayaydı çok iyiydi.

planck dedi ki...

bu arada 2 haftadır devamlı fernonun sözleşme yenilemediği haberleri çıkıyordu, acaba olası bir satışa karşı yönetim mi yaptırıyordu haberleri diye aklıma takıldı şimdi. illa birini alıcaksak holmen yerine krasiç daha mı iyi olur acaba, biliç onu oynatabilir sanki..

Ulas dedi ki...

fernandes varken ersan kaptan.. hadi bakalim..

Martin Wörns dedi ki...

Bende Fernandes'in satılma ihtimalinin yüksek olduğunu düşünüyorum. Hazırlık döneminde ve özellikle Rize maçındaki hayli kopuk halini gördükten sonra benim için pek katlanılması zor olmayacak. Almeida'yı da satsınlar geçen sene ilk devre performansına yaklaşabilecek gibi durmuyor ki kendini severim aslında.

Benim sorunum bu hamlelerin çok geç yapılması ile. Lige bir hafta kalmış biz daha sol bek sorunu çözememişiz bunun üzerine takımın hücum organizasyonunun en kritik iki oyuncusunu satmayı, yerine farklı bir kurguya gitmeyi tartışıyoruz. Daha da sıkıcı olan transfer döneminin rotasyon genişliği ve ilgi çekici takviyelerle fena geçmemiş olması ve takımın özellikle iyi santrafor-sol bek eksikliği dışında iyi görüntü vermesi. Bu sorunları erkenden gündeme çakabilseydik sanki çok umut verici bir sezona başlayabilirdik şimdi yarım yamalak olacak ve bir süre toparlanamayacağız.

Gene de alacakları karara güveniyorum. (Bilic-Özen) Bu sene takımın oturmasından belli kadro dengesizliklerine sorunlar yaşayabiliriz ama ilk elleri henüz, katlanılabilir.

Barbudos dedi ki...

Fernandes'in FB ye satılma ihtimali; Hasan Ali Kaldırım + 12 milyon euro !
Gözden düşmüş ancak mihrabı yerinde,genç,kumaşını gören gözün bildiği bir sol bek ki ihtiyaç katidir... Futbol aklı kıyasla, fersah fersah ötede Oğuzhan'ın banko olmasının müsebbibi..Muhammed'e açılan yol... artı 12 milyon..suyundan isterim..:)

Barbudos dedi ki...

Fernandes'in FB ye satılma ihtimali; Hasan Ali Kaldırım + 12 milyon euro !
Gözden düşmüş ancak mihrabı yerinde,genç,kumaşını gören gözün bildiği bir sol bek ki ihtiyaç katidir... Futbol aklı kıyasla, fersah fersah ötede Oğuzhan'ın banko olmasının müsebbibi..Muhammed'e açılan yol... artı 12 milyon..suyundan isterim..:)

asvalttaicenler dedi ki...

Fernandes giderse yerine Hakan Calhanoglu alinsa, Muhammed, Ozzy ve Hakan gibi gelecek 10 yila damga vurabilecek "yerli" ortasaha nuvesini olusturmus oluruz.

Almeida'nin gitmesi gerektigini yazmiyorum bile.. Matri gelirse ne ala, olmuyorsa Cenk Tosun'a bile raziyim yeter ki Almeida yukunden kurtulalim.. Umarim Adebayor hatasi yapilmaz, hic icime sinen bir oyuncu degil, milli takimla silahli saldiriya ugradigindan beri adamin kafa gidik. Samed Yesil'in forma sansi bu sene de zor gozukuyor, keske bir supriz yapilip alinsa, cok temiz ayak ici var cocukta..



turkkant dedi ki...

Röportajda çok tutarsız ifadeler var. Politik olmak zorunda olduğu için öyle söylüyorsa ok, ama Ronaldinho 10 bin kombine, Sezer-Eneramo transferleri filan gerçek fikirleriyse pek iyi değil.

Fernandes, evet, bazı sorunları olan bir oyuncu ama bence bu kalitede bir oyuncu çok çok zor bulunur. Hata çoktan yapıldı, kimse as oyuncularının sözleşmesini son seneye bırakmıyor. Geçen sene aynı hata Q7'de yapıldı, bu sene de Fernandes'te. Ben bir şekilde uzatılması taraftarıyım, yaşı da genç. Ama kesinkes imzalamıyorsa satsınlar. Ki o da kolay değil, 6 ay sonra bedavaya imza atacak adama kimse artık 8-10 m. euro bonservis vermez gibi...

Almeida ise seneye 30 olacak, o fizikte 30+ bir santrafor çok fayda sağlar mı emin değilim. Yeri doldurulmayacak adam değil.

İnşallah gazetelerde yazdığı gibi son dakika saçma adamlara saçma bonservisler vermeyiz (28 yaşında Alman ikinci liginde oynayan Olym. bekine 2,5 m. eurodan söz ediliyor), kiralık filan bir bek buluyorlarsa bulsunlar, yoksa eldekilerle idare etmeye çalışalım.

Centrocampista dedi ki...

Almeida gibi istatistigi zayif bi golcu yerine leblebici bulamiyoruz, gecen sene haric skor fakiri olma sebebimiz de bu degil mi zaten? umut fakirin ekmegi ha bu sene acilir ha bu sene dokturur diye beklemedik mi almeidayi? Küsken çiçegi tipi forvet hakan sukur zamaninda kaldi, gitsin kendine cok sövdürmeden.
Ferdi baba yerine r10 fikri ilk etapta cazip gelse de gelecek karanlik gozukuyor bence bu opsiyonda. Sozlesmesini bi sekilde uzatsak, kankasini benficaya gondersek bu kez yalniz kaldim diye reis icine kapanir mi diye tirsmaktayim.

Övünç dedi ki...

Fernandes'in yaptığı işi kendisinden 3 kat daha iyi yapabilme potansiyeli olan Ronaldinho'ya yönelmek en mantıklı hareket.

Bu adam nasıl bu hale geldi anlamıyorum ben.Özgürlüğü arttıkça koşu tempsou düştü , topsuz oyunda berbat durumda ve yine söylüyorum geçen sene bir kova gol yememizin temel sebeplerinden birisiydi kendisinin ofansif katkısının defansif verimsizliğini kompanse edememesi.

O mevkide oynayıp koşmayacaksan eğer Batalla gibi 15 gol 17 asist yapacaksın veya Alex gibi 28 gol 17 asist yapacaksın.

Var mı öyle bir potansiyeli ? Belki vardır ama oyun yapısında olmadğı için evrilemiyor kendisi.

Bu arada Sefa ile ilgili bir kaynağın var belli ki ama ben hiç bir yerde böyle bir haber görmedim.İnşalla doğru haberdir.

Mouche'yi de elden çıkartmak istiyorlar gibi bir durum vardı ama o kısımdaki gelişmeyi bilmiyorum.

gundelikci dedi ki...

fernandes geçen sene de uzatmadı kontratı. unutmayalım halen mendes ile çalışıyor kendisi. ben de 8 m€ gibi bir rakamı yakalayamayacağımızı düşünüyorum, 6 alsak öpüp başımıza koyalım. sorun şu fernanes varken oynadığımız oyun ile ne kadar uzayabiliriz, bu kadar tek adam performansına ve iradesine bağlı bir oyunun vaad edebilecekleri belli, aslında adamı valencia'daki güreşçi halinden bu duruma da biz getirdik ama elimizdeki realite bu artık. yeteneklerine laf söylemek yersiz ama sezer transferinin gerekliliğini savunurken de söylemiştim duran top harici istatistiki katkısı bu derece özgür takılan bir oyuncu için yerlerde. dilerim hem oynanacak oyun modeli hem de bir oyuncuya bağımlı olmamak adına satılır, bu cesur hamle asıl politikliği bir kenara bırakmamak olacaktır.
almeida için ne söylense artık boş, keşke gönderilebilse de giren kazık büyük olmasa.

turkkant dedi ki...

@ Övünç, gündelikçi

Valla haklısınız da, adamın bu hale gelmesinin sebebi kendisinden çok dingonun ahırı Beşiktaş spor kulübü. Mesela ver adamı Terim'in eline gayet derli toplu bir orta saha oyuncusu haline gelir, ya da Melo bize gelsin üç aya kalmaz kafasına göre takılan bir adama dönüşür.

33 yaşındaki Ronaldinho 1 bilemedin 2 sene oynar gider. Maliyeti de 27 yaşındaki Fernandes'e ödenecek maaştan az olmaz. Ben Fernandes yeteneğinde bir oyuncudan bu kadar kolay vazgeçmenin doğru olmadığını düşünüyorum. 5 sene üst seviye futbol oynayabilecek bir oyuncudan bahsediyoruz. Bir Hilbert'in, hatta Bobo'nun yeri bir şekilde dolduruluyor da (ki o bile zor) bu ayarda oyuncuyu çok zor buluruz.

Ha Oğuzhan-Muhammed ikilisinin seviye atlamasını hepimiz istiyoruz, ama gerçekçi bakarsak, daha önlerinde çok yol var. Adamı satıp yerine yenisine bakmak da gayet riskli, iki sene sonra yeni bir Delgado'ya 5-6 m. euro bonservis + 2m. euro kontrat verirsek, ki eminim veririz, bu işin astarı yüzünden pahalıya gelir.

O yüzden ben Bobo, Hilbert gibi, hatta Egemen gibi ilk 11 oyuncularının maaş anlaşmazlıklarından gönderilmesi bana anlamsız geliyor.

~Poseidon~ dedi ki...

Portekiz + Mendes birlikteliği olabilecek en mide bulandırıcı ikili haline geliyor. Dikkat edin hep aynı terane, sonunda zarar gören hep kulüp oluyor. Keşke satılsa hatta Fenerbahçe'ye satılsa astronomik bir paraya.
Sow'un attığı "orijinal Ronaldo"vari golden sonra bizim en uç noktamızda Almeida'yı izlemek bana çok koyuyor artık.

Umarım bu radikal çıkışı yaparlar

Nerdesin Sebastian ? dedi ki...

Beşiktaş'ta yaşananlar Fernandes'i pazar için karşı inanılmaz süslemiştir."Doğan Görünümlü Şahin" yapmıştır. Fernandes gitmiş GutiFernandes gelmişdir. Ama "Öz" bellidir. Atiba nın yaptıkları için gelen Reis takımımızın Guti si oldu. Maalesef Gerçeği İstanbul'u gecelerinden daha geç tanıyınca. Aslında bir Ferdi, Guti de olmadı ya pek ama biz idare ettik öyle bir haldeydik ki. 5 incilik olsun bizim olsun du.

Asıl mevkisinde Atiba onu daha orda oynatmaz o mevkide Atiba daha bir reis gibi ve pozitif ( bu en en önemlisi ) inadına oldurmak ise pahalı lüks olur.

Mami nin hazırlık maçlarında toplam attığı pası atamadı bir sezonda. Bir de Mami meselesi "hadi koçum gir sende bir oyna son on dakka" ile olacak iş değildir!... Gircen o işe ve tüm riskiyle. Nerde Alt yapıııı diye bağarmak olmaz. Bugün Mami'yi 90 dakika göre Recep Akkemik kendine güveni gelerek Akkkemikleri titremeden ilerde takımdaki yerini bulur. Hazırlık maçıydı, boyu kısaydı, kaslı değil gibi lafın ardı arkası kesilmez. "Bu forma senin, arkanda da takım & tüm yönetimler ve önünde senin geleceğin ! demeden eylemlemeden" ve asıl mühimi TARAFTAR desteği olmadan olmaz. Biz bu sene şampiyon olurmuyuz ??? ZOR bu sebeble oynasın bol bol gençler. Stadsız şampiyonluğa gerek yok. Stad olunca 19-21 yaşında 4 adet hazır A2 ligi li güzel olur 6+0+2 de.

Dönelim gene Ferdi ye ara paslarını MAMİ atmaya başlamışken ve MAMİ Varken + Atiba, transferine "ama 30 yaşında abii" diyenleri bakkala göndermişken satalım varsa bolmilyon Eurolar derhal ve beklemeden.

Holmen var aslanlar gibi FB den kibarca kiralar hatta sonra satın alır bakarız işimize.

Almedia nın hala bu takımda olması tam bir saçmalık. Paramız yok , Sinan Kurumuş ile yola devam edeceğiz deseler asrın yönetim manevrası olurdu. 3-5 ne veriyorlar derhalll !!!!

Önder Özen bir lafında Gençlerbirliği A2 sinden ve alt yapıların profesyonel yönetiminde falan bahsetmişti ya. Bakın son 2 senenin A2 Gençlerbirliği raporlarına HA ÖYLE BÜYÜK BİR ADAM GELDİ BEŞİKTAŞA!...

Transferlerin ve harcanan paranın hepsi geçen seneyi avucunuza alırsanız çok iyi yok ben FB ye GS ye bakıcam derseniz vasat. İyi olmayan: Fernandes ve Hugo müzakerelerin kararlı ve hızlı bir şekilde ile bitmemiş olmasıdır. Teklifimiz bu deadline şu Bitti gitti...

Yoksa Tabata iyi adamdı son dakka alınınca 8 milyona patlamasaydı. Tabata olaydı geçen sene 2. idik en kötü... Transfer döneminde son dakikalar taraftar baskısı ile sonrasında yönetimleri istifa etmeye kadar götürür olaylara sahne olur.

Burdan A2 yönetimine sesleniyorum 3 yıllık sözleşmesi olan A takımının Teknik Direktörü nasıl oyun oynatıyor, nasıl oyuncu istiyor ve elindeki oyuncuları ne ye çevirmeye çalışıyor ise ona yaklaşmaya çabaları şarttır. A2 kupasını alıcam diye kendi rakiplerine göre stratejiler yapmaktansa A takımının uyguladığı stratejileri A2 ye uygulması daha ihticaya yöneliktir. Ana başarı A2 den A ya çıkmış oyuncu sayısı ile ölçülmelidir.

Bu da A Takımı - A2 Takımı ve Önder Özen kafalarının sık sık bir araya gelmesi ile olacak iştir.



Martin Wörns dedi ki...

Sol bek alındığında, Fernandes-Salih+para ve bu parayla sağ öne yabancı ikinci forvet, Fernandes-M.Ekici yine sağ ön takviyesi, Fernandes-Ronaldinho (Bu kez oyun kurgusunu değiştirmek Necip-Veli tipi bir oyuncuya yer açmak), Fernandes-Kranjcar (doğrudan çift yönlü orta saha oyuncularının sayısının yükselmesi ve Atiba'nın olmayan ekstra defans zaafının törpülenmesi) değişikliklerinin hepsinde daha iyi takım oluruz gibime geliyor. Yanılıyorda olabilirim, herkes gibi sevdiğim bir oyuncu kendisi. Ancak artık tam olarak hiç bir ihtiyaca oturmayıp, kafasına göre takılan halinden bıktım. Övünç'e katılıyorum tümüyle. Rolüne oranla ofansif katkısı zayıf. Çift yönlü görevlerden de fiziken olmasa da ruhen uzak. Şu Fernandes-Almeida defterini tümüyle kapatınca eskiden bir parça kopacağız yeni bir düzlem inşa etmek için daha elverişli zemin yakalayacağız düşüncesindeyim.

Üstte de yazmama karşın eklemeden edemeyeceğim ki; bu meselelerin bugün gündeme gelmesi mevcut futbol yapısının ilk falsosunu oluşturuyor. Transfer dönemine doğrudan bu programla başlasalardı çok geniş bir hareket alanları olurdu ve bugün farklı bir takım planı konuşuyor olabilirdik. Şimdi riski göze almayıp kalmalarını da seçebilirler. Bu durumda Fener'e güzel takas-para seçenekleriyle kilitleyebileceğiniz bir adamın bedavaya gitmesini izlemek zorunda kalacaksınız. Sözleşme uzatmak ta bir seçenek ama adam yanaşmıyor gibi.

Cartalete dedi ki...

Antonini sorular yorumlar vardı da kazaya uğradı galiba. Kusura bakmayın.

Antonini, net ihtiyaç transferi olur. Şimdilik bu kadarını diyelim de olmazsa heves kursakta kalmasın :)