İsminiz? Ömer Şişmanoğlu!



Kimi maçlar vardır, daha ilk 5 dakikasıyla rengini belli eder. Beşiktaş, yeniden presiyle rakibini önde ısıran görüntüsüyle, bu maça ağırlığını koyacağını hissettiriyordu…

Gol pozisyonları az olan, ama sürekli aksiyon halinde seyreden bir maç izledik. Bunun da ana nedeni her iki takımın da karşı prese dayanan oyun anlayışıydı. Ancak bunu daha takım halinde uygulayan ve çok daha tehlikeli bölgelerde top kazanan taraf Beşiktaş’tı. Normal şartlarda Beşiktaş’ın bu pres gücünü skora daha çabuk çevirmesi gerekir. O normal şartın ana karakteri ise Oğuzhan Özyakup. Çünkü ani kazanılan toplarda “ne yapacağını bilmek” çok önemli... Hakkını teslim etmek gerek, Necip Uysal bugün “Oğuzhan’ı aratmama” görevini en azından taşıdığı toplarla gayet iyi uyguladı. Ayrıca top kazanma gücü de yüksekti, kazandığı topları sakince etrafına paslama ortalaması da… Bu performans, ara ara cama yapışan tribündeki Slaven Bilic’in aklında yer edecektir.

Eneramo tehdidi

Eksiklerden dolayı Beşiktaş’ta birkaç taş yerinde oynadı. O taşlardan biri, masanın sabit okeyi, siyah 13 Atiba Hutchinson… Haliyle, onu farklı mevkide oynatmak yine performansından bir şey almadı. Sezgileriyle ön presten kaçan topları yakaladı, hücuma çıkışlarda neredeyse hatasızdı. Her şeyden evvel zeki bir oyuncu… Yetenek sınırlarının farkında, o sınırını dibine kadar kullanıyor ama asla fazlasına kaçmıyor. Keşke aynı şey Fernandes’te de olabilirse, tabi biraz daha farklı anlamda. O yeteneklerini, bugün olduğu gibi daha fazla tabelaya yansıtabilir. Bugün yaptığı asistle, bir zamanlar aklımı kurcalayan “Fernandes’i sol kanat yapma projesi”ni yeniden alevlendirdi.

Bugün fiziğiyle fark yaratma açısından Almeida’yı aratmayan, hatta üzerine bir iki kere topla süratlice kaleye inmeleriyle tehdit unsuru olan Eneramo, maçın “ortada” olduğu zamanlarda takımına ciddi katkılar sağladı. “Ne yaptı ki?” diye soracak olursanız; bu ciddi bir haksızlık olur, ertesi gün dışarıda Pazar dolanması yaparken altı su dolu kaldırıp taşına basabilirsiniz. Geçen sene 2-0’dan 2-2’ye gelen Eskişehirspor maçını hatırlarsınız. İkinci golü Nuhiu atarken, golün asistini stoper Diego yapmıştı. Hatta o gol gelmeden önce de oralarda dolanmaya başlamıştı. Bugün pek hücum çıkışları gerçekleşmedi kendisinden. Zira Eneramo, hiç hazır olamayan kilolu fiziğiyle bile; iki pozisyonda topu yanından atıp, esti… O tehdidi bile çok şeyi değiştirmeyi yetti aslında. Çünkü biraz da Eskişehirspor santrforunda o tehdidi sunacak (bkz. geçen haftaki Diarra) birileri olmadığı için Beşiktaş rahatça önde baskı uygulayabildi.

Bir rezervasyonumuz vardı?

Sonlardaki karambol pozisyonlar haricinde Eskişehirspor hücumda pek fazla etkili olamadı. Bir tek 93 doğumlu Aytaç Kara’nın şutu var. Aytaç ve Eskişehirspor için işin güzel tarafı, o şutun tesadüfen çıkmamış olması. Zira aynı sol ayak, iki hafta önce 20 metre öteden maç kazandırmıştı. Biraz daha fazla oyunun içinde gözüken bir oyuncuya dönüşürse, Eskişehir’den yeni ve parlak bir orta saha daha doğuyor demektir. Sırf o şut yeteneğiyle bile birçok kez denge bozabilir.

Beşiktaş, yerli oyuncularla zenginleştirdiği kulübesinden ilk vurgununu yaptı. Bu tip pozisyonlarda, topun düşeceği yeri çok önceden rezervasyonla ayırtıp, zamanını bekleyen Ömer Şişmanoğlu’nun kafası ve çok çok ekstra bir üç puan… Orada elbette uyuya kalan Eskişehir savunmasının da payı büyük. Ama hatalar, ancak onu değerlendirebilen birileri çıkarsa ortaya çıkar ve anlamlı olur. Ömer, her zaman uyanık oluşuyla bu tip farkları yaratacaktır. Bugün santrfor oynadı, yarın soldaki kenar forvet rolünü alır; Almeida’yı, Eneramo’yu paralel geçen toplar, onu pek fazla ıskalamaz…
Milli maç arasının, Beşiktaş’a iyi geldiğini daha önce görmüştük. Çünkü arkasında, gözleri kan çanağı tutacak kadar çalışan (tesislerde gittim, gördüm, şahidim) bir teknik ekibi var. Ayrıca bu 2 haftalık ara, Oğuzhan’ın dönüşünü de 2 hafta hızlandırmak demek olacak. Beşiktaş için asıl güzel taraf o.


 

51 yorum:

Kadir Şen dedi ki...

Maçtan bir kaç gün önce Veysel Sarı’nın küçük dağları ben yarattım havasındaki iddialı, bana göre küstahça açıklamaları beni biraz germişti açıkçası. Beşiktaş ile değil de Amatör Küme’den bir ekiple oynayacaklarmışçasına bir hava vardı, hem de ne hava. Ama bu arkadaş akıllanmış olacak ki maçın son anlarındaki tartışmalı pozisyonda topun Veli’nin göğsüne çarptığını itiraf etti. Eskişehir başkanı penaltımız verilmedi diye yırtınıp dursun. Nedense Anadolu takımları Beşiktaş’a karşı aslan kesiliyolar zaten. Bunda, 2 büyük yaratmaya çalışıp Beşiktaş’ı es geçen Lig tv ve medyanın yanında, bizim de suçumuz olduğunu düşünüyorum. Beşiktaş’ın maçının olduğu bir akşam da bile Telegol’de yalnızca 10 dakika konuşuluyoruz. Diğer taraftan aleyhimize yapılan hakem hataları yine duble gaz devam ediyor. Bugün de verilmeyen 1 net penaltımız ve Erman Kılıç’a çıkmayan bir kırmızı kart var. Şu ana kadar ligde oynadığımız 5 maçta da aleyhimize, skora etki edecek hakem hataları oldu. İşin garibi de TFF ve MHK Başkanı’nın sözde Beşiktaşlı olması. Maça gelirsek; bugün Enaramo’yu beklediğimden çok daha iyi buldum. Hatta maç esnasında çıkarılıp yerine Ömer Şişmanoğlu’nun alınmasına çok kızmıştım. Beşiktaş’ın 1. adamı değil belki ama rotasyon için fena bir yedek sayılmaz. Maç esnasında Atiba Hutchinson’ı izlerken, içimden bir hallendim ki sormayın… PSV’nin yeni sözleşme imzalamayıp gözden çıkardığı bir adam, Beşiktaş’ın çehresini değiştirdi resmen. Beşiktaş’ı geçtim, bugün ligde Fener ve GS de dahil olmak üzere hangi takıma koysanız banko oynar. Joker gibi, nereye koysanız üzerine düşeni fazlasıyla yapıyor, maşallah diyelim. Oğuzhan dönene kadar baya bir sıkıntı çekeceğiz gibi duruyor. İnşallah milli takım arası imdadımıza yetişir. Ne kadar önemli bir oyuncu olduğunu yokluğunda daha iyi anladık. Bence en çok anlayanların başında da Fernandes ve Olcay geliyordur. Eğer Muhammed ve Sezer hazırlanmazsa oraya takviye şart. Fernandes demişken, o da imza mı atıcak yoksa gidecek mi ne yapacaksa yapsın artık. Ama yerinde olsam Beşiktaş’ta kalırdım. Hem bu parayı başka yerde kazanamaz hem de gideceği yerde bu kadar sevilip, değer verilmez. Milli maç arasına galibiyetle girmek çok iyi oldu. İnşallah tatil dönüşü galibiyet serisine kaldığımız yerden devam ederiz.

planck dedi ki...

Necip bu top taşıma işlerini geçen senede yapıyordu ara ara, burda da yazmıştım sanırım. oğuzhan dönünce ben olsam ati-necip-oğuzhan oynatırım, fernoyu da 1-2 hafta klübe de misafir ederim. bu arada sanırım hazırlık maçı ayarlandı di mi?

Cartalete dedi ki...

Split'te maç var.

gundelikci dedi ki...

maç oynana oyun açısından tatmin etmese de, sahada karamboller ve eneramonun "ben şurdan bir yardırayım"ları dışında heyecanlı aksiyonlar yokken kazanmak büyük takım olmanın gereği. ve uzundur beşiktaş'ın unuttuğu bir durumdu.

yemin ederim maçtan çok necip'in performansına sevindim. kendisine özel bir sempatim zaten var burda yazdıklarımla da çok değinmişimdir. muhammed'i umutla bekliyoruz ama geçen sene sakatlığa kadar ki çıkışını slaven bilic ile yakalarsa necip gerçekten fark yaratan bir oyuncu olma potansiyelini halen barındırıyor. herkesin çok sevdiği carvalhal'dan sırf necip'ten balta yaratma opersayonu nedeniyle nefret ediyordum. dripling yeteneği ortada olan çocuk halen daha fazlasını yapmaya çekiniyor. umarım ilk 11'e monte edilir.

tannhauser dedi ki...

selamlar,

aytaç'a veli+bir miktar para formülü uygulasak süper olur. veli'den beklediğimiz her şeyi yaptı. gençliğine rağmen sertlik dozajını da iyi ayarladığı söylenebilir. bir de hakemle oynamasa.

ben çocukken beşiktaş'ta bir halim vardı. takım ne zaman 1-0 geride olsa ya da ortada bir maç 0-0 berabere gitse babam "merak etme, şimdi halim girer iki tane atar, maçı alırız" derdi. hakkaten de halim girer, iki tane atardı. ben de devre arasında ev ahalisinin yanına gittim. oğlum sormasa da "merak etme şimdi ömer girer, iki tane atar, maçı alırız" diyerek totemimi yaptım. iki olmasa da yeterince attı.

şu görünen haliyle, enaramo'yu almeida'ya tercih ederim. şüphesiz enaramo da ideal değil. ama bir tercih yapılacaksa enaramo daha iyidir. ömer'le de iyi ikili olabilirler.

sağ bek serdar'ı sevemedim.

ferdi-necip-oğuzhan orta sahasını görmeyi çok isterdim. burada sıklıkla dillendirilen sağ bek necip formülünü, dün akşamki gibi bir necip performansı gördükten sonra hiç arzulamıyorum doğrusu. hele kime olduğunu unuttuğum adrese teslim bir uzun pas attı ki tadından yenmez.

son olarak, cenk'i merak ediyorum. yüksek top ve konsantrasyon sorunlarını aşmaya başladı mı acaba?

Cartalete dedi ki...

Necip, Oğuzhan, Fernandes. Atiba da sağ beke.

İtiraf edin, heyecan yaptınız...

EC dedi ki...

Maci kaydedip, skora da bakmadan gece yarisina dogru izledim...
Takim mucadele bazinda gerekeni yapti.
Ayagina topun en cok yakistiklari begenmesekde Escude - bence Sivok dan da iyi kullaniyor- ara ara Gokhan, ozellikle ikinci yarinin basinda bayagi etkiliydi ayagina top aldiginda 3 cu bolgede, eslik edecek adam bulamadi kendisine..
Fernandes 3 kritik top kaybindan sonra o da prese basladi.. Orta pozisyonunda ise beklenmedik oldu.. Tum eskisehir defansi, kaleci de dahil onun oradan ceza sahasina dogru yollanacagini sanmisti o ise sol ayagi ile gayet duzgun kesti..
Veli kesme de, pres de iyi fakat top kullanamiyor.. Pas verme kabiliyeti 5 yasin hemen uzeri seviyelerinde..
Necip kendine daha fazla guvenmesi lazim. Aslinda daha fazlasini yapabilir..yaratici beyin olarak. Oguzhan ve Muhammed tek secenek..

Eneramo ise bana gore Almeida dan daha aktifti.. Daha gezgin, daha cok kovalayan ve sansini deneyen.. Durust olalim o sut pozisyonlarinin hic birine Almeida vurma tesebussunde bulunmazdi... Ve de bolca ofsayt verirdi Eskisehir e.. Uzulmustum acikcasi Eneramo cikarken oyundan.. Omer ise olmasi gerektigi yerdeydi.. Sanirim son 3-5 yildaki eksiklikler icnde ceza alaninda olmasi gereken yerde olamayan forvet oyunculari sikintisi vardi Besiktas in..

Hakemlere gelince; her mac mutlaka bir negatif etkileri var..bu Tolga, Kuddusi, Huseyin Gocek, genelde de cogu hep kafalarinda tilkilerle gezenler..bize kolayca cikarttiklari kartlari, lehimize vermedikleri ama aleyhimize cok kolay verdikleri fauller ile takimi sinirlendirme ve eksik birakma cabasindalar.. Uyanik olunmali..

Eskisehir ise resmen Samet Aybaba plani yapti ama papaz 2.ci kez pilav yiyemedi..

Iyi pazarlar

ECO - Lux.

turkkant dedi ki...

Takım kapasitesine göre iyi oynadı. Ama işte böyle maçlarda kilit açan oyuncu ihtiyacı var. Fernandes bunu arada yapıyor, şampiyonluk yolunda forvet oyuncularından birinden daha böyler katkı beklemeliyiz. Mevcut kadroda şu an bu tarz bir oyuncu pek yok. Sanki devre arasında 6 aylık, tecrübeli usta transferi lazım gibi. Acaba diyorum, geçen sene Niang'ı kiraladığımız gibi, bu sene Nene olabilir mi?

Fener'in ön tarafındaki Webo-Emenike-Kuyt-Sow, hangi üçü oynarsa gol atar diye çekinirsin, Beşiktaş'ın ön üçlü opsiyonları bu açıdan yetersiz. Töre'nin gol tehditi çok düşük, Olcay da ya formsuz (ya da geçen sene çok formdaydı!).

Kulübede Ömer gibi bir alternatifin olması güzel. Gol sezgileri ve tek vuruşu dışında pek özellikli bir oyuncu değil gibi. Sırtı dönük oyunu bilmiyor sanki, çalım yok, diribling vasat. İlk 11 seviyesine gelmesi düşük ihtimal.

Eneramo'ya başta şüpheyle yaklaşmıştım, ama 2 m. euroluk bir oyuncu için faydalı. Anadolu maçlarında Almeida'nın yerini doldurur. Seneye Ş. Ligi seviyesinde rekabette bence yedek Almeida olmalı, yerine daha üst seviye bir santrafor olmalı. Mesela benim hayalimde Hanover'deki Mame Biram Diouf var. 25 yaşında, Almeida'dan daha özellikli bir oyuncu. Senegal milli takımında Sow'la çift oynuyorlar. Seneye de sözleşmesi bitiyor.

Veli-Necip kapasiteleri ölçüsünde gayet iyiydiler. Son iki maçtaki hata yapılmadı. Veli daha geride oynadı. Necip driblingle Eskişehir defansını en azından huzursuz etti. Görünen o ki, ideal üçlü Atiba-Oğuzhan-Ferdi. Ve Atiba'nın yedeği Veli, Oğuzhan'ınki ise Necip.

Mustafa önceki yazısında güzel bir tespit yapmıştı. Beşiktaş defansı maç kurtaracak bir savunma değil. Bu maçta da Veli-Necip o kadar çalıştı ki, onlara çok iş düşmedi. Ben hala Escude-Sivok ikilisinin sıkıntılı bir ikili olduğu konusunda ısrarcıyım.

Bu arada, ilk yarının Antalya maçından çok farkı yok. Diarra'nın içine Ronaldo kaçmasa, 5 dakikada skoru 2-0 yapmasa, o maçta da ibre ikinci yarı bize dönerdi. Bireysel farkı Fernandes yarattı bu sefer. İşte üç maçtır (Drogba-Diarra-Ferdi) ekstra işlerin ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. O yüzden, devre arasında Beşiktaş'a "6 aylık yeni bir Yusuf" lazım.

turkkant dedi ki...

Beyler Necip-Oğuzhan-Ferdi üçlüsü olmaz. Hiç heyecan yapmayın. Savunma önü oyuncusu iyi pozisyon alacak, soğukkanlı olacak, pas hatası az yapacak, az risk alacak. Necip driblingle risk alır, pas hatası yapar, soğukkanlı pek değildir vs vs... İşte az daha gol yediğimiz pozisyonda da gördük. En büyük özelliği adam eksiltip driblingle ani hızlanması, ama ardından yaratıcı pas, şut tehdidi filan olmadığı için o özelliği de yarım kalıyor. Artı zaten savunma önü oyuncusundan aslında dribling beklenmez (Melo, M. Topal, Busquets, Xabi Alonso filan hiçbiri driblingli oyuncular değildir). Karakter olarak kendisini ne kadar sevsem de, bu yetenekle asla Beşiktaş ilk 11 seviyesinde bir oyuncu olamayacak.

Futbol iyi oyuncularla oynanır. Salt yetenek olarak bakarsak Veli, Necip, Olcay, Ömer, Eneramo, Ersan, S. Kurtuluş... Senelerce şampiyonluğu kovalayacak bir Beşiktaş'ın ilk 11'i olamazlar. Oğuzhan net olur. Muhammed, Pektemek, Töre potansiyel (mevcut durumlarından bahsetmiyorum potansiyel olarak) olarak aday oyuncular. Frei, Franco ise şu an kapalı kutu. Keza sakatlık sonrası İsmail de...


Cartalete dedi ki...

Zaten ideali Atiba - Oğuzhan - Fernandes.

Ancak Necip o kadar şuursuz oyuncu değil bana göre, en azından Veli'den daha iyi.

Zaten Beşiktaş'ın dün olduğu gibi önde baskılarla savunma yaptığını düşünecek olursak, çok fazla pozisyon bilgisi de gerektirmez. Karşı preslerde Necip'in tackle şansı yüksek.

Zayıf rakiplerde o orta sahayı denemek lazım. Yarın Atiba olmazsa da plan hazır olur.

turkkant dedi ki...

@cartalete

Zayıf rakibe karşı olabilir tabi, ama üst seviye maçlarda ben o riski almam.

Aşağı yukarı hepimiz orta üçlüde hemfikiriz de, ön üçlü işte kimse budur diyemiyor.

Baktığımızda Almeida evet, diğerlerinden bir gömlek önde. Ama kanat oyuncularının gol tehdidinin bu kadar düşük olması iyi değil. Hadi 4-4-1-1 oynarsın, sant. arkan leblebi gibi gol atar, anlarım da o da yok ki... Takımın sahaya dizilişine baktığımızda ikinci gol opsiyonu uzak forvette Olcay, ama görünen o ki, geçen sene özel bir sezonmuş Olcay için. Ben hep diyorum, M. Pektemek olsam, hocaya gider, hocam beni kanat forvette değerlendir derim. Yatar kalkar sol forvet olmaya çalışırdım. O bölgede oynayabilecek özellikleri bence santraforda oynayacak özelliklerinden fazla. Tuncay, Trabzon'daki Umut, dünya futbolunda da sayısız örneği var. Etoo örneğin, Inter'de kanat forvet oynuyordu.

Keza Gökhan Töre, güzel savunma gayreti on numara filan da, önde daha etkili olması lazım. Bir Robben driblingi, asisti filan bekliyor insan... Ligde henüz asisti yok.

Övünç dedi ki...

@ Cartalete

Hocam görüyorum ve arttırıyorum

Necip-Atiba-Oğzuhan !

İlla Ferdiyse Olcay çıksın ...

gundelikci dedi ki...

maç kazandırmaya gelirsek sürekli söylediğim isyan edecek oyuncu bulunmaması derdini iki senedi, biri müzmin üvey evlat emre bir diğeri kiralık sol bek motta ile gidermeye çalışıyoruz ki bu olmaz zaten. o yüzden biz juventus 2-1 yaptığında 2-2 yapacak kalibrede değiliz.

@turkkant
melo dışındaki tüm liberolar,biraz alonso'un mourinho dönemi hariç zirvelerini tek ön libero oynarken görmüş adamlar. birincisi necip ön libero bile değildi, 11 yüzü gördüğüden bu yana mevkisiz. ya tek ön libero, yada ikiliden biri, ya sağ kanat, bazen stoper, alt yapı ve mustafa denizli'nin son zamanlarında da daha hücuma dönük mc.
samet aybaba'dan kalan en güzel hatıram da necip'in karnından sakatlanana kadar tek ön libero oynarkenki düzgün performansı. çift ön libero tandem oynamak kadar zor, hatta alan daha büyük olduğu için daha da zor bana kalırsa, ne kadar hoş görü göstersem de veli varken daha da zor. necip'ten dripling beklenmiyor olması yaptığı driplingin sadece değerini artırır. dün de 84 ile pas atmış, sadece normali denemeyip, uzundur da oynamayan öz güveni gitmiş adam için kötü değil. ben halen kendisinden son derece ümitliyim, piskolojik eşiği aşarsa umarım yükselişine şahit oluruz.

Övünç dedi ki...

@gündelikçi

hocam ön libero tespitini tek başına bu sezonki Flamini bile rahatlıkla bozar ki alonso'yu madrid'e götüren performansı da mascherano ile birlikte oynarken gösterdiği idi.

tannhauser dedi ki...

valla benim necip-ferdi-oğuzhan orta sahamda ferdi tek ön libaero, necip box-to-box oğuzhan da amc. dolayısıyla ön libero performansını hiç düşünmedim. ati'den daha iyi bir sağ bek alalım, onu da santrafor filan oynatırız :)

Cartalete dedi ki...

Sezer yerine Bilal Kısa'yı almak lazımmış.

Adam Guti'nin Yücespor'da yetişmiş hali.

Ilyas dedi ki...

Bu sene herşey yolunda giderse, Biliç farklı orta saha varyasyonları deneyebilir.
Bir Arsenal taraftarı olarak, bu sezonki dizilişleri ve düzenleri örnek alınabilir bence, hatta geçen Aaron Ramsey yazısında kendin belirtmiştin. Mesela Arsenal son iki maçtır (Napoli ve bugünkü WBA) doğru bir kanat oyuncusu ile oynamıyor, daha fazla top tutabilen futbolcular sahada. Bugün mesela Flamini, Arteta, Wilshere, Ramsey ve Özil orta sahası ile başlayıp sonradan Ramsey yerine Rosicky girdi oyuna. Maç sırasında değişmeli Ramsey, Wilshere ve Özil kanatlara geçip, maçı oralarda genişletip orada top tutup, özellikle süratli sol bek Gibbsi değerlendiriyorlardi. Göze çok hoş gelip, şu ana kadar gayet başarılı gidiyor Arsenal.
Flamini gerekli sertliği verip (bizde Veli, Necip?), Arteta işin akıllı savunmasini yapıyordu (bizde Atiba).

Bizde şu an Sezer ve Muhammedide sayarsak merkezde oynayabilen tam 7 orta saha var, bence onlardan ancak böyle yararlanılabilir, tabiiki ozaman kanat oyuncularına yazık olur, ama bana kalırsa Olcayı zaten biraz yedekte oturtmak lazım, son haftalar biraz sönük.
Bence kesin denenebilir bir sistem, sizce?

Ama tabiiki şu anki sistem tam oturmadan böyle birşey biraz riskli olur.

gundelikci dedi ki...

@övünç

flamini hakkında söylediğim yada yanıt verdiğim bir şey var mı diye baktım, yok. alonso'nun trasfer yaptığı sene baktım mascherano ile 16-17 kez aynı sahadalar. analizim hatalı olabilir ama söylemem lazım. hadi lucas ver gerrard'ı da aynı hüvviyette saysak dediğime geliyoruz bence, asli görevi libero olan isim yanında defansif aksiyolarda daha fazla yer alan bir merkez. sözün özü şu dün necip, oğuzhan'ın görevleriyle sahada değildi, yada kendimce sıraladığım sebeplerden, bu şekilde görev yapamadı.

Övünç dedi ki...

Yok abi genel olarak ön liberoların tek başına oynarken yükseldiği ile ilgili tespitten bahsettim.Bence kariyerinde ikili oynarken de çok iyi oynayan ön liberolar gayet mevcut.3 post alttaki Ramsey yazısının sac ayaklarından biri Flamini'dir mesela.2'linin defansa kırık olanı olarak o da müthiş iş yapıyor.

Necip ayarsız bir adam arkasında bir süpürücü olmadan çok rahat edeceğini sanmıyorum.Keza Veli de o tarz bir adam.Aslında aynı tip oyuncular ama bir kaç meziyetleri farklı . Necip topla , Veli pasla çıkmayı tercih ediyor en keskin farkları bu.

Zaten bu yüzden Mustafa'nın Necip-Oğzuhan-Fernandes önerisine fikir beyan ettim.

Atiba o süpürme işini yapabilecek yegane adam kadroda.

Daha önce yazmıştım sanırım Necip'in bir natural fitness sorunu var.Çabuk yorulan bir oyuncu.Maç içi iniş çıkışları çok fazla oluyor o yüzden.Ama iç güdüleri iyi.Pres zamanlaması ve hamleli oyuncu olması bunun yanına da dribling becerisini eklemesi takdire şayan.

Bu bağlamda rakibin hazırlık dengesini bozarken faydalanmak bence daha mantıklı.

planck dedi ki...

Serdar bekte yine idare edebiliyor, gökhanla da anlaşıyorlar ama Atisiz ortasaha savruk ve dengesiz olabiliyor. Benim önerim yukarda da yazdığım gibi ati-necip-oğuzhan ve evet hatta sola ferno, sağa gökhan ilerde de pektemek, tamamen pas oyunu üzerine kurulu üçgenli verkaçlı arapaslı organizasyonlar. Bence bol bol hazırlık maçı yapıp solda ömer ilerde almedialı versiyonu da görmek lazım.

Cartalete dedi ki...

Fernandes'in sola yazıldığı her türlü fikre açığımdır. :)

Delgado'yu orada bi göremedik, bari o oynasın.

beagle dedi ki...

@ tannhauser
Necip'in topla süper bir driplingini gördük. İkinci yarı başında 2-3 topu ne yaptığını kendisi de çözemedi. Dripling yeteneği, enerji var ancak merkezde olmayan hakimiyet itibariyle bana çizgiye uygun geliyor. Serdar'ın yerinde görüp bakmadan zor ikna olurum.

Merkezde oynattığımız 3 orta saha demek forvetten 1 adamdan vazgeçmek demek. Atiba-Oğuzhan varken sahada yılda 15-20 gol atabilecek bir adam mı olsun (mesela Ömer veya Eneramo) yoksa sağ dış ile tribüne top atan Necip mi (ki kendisini severim)?

Atiba'nın bekliği ile ilgili bir itirazım var, bindirmeleri iyi ama ayağı şut ve orta açısından çok kötü. Orta sahada topu daha çok beyni ile uygundaki adama aktarabiliyor hatta pasları ortalama değerde, ama orta ve şutları büyük hayal kırıklığı. Defansif orta saha en iyi olduğu yer.

Maç hakkındaki görüşüm, Dede ve Hürriyet'li normal Eskişehirspor'u yenemezdik, aziz başkanlığındaki federasyon devam etse son dakika penaltıyı çakmışlardı. (Nolur kimse Oğuzhan da bizde eksikti yazmasın. Hedef farklı.)

23-24 galibiyetlik bir hedef var. 7 maç sonunda 5 cepte. GS krizde FB'de Ersun Yanal antipatiği var. bir sallandı mı tam çökebilir. Geriye kalan 27 maçta 18-19 galibiyet olur mu? Bu maçta bu kadar sınırdan geçersen olmaz. Şu takımı bir iki olumlu değişiklike %15 güçlendirsek ise olur.

Fernandezin kazara yaptığı ortadan medet umar bir maça daha Veli-Necip-Fernandez çıkarsak bu çekirge sıçramaz.

Motta'nın katılımı ve Gökhan'ın kötü halde bile artık bir miktar iş yapar bir oyuncu haline gelmesi ile sorunlarımız azaldı.

Veli,Serdar K.,Sivok, Olcay, Almeida ve Fernandez takımda gelişime açık noktalar.

Almeida-Eneramo değişimi pek gelişme sağlamıyor, Ömer şişmanoğlu oyun içi performansla tek forvet olarak hayatta onları kesemez.
Franco'yu maç oynamadan tu kaka ettiler. Sivok uzun süreli sakatlanmazsa gireceğinden umutsuzum.
Fernandez de reyizmiş. forması rezerve.
takımı güçlendirmek için yapılabilecek iki iş kaldı:
Ben Kerim frei-Olcay değişimi konusuna pek sıcak bakmıyorum. Kerim çok zayıf görünüyor.

* Veli'nin yerine Oğuzhan gelene kadar Muhammed veya Sezer
* Serdar'ın yerine, tıpkı hilbertin bir gün ansızın sağbek olması gibi, Necip'in geçmesi.

beagle dedi ki...

Artık olmaz diye umudu kestim ama Olcay'ın yerine Fernandez formülüne kesinlikle +1'im.

Cartalete dedi ki...

Franco'ya tukaka durumu asla yok, birinci ağızdan öğrendim. Daha fazla açamam ama :)

Uzun vadeli planda adı yazılı.

planck dedi ki...

Uzun vaadeli derken escudeden sonrası için diyorlar herhalde. Kerim de uzun vaadeli diye alındı ama olcayın gitmesini beklemesek bari..

mustafa dedi ki...

Aslında Tigana Zamanındaki gibi Serdarda Orta sahada denenebilir ,
Tolga
Toraman-Sivok-Escude-Motta
Serdar-Atiba-Oğuzhan
Gökhan-Almeida-Ferdi ne dersin adaş

Cartalete dedi ki...

Atiba varken pek anlamlı olmaz o hamle. Belki Atiba yokken sert bir maçta kullanılır.
Ama orta sahayı hatırlıyor mudur, yıllar oldu :)

enorton dedi ki...

Bilal bugün şiir gibi oynadı. Al Bilali göbeğe, önlerinde Oğuzhan Fernandes, Atiba sağ beke... Efsane takım olurduk :) Bu arada Eneramo'yu begendim, Almeida'dan daha iyi gözüktü. Necip de Veli'den daha iyi gözüktü. Olcay etkisiz elaman, Töre topa basıp üstünde dönebiliyor :)

Oyunu çok beğenmedim, ortada maçtı gol atan kazanacaktı biz attık kazandık, son dk da yiyorduk ama yapacak bişey yok. Fernandes yanında Oğuzhan olmayınca hayata küsüyor, bu maçta asist dışında berbattı. Ama ölüsü bile yetti, keza Olcay 100 maç daha oynasa sıfıra inip o ortayı yapmaz, yapamaz. Neyse kazandık çok şükür.

gundelikci dedi ki...

@övünç
hocam orada bahsi geçen spesifik isimleri için yazmıştım ben onu. yoksa genel geçer tüm liberolar için öyle bir tespitim olamaz=)

aslında beşiktaş'ın ileri üçlüsü merkezi dışında ligin üzerinde bir tehditkarlığa sahip diye düşünüyorum. olcay'dan daha golcü değil ligdeki diğer uzak forvetler, yada şu an ıskarta holosko'dan. gökhan da 6 maçta 2 gol gibi fena olmayan bir istatistiğe sahip. halen sıkıntıda görünen fernandes'in yeterince ceza sahasında yer alan bir on numara olmaması ve olcay'ın pas temposu olmadan taca çıkıyor olması. kerim olcay'a göre biraz daha kanat gibi kanat diye kalmış aklımda. onun da özellikle tek santrafor almeida iken mana kazanması zor diye düşünüyorum. tersinde holosko veya mustafa gibi bir forvet özelliği olan adam oynaması gerek, bir de almeida'ya 27'sinden sonra ön direk koşusu öğretmemiz.
ben eneramo'yu beğendim, diego mu çok ağır kaldı bilmiyorum ama topla dönüp, topu koşu yoluna vurup giden adamı özlemişim. yalnız iki pozisyonda da sanki gol olmayacağını bilerek vurmak için vurdu gibi hissettim. musatafa'nın taçtan aldığı topu sol çaprazda dar açıdan tavana asması geldi aklıma, eneramo o vuruşları yaparken. bilic'i sene başında çok tutmasam da, şu ana kadar bulduğu hemen her çözümden memnun kaldım. bundan sonrası için de umutluyum doğrusu.

Övünç dedi ki...

Abi bence Sezer daha çok tu kaka olmuş durumda Pedro'ya göre.

Güntekin Onay Sezer için "antrenman temposu çok düşükmüş" gibi birşeyler söyledikten sonra " sanırım iyi çalışmıyor" gibi bir yorum da yaptı.

Ben Sezer'in Bilal'i cebinden çıkaracağına inanıyorum şahsen.Hatta hatta işi abartıp mevcut sistemde mevcut pozisyonunda Fernandes'ten daha faydalı olacağını da düşünüyorum çünkü o bölge için gerekli kafa yapısı bu adamda var.Kaleyi daha çok düşünüyor.Gol oranı daha yüksek olacaktır.

Bende ki Portekizli düşmanlığı ömür törpüsü :) Mendes'ten tut - Julio Alves'e illet abi bunlar bize kesip atmak lazım ...

beagle dedi ki...

Bizim yönetim biliminde uzun vadeli planlama 3-5 yıl dilimini ifade ediyor. Umarım futbolda daha kısadır. Maça bakınca canım sıkılmıştı ama sizleri okuyunca futbol keyfim geldi.

Ligin başında Niasse'ye gözüm takılmıştı. Ofsayta düşmeden koşup, Youla tipi oyunculara göre ayağına, aklına daha hakimdi. Kariyeri olmadığına bakınca konuşmak için erken demiştim de sanki böyle giderse bu ligin tozunu atabilecek bir adama benziyor. Holosko artı bir miktara olur mu dersiniz :)))

Aston Villa Benteke'yi yaklaşık 7 milyon pounda almış. Hem korkutucu hem yetenekli hem de bir falcao değilse de yeterince bitirici. Biz o paraları kimlere harcamadık ki. İzleme komitesine benchmark olarak duyurulur.


gundelikci dedi ki...

@beagle
hocam benteke'yi genk'e giderken alabilirdik. sonrasında 2 senedir avrupa'da olmayan beşiktaş'a karşı premier lig'in isminden kaybederdik. zaten geçen sene aybaba ve altınsay'ın anlaşmazlığında ve para yokluğunda imkansıza yakın olurdu bence. zaten aybaba'nın futbol aklına büyük gelir, altınsay'a da fazla göz önünde bir yetenek olurdu.
ama akhisar'a şapka çıkarmak gerek, gekas'ı kaybedip daha fazlasını bulmuşlar diyebiliriz şu an için.

turkkant dedi ki...

Ben ön üçlümüzün yeterli olduğunu düşünmüyorum. Gökhan Töre'nin 2 golü yanıltıcı. Ceza sahasından çok uzakta oynuyor. Hani neredeyse tipik bir 4-4-2 kanat oyuncusu gibi. O bölgenin ideal oyuncusu Kuyt gibidir, Kewell gibidir... O ilk maçta yaptığı hücum aksiyonları zaten ileriki haftalarda pek gözükmedi. Olcay inşallah geçen seneki formuna ulaşır. Yoksa Simao-Q7 reloaded olur.

Bu arada Diego Costa da nasıl kaçmış valla 2011'de. Şu seviyesine bakınca hakikaten piyango olacakmış.



turkkant dedi ki...

Necip'le ilgili bir de şunu söylemek istiyorum. Bu oyuncunun önemli özelliği dikine gidebilmesi. Bu bir orta saha oyuncusu için çok kritik bir özellik olmasa da, daha az markaja maruz kalan oyuncular olduğu için, savunma dengelerini bozabiliyor. Örnek, Alper'de de bu özellik var (gerçi onun şut, pas tehdidi Necip'ten daha fazla). Bence bu özelliğini agresif şekilde kullanarak sonuna kadar zorlamalı. Çünkü fark yaratacaksa bu özelliği ile yaratacak. Yoksa bu saatten sonra uzun pası, ara pası filan üst seviyeye çıkarması zor.

borasahin dedi ki...

Roma’s excellent start to the campaign has primarily been about teamwork.

“What boss Rudi Garcia has confirmed is that football is not a game for individuals, but that everything depends on the style of play,” said legendary ex-Milan and Italy coach Arrigo Sacchi this week. “Roma have lowered their individual level but raised the collective.”

turkkant dedi ki...

@borasahin

Roma'nın nasıl başladığı değil, nasıl bitirdiği önemli. Bu "teamwork" lafı genelde, işler iyi giderken pazarlama cümlesidir...

Evet, takım oyunu, disiplini çok önemli, ama uzun vadede genelde daha iyi oyuncuları olanlar başarılı oluyorlar. Örneğin, Arsenal dünyanın en disiplinli, teamwork'e önem veren kulüplerinden biri. Ama yegane şampiyonlukları Bergkamp, Henry gibi dünya yıldızları varken geldi. İşin kalite tarafını da yadsımamalıyız. Keza Borussia Dortmund... Sadece teamwork'le bu noktaya gelmedi. Hakikaten çok yetenekli oyuncuları da var. Bizim takımımızın kalitesini mutlaka artırmalıyız.

Benim endişem biraz bu noktada. Az parayı dikkatli harcamak daha kolaydır da, bol parayı iyi harcamak daha zor. Kayseri-Antep dünya bonservisler aldılar, ama bu paraları nasıl harcadılar, nasıl yatırım yaptılar, şu an ne haldeler?

Fener'in bir dünya paralara aldığı Emenike'leri, Krasic'leri filan görüyoruz... 30 milyon euro'ya malolan Sneijder'in nasıl, hiç fark yaratamadığını da görüyoruz.

Bu sene en yüksek bonservisli dört oyuncumuzun üçü neredeyse dakika almadı. Seneye Ş. Ligi seviyesinde takım nasıl kurulacak, bu paralar nasıl harcanacak bunlar kolay işler değil.

Kuzeyfo dedi ki...

@turkkant

Gokhan'la ilgili soylediklerin hem dogru hem yanlis bence. Ilk iki macta attigi goller biraz ekstra dogru. Ama ayni driplingleri yada sutlari yine yapti ama gol olmadi. Mesela Antalya maci miydi Eskisehir miydi emin degilim ama Trabzon macindaki golunun aynisini atabilirdi eger top defansa carpip uzak koseye gitseydi :)
Bence ayni aksiyonlari hep yapti. Ayrica asisti yok demek de haksizlik ornegin Bursa macindaki ilk golde asist ona yazilir Olcay'a degil.
Gokhan'in sag acikta kac defa topla bulustuguna bakmak lazim dogru bir degerlendirme yapmak icin. Mesela Galatasaray macindaki golde Serdar'in onune biraktigi top biraz "made it look easy" cinsinden. Serdar'in hucum aksiyonlarina az katilmasinin payi buyuk Gokhan'in etkisiz kalmasinda. Arkasinda Motta gibi bir bek yada Hilbert olsa durum cok farkli olurdu bence. 4-4-2 kanat oyuncusu gibi gozukmesinin nedeni Serdar olabilir yani ozetle.

gundelikci dedi ki...

@turkkant

fakat dortmund şampiyon olana kadar, belki stoperleri dışında hangi bölgesi bayern'den kaliteli diyebilirdik. keza arsenal şampiyonluğunda, united'ın kadrosunda veron, becham, scholes, nistelrooy, forlan, giggs, cole, yorke vardı. teamwork denilen şey düzgük bir kadro mühendisinin yaptığının sonucunda ortaya çıkıyor bana kalırsa. son şampiyon kadrolarımızda ahmet yıldırım ve kariyerinin açık ara zirvesini bizimle 30 küsür yaşında yapan yusuf vardı. lig özelinde konuşursak merkez forvet, forvet arkası ve takım savumasıyla açığını kapattığımız stoperler dışında lig için kalite sorunu yok. en iyi defans tek başına alves faktörüyle fenerbahçe'de.

avrupa için tabi ki yetersiz ancak şayet olursa onun için de bir planlama yapılmaya başlamıştır diye düşünüyorum.

borasahin dedi ki...


Bence oyuncu kalitesinin onemsizligi uzerine anlam cikarilabilecek bir ifade soz konusu degil.

Barcelena bunun en iyi orneklerinden biri. Busquets'in, Xavi'nin, Iniesta'nin fiziksel olarak buyuk ustunlukleri yok. Tiki taka'da bence oyuncu yeterliliklerine binaen isterleri asagiya cekerek, potansiyel oyuncu havuzunu genisleten ve kaybettiklerini de kollektivete uzerinden kazanmaya calisan bir yapi... Bunu tiki-taka ismi peydah olmadan once de dusunuyordum.

Basar dedi ki...

Necip'i hep sağ bek olarak düşünüyoruz. Bence sağ bek değil de sağ açık oynasa verimli bir pozisyonda oynamış olur. Her zaman içeri kat eden tarz ile oynayacak değiliz ya... bazı maçlarda bu formül denenebilir, Gökhan da belki oyuna sonradan dinlenmiş girerek daha fazla katkı verebilir.

Burada Olcay'a hak ettiğinden daha az kıymet verildiğini düşünüyorum. Olcay evet etkisiz ama düşüşünde Oğuzhansızlığın da etkisi olabilir mi acaba? Ayrıca attığımız golde gol öncesi tek pas ile Fernandes'i kaçıran oyuncu Olcay. Zaten en büyük özelliği tek top ile hızlı dikine karşı kaleye gitmesi. Oğuzhan olmayınca Fernandes de etkisiz ise Olcay sahada yavan kalıyor. Olcay'ı değerlendirirken çevresinde oynayanların tarzına da bakmak lazım.

Sercan Demiral dedi ki...

acaba Olcay ı kulubeye alıp orta alanı necip-oguzhan-atiba yapıp ferdi yi sol acık ile forvet arkası mevkilerinin arasında bir yerde kullanmak nasıl olur? ayrıca ferdinin sola yakın oynaması demek zamanında yusuf un da yaptıgı gibi adam eksilterek iceri girebilecek olması veya etkili ortalarla rakibi zor durumda bırakabilir. ferdinin sol acıkta kullanılması demek rakip takımın oraya daha cok toplanmasını saglayacaktır bence ve bu durum gokhan tore ye su ankınden de daha fazla acık alan yaratıcaktır. bu durumda gokhan da en sevidgi isleri(iceri kat etme, uzaktan sut vb.) daha rahat ve keyifle yapabilir.

turkkant dedi ki...

@Kuzeyfo
Haklısın iki asist öncesi ekstra pası var. GS ve Bursa maçları. Biraz taktik gereği de daha orta sahaya yakın oynatılıyor sanırım. Olcay'dan daha bir uzak forvet olarak yararlanmak için. Arkasında Hilbert gibi bir bek olsa, aynı fikirdeyim, daha da etkisi hissedilebilir.

@Gundelikci
Haklısın Bursa da sonuçta daha düşük bir kadroyla şampiyon oldu. Benim bahsettiğim 3-5 senelik periyodlar. Mesela Dortmund uzun vadede Bayern'le yarışabilecek mi? Arsenal Manch Ytd'den 2 şampiyonluk almışsa, 10 kaybetmiştir. Bahsettiğim biraz daha orta vadeli.

GS 2 sene önce Şampiyon olduğunda üst kalite belki de sadece 2 oyuncusu vardı: Selçuk-Melo. Ama devamındaki sezonlarda bütçeyi doğru oyunculara kullanamadılar. Yeni stat, Ş. Ligi derken bir anda bütçeler 2-3 katına çıkacak, bakalım bu paraları biz de, Sneijder, Amrabat gibi verimsiz mi harcayacağız, yoksa daha iyi mi değerlendireceğiz.

Bir de oyuncu gelişimi konusu var ki, bunu inşallah başarabilen bir kulüp oluruz. Burak Yılmaz, Serdar Özkan, İbrahim Akın, Sinan Kaloğlu gibi yeteneklerin hiçbirini geliştirmedik. Şimdi aynı sorun M. Pektemek de yaşanıyor örneğin. Taraftara kalsa seneye gitsin. Ciddi yatırım yapmışsın (4 mil. bonservis), ham yetenek olarak gayet meziyetli bir oyuncu. Bu oyuncuyu geliştiremiyorsan bu biraz da kulübün eksiğidir.

@Basar
Olcay benim de beğendiğim oyuncu. Ama takımın ikinci gol opsiyonu 7 maçı tek golle geçmişse bu yetersizdir. Örnek Kuyt 1 atsaydı çok sorgulanırdı. Oğuzhan etkisini artıracaktır bence de.

Bu arada Muhammed 95 değil 92 doğumluymuş. Yeni öğrendim ve çok şaşırdım. Ne ara 2 yaş küçültmüşler?

planck dedi ki...

Bu arada geçen haftalarda ekşide konuşmuştuk yanlış aklımda kalmadıysa ve o zaman yanlış saymadıysam olcayın geçen sene attığı 2 gol kontrol+şut, kalanların hepsi tek vuruş. Top sürerek attığı gol de yok. Yani haliyle evet kendisini tehlikeli bölgede topla buluşturacak oğuzhana ihtiyacı var..

tannhauser dedi ki...

madem olcay'a af çıkıyor, veli'nin "görünmeyen" performansını irdeleyen bir yazıyı da ben paylaşayım.

http://www.burasikapali.com/2013/eskisehir-macindaki-veli/

Övünç dedi ki...

Aga ciddi mi yazdın bilemedim ama Muhammed 95li yahu ?

Olcay'ın istatistiklerinin düşeceğini ön görmek zor değildi bence.Gerek taktiksel olsun , gerek geçen seneki anormal hücum planı olsun istatistiklerin parlaklığı %100 kendi eseri değildi.

Ayrıca Biliç Hırvatistan olsun , Lokomotiv olsun kanat oyuncularını o kadar çok orta saha özellikli kullanırdı ki bu adamların skora etkisi oldukça az olurdu.

Obinna ve Maicon ikilisi buna en güzel örnekler.İkisinin 5 golü var toplam 45 maçta geçen sene.İkiside forvet tandanslı olmalarına rağmen hem de.

Biliç'in tanımında uzak forvet veya winger yok .Wide midfielder var.Bu adamlardan da buları bekliyor şimdiye kadar ki oyundan anladığım kadarıyla.

Bu bağlamda Uzak forvetlerden fazla gol bulacağımızı sanmıyorum ben.Almeida-Eneramo-Ömer 3lüsü ve muhtemelen Biliç'in çok büyük arzusu ile Fernandes'in yükü taşıması beklenebilir ama Ferdi o adam değil işte.

turkkant dedi ki...

@Övünç

Farklı farklı birçok kişiden duydum. Büyük ihtimalle doğru. Yaş küçültmüş. Normalde 93 doğumluymuş, yani 18 değil 20 yaşında.

turkkant dedi ki...

@Övünç

Biliç'in önceki dönemlerini ben çok izlemedim. Dediğin doğruysa sistem biraz daha 4-5-1 ya da 4-1-4-1 gibi bir şey diyebiliriz belki de. O zaman yatıp kalkıp Oğuzhan-Fernandes ikilisinin sağlıklı ve formda olmasına dua edeceğiz.

Benim korkum bunu Schuster de denemişti, ama muvaffak olamamıştık (gerçi o takımın fizik kalitesi berbattı). Sıkıştığında tabela değiştirecek forvet lazım. Benim aklımda hep Pektemek'in orada kullanılması var. Pas alışverişine girebilecek özellikte oyuncu. Holosko gibi tüm kanadı kullanamaz ama, mesafe çok uzamadıkça orada kısa deparlarıyla, savunma arkası koşularıyla iş yapar.

Övünç dedi ki...

Abi genel olarak istatistik böyle.

Biliç takımlarının en golcüleri 1.-2.-3. tercih forvetler.Yani gol yükünü paylaşıyor opsiyonlar.Sonraki en golcü adam forvet arkasındaki adam.Bu da Hırvatistan'da Kranjcar'a , Lokomotiv'de Torbinski-Samedov'a tekabül ediyordu.Zaten bu ikiliden beklediğini alamaması ipini çekti.

Kranjcar'ı Lokomotiv'e bu yüzden çok istedi ama alamadı.Nitekim Beşiktaş'a da istedi ama o da olmadı.

Önünde normal bir 9 kullandığı için sahte 9 diyemeyiz Ferdi'ye aslen 10 numara oynuyor.Biliç tarz olarak eski usül 10 numara pozisyonunun hala iş yapacağını düşünüyor sanırım.Tam Alex'lik , Batalla'lık bir takımız aslında.

4-1-4-1'den ziyade 4-4-1-1 denebilir.Daha çok 4-2-3-1 gibi yerleştiriyorlar sahaya ama rakibi hep önde 4'lü karşılıyor Beşiktaş.Hücumda daha çok 4-2-3-1'e evriliyor.

http://tinypic.com/r/15rh5kj/5

gundelikci dedi ki...

@övünç
işte orda da bence sezer isminin öne atılması gerek bence. fenerbahçe'de tam o ayarda, yeteri kadar ceza sahası ile münasebeti olan adamdı. dakika/gol olayında ömer ile benzer olsalar gerek tabi forvet arkası olduğunu düşünerek.

fernandes için hep söylüyorum, hatta kendi beyanı da vardı önümde 10 numara ile daha yararlı oluyorum diye. bu adam güreşçinin şahıydı, kalçasıyla top ve oyuncu arasına giren adamı zorla forvet arkası yapıyoruz. adam topla yetenekli mi koy forvet arkasına, az kazma mı stoper en olmadı, ön libero. o yüzden hemen her türk bek devşirme oluyor. işin garibi bizle alakası olmayan bilic de bunu yapıyor.

@turkkant
çok para olayında son derece haklısın ama bu işe barcelona ve real madrid'in bile beceremediği oluyor. sanırım en iyisi bayern diyebiliriz. o zaman bu kez ahlaksızlıklarını değil de anlayışlarını almak gerek =)

beagle dedi ki...

4-4-1-1'e konu gelince işte o ilk 1 Alex veya Batalla olabileceği gibi Peter Beardsley veya Ali Gültiken de olur.

Elimizdeki futbolculardan orada en iyi iş yapacak adam Mustafa Pektemek. @turkkant'ın fikrine yakın sanırım. Hem bu takımın fark yaratan özelliği olan presi yapar hem de olcayla, oğuzhanla süper pas alışverişi vardı. Gökhanla da uyum sağlar. Araya koşar, 10-12 tane de gol atar.

savunmayı geçtim - ortada Gökhan-Atiba-Fernandez-Olcay - önde mustafa-eneramo (almeida) 11 ine bakmak lazım.

Oğuzhan gelince ise bence Fernandez yerine koyup bakmak lazım.

Kuzeyfo dedi ki...

@gundelikci

Fernandes konusunda tam olarak ayni seyleri dusunuyorum. Net olarak MC bu adam. Stoper bile oynamisligi var. Bizden baska kimse tutup Amc yapmaya calismaz Ferdiyi. Biz derken Turk futbol ekolu :)
Isin kotusu eski mevkisini de kaybediyor.