Bolca Veli Kavlak, Biraz Şifo Mehmet




Kimin şampiyonluk yolunda Fenerbahçe’nin peşine düşeceğini belirlemesinin yanında, “mini şampiyonluk” adına çok belirleyici bir derbi olacak. Fenerbahçe’nin ilk ikide bitireceğini varsayarsak, diğer takım direkt olarak Şampiyonlar Ligi’ne gidiyor. Ve bu durum, müzeye bir kupa konulmasa da şampiyonluk kadar değerli… Hele ki yeni stadına doğru koşan, finansal krizi yavaş yavaş atlatan Beşiktaş için çok daha değerli...

Galatasaray bu maçı kazanmak zorunda. Aksi halde, Fenerbahçe’yle makas açıldığı anda maçlara eskisi kadar konsantre çıkamayacak, ikincilik yolunda da geri düşecektir. Beşiktaş tarafından bakarsak, aynı mantıkla bu derbide en azından kaybetmediği takdirde ikincilik için ciddi bir avantaj sağlayacak. Puan durumu bir yana, moral ve özgüven açısından çok anlamlı. O derbiden çıkacak “başarabiliriz!” hissi, Beşiktaş’ı şampiyonluk yolunda dahi güçlü kılabilir.

Elbette ki Beşiktaş’ta Edin Terzic, gece gece icat çıkaran Graham Bell gibi derbi öncesinde sabahlar etmiş, çöp kovasını büzülmüş kağıtlarla doldurmuş ve en sonunda bir kazanma planı çıkarmıştır. Slaven Bilic ve Önder Özen, sigara paketi üzerinde yazan uyarıyı en çok bu hafta yok saymış, çalışma odalarındaki görüş mesafesini dumandan sıfır noktasına getirmiştir. Ama her şeyden önce derbi öncesinde ilk rapor Alex Telles’den gelmişti Antalyaspor maçı oynanırken: “Haftaya şaşırıp da karşıma Serdar Kurtuluş’u koymayın!”


Bruma geçtiğimiz derbideki ilk kıvılcımı yakan adamdı. Ancak Telles, Serdar gibi oyuncular için çok daha büyük tehlike. Çünkü sol ayaklı ve dışa doğru çalım atıyor. Yani topu Serdar’ın yanından atıp geçtiği anda, arada iki dakikalık zaman farkı bile doğar. Beşiktaş’ın güçlü, mücadeleci orta sahasından bir eksilme olmayacaksa, Galatasaray’ın en büyük kozu Telles’in kanadı olacak. Ve bu uğurda Beşiktaş’ın çaresi, ne gariptir ki kıyamet kopararak Florya’dan, Ümraniye’ye gelen Dany…

Ancak şöyle bir durum var ki, Dany’nin sağ beke kaydırılması durumunda Beşiktaş’ın elinde stoperi kalmıyor, devşirme Necip Uysal’ın dışında. Necip’in, Drogba ve Burak gibi kurt forvetlerin karşısına atmak elbette riskli. Ama Serdar – Telles riskiyle karşılaştırınca, daha az riskli. Çünkü şöyle bir şey de var; Drogba geçtiğimiz derbide Beşiktaş’ın fizik olarak en güçlü stoperlerine karşı oynadı ve yine her topa vurdu. Bu maçta da her topu indirecek, ona çare yok. Beşiktaş, Galatasaray’ı kendi kalesine çok fazla yaklaştırmadan savunma yapmak zorunda. Gaziantep’te yaptığı gibi, bazen şok preslerle önde basarak…

O yüzden Beşiktaş maçta ayakta kalacaksa,  orta sahadaki gücüyle kalacak ve takım halinde topsuz oyunda dil dışarı çıkana kadar mücadele vererek. Yani bir değil, bolca Veli Kavlak gerek… Atiba, o işi zekâsıyla yapıyor zaten. Dönen topların nereye düşeceğini bildiği için, çok fazla benzin yakmasına gerek kalmıyor. Ancak o ikiliye, bir güçlü orta saha gerekli. Hafta başından beri antrenmanlara dönen Jermaine Jones, olabilir mesela(!) Her ne kadar haberlere göre Jones’un risk edilmeyeceği yazılsa da ben Bilic’in bu kadar “risk almayarak riske gireceğini” sanmıyorum. Zira böylesine bir maça, bavulunu şimdiden toparlayıp haziranı bekleyen Fernandes’le çıkmak Beşiktaş’ı riske atmak olur. Ayağının tozuyla Beşiktaş basket maçına ve hatta stat inşaatına giden Jones’un varlığı dahi, çok daha etkili olabilir. Çünkü o akşam kendini daha çok Beşiktaşlı gibi hissederek sahaya çıkacaktır.

Oğuzhan’ın sakatlığı var, kaldı ki o sakatlık olmasa da bu maçta Jones’la başlamak daha mantıklı olurdu Beşiktaş adına. Çünkü o sadece mücadeleci bir orta saha değil, “hücuma yakın oyna” dediğinizde Marchisio’ya dönüşecek bir adam. Zaten bu maçta Galatasaray’a karşı orta sahada baskı yapıp, top kazanırsanız; gol pozisyona girmek için Oğuzhan’a her zaman olduğu kadar ihtiyacınız olmaz. 


Beşiktaş için hücumda Galatasaray’ı fiziğiyle (Hugo Almeida) ve temposuyla (Gökhan Töre) tehdit eden biri elbet pozisyonlar yaratacaktır. Geriye sadece, en umulmadık anda ortaya çıkıp, gol vuruşunu yapacak biri kalıyor. 90’lı yıllarda Şifo Mehmet’in özellikle Galatasaray derbilerinde ortaya çıktığı gibi. Evet, adresi doğru tahmin ettiniz: Olcay Şahan.

Derbilerin favorisi vardır. Aksini söylemek, klasikliğin ötesinde fazlasıyla popülist kaçıyor. Metin-Ali-Feyyaz’lı dönemlerde derbilerin baya baya favorisi vardı mesela, büyük ihtimalle Beşiktaş kazanırdı. Son zamanlarda da büyük ihtimalle kazanamıyor. Böyle maçlar, alışkanlık işidir. En başta psikolojik olarak kendi iç savaşında o derbiyi kazanıp ve sahiden “kazanırız bu maçı!” diyerek sahaya adım atmakla ayakta kalınır.  Metin Tekin, “Derbi önceleri en rahat günlerimizi geçiriyorduk, kampta sadece eğleniyorduk, gerilim olmuyordu. Çünkü kazanacağımızı biliyorduk” demişti bir keresinde.

Sahada ne kadar winner oyuncu, o kadar kazanma şansıdır. Hem bu etken, hem iç saha avantajı, hem de Beşiktaş’ın derbilerde hakemler tarafından takdir haklarının aleyhine kullanılması gibi sebeplerle favori elbette ki Galatasaray. Ancak Beşiktaş’ın favoriye karşı gelme gücü var ve hatta son yıllarda hiç bu kadar olmamıştı. En başta, her zaman harika bir başlangıç planı kurgulayan teknik ekibi… Sonra da o aklı yavaş yavaş sahaya yansıtmayı başaran oyuncular. Bir şeyleri kanıtlamak için iyi bir fırsat. Sıradan olmakla büyük oyuncu olmak arasında bir çizgi… Çünkü cumartesi akşamı, sıradan değil büyük bir derbi oynanacak. Ve bu uğurda Beşiktaş’ın ihtiyaç listesi özetle belli: Full konsantrasyon, gerektiği kadar isyan, bolca Veli Kavlak, biraz da Şifo Mehmet…



22 yorum:

diyagonelpaslar dedi ki...

drogba senjder burak üçlüsü galatasarayın defosu.beşiktaş daha kompakt bir takım.olcay kanat forvet tiplemesine evrildi.buda iyi bişey.galatasarayın avantajı sneijder gibi bir futbol aklına sahip.beşiktaşta bu yok.

Övünç dedi ki...

Beşiktaş bence Antep , Bursa maçlarındaki oyunuyla bu maçtan puan çıkaramaz.

Takım olarak topun arkasına geçme konusunda , mücadele konusunda büyük aşama kat ettiğimiz kesin.

Üstüste kazanılan maçların getirdiği istek ve arzu da üst seviyede ama Beşiktaş şu an hedef maç kazanacak kadar oynamıyor.Bu kesin.

Arzulu bir Galatasaray ile sadece yukarıdaki iyi yaptığınız donelerle mücadele edemezsiniz.

Burada Mustafa'nın yakaladığı en önemli nokta beraberliğin bize tam olmasa da yarıyor olması.İşte bu nifak tohumlarını Terzic'in ve Biliç'in aklına sokabilecek yegane şey.Biliç net oalrak hiç bir maça 1 puan için çıkmam ifadesiyle bunun biraz önüne geçti sanırım.

Kaybetmemek için çıkmak çok büyük hata olur.

Fernebahçe maçının ilk yarısındakine benzer bir oyun gelişirse bizim için keyifli bir gün geçer.Zira ikinci yarılara çok daha dirençli çıkabiliyoruz gibi görünüyor 5 hafta itibariyle.

Fernandes ilk 11 çıkarsa zaten yazılan herşeyi unutun.

planck dedi ki...

Telles konusunda o kadar emin değilim zira serdarın üstüne üstüne gidecek kadar gökhanı boş bırakamaz telles çünkü gökhan ortasahada topu önüne aldığında karşısında telles olmazsa 5 saniyede ceza sahasına iner. önde basacaksak, defans öne çıkacak demektir. en hızlı ve devamlı önüne top bekleyen adamı olan burak'a da danynin verilmesi bence daha mantıklı olur. atibanın da daha çok serdara ve francoya yardıma gittiği bir düzende bence defansif anlamda daha oturmuş bir görüntü veririz. neciplik maç değil bu, burak ona ilk yarıdan yalan veya gerçek kırmızı+penaltıyı aldırtır. bu formasyon + ferdi ile çıkarsak maç ortada ama gsye yakın olur gibi, ferdiyle çıkmazsak ve ilk 15dkyı kolay geçersek ortada ama bize yakın olur.

assortique dedi ki...

Gs'nin bayağı bayağı abartıldığını düşünüyorum.

Abartan taraf da biziz üstelik. Aklı selim Gs'liler sadece iç saha maçlarındaki gazlarına güveniyorlar.

İç sahadaki gazın bir kısmının müsebbibi de ne TD'leri ne taktikleri; seyircinin baskısı + hakem eyyamı.

Olası bir deplasman performansları Gs'nin sonu olur biliyorlar.

Bizimse böyle bir sıkıntımız yok. Üstelik deplasman performanslarımız çok çok daha iyi.

Ligin en iyi dış saha performansına sahip bir beşiktaş'la ligin sanırım en iyi iç saha performansına sahip takımları karşılaşıyor.

Bence bu istatistiği biraz da olsa düşünüyorlardır.

_________

Bizim içinse en büyük handikap kafa karışıklığımız.

Ersan'ın cezası, jones'un dönmesi vs.

Taşların yerinden oynaması ihtimali bizi sıkıntıya sokuyor aslında.

Yok Atiba sağ beke Jones ortaya; Dany sağ beke Necip şuraya derken sürekliliğimizi, disiplinimizi ıskalayacağız gibi olumsuz bir ihtimal canımı sıkıyor.

Yani ben Gs'den değil kendimizden korkuyorum açıkçası :)))

Selametle.

james sneijder dedi ki...

Faktörleri alt alta yazalım:

1) Fernandes’le başlarsak baştan orta alanı kaybederiz. Bunu Atiba-Veli ikilisini korusak bile yaşarız, çünkü özellikle ilk dönemde büyük baskı yiyeceğiz. Bu baskının bir kısmı ancak kazanılan toplarla hücumda hızlı top kullanmakla azaltılır ki Fernandes’le bu olmaz. Defansif olayına girmiyorum bile. Hakkında çıkarılan “bu adam DOS’tu onu biz ileri uca koyduk” söylemi bana göre tam bir balon.

2) Mustafa’nın dediği gibi Necip bu maçta stoper oynayamaz. Zaten büyük baskı altında kalacak ve üstüne oyuncuya oynamayı hakemlerden aldığı vizeyle alışkanlık haline getiren GS yine aynı şeyi yapacak. Ne olursa olsun değişmez stoper ikilisi Dany-Pedro’dur.

3) Aslında bence karar verilmesi gereken tek konu, bir tercih: Serdar’la mı başlayacağız Serdar’sız mı. Mustafa’nın bahsettiği Telles konusu hiç de yabana atılabilecek bir olay değil. Zaten halihazırda atlatılması gereken bir maç ilk döneminden bahsediyoruz. Bu süre boyunca Gökhan ancak kontraya çıkabilir ki, GS bu dönemde de Telles’i geride çakılı bırakmayacaktır. Drogba ve Burak faktörleri stoperlerin ortaya yakın oynamalarını gerektiriyor. Bu bakımdan, en azından bu ilk kısım için bekler daha fazla atak yiyecek.

4) Bu nedenle yapılacak şeylerden biri Atiba’nın beke, Jones’un yerine ortaya geçmesi. Oğuzhan ilk 11. Derbilerde her zaman son yarım saate en az 2 oyuncu değiştirme hakkıyla girmek gerekiyor. Eğer maçın gidişatına göre gerekliyse, tam da o dönem mesela dakika 60, Jones out Serdar in. Böylece Atiba ortaya geçer ve maç eksiğinden yorulması muhtemel Jones faktörü dengelenmiş olur (hala 1 oyuncu değiştirme cepte). Her ne kadar kapasitesi tartışılır olsa da Serdar’ın maça fresh girecek olması da cabası.

5) Bir diğer olay Serdar’la başlayıp, orta alanı Atiba-Veli-Jones olarak kurmak. Bu durumda maçın ilk dakikaları Atiba Serdar’a daha yakın oynar, tıpkı Veli’nin Motta’ya oynayacağı gibi. Jones ortanın ortasında. Sonra yine 60. dakikada Oğuzhan girer.

6) Ben olsa ne yaparım: 4 yerine 5 numaralı opsiyonu. Düne kadar hep Atiba beke geçmeli diyordum, ama artık farklı gözle bakıyorum. Özellikle GS orta alanı kendi evinde bile olsa FB’den farklı olarak 70. dakikadan sonra su kaynatıyor. Yani defans yönü çok daha açık kalıyor. Ayrıca: Beşiktaş’ın her halukarda defansı orta alan civarına kurması gerekli. Bu şekilde bu da mümkün olabilir.

Eğer ki Jones ayakta kalırsa 90 dakika oynayabilir. Ve eğer Jones 90 dakika diri oynayabilecek durumdaysa, işte o zaman seyreyleyin maçı. Bu durumda duruma göre (kart, pilin bitmesi, etc) orta alandan birini çıkarma şansı da elde olur.

Tabii bütün bu analizler hakem faktörü dışında. Fakat kabul edersiniz ki bu faktörü eklersek zaten o oynamış bu oynamış çok da önemli olmaz.

Cartalete dedi ki...

Ben ciddi şekilde Galatasaray'ın çoğunlukla Telles'in ayağına bakacağını düşünüyorum ki Antalya maçında da öyle olmuştu.

Melo'yu da mümkün mertebe kendi yarı sahasına hapsetmek gerek, onun topla çıkışları da denge bozuyor. Geriye kalan Galatasaray hareket alanı kısıtlı bir takım. Ancak böyle maçlarda gerilim arttıkça Beşiktaş'ın zararına olmuştur hep. Kenarda işler kötü gidince yangın çıkartacak biri yok, Mancini gibi bir adam var. Beşiktaş adına o da olumlu gelişme ilk maça nazaran.

Ilyas dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Ilyas dedi ki...

abi niye hic Escude düsünülmüyor. Necip riskine girecegime Pedro-Escude ikilisini oynatirim. Necip Bursa macinda bile baya siritti. Drogba ile Burak onu cerez yerine yerler.
Bence yinede klasik, Serdar-Pedro-Dany-Motta oynar, en garanti o gözüküyor

Övünç dedi ki...

Bence Telles o kadar büyük bir tehlike değil.Ofansif etkisi ile defansif zaafı birbilerini nötrlemiyor , eksi yönde bu denklem tek maçlık gözlemime göre.Antalya'nın ana pas bağlantısı wederson olduğu için sağ kanadı çok işleyemediler buna rağmen defansif olarak sırıttı Telles.Ayrıca Sabri'nin hücumda çok daha fazla kendini belli ettiği bir gündü geçtiğimiz hafta , Gs'de tercih etmedi yani hücum anlamında.Evet etkili bindirmeleri oldu ama 1 veya 2 tane ve çok kısıtlı , anlık parlamalardı.Devamlı bir performans değildi.

Töre'yi o kadar riske edebileceğini de sanmıyorum ben Mancini'nin . Hatta sağ bek Eboue , sol bek Hakan Balta çıkarsa şaşırmam.

Cartalete dedi ki...

Hakan Balta oynar zaten muhtemelen ama sol stoper olur, Telles 5'linin solunda oynar. O yüzden pek arkasını düşünmeden takılır gibi.

Escude ile Jones'u da katarsak 7 yabancı oluyor.

Köfteci dedi ki...

İlk 20 dakikayı gol yemeden atlatırsak 2002'deki maça benzer bir 90 dakika izleyebiliriz. O galibiyetle Beşiktaş'ın şampiyonluğun en büyük adayı olduğunu herkes kabul etmişti. İnşallah buradan da en azından yenilmeden çıkarsak hem camiamiz, hem de rakipler bunu kabul edecek.

Yalnız Oğuzhan'ın olmaması topla çıkarken veya kazandığımız topları kullanırken büyük sorun olur gibi geliyor. İlk maçta da bunun sıkıntısını çekmiştik. Oğuzhan olmayacaksa tembel Fernandes yerine Olcay'ı oraya kaydırıp sola da Uğur Boral'ı atabiliriz. Hızlı hücumlarda dripling yeteneği görece daha iyi olan Uğur iyi iş çıkarabilir.

gökhan dedi ki...

valla maçtan çok çıkacak kadroyu merak ediyorum ben. sağ bek kim olacak, buna bağlı olarak orta saha ve stoper tercihleri, kimin tribüne çıkacağı vs. her tercihin artılar ve eksileri var. ve maçın gelişimine göre bu tercihler sonucu direkt etkileyecek. tabi olumsuz olursa al başına belayı. zaten çoğunun gereksiz olduğunu düşündüğüm bilic eleştirileri alır başını gider artık. teknik ekibin de çıldırma noktasına geldiğini düşünüyorum şu sıralar.

ama en olmayacak tercih necip'in stoperliği bence. o sürekli bahsedilen büyük maç oynamak var ya... işte o necip'te yok. hele karşısında snejder ve drogba gibi iki büyük tecrübe varken o iş hiç olmaz. sakin kalmak lazım, dikkatli olmak lazım, 90 dakika oyuna konsantre olmak lazım vs vs. necip'in stoper vasıfları taşıyıp taşımamasından öte bu konularda problemi var. fb maçında bizi nasıl yaktığı malum. hakem kararı tartışılabilir ama dikkatli olacaksın abi. yine trabzon maçında ilk yarıdaki hareketi çok yanlıştı, arenada yapsa onu direk kırmızı yer. yok yani, necip stoper olmamalı, büyük çılgınlık olur bu tercih.

ben asıl ismail'in durumunu merak ediyorum. keşke 1-2 maç kısa süreli de olsa görebilseydik. duruma göre bu maçta bir sürpriz gelir ve motta tribüne çıkar, hem fernandes'i hem de jones'u 18'de görürdük. çünkü ikisi de lazım olabilir bu maçta. yani öyle bir gelişir ki maç topu ayağında tutamıyorsundur ve fernandes lazım olur. ya da maç sertleşir, sahaya karakter lazım olur ve hemen jones oyuna girer. şu an sadece biri tercih edilecek gibi duruyor. benim açımdan ikisi de makul.

son olarak ben de gs'nin abartıldığını, şu 1 haftadır hemen her beşiktalı'da gördüğüm gerilimin gereksiz olduğunu düşünüyorum ama gs'nin büyük maç oynama alışkanlığı beni de tedirgin ediyor. hiçbirşey oynamadan drogba'nın indirip sneijder'in vuracağı bir top maçı onlara götürebilir. bir juventus sempatizanı olarak kötü hatıralarımız taze :/ maç adil olsun, kaybedeceksek bile adil kaybedelim, gelecek haftaları etkileyecek bir olumsuzluk olmasın, gerisi önemli değil. (önemli ya :/ kazanalım.)

Uğur B. dedi ki...

Bu maçta duran top savunmasında çok dikkatli olmalıyız. Aleyhimizdeki bir serbest vuruş veya korner sırasında BJK ceza sahasını düşünelim:
Drogba 1.89m, Burak 1.88m, Ceyhun 1.92m, Gökhan Z. 1.91m, Chedjou, Semih, Melo, oyuna girerse Umut, Veysel, Salih gibi boy ortalaması 1.85m civarında bir çok adama karşı bizde, Almeida 1.91m, Atiba 1.87m, Serdar K. 1.85m, Dany 1.84m, Pedro 1.83m, oynarsa Jones 1.84 m, Necip 1.80m. Hem daha kısayız, hem de uzun sayılabilecek daha az oyuncumuz var. Yanlışlıkla basket yorumu yapmıyorum merak etmeyin:) ama duran toplar bu maçta sıkıntımız olacak gibi.
Diğer konularda yorumcuların ikilemlerini ben de yaşıyorum, bir çok soru var kafamda. Sağbek Serdar mı Atiba mı? Serdar oynarsa Tellesin karşısında ne yapar, Atiba oynarsa ne yapar? Atiba sağa geçerse orta sahada Jones mu oynar Necip mi yoksa Fernandes mi? Fernandes mi Jones mu 18 dışında kalacak? Mancini nasıl bir diziliş ve kardoyla çıkacak? Hangi yabancıları 18 dışında kalacak? sorular sorular.. Umarım yarın TT Arena'daki ilk galibiyetimizi alırız..

raison dedi ki...

Biliç in oyun felsefesinde başlangıç planlarından birisi genel olarak iyi giden bir şey var ise bunu bozmamak. Çünkü bu denenmiş ve başarılı olmuş bir şey. Kendi içinde tutarlı, “bir zamanlar sosyalistim” dediği düşünce akımının felsefesine, teori-pratik ilişkisine uyan felsefe :) Şimdi buradan yola çıkarsak Biliç e göre Serdar-Franco-Dany-Motta dörtlüsü mü yoksa Dany- Franco-Necip-Motta dörtlüsü mü daha iyi gider çözemedim. Trabzon maçında Neciple başlamakta sakınca görmedi, Bursa maçında da Dany i stopere çekmek yerine Necip i Ersan ın yerine aldı. Demek ki Necip Biliç in gözünde verilen stoper görevini sırıtmadan yapıyor. Dany de bek görevini ya da bekleme görevini. Bu sorunun cevabını belki maç başlayınca göreceğiz ama hangisinin daha tutar yol olduğu belki Mancini nin çıkaracağı dizilişte de gizli olabilir. 3-5-2 çıkarlarsa Serdar bek (Motta nında zayıflığını düşünerek Sneijder in sol kanada daha az yaklaşacağını tahmin ederek), 4-3-3 oynarlarsa Dany bek kağıt üzerinde daha iyi gibi.

Orta sahada Veli-Atiba ikilisinin bozulmayacağı kesin ama üçüncü kişi Oğuzhan-Fernandes-Jones üçlüsünden hangisi olacak. Oğuzhan ve Fernandes oynayacak durumdayken A planı kazanma planı olan birisi olarak ikisinden en az birsini sakatlık ya da cezalı değillerse oynattı. Orta saha kurgusu özellikle gs nin oyun kurgusunu önleme adına önemli. Umutsuzluğumuz Fernandes in topla yavaş oyunu da değil, özellikle yarın çok gerekli olacak presten kaçınabilme ihtimali. Antalya presle özellikle Melo yu kendi yarı alanına itti. Gs defansdan oyun kurma becerisine sahip değil. Bu konuda Melo ya bağımlı.

Özel olarak Melo konusunda ise kamu oyunun görüşlerinin aksini düşünüyorum. Abartıldığı gibi bir oyuncu değil. Oyun kurma konusunda evet gs nin Melo ya bağımlılığı var ama Melo nun da çok rahat durdurulabilme özelliği var. Gs oyununu rakip alanda oynadığın da yani genelde kendi sahalarında oynadıkları maçlarda Melo nun oyunu oynadığı alan %60-70 arası rakip alan, rakibin gs yi presle ittiği deplasman maçlarında ise Melo nun oyununu oynadığı alan % 60-70 kendi sahası. Evet gs yi atağa kaldırırken, oyunu kurarken organizasyonun içinde var ama daha çok gs nin oyununa mahkum olan bir anlayış. Oyunu iki yönlü oynayabilen ama her maçta bir yönü ön plana çıkan bir oyun. Zaten bir maçta iki yönlü oynayabilmesi özellikle son iki maçtaki 10 bini bulamayan koşu mesafesiyle mümkün değil. Belki Mancini bu yüzden de Ceyhun u 3 lü savunmanın göbeğine çekip onunla da oyun kurma opsiyonuna sahip olmak istiyordur. Her durumda bizim hücum ve orta sahanın gs defans-orta saha bloğuyla hücum bloğunu bölmesi gerekecek.

Mayor dedi ki...

Serdarin oynamasindan yanayim Dany yerine bekte.
Serdar ilk macta yaptigi hatanin farkinda, bu maca cok daha motive halde cikacaktir.

cochise dedi ki...

herkes söylenecek şeyleri yazmış bir ekleme tekrar yapayım. Mustafa kadar futbol bilgisine güvendiğim birinin gördüğüm bence en yanlış yorumu; Necip'in riskinin Serdar'dan fazla olması. Tamam Serdar kafamızı rahatlatmıyor ama ilk yarıdaki Bruma-Serdar mücadelesi ile Bursa maçındaki Necip'in stoperlik performansını bir kez daha izlersek zaten ortaya çıkacak her şey. Ben de zamanında Necip stopere diyordum ama Necip'in orayı kotarması için en az bir fırın ekmek yemesi gerek -ki yerse gerçekten potansiyeli var ama orası için çok ham-. Bursa maçında Necip'in bölge adeta bomboştu... Serdar Bruma karşısında aslında ezilmedi, Bruma bir çok kez çalım atamadı ama bu yetmezdi Serdar Sedar'lığını göstermeliydi ve bir gol hediye etmeliydi. O golü hediye ettikten sonra da kafaca dağıldı, millet de o maçtaki Serdar-Bruma eşleşmesini yorumlarken o golün etkisinde kaldı bence. Oysa o gol bir bekin hızlı bir oyuncu karşısında ezilmesi değil de daha ziyade bir futbol aklı fukarasının saçma sapan hatasından kaynaklandı.

Pekii sonuç ne derseniz; ben de bir haftadır düşünüyorum ve kafayı sıyaracak gibiyim, yine de karar veremedim. Maçın çoğunda Telles'e ezileceğini düşünümüyorum Serdar'ın ama iki tane gol yedirecek yedirecek hata yaparsa da şaşırmam. Maçın en önemli tercihi belki de ama her ikisinin büyük eksileri var. (Tercih derken, Necip'in stoperliğini hesaba bile katmıyorum; Atiba mı Serdar mı meselesi).

Yine de son kararım Atiba da bekte çok da harika performans veremediği için harika olduğu orta sahada olsa; sağ bekin kötülüğünü de baştan kabullenip(sağbekte 4/10 yerine 6/10 olmak için orta sahayı harcamasak) en azından orta sahayı sağlama almayı garantilesek daha iyi gibi...

Cartalete dedi ki...

Arkadaşlar Necip, Serdar tercihinde benim kararım da çok ince. Hani Bilic Serdar'ı beke koyar, Serdar maçın içine etse bile "ben demiştim" diyebileceğim bir şey değil, çok ince hassas bir karar. Hiç bir türlüsüne karşı gelemem. Necip'in de ağır bir risk olduğunun ben de farkındayım. Ama Dany de stoperde o kadar aklıyla oynayan sağlam sezgileri olan biri değil. Keza Pedro da toy.

Her halukarda bu maçın kaderini stoper performansına bıramamak ve rakibi önde karşılamak lazım diyorum o yüzden.

cochise dedi ki...

@cartalete
zaten ben de yazarken tereddüt ediyorum çünkü ne yapsak bir yerde defo var. Serdar oynasa daha iyi diyorum ama gol yedirse şaşırmam; atiba oynasa orta saha defo verecek, dany oynasa stoper Necip sorun olacak. En iyisi biz 3-4 tane gol atalım; arkada 1-2 hatalı gol sorun olmasın :)

Övünç dedi ki...

İşte bu riski almaya değmezdi abi.

Bunun için aklı selim herkes isyan etti Dany transferine.

Çünkü yakacak abi senin başını.

Şimdi tantanayı seyreyle ...

Kuzeyfo dedi ki...

Egosantrik yazarlar gibi kendimden alinti yapmak istiyorum :)

"... Besiktas'ta oynarsa her hareketine faul calinacak, sacma sapan penaltilar verdirecek. Ya o kadar kotu bi adam ki elestirmeye nereden baslayacagimi bilemiyorum..."

Bu kadar kritik bir derbide, bu kadar ortada oynanan bir oyunda, bu kadar gereksiz bir penaltiyi izah etmek mumkun degil.

assortique dedi ki...

Bu maç gösterdi ki,

Gs balonu yakında patlar. Çok büyütmüştük gözümüzde çok.

Mağlubiyete çok üzüldüm dersem yalan olur. Şanssızlığımıza üzülüyorum o ayrı.

Takım içinse:

Sağ beke çare olacak diye aldığımız Serdar oyunda yok. Kafadan kaybetmek üzereyiz kendisini zira ince mesajlar veriyoruz.

Beğenmediğimiz Veysel'i adamlar oynatıyor. Ulan nasıl iştir?!

Necip'ten bırak sağ bekliği yedek bile olmazmış bunu anladım.

Fernandes'in kaos futbolu bize daha çok zarar veriyor. Süresiz kadro dışı kalsın.

Almeida bir var bir yok. Buna gerçek bir çare bulunmalı, yoksa onun ayaklarına bakmaktan fıtık olacağım.

Dany ağzıyla kuş kıçıyla balık tutsa bu taraftara yaranamaz artık. Yazık üzüldüm çocuğa.

Oğuzhan, böyle devam ederse salon futboluna geçiş yapsın. Bir devreyi bitirecek seviyeye gelemiyor. Nasıl iştir?

Gökhan Töre öyle tehdit etti ki o çok korkulan Telles'i, mutlaka alın beni dedirtti.

Top Ömer Şişmanoğlu'na niye hiç gelmedi anlamadım.

Atiba, sen nasıl bir oyuncuymuşsun! Alanın her yerinden öpmek gerekiyor. Liderliğe soyundu resmen. Düşünsene neredeyse almayacaktık bu adamı.

Olcay çok kötüydü çok. Yorum yapmıyorum.

Veli iyi de üzerinde baskı olunca saatli bomba.

Motta arızanın tillahı yok böyle bir futbolcu. İlk dakikalarda atılacak sandım.

Saygılar.

Ugur Tekeli dedi ki...

Beraberlik hakkı olan bir maçı malesef dany nin hatasıyla verdik. Bana göre beşiktaş adına en kötü ilk 3 sırasıyla olcay şahan-oğuzhan-motta idi. En az kötü ilk 3 ise gökhan töre- almeida-atiba idi. Bence artık maçlara göbekte jones atiba kanatlarda oğuzhan gökhan töre ileride ise almeida ve ömer ş. Dizilişiyle oynasak 4-4-2 şeklinde çok faydalı olur gibi geliyor. Saygılar